Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 OCAK 1995 CUMARTESİ 14 KULTUR Cem Karaca 2.5 yıl sonra yeni kaseti için stüdyo çalışmalanna başladı CUMHUR CANBAZOĞLU Amaç, tansiyonu düşürmek Nirvana'nm yeri dolacak mı? Nirvana'nm lıden Kurt Cobain. bir ay önce intıhar etmıştı. Haben duyunca Vs adlı albümlennın tur- nesını kesıp Seattle'a dönen Pearl Jam'den Eddie Vedder, üzgün üz- gün kıtapçılan dolaşırken bır sa- hafta Mtalogv adlı bır kitap bul- muştu. Kolay anlaşılan bır tıp kıta- bıydı Vıtalogy. Vedder, her okudu- ğu satırda öfrendıklen üzenne mü- zıkler yazmaya başladı... Ağustosta, Nır\ana'nın halefi olmaya hazırlanan Pearl Jam'in al- büm yaptığı haben sızdı basına. Bır süre sonra da çalışmalannı giz- !ı g\zlı yürûttükleri Vitalogy'ı pıya- saya çıkardılar, kımseyle söyleşi yapmadılar, medyaya kaset dağıt- madılar. Albümün eleştırmenlere uğramadan hayranlara ulaşmasını ıstıyorlardı Müzıklen bu kez çok kişıseldi ve müziksever etkilenme- den Pearl Jam'in mesajlannı yaka- lamalıydı. llk iki albüm Ten ve Vs'ın 16 mılyon adet satması, onları fazla tatmın etmemişti. Daha kaliteli iş- ler gerçekleştırmelıydıler. Sahafta bulduklan kıtabın haklarını alarak 36 sa>falık bır özetıni kaset ve CD'yle bırlıkte müzikseverlere sundular ve sonucu beklemeye ko- yuldular. Vıtalogy'de Jeff Ament, Mike McCreadv, Stone Gossard, Eddie Yedder'dan oluşan ekibe, temmuz- da gruptan aynlan Dave Abbruzze- se'nin yerıne davulcu Jack Irons (Red.Hot Chılı Peppers ve Ele- ven'da çaldı) bazı parçalarda katıl- dı. Vıtalogy, müzikal anlamda 'punk'a kaçan bır içeriğe sahip. Sa- kın baladlar, pub folk da var. Par- çalardan Vıtalogy, Satans Bed. Im- mortalıty'e dıkkat. Marketı fazla düşünmesıne karşın Vıtalogy'nın bugünlerde Amenkan 'rock'ının en dıkkat çeken ürünü olduğu rahat- lıkla söylenebılir. Simple Minds dönüyor Üç yıl sonra 'rock'a gen dönmek kolay değıl. hem de bu arada Nir- vana. Pearl Jam, Greenday, Oasis gıbı güçlü soundlar yakalayan gruplar sahneye çıkmışken. Glasgou ekolünden gelen Simp- le Minds'ın ıki ınatçı üyesı Jim Kerr ve Chartie Burchill, bu ayın sonunda üç >ıllık calışmalan Good News From The Next Wbrid (Gele- cek Dünyadan tyı Haberler) adlı al- bümü pıyasaya çıkanyorlar. Batı basınında albümden önce yayımlanan eleştınler; yenı çalış- manm fazla düzen yanlıst olduğu- nu, satır aralanndakı fakırlik tema- lanndan başka cıddı mesajlar taşı- madiğını belırtiyor. Eleştırmenler 'zorlanarak' She's a River, Hypno- tized ve konserde bır müzıkçinin neler hıssettığını anlatan And The Band Played On'u beğenebılmış- ler... Simple Minds, yenı albümde ye- niden gıtara dönerek klasık rock grubu şablonuna sadık kalmayı amaçlatnış. Grırbun karızrnatik üyesı Jimm Kerr, ağır eleştirilere yanıt verdigi basın toplantısında şunlan söylemış: "Bu albümde fHdrlerimiz çok fa- kir bulunabilir. Dünyanın sonu de- ğil bu. Hep politik mesajı olan bes- teter yapamazsııuz. tleride yine aynı çizgiye dönebiliriz. Şu anda hisset- tiklt'rinıiz böyle." MUZICIN BIN BIR YUZÜ (6) PUNK: 1977'de Ingıltere'de rock'ın kural- lanna karşı çıkan, nıhılızm ve anarşiye prim veren sosyokültürel ağırlıklı bır gençlik hare- ketı doğdu. Bu akımın müziği Sex Pistols, Damned ve Clash tarafından punk etiketıyle dümaya tamtıldı. Daha önce ABD'de Ramo- nes gıbı gruplarca denenmıştı. Punk zamanla 'trash punk' ve 'hardcore punk'la daha da sertleştı; bu arada 'rockabinVle kaynaştı (punkbılly). Örnekler: Sex Pistols: Never Mınd the Bollocks ('77), Clash: Clash ('77), Damned: Damned Damned. Damned ('77), Jarn: In the City ('77), Ramones: Ramones ('761. R\GAMUFFIN: Fakirlenn, büyük kent va- roşlannın reggaesı. Klasık ritmın üzerine bı- nen tekrar sözlerden oluşuyor 7O'lı yıllarda doğan, 80"lerde Avrupa'ya sıçrayan ragamuf- fın, dünyanın her yerinde şıvelere kadar inmış Yanm yüzyıllık yaşammın otuz yılını müzığe adamış bir sanatçı Cem Karaca. Ancak ilginçtir ki Ka- raca'nm müzikal yanıyla ne 1980 öncesi fazla ilgilenildi ne de yurda döndüğü 1987 sonrası. Her iki dönemde de Karaca'nın yanında çok yetenekli müzikçiler vardı. Onlar üretti; Cem Karaca gûçlü sesi, yorumu, akıllı sahne şo- vu ve karizmasıyla bunlan başany- la insanlara aktardı. Ancak, özellik- le 70'lerin ikincı yansına doğru Ka- raca'nın politik söyleminin ağır basması, seslendirdiği bırçok önem- li besteyı gölgede bıraktı. Döndükten sonra da politik söy- lem Karaca'nın müziğini güdümle- yen en belirgin faktördü. Karaca yi- ne toplumsal mesajlar verıyordu, güçlü parçalan vardı; ama düşünsel anlamda farklı adreste olan sanatçı- nın kasetlen satmadı. Eski dinleyi- cisı almayınca tırajlar aşağılarda kaldı. Cem Karaca bugünlerde Em- rah. Resimdeki Gözyaşlan, Bu Son Olsun, Dadaloğlu, Oy Babo gibı 15 eski yapıtının toplandığı Cemaz-ûl- Evvel adlı kasetiyle gündemde. Sa- natçının geçmişte neler yaptığını merak edenler ıçin güzel bir örnek bu çalışma. Sırada, Uğur Dikmen'le hazırla- yacaklan yeni kaset var. Bu kez Ka- raca'nın hedef kitlesi geniş. Amacı- nın ülkedeki tansiyonu düşürmek olduğunu belirtiyor ve aralanndaki görüş aynlıklan gıttıkçe keskinle- şen kitleleri asgari müşterekte bir- leştirmeyi deneyeceğini söylüyor. - Cem Karaca'nın dinkykisi bir- den nereye kayboldu? Sekız yıl yoktum, 1980 öncesinin dinleyicısi bu süre içmde kasetleri- me ulaşamadı. Yaşlar da büyüdü. Benım o zaman 20-25 yaşında olan dinleyicim çoluk çocuğa karıştı. Bazılan çocuklanna beni önermedi, ben dönektim onun ıçin. Kendi ça- bamla gençlerle tanıştım. Ama bır kısım gençliği ilgilendirmiyordu Nâzun Hikmet'ın sürgünde oluşu. Ylyin Efendiler diye bir kaset yap- tım döndükten sonra. Topluma ka- bul ettirilmeye çalışılan köşe dön- meciliğe karşı şeyler söyledim. O zaman Kemal Horzum olayı vardı, "cuk" oturması gerekiyordu. Bak- tık, "Yakalanmayacaktı; he- lal olsun adama" dendı. Ben de kalkıp fazilet dersleri veriyordum. Bir de yargısız infaz gibi dönek damgası v/apıştırıldı. "Turgut Ozal'm elini öptü" diye laf çıkartıldı. Ellinin üzerinde TV röportajında böyle bir şey olmadığını söyledim; hâlâ aynı konu konuşuluyor Başka bir şey ya- pamam artık. - Cem Karaca geçmişte mii- z i ğ i n d e n çok, po- litik ter- - Müzik arenasında hep güçlü se- siıüzle Derlediniz. Türk rock'ının ya da popunun kilometretaşı kabul edilen biri olarak müzikal anlam- da ne gibi ilerlemeler gerçekleş- tirdiniz? Sesım tabii ki önemli bir faktördü. Ancak bestelere de dikkat edilmeli. Müzikal anlamda hep kendi- mi aşmak kaygu- sundayım. "Tfirld- ye'de Türkçe rock yapmak istiyorum, ama lisan yeter- siz" dıyenler . oturup Terket- x medi Sevdan B e n i ' y ı •s d ı n l e - • sin. Bu ' kadar kez kendimden yola çıkarak kaset yapıyorum. 2.5 yıldır 'Ben kimi söyleyeceğim' diye düşünüyorum. Beni ne Islami kesim ne de sol dolduruşa getirebilir. Kendi sözlerim artık önemli. Yeni kasetle bütün amacım tansiyonu düşürmek. Ülkenin gereksiz gerilim sonucu tehlikelere gebe olduğunu düşünüyorum. (Fotoğraf: DEVRİM BARAN) cihleri ve karizmasıyla sivrilen bir isimdi. Bu karizma nasıl doğdu? Benim söyleyış tavrım halkın kendini ifade ediş biçimiyle örtüştü. Hıçbir zaman fısıldayamadım, soft olamadım, hep haykırdım. O dö- nemde toplum kendi adına haykıran birini görmek istiyordu. Gençlik, sorunlanna daha angajeydi. Şimdi de Ahmet Kaya kısmen bu görevi yükleniyor, ama o daha ziyade sö- zel ağırlıklı; haykırmıyor. geriye gitmek de gerekmiyor. Kir- Ienmiş Çığuk diye bir başka parça var, onu dınlesin. Türk dılini iyi kullandık, çok eli ayağı düzgün Nâ- zım Hikmet yorumlanmız var, Ah- med Arif şiirleri var. Aynca epik, dramatik unsuru kullanarak müziğe teatral kurguyu getirdik. Sahnede yaptıklarımızın hepsi planlanmış şeylerdi. - Yıllar sonra hangi parçalan re- ferans olarak göstervbilirsiniz? Toplumun yakından tanıdığı bü- tün parçalanmı seçerdim. Bir de ıs- kalananlar var. Örneğin, Mor Per- şembe, Bir Öğretmene Ağıt, Kalen- der, Obur Dünya. Bunlar da önemli çalışmalardı. - 1 Mayıs'ı birçok insan seslendir- di, ama en çok sizin parçanız olarak benimsendi ve siz mahkemede yar- güandınız. Bestenin Costa GavTas'uı 'Z filmine ait olduğu savi konusun- da ne dfişünüyorsunuz? Ben ıddıalara katılmıyorum. 1 Mayıs, Sarper Özhanın bestesidır. Sarper'in bir mıktar Theodorakis'ın müzığınden etkılenmesi normaldir; sekiz mezürü aşmadıktan sonra üzennde tartışılacak bir şey yok. - Uğur Dikmen'le hazırladığınız yeni çabşmalanıuzda neler olacak? . İlk kez kendimden yola çıkarak kaset yapıyorum. 2.5 yıldır 'Ben ki- mi söyleyeceğim' diye düşünüyo- rum. Beni ne Tslarru kesim ne de sol dolduruşa getirebilir. Kendi sözle- nm artık önemli. Yeni kasette bütün amacım tansiyonu düşürmek. Ülke- nin gereksiz gerilim sonucu tehlike- lere gebe olduğunu görüyorum. Ge- rekli ızinleri aldığım takdirde bir ta- ne Nâzım Hikmet'ten, bir tane de Necip Fanl'dan şiir olacak. tsteğim, Necip Fazıl'ı sevenlerin Nâzım Hikmet'in söylediklerini toptan red- detmemesı yahut tam tersının olma- sı Asgari müştereklerde bır pencere aralamak istiyorum. Sonra, bır Ale- vi kesimin, bir Sünni kesimın be- nimseyeceğı parça olsun diyorum Türküler de olacak; örneğin Ali Ek- ber Çiçekın Haydar Haydar'ı üze- rinde çalışıyorum. 7 nısanda kaseti firmaya teslım edeceğım.Döndü- ğümden beri yargısız infazla karşı karşıyayım. Bu insanlara kasetimı dinlemelerini öneriyorum. Maymtayine İstanbuVdcLVurmalı calgıkırda \\rupa'ıun oııtlc gden ca/cıl.ıii ar.ısında >vr alaıı Buıhan ()çal. Tiniıyc konscrlerine ağırlık vcnııeye başladı. Araiıkia Jannıleddin Tacuına \e \\olf«anş; Puschinig'le ( cnıal Rc^it Rey Konser Salonu'nda çalan Öçal. ıruyı> a\ ımla bu koz kla^ik mü/.ikçilcrle İstanbul'u gclccck. l ç kez Montrcuuv C az Ft ı stivali"ıuk vcraian 0<,'al. ycrli ıııiizikseverin fazla tanımaılığı bir sanatçı. Müzik öykiisü Kırklarcli'nıJc Kışlıyor (>çal'ın. On dör( yaşında orkostralarda balcri t;alı>or. ^incınn sihibi olan bnhasının gotirttiği Hollyvvood filmlcrimlon. Baiı'da yupılan müziği takibc çalışıyor. AskerHk görcvinden >onra Ankara'da orko>tralara giriyor. ama yupılan müziği fazla kuru bularak şatiMnı ABDUc ifcncınek istiyor. Isviçre üzcriiHİcıı AliD'yo ula^mayı plankırkcn. Zürih"tc bır arkadaşının yanında mola \criyor. İsv Kicdc kalıp eğitım tîörüyor vc bir yolıınu bulup cazcılarla tanı^ıyor. Zamanla Paris'tc çc\ rc cdiniyor \c büy ük bır çaba yöstorip A\ rıtpa caz pi\aj^ijB»la aranan sanatçıUır aruMtıa giriyor... Bıırhan Öçal. •jiı amla bcjj menajcrli bir sanatçı: yasamının btftıik bolümti kolfc^rlcrılc gcçiyor. Süıckli araştınynr \c Türk müziğini düjurklii tanıtabilmok Tçin çabalıvor. Türkiyc'de Dcniş Mustafa. TurkisjkTraditional Percussion \c HH)I Nacht Musik.uİlı C D'lcıi satılaıı sanatçı. L'üRteri bir an OIKC nitelikli müzik iiıctip mündısımia sans aramava da\cı odisor. - Türk musikisinin yüzde 75'i ,ık>ak ritimlerden oluşuyor: Avrııpalıya tcrs gchyor. Elj^scyirci bciki hıı ritinılcrianlar. ama büyük kitleye seslcnilmek isıcniyorsa müziğimtzi c\ronsel halc getirmcliyiz. Bu kolay dcüil. önce Batı mü/iğinin akademik cğitiminücn geçmcliyiz. Sonra Cezayirli Khalet'in vaptığı eibi. ozuün müzikten biraz ödün \erip Baiı onstriimanlarıyla etnik enstriinıanları - u lc^irebilıri/ Khalet rahatlıkln Arapça sö\ lüyor. biz de Türkçe l 5 pfc sö\leyebiliriz. y Öncnılı olan. güvlü bir M">uııd \ak.ila\ahiimek. No Quarter'la Doğu kapısı aralandı Yıllar sonra eski albümlerin zaferlerini tekrarlayan albüm yapmak herkesin harcı değil. Birçok rock grubu yeniden toparlanıp bıraktıklan yerden devam etmek ıstiyorlar, ancak eskı gücünü yakalayanlann sayısı bir elin parmaklannı geçmıyor. Son olarak Led Zeppelin'den Jimmy Page ile Robert Plant, Fas'tan Mısır'a, oradan da Galler yoluyla Londra'ya dek uzanan egzotık bir müzik yolculuğuna çıktılar. Sonuç, beklenenden olumluydu. Rock dünyasının en sevilen ve en taklit edilen gruplanndan Led Zeppelin'in yeniden bir araya gelmesi beklenirken, iki usta, John Paul Jones'u işin içine katmadan No Gnıarter adlı albüm yapmışlardı. Jones'u çağırmamalannın nedeni "Led Zeppelin Efsanesi"nin altında ezilmekten korkmalanydı. Grup dağıldıktan sonra Plant solistlikle vakit geçirmişti. Page de 'hard rock'ı denemişti. fkisi de isimlerine yakışır, fazla ses getirici işler yapamamıştı. Yeni albüm onlan hak ettikleri yere getirdi. Kuzey Afrika yolculuğunda doğan besteleri hemen bir albümde toplamayı düşünmüşlerdi. Ancak albümü dolduracak kadar beste hazır değildı. Geçmişe dönüp eski parçalara göz atmaktan başka çare yoktu... Albümün tam adı, No Quarter. Jimmy Page and Robert Plant Unledded. Üç tip parçayla karşı laşıyorsunuz dinlediğinizde. Birincisi onjinaline sadık kalarak yaptıklan. ancak o günkü 'sihir'den uzak Thank You ve Since I've Been Loving You gibi parçalar. Ikincisi Yallah, City Don't Cry, Wmderful One ve Wah Wah gib'i Arap dünyasına kapı açan yeni parçalar. Üçüncü tür ıse The Battle of Everymore, Gallovvs Pble gibi eski parçalann '3. dünya ruhu'yla yeniden yorumu. No Quarter, Page'in dediğine göre Doğu'nun kapısmı araladıklan ilk çalışma. Bir yıl içinde yine Doğulu parçalardan oluşacak ikinci Plant- Page albümü gelecek. Rap: SiyahlannCNN'i... Biz hâlâ aynı yerdeyiz. Yapılan arajmanlar çok geri, eğitim alarak basamaklan tırmanmak isteyen az. Bir şey yapacaksan önce bedelini ödeyeceksin. Kolay yoldan gelen şöhret yine çok kolay gider. - 1995te Türkiye'de ne gibi çalış- malar yapacaksınız? - Mayıs ayında Batıh klasikçiler- le geleceğim. Ritimsiz çalınan Bach ve Scarletti sonatlannı ritünlerle il- ginç hale getirmek istiyorum. Frankfurt'ta denedik, çok beğenildi. Bir de tstanbul Festivali'ne katılma- mız söz konusu. Istanbul Senfoni Orkestrası'na teklifte bulundum, Weather Report'ın kuruculanndan Jo Zawinul'la bir caz senfonisi pro- jemiz var. Bu senfoninin Istanbul'da çalınması gerekiyor. Beş bölümlük senfoninin son iki bölümü Türk musikisiyle ilgili. Bizim musikinin çok güzel aranje edilerek yüz kişi- lik senfoni orkestralannda çalınabi- leceğını göstermek istiyoruz. r h p ı ı e S E L M İ CORUŞ A N D A K Onat'tan Sessiz Müzik Bu haftaki köşemizde, salt müzikten, somut notaların yansıttığı sesli müzikten söz etmeyeceğim. Eyet, yanlış okumadınız. Müziğin sessizi olur mu demeyin? Olur... Ya- şamlannı yitiren, ama düşün- celeri, dünya görüşleri, duy- gulan ölümsüz olan ve yarat- tıkları, ürettikleri, yazdıkları, söyledikleri ile daima yaşaya- cak olanlann bıraktıklan "so- yut ve sessiz müik", durma- dan içimjzde akar... Sadece kendileri için değil, toplumu ileriye yönlendirmek için uğ- raş vermiş olanlann müziğidir bu! Evet, bu köşede beni oku- yan okuyculanmdan bu hafta "müzik etkinlikleri, olaylan ve sorunları" konularına değın- memek için izin istiyorum. Neden mi? Bundan böyle, artık sadece içimızde, gönül- lerimizde ve beyinlerimizde yaşayacak olan sevgili Onat Kutlar'ın evrene yansıttığı dramatik, etkileyici ve uyancı "sessiz müziği" içimde taşı- makta ve başka sesler duy- mamaktayım... Bana yakın dostluğunu esirgemeyen Onat Kutlar'ı 1955'ı izleyen yıllarda tanı- mıştım. Yine bu yuvamda, Cumhuriyet gazetesinde mü- zik ve çeşitli sanat konuları ile bırlikte sinema yazıları da yazıyordum. Onat'ı tanıdığım andaki izlenımterim; onun ne denli sağlam düşünceleri olan ve sadece sinema ko- nulannda değil, geniş anlam- da kültür ve sanat konulann- da bilinçli bir kişi ve olumlu çabalar yönünde prensiple- rinden sapmaz, çalışkan bir aksiyon adamı olduğunu göstermişti. Film Dostlan.. O yıllarda, ülkemizde, sine- ma sanatının gerçek kişiliğiy- le, bu yolda Türk sinemasını evrensel nitelikte, yeniliğe açık ve olumlu gelişmelere ulaştırma amacıyla kurulan ve başanlı atılımlar başlatan bir kuruluş gerçekleşmişti. Bu çok önemli olay, "Film Dostlan Derneğı"r\\n kurulu- şu ve çalışmaya başlamasıy- dı. Bu derneğin kurucuları arasında, şimdi ammsadığım kadanyla Semih Tuğrul, Ba- ha Gelenbevi, Fikret Adil, Burhan Arpad, Çetin Özkı- rım, Tarık Dursun K., Gi- ovanni Scognamillo ve ya- nılmıyorsam Lütfi Akad, Memduh Ün, Metin Erk- san, Rekin Teksoy gıbı da- ha birçok yazar, sinema ada- mı, eleştırmen, sanatçı olarak buyük değerler vardı. Sonralan, üye olarak çalış- malanna katıldığım bu der- nek daha o yıllarda Sinema Yasası'nı çıkartmak üzere "Sinema Şûrası" düzenle- mışti. Işte Onat Kutlar'ı o yılları izleyen günlerde, cesur giri- şımleri, olumlu çalışmalan ve öncü kişiliğiyle tanımıştım ve dost olmuştuk... nunıara durumda. Örnekler: Shabba Ranks: X-Tra Naked ('92), Apach* Indian: Apache Indian ('93), MassiMa System: Chourmo ('94). RAP: Hip-hop'un sokaklarda, gettolarda doğan kardeşı. Etkilı ritimler üzenne bindiri- len slogan sözlerle tanındı. Her türlü gelışme- ye. yeniliğe açık bir tür rap. Bu türe 'sivahla- nn CNN'i' diyenler de var. Bır çeşit haberleş- me işlevi de gören rap, siyah kültürünün ya- yın araçlanndan bın. Yıllar geçtikçe sıyahla- rın tekelınden çıkıp herkesin müziği oldu. Rap jazz, rap metal, afro rap ve gansta rap (en şiddetlısı) gibi bölümlere aynldı. Örnekler: PuMic Enemy:Apolcalypse '91 ('91), LL Co- o» J: 14 Shots to the Dome ('93), Arrested De- velopment: 3 Years, 5 Months and 2 Days in the Lıfe of... ('92), Ice T: Home Invasıon ('93). REGGAE: Jamaika doğumlu reggae, rock steady ve skadan geliyor. Nevv Orleans rhythm and blues'tan da etkılenen reggae, Londra'ya göç eden Karayıpliler aracılığıyla 70'li yıllarda Avrupa'ya ihraç edildi En belir- gin alttürlen talk wer ve dub. Örnekler Bob Martey: Legend ('82). Peter Tosh: Bush Doc- tor('78). RHYTHM AND BLUES: Blues, gospel, biraz da country ve svvıng'in ürünü. llk vokal gruplannın yardımıyla geniş kitlelere tanıtıl- dı. 4O'lı ydlarda Afhka kökenlı R&B'nin bır türü Nevv Orleans'ta büyük taraftar buldu. Ör- nekler: Louts Jordan: Just Say Me ('93), Joe TurnerAnthology ('94), Ray Charles: The Bırth of Soul ('91), Fats Domino: They Call Me Fat Man ('94). ROCKABILLY: 50'lı yıllarda çok popüler olan rockabilly, ABD'nın dağlık bölgelerinın müziği hıllbılîy ile 'rock and roll'un bırleşi- mıydi. Rock and roll'a göre enstrüman azlığı- nı seçti, nefeslileri hiç sevmedi. Stray Cats gi- bi gruplarla 80'lerin başmda yeniden günde- me geldı. Örnekler: Carl Perkins: The Sun Years ('82), Gene VTncent: Capıtol Collector Senes('91). ROCK AND ROLL: 1954'te radyo diskjo- keyı Alan Freed gençleri hedefleyen yeni bir müzik akımını bu deyımle adlandırdı. Rock'n' roll, siyah müzikle (blues ve rhythm and blues) ile beyaz müziğin (melodık pop ve country) arasındakı ırkçı engellerı ortadan kaldırdı. Örnekler: EKis Presley: EIvis Presley ('56), Chuck Berry: Chess Masters ('83), Jerr> Lee Lewis: All Kıller No Filler ('93). Little Rk- hard: The Specıalty Sessıons ('89). ROCK STEADY: 6 Ağustos 1962'deki ba- ğımsızlıktan sonra büyüyen Jamaıkalı gençle- rin müziği. Yerel müzikle soul'un birleşmesi ve SKA'nın ntmık gelışımı şeklınde tanımla- nıyor. Adını 66'da büyük sükse yapan Alton Ellis'in parçasından alıyor. Müzik çevrelenn- de bu tür lngilLzlerin 'beat'i ile Amerikalılann souluna Jamaikalıların yanıtı şeklınde değer- lendıriliyor. Örnekler: Desmond Dekker: Gre- atest Hits ('76), Alton Effis: Best of ('69), Et- htopians: Reggae Hit Sounds ('73). ROOTS / FOLK SDMGERS:60'lann başın- da Nevv York Greenvvıch Village kulüplennde yetışen Amerikan halk şarkıcılarının politik sözlerle güçlendırdığı müzik. Dığer adı da 'urban folk' olan bu tür, Woody Guhtrie ve Pete Seeger'dan etkilendi. Örnekler: Bob Dylan: The Freevvhelin, Bob Dylan ('63). Phil Ochs: All The News Thats Fıt to Sing ('64), Tom Paxton: Ramblin' Boy ('66). Joan Baez: Joan Baez 5 ('64). ROOTS ROCK: Rockın geleneksel akustik enstrümanlarıyla blues, country, folk, caz gibi temel türlen yorumladı. Örnekler: Van Morri- son: Astral Weeks ('68), The Band: The Band ('69), Los Lobos: How Wffl The Vmtf Surviver ('84), R.E.M.: Automatıc For The People ('93). SÜRECEK Türk popunda Aşlon Nur Yengi, Kara Çiçeğim adlı yeni kasetiyle liderlığe yükseldi. Sertab Erener, Lâ'l'le ikincilikteki yerini korur- ken, geçen haftanın birincisi Ser- dar Ortaç, Aşk tçin'le üçüncülüğe ındi. Türk sanat müzığinde ilk üç şöyle sıralanıyor: Sensizlik Bu (Muazzez Abacı), \'u gelir Her- şey (Seda Sayan). Aklım Sende (Müşerref Akay). Türk halk müziğinde Burhan Çaçan, Neden Geldim Istan- bul'a'yla liderlığini sürdürdü. Nu- ra>' Hafıftaş, Şimdi Oldu'yla ikin- ci. Muhlis Akarsu'nun Ya Dost Ya Dost adlı kaseti üçüncü. Yabancı popun lideri Unplag- ged in New York'la Nirvana. Ikin- ci Youthanasia ile Megadeth, üçüncü CrossroadMa Bon JovL Klasik Batı müzığinde The 3 Tenors in Concert 1994 (Domın- go-Carreras-Pavarotti) en çok sa- tılan kaset. enilen LJbra - Julio Iglesias (CD) Gershwin For Lovers - Marcus Roberts (CD) Cosmopoütian Marlene Dıetrich (CD) BestofSadeSade(CD) Endless Summer Donna Sum- mer (CD) SnonfaU Tony Benneth (CD) Definitive Simon &Garfunkel (CD) BestOfInxs(CD) Heartsongs Dolly Parton (CD) Saraytı Oya Bora Sevda Şiirleri 1 Mithat Güçlü Karataş Tamburi Cemil Bey thsan Öz- gen (CD) Meragi-Itri Anatolia Ihsan Öz- een (CD)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog