Bugünden 1930'a 5,447,291 adet makale



Katalog


«
»

2C OCAK 1995 CUMA CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 Asıl zenginlik, aı-kadaş-clost Günümüzün hınzır, afacan çocuk yıldızı Macaulay Culkin'in son filmi sinemalarda: Richie Rich Gittikçe büyüyüp kartlaşan, Hollywood'un son dönemdeki en zengin ve tanınmış, 'cici beyaz' çocuk yıldızı Macaulay Culkin, iyice delıkanlılığa adım atmazdan önce ellerini çabuk tutan yapımcılann, fırsattan istıfade, son kez parsayı toplama girişımlerinin ürûnü "Richie Rfcn". Gitgide çocuksu imajını yitiren. "Home Alone-Evde Tek Başma"lann haşan ve şeytana papucunu ters gıydiren bu cın gıbı afacan stannın birbaşka filmi de vızyona çıkınışti geçen ay: "Babam ve Ben". Ders yılı aratatilı nedeniyle yine malum sömestr filmlerinin sökün ettiği bu sönük kış haftasının, fılmsızlıkten ötürü zorunlu olarak gıdip gördüğümüz, zamane masalı nıteliğındekı "Richie Rkrh", paranın satın alabıleceğı her şeye sahıp zengin bir çocugun öyküsü, adı üstünde. Çok büyük bir servetin tek vansi • olarak lüks ve ayncalıklarla dolu bir hayat süren, bir elı yağda bir eli baldakı, ama yaşıtı çocuklann arkadaşlığından yoksun Rıchie'mizın (Macaulay Culkin), aslında gerçek dostlara sahıp olmanın ve arkadaşlıgın asıl büyuk servet olduğunu vurgulayan masalını, popülerbir çocuk ve aıle filmınin bıldık klışelenyle sanp sarmalayarak, yer yer espnli, mızahi bir tonda anlatıyor. en son Jack Lemmon- Walther Matthaulu "Gnımpy OM Men-tld Hıımr Adam" güldürüsünü geçen yıl izledığimiz. deneyımlı yönetmen Donald Petrie. ABDde yaklaşık yanm yûzyıldır en çok popüler olan, bizde pek bilınmeyen bir çizgı roman kahramanının serüvenlerinden beyazperdeye uyarlanan "Richie Rfch'"de, aılesinın zengınliğıne göz dıkmış, kafayı göz kamaştıncı (!) aile kasasını ele geçırmeye takmış bir kötü adama (John Larroquette) karşı. feleğın çemberinden geçmiş uşagı (önce smokınli, sonradan punk kılığında, efendisi Richıe'ye hizmet eden Jonathan Hyde) ve beyzbol oyunu aracılığıyla tanışıp kaynaştığı, sevimli 'ortadirek' çocuklanndan oluşan arkadaşlannın yardımıyla mücadeleye gırişen küçük bilyoner kahramanımızın öyküsü, tabii kı mutlu bir sonla noktalanıyor. Amerikan çocuklannın düşlerini Süperman ya da Batman kadar süsleyen bir çizgı roman kahramanının daha sinemaya transfer edilmesinin sonucunda. YEDIRENK Hollywood"un çok renklı. ama sığ hayal gücünün standartlanyla kotanlmış bu eğlencelik filmin motoru, Shirley Temple'a dayanan çocuk yıldızlar olgusunun günümüzdeki son halkası olan. 'firiamalar' şahı Macaulay Culkin hazretleri kuşkusuz. "The Good Sohn- lyı Evlat"ta kötü bir çocugu oynadıktan sonra yeniden "Evde Tek Başuıa"lann 'sevimli hınzır vetet'lıgıne dönüş yapan küçük star da, üstüne düşeni yaparak herkesin ona çalıştığı filmi sürükluyor, zengin ve soylu Rıch rolünde. Beden eğitimi öğretmeni rolünde birkaç dakıkalıgına filmde boy göstererek sıradan tüm kadınlan aşağılık komplekslerine garkeden güzelliğıni sergileyen, dünyanın en çekıci manken-modeli Claudia Schiffer'in varlığıyla. bazı esprili I / Yönetmen: Donald Petrie / Senaryo: Tom S.Parker, Jim Jennewein / Kamera: Don Burgess / Müzik: Alan Silvestri / Oyuncular: Macaulay Culkin, John Larroquette, Edward Hermann. Jonathan Hyde, Christine Ebersole / 1994 ABD (WB) Beyoğlu Emek. Şişli Kent, Maslak Mövenpick, Etiler Akmerkez, Kadıköy Kadıköy, Çemberlitaş Şafak, Altunizade Capitol sinemalannda. sahnelenyle ve kımi hoş buluşlanyla yer yer ılgınç kılınmış "Richie Rfch"ın, böylesı bir çocuk fılmınden pek umulmayacak bir göndermeyi içeren finalıne değinmeden de geçmeyelim. Kötülenn cezasını bulduğu bu son, Alfred Hitcheock'un ünlü "North by Norttmest - Gfcdi Teşkilat" başyapıtının finalinı yineliyor aynen. saygıyla kanşık (Meraklısının bildığı gıbı, çok sevilmiş bazı ABD başkanlannın suratlannın devasa boyutlarda, kayalara oyularak işlendıgı Rushmore Dagı'nın tepesinde geçer, Hıtchcock ustanın, son derece sürükleyici, heyecan ve genlim klasigi. Cary Grantlı, unutulmaz. "North by Northwest"ınin finali). Ne Hakası var diyeceksiniz. alakası şu Kahramanımızı öldürülmekten kıl payı kurtulan ve sevimli, soylu, kültürlü yansıtılmış, zengin annesi- babasının da, tıpkı George VVashington'dan Abraham Lincoln'e kadar, üç-beş ünlü Amenkan başkanının anıtımsı, devasa suretlerinin oyularak resmedildiği Rushmore Dağı'ndaki gibi. üçlü aıle portresını, sarayı andıran evlerinın karşısındakı daga kazıtmalan... Eğlendirici, oyalayıcı olmaktan öteye bir önem ve anlam ıfade etmeyen "Richie Rich r , çizgı roman abartısını da içeren, beylik bir çocuk ve aıle masalı. Tipik bir sömestr filmı yanı. Hitchcocktaklidi, beşinci sınıf, gerilimGecenin Rengi (Color of Nigh) Yönetmen: Richard Rush / Senaryo: Matthew Chapman ve Billy Ray / Kamera: Dietrich Lohmann / Müzik: Dominic Frontiere / Oyuncular: Bruce Willis, Jane March, Ruben Blades, Lesley Ann Warren, Lance Henriksen, Kevin J.O'Connor, Brad Dourif/ 1994 ABD (Özen Film) Şişli Site, Beyoğlu Sine Pop, Etiler Akmerkez, Çemberlitaş Şafak, Bakırköy Avşar ve tncirli, Kadıköy Reks sinemalannda. New Yorldu davTanış bilimleri uzmanı, psikolog ve psikanalist Bruce VVîlIts, gözleri önünde, bürosunun penceresinden boşluğa atlayarak intıhar eden bir hastasının ölümünden duyduğu suçluluk ve vıcdan azabı yüzünden, okulu bırlikte bitirdığı meslektaşı olan ruh doktoru arkadaşının yanına, Los Angeles'a gider. Ne var ki başı ölümlerden kurtulmaz bir türlü, uzun süredir birhkte grup terapı yapan hastalara sahip meslektaş arkadaşı da bıçaklanarak, vahşi bir şekılde öldürülünce terapist olarak gruba eşlik etmek görevini üstlenir. Olüm tehditleri almış arkadaşının 5 kişilik terapi grubu, bu cınayetin başlıca zanlılandır Bu arada karşısına çıkan çıtı pıtı, pınl pınl, çocuğumsu. genç bir kadının (yani "SevgiH''den bu yana daha da serpilip gelişmiş Jane March'ın) cazıbesine kapılarak cinsel bir tutku ve erotizm bulamacı... labırentının de içine dalar. Espnli. Meksika asıllı bir polisin (Ruben Blades) yönlendirmeleriyle katilın izini sürerken yoğun bir seks ve şehvet kasırgasının da tam göbeğinde bulacaktır kendinı gıderek... Yaklaşık 1960'lardan beri uzun aralarla film çeken, öncelikle Truffaut'nun da hayranlığını kazanmış, eleştirmenler kraliçesı Pauline KaeTden "bir virtüöz'ün tşıltısına ve ustauğuıa sahip" övgüsünü almış "The Stunt Man- Ecelle Yanş" adlı çarpıcı bir kara komedi denemesıyle anımsadığımız yönetmen Richard Rush'ın imzasını taşıyan "Gecenin Rengj", cinsel tansiyonu yüksek, ateşli erotık sahnelerle bezeli, tutkulu bir aşk öyküsüyle harmanlanmış. psıkoloji- psikanalız eşliğinde gelışen, yavan bir heyecan ve gerilim çeşitlemesi. Ruh doktorlannın cenneti ABD'de, yaşam standartlannın göz kamaştırdığı bir Los Angeles dekorunda geçen filmin entrikası o kadar bayat ve klişe ki, grup terapiye katılan hastalar arasında. 'Katil kim?' sorusuna cevap ararken, daha fazla keçıboynuzu çiğnemesin dıye seyircinin gözünü-gönlünü açacak rürden erotizm gösterisine baş vurmadan edememiş, iyi teknisyen- yönetmen Rush Ve Jean-Jacques Annaud'nun ünlü yazar Marguerite Duras'nın cinlerini tepesine çıkaran "L'Amant-Sevgili" uyarlamasındaki 'olay' sevişme sahneleriyle adından söz etriren, gencecik yıldız Jane March. alışıldığı üzere. bir kez daha kabak gibi soyuluyor yine. Yaşlı erkeklerin ağzının suyunu akıtmaktan öteye pek geçemeyen filmde, ateşli âşık psıkologla, havuzda. suda, masada, her yerde, her pozisyonda seviştiği, masum. genç, "meş'um kadın n ın kavurucu aşk sahneleri. pek merakla beklendığıne değmeyecek düzeyde seyrediyor doğrusu. Bir süre grup terapiye katılan beş hasta karakteriyle oyalanan yönetmen. ılginç olabilecek o grup terapı seanslannda bildık klişelere saplanıyor. 'Sofistike bir thriller'ın tempolu atmosfennı hedeflerken grotesk olmaktan sıynlamayan ve gıderek ıyice abuk sabuklaşan bir finale bağlanan "Gecenin Rengi'*, bol tarafından sergilenen, poposu dövmeli, hafif dişlek, ufak tefek, din ve seksi bedeniv le göz alan cüretli genç yıldız Jane March'ın yanı sıra, konunun dayanağı olan pazartesi terapı seanslannın süreklı grubunu oluşturan Lesley Ann YVarren (erkek delısı, yapışkan nemfo), Brad Dourif (karısını kapattırmış, temizlik ve düzen manyağı avukat), Kevin J.O'Connor (baba evinı kundaklamış, dengesiz ressam) ve Lance Henriksen (kansıyla çocuğunu yitırmenın acısıyla üşütüp emekli edılmiş yaşlı polis) gibi oyunculanyla çekılıyor. Ancak süreklı tasalı, kaygılı bir ıfadeyı maske gibi yüzüne yerleştirmiş, kasıntı Bruce Wıllis'e katlanmak biraz zor. Hazretın sıkı ve taptaze cazibesine tutulduğu Jane March'la havuzdaki erotizmi de tam bir düş kmklığı aslında. Ya yerlerde sürünen o son derece zırva finale ne demelı? Kısacası, bıraz da şartlar gereği zoraki seyretmek zorunda kaldığımız bu evlere şenlik Hitchcock özentisi gişe filminden uzak durmalı. UUUt ntM. Okullann yanyıl tatı- line girmesıyle birhkte, gösterime gıren çocuk filmleri sayısında da ciddı bır artış oldu. Bugün gösten- me girerek beyazperdede çocuklara ve hatta büyüklere göz kırpan film- lerden biri de, "Aslan Kral"_ "As- lan Kral", Dısney stüdyolannın ılk- lerle dolu bir fılmı. Disney'ın sine- ma müdürü Jeffrey Katzenberg, "Bu biziın, bir fabl ya da edebi bir çalı$- madan ahnmayan ilk uzun metrajlı çizgi filmimiz. İçinde bir insan ka- rakterya da insan etkisi bulunmayan ilk filmimiz. Animatörierimiz dört ayak üstünde çalışülar. Hayvan ko- nuşması yaparken anlamlı olmanın bunu insanla > apmaktan 10 kez da- ha zor olduğunu sÖYJeyeceklerdir" dıyor. Filmde, arıstokratik bir asalet öy- küsünü günümüz koşullannda akta- rabılmek oldukça zor olmuş. Parça- lanacak krallıklar. göze alınacak ölümler varmış filmde. "Aslan Kral"ın kortusu kısaca şöyle: Bır prensın babası öldürülür ve kötü amcası tahta el koyar; ülkeden kovulan genç. bır süre kaygısız ya- şar. Derken bır gün karşısına çıkan babasının ruhu. ona hakkmı şerefli bır şekilde gen almak ıçın mücade- le etmesini söyler. Bunu şu biçımde de görebılıriz: Çocuk evı terk edı>or. Bazı serserı arkadaşlar edınerek so- rumluluktan kaçıyor. Sonra gen dö- nüptoplumun zorunluluklarıylayüz yüze geliyor... Aslan Kral. Huckle- berry Finn ve Hamlet'ın Afhka'da buluşması gıbı Filmin kahramanı Simba'nın ço- cukluğunu Jonathan Taylor Tho- raas, büyüklüğünü de Matthevv Bro- derick seslendınyor Sımba. kral as- lan Mufasa'nın (seslendıren James Earl Jones) ınatçı oğlu ve kem göz- lü Scar'ın (Jeremy Irons) yeğenıdir. Scar. sahte bır tatlı dılle kötü nıyetı- nı gızlemektedtr GÖSTERİMDEKİ FİLMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ • ••• •sür • • • • • • Bebek Firarda/Baby's Day Out/Patrick R. Johnson Erkek Severse /When a Man Loves a VVoman/LMandoki Forrest Gump /Robert Zemeckis Gecenin Rengi /Color of Night/Richad Rush Katil Doğanlar /Natural Born Killers/Oliver Stone Maske /The Mask/Charles Russell Ruhların Evi /House of the Spirits/Bille August Richie Rich /Donald Petrie Uzman/The Specialıst/Luıs Llosa Üçü Birarada / Threesome / Andrevv Fleming UGUR KOKDEN 'Albay Chabepf Eylau. YıM807. Baltık kıyılarına yakın, Doğu Prusya topraklan. O döne- mın Koenıgsberg, bugunün Kaliningrad yakınlan. Kuzeye açık, bataklıklarla komşu genış duzlükler. Alçalmış, yere çok yaklaşmış bır gökyüzü. Kirii beyaz bu- lutlar. Karla kaplı, göz alabildığine uzayan kanlı ova. Üs- tünde tek tük eşya ya da engelin göründüğü, geniş, ıssız ve terk edilmiş bir alan. Savaşın ve insanın artık ölüme bı- raktığı bır alan. Ufuksuz Eylau Ovası. Güçlü esen bıryel, karlan savuruyor; savaşın insan, hay- van, araç ve donanımdan geri kalmış artıklannı beyaza boyuyor. Her yanda, insan ve hayvan ölüleri. Kan, kar ve soğuk! Sessizlık. Şurda, burda yanan büyük ateşler. Devrilmiş toplar, ters dönmüş araba tekerleklerı. Hemen oracıkta yakılan at leşleri, efsane süvarilerden kalma son ızler. Ölü- mun sessizlıği. Yazgının aldığı, sonuncu somut biçim. Yen- gi ve yenilginin birbirine çok benzeyen, birbinne karışmış resmi. Savaş alanmda kalanlarm ölümle kucaklaşan gö- rüntüleri. Son iz, son anı! Birkaç asker, ordu komutanlığının buyruğuyla, ölüleri soyuyor. Hafıf zırh, kılıç, çızme, pantolon, yüzük, her biri çıkarılıp ayrı ayrı depolanacak. Ardından insan ölüleri, hat- ta tepkılere cevap veremeyen ağır yaralılar, hepsı, özen ve ayrım göstermeksızın ortak bir mezara atılıyor. Donmuş yüzleri soluk, mor bır renk almış; uzamış sakalların orta- sındaki gözler kocaman açılmış; bedenler yan çıplak; ya- ğan kar altında, varlıkla hıçliğin arasına sıkışmış, insanın son serüveni. Koşumlu uzun arabalardoymamacasına, or- taçağın veba günlerindekı gibi surekli ölü taşımakta. Ortak mezann bırbırını çiğneyen, ölümde eşıtlenmış ölü- leri. Üst üste, alt alta bedenler. Olülerin soğuk suratı, ka- rın kııienmiş beyaz rengıne karışıyor. "Ölüm kırmızı, ölüm mavı, ölüm soğuk!" Uzaktan uzağa yıtırilen bir savaşın çığlıklan, sönmeye yazgılı sonuncu boğuk top sesleri Bir ara görüntü değışıyor. Belırli hedefe doğru, yatay bır çizgı boyunca yıldırım gi- bi akan kırmızı ceketlı atlılar. Çekılmış, uzun ve çıplak kı- lıçlarıyla ufka doğru doludizgın koşan, kızıl sancaklı atlılar. Napolyon'un ünlü süvarileri. Yazgıya ve ölüme koşmakia bırlikte, "görevlerı sağ kalmak" olan süvariler. "Ölüm kır- mızı, ölüm soğuk!.." Eylau, 1807. Savaşın yüzü! Görunmeyen, ama yakın ve soğuk yüz! "Ruslarmı? Rusya, çok ölü aldı bizden!" Iki sözcükle bir özet!.. Albay Chabert, geçen yuzyılın büyük Fransız romancı- sı Honore de Balzac'ın aynı ısimlı yapıtından yola çıkıla- rak gerçekleştirılmış bır fılrn. Bununla bırlikte, Yves Ange- lo'nun ilk yönetmenhk denemesı. Belkı, daha önce bır gö- runtu yönetmenı olduğu ıçın, Angelo, bu olçüde canlı, çar- pıcı, etkıleyıcı ve yürek dağlayan bır "savaş" resmi ortaya koyabilmiş. Sıradışı, olağanüstü başarılı ve doğrudan ölüm-dirim vurgusunu ızleyıcıye yansıtan sahneler üretme- yi becermiş. Ama, Angelo'nun filmi, ağırlığı ve ekseni savaşa ver- mekle bırlikte bir savaş filmi değil. Kaldı kı savaş sahnele- ri bıle savaştan arındırılmış. Yine de, Kurosava nın kare- lerı ölçüsünde savaşın ağırlığını duyuyor ızleyıci. Uğursuz, ağır kokusunu. Öte yandan Balzac'ın romanı, Napolyon'un gölgesi al- tında ezilmış bir toplumu yansıtıyor. öyle ki, bir bakıma, gelişmekte olan kapıtalizmin ıtıcı gücünün kışkırttığı para tutkusuyla kıvranan; bu nedenle ıçte çehşkilerle parçalan- mış, dışa karşı sömürücü -aslında, günümüz Batı toplu- munun çekırdeği ve modelı- bır toplum. Gerçekten, yazar da zaten. devrinın gösterışe dayanan parıltılı romantızmıne karşı çıkıyordu. Bu bakımdan Albay Chabert, yazarınoyıllarda-yanı, başansızlıklasonuçlanan 1830 ve 1848 devrımlen arasındakı donem- yönetimdeki "liberalizm "ı kıyasıya suçladığı, bu eğilimın kökenieri, özel- liğı ve sounçlannı anlatmaya çalıştığı romanlanndan biri. Bu arada Balzac'ın ötekı romanlanndan da film için ya- rarlanılmadığı söylenemez. özellıkle. yazarın Polonya'dan Paris'e döndükten sonra, 1848 Devrımi sırasında hem mil- letvekılliğine hem Akademı üyelığine seçilemediği zama- nı yansıtan yapıtlarından. Ayrıca babası gibi hukuk öğrenimı yapan genç Balzac'ın yaşadığı noterlik stajı, Pans'te tanık olduğu özel yaşamla- rın iç yüzü, dikkatli bir gözlemci olarak izlediği taşra ger- çeğı, hepsi bir yolunu bulup romana sızar. Orta sınıflardan gelme bır halk çocuğu olan yazann kibarlar âleminın çe- kıcilığı karşısında benliğinde duyduğu fırtına, dolaylı daol- sa yapıtına yansır. Zaten Albay Chabert, Eylau Savaşı'nın toplu mezarın- dan çıkarak yaşamda kalmayı başaran Napolyon dönemı "naya/ef/en"nden biri değıl midır? Parilak süvari bırlikleri- nin "gaz/"komutanı? Dönüşte, onu, kontesliğe yükselmiş kansıyla para ve miras hesaplaşması, toplum tarafından kabul ya da ret edilme. ikıncı koca Kont Ferrault'nun siya- set hesaplarının ittiği "duvar dibi" benzerı sonuçlar bek- lemektedir. Aslında Albay'ın kendine sorduğu soru, Napolyon son- rası dönemin en özlü toplumsal tablosunu çizer: Kimi za- man ölmek, yaşamaktan çok daha doğru bir seçım sayıl- maz mı? Savaş alanından hıç dönmemış olmak! Gerçekten, K.Marx'ın döneme ılışkin olarak yaptığı Bal- zac değerlendirmesi ne kadar yerinde. ( Kültür ve Sanat Büyük Odülü' Fanl Hüsnü Dağlarca'nın • Kültür Ser>isi - Kültür Bakanlığı tarafından her yıl verilen Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün bu yılki sahibi Fazıl Hüsnü Dağlarca. Prof. Dr. Şerafettin Turan, Prof. Dr Gülsen Renda ve Prof. Dr. Bozkurt Güvenç'ten oluşan seçıci kurul, ödülün Türk edebiyatındaki üstün çalışmalan ve >apıtlanndan dolayı Dağlarca'ya venlmesini kararlaştırdı. Seçıci kurulu Kültür Bakanı Tımurçin Savaş, Bakanlık Müsteşan Emre Kongar, Müsteşar Yardımcısı Gulşen Karakadıoglu, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı'ndan Prof. lsmail Parlatır, Milli Eğitim Bakanlığf ndan Ömer Açıkei. Dışışleri'nden Yaşar Pınar ıle YÖK'ten Yrd. Doç. Cem Dılçin belırlemıştı. Daglarca"nın tüm yapıtlan son olarak Cem Yayınevi tarafından 13 ciltte toplanarak yayımlandı. Çalıntı'dan herkese yara bandı • Kültür Servisi - A> lik müzik kültür dergisı Çalınti, bu ay okurlanna birer yara bandı veriyor. ülkemizde ve dünyada insanlann aldığr yaralan sembolik de olsa sarmak için. Dergide ilk olarak Merih Akoğul'un "Ve Müzik.." adlı yazısı yer alıyor. Ragıp Duran ise Fransız müzısyen Renaud'yu ele almış. Taner Ay'ın yazı dizisi bu ay sona ererken, Ay aynca bir süre önce ölen Burt Lancaster'ı anlatan "Neden Her Zaman Bır Kedi Vardır Gözlerinde?" adlı bir yazı, Merly Streep ve Willıam Faulkner üzerine birer yazı ıle yer alıyor Çalıntfda. Soren Sakaldt'ın "Aralık'ta Bach'lama", Ali Rıza Tura'nın "Şok Beklentısı". James Lull'un "Popüler Müzik ve lletişim", dergının dığer yazılanndan...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog