Bugünden 1930'a 5,447,291 adet makale



Katalog


«
»

V^A.—,-*.^a-j* v SAYFA CUMHUBİYET 20 OCAK 1995 CUMA OLAYLAR VE GORUŞLER Eski bir dostla söyleşi MELİH CE VDET ANDAY D un oğle>e doğru Be- voğlu'dakı berberım- den çıkmış, Taksim'e doğru yuru>ordum. bı- rı arkamdan vetışıp ko- lumu tuttu Baktım Gam Gırgın - Nereye bovle7 dıye sordu - Eve. dedım - Kadıkoy'e mı1 - Evet Eskı dostum. - Canım bu saatte eve gıdılır mı. de- dı Gel de bombasız bır yer bulup otu- ralım. oğle rakısı ıçer, soyleşınz Gen donduk Balık Pazan'na doğru gıdıyoruz Ganı Gırgın - Yıllar önce bır gun, dıye anlatma- ya başladı Rahmetlı Sabahattin Eyu- boğJu'nunevıneuğramıştım Guzelbır yazakşamı Baktım, BednRahmi Eyu- boğluda orada Sabahattin bahçedera- kı sofrasını kurdu Fakat sadece ıkı ka- deh getırmıştı. "Hani Bedri'nin kade- hi?" dıve sordum Sabahattin, "Doktor ona içkivi vasakladı" dedı "Neden?" dıye sordum. "Çünkü sabahtan başb- yordu jçmeje" dedı Yanımda boynu bukuk oturan Bedrı Rahmı'ye don- dum "Övle mi?" dıye sordum Bılır- sın, Bedrı herkesle "Reis" dıye konu- şurdu. "Reis" dedı bana "sen cigaraiç- mek için akşamı bekler misin?'" - Ganı, dedım, oğle vaktı olduğuna gore doktor bızı yasaklamaz - Ha şoyle, dedı Balık Pazarı'ndan aşağı ındık, Cum- hunvet lokantasına gırdık. >ukarı kata çıktık Çok severım bu lokantayı. bır zamanlar beş altı arkadaş her çarşam- ba burada buluşurduk Alı Bey ıçkımızı. mezelenınızı ge- tırdı Neşelı bır gunuydu Ganı'nın - Jnsan bazı sozlen zamanla anlı>or. dıye başladı konuşmaya - Orneğın' dıye sordum - Orneğın "Biriik beraberiik" sözü Başbakan'ın sık sık kullandığı bu so- zun ne demeğej>eldığını bır turlu çıka- ramıyordum Once şundan kı. "bir- lik"ve "berabertfk" sozcuklen aynı an- lamdadır Sonra hıçbır demokratık ul- kede bır başbakan çıkıp da halktan bır- lık olunmasını ıstemez, ısteyemez Çünku demokrası ıle yonetılen ulkeler- de bırlık olma değıl, a>n duşunceler- de bulunmaktır dogal olan - Pekı o sozun ne deıneye geldığım artık anladın mı' - b\et - Ne ımış' - Meğer çok basıtmış bırader Baş- bakanımız şunu söykıyor ustü kapalı olarak Benımbds,arıyaermem ıçın sı- zın aç kalmanız gerekıvor bcnımlc bır- lık beraberlık ıçındc olun' - Pekı dina durum buncü oz\erıyı gerektırıyorsa. yureklı bır devlet add- mı neden sövlemcsın bunu' - Dostum, "halk" demek "voneti- len" demektır, yonetılen hıçbır \erde. hıçbır zaman >onetımden sorumlu de- ğıldır kı, yanlışlanndan oturu eezaya çarpılsın' Sonra da bugun aç kalması- na karşılık yarın ferahla>acağına benı kım. nasıl ınandırabılır' Hanı anlatır- lar tek partı günunde Başbakan Sara- coğlu, bılmem Sıvas'a gıtmış de. hal- kın derdını dınleyecek. halkı Halke- \ı nde toplamışlar, başbakan "Derdi- niz >ar mı?" dıye sorrnuş, arka sıralar- dan "Açız, açız" dı>e bağırılıncj baş- bakdnkızmış bunugoren\alı "Be\e- fendi bunlareski açlar, üzülmevin!" de- mış Insan sabırsız bıryaratık olduğun- dan "*>ann" sozunden vakın bır gele- ceğı anlamak eğılımındedır Gorebıle- ceğı omnınun ıçındekı birgün Ama ")ann"ın dıvclım yü7>ıl sonra getece- ğini ona soylersek butun uınudu yıtcr Bırader. babamın /dmanmdd dd boyle soyluyorldnnıs. Şunu da unutmamak gerekır kı halk- tanozverııstendığıdonemlerde, bolluk ıçınde yaşavdn, hıçbır ozvcrı ılc yu- kumlu tutulınayan ayncdlıklı bırzum- re hep olagclmıştır Bızse hep cskı aç- larız Durdurdum Gdnı Gırgın'ı, - Yahu. dedım senı dınlemcsınc dın- leveyım dc, musjddc et, rdkımızı da ıçelım Eskı dostum. - Elbctte, elbette. dedı, ıçelım Dıktı kadchını. yeıneğı unutmuşgı- bıvdı - Yırmı dorduncu maddeye ne der- sın' dıye sordu - Anayasa mı' -E\et ANAPıleRP.ana>asanın24 maddesındekı 'devletindinselesaslara davandınlamavacağT ılkesının kaldı- rılınası konusundd uzlaştı Ne demek- tır bu' - Şerıatdevletının kurulmasına kapı açmak demek - Ama bız bır vandan "LaikiA laik kalacağız" dıye bar bar bağırıyoruz -GazetelerRP'nınyukselışındensık sık soz edıyorlar Yenı sevımlerdc bu partı çoğunlugu elde ederse kendı ba- •>ınd degıştırmez mı bu maddeyı' - Değıştırebıhr, değıs.tıremez, o baş- kd konu RP'nın ışını kolaylaştırmak ANAP'a mı duştü'' Ganı Gırgın rakısını, bu kez ağır ağır ıçtı, derın duşuncelere ddlmış gı- bıydı Bır sessızlıkten sonra. - Ama ı>ı olur dedı - Nedır tyı olan' - Şcrıat dcvletı kurulursa . - Şeridt devletı kurulursa' - Şenatlar artık şuraya buraya bom- ba koymaktan vazgeçerler Ben, - Ama sen de buraya zor gelırsın, de- dım Ganı Gırgın kahkahayı patlattı - Içkmiı evde ıçerım. dedı - Pekı e\ınde bale seyredebılır mı- sın' Cumhunyeften çıktık, Balık Paza- rı'ndan yukarı doğru ağır ağır yuruyo- ruz Ganı Gırgın kendı kendıne konu- surgıbı - Yoksa bu halk uygar yas,dmayı ıs- temıyor mu' dedı "Birlikveberaber- lik içinde" dıye dıye buralara geldık ARADABIR M.NACI llNYERHukukçu-Yazar Korsan Yayınlar ve Yasalar Fıkır ve Sanat Eserlen Yasası'nda değışıklık tasansının Meclıs Adalet Komısyonu'nda goruşulduğunu, büyuk bır sorun olan "korsan yayıncılık"a hapıs yerıne para cezası ongorduğunu basından ogrendık Bu goruşun Meclıs'te de benımsenıp kabul edılmesı halınde "korsan yayıncılık"\n kurumlaşacağını, sonuçta yazarlara, sanatçılara vegerçek yayıncılara yazık olacağını şımdıden duyurmayı gorev sa- yıyorum llgılıler, para cezasıyla yetınmeyı onlemek ıçın uğraşmalıdır 1952 yılında yururluğe gırmış "Fıkır ve Sanat Eserlen Kanunu" 1983 yılında kımı değışıklıklere uğramıştı Yasa- nın genel amacı, eser sahıplennın haklannı korumaya yo- nelık Yasada, eser sahıplennın haklan, "Manevı haklan ve Malı Haklar" olmak uzere ıkı ana başlık altında ele alınıyor Bır eserı topluma sunma, esere adını koyma, eserde de- ğışıklık yapılmasını onlemek gıbı haklar eser sahıbının ma- nevı hakları olarak kabul edılmış Eserden yararlanmayı ve ışleme yoluyla yararlanma hakkını, yayma hakkı ıle temsıl hakkını, radyo ve televızyonla yayım hakkını da malı hak- lar olarak tanımlamış Yasa, manevı ve malı haklara saldın halınde eser sahı- bıne saldırgan aleyhıne hukuk ve ceza davası açma hak- kı tanımış Saldın halınde açılacak hukuk davalan "Saldı- nnın onlenmesı" ve "Ödence davalan"d\t Eser sahıbı dı- lerse saldırgan aleyhıne ceza davası da açabılır Çunku ya- sa bır eserı, eser sahıbının ıznı olmadan topluma sunma- yı ya da yayımlamayı ve ad koymayı suç saymıştır Bunun ıçın bır aydan 3 aya kadar hapıs, otuz bın lıradan başla- yan ağır para cezası ongorulmuş (m 71) Yasada bu tur eylemler manevı haklara saldın olarak kabul edılmış Ya- sa ayrıca hak sahıbının ıznı olmaksızın, bır esen ışlemeyı, çoğaltmayı ve çoğaltılmış nushaları satışa sunmayı da suç saymış Bu tur eylemler ıçın de aynı yaptınmı ongormuş (m 72) Yasa bueylemlen malı haklara saldın saymış Bun- lann dışında yasaya aykın olarak çoğaltıldığını bıldığı ve bıl- mesı gerektığı bır esenn nushalannı satışa çıkaranlar ve- ya genel yerlerde temsıl edenler ve kazanç sağlamak ama- cıyla yarariananlar ıçın deyaptırımlar ongorulmektedır Ya- sa bu gıbı eylemlere bır aydan uç yıla kadar hapıs ve ellı bın lıradan başlayan ağır para cezası venleceğı kuralını ge- tıtmış (m 73) Yasaya gore bu suçlann kovuşturulması şıkâyet koşu- luna bağlanmış (m 75) Yanı savcılar bu suçlan zarar go- renın şıkâyetı olmadan kendılıklennden kovuşturamamak- ta ve kolluk gorevlılerı de bu suçlara doğrudan el koyama- maktadır Yasada suçlular ıçın ongorulen cezalann alt sınınnın bır ay olması ve bu sureyı aşmayan hapıs cezalannın "647Sa- yılı Cezalann Infazı Hakkındakı Kanun" gereğınce paraya çevnlmesının zorunlu bulunması nedenıyle, cezalar suç- lan onlemede etkılı olmamaktadır Değışıklık tasansının bu etkısızlığı ne derece ortadan kaldıracağını merakla beklı- yoruz Suçlular aleyhıne hukuk mahkemelenne açılan davalar da bugunun koşullarında kısa surede sonuçlanmamakta- dır Işte tum bu olgular suçlulan yureklendırmekte ve kor- san yayınlann, kasetlenn ve sahte tabloların sayısı gun geçtıkçe artmaktadır Oncelıkle "Fıkır ve Sanat Eserlen Kanunu"nun bu suç- lann kovuşturulmasını şıkâyet koşuluna bağlayan 75 mad- desı yururlukten kaldınlıp, boylece savcılara ve kolluğa "suça kendılıklennden el koyabılme o/anaö'"sağlanmalı- dır Bunun dışında yasada bu suçlar ıçın ongorulen hapıs cezalan bellı olçulerde arttırılarak etkın hale getınlmelıdır Ulkemızde yazarlann, sanatçılann ve gerçek yayıncıla- nn hukukunun korunması ve buyuk rakamlara ulaşan ver- gısız haksız kazançlann onlenmesı açısından bu tur yasal duzenlemelerın değışıklık tasarıstyla gerçekleşeceğıne ınanmak ıstıyoruz. AFİŞ YARIŞMASI İLAN METNİ 1- Içışlen Bakanlığı, Emnıyet Genel Müdurlüğu'nce küçukler ve suruculer ıçın trafık egıtımıne yonelık, trafık kazalarının onlenmesını ve trafık kurallarını oğretmeyı amaçlayan nıtelıkte 3 ayn konuda afış yanşması duzenlenmıştır Yanşma tum amator ve profesyonel sanatçılara açıktır 2- Yanşma sonucunda her konu ıçın venlecek öduller, 1 Odul 30 000 000 TL 2 Odul 20 000 000 TL. 3. Odul 10 000 000 TL. 3 adet mansıyon 5 000 000 TL 3- Yanşma koşullannı belırleyen şartname merkezde, Emnıyet Genel Müdurluğu Trafık Daıresı Başkanlığı'ndan, ıllerde ıse. Il Emnıyet Mudurluklennden sağlanabılır 4- Yarışmaya katılacak sanatçılar «serlerını sıyah- beyaz ya da en fazla 4 renklı olarak 50x70 cm ebadında hazırlayabılırler 5- Yanşmaya katılacak eserler 13 02 1995 gunu saat 17 00'ye kadar Emnıyet Genel Mudürluğu Trafık Daıresı Başkanlığı Ilkadım Caddesı Dıkmen/Ankara adresıne elden teslım edılecektır Hukukumuzda 'irtica!' Ceza yasaları dahıl. pek çok yasayı hıçe sayan kaçak yapılaşma olgusu sadece kamu duzenını bozmakla kalmıyor, kayıt dışı ekonomıye de yol açan muazzam rantlar getınyor M. TULÛİ SÖNMEZ Hukııkçu, MSÜÖğretım Görevlısı U lusumuzun sıyasal kulturel. bılırnsel yaşamını dennden etkıle>en ve gıttıkçe ıvme kazanan gencılık (ırtıca) ha- reketlennın hukuksal alanda da. hukukun gozunu çıkara- cak bır duzeysızlıge vol açmakta oldugunu gormemek olası mı 1 ' Bız burada bu olayın tanhscl gelışımını de- ğıl de 12 Eylul 1980 antı Kemalıst gencı as- ken darbesı \eonu ızleven ıktıdarlann hukuk dunyamıza sokujturduğu pek çok yasadan sa- dece bır tekını ornek alarak gonışlenmızı açıkiamaya çalışacagız Bu yasa, 8 Mart 1980 gunlû, halk arasında gecekondu afFı vasası olarak bılınen "Imarve Gecekondu Mevzuatına Avkın \apılara ly- gulanacak Bazı lşlemler- Hakkında" adlı ya- !>adır ve adından da açıkca anlaşıldığı gıbı yu- rurluktekı kanunlara aykın olan eylemlı bır durumu yasallaştırmak amacına yönelıktır Bu dogru mudur 9 Hukuka baglılık bu mu- dur 9 Objektıf haklar ve ılkelergozonunde tu- tulacak oiursa sadece bir kesim bireye çıkar- bu-sağlayan bu eylemlen afFetmek değıl, bun- lann dev let otontesınce çok daha ağır yaptı- nmlara bağlanması kamu duzenıne ve kamu yaranna daha uygun olmaz mıydı' 7 Hele gu- numuzde yıne ısrarla bu belanın ustune vu- rumek 9 Şımdı gelelım bu yasanın kapsam ve ama- cına Yasanın 1 ve 2 maddelennden anlaşıl- dığı uzere bu kanunun amacı "İmar ve gece- kondu yasalanna aykın olarak inşa edilen v»- pdara uvgulanacak işlemkrdir_*" İmar ve gecekondu vasalan, esaslan ıtıba- nyla ıdan hukuk ıçınde ver alan yasalardır, ama ıçenklen bakımından mımarlık ve şe- hırcılık gıbı tamamen teknık esaslan kapsar- lar 2981 sayılı yasanın da bu bakımdan ka- çak, yasadışı bınalann mımarlık ve şehırcılık kurallanna ve ımarplanlanyla saglanan imar duzenıne uygun duruma getınlmesını sağla- ma>>ı, eğer bu olanaksız ıse duzenı bozan ya- pılann ortadan kaldınlmasını gerçekleştıren teknık ağırlıklı bıryasa olması gerekmez mıy- dı' Hayır 1 Bu 2981 sayılı yasa (kendı boyunu aşarak) taşınmaz mulkıyeti hukukı kurumu- nun esaslanna değınerek, medenı kanunumu- zun \e otekı ılgılı yasalann bu esaslara baglı ılkelennı bertaraf eden, özellıkle kamu ara- zılen uzennde kaçak yapılaşmalara cevap ve- ren ve ustelık bunlara (sankı odullendıımek kabılınden) mülkıyet hakkı tanıyarak tapu ve- ren kurallan yasal alana sokuşturmuş bulun- maktadır Soz konusu yasanın 10 maddesı uzennde duralım Bu maddeve gore "a) Bu kanun hükümlerine göre, Hazine. beledhe. il ozel idarelenne ah \a da \akıflar Genel Mudurtuğü'nun ıdare ettiğı arsa ve ara- ziler uzennde, geceknndu sahiplennce vapıl- mış vapılan. bak sahibıne lahsıs olunur. Ta- pu tahsıs belgesi ıslah imar planıveva kadast- ro planlan vapıldıktan sonra hak sahıpJerinc verilecek tapuva csas olur... Ancak ıslah imar pianıveya kadastroplanlan ilebeurlenen alan- larda tapu tahsis belgesi verine hak sahıpleri- ne doğrudan tapulan venlebılır b) Lzerinde imar mevzuatına aykın olarak toplu bınalar ınşa edılmiij hısselı veva ozel parselasyona dayalı arsa >e>a arazilerde hak sahipleri adbnnatescıl ediİir." Şımdı bır an duşunelım böyle belırsız de- yımlerle (ıbarelerle). mulkıyetle ılgılı obur vasalann hukumlenyle bağdaşmavan adeta onlara paradoksal hükümler ıçeren bır yasa maddesının gerekçesı ne olabılır' Eğer salt bır gecekondu sorununun çozu- mu ıçın bu yasa yururluğe konmuş olsaydı çaresız vatandaşlanmızın, yaşamsal sorunla- nnı çozumleyecek boyle bır yasava şapka çı- kanrdik Ancak burada durum çok farklıdır Soz ko- nusu olan ıkı goz masum btr gecekondu ev- cıgı değıl ulkemızın butun büyuk kentlennı ışgal altına alan v uzbınlerce çok katlı bınalar, ışhanlan vb vasadışı vapılardır Ceza yasalan dahıl. pek çok va^av ı hıçe sa- yan bu kaçak yapılaşma olgusu sadece kamu duzenını bozmakla kalmıyor kayıtdışı ekono- mıye de yol açan muazzam rantlar getınyor, devletın v e obur kamu vonetımlennın malvar- lığında astronomık kayıplara mal olu>or Her şevden once hukuksal nedensellıkba- ğını (ıllıyet rabıtasını) kuramadığımız hu- kuksal zorunluluğunu bır turlu anlayamadı- ğımız bır hususun ustunde ciuralım Muhık (haklı) bır nedenle tapu sıcılındeıster ozel. ıs- ter bır kamu yonetımı adına kavıtlı bır taşın- maz, nıçın haksız bır bıçımde onu gasp eden adına devredılerek tapuva tescıledılıyor' Ta- şınmaz mulkıvetı ve onun ıntıkalı hukuken geçerlı nedenleredavanır 2981 sa>ılı vasanın bu 10 maddesınde ıse bov le bır 'hukuki illf- yet' bağı gorememektevız Bır taşınmazın haksız bır bıçımde ele ge- çınlmesıne dav anarak > apılan bır tapu ıntıka- lı ışlemının de hukuken geçerlı olmavacağı pek açık değıl mıdır' Yıne soz konusu madde şehırcılık bılımı (urbanızm) açısından imar planlanna (esas- lan ve teknığı bakımından da) aykın kurallar- la dolu sakat bır maddedır Nedır bu "ıslah imar planı." Nedır bu ka- dastro planlan ' Hele hele uzennde imar mev - zuatına aykın toplu bınalar ınşa edılmış özel parselasyona dayalı pianlar? Butun bunlar şe- hırcılık bılımıne bır saygısızlıktan ve imar du- zenını sulandırarak onu altust etmekten baş- ka nedır kı' İmar pianlan ve onlann dayana- ğı olan "çevre diizcni planlan" ve onlann da ustunde "imarbolgeplanlan" şehırcılık bılı- mıne dayalı "kaidc-tasarruP (kural - ışlem) turunden, bır tuzuk gıbı hukuksal kurallar (normlar) koyan. kamunun ve bıreylenn hak- lannı (mulkıvet haklan dahıl) etkıfeyen yasal belgelerdır 10 maddede ıse yukarıda sıraladığımız planlamabıçımlen, ımarplanlama ılkeiennın ve teknığının tamamen dışında ve hukuksal- lık esasını bozan belgelerdır Işte bu hukuksal fenomen hukuksal kurum- lann ve onlardan en muhkem bın olan "ta- şınmaz mulkheri" kurumunun vasama vo- lu>la nasıl hukuksal karaktenstıklennden uzaklaştınldığının ve bu "muessesenin" na- sıl hukuk dışına ıtıldığının açık bır sahnele- nışıdır Sadece bu bır tek yasalama örneğı, son do- nem ıktıdarlanvla sosvo-pohtık vaşamımız uzenne çoreklenen irtkanın (gencılığın) hu- kuksal alandakı açık belırtılennı ortaya kov- ma>a yeterlı değıl mıdır' TARTIŞMA 'Susturulanlar'ın yaktığı ışık! U ğur Mumcu'nun katlının 2 \ ılına geldık Halâ suçlular vakalanamadı Daha once katledılenlenn katıllen de ovle Bınlen laık \e demokratık Turkıve Cumhunyetı'nı vıkmayı, Turk msanını aydmlık çağa ulaştıran Anadolu Turk devrımını ortadan kaldırmavı kendılerıne hak ve gorev savıyoTİar Karşı çıkanlan bırer bırer katlederek susturuvorlar Ulkemız ınsanının buvuk çounluğu ıse cenaze torenlerınde gosterdığı tepkı ıle onlara karşı koyma gorevını venne getırmış savıyor, bununla vetınıyor Bır anlamda susuvor Yenı bır cenaze beklenıvor Işte venı cenaze "Onat Kudar." L Ikemızın avdınlık çağa gıdiı> >olunda yanan bır ı^ık Onu da sondurdüler Onu da susturdular Gun ulkemızı karanlık bır geleceğe suruklenmek ısteyenlere karşı çıkma gunüdür Gun toplumumuzun susan ve sinen değıl düşunen konuşan. katılımcı ve etkın bır toplum olma butunleşme gunudur Susturulanlardan olmamak susturanlara karşı çıkmak ıçın, aydmlık çağa gıden yolda sureklı vana bırer ışık olmak ıçın \tarurk"un bıze emanet ettiğı ulkemıze ve devletımıze sahıp çıkmak sahıp oldugumuz değerlen korumak ıçın Onat Kutlar'ı ve Lğur Mumcu'yu anmak üzere duzenledığımız forumda bulusalım Artık susmayalım 23 Ocak 1995 Pazartesı saat 19 30-22 00 arası Bevoğlu Ses Tıvatrosu'nda Hıçbır guç susturulanların yaktığı ışığı sonduremeyecektır AtatürkVakfi Yönetim Kurulu Bendeki Yılmaz Güney Ç ok değerlı bır ınsanınozven dolu eşının, olumden sonrakı yanhşlar uzenne gıtmek, yanhşanlama \e anlatmalara karşı duzeltı yazısı yazmak zorunda bırakılışı bende de bır burukluk yaratmıştı (Cumhurıyet 20-21- 22 Ekım 1994 "Y ılmaz Gune> GerçegU") Anılar, anmalar, yazılar. vakıf çalışmalan Sa>ın Fatoş Güney'ı candan kutluvorum \'e kendısıne aşağıdakı bırkaç kuçuk anımı Yılmaz Güney somurusune katılmaksızın armağan edıyorum Yıl 1967-1968'ler Aydınlar kentı dedıgım Nığde'de cumhunyet savcısı olarak gdrevdeydım Orada da bırçok dıl, kultur, sanat etkmlığı ıçıne gırmıştım, duzenledığımız ve bınnı kıtaplaştırdığım açıkoturumlann yonetıcısıydım Işte o donemlerde bır gun, şımdı sanıyorum sav unmanlık yapan stajyerler Tulın ve Zehra arkadaşlann bulunduğu bır oturumda komiser>ardımcısı görevlısı Sefa MırttaT(Daha sonra stajyenmız olmuştu), Yılmaz Guney ve fılmlennden sozaçıldığında • 4 Bırakın.« onunla karşılaşsam. dinlemem oldürurum...' 1 dıye belkı ıdeolojık hıncını bellı etmıştı Yazgı mı çok kotu bır rastlantı mı neyse her ıkı kışı açısından buyuk uzuntu yaratan ışte acı bır olay Sınemamızın buyuk sanatçısı Yılmaz Guney'ın, kuşkusuz hıç de ıstemedığı halde kurşunlarına hedef olan o genç adam. Yumurtalık \argıcı Sefa Mutlu'ydu Yıl 1978 Gorev yenm Kocaelı Bır gun, yıllanndostu zamanın Ceza ve tevkıfevlen Genel Muduru Veli Devecioğlugelmış, ısteğı uzerıne bırlıkte cezaevıne gıtmıştık Toplantıda hukumlulertemsılcısı olarak Yılmaz Guney de bulunuyordu Bır ara dışan çıkttğımızda bana yaklaşmış soluk bır yuzle ve gulumseyerek "Antolojinizi okudum, kutlanm_.n demıştı Sozunu ettiğı, 1977çıkışlı "Denemeler Denemeciler Antolojisi"*>dı Içtenlıkle teşekkuretmış kendısı ıçın bır ıkr ı> ı soz de ben soylemı^tım Adalet Bakanı'nın IVIehmet Can olduğu sırada adı anılmaya değmez karşı goruşlu "temsilci" >anımızdaydı ve Guney'le çektırdığımız boy boy fotoğraflan ertesı gun Kocaelı gazetesınde yayımlatmıştı Ikı >ıl sonra Kadıkoy Bulunduğum odaya polıs eşlığınde gıren bır Yılmaz Guney Uğraşdaşım Ragıp var Onca ıstememe karşın Guney oturmamıştı, tanışıklığı bellı de etmemıştı Bulunduğu Isparta Cezaevı'nden ızınlı çıkmış, donuşu bır gun gecıktırmış Infaz savcısı nobetçı savcı ımza etmeyınce aklına ben gelmışım Imzalayışımdan uç gun sonra onun yurtdışına kaçtığını gazetelerden okumuştum Emeklılık sonrası Imralı dınlence yenndeyken 4 nolu "Yılmaz Güney Evi T! nı goımuş ve fotoğrafını çekmıştım A>nca onun orada bır gun kıyıda arkadaşlan ıçın balık avlamak ısterken yaylım ateşıne tutulduğunu, toprak urunlennı hep hukumlulerle paylaştıgını oğrenmıştım (Bu anı ve saptamalardan kımılen Hasan Kıyafetdostumuzun "Mahpus Yılmaz Güne> " adlı kıtabından alınmıştır ) Yılmaz Guney bır •*efsane"değıldır O Fatoş Gunev'ın tanımıyla "Içinde yoğrulduğu bir ortama, oradaki yuzlerce, binlerce isimsiz dostnn dunvasına, soğuk >e karanlık bir kapının arkasındaki bır dunvava, demiri ve betonu delerek ışık tutmak ısttvı'n. kadife kadar vumuşak. kuçuk bir çocuk kadar yufka yürekJi, berrak bir su gibi saf ve çocuksu»." bence sıra dışı, az rastlanır yetenek ve yetışkınlıkte bır sanat adamıdır "Annmalar" adlı gezı-gunluk anı anlatı kıtabımın daha "Yıl: 1976"bolumunde vurguladıgım gıbı yaşarken tek "Oscar adayı"mızdır Yılmaz Guney, uluslararası odullu fılmlenyle olduğunca, romanlan ve oykulenyle de >ıllar >ılı ornek alınacak, anılacaktır İsmet Kemal Karadayı PENCERE Parayla Çirkinlik... Lısenın ılk sınıfında, edebıyat kıtabımızın bırıncı yazısı Ahmet Haşim ındı Haşım yalnız şaır değıldı, duzyası ustasıydı Aradan bunca yıl geçtıkten sonra oğrencıyken bıze "nesır" or- neğı dıye okutulan yazı elıme geçtı, guncellığını yıtırme- dığını gordum Bırlıkte okuyalım • "Gerçı yangın bır felakettır, fakat Şehremanetının bazı muhım vazıfelennı eksenyyetle yangınlar gorduğu ıçın, Istanbul halkı hanumansuz alevlere karşı kendını mın- nettar addetse yen vardır Fatıh taraflarının, Hırkaışe- rıf'ın, Karagumruk'un eskı karanlık sokaklarını, kohne evlennı bılenler, yangınlardan sonra oralarda açılan ge~ nış ve havadar sahalar karşısında Fransızlann dedığı gı- bı felaketın bır ışe yaradığını gormuşlerdır Maamafih ıtıraf etmelı kı nıce husranlar ve gozyaşlan bahasına malolan bu hazın nımetten lazım olduğu gıbi ıstıfade etmesını bılmedık Yangın mıntıkasında açılan bulvarlann her ıkı tarafında peyderpey yapılmakta olan kuçuk, uslupsuz, nızamsız bınalar, berıkı çırkın Istan- bul"un ruşeymını teşkıl edıyor Mımarı eserler, fazla çırkınlığe, fazla garabete mute- hammıl değıldır Gulunç resım levhasına bakmamak, fe- na bır şım veya ahenksız bır musıkıyı dınlememek sure- tıyle bunların muzur tesırlennden ruhumuzu vıkaye ede- bılınz, fakat fena mımarı esennden sakınmak kolay bır ış değıldır Acız bır muhayyıle, fakır bır ruh, yol ortasına dıkılmış taştan koca bır şekle ınkılâb edınce, butun şehnn ma- nevı sıhhatını nesıllerce bozmak kudretınde bır tehlıke olur Son senelenn ağlanacak sahte mımansı yuzunden değıldır mıdır kı ruhumuzun bedıı kabılıyetıne delıl ara- mak ıçın eslafın asanna başvurmaktan başka çare bula- mıyoruz " (Hanumansuz Ev bark yakan Ruşeym Embnyon Vı- kaye Koruma Inkılâp etmek Donuşmek Bedıı kabılı- yet Estetık yetenek Eslafın asan Eskı kuşaklann eser- len) Ahmet Haşım bu yazıyı kaç yıllarında yazmış olabılır? Şaırımız gozlerını hayata 1933'te kapadığına gore sız kestırıni lstanbul'da ahşap evlerın yangınlarla kul oldu- ğu yerierıne taştan, betondan, tuğladan yapılann otur- tulduğu yıllar epey uzun surdu Ancak bu ışte bır tuhaflık var Osmanlı'nın son, Cumhurıyet'ın ılk donemlennde ure- tılen mımarlık yapıları, bugun Istanbul'un en guzel go- runtulennı sergılıyorlar Ahmet Haşım gozlerını açsa, bu- gunku Istanbul'u gezıp gorse, yazdığı yazıyı yazıp yaza- cağına bın pışman olup yenıden kaleme sanlır mıydı?. 20'ncı yuzyılın ılk otuz yılında Istanbul'un nufusu 500 ıle 700 bın arasında dalgalandı, bugun kımıne gore 10 mılyon, kımıne gore 12 ya da 13! Kımısı de: - Ohooo. dıyor, en aşağı 15 var!. Metropolun ortasında avuç ıçı kadar kalan 700 bınlık eskı Istanbul'u çıkarın, gerıye beş on gokdelen dışında beton yığınlarla "aparkondu "lar kalıyor Gecekonduları bır yana bırakalım; ama, aparkondu'la- rın çırkınlığıyle hangı yapı turu yanşabılır? Beton rengı, kasvetlı, çarpık çurpuk, çırkınlık anıtlan, kentın en aşağı sekız on mılyonluk kesımınde egemenleşıyor • Ne demelı? Ne yapmah 7 Ahmet Haşım'ın söyledığmı yıneleyelım mı "Son senelenn sahte mımansı yuzunden değıl mıdır kı, ruhumuzun bedıı kabılıyetıne delıl aramak ıçın eslafın asanna başvurmaktan başka çare yok " Turkçede "çırkınlık parayla değıl" dıye bır atasozu vardır, ama değıştı Artık çırkınlık parayla ÎLAN MARMARABÎRLİK MARMARA ZEYTİN TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ BtRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ANKARA, ISTANBUL, İZMİR, AĞRI, AMASYA. ARTVÎN, AYDIN, BÎNGÖL, BÎTLİS, BURDUR, BURSA, BOLU, ÇANAKKALE, ELAZIĞ, ERZURUM, ESKÎŞEHİR. GAZtANTER GUMUŞHANE, HAKKARÎ, KONYA, KARS, KASTAMONU, KAYSERt, KIRKLARELİ. KIRŞEHÎR, MALATYA. MANİSA, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHlR, NİĞDE, SİNOP, TRAB- ZON, URFA, BAYBURT, BARTIN, KARA- MAN, ŞIRNAK, ARDAHAN, IĞDIR, VAN, AKSARAY. îllerinde bayilikler verilecektir. Ilgilenen- lerin en geç 25.01.1995 tarıhi mesai bitimine kadar aşağıdaki adrese yazılı başvurulan nca olunur. ADRES: MARMARABİRLİK Inonu Caddesı tnegol Çarşısı Kat4 16231 ,. BURSA TEL: 0224 -220 50 71 (6 Hat) FAX: 0224 - 221 21 59 - 223 22 35 KEŞAN ASLİYE 1. HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EsasNo 1991/43 KararMo 1994/284 Davacılar Emın Uzan vs vekıllerı tarafından davalılar Ayşe Bayraktar vs aleyhlenne mahkememızde açılan tapu ıptalı ve tescıl davasında venlen karar gereğınce Dava konusu edilen Keşan ılçesı lspatcamı Mahallesı 81 ada, I parsel malıkı Sadık'ın 24/96 hıssesının ıptalı ıle bu hısseden 12 96 hıssesının Emın Uzan, 12'96 hıssesının Fahrı Engın adlarına tapuya kayıt ve tescılıne karar venl- mış, ancak karar davalılardan Ulkenur Bayraktar, Sıdıka Bayraktar. Munıre Bayraktar \e Ayşe Bayraktar'a teblığ edılemedığı yapılan zabıta tahkıkatında da adreslen bulu- namadığından ılan yoluyla teblığıne karar venldığınden, ış bu ılanın davalılar Ulkenur Bayraktar, Sıdıka Bayraktar, Munıre Bayraktar ve Ayşe Bayraktar'a karar teblığı yenne geçerlı olmak uzere ılan olunup ılan tanhınden ıtıbaren 15 gun ıçensınde kararı temyız etmedıklennde karann kesın- leşeceğı ılan olunur 05 12 1994 Basın 2139
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog