Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

12 OCAK 1995 PERŞEMBE • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 19 ÎBDA-C üstlendi yakalanan yok G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Btştarafı 1. Sayfada leri aaklaması, bombalann bu listedeadı geçen 3 ayn yerde pat- laması ve saldından sonra Taraf dergisnde öldürülen ve yarala- nanlarn "cezalandınldıklan"nın duyunlmastna karşın hiçbir iş- lemyaoılmadı. istanbul Emniyet Müdüılüğü yetkılileri, "olayda görgü canıgı olmadığT gerekçe- siyle soruşturmayı tamamlaya- madıkanm belirttiler. tstaıbul'da yılbaşı öncesı ve yılbaşıgecesi terör estirmeye ka- rarlı olduğunu medya kuruluşla- nna y^ptıklan duyurularla bildı- ren İBDA-C adlı aşın Islamci ör- güt, yayın organı olan Taraf der- gisinir 30. sayısında yılbaşı et- kinlikferinin "günah"olduğunu ve katı anlann cezalandınlacağı- nı duyurdu. Derginin aynı sayı- sında ıralannda The Marmara Oteli ije çok sayıda eğlence mer- kezinia de bulunduğu bir liste ya- yımlararak buralara karşı bom- balı sıdınlara gırişilecegi belir- tıldi. Bu tehdit dolu yayınlar ga- zeteler ve televızyonlarda da ha- ber olarak yayımlandı. 29 aralık gecesı ılk olarak Taraf dergısinde- ki listede yer alan ve Taksim'de bulunan bırbirahaneye konan ses bombası patladı. Ölen ya da ya- ralanan kimsenin olmadığı olayı aynı atşam tBDA-C öraütünün mılitanlan üstlendiler. îsianbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri bu saldından sonra "soruşturma sü- rûyorr açıklamasını yaptılar. 30 Aralık 1994 günü, bu kez gene dergıde yayımlanan listede yer alan Taksimdeki The Marmara Oteli'nın giriş katındaki Opera Pastanesfnin vestiyennde asılı bır paltonun cebıne yerleştirilen zamanayarlı bomba patladı. Pat- lamada arkeolog Yasemin Cebe- noyan öldü, yazanmız Onat Kut- lar ile Polat Sökmen adlı bir kişi yaralandı. Kutlar'ın tedaviye alın- dığı Amerikan Hastanesfnde omuriliğine saplanan cam parça- lan nedenıyle felç olup ölümle pençeleştiği saatlerde gazeteleri arayan bir kişi saldınyı İBDA-C örgütü adına üstlendi. 31 Aralık 1994 günü ise Etiler'deki bir eğ- lence merkezine gene bombalı palto yerleştirildi. Taraf dergisin- deki listede de adı geçen eğlence merkezinin vestiyennde patlayan bombada şans eseri ölen ya da ya- ralanan oİmadı. Bu saldınyı da aynı şekilde tBDA-C örgütü üst- lendi. Yılbaşının hemen sonrasın- da ise Taraf dergisinin 31. sayısın- da saldınlar bir "başan" olarak gösterilirken ölen ve yaralananla- raağırhakaretleredil'di. Aynı der- gide yayımlanan yazıda. "Müs- lümanlann grtzkrinin içine baka baka laik (dinsiz) işgalciler bir No- elkrini daha kutladılar. Ama bu seferki Noelleri ö>le pek ahım şa- hım olmadı. İBDA Cepheleri'nin yurdun çeşitli bölgelerinde ger- çekleştirdikleri e> lemlerle bu Hak ve halk düşmanı azgın güruhun Noelleri burunlanndan geldi" dendi. Derginin aynı sayısında Onat Kutlar ve Yasemin Cebeno- yan'la ilgıli basında çıkan haber- İer de "IBDA Cepheteri" başlı- ğıyla yayımlandı. Özellikle son yıllarda yaptığı eylemlerle adını duyurmaya başlayan IBDA-C ad- lı aşın tslamcı örgüt Türkiye'de şeriat devleti kurulması fikrini sa- vunuyor ve tüm "inanan" Müslü- manlan bu dava uğruna savaşma- ya çagınyor. Çağnlannı ve propa- gandasını "mektup" ve yayın or- aanı olan Taraf dergisi ile yapan IBDA-C'ye karşı savcılıklar "dergileri toplatma" karan çı- karttınyorlar. Ancak eylemleri gerçekleştirenler konusunda bir ılerlemekaydedilemedi. Emniyet yetkılileri her saldın sonrası "so- ruştunna sürüyor" açıklamasını yaparken Taraf dergisi, yapılan saldınlan fotoğraflanyla birlikte yayımlayarak "cezalandırdık" demeye devam etti. Adı, adresı, yayın sorumluları, basıldığı yer ve tüm diğer bilgiler dergide yer almasına karşın ÎBDA-C örgütü- ne karşı emniyet birimlerinin dü- zenlediğini açıkladığı soruştur- malann sonuçsuz kalması ise çe- şıtli yorumlara yol açtı. Son olarak The Marmara Ote- 11 ve diğer yerlere duzenlenen İB- DA-C'nin üstlendiği saldınlann hemen ardından açıklama yapan tstaabul Emniyet Müdürlüğü yet- kilileri, her zaman olduğu gibi saldınnın faillerinin yakalanma- sı için olayla ılgilı başlatılan so- ruşturmanın hassasiyetje sürdü- rüldüğünü bildırdiler. Önce sal- dın ile ilgili olarak durumlan şüp- helı görülen beş kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Ancak bu açık- lama daha sonra aynı yetkililerce yalanlandı. İstanbul Emniyet Mü- dürlüğü Terörle Mücadele Şube- sı Müdürü Reşat Altay, saldın üzerine yaptığı açıklamalarda ya- sadışı radikal tslamcı örgüt IB- DA-C'ye atıfta bulunarak, "Sal- dınyı hangi örgütün niçin gerçek- lestirmiş olacağı konusunda çahş- maianmız var. Bir örgütten şüp- heleniyoruz. Ama kesirüikle bu ör- güttürdiyemem"şeklinde konuş- tu. Altay, daha sonra sözlerini şöy- le sürdürdü: "Soruşturma devam ediyor. Birtakım tespitlerimiz var, ama bunlar sonucu açıklamamı/ için yeterli değil. Şöyledir veya böyle- dirdiyebilmemiziçinerken. Fakat olayın soruştuıması bü\ ük bir ti- tizÛkle hı/Ja yapdıyor. L manm kı- sa bir zamanda netice aknz. tB- DA-C üzerinde duruluyor, bir ör- güt daha var. onun üzerinde de duruluyor. Ûzerinde durduğu- muz bu ikinci örgüt PKK. Saldın ile ilgili gözaltında şahıs yok. Bir- kaç kişi vardı. bunlann da saldın ile ilgüileri olmadığı anlaşüıncabt- rakıkü." Altay, bombalama olayıyla il- gilı yeterli delil bulunmadığını \ urgulayarak "Delüfcri ortaya çı- kanp şekflkndirmeye veolayıçöz- meye çahşıyoruz. DeliUer ortaya çıkanlınca ûısanlan bulmak kolav oluyor. Önemli olan delilleri bula- bilmek. Zannediyorum o da ya- kın bir süreçte olur inşallah. Kim taranndan konulduğu \e niçin ko- nulduğu belii olrnayan bir bom- ba" şekhnde konuştu. ATYARI5LARI 1. KOŞU: F: Ergüven (4). P: Sıyah Incı 3 (11), PP: Kızınadıyok (2), S: Neşecan(lO). 2. KOŞU: F: Reis 2 (6), P: Aratbey (1), PP: Şehnban 1 (12), S: Kazaska(5). 3. KOSlh F: İnşallah 1 (3). P. Alp (4), PP: Vidar Han (2), S: Jung. Beauty (7). 4. KOŞU: F: Shahame (11), P: Shining Gırl (7). PP: Bahadır 2 (9), Down Town (6). 5. KOŞU: F: Başaran (7). P: Fıruze 1(1), PP: Aslanım (5), S: Beybaba (4). 6. KOŞU: F: Class. Musıc (6), P: Bozhatun (5), PP: Beveriy (4). S: Sabnye 1 (8). 7. KOŞU: F: Korhanbey 1 (10), P: Bircan 1 (9), PP: Plevne 2 (12), S: Shar. Reef (2), SS: Thun. Strom (1), 8 KOŞU: F: Benlihan (10). P: Yurdabak (5), Evren 1 (9), S: Tü- merbey (6). Günün İkilisi: 4. Koşu: 7/11 TabelaBahis: 10.9. 12.2. 1. ALTILI GANYAN 11 6 5 4 8 10 9 12-2 1-6 10 5 9 6 OTORİTELERİN GÖRÜŞLERİ Burhan Datgıç M. Krmacı Tuğrul Saka ErtanÖzsu 3 3 3 3 11-7-3-6 11-9-3-7 11-9-7-2 11 7 7-12-5-1 7-5-4-12 7 6-54-8 6-5-4 8-5-4-6 8-6-54 10-12-9-2 10-9 10-9 10-12-9-6 9-6-10 9-6-10 10-9-6-5 10-9-6-12 1. AYAK: Pazartesi sabahı sergilediği 1200/1.16- 1000/1.03.2-400/24.9 işıyle formunu koruduğunu kanıtlayan inşallah, rakiplerine oranla ağır basıyor. Rakip olarak dereceli galoplan olan Alp'i görüyoruz. 2. AYAK: Başanlı yanşlar çıkaran Shahame, yine çok şanslı. Yanşlan üst üste gelmesine karşın Shining Girl ve sulu pistte yaptığı 1400/1.29.5-1000/1.03.5-400/26.5 HÇ yanş galobu beğenilen Bahadır 2, daha sonraki ihtimal. 3. AYAK: Son yanşlannda tabeladan düşmeyen Başaran, ağır kilodan etkilenmezse Firuze 1, öncelikle düşünülmeli. Ciddı hazırhklan görülen (1400/1.40.5-1000/1.08-400/27 R) Aslanım ile son yanşını ölçü almadığımız Beybaba, koşunun diğer şanslı isimleri. 4. AYAK: Pazar sabahı yaptığı galobunda (1200/1.15- 1000/1.02-400/24.9 R) akıcı görünen Classical Music, kum performansı yüksek olan Bozhatun ve giderek düzelen Beveriy, birlikte değerlendırilmeli. Sabriye l'i sürprizde öneri- riz. 5. AYAK: Sürprize müsait bir koşu. Islak pisti seven ve uzun mesafenin etkilı isimlerinden Korhanbey 1, perşembe sabahı sulu pistte yaptığı 1200'l.19-1000 1.05.7-400/27.2 R galobu ile Bircan 1, koşuda söz sahibi isimler. Plevne 2, Shar. Reef, Thun. Strom, tabela bahis için düşünülebilir. 6. AYAK: Karışık bir koşu. Benlihan, iyi bir form tuttu. Yurdabak için mesafe ideal. Evren 1 ile Tümerbey, değerlendirmeye alınabılecek diğer isimler. I Baştarafı 1. Sayfada Cavit Orhan Tütengil. Istanbul'da katledildi. 31 Ocak 1990, Prof. Dr. Muam- mer Aksoy Ankara'da katledildi. _ 6 Ekim 1990, Prof. Dr. Bahriye Üçok. Ankara'da katledildi. 24 Ocak 1993, Uğur Mumcu Ankara'da katledildi. Ve 11 Ocak 1995, Onat Kutlar... Ortak özellikleri; sürekli ya da za- man zaman Cumhuriyet gazetesin- de yazmalan. Ortak özellikleri; demokratik, çağ- daş, laik bir Türkiye'den yana olma- lan. Ortak özellikleri; Türkiye'de bili- min, sanatın, kısacası çağdaş yaşa- mın tüm dilimleriyle topluma yerleş- mesi için çaba harcamalanydı. O zaman daha net ortaya çıkıyor ki bu yazarianmıza yönelik saldınlar, onların özlemi olan Türkiye'ye bir saldın. Onat Kutlar'a yönelik saldınnın di- ğerlerinden bir farkı var. Bomba, doğrudan Kutlar'a yönelik değildi. Daha çok yazarların, sanatçıların buluştuğu bir pastaneye konulan bomba, bir kentin sosyal yaşamına konmuştu. Orada, bir milletvekili de olabilirdi, bir üst düzey bürokrat olabilirdi, bir üniversite öğrenci gru- bu olabilirdi. Yani saldın kente, Is- tanbul'a, Türkiye insanına... Ama olaydan sonra, Kutlar'ın te- davi edilmeye çalışıldığı hastaneye bir kısım duyartı insan, Cumhuriyet çalışanları ve sanatçı dostlarından Susmak... Acıların En Buyuğîı... başka kimse gitmedi. Olay, ertesi gün gazetelere, sıradan bir bomba koyma eylemi olarak yansıdı. Bir kente yönelik saldınnın ardından gösterilecek tepki bu mu olmalıydı? Hastanenin kapısında salt Tank Akan, Ali Özgentürk mü olmalıy- dı? Ve devlet... Olayı şeriatçı İBDA-C örgütü üstlenmese kimin yaptığı da kesinleşmeyecek. Bombayı koyan- lann kimliklerine ilişkin herhangi bir ipucu yok. Yazarianmıza yönelik saldınlann bir diğer özelliği de faille- rinin meçhul olması. Failler meçhul, ama hedefler net: - Yüreklere korku salmak. 'De- mokrasi, insanca yaşam' diyenlen susturmak. Türkiye'yi geleceği be- lirsiz, karanlık bir uçurumun eşiğine getirmek. Kör topal giden demok- rasiye, bir tekme daha indirmek. Korkuyor muyuz? Hayır. Korkmak, Eflatun'un deyi- miyle gelecek bir kötülüğü bekle- mektir. Öfkeli miyiz? Hayır. Öfke, kördür. Bizi götürebi- leceği bir yer yoktur. Aklın düşmanı- dır. Ağlıyor muyuz? Hayır. Yüzü güneşe dönük insan- lar ağlamaz. Ağlasa da güneş göz- yaşına yol vermez, kuaıtur atar. Kinli miyiz? Hayır. Kin, insanı aptallaştınr. Ya- ralı mıyız? Evet. Ama bünye sağlamsa, ya- rayla kaybedilen kanı yeniden ya- par. "Onat Kutlar'ın kanı yerde kal- mayacak" demiyoruz. Onat Kut- lar'ın kanı Cumhuriyet'e hayat ver- meye devam edecek. Acılı mıyız? Evet. Yüreğimiz yanıyor. Içimıze bir kor daha düştü. Şu an bilgisayar tuşlan, ucu elektrikli, sivri çiviler gibi parmaklarıma batıyor. Kravat, bo- ğazımı sıkıyor, nefes almamı güç- leştiriyor. Bilgisayar ekranı, iki bin derecelik çelik ark gibi gözlerimi ya- kıyor. Ama yürek acısının kulaktan tedavisi yok. Sözler yetersiz... Beni dost ürpertiyor Güçlü müyüz? Avazım çıktığı kadar bağıra bağıra "Evet" demek istiyorum. Çok muyuz? Avazım çıktığı kadar bağıra bağıra "Evet" demek istiyorum. Ama ürperiyorum. Sanki, çok ya- kın bir dost, elinin tersiyle dudakla- nma vurup "Anladık, ne bağmyor- sun?" diyecekmiş gibi. Sanki, uzaklardan bir ana, "Anla- dık evladım, çoksun, güçlüsün de yavaş söyle çocuk uyusun" diye- cekmiş gibi. Beni ürperten düşman değil, dost. Ateş düştüğü yeri yakıyorsa bü ateş, tüm aydınların, çağdaş insan- lann yüreğine düşmüş olmalı. Ama onlar sesini yükseltmiyorsa, yürek kor kor yanarken susmak ne büyük acı. Yalnız olmadığımızı biliyoruz. Ama bilmek yetmiyor, görmek isti- yoruz. Onat Kutlar yaşam savaşımı verirken olaya tepkiler almaya çalış- tık. Haber Müdürümüz Doğan Akın'ın tepesi atmış, "Yaa, bu nasıl iş. Biz arayıp tepki alıyoruz. Aslında bunu yazmalıyız, tepkisizliği yazma- lıyız" demişti. Dün de olayın ardından pek çok yazılı, sözlü açıklama, başsağlığı mesajı geldi. Korkanm bu mesajlan gönderenlerin çoğu görevlerini yap- mış olduklarını düşünüyorlar. Böyle düşünmeyenlerin de çok olduğunu biliyoruz. Ama yineliyorum, artık bil- mek değil görmek istıyoruz. Yaşamımıza, yolda yürümemize, düşünmemize, okumamıza saldın var. O zaman karanlığa, her türiü te- röre 'dur' demek, karşı koymak, arada bir gösterilen tepki değil, bir yaşam biçimi olmalı. Bu, elbette ki ne bulursak elımize alıp sokağa yü- rümek değil. Bu, daha çok okumak. Bu, idealleri uğruna yazarlannı şehit veren Cumhuriyet'e daha çok sahip çıkmak. Bu, sanatla daha çok ilgilenmek. Bu, sadece aile namusuna dokunu- lunca değil, toplumun yaşam biçi- mine dokunulunca da sesini yük- seltmek. Haydi be dost, haydi be kardeş... Kalk artık, sabah geçti, akşam ol- mak üzere. Canlan biraz, etten duvar, sesten bayrak ol... İstanbul Haber Servisi - Gaze- temiz yazan ve sinema eleştir- meni Onat Kutlar, tedavi gördü- ğü Amerikan Hastanesi'nde ya- şamını yitirdi. 30 Aralık 1994'te Taksim'deki The Marmara Ote- li'nin giriş katındaki Opera Pas- tanesi'ne konulan bombanın pat- laması sonucu arkeolog Yasemin Cebenoyanyaşamını yitirmış, Onat K.utlar ise ağır yaralanmış- tı. Kutlar, 12 gündür hastanede sürdürdüğü yaşam mücadelesin- de, dün sabah 09.02'de "birden fazla organın vetersizliği sendro- mu" nedenıyle yenik düştü. Yılbaşından bir gün önce eşi Filiz Kutlar ile evlilık yıldönü- münü kutlamak ve dostlanyla buluşmak üzere Opera Pastane- si'ne (Cafe Marmara) giden Onat Kutlar, bir paltonun cebine bırakılan bombanın patlaması sonucu yaralanmıştı. Bombalı saldından sonra 'yanm saat ge- cikmeli gelen' ambulansla Ame- rikan Bristol Hastanesi'ne kaldı- nlan Onat Kutlar, tomografi çe- kildikten sonra saat 21.00'den 02.00'ye dek süren yaklaşık 6 sa- atlik bir ameliyata alındı. Patla- ma sonrası dalağı yırtılmış, pankreasın kuyruğu kopmuş, ka- Öfkenle çoğalacağız nn kesimi büyük bir darbe almış, omuriliği zedelenmişti. Ameli- yatta dalağı alındı, pankreasına müdahaleedildi. Doktorlarame- liyat sonrası yaşamsal tehlikenin sürdüğünü ve bundan böyle yü- rüme olasılığının hemen hemen hiç olmadığını açıkladılar. An- cak iki-üç gün geçtikten sonra iç organlanndaki komplıkasyonla- ra göre yaşam savaşımını kaza- nıp kazanmayacağı belli olacak- tı. Midesi ciddi hasar gördü Salı günü omurilikteki zede- lenme solunumu engelleyince, Onat Kutlar yeniden ameliyata alındı, onıkiparmak bağırsağın- daki kanama durdurulamamış, midesi de ciddi hasar görmüştü. Ancak anestezi nedeniyle ikinci bir şoka girmısti. Doktorlarm gö- rüşüne göre durumu 'çok kri- tik'ti, solunumu ve böbrekleri makineye bağlandı. Kutlar'ın son durumunun belli olması için kritik 48 saatin geçmesi gereki- yordu. Ancak önceki gece 22.00'de durumu yeniden ağır- laştı. Yapılan konsültasyon sonucu Kutlar'ın bcyin fonksiyonlannı yitirdiği anlaşıldı. Tüm tıbbi mü- dahalelere rağmen Kutlar, dün sabah saat 09.02'de yaşamını yi- tirdi. Kutlar'ın ölümünden sonra yoğun bakım servisi şefi Dr. Tahsin Akgün ile hastanenin so- rumlu müdürü Dr. Engin Bazma- noğlu bir basın toplantısı düzen- ledıler. Dr. Akgün, Kutlar'ın bir- den fazla organının "yetersizlik tehdidi" altında olduğunu anım- satarak. "Bu, tıpta zaten en ağır tabk)"dedi. Kutlar" m önceki ge- ce beyin fonksiyonlannı yitirdi- ğini belirten Akgün, şunlan söy- ledi: "Bîliyorsunuz, bizetedaside İ v tanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ünitesi'nin de katkıla- n oMu. Onlann da görüşünü ala- rak bir sonuca vardık. Bunu ta- kiben böbrek fonksivonlannda Şeriatçılar Kudar' da çok büyük bir gerileme oldu. Bu sabaha (dün sabah) kadar bü- tün tıbbı müdahalelerimizi onu geri çevirmek için yapmamıza rağmen. maalesef bu üzücü so- nucu aldık." Cenaze morga kaldınldı Kutlar"ın cenazesı daha sonra otopsi yapılmak üzere Cerrahpa- şa Tıp Fakültesi"ndeki Adlı Tıp Morgu"na götürüldü. Kutlar'ın eşı Filiz Kutlar'ın gazetecilerin fotoğraf çekmelenne ızin verme- mesi nedenıyle Amenkan Hasta- nesi'nın arka kapısından çıkarı- lan Kutlar'ın cenazesi, otopsiden sonra adli tıp morguna kaldınl- dı. Kutlar"ın ölüm haberini alan dostlan hastaneye akın etti. 12 gündür Kutlar'ı ve ailesını yalnız bırâkmaŞ'an, aralannda Tank Akan, Nİacit Koper, Kadir İna- nır, Tuncer Kurtiz, Vavuz Özkan. Menderes Samancılar, Leyla Er- bil, Rahmi Saltuk. Müge Akya- maç, Genco Krkal, Orhan Alka- kıydılar >a"nın da bulunduğu bırçok sa- natçı ve yazar, Amerikan Hasta- nesi'ne gelerek 'başsağlığı' di- leklerini ilettiler. Saat 15.00'te hastanede bulu- nan sanatçılar, patlamanın oldu- ğu The Marmara Oteli önüne gi- derek Yasemin Cebenoyan ve Kutlar'ın yaşamlannı yitirmesi- ne neden olan bombanın bulun- duğu yere karanfiller bıraktılar. Bu arada bır emniyet müdüryar- dımcısı sanatçılara engel olmak isteyınce, ~Siz göre>inizi yapın. Katilleri \ akalayın. Şeriat özlemi içinde olanlara engel olun" slo- ganlanyla karşılaştı. Saat 18.30'da da gene aynı yer- de bir grup sanatçı Onat Kutlar için düzenlenen bir masanınçev- resine karanfiller bırakıp mum- lar yaktılar "Yiğidim aslanım burda yatıyor" türküsünü söyle- yen sanatçılar gözyaşlan ıçınde sessızce dağıldılar. Kutlar'ın cenazesı cumartesi günü defnedilecek. Kutlar için ilk tören cumartest günü saat 10.00'da gazetemiz bahçesınde düzenlenecek. Teşvikiye Camıi'nde kılınacak öğle namazından sonra da Kut- lar'ın cenazesi toprağa verilecek. Haber Merkezi - Amerikan Hastane- si'nde iki haftaya yakın süre "> l aşam sava- şımı" veren gazetemiz yazarlanndan Onat Kutlar'ın dün aramızdan aynlışı, kamu- oyunda derin bir üzüntü yarattı. Çeşitli kı- şı kurum ve kuruluşlar telefon, faks ya da yayımladıklan mesajlarla "başsağhğı'' di- lediler. Tepkilerde, sanat, özgürlük ve ba- nş tutkunu Onat Kutlar'ın "daha güzelbir dün>n"ıçin yaşamı boyunca ortaya koydu- ğu mücadelenin yanı sıra düşünceleri ve geride bıraktığı eserlerin kendisini ölüm- süzleştirdiği vurgulanarak Türkiye'nin, Kutlar'ın ölümüyle "örnek bir düşünce adamı"nı kaybettiği görüşü dıle getirildi. Cumhurbaşkanı Sülevman Demirel ya- zanmız Onat Kutlar'ın ölümü nedeniyle yayımladığı mesajda, "Menfiır bir saldın sonucu ağır yaralanan, değerli yazar ve si- nema elcştirmeni Onat Kudar'ın vefatını teessürle öğrendim. Onat Kutlar'a Al- lah'tan rahmet Cumhuriyet gazetesi ve sa- nat camiamıza başsağlığı dileriırT dedi. Cumhurbaşkanı Demirel, aynca Onat Kut- lar'ın eşi Filiz Kutlar'a da bir başsağlığı telgrafı gönderdi. Onat Kutlar'ın ölümü üzerine, gazetemiz lmtiyaz Sahibi Berin Nadi ile Genel Yayın Yönetmenimiz Or- han Erinç'e bırer başsağlığı telgrafı gön- deren Başbakan Tansu Çiller, "Bombab bir sakhn sonucu ağır yaralanan gazeteniz ya- zan Sayın Onat Kudar'ın kaybı hepimizi derinden üzmüştür. Merhuma Allah'tan rahmet diler, sizlere ve şahsınızda tüm Cumhuriyetyazj ailesine, Türk basın cami- asma taziyetlerimi sunarun" dedi. Gazetemiz Genel Yayın Yönetmenı Or- han Erinç ile Kutlar'ın eşi Filiz Kutlar'a bi- rer başsağlığı mesajı gönderen TBMM Başkanı Hüsamcttin Cindoruk, "Kültür ve sanat yaşamımızın seckin isimlerinden ün- lü sinema elestirmeni değerli gazeteci ve ya- zar Onat Kudar'ın kaybından derin üzün- tü duydum. Türk Dil Kurumu Ödülü sahi- bi merhum yazar Onat Kutlar'a Allah'tan rahmet dttryorum. Ailesine, dostianna ve Türk basın camiasına başsağlığı dilekleri- mi sunuyorum" dedi. SHP Genel Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın yayımladığı mesajda, "Terör nedeniyle bir değerimizi daha jitirdik. Bunun derin üzüntüsünü duyuyorum. Ulusumuza, sa- nat dünyanuza ve Onat Kutlar'ın ailesine başsağhğı diliyonım" dedi. Sağlık Bakanı Dr. Doğan Baran ise gön- derdiği başsağlığı telgrafinda, Onat Kut- lar'ı her zamnan takdirle anacaklannı be- lirtri. Kültür Bakanlığı Müsteşan Prof. Dr. Emre Kongar ise gazetemize gönderdiği başsağlığı mesajmda. "Yazarve sanat dün- yası çok önemli bir mihenk taşını kaybet- miştir. Anısını daima sevgiyle saygıyla ya- şatacağız. Faili meçhul cinayerJere eidenen bu son olay, utanç halkalanna eklenmiştir. Sorumlulann bir an önce bulunması dile- gryle gazeteniz çauşanlanna başsağlığı di- lerim" dedi. Fransa Kültür Bakanı Jacques Toubon, Onat Kudar'ın yaşamını >itirdiği Opera Pastanesi, karanfil bahcesine döndü. yayımladığı mesajda. hoşgörünün ve ınan- cın gazetecisi olarak nitelendırdiği Kut- lar'ın bir entelektüel olduğunu belirtti. Ba- kan, Kutlar'ın ölümü ile bir kez daha fana- tizme kurban verildığini vurgulayarak. "Kutlar'm bütün dostianna başsağhğı di- üyorum"dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise mesajında "Onat Kutlar'ın, terör e\lemi sonucu kurtanlama\arak\efafjndan derin bir üzüntü duydum. Kutlar'ın ölümü, sa- nat dünvamız ve basınımız için büyük bir kayıpnr. Acıruzı paylaşır, size \e şahsınızda ailesine, tüm Cumhuriyet gazetesi çalışan- lanna başsağhğı ve sabir düerim" görüşle- rini dile getirdi. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz da Onat Kutlar'ın eşi Filiz Kutlar ile gazete- miz Genel Yayın Yönetmeni Orhan Ennç'e gönderdiği başsağhğı mesajında. "Engin kühürii. aydın \e dost kişiliğij le daima se\- giyle arulacağına inandığım merhuma Al- lah'tan rahmet, size ve tüm yakınlanna sa- bır ve başsağhğı dilerim" dedi. Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Yıl- dınm Aktuna, Devlet Bakanı Bahattin Alagöz. Devlet Bakanı Salih Sümer ve İs- tanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, gönder- dikleri başsağlığı mesajlannda Cumhuri- yet çalışanlan ve ailesine başsağlığı dile- diler. Kutlar'ın, kurumsallaşmasında büyük emeğinin geçtiği, uzun yıllaryönetim. da- nışma ve icra kurullannda görev yaptığı İs- tanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın Başkanı Şakir Eczacıbaşı ise yaptığı yazılı açıkla- mada. "Onat Kutlar, Türkiye'nin aydınb- ğa, uygar yaşama kavuşması için ömrü bo- yunca uğraş verdi" dedi. Onat Kutlar'ın ölümüyle kendisınin 30 yıllık bir dostunu, Türkiye'nin ise örnek bir aydınıru yitirdi- ğini vurgulayan Eczacıbaşı, "Kutlar'ın bir terörist bombası nedeniyte yaşamını yitir- mesi acımızı daha da arttmyor. Çünkü te- rorizm. her şeyin kaynağını insan sevgisin- de arayan Onat Kutlar'ın en çok acı duy- duğu sonındu" biçıminde görüş bıldirdi. Türkiye Gazeteciler Cemıyeti (TGC) Baş- kanı Nail Güreli, Yönetim Kurulu adına dün yayımladığı mesajda.şu görüşlere yer verdi: "Kutlar'ın ölümü, sanat ve düşünce dünyanuz ile basın için büyük bir kayıptır. Böylesine yetişkin insan değerlerimizi kör teröre kurban etmek, demokrasimiz için de toplumumuz için de utanç vericidir. Akıl almaz bir çözümsüzlük \e atalet içinde bin- lerce insanı teröre harcayan toplumumuz, artık kendine gelmelidir. Terörü durdur- mak için başta hukuk devtetinin tüm ku- rumlan olmak üzere toplumun tüm kat- manlan seferber olmalıdır." Pen Yazarlar Derneğı Başkanı Şükran Kurdakul ile Genel Sekreter Alpa)r Kaba- cah, Kutlar'ın ölümünün ardından şu açık- lamayı yaptılar: "Ulusal Kurtuluş Savaşımızın empery a- list saldırganlaria işbiriiği \apan şeriatçı barbariann uzantılan, Onat Kutlar'ımıza da kıydılar. Onat'uı anısı önünde uygariık savaşımında bir adını bile geri çekilme>e- ceğimize söz veriyoruz." Türkiye Gazetecıler Sendıkası Genel SekreteriZiyaSonay ise Kutlar'ın ölümüy- le ilgili yaptığı yazılı açıklamada. "Devlet yetkilileri arnk olaylan izlemeyi bırakarak failleri yakalamanın görevleri olduğunu anımsamalıdırlar" dedi. DlSK Genel Baş- kanı RıdvanBudak ise yazılı açıklamasın- da, "Türkiye bir değerini daha >itirdi. Ha- in bir saklınnın kurbanlanndan Onat Kut- lar ölümc yenildi. Kendilerinden olmayan herkese olan bu ölümcül düşmanlık bizi ne- reye taşıyacak? Daha kaç canımız, bize inançlannı dayatmaya kalkanlann kurba- nıolacak?" sorulannı yönelttı. İstanbul Büyükşehir Beledıye Başkanı Tayyip Erdoğan ise gazetemiz Genel Ya- yın Yönetmeni Orhan Ennç'e gönderdiği mesajda. "Toplumsal banşımızı tehdit eden, toplumun üzüntü ve nefret duygula- nnı pekiştirmekten öte işlevi bulunmayan terör anlay ışının sebep olduğu üzücü bir saklın neticesinde hayatını kaybeden Onat Kutlar'ın vefatını derin bir üzüntü ile öğ- renmiş bulunmaktayız. Cumhuriyet gaze- tesi ailesine başsağlığı dileriz" dedi. Nâzım Hıkmet Kültür ve Sanat Vakfı Genel Sekten KıymetCoşkun ise mesajın- da. "Alçakça saldınya karşın dirençle ya- şama savaşı veren güzel insan Onat kutlar'ı yhirmenin acısıyla tüm Cumhuriyet ailesi- ne başsağlığı diİiyoruz" dedi. Atatürkçü Düşünce Derneğı Genel Baş- kanı M. Suphi Gürsoytrak ise yay ımladığı mesajda. "Basınımıza, sanata >e savundu- ğu çağdaş yaşamımıza karşı yapılan saldı- nlarla yitirdiğinıiz güzelliklere her \-urtta- şımızın sahip çıkması gerektiği bir kez da- ha görülmektedir"dedı. IHD Yönetim Kurulu adına yazılı açık- lama y apan .Akın Birdal da mesajında "Ga- zeteniz yazarlanndan Uğur Mumcu'nun alçakça öldürülmesinden sonra özgürlük düşmanlannca Onat Kutlar'ın da katledil- mesiinsanhkadına utanç verici bir hunhar- uktır"dedı SHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Eğit- Der Genel Başkanı Mustafa Gazalcı ise yaptığı açıklamada, "Terör, Türkiye'nin düşünen bir beynini. bir kalemini daha sus- turdu. Acı olan, bu cinayetleri işleyenleri ortayaçıkaramamakve bu ortamı doğuran koşullan değiştirmemektir. Onat Kutlar aydınlanmacı bir sanatçıydı. İnsanı insan- laştırmak için. güzel y aşatmak için çırpımr- dt O şimdi kendinden önce öldürülenler gibi artık yazamayacak konuşamayacak. Ama onun laik, demokratik, sanatçı düşün- cesi yaşayacaktır, büyüyecektir"dedı. lşçi Partisı Genel Başkanı Doğu Perin- çek de gazetemiz yöneticilerine gönder- diği mesajda. ~l Ikemizin seckin aydın- lanndan, değerli insan Onat Kutlar'ın ve- fatı büyük bir kayıptır. Acınızı vürekten paylaşıyor, başsağhğı diİiyoruz. Onat Kut- İar'ın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz" dedi. Sosvalıst Devrim Partisi Genel Başkanı Cenan Bıçakçı ise Onat Kutlar'ın ölümüy- le ılgilı yaptığı açıklamada, "Onat Kut- lar'ı devîetin gözleri önünde. İstanbul'un göbeğinde kaybettik. Tüm kaybettik- lerimizin acısının, yaşama hakkımız, öz- gürlük ve demokrasi özlemimiz için yeni kazanımlar sağlayacak mücadele gücüne dönüşmesini diliyonım. Sevgili Onat Kut- lar'ın da dileği buydu" dedi. tlhan llhan Kitabevi'nin sahibi Muzaf- fer llhan Erdost ise "BiKyor gibiydim İş- te gıttim' diyeceğini. Ama duyacağım diye elim yüreğimdeydi. Ölümleri ölümsüzleş- tiren gizi bulmaya \e yaşamı kurtarmaya çagınyor Onat. Hele gericiliğin sinsi ve hain saldınsında pusuya düşürüîerek sırtından vurulabiliyorsa duyaıiıklann ozanı. Hele bağnaz bilisizliğin karanlığında, panldayan ışıklar bir bir karartılabUnorsa. Hele bun- ca ışık bitiremiyorsa karanhğın kara gücünü. Sevgili Onat, bir avuç güneş savur gökyüzüne. nerede olduğumuzu büelim" dedi. Aydınlık dergisi sahibi Dr Serhan Bol- luk, Genel Yayın Yönetmeni Hasan Yalçın ve ANKA Ajansı Yazıişlen Müdürü A. Timur Türkan. gönderdikleri başsağlığı mesajlannda, Cumhunyet çalışanlan, sanat dünyası ve sevenlerinın acısını pay- laştıklannı bildırdiler Katil kim? Bulacak olan kim? ORAL ÇALIŞLAR Onat'ı öldürdüler. Onu kımin öldürdüğü üzerine çokça spekü- lasyon yapılacağından emin ola- bilirsiniz. Çeşitli örgütlerden söz edilecek. Katillerin bulunacağı- na ilişkin namus sözlen verile- cek. Içişleri Bakanı'nın veya em- niyet yetkililerinın yeni ipuçlan üzerine bır basın toplantısı yapa- caklannı duyarsanız hiç şaşırma- yın Öyle düzmece senaryolar oluşturulur ki katillerin yakala- nacağına ınanabılirsinız biie. Onat katıllerını bılıyordu. Uğur Mumcu da bilıyordu. Devlet ıstese, bu olaylann ka- tillerini ortaya çıkarabilırmı? Bir ülke faıli meçhul cinayetlerbata- ğına saplanmışsa ve bu faili meç- hul cinayetlerin bırçoğunda dev- let içındekı bazı güçlerin parrna- ğı olduğu konusunda çok ciddi belirtiler varsa. katillerin yaka- lanması çok zordur. Onat'ın katili veya katilleri de bulunmayacaktır. Türkiye'de at ızı, ıt izine karışmış durumdadır. Bazen birbinne zıt gibi görünen öyle sorular vardırki yanıtlan bir gerçeğin ortak paydasını oluştu- rur. Işte Onat Kutlar cınayetin- deki "Katil kim, bulacak olan kim" sorulanna venlecek yanıt da birbırıne kanşır. Katilleri belirleyebtlmek için bu cinayetlerin hangı sıyasi ve toplumsal atmosfer ıçınde işlen- dığıne bakmak gerekir. Yılbaşı yaklaşırken önce sıyasi Islamcı çevreler yılbaşı kutlamalan aley- hınde bır kampanya başlattılar. Ardından, ıçkilı eğlence yerleri, oteller hedef halıne getirildi. Sonra bombalar, kurşunlama- lar... Marmara Cafe'ye bombayı hangi kışınin veya hangı örgütün koyduğunun hiçbir önemi yok. Çünkü ortam bır saldın ve terör ortamıydı. Bu ortamda katil kış- kırtılmış bır 'meczup' da olabi- lır. bır provokatör. bır Islam fa- natığı veya kargaşalıktan medet uman dev let ıçindekı karanlık bir güç de. Türkiye'yi bu hale getiren bir anlayıştır. Bu anlayışın temelle- ri çok eskılere dayanmakla bir- likte. 12 Eylül'de pekıştirıldi. Önce ülkenın sınırlı demokratik ortamı tamamen yok edıldi. lle- ricı ve solcu düşünce. ağır bir baskı altına alındı. Halkın örgüt- lenme ve düşüncesinı açıklama hakkı neredeyse yok edıldi. Ana- yasa. yasaTar^ahiizca yasaKçıiık düşünülerek yenilendi. Bu ağır baskı ortamı. toplum içındekı gerilimt arttırdı. PKK'nın sılahlı eylemleri bu or- tamda güç kazandı. Dinci bağ- nazlık bu ortamda büyük bır atı- lım kaydetti. Gerileyen ırkçılık, baskı ortamında yeniden hayat buldu. Bütün bunlar, devletin te- pesinde planlanan gerici anlayış sayesınde gelışti ve bu ıçinden çıkılmaz durum yaratıldı. Onat'ı öldüren bombayı koya- nı kim bulacak? Bağnaz dinci güçlerin devlet ve emniyet ıçine sızan kanadı mı. yoksa bozkurt ışaretlenyle gösteri yapan ve em- niyet teşkılatını neredeyse tama- mıylaele geçiren ırkçı görevliler mi r> "Katil kim, bulacak olan kim?" Zaten sorun bır katil m bu- lunması değil ki. Ülkedehergün cınayetler işlenmeye devam edi- lıyor. Katiller ise hepmeçhul ka- lıyor. Onat. bütün bunlan bilıyordu. Bu çürümüş ve kokuşmuş düze- nın. cinayetler ve katiller üretti- ğinin bilıncındeydi. Bu körolası düzenın değişmesinı ıstiyordu, terini bu uğurda akıtıyor. enerji- stni bu uğurda kullanıyordu. Bir yandan bombalar patlıyor, bir yandan silahlar sıkılıyor, bir yandan da muhalıf düşünceleri nasıl bastırabılinzdıye yeni plan- lar yapılıyor. Türkiye bilinçli veya bilinçsiz bir yerlere adım adım itilıyor. Şu anda güç toplayan bazı sağcı çev- reler de bu gelişmelerden prım toplamanın sevincıni yaşıyor. Şu gidişin bir avuç insanhk düşma- nı dışında kimsenin işıne yaradı- ğını sanmıyorum. Hızla akıllar, başlara toplanmalıdır. Onat. sanat ve sinema dünya- mızın atom kanncasıydı. Birçok sanat etkinliğini çekıp çevinr ve bunlan yaptığınıkimseyehısset- tırmezdi. Gönül adamıydı, çele- bi bir sanat eriydi. Onun içten ge- len tok ve güven verici tutumu. ınsanın içıni ısıtırdı. Şımdı Onat yok. Hayat onsuz sürüyor. Ama Türkiye'nin başı- na örülmüş çoraba bir ilmik da- ha atıldı. Bu gıdişı durduracak bır yol bulmak zorundayız. Yoksa bu yı- kıntmın altında hep birlikte kala- cağız. Sevgili Onat. Senin için duygusal şeyler yazmak istemiyorurr). Sen duygulu bir insandın. Böyle anlarda duygusal davra- nırdın. Şimdi duygulanmızı bastınp bu kötü gidişe 'dur' demek için yüreğimizi, inancımızı birleştir- mek zorundayız. Seni çok arayacağız. Seni çok özleyeceğiz. ... ve biz bir kez daha soracağız kendı kendimizc "Katil kim, bulacak olan kim?"
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog