Bugünden 1930'a 5,447,291 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyetİmtiyaz Sahibi: Berin Nadi . Genel Yavın Yönetmeni Orhan ErinçO Genel Vayın Koordinatörü Hikmel Çetinkaya 9 Yazıışlerı Mudürlon ıbrahim \ t\du. Dinç Tavanç (Sorumlu) • Haber Mcrkc/ı Mikluni. Hakan Kara # Görsel Yönetmen: Fikret Eser DışHaberler Ergun Balcı • Ktıhb.ıul YalçınÇakır 0 hkonoıiıi Bülent Kı/anlık 9 Radyo-TV liygar F.remektar • Küllür Handan Ş«nköken • Spor. Abdülkadir Yücclman # Yıırt Haberler Mehmet Saraç # Makalclcr Sanıi Karaoren 0 (,'evırı. Sofettin Turhan 9 Duzeltmc \bdullah Yaııcı Y a y ı n K u r u l u İ l h a n S e l ç u k (Bj^kan). Orhan Frinç. Oktav Kurtböke. Ö/gen \car. Hikmel Çetinka>a, Şükran Soner, Krgun Balcı, Dinç 1 a>anç, ibrahim Yıldif. Orhan Bursalı, Mustafa Balba\. Ankara TemsılciM Mustafa Balba) 0 Hdbcr Vludurü Doğan \kın Atatürk Bul\;ın Nc> 125. Kat 4. Bakanlıklar-Ankara Tcl 414502(1(7 hat). Faks 4195(127 0 1/mirTeniMİcısr Scrdar Kı/ık, H /ıva Blv 1352 S 2 3 Tcl 441 1220. Fak*: 4419117 0 Adana Tenı.sılcı.si. Çetio Yiğenoğlu. InonüCd. II9S. No. I KaU.Tel: 3522550. Faks 3522570 Mucssc^c Müdüıü: Erol Erkut0Koordınatör Ahmet Korulsan0Muha.sebe BülentVener 0 Idarc Hüsevin Giirer 0 l^letme Önder Çeiik 0 Bılgı-I^lem Nai) Inal 0 Bılgısayar Sıstcm Mürüvet Çiler 0 Reklam: Reha [şıtımn 0 Halkla llışkiler Nurten Berksey n ve Basan: Yenı Gün Haber Ajansı. Basın \e Ya>ıncı!ık A $ ad 39 4! Cağaloglu 34334 1si PK 246 lslanfaul Tel (0 2121 512 05 05 (20 hjll 1-JIN III 2 C l M 1 K? > 2ÜOCAK Imsak: 5.4X Öğle: 12.22 Ikındi 14.50 Akşam: 17.12 Yatsı: 18.36 Baston, ilgi görmeye başladı • MERSİN (Cumhuriyet Güney İUeri Bürosu) - El sanatlannın güzel örneklerinden biri olan ve son yıllarda yeniden ilgi görmeye başlayan baston, toplumdaki konumunu korumaya çalışıyor. Güneydeki tek baston yapımcısı durumunda bulunduğunu belirten Mersinli Akay Usta, bastonun ruhsal bir gereksinim de oldugunu anlatıyor. Ahşap oyma- işleme sanatına gönül veren Akay Usta, Mersin'in Gazi Mahallesi'ndeki atölyesinde, çeşitli ağaçlardan büyük bir özenle birbirinden güzel bastonlar üretiyor. Yaptığı işten büyük zevk aldığını vurguluyor ve bu sanatı çok uzun yıllar önce Istanbul'da öğrendiğinı söylüyor. Yerel yönetimlep şûrası • İSTANBUL(AA)- Bahçelievler Belediyesi'nce, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde düzenlenen, "Bahçelievler Yerel Yönetimler Şûrası" dün başladı. Bahçelievler Belediye Başkanı Saffet Bulut açılışta yaptığı konuşmada, merkezi yönetimin yaprnası gereken düzenlemeleri beklemeden, mevcut yasalar dahilinde, katılımcı demokrasi • temelinde bir yönetim biçimi oluşturmak için çalıstıklannı söyledi. ÇGITden sansür lunantası • İstanbul Haber Servisi - Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) lstanbul Şubesi'nden yapılan yazıh açıklamada, bazı yayınlann matbaadayken toplatılması "modern sansür" biçiminde nitelendirildi ve uygulama kınandı. Açıklamada, "1982 Anayasası'nın 28. maddesine dayanılarak alınan bu kararlann neredeyse tüm siyasi partilerin anayasayı anti- demokratik bularak tartıştığı bir dönemde çoktan aşılması gerekmektedir. Herkesi düşünme \e düşüncesini yayma hakkına sahip çıkmaya çağınyoruz" denildi. Özel okullar denklik istedi • ANKARA (ANKA)- Aralannda Fethullah Gülen'in yandaşlannın da bulunduğu yurtdışında eğitim faaliyeti yürüten özel okul temsılcileri, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan, okullannın Türkiye'de denkliğfnin sağlanmasını istediler. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre bakanlık yetkillileriyle yaptıklan görüşmeler sonucu taleplerini yazılı olarak da sunan gönüllü vakıf ve şirketler; Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Pakistan, • Moğolistan, Makedonya, Tataristan, Yakutistan, Tuva, Haka, Kınm ve Kuzey Irak'ta eğitim faaliyetlenni yürütüyorlar. Gönüllü eğitim kuruluşu temsilcileri, okullannda Türk bayrağı dışında bayrak bulunmadığını, lstiklal Marşı dışında marş söyletilmediğini belirterek Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlılıklannı ifade ettiler. Diyanere kadm tepkisi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Gülsen Daldal, Diyanet lşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın "Ailenin devamınm sağlanması için kadın dövülebilir. Bu yola başvurulması Kuran'da da vardır" yönündeki sözlerini eleştirerek, bir insanın dövülmesinin bir kurala dayandınlmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Başbakan Çiller'in 'gecekondu ziyareti' kentsel kirlenmeyi arttınyor IstanbuFun havasını da yağma Idrletti Belli baslı sorunlar Kırlılığın çozumu ıçın köklü değişiklik yapılmalı lstanbul'a egemen olan hava kirliliğinin köklü çözümü, başta yerleşme ve imar kararlan olmak üzere planlama, ulaşım ve ısıtma. enerji sistemlerinde yine köklü değişikliklere gidilmesıne bağlı. Kentin yıllardır süren "plansız ve denetimsiz" büyümesine müdahale edılemediği takdirde, hava kirlenmesı de önlenemeyecek. Nazım plandan yoksunluk tstanbul'un nazım planı, Anakent Belediyesi'nce hâlâ sonuçlandınlamadı. 1980 de onaylanan, ancak 1984te rafa kaldınlan, yeniden düzenlenmesı ise 1994 baflanna yetiştırilen Nazım Plan. RP"lı yeni yönetim tarafından bir kez daha "inceletneye" alındı. "Sağlıklı kentleşmenin ana>asası" anlamına gelen Nazım Plan hâlâ ortalıkta olmayınca yeni yapılaşma bölgeleri, bilimsel esaslara göre değil, "yağma esaslanna göre" gelişiyor. Böylece kentle birlikte havanın da kirlenmesi kaçınılmaz oluyor. Doğalgaz projesi çaresiz Istanbul'un plansız \e salt "yağmaya endeksli"büyümesi. doğalgazın yaygınlaşmasına da engel. Çünkü doğalgaz şebekesinin döşenebilmesı için, her şeyden önce o bölgenin bir "planı"gerekiyor. Plan olmayınca da doğalgazın hangi kentleşme düzeni içinde yaygınlaşacağı belirsiz kalıyor. Bu nedenle, %60'ı "kaçak kent" konumunda olan Istanbul'da, doğalgazın hizmet alanı. en iyimser tahminle %30'u geçemeyecek. Çözümü ise bir an önce planlama disiplinıne kavuşabilmekte... Ulaşımda en kirli seçenek lstanbul, dünyada metrosu olmayan tek "metropol" olarak. en kirli ve en kırletici ulaşım seceneğine. yani kent içi karayolu taşımacılığına tutsaİc olmuş durumda. Toplu ulaşımda yeraltı ve yerüstü raylı sistemlere geçılemediği ve özellikle deniz olanağı yıne kent içi ulaşımda kullamlmadığı sürece hava kirlenmesi de artarak etkisini gösterecektir. Ülkenın sosyo-ekonomık yapısı, karayolu taşıtlannın "yenilenmesi'" gıbı bir ütopyaya da izın vermeyeceğınden, lstanbul halkını "zehir koridorlan" haline gelen yollardan kurtarmak ve raylı toplu ulaşımın çekicıliğini bu kente bir an önce kazandırmak gerekiyor. Kaçak yapılaşma Plansız büyüyen Istanbul'un aynı anda kaçak yapılaşmaya da tutsak olması. hava kirlilığini kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya çıkanyor. Bu tür yapılaşma, hem arazi kullanımlannda hem de doğrudan yapı sistemlerinde bılimi ve teknıği tümüyle dışladığından kirlenmenin de temel dayanağını oluşturuyor. Bu nedenle şekli ve türü ne olursa olsun. kaçak yapılaşmayı özendtren her af söylemi, Istanbul'un zehırlenmesıni desteklemek anlamına geliyor... Merkezi ısıtma ve yalıtım Bütün bu geneldekı olumsuz koşullara rağmen, yine de hava kirliliğıne karşı "derhaTbaşlatılabilecek önlemler yok değil. Ömeğin. artık her yeni yerleşme projesi için "merkezi ısıtma" şart koşulmalı. Yine her yeni binada "BI yalıtım kurallan" titizlikle denetlenmeli ve buna uymayan inşaatlara kesinlikle izin verilmemeli. Doğalgazın yaygınlaştınlmasında ise okul, hastane. resmi bina, siteler vb. gibi yoğun kirlilik kaynağı olan yapı gruplanna öncelik venlmeli... •Son haftalarda yüksek hava kirliliği yaşanan semtlerin ortak özelliği, şehircilik kurallannın aykın bir imar düzeni sergilemeleri. Buna karşın kaçak yapılara hâlâ hoşgörüyle bakmak ise kirliliği çözümsüzlüğe götürüyor. OKTAV EKİNCİ Istanbul'un havası neden kir- lendi? Hemen her yönden deniz- lerle çevrili, bol rüzgârlı ve örne- ğın Boğaziçi gibi eşsiz bir doğal hava kondoruna sahip böylesi bir kent, onca engebeli topografya- sına karşın temiz havasım nasıl yıtirdı? Bu yaşamsal sorun nasıl çözülecek ve Istanbullular zehir solumaktan ne zaman kurtula- cak 0 .. Son zamanlann en çok tartışı- lan konusu haline gelen bu soru- lar, geçen günlerde TV program- larında da önceliklı başlıklar ara- sında yer aldı. HBB'deki "Plat- form" adlı forum programı Is- tanbul'daki havakirlıliğini tartış- mak için meslek odalan, sivil ör- gütlcr ve yetkili kurumlann tem- silcilenni bir araya getirirken, atv 'de Ali Kırca'nın yönettiği Si- yaset Me>danı'nda konunun tar- tışıldığı cumartesi günü Başba- kan Tansu Çiller'in Istanbul'da incelemeler yapıp başta yıne ha- va kirliliği olmak üzere Istan- bul'un sorunlanna "el koyduğu- nu"açıklaması da konunun öne- mini aynca göstermiş oldu. Ne var ki Çiller'in bir yandan bu açıklamayı yaparken. öbür yandan Sanyer'deki birgecekon- duyu ziyaret edip "kaçak yapı içinde'' çaylı, börekli bir sohbe- te girişmesi, sorunlann yine çö- Hava kiriiliğinin temel nedeni, hiçbir boş alan bırakılmadan gerçekleştirilen çarpıkyapılaşma. zümsüz kalacağının belkı de en açık göstergesiydi. Çünkü, örne- ğin yine Sanyer gibi, yakın yıl- lara dek tstanbul'un "mesire semti" sayılan bu Boğaziçi yer- leşmesinde bıle hava kirlenmesi- nin ciddi boyutlara ulaşmasında Çiller'in o "hoşgörûyie" baktığı kaçak yapılaşmanın çok onemlı katkısı vardı. Hatta, denilebilir ki gecekondulaşma ve yoğun yapı- laşma, Sanyer'in yeşiliyle birlik- te sonunda havasım da kirletiver- mişti... Bölgeler ve özeüikleri tstanbul'da son haftalarda ya- pılan ölçümlerde "en kirlThava- nın saptandığı bölgeler. bu soru- nun "gerçeknedeninin" de anla- şılabilmesi için aslında yeterli ipuçlannı çoktan veriyor. Emi- nönü, Fatih, Göztepe, Bakırköy, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa ve Zeytinburnu gibi semtler hava kirliliğinde ön sıralan alırken, yi- ne bu semtler aynı anda "yoğun ve çarpık kentleşmenin" de de- yim yerindeyse "zin'esinde" do- İaşıyorlar. Boğaziçi'ndeki kirlenmenin voğunlaştığı Sanyer ve Beykoz ise yine hem betonlaşmanın hem de düzensiz yapılaşmanın işgali altındalar. Bu kirli semtler içerisinde özellikle Emınönü ve Fatih, as- lında "tarihsel kimlikJeri" göz önüne alındığında böylesi bir yo- ğun yapılaşmaya karşı korunma- Kadıköy BetediyesifleLions 118-Y Çevre Bilinci Komitesi'nin getıçekleştirdiği toplanüya sanatcdar da ilgi gösterirken, befedhe başkanlan 8 aybk yönetimlerinin kirlilikten sorumlu olamayacağmı savundular. Hava kirliliğinden tüm kent halkı sorumlu' 'Hava Kirliliği Mahkemesi' konulu toplantıda belediye başkanlan sanık sandalyesine oturtulmalannın yanlış oldugunu söyledi. tstanbul Haber Servisi - Kadıköy Belediyesi ile Lions 118-Y Çevre Bilinci Komıtesi tarafindan gerçekleştirilen "Hava Kirliliği Mahkemesi" konulu toplantıda, Istanbul'u yaşanmaz hale getiren hava kirliliğinden bütün kent halkının sorumlu olduğu vurgulandı. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Oztürk, temiz bir hava için kent halkının desteğinin şart oldugunu vurgulayarak, 8 ayhk belediye başkanlanmn hava kirliliği nedeniyle sanık sandalyesine oturtulmasının yanlış oldugunu söyledi. Kadıköy Kültür ve Sanat Merkezi'nde dün düzenlenen toplantının açış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, hava kirliliğinin insan hayatiyla eş değerde olan çok örymli bir sorun oldugunu dile getirdi. Kadıköy'de, sokağından doğalgaz geçen apartmanlann, kasım ayına kadar doğalgaz dönüşümlerinin sağlanacağını belirten Öztürk. buna uymayan apartmanlann kalorifer kazanlannın mühürleneceğini söyledi. Hava kirliliği sorununun çözüme kavuşabilrnesi için kent halkının de destek vermesi gerektiğinı belirten Öztürk, "Aksi takdirde çözüme uiaşmaımz çok zor. Kentiinin, kent sorunlanna sahip çıkması ve kentUUk bilincinin oluşması gerekir. Apartman yöneticileri ile kapıcılara bu konuda büyük görevler düşmektedir" dedı. Zeytinburnu Belediye Başkanı Adil Emecan ise hava kirliliği ile mücadele etmek ısteyen yerel yönetimlerin karşısına mevzuat engelinın çıktığını dile getirdi. Zeytinburnu'nda, havayı kirleten pek çok fabrikanın, belediyenin yetkisı olmadığı için faaliyetini sürdürdüğünü belirten Emecan, yerel yönetimlerde yetki karmaşasının yaşandığını vurguladı. Bu arada. hava kirlilığini önleme konüsunda belediyelere her türlü yetkmin verildiğıni savunan Ersan Şen adlı konuşmacının, Zeytinburnu Belediye Başkanı Adil Emecan a yasalan bilmediğine ilışkin bir imada bulunması ortamı gerginleştirdı. Bunun üzerine söz alan Emecan, soruyu yönelten konuşmacıyı kullandığı tarz nedeniyle eleştirirken, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de "Bu mahkemenin sanıklan 8 aylık belediye başkanlan değildir. Kullanılan uslup çok önemlidlr. Burası gerçekten bir mahkeme oldu. Hava kirliliğinde. betedrveler kadar kentte yaşayan herkesin sonımluluğu vardir" dedi. Daha sonra söz alan İTÜ Maden Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Kural ise Istanbul'un, dünyanın havası en kirli kenti oldugunu vurguladı. Kirlilik nedeniyle Istanbul'da yaşayan herkesin ömründen ortalama 2 ile 4 yıl kavbettiğine dikkat çeken Kural "Ankara'da hava kiriiliğinin önlenmesinde dipktmatlann önemli bir etkisi oldu. İslanburdaki konsolosluklardan da kirliliğe dikkat çekmelerini istiyoruz" diye konuşru. Çevreci sanatçı Ediz Hun da hava kirliliği denilince akla hemen kömürün geldiğine dikkat çekerek, kömür dışında birçok kimyasal maddenin çevre kirlenmesinde rol oynadığını söyledi. Kömürün, Türkiye'nin milli serveti olduğuna dikkat çeken Hun, kömüre fazla yüklenilmemesini istedi. Toplantıya katılan Rusya Federasyonu lstanbul Başkonsolosu Vlktor Dgebuadze de kirliliğin tek tek ülkelerin sorunu olmaktan çıkarak, uluslararası bir boyut kazandığını dile eerirdi. (Fotoğratlar: YASEMtN KOYUTÜRK) Japonya'daki depremin, Türkiye için uyan olması gerektiği belirtildi: Depremle yaşamayı öğrenmeliyîz İstanbul Haber Servisi - Japonya'nın ba- tısını savaş alanına çeviren 7.2 şiddetindeki deprem, dikkatleri, Japonya ile aynı deprem kuşağı üzerinde bulunan Türkiye'ye çevir- di. Inşaat Mühendişleri Odası lstanbul Şube Başkanı Mustafa Ürgüplü, Türkiye'nin ta- mamına yakın bölümünün aktif deprem ku- şağında bulunduğuna dikkat çekti. Ürgüplü, özelikle lstanbul ve çevresinde 7 ile 7.5 şid- detinde büyük bir deprem beklendiğini vur- gulayarak yerel yönetımlere, "Depreme da- vaıuklı bina tasanmına önem verilmeli" u> a- nsında bulundu. Türkiye Mimarlar Mühendisler Odası Bir- liği lnşaat Mühendisleri Odası lstanbul Şu- besi'nde düzenlenen toplantıda, Japonya'nm batısını yerle bireden depreme ilışkin görüş- lere yer verildi. Toplantıda Türkiye ve lstan- bul'daki deprem tehlikesi karşısında çeşitli uyanlarda bulunuldu. Japon teknolojisinin ve mühendisliğinin depreme yenik düştüğüne ilışkin çeşitli ba- sın organîannda çıkan ıddialann gerçekleri yansırmadığına değinen lnşaat Mühendisle- ri Odası lstanbul Şube Başkanı Mustafa Ür- güplü, düzenlediği basın toplantısında şu gö- rüşlereyerverdi: "Japonya'da sıkça görülen deprem etkin- liği, Pasifik Okyanusu'nda yerieşim bölgele- •Inşaat Mühendisleri Odası lstanbul Şube Başkanı Mustafa Ürgüplü, "Depreme dayanıklı bina tasanmına önem verilmeli" uyansında bulundu. rinin >Tizlerce kilometre ötesindeki yer hare- ketierine bağlı. Oysa bu depremin merkez üssü yoğun yerieşim ve sanayi bölgelerine da- ha yakın olduğundan tahripedici etkisi öbür- lerine göre daha > üksek olmuştur. Bu şiddet- te bir deprem.Japonya'da u\ gulanan bina ta- sanm ve vapım teknolojisi ile denetim siste- mi sayesinde nispeten ucuz atlatılnııştır." Ürgüplü, Japonya'da üç bini aşkın kişinin ölümü, yaklaşık 900 kişinin kaybolması, 15 bin kişinin yaralanması ve çok büyük ölçü- de hasar ile sonuçlanan 7.2 şiddetindeki dep- remin Türkiye ve özelikle lstanbul için bir uyan kabul edılmesi gerektiğinı belırtti Ür- güplü. "Ülkemizi dünyanın başka bir bölge- sine taşıyamavacağımıza göre alacağımız ön- lemleıie depremleıie beraber >aşamayı ög- renmeliyiz" dedi. Ürgüplü, önümüzdeki yıllarda 7 ile 7.5 şiddetleri arasında büyük bir depremin bek- lendiğini de belirten Ürgüplü, lstanbul ve çevresinde yapılann çok küçük bir yüzdesi- nin depreme dayanıklı yapı özelliği taşıdığı- nı, hemen hemen tamamına yakınının bili- mın. mühendisliğin ve yapı sanatının dış- landığı kaçak yapılardan oluştuğunu vurgu- layarak .şunlan söyledi: " Depremleri en az can ve mal kaybı ile at- latmak olasıdır. Bunun da en önemli kuralı depreme dayanıklı yapı tasaıiamak, inşa et- mek ve her iki aşamada da etkin bir denetim mekanizması kurmaktır. Özellikle yerel yö- netimlerin depreme dayanıklı yapı tasannu- na önem vermeleri gerekir." Türkiye'de deprem riskinin dağılımtnı gösteren 1967 tarihli Deprem Haritası ile 1974 yılında çıkanlan Deprem Yönetmeli- ği'nin yenilenmesine yönelik çalışmalann sürdürüldüğünü,lstanbul ve çevresinin bi- rinci derecede riskli kuşağa alınacağını kay- deden Ürgüplü, "Aslında bizim sorunumuz yönetmelik çıkarmak sorunu değil, v önetme- likleri uygulamak ve denetlemek sorunu. Bu konuda gereken duyaruoğın gösterilmesi ge- rekryor"dedi. Toplantının bitiminde basın mensuplan- nın sorulannı yanıtlayan Mustafa Ürgüplü bir soru üzerine, "Deprem sırasında Ayasof- ya'da olmak isterdim. Çünkü yüzyıliardır bütün şiddetli depremlere dayamkblık gös- termiş" yanıtını verdi. ,' L.E$M6 OYKUSU j . , sı gereken bölgeleri kapsıyorlar. Tarihsel Yanmada adı da verilen "Suriçj" bölgesinin bu iki ilçe- sinde, 1964 onaylı bir imar pla- nıyla yaklaşık 28 yıl süren "yık- yap-sat" sistemi egemen oldu. Bölgedeki >Tİzlerce eski ve tari- hı bina durmadan yıkılıp, yerine sözde "modern" (!) apartmanlar inşa edilırken, mahalle aralann- daki hemen her boş alana da yi- ne binalar yapıldı. Böylece Istan- bul'un 2700 yıllık geçmişini, ya- ni Roma, Bizans ve Osmanlı dö- nemlerinin anıtsal ve kültürel bi- rikimini taşıyan bu önemli böl- gede bir yandan "kentin tarihi" tahrip edilirken, öbür yandan hem kentsel görünrü çarpıklaştı hem de yapı yoğunluğu olağa- nüstü arttınldı. Süaşık kent Benzer şekı Ide 1992 'de yürür- lüğe giren ve geçen günlerde yar- gı karanyla durdurulan 1'5000 ölçekli son planda da yine yapı yoğunluğunun azaltılması sağla- namadı. Sonuçta tarihi yanma- da, hemen her metrekaresı bina- larla doldurulan bir "sıkışık kent" niteliğiyle hava kirliliğin- de de Istanbul'un en sorunlu semtleri arasına girmiş oldu. Göztepe'ye de aynı gözle ba- kıldığında, Anadolu yakasının bu "gözdesemtinin" hava kirlen- mesiyle tanışmasında yine yo- ğun ve yüksek yapılaşmanın be- lirleyici olduğu hemen anlaşıla- bilir. Benzer şekilde hava kirlen- mesindeki diğer şampiyonlardan Bakırköy'de de hemen her imar adasında vaktiyle var olan bah- çeli ev düzeni, yerini hızla apart- manlaşmaya bırakıyor. "Sıkışık düzen' kentieşme Hava kirlenmesinde öncülüğü üstlenen yeni kentleşme yörele- rinden Gaziosmanpaşa, Bayram- paşa ve Zeytinburnu ise bu ortak özelliklerini yine bir başka "or- taknitelikleriyle"elde ettiler. Her üç bölge de yakın yıllara dek as- lında "gecekondu" semtleriydi- ler. 1983 ve 1984'teyürürlüğe gi- ren "imar aflan". salt bu gece- kondulan yasallaştırmakla kal- madı, aynı anda "Islah tmar Pla- nı" denen kentsel cinayet planla- nyla bu gecekondulann "apart- manlara dönüşmesini"sağladı. Bu büyük yağma, belkı on bin- lerce kaçak yapı sahibini ve yüz- lerce yapsatçıyı üçer beşer daire sahibi yaparak zengın etti; ama bu bölgeler, artık trilyon harcan- sa zortemizlenecek bir kirlenme ve çarpık kentleşme baskısı al- tında yaşıyorlar. Kirtilik çok yönlü Istanbul'da hava kirliliğinin en yoğun yörelerindekı bu kısa göz- lem bile açıkça göstenyor ki te- mel sorun "havayı ve kenti birlik- te kirleten" ve kökeninde hep "daha fazla rant" beklentisi ya- tan yoğun imar haklandır. Bu haklar bir yandan "vatan- daşın çıkan" adına hesapsız ve bilim dışı yöntemlerle hemen her dönemde dağıtılırken. öbür yan- dan yine aslında aynı vatandaşın ve tüm kent halkının sağlığını tehdit edecek sonuçlan yaratıyor. Jşte, böylesi bir süreçte Başba- kan'ın Istanbul'a gelip tüm bu sorunlann "temel nedenleri"ara- sında ön sırada bulunan kaçak ve plansız yapılaşmaya "gecekon- du ziyaretiyle" bir kez daha yeşil ışık yakması, son zamanlann yi- ne en talihsiz davranışlanndan birisini oluşturdu. Sanyer'deki o gecekonduda belki gerçekten yoksul vatandaş- lanmız bannıyor; ama Istanbul'u artık "yutma" düzeyine ulaşan kaçak yapılaşma, genelde bann- ma amacını değil, "yağma" amacını taşıyor. Bunu gözardı eden politikalann ise kentin ha- vasını temizlemek bir yana, ken- di suçlannı bile temizlemeleri ar- tık mümkün görünmüyor...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog