Bugünden 1930'a 5,504,049 adet makale



Katalog


«
»

21 OCAK 1995 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Milli Eğitim Bakanı, velilere, 'Hiçbir karne, çocuğunuz kadar değerli değil; onlara ceza vermeyin' dedi Para vermeyen, karne alamadı TOKTAMIŞ ATEŞ • Kayseri'de başanlı öğrenciler, çeyrek Cumhuriyet Altını ile ödüllendirilirken Istanbul'daki bazı okullarda karne, paso vb. için belirlenen parayı vermeyen öğrencilere okul yönetimlerince karneleri verilmedi. ANKARA/İSTANBUL(Cuınlıuriyet) - Burdur ve Tunceli ıllen dışındaki ilk ve or- ta derecelı okullarda öğrenım gören yak- laşık 12 milyon öğrencıv le 435 bin öğret- mendün yanyıl tatılinebaşladı. rkınci ya- nyıl ıçin 6 şubatta dersbaşı yapılacak. Burdur ve Tunceli'de ıse 27 ocakta başla- yacak yanyıl tatıli 13 şubatta sona erecek. Mılli Eğıtım Bakanı Nevzat Ayaz, öğren- cılerden tatılde lyı dınlenmelenni istedi. Kayseri'de başarılı öğrencıler, çeyrek Cumhuriyet Altını ile ödüllendirilirken Ankara ve lstanbul'da Bakan Ayaz'ın bir gün önce yaptığı uyanlara karşın bazı okullarda karne. paso vb için belirlenen parayı vermeyen öğrencilere kamelen ve- rilmedi. Milli Eğitim Bakanı Nevzat Ayaz, dün Tarhuncu Ahmet Paşa llköğretim Oku- iu'nda yanyıi tatıli nedenıyle düzenlenen törene katıldı. Kar yağışı altında ögrenci ve öğretmenlenn hazır bulunduğu tören- de konuşan Bakan Ayaz, yenı bir okula başlanmasıy la karne alınan günlerin ınsan yaşamının en gûzel dönemlennden bırı olduğunu vurgulayarak öğrencılerden. kı- nk not aldığı derslerde basarısızlığın ne- denlerinı \eli ve öğretmenlenyle birlikte araştırmalannı ıstedı. Velilerden, kınk notlan yüzünden ço- cuklannı cezalandırmamasını ısteyen Ayaz, cezanın bir eğitim aracı olmadığı- Birçok okulda karne sevinci yaşanırken bazı öğrenciler ise parasını ödemediği için karne alamadı. (Fotograf: IBRAHİM CÜNEL) na dikkat çekti Oğretmenlerle de sohbet eden Ayaz. öğretmenlenn ekonomik ve sosyal yaşama koşullarının ıyıleştınlme- sı ıçm personel yasa taslağırtın hazırlan- dığını söyledı. Ankara ve Istanbul'daki bazı okullarda karne. paso vb için belirlenen parayı ver- meyen öğrencilere okul yönetimlerince karneleri verilmedi. Bu okullardan ldeal- tepe'deki Hasan Şadoğlu Lısesı yönetıci- lerı. öğrencılerden bir yanyıl ıçın karne, paso. teşekkürname ve öteki ihtiyaçlar ıçin 100 bin lıra ıstendiğim. ödeme gücü olmayan öğrencilerden bu paranın alın- madığını belırterek "Birdönem için değil 100 bin lira, çok daha fazlasını ödeyebile- cek gücü olan insanlann karne paralannı biz neden ödevelim? Bu para, belli bir hiz- metin karşılıgıdır. Voksul olanlann dışın- da bu parayı vermeyenlere karnevermiyo- ruz"dedıler. Ortaokulu'nda okuyan ve kamelerın- de bütün derslerden tam not alan 16 öğ- rencı. okul müdürü Atilla INuhoğlu tarafın- dan çeyrek Cumhuriyet Altını ile ödüllen- dınldı. Spor dallannda başarılı olan ve okul kitaplığmdan en çok yaralanan öğ- rencilere de çeşitlı hediyeler verildı. Istanbul Millı Eğitim Müdürü Naci Akay ise dün, Ortaköy'deki Zübeyde Ha- nım Kız Teknik-Kız Meslek ve Anadolu Kız Meslek Lisesi'nde düzenlediği top- lantıda. 20 aralıkta okula gelip derse gir- meyen ve eylem nedenıyle hıç okula gel- meyen öğretmenlerin "eylemci" olarak kabul edildiğini belırttı. Bu öğretmenler- le ılgılı ıncelemenın tamamlandığını anımsatan Akay. "Kusurlu görülen öğiret- menler. yasada karşılığı nev se o şekiide ce- zalandınlacakiar. Oğretmenlerimize ceza verilmesinden yana değiliz: e>lem dosya- lannın çok azcezayla kapatılmasını istiyo- ruz*'dedı. Öte yandan dün bir grup öğretmen, Ca- ğaloğlu'ndaki Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştırdiklen eylemle, tüm yurtta bınlerce öğretmen hakkında başla- tılan soruştunmalan protesto ettiler. Eylem sırasında bir basın açıklaması yapan Eğit- SenGenel Başkanı IsmetAktaş, 20 aralık eylemının, "grevli-toplusözleşmeli sen- dıkal haklannın önündekı engellerin kal- dırılmamasına karşı 'arbk yeter' çığlığı" olduğunu söyledı Kendisı hakkında da "görevden el çektirme" ıstemıyle soruş- turma başlatılan Ismet Aktas. "Haklı ta- leplerimiz uğnına meşru yoUarla vendigi- miz mücadeieler karşısında korkutmaya, ytldırmaya yönelik uygulamalara derhai son verilmesini istiyoruz" dedi. Daha son- ra Milli Eğıtım Müdürü Nacı Akay ile gö- rüşen Eğıt-Sen Genel Başkanı Ismet Ak- taş ve yönetım kurulu üyelerı. "Meşru hakkımızıaradık. Eğersoruşrurmalarde- vam ederse daha kifJesei eylemlerle cevap vereceğiz'dedıler. Eylem öncesınde "mu- habir olmadıklan" gerekçesiyle özgür Ülke ve Atılım gazetesının üçü bayan beş muhabırinın gözaltına alındığı bildinldi. İşçi alacaklannda ödeme karmaşasıHükümetin, kamu işçisine toplusözleşmefarklannı öaygeç ödemesi kanşıkhkyarattı. Farklanna gecikmefaizi uygulanması için dava açan işçilereparalan ödenirken, davadan vazgeçen işçiler, paralannıfaizsiz olarak aldı GÜNEŞGÜRSON ANKARA- Hükümetin, kamu işçisi- ne toplusözleşme farklannı 6 ay gecık- melı olarak ödemesi, bazı ışçilerin da- va açmasıyla arapsaçına döndü. Sözleş- me farklanna gecikme faızi uygulan- ması istemiyle dava açan işçılerden bir kısmına paralan ödenirken, bazı işyer- lerinde ise işverenin baskısıyla işçilerin davadan vazgeçtiği ve farklannı faizsiz olarak aldıklan belirlendi. Selüloz-lş ile Harb-lş sendikalanna üye işçilerin sözleşme hükümlerinin uy- gulanması istemiyle açtıklan davalar olumlu sonuçlanırken, Yargıtay'ın, SE- KA ile Selüloz-îş Sendikası arasındaki davalar konusundaki karan henüz belli olmadı. Basın-lş Sendikası"na üye 7 iş- çı adına açılan pilot davalarda ise 6 iş- çı, baskı üzerine. davalardan vazgeçerek kasım ayında sözleşme farklannı faiz- siz olarak aldı SEKA Genel Müdürlüğü. dava açan Selüloz-lş'e üye 7 bine yakın işçinin farklannı, 16 ocakta "dava haklan sak- lı kalmak sartıyla" ödedi Basın-lş Sendıkası'nın Başbakanlık Basımevi, Türk Tarih Kurumu. Ziraat Bankası ve Sağlık Bakanlığı işyerlerin- de çalışan işyeri temsilcileri adına açı- lan 7 davadan 6'sında ışçıler paralannı aldıklan için davadan vazgeçti. Işçilenn. Ankara 3. Iş Mahkemesi'ne vazgeçtik- lerine dair belge verdiği davalar. "yapı- lan ödemeler nedeniyle" reddedildi. Başbakanlık Basımevi DönerSerma- ye Işletmesi'nde çalışan Mehmet Vu- ralve Düaver Karamehmet. Türk Tarih Kurumu'nda çalışan Mustafa Neeati Özer, Ziraat Bankası'nda çalışan Sel- han Eroğlu ve Şaban Yıldınm. 1 Hazi- ran 1994- 14 Kasım 1994dönemineait dava konusu 26 milyon lira tutanndaki alacaklan ödendıği için, davalardan vaz- geçtiler Basın-tş Sendikası Genel Başkanı Ali Ekber Güvenç. işçilerin vazgeçtikleri davalarda. "borcun kazarulmarnışobna- SL, dava şartının gerçekleşmemesi ve ya- pılan ödemeler nedenijle"reddedildiği- nı belirtti. Güvenç şunlan söyledı: "Bu noktada gerekçe bakımından mahkemenin hatalı bir değerlendirme- si ve vwrumu soz konusudur. Zira dava tarihi itibanvla borç muacceldir. Dava şartı da gerçekleşmiştir. Davanın reddi- ne vol açan gerekçe, davacının. dava ko- nusu enflasyon farklannı, işverenden tahsil etnıesi nedenıyle. konusu kalma- yan davadan feragat etmesi şeklinde ol- mabdırr Mahkemenin, feragat nedeniyle dava- yı reddettiğini ifade eden Güvenç. a Da- vayi sona erdiren gerçek olgu, davacının dava konusu parasını işverenden tahsil edip, davasını serbest iradesi ile geri çek- meskHr" dedi. Basm-lş Sendikası Hukuk Müşaviri Avukat AUÇilde ışverenledavaaçan iş- çiler arasında "mutabık kalınması" so- nucunda "davanın konusuz kalması ne- denryle". 3 işyerinde açılan 7 davadan 6'sından vazgeçildiğini belirtti. Çil, mahkemenin feragatın olduğu dosyala- n kararabağladığını kaydederek Sağlık Bakanhğı hakkında dava açan işçinin işverenin alacağını faizsiz ödeme tek- lifini kabul etmediğini. davasının da sürdüğünü belirtti. Üç gündür iş bırakan PTT çahşanlan, dün Karayalçm'la görüşmek için yürümek isteyince engellendi Yürümenin bedeli yine cop, yine tekmeHaber Merkezi - PTT çalışan- lan 26 kişinin Doğu ve Güney- doğu'ya sürgün edilmesını. Is- tanbul, Ankara, Izmir'de gerçek- leştirdikleri eylemlerle protesto etti. Üç gündür iş bırakrna eyle- mi yapan PTT çahşanlan. dün lstanbul'da Başbakan Yardımcı- sı Murat KarayaJçın'la görüş- mek için yürümek istedi, ancak polis tarafından "cop, tekme ve panzerie" engellendi. Özlük haklannın iyileştinlme- si ve sağlık sistemındeki çarpık- lıklann düzeltilmesini isteyen sağlık çalışanlan ise hükümeti protesto eylemlerine bugün baş- layacak. Türk Tabipleri Bırliği (TTB), Tüm Sağlık-Sen ve Genel Sağ- lık-îş üyesi sağlık emekçileri, Ankara'da bugün saat U.OO'de hükümeti protesto edecekler. TBMM'de ikı yıldan ben bekle- yen, "Sağlık Hizmetteri Tazmi- natı Yasa Tasansı"nın, hizmetli, idari memur ve teknisyenleri de kapsayacak şekiide yasalaştınl- masını ve sektörde çarpıklıklann düzeltilerek, "özeUeştirme" ça- lışmalanna son verilmesini isti- yorlar. PTT'cilerin eylemi Tüm Haber-Sen yöneticisi ve aktif üyesi 26 kişinin Doğu ve Güneydoğu illerine sürülmesini protesto eden PTT çalışanlan Is- tanbul, Ankara ve Izmir'de ey- lemlerini sürdürüyor. Sürgün ka- rannın geri alınmasını isteyen çalışanlan dün Maçka Oteli'nde- ki toplantıya katılacak olan Mu- rat Karayalçın'ı görmek istedi- ler. Gayrettepe Telefon Başmü- dürlüğü önünde toplanarak Maç- ka Oteli'ne kadar yürümek iste- yen PTT çalışanlannı polis. işye- rinin kapılan önüne barikat İcu- rarak engelleyince gerilim arttı. PTT'ciler sık sık "Basküar bizi yıJdıramaz". "Yaşasın örgiittü mücadelemiz**. "Sürgünlere kar- şı omuzomuza" sloganlan atarak polis bankatının kaldınlmasını ısıtuıier. Polis, bîrikatı yarararak soka- ğa çıkmayı başaran eylemcileri tekmeleycrek ve coplayarak ye- niden kuş ıttı. Ancak sendika yö- netıcileri •iağılma karan aldıkla- nnı açıklayınca polis barıkatı kaldınldı. Dağınık bıçimde Me- cidiyeköy-Taksim yönünde yü- rümeye başlayan toplulugun önü sık sık po is tarafından kesilince eylemciler belediye otobüsleri- ne binerek veya ara sokaklardan yürüyerel: saat 13.00'te Maç- ka'daki Domokrasi Parkı'ndabir araya geldiler. Bu araca Başbakan Yardımcı- sı Murat Karayalçın önce PTT'cileıin "yuh!" sesleri ara- sında Maçka Oteli'ne girdi. Bir süre sonra PTT çalışanlannın temsilcilerini kabul eden Kara yalçın, "Konuyu Başbakan Tarı su Çiller'e Ueteceğini ve sorunun çözümü için çaba harcay acağını" belirtti. Tüm Haber-Sen vetkılı- leri ise Karayalçın'a "Sürgün ka- rarlannın geri alınmanıası halin- de evlemlerinin süreceğini" söy- lediİer. Tüm Haber-Sen Ankara Şube- sı'ne üye bir grup memur da Ulus P1T Bölge Başmüdürlüğü önünde öğle tatilinde toplanarak sürgün olayını protesto ettiler. Tüm Haber-Sen Izmir Şube Baş- kanı Bekir Böke de düzenlediği basın toplantısında baskılann kendilerini ytldıramayacağını belırterek. "Ekonomik, demok- ratik taleplerinıiz için mücadele eden ve bu yüzden sürgün edilen arkadaşlanmızın sürgünlerinin geri alınmasını istiyoruz. Gere- kirse üretimden gelcn gücümüzü kullanacagız" dedi. İnsan haklanndan sorumlu Devlet Bakanı Azimet Köylüoğ- lu, PTT çalışanlannın üzerine polis köpeği salınmasına sert tepki gösterdi. "Memurun üzeri- ne bir köpekle gkkn polis düze- nini kaldıracağız" dıyen Köylü- oğlu, bu olayın sorumlusunun dev let ve dolayısıyla kendisi ol- duğunu belirterek, "Bu utançla yaşayamam. Bunun hesabını bir gün insanlık tarihi benden sorar" dedi. İstanbul'da yürümek isteyen PTT'cilere polis engel oldu. (Fotoğraf: HATİCE TUNCER) Yarbay ve oğlu bulunamadı • Pentagon yetkilileri, yarbayın kaçırıldığı savlanna katılmadıklannı. bir kar fırtınasında kaybolma olasılığı üzerinde durduklannı . açıklarken 'Lübnan Özgürlük Savaşçılan' adlı örgüt adına AA'yı yeniden arayan bir kişi is- teklerinin yerine getirilmesi için 24 saat ek süre tanıdıklannı bildirdi. KARTALKAYA(AA)- Bolu Kartalkaya'da geçen pazar gününden bu yana 10 yaşındakı oğluyla bırlık- te kaybolan Amenkalı yarbayı arama çalışmalann- dan, altıncı günde de bir sonuç alınamadı. Pentagon yetkılilen, yarbayın kaçınldığı savlanna katılmadık- lannı, bir kar fırtınasında kaybolma olasılığı üzenn- de durduklannı açıklarken 'Lübnan Özgürlük Sa- vaşçılan' adlı örgüt adına AA'yı yeniden arayan bir kışi isteklennin yerine getirilmesi için 24 saat ek sü- re tanıdıklannı bildirdi.. ABD'li yarbay ve oğlunu aramak için gelen ekıp- lerin komutanı Albay Ed Fitzgerald, dün basın men- suplanna çalışmalar hakkında bilgi verdı. Konuşma- sına kendilenne yardımcı olan gönüllü kayakçılara ve güvenlik kuvvetlerine teşekkür ederek başlayan Fitzgerald, kayıplann yaşamından ümitlerini kesme- dıklerini söyledi. Kaybolma olayının olduğu gün gö- rüş mesafesinin çok az olduğunu söyleyen Fitzgerald. kayıplann, bölgede bulunan uçurumlardan bırıne de düşmüş olabileceklerini savundu. Çocuk iane rasrJandı Arama ekıpleri komutanı, geçen salı günü otele bir kilometre uzaklıktakı Sarova bölgesınde bir çocuk kayağı ızine rastlanıldıgını belırterek şöyle devam et- ti: "Aynı bölgede bir ağaç altında ateş \akıldığı nı sap- tadık ve yine aynı bölgenin biraz uzağında bir yerde gidip geien avak izleri bulduk. Bu yüzden o bölgede aramalannuzı sıklaşürdık, ancak sonuç alamadık." Albay Fitzgerald, arama çalışmalarına katılan he- lıkopterlenn heralanı ıkişer kez taradığını, çalışma- lann pazar gününe kadar süreceğını kaydettı. Ekıp komutanı. "Yarbay veoğlunun kaçınldığı şek- lindeki iddia konusunda düşünceniz netleşri mi" so- rusunu "Türk pdisi bu konudaaraştırmayaptı ve id- dianın dogru olmadığı ortaya çıkü, iddia çürütüimüş, oMu" yanıtını verdı. Komutan. yarbay ve oğlunun öldüklerinin kesin olarak anlaşılması durumunda cesetlennin hayvan- lar tarafından parçalanmasını önlemek ıçın karların erimeye başlayacagı nısan-mayıs aylannda bölgede tekrar arama yapacaklannı belirtti. CHP-SHP DELEGELERİ İÇİN İMZA METNİ Olkenin büyük sorunlarla karşı karşıya bulundugu ve toplumdaki çöküntünün herkes bakımından endişe verici boyutlara ulaştığı bir dönemde. cumhuriyeti kurmuş bir geleneğin mirasçılan olarak bütünleşme toplantısı ıçm 28 Ocak 1995 günü bir araya gelecek olan biz CHP'lı ve SHP'li Delegeler, Vazgeçilmez amacı on beş yıldır süren enmeyi durdurmak ve bir yokoluşu varolmaya çevirmek olan bu toplantıyı, bir hesaplaşma ve çekişme buluşmasına değıl, hüsrandan ve hayal kınklığından uzak, coşkulu bir şölene ve şenlığe dönüştünnek kararlılığıyla, Bütünleşmenın, aynlmış parçaları yan yana getırerek eklemekten farklı bir nitelik taşıdığı, aynı süreçten Türkıye'deki solun özü sayılabilecek ortak bir düşünce çizgisi çıkarmanın zorunlu olduğu, herkesçe bilinen sıkıntılar karşısmda yurttaşlann sürüklendikleri umutsuzluğu köklü çözüm öneri- lenyle gidermek ve beklentilenni kavradığımızı göstermek gerektiğı düşüncesiyle. Karşı karşıya bulunduğumuz durumu buluşma öncesınde değerlendırip. Genel Başkan konusunda toplantı gününe gelmeden karara varmanın doğru bir yöntem olacağına inanarak. Bütünleşmiş partınin daha sonraki dayanışma gınşimlerine inandırıcılık kazandıracak olan taze kanı ve dinamizmı sağlamaya yalnızca Genel Başkan değışıklığının yetmeyeceğını, cumhurıyetçı düşünce birikimini seferber edecek yenı kadrolara. yenı çehrelere muhtaç olduğumuzu göz önünde bulundurarak, 1) Partilıler katinda olduğu kadar kamuoyunda da yaşamı, eylemi, ilkelen ve düşünceleriyle sol atılımı temsıl ettığıne kuşku duymadığımız Sayın 'ın 28 Ocak 1995 toplantısında Genel Başkan olarak belirlenmesinı ıstedığimizi, 2) Umulan hedeflere vanlması ve sonuçta herkesın sevınebılmesi ıçın 28 Ocak 1995 buluşmasında. bütünleşmiş partinın yeni Partı Meclisi üyelennin de belirlenmesinı ve böylece Genel Başkan'a ken- disiyle uyumlu çalışabilecek kadrolan oluştuıma olanağının verilmesini gerekli gördüğümüzü, tmzalarımızla şimdiden belirtmeyi, solun bütünlüğüne ve parlak geleceğine inanmış insanlar olarak bizlere düşen ödev sayıyoruz. Delegenin adı. soyadı: Partisi-lli: lmzası: Yukandakı metne katılıyor ve Genel Başkan adayınızı açıklamak ıstıyorsanız, imzalayarak (0 312) 437 94 14.io'lufaksailetınız. Doğpu Algılanmak Geçenlerde genç bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Göre- bildiğim ve anlayabildiğım kadanyla yürekten bir Atatürkçü idi. Ancak (elbette çok haklı olarak) hükümetlerin kimi uy- gulamalanna karşı çıkryor ve eleştiriyordu Bu arada ben- zer bir eleştiriden ben de nasibimı aldım. "Siz ve sizın gibi- ler" diyordu, "devlete sahip çıkmaya çalışırken, devletin iti- bannı korumaya uğraşırken; ister istemez çirkin bazı uygu- lamalan da savunuyor konuma giriyorsunuz." Bu görüşe şiddetle karşı çıktım. Elbette. Asltnda konuş- tuğum arkadaş, benim neyi ve neden savunduğumu anlt- yordu. Ama kendisine benim yazı ve konuşmalanmla ilgili olarak yapılan bazı eleştirileri yanrtlamakta zorlandığını di- le getiriyordu. "Sizi ve sizin gibi düşünenleri savunmakta güçlük çekiyoruz" diyordu. Şimdiye dek bu konu üzerinde çok durdum. Ama demek ki biraz daha net bir btçimde ve biraz daha sık zaman ara- lıklarıyla aynı konuyu tekrar tekrar ele almamız gerekiyor. Türkiye'de kendini "Kemalist" ya da "Atatürkçü" sayan hangi insan, günümüz hükümetinin ya da bundan önceki hükümetlerin terör konusunda, ınsan hakları konusunda, emek-sermaye ilışkılerı konusunda, dış polrtika konusunda vs. uygulamalannı benimseyebilır ve içine sindırebilır? Rah- metli Nadir Nadi, boşuna mı "Ben Atatürkçü Değilim'baş- lıklı kitap yayımladı? Bizim savunduğumuz şey Türkiye Cumhuriyeti'nin kuru- luş felsefesi. Yani "Misak-ı Milli sınırtarı içinde, tam bağım- sız, laik ve çağdaş cumhuriyeti" savunuyoruz biz. Bunun dışında hiçbir uygulamayı savunmadığımız ve destekleme- diğimiz gibi, kendi adıma, eğer Atatürk zamanının kimi uy- gulamalannı günümüze taşımak isteseler, buna da şiddet- le karşı çıkarım. Zira Atatürkçülük, çağdaşlık demektır, öz- gürlük demektir. Anlaşılan bu konuya zaman zaman dönmemız gerekecek. • • • Bilim Araştırma Vakfı (BAV) adında bir vakıf var. Doğru- sunu isterseniz, ne olup ne olmadıkları hakkında net ve ke- sin bilgı sahibi degilim. Ama şimdiye dek duyduklanm ço- ğu zaman olumsuz şeyler. Bu vakfı yakından tanıyan kjmi arkadaşlanm ise müthiş tepkı duyuyorlar. Bu vakıf, kendilerine "Adnan Hocacı" denilen gençlerin örgütlenmiş oldukları bir vakıf. Üç-dört yıl önce benden Atatürk konusunda bir konferans vermemi istemişlerdi. Eğer zamanı uydurabilırsem, hiçbir teklıfi geri çevirmem ben. Sanıyorum Hilton Oteli'nde bu konferansı verdim. Çağ- daş görünumlü gençlerdi. Güzel sorular da yönelttiler. Ve gittiğime de memnun oldum. Ancak geçenlerde bir avukat arkadaşımız, "Siz Bilim Araştırma Vakfı'nı övdünüz mü hiç" sorusunu sordu. "Bu nereden ç/frft"diye sordum ben de. Bir mahkeme dilekçe- si verdi. Buna göre aralarında benim de bulunduğum birta- kım Atatürkçü bilim adamı ve yazann isimleri sıralanıyor ve "...BAV'ın Kemalist düşüncenin tanıtımına yaptığı katkılan büyük övgü ve takdırlerle karşılamışlar, makalelerinde, ya- zılannda, çeşitli konuşmalannda BAV üyelerini Türk genç- liğine ömek olarak göstermişlerdır" deniliyordu. Vallahi pes. Diğer arkadaşlanmı bilmem ama, ben ne BAV'ın Kemalist düşünceye katkı yaptığına ınanıyorum ne de bunu yazı ya da konuşmalarımda dile getirdim. Hele BAV üyelerini Türk gençliğine ömek göstermek aklımın ucundan bile geçmedi. (Diğer meslektaşlarımın da aynı dü- şüncede olduğunu sanıyorum). Nazik bir daveti kabul ede- rek bir konferans veren bir hocayı, boylesıne kullanmak is- temenin, çok yakışıksız ve çirkin bir tavır olduğunu sanıyo- rum. Salt bu çirkinfikleri bile, BAV üyelerinin düzeysizliğini gbstermeye yetiyor. • • • Okurlanmdan çok sayıda mektup, mesaj ve faks alıyo- rum. Eksık olmasınlar. Ama çok büyük birçoğunluğunu de- ğerlendıremediğim gibi, çoğu zaman birkaç satırla teşek- kür etmem de mümkün olamıyor. Zaten buna, daha önce de değinmiştim. Kusuruma bakmayacaklannı ve beni an- layışla karşılayacaklarını umuyorum. Geçenlerde Iğdır Belediye Başkanı Sayın Ali Asker Aşı- nm'dan bir mektup aldım. Zaten daha önce de telefon ede- rek bir mektup göndereceğini söylemişti ve biraz sohbet et- miştik. Sayın Aşınm, "yılbaşıyla ilgili olarak yaptığı açıkla- manın eksik ve yanıltıcı bir biçimde" yayımlandığını anlatı- yor ve gerçek niyetini açıklıyor. Elbette çok memnun oldum. Aynı mektupta, Vali Sayın Şemsettin Uzun'un da Ata- türk çizgisinde bir vali olduğu ve onun beyanatının da yan- lış anlaşıldığı vurgulanıyordu. Elbette bu açıklamaya da se- vindım. Nevruz şenliklerini 21 martta bir şenlik olarak kutlayacak- lannı ve birlik ve kardeşlığı sımgeleyeceklerini yazıyortar. Keşke bu dilek gerçekleşse, keşke bu yangın sona erse, akan kan ve dökülen gözyaşları dinse. Bu dilekler. elbette bir gun gerçekleşecek. Umudum o gü- nün fazla uzak olmaması. 'Ensest'e 4 Kızılbaş' tanımma kınama ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Pir Sultan Abdal Kültür Derneği. aile içi cinsel ilişki anlamına gelen "ensest" sözcüğünü, "Kızılbaslık" ola- rak tanımlayan sözlük için "tavsiye"karan alan Mılli Eği- tim Bakanlığf nı kınadı. Pir Sultan Kültür Derneği Başkanı Murtaza Demir. dün yaptığı yazılı açıklamada. dev- let kurumlannın "bikrek" bö- lücülük yaptıklannı savundu. Demir, Atatürk düşmanlığının prim yaptığı ve tüm ilkelerinin rafa kaldınldığı 12 Eylül döne- mi sonrasında. ırkçı ve mez- hepçi din dev letine dogru koşar adım gidildiğini belirterek "Ay- dınlar susmuş. üniversite med- rese olnıuş. boyalı basın-medya özeUeştirmeden ne kapacagınm kaygısına düşmüş. Atatürk'ün partisi ve yandaşları çelik-ço- mak oynayan çocuklar görün- tüsündeler" dedi. "Türkivelaiktic.laikkalacak. Mollalar İran'a" gibi sloganla- nn "komik çagrışım yaptıgını" kaydeden Demir, şunlan söyle- di: "Bunlar ülkenin biıüğÛHkn yana da değildir. Bunlar milli bölücülüğün destekçiterkür.' Toplumscü' Btlimknn çeşitlı aktrüanndaia biniamierimi, hoiay okunabüir ve anlaşUabüir bir biçimde kaieme aldım. Dûnyayt tazpembe gözlüider ardından seynetmiyorum. Ama gene de yüneğtm umut doiu Bir şeyler çok bızla kirtenirken, bir şeyler bâlâ tertemiz'" ToktamtfAtef () Asian Sosyal Demokraüar Arayış (3 ToktamısAteş
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog