Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 OCAK1995 CUMARTESİ 10 DIŞ HABERLER Iraktan petrol ihracan • BAĞDAT(AA)-BM yaptınmlan yûzünden yiyecek sıkıntısı çeken Irak'ın, acil ihtiyaçlannın karşılanabilmesı için. BM gözetimi altında, kısmi petrol ihraç etmeyi kabul edebileceğı bildirildi. Bağdat'taki diplomatik kaynaklar, losmi petrol ihracının kabul edilmesinin, Irak'a olan ticari yaptınmlann kaldınlması yolunu acabileceği düşüncesiyle, Iraklı yetkililerin. bu konudaki görûşmelere tekrar başlamayı düşünebileceklerini bıldirdiler. Mehdi Bezipgan oMu • PARİS/LEFKOŞA(AA)- Şah yönetimıne son veren Iran devnminin ilk başbakanlığı görevini üstlenen Mehdi Bezırgan'ın, îsviçre'nin Zünh kentınde dün katp yetmezliğinden öldüğü bildınldi. Iran'ın devrim günlerinde deviet başkanı olan sosyalist lider Beni Sadr'ın Paris'te yaptığı açıklamanın yanı sıra, Iran Haber Ajansı İRNA'nın da bıldirdığine göre. kalp rahatsızlığından 87 yaşında ölen Bezirgan. dün ıran'dan avnlarak Zünh kentınde bır hastaneye yatınlmıştı. Rus ve Kazak orduları birteşiyop • MOSKOVA (AA) - Rusya ve Kazakıstan ordulannın bırleştirilmesi kararlaştınldı. Rusya Deviet Başkanı Boris Yeltsm ve Kazakıstan Deviet Başkanı Nursultan Nazarbayev'in dün Moskova'da, Kremlin Sarayı'nda yaptıklan görüşmenin ardından yayımlanan ortak bildiride, ordulann birleştirilmesi sürecinın bu yıl içinde başlatılmasının benımsendıği kaydedıldi. tki deviet başkanının imzaladığı ortak bildıriye göre Rus ve Kazak ordulan ortak askeri planlara dahıl olacaklar. Basm: Deng hastanede • HONGKONG(AA)- Hong Kong basınında çıkan haberlerde Çin liden Deng Şıao Ping'in hastaneye kaldınldığı belırtildi. İngılizce yayımlanan Eastren Express gazetesi, Deng"in ailesıne yakın Hong Kong ve Pekın'deki kaynaklara dayanarak verdiği haberde, Çin hderinin bırkaç hafta önce bır kalp krizi geçirerek ağır durumda hastaneye kaldınldıgını belirtti. IspaH-SıiPiye görüşmeleri • KUDÜS (AA) - îsrail ordu radyosu, Israil ve Suriye'nin Washington büyükelçılerinin çıkmaza giren banş görüşmelerini canlandırmak amacıyla önümüzdeki hafta içinde bir araya gelecekJerini duyurdu. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Haaretz. görûşmelerin Sunye Deviet Başkanı Hafız Esad ile Israil Başbakanı Rabin arasında bir zirve için hazırlık amacıyla gerçekleştinleceğini ileri sürdü. Kobe'de salgın korkıısu• Su kıtlığı, sığınaklann kalabalıklığı, cesetlerin hâlâ çöp ve molozlar içinde yatması kentte salgın hastalıklann yayılması korkusunu doğuruyor. Dış Haberler Servisi - K o lardakullanılacaksubuhınması- be'deki depremzedeler açıkta ge- çirdikleri dördüncü günlerine gi- rerlerken kentte su sıkıntısının ortaya çıkması salgın hastalık korkusuna yol açıyor. Japonya'da üç gün önce mey- dana gelen depremde ölenlerin sayısı ise 4438'e çıktı. Polis tarafindan yapılan açık- lamada, 23645 kişinin yaralı, 673 kişinin de hala kayıp olduğu belirtildi. Snkrthğı Depremden en çok etkilenen Kobe kentinde salgın hastalıkla- nn başgöstermesinden korkulu- yor. Su kıtlığı, sığınaklann kalaba- lık olması, yüzlerce cesedin ha- la çöp ve molozlar içinde yatma- sının kentte salgın hastahklara neden olabileceği oelirtiliyor. Halkın su sıkınnsının büyük oldugu, açık alanlara helikopter- den bile görülebilecek kadar bü- yük harflerle "lütfen su gönde- rin" şeklinde yazılar yazıldığı bildirildi. Sığinağa dönüştürülen okul ve kamu binalannda binlerce kişı sadece birkaç tuvaletı paylaşmak zorunda. Depremden sonra orta- ya çıkan su kıtlığı nedeniyle ban- yo yapmak oldukça zorlaşmış durumda. Depremden sağ olarak kurtulan 12 yaşındaki bir Japon "Şu anda en çok istediğim şey banyo yapmak" dıyor. Depremin kendilerine "Sifon- nın içme suyundan daha da önemli olduğunu öğrettiğîııi" be- lirten kent yetkilileri halen kent- teki 650 bin evin üçte birinın su- yunun kesik olduğunu söylüyor- lar. Yetkililer, depremin kış mevsi- mine rastlamasının "büyükşans okhığunu", çünkü gece sıfir de- recesine kadar inen sıcaklığın so- kaklardaki cesetlerin kokmasmı önlediğini belirtiyorlar. Kobe ve civannda yaşanan bir başka sorun da ölülerin yakılma- sı. Belediye yetkilileri. cenaze servislennin "tam kapasite calıs- masmarağmen*'Kobe'dekı cena- zelerin yakılması ışleminin üste- sinden gelemediğinı, o nedenle çevre il ve ilçelere yakılmak üze- re cenaze gönderdiklerini belirt- tiler. Yetkililer, yakılmayı bekle- yen yüzlerce naaşın, tabutlar içinde okullarda bekletildiğını kaydettiler. Halka yardım çağnsı AA'nın haberine göre Kobe ci- vannda bazı yerleşim birimleri- ne depremin üzennden nerdeyse 4 gün geçmesine rağmen düzen- lı şekilde yardım ulaştınlamıyor. Kobe Belediyesi, gönüllülere çağnda bulunarak yardım ekip- lerine yardımcı olunmasını iste- di. Belediye Başkanı Kazutoşi Sasayama ölü sayısının sürekli olarak arttığı kentteki yardım ve kurtarma ekiplerinm "işlerinin başlanndan aşbğuıı" belirtti. Kobe kentini yerie bir eden depremden kurtulanlar kaybettikleri yakınlannın actsmı vasıyor. Başbakan depremi TV'den öğrendi TOKYO (AA) - Başbakan Tomikhi Muravama, deprem bölgesini ziyaret et- tıkten sonra mecliste konuşurken felake- tı televizyondan 2 saat sonra öğrendiğini, yardım göndenlmesi talımatını ise saat- ler sonra verdiğini itıraf etti. Başbakan felaket bölgesındeki yardım çalışmalan- nın aksadığını da kabul ederek "Ülkenin bu badireyi de atlatması için hiçbir özve- riden kaçınmayacaklannr söyledi. Konuşması sırasında muhalefet tara- findan sık sık sözü kesilen Murayama, "Hükümetinin. bu denli büyük bir buna- lımı atlatmak için yeterli deneyime sahip olmadığınr söyledi. Murayama "Herşey birbirine girdi, çünkü deneyimli değildik, üstelik felaket erken saatte meydana gd- di"dedı. Murayama, felaketi ancak 2 saat sonra TV'den öğrendiğini, saatler sonra da dep- tanlması için talimat veTdiğini anlattı. remin boyutlannın büyük olabileceğinin Bu arada, Kobe Valiliği'nin de deprem- kendisine söylendiğini, bunun üzerine den sonra ordu birliklerini yardıma ça- yangınlann söndürülmesi, insanlannkur- ğırmak için 4 saat beklediği kaydedildi. 80saatenkaz altında kaldı KOBE (AFP,AA)- Japonya'nın Kobe kentini yerle bir eden depremin üstünden üç günden fazla zaman geçmesine karşın enkazlann altından kurtulanlar var. Depremden 80 saat sonra 88 yaşındaki Masae Yanagiba adh kadın Nishi semtinde çöken bir apartmanm altından canlı olarak kurtanldı. Çaresiz kalan oğlunun polisi çağırması ve polislerle birlikte enkazlan kazarak annesini araması sonucu yaşlı kadın enkazın altında bir merdiven boşluğuna sıkışmış olarak bulundu. Yaşlı kadının hastaneye kaldınldığı bununla birlikte sağlığının gayet lyi oldugu açıklandı. Yanagıba'mn yanı sıra dün sabah 3 yaşlı kadın daha, yıkıntılar arasından sağ çıkmayı başardı. Japon mevzuatına göre doğal felaket- lerde valilik istemedikçe askeri birlikler yardım elini uzatmıyor. Bakanlar Öte yandan, 21 bakan felaketzedelere 10 bin dolar yardımda bulundu. Bakanlar dün gece Mura>ama başkan- lığında yaptıklan olağanüstü kabine top- lantısında Murayama **Felaket tahminte- rin ötesinde büyük" deyınce maaşlann- dan toplam 10 bin dolarlık kesıntı yapı- larakdepremzedelere gönderilmesini ka- rarlaştırdılar. Toplantıda. aynca Kobe yö- resindeki yardım çalışmalannm eşgüdü- münü sağlayacak bir bakan atandı. Okinawa ve Hokkaido Kalkınma Ajanslan Genel Müdürii Sadatosi Ozato, yardımdan sorumlu olarak atandı. AVRUPA'DAN EDtP EMtL ÖYMEN Avrupa Kaleleşiyor Avaıpa Biriiği'ne üye bazı ülkeler, artık vatandaşlannın pasaportsuz seyahatine izin veriyor. Bu olanağa şimdi, AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlan da bazı sınıriama- laria kavuşacak. Örneğin Türkler. AB içinde şimdilik sa- dece Almanya, Fransa, Benelüks, Portekiz velspanya'da uygulanacak olan Schengen Anlaşması uyannca... Bu ülkelere turist olarak grtmek isteyenler bu ülkeler- den sadece birinden vize alırlarsa, hepsini ziyaret edebi- lecekler. Ya da tam tersi! Yani bu ülkelerden bin vize ver- meyi uygun bulmazsa, diğerlerine de giremeyecek! Za- ten Ingiltere, Irlanda, Danimarka bu anlaşmayı imzalama- dı. Italya ve Yunanistan da anlaşmaya daha sonra taraf olacaklar. Schengen Anlaşması'nın, Türklerin başı üzerine astığı "Ya Hep Ya Hiç" kılıcı, Avrupa'nın lokomotifi Almanya ve Fransa'nın, bize artık ne gözle baktığının son kanrtı. El- bette sadece bize de değil. Tüm Avrupa dışı yabancıla- ra. Ama konuya kendi açımızdan bakarsak şunu göTürüz: Türk işçilerine serbest dolaşım hakkı 1986'da hukuken kazanıldı. Bunu, kendince haklı nedenlerie ve derin bir oh çekerek uygulamayan, ve diğer AB üyelennin de deste- ğini alan ise Almanya. * . Geçen gün Avrupa Parlamentosu'nda da kabul edilen Schengen Anlaşması'nın Tek Tıp Vize Karan'nın, Türkle- ri ilgilendiren ikinci bir noktası daha var: Sözü edilen 7 AB ülkesinde çalışma ve oturma izni olan Türkler, sınıriı bir süre için, vize almaksızın, bu ülkelere seyahat edebilecek- ler. Ama sadece turistik amaçlarla. Ve hangi koşulda? Kurulacak olan Schengen Enformasyon Sistemi'ne ha- ber vermek koşuluyla. Nedir bu Schengen Enformasyon Sistemi? AB üyesi ol- mayan ülke vatandaşlannın AB içinde dolaşmalannı göz- leyip izleyecek olan bir istihbarat düzenlemesi. Şimdilik, bunun nasıl işleyeceği kesin değil. Bir tür Yabancılar Po- lisi gibi çalışacağı anlaşılıyor. Yani, oturma ve çalışma iz- ni olan bıryabancının, adresini vesairesini gidıp polise bil- dirip kayıt olması gibi, Türk vatandaşlan da nereye gittik- lerini bildirecekler. Eğer bildirmezlerse ve bu anlaşılırsa, adlan "kara liste"ye geçiyor. Avrupa Biriiği, kendisini "yabancılara" karşı korumak zorunda. Eflatun pasaport sahibi kendi vatandaşlanna ise kapılan ardına kadar açtı. Avrupa, dışa kapanıp kale duvariannı da yükseltiyor. Içeri girmek iyice zorlaşacak. Avrupa, tıpkı Orta Çağ'da etrafına hendek kazılan bir ka- le gibi artık. O zaman da kaleye tek bir kapıdan girilirmiş. Artık Türkler de Avrupa'ya tek bir kapıdan girecek. Ve o tek kapı da acaba hangisi olacak? Almanya mı? Fransa mı? Benelüks mü? Hangisi bize iyi gözle bakıp da lütfe- dip turist vizesi verirse?... Aslında hiç dövünüp, alınıp, "Bakın işte, Avrupa bizi hiç mi hiç istemiyor!" diye yakınmaya gerek yok. Ne ektiysek onu biçiyoruz. Biz ülke olarak Avrupalı gibi olmadıkça, on- lar gibi davranmadıkça, onlar gibi kurumlar kurmadıkça, onlar gibi düşünmedikçe, onlar gibi uygulamadıkça, on- lardan olamayız. "Olmazsak olmayız" diye kestirip atttk mı da, onlar da, "Hah, bizim de duymak istediğimiz buy- du zaten" deyip iyice dışlarlar. Dışlamasınlardiye hem içi- miz içimizi yer, dışlandık mı da bu sefer "Bizi sevmiyor- lar" deriz. Oysa uluslararası ilişkilerin sevgi ile ilgisi yok- tur. Karşılıklı çıkarla ilgisi vardır. Avrupa'nın da çıkan, ken- disine gitgide benzememeye başlayan Türkiye'yi sade- ce pazar olarak görmektir. Ve artık Türklere, turist olarak bile vizeyi bin dereden su getirerek vermektir. Ulus bilincinin gelişmediği Afhka kıtasında güçlü aileler Batı'dan aldıklan eğitimin de etkisi ile uluslann yerini alıyor iuıliuıımı yîtirdiğl kıtaDış Haberler Servisi- Afrika anakarasının yıllardır karşı karşıya oldugu sorunlann nedenleri ve çözümlerine ilişkin ortaya atılan bellibaşlı iki göriiş birbirine taban tabana zıt. Bu görüşlerden biri, Batılı hükümetlerin destekJediği Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafindan ortaya atılıyor. Bu kurumlar Afrika'da uyguladıklan mali politikanın en mükemmel çözüm olduğunu ıddia ediyor. ikinci görüş ise Afrika dışında sürgünde yaşayan Afrikalı Marksist akademisyenler tarafindan ortaya atılıyor. Bu kesim Avrupa'nın müdahale etmemesi durumunda Afrika'nın bir cennet olabileceğini ileri sürerek Batılı devletlerin kölelik ve ekonomik sömürüye dayanan politikalannın yol açtığı milyonlarca dolarlık zararlan tazmin etmeleri gerektiğıni bildiriyor. Ancak bugüne dek bu iki grup arasında en ufak bir yakınlaşma ve iletişim kurulamadı. Siyasi gözlemcıler, Afrika'da • 30 yıl önceki bağımsızlık savaşlanndan bugüne kadar uzanan zaman diliminde Afrikalı yöneticiler sınırlann dokunulmazhğını ve değiştirilemiyeceği gerçeğini kabul etmiş bulunuyor. yaşayan Afrikahlann zaman içinde değişime uğrayarak Afrika'yı kurtarabileceklerini kaydediyor. Fakat bu sonuca ulaşmalan için söz konusu iki zıt görüşün uzlaşması gerekiyor. Ne yazık ki iki taraf da Afrika'nın gerçeklerini tarafsız gözle göremeyecek kadar dar görüşlü. PDtitikistikrarsızhk Afrika'da bugün izlenen politik istikrarsızlığın baş nedeni olarak sınırlar gösteriliyor. Zıt görüşlü gruplardan birinin ortaya attığı iddiaya göre sınırlar anakarada etkinliğını sürdüren kabile geleneğinin politikaya yansıması. Batılı politikacılar bu görüşü hararetle onaylıyor. Bu görüşe karşı çıkanlar ise sıuırlann Avrupah emper>alıst güçler tarafindan çizildiğını ileri sürüyor. Son yıllarda Afrika'da hız kazanan savaşlann nedenlenne bir göz atıldığında bu savaşlann sınır sorunlanndan kaynaklanmadığı görülüyor. 30 yıl önceki bağımsızlık savaşlanndan bugüne kadar uzanan zaman diliminde Afrikah yöneticiler sınırlann dokunulmazhğını ve değiştirilemiyeceği gerçeğini kabul etmiş bulunuyor. Somali'nin Etiyopva'ya, Tanzanya'nın Ûganda'ya saldınsını saymazsak, savaşlar devletlerin birbirine ve sınırlara saldırması sonucu ortaya çıkmıyor; savaşlar genellikle ıç çatışmalardan kaynaklanıyot Sınırlar yenıden çizilse politik INGİLTERE1 İNGİLİZCE>" English Fast'larda 144 saat lngilizce (Ankara, Istanbul, Izmir şehirleri dışında oturup katılmak isteyenler için Temmuz, Ağustos veya Eylül aylannda 5 hafta günde 6 saat toplam 150 saat Kadıköy şubemizde kurs verilecektir.) 3^ Ingiltere gidiş - dönüş uçak bileti >• Ingiliz egitim otoritelerinin kabul ettigi 16 büyük lisan okulunda 4 hafta, haftada 15 saat egitim >• tngiliz aile yanında kalma, kahvaltı ve akşam yemegi >" Ayda 120 Sterlinle başlayan Kunlar Ağvstos ve Syiil veya Ek/m 1995'te İnglltore'dt olatak şokflde plantmmıştır. LONDRA ANKARA 171 ) 4V7 6 1 66 (UJ1 2İ 426 (O3I2) 434 2; İZMIR (O232) 4«4 7/ «J (O232) 425 51 37 KADIKOY (O2 16) J4V OO /VVECIDİYEKOY BAKIRKOY (L-.J12) 275 ^3 9ü lu.'l ,1 '-4_> 'ıCj (O212) 275 4 3 9 9 PENDIK 102 16) 39O 44 • (O216) 3VO 45 < ıstikrar sağlanabilir mi? Bu sonıyu yanıtlamadan önce Afrika sınırlannın Avrupalı emperyalist güçlerin müdahalesinden önceki durumuna açıklık getirmek gerekiyor. 19. Yüzyılın ortalannda Afrika'da 6 bin ile 10 bin arasında politik birim bulunuyordu. Genellikle krallık şeklinde ortaya çıkan bu birimlerin şekillenmesinde dil, kültür ve etnik özellikler rol oynuyordu. Bu politik oluşumlann pek çoğu deviet tanımlamasına gırmediği gibi sürekli istila, el koyma ve bölünme tehdidı altındaydı. Aradan geçen 100 yıl boyunca bu topluluklar sessizce çağdaş deviet niteliğini kazandılar. Avrupa"dan Afrika'ya miras kalan merkezi ulus devletler bugün yukandan ve aşağıdan gelen baskılarla sarsılıyor. Avrupablann baskısı Yukandan köklü ekonomik tedbirlerin geçerlilik kazanmasını isteyen Avrupalılar baskı uyguluyor. Istikrarsız para politikalan üst düzey memurlann yoksullaşmasına. kamu kuruluşlannın satılmasına veya kapanmasma yol açıyor. Bu arada yeni nesil. çökmekte olan politik sistemin uyandırdığı kaygınm etkisi ile demokrasi ve özgürlüğü perçınlemek amacıyla toplu gösteriler düzenliyor. Herhangi bir ideolojik temelden yoksun olan bu gelişmeler etnik ve bölgesel çatışmalan körüklemekten öte bir yarar sağlamıyor. Etnik çatışmalar Afrika sınırlannı zorluyor mu? Somali ve Entre'de yaşanan son olaylar, Afrika sınırlarlannın yeniden çizümesinin çözüm getirmeyeceğini gösteriyor. Ote yandan Ruanda'da Hutular ile Tutsilerin yerleşim alanlannın iç içe olması da bu görüşü kuvvetlendiriyor. Hutular ve Tutsilerin bu denli iç içe yaşaması iç savaşın bir soykınma dönüşmesine yol açtı. Bu tür savaşlar bir bölgeyi Afrikalı milliyetçfler Avrupa'nın müdahalesinin ülke çıkarlanna ters düşrüğünü iddia edrvorlar. Batılı finans kurumlan ise önerdikleri politikalann doğruluğunu savunuvor. savunmak amacıyla değil, bir grup insanı yok etmek amacıyla yapılıyor. Bu durumda bir grup akıllı polıtikacının ellerinde kağıt kalem, tüm anakarayı bir uçtan dığer uca dolaşarak sınırlan yeniden belirlemesi son derece gerçekçilikten uzak bir yaklaşım olarak değerlendiriyor. Devtet kavramı Siyasi gözlemciler sınırlann zaman içinde kendi kendine eriyıp yok olacağı görüşünde. Deviet kavramı Afrika'da anlamını yitirdikçe etnik gruplann içınden çıkan güçlü liderler yönetimi ele geçinyor. Bazı bölgelerde ise geleneksel kabile şefleri güç kazanıyor. Bu yeni güçlü ailelerin çocuklan Batı'da aldıklan eğitimin etkisi ile ülkelerinde geleneksel ile çağdaşı uzlaştınp yeni düzenin çekirdeğini olusturuyorlar. Merkezi hükümetler bu oluşumlar karşısmda ya çatışma yolunu seçiyor ya da yazılı veye söze dayanan uzlaşma yollannı anyor. Örneğin bir çokuluslu şirket Afrika'da iş yapmak istediği zaman, yalnızca merkezi hükümetc değil, yerel şeflere de vergi ödemek zorunda kalıyor. Dışandan yatınm yapılmazsa, Afrika'da ekonomik gelişme içeriden gelmek zorunda. Aslında bunun için potansiyel bulunduğu söylenebilir. Kendilerine Karakıtada 'imparatoriuklar' yaratan büyük aileler son derece zengin. Ancak bu aileler kara kıtadaki istikrarsızhk yûzünden paralannı üretken alanlara değil, Batılı bankalara yatınyor. Güçlü ailelerin oluşturduğu yasal olmayan devletlerin giderek politik ve ticari güç kazanmasıyla özellikle Bah Afrika'daki yasal sınırlar anlamını yitiriyor. Liberya, Sierra Leone. Kamerun ve Togo bu ülkelerin başında geliyor. Sınırlan korumakla görevli ulusal ordular maddi olanaksızhklar nedeniyle güç yitirdikçe, yerel şeflerin yönetimdeki etkilen artıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog