Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

1 1 OCAK1995 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA EKONOMİ PETKİM'e OYP1İ başkan ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Özelleştirme kapsamında bulunan Petrokirma Holding Anorum Şcrketi (PETKİM) Yönetim Kuaılu Başkan lığ'na, eski DYP İştanbul ilbaşkanı Maral Öztekin getirildi. PETKİM'den yapılan yazıh açıklamaya göre >önetim kurulu. PETKİMde vekâleten yürütülen Yönetim Kurulu Başkanlığı'na atama yapmak üzere toplandı. Topiarilıda yapılan oylamada. Genel Müdür Mehmet Yılmaz'ın vekâleten yürüttüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı'na, üve Maral Öztekin seçildi. Oztekin, geçtiğimiz haftalar DYP Istanbul İl Başkanlığf ndan aynlmıştı. Tarım öğpetiminin 149. yriı •ANKARA (Cumhuriyet Bü rosu) - Tanm öğretiminin 149. yılı. ziraat fakültelerindeki maddi olanaksızlıklar nedeniyle buruk kutlandı. Ankara Ünıversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabit Agaoğlu, fakültenin akademik kadro ve öğrenci sayısının artmış olmasına karşm, fiziksel alt yapısı geliştirilmediğinden son 10- 15 yıl içinde çağdaş eğitimin gerisine düştügünü söyledi. Çatalağn Termik B. satışa hazır • ZONGILDAK(AA)- Özelleştirilecek santrallar arasında gösterilen Çatalağzı Termik B Santrairnın (Çates) satışa hazır olduğu bildirildi. Zonguldak'ın Çatalağzı beldesinde kurulu bulunan Termik B Santralı yetkilıleri, kül ve çevre dışında herhangi bir sorun bulunmadığını belirterek. yine de bu santralı satın alacak kuruluşun, çevrecüerin tepkisini çekmemek için bazı yatınmlan yapması gerektiğıni söylediler. EGO'yadava * .v • ANKARA (ANKA)- ANAP Istanbul Milletvekili Bülent Akarcalı, Tanş Genel Müdürlüğü'ne atanan EGO eski Genel Müdürû Cihan Altınöz hakkında görevini kötüye kullanarak EGO'yu zarara ugratmaktan dolayı dava açıldığını belirterek Başbakan Tansu Çiller'den Atınöz"ü görevden aimasını istedi. Renault satışlarında artış • EkonomiServisi-Otomobil satışlannın genelde düşüş gösterdiği Avrupa'da, önceki yıla göre yüzde 9.3'lük artışla geçen yıl 1 milyon 307 bin 314otomobil satışı gerçekleştiren Renault, Avrupa otomobil pazannın yüzde 11 'lik payına sahip oldu. Otomotivde gümrük indirimi • ANKARA (AA)- Yılbaşında yüriirlüğe giren 1995 yılı ithalat rejimi ile otomotiv sektöriindeki koruma, özellikle minibüs- midibüsler için önemli oranlarda düşürüldü. Tek katlı otobüs ithalatında koruma oranlan. yapılan gümrük vergisı indirimleri ile AB- EFTA için yüzde 20- 28'lerden 17.5-26 düzeylerine çekildi. DPT'ye eteştiri • ADANA (AA) - Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Dönen. Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT), "bolgesel yatınm projelerinin, neredeyse hiçbirini onaylamadığını" söyledi. Dönen, Hatay'ın Dörtyol ve Erzin ilçelerinde sürdürdüğü iki günlük gezisinde, bolgesel yatınmlar için kaynak yaratılmasını isteyen belediye başkanlannı, adeta DPT'den "dert yanarak" yanıtladı. Fırıncılardan fiökçek'e tepki • ANKARA (AA) - Fınncılar Odası Başkanı Yusuf Ekşi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in, Halk Ekmek ile haksız rekabet yarattığını belirterek, "Gökçek, ekmeği siyasi basamak olarak kullanıyor" dedi. Ekşi. Büyükşehir Belediyesi'nin, Halk Ekmek büfelennin ihalesine fınncılann da katılmasının sağlanmasını istedi. Iş dünyası, hükümetin 20 trilyonluk ek vergiye el koymasma şaşırmadı 'Zaten gözden çütarmiştık' AHMETÇELİK Iş dünyası. ekonomik denge vergisindeki mahsup sisteminin yasaya konulmayarak hükümetin 20 tril- yonael koyması ile ilgili olarak "Bizzaten gözden çı- karmrçtık" yorumunu yaptı. Değerlendirmelerinde, "söylenenlerle kraat ara- sındaki fark, arük gelenek hâline geMi" düşüncesi üzerinde yoğunlaşan iş dünyası. bir daha gündeme gelmemesi koşuluyla hemen hemen her şeyi kabul- lenmiş gözüküyor. Iş dünyasının 3986 sayılı Vergi Ya- sası'nda mahsup sisteminin yeralmaması ile ilgili gö- rüşleri ise "Oğrendik ancak. bile bile bir daha getiril- memesi kaydıyla kabul ettik ve buna da ekonominin krizden kurtulması için katiandık" şeklinde özetle- niyor. Konuyla ilgili olarak yapılan değerlendirme- ler arasında. ek vergilerin anayasaya aykın olduğu gö- rüşü de ağırlıklı olarak yer alırken mahsup sistemi- nin arada kavnamasınm odönemde herkesin, ek ver- gilerin anayasaya aykın olmasıyla ilgilenmesinden kaynaklandığı vurgulanıyor. Konuyudeğerlendiren tTO Başkanı AtalayŞahi- noğhıiseşöylekonuştu:"Yasadayeralmadığının farkında\dık. ama ekonomide \aşanan kriz ne- deniyle karşı çıkmadık ve ekonominin ihtiyacı olduğuna inandığımız fedakârlığı bir kereye mahsus olmak üzere benimsedik. Yerginin gelir- lerden düşülmemesi ve net aktifin borçlardan da alınması şeklinde iki haksızlık yapıldı. Ancak bankalar bunu hallettiler. fş dün\ası da bunu sineye çekti. Türkiye'de konuşulanlarla icraat- lar arasındaki farkîılık adet haline geldi." EKREM PAKDEMİRLt: Deli Dumrul vergisi Ek vergiler yasa aşamasındayken hükümet. •kamuoyundan gelen tepkileri dikkate alarak milİeti ayaklandırmayaiım, Meclis'te biMiğimiz gibi yapanz' düşüncesiyle hareket etti. Ek vergilerzaten Deli Dumrul vergisiydi. Köprüden geçenden iki aldılar. geçmeyenden bir aldılar. Borçlu şirketin borçlan ek vergi kapsamına alınırken, diğer şirketin alacağı da aynı kapsama alınarak, alacak ve borç iki kez vergilendirildi. İnsanlann gözlerinin içine baka baka yalan söylediler. TURMOB BAŞKANI OZYUREK: Yasayı biliyorduk Tasarının değiştirilerek Ekonomik Denge Vergisi'ndeki mahsup sisteminin söylenenin aksine yasaya girmediğini beliyorduk. Enflasyon nedeniyle iki yıl sonra ödenen paralann değeri zaten düşecekti. Türkiye"de yasalar o kadar çok 1 ^ '"""' değiştiriliyorki. 1993 yılında vergide üniter sisteme geçilerek faiz gelirlerinin vergi kapsamına alınmasına karar verilmışti. Ancak bu, bir gece yansı operasyonuyla 1997 yılına ertelendi. ASO BAŞKANI Hİ SAMETTİN KAVÎ: ATO BAŞKANI AHMET ÇAVUŞOĞLU; Sanayiciye yük getirdi 1994 yılında ek vergiler gündeme geldiğinde büyük bir kesim bu konuda özveri mesajlan verdi. İSO da adil \e dengeli olması koşuluyla devletin yükten kurtulması için olumlu bir karar ortaya koydu. Türkiye'nin problemi iç borçtur. Bunu vergi ile aşmaya çalışmak. sanayinin üretim kabiliyetini düşürür. Ek \ergilerde sanayiciye önemli yükler getirmesine rağmen buna evet dedik. Asıl mesele sonuca ulaşmaktır. Komisyonda değişti Ek vergiler zaten anayasa aykın. Bu konuda açılan davalar var. Mahsup sistemi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapılan değişiklikle yasaya alınmad). Biz de bunu bile bile vergimizi ödedik. Ancak hem 1994 bütçesi açık verdi, hem de 1995 bütçesi açık verecek. Ancak biz Ankara Ticaret Odası oiarak bir daha ek vergi falan istemiyoruz. Çünkü ödediğimiz vergilerin nerelerde kullanıldığını bilmiyoruz. Havaş'ı kurtaracak yasa aramyor ÖZGÜR ULLSOY Özelleştirme yasası, KtT'lerin satılmasına karşı sıkça başvurulan yargı yolunun önünü tıkadı. Kâr eden bir kuruluş olan Havaş'ın stratejik önemi göz önüne alınarak özelleştirilmemesi gerektiğini ileri süren Hava-lş Sendikası. yeniden gündeme gelen özelleştirmenin iptali-için yasal bir gerekçe anyor. Hava-İş Başkanı Atilay Ayçin, Havaş gibi yer hizmeti veren kuruluşlann Avrupa ülkelerinde kamu mülkiyetinde olduğuna dikkat çekerek. özelleştirmenin iptali için mahkemeye başvuracaklannı söyledi. Özelleştirme yasasının davayı kazanmalanna çok olanak tanımadığını kabul eden Ayçin, "Bu kez pek fazla şansımız yok. Havaş, THY. devletin çıkartan açısından stratejik önemi olan kumluşlardır. Hukuki yönden gidebileceğimiz en son noktaya kadar gidecegız T ' diye konuştu.Öte yandan özelleştirme yasası, bir kuruluşun satişinda stratejik olup olmadığınm göz önüne alınmasına fazlaca olanak tanımıyor. Yasaya göre bir kuruluşun stratejik olup olmaması tamamen başbakan ve dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun yereceği karara bağlı. Özelleştirmenin kapılannı ardına kadar açan yasa. devlete ait tüm mallann satışına karar verme yetkisini Özelleştirme Yüksek Kurulu'na bırakıyor.Uzmanlar, bu koşullar altında özelleştirmenin iptali için idari mahkemeye yapılacak başvurulardan olumlu sonuç beklenemeyeceğini belirtiyor. Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun. takdir yetkisini kamu yaranna aykın bir karar alma doğrultusunda kullandığı yolundaki bir davadan umut tasımamak gerektigi savunuluyor. Hava-lş'in, özelleştirmenin nasıl yapılacağı konusunda karar çıktıktan sonra, uygulama yönteminin doğru olmadığı gerekçesiyle dava açması mümkün. "Özelİeştirme niye yapdıyor?" sorusunun henüz doğru dürüst yanıtlanmadığını belirten Prof. Dr. Korkut Boratav, 'verimlilik' bahanelerine karşı, Havaş'ın kâr eden bir kuruluş olduğuna dikkat çekiyor.'Yasa özelleştirmenin kapısını açıyor ama ortada bir zorunluluk yok. Her kararın kendi mantığı içerisinde ek alınması gerekir" di>en Boratav. tek tek satışlar düzeyinde özelleştirilmeye karşı çıkılabileceğine işaret ediyor. Hava-lş, Havaş'ın satılmasını niye istemiyor? •Havas ve THY'nin stratejik bir konumu var. Avrupa'da Havaş gibi kuruluşlar de\ let taraftndan destekleniyor. •Havaş'ın hizmet verdiği yerler gümrüklü sahalar. Bunlann yerli ve yabancı sermayeye açılması tehlikeli sonuçlar doğurabilir. •Havas kâr eden bir kuruluş. Devletten kredi almadan. kendi ayaklan ûstünde duruyor. •Dövize endeksli hizmet veren Havaş, 1993 yılında deviete 40 miryon dolarlık döviz girdisi sağladı. EBK^Yİ ALACAKLARINI ÖNE SÜREN HAK-İŞ; En kârlı teklifbizim ANKARA (AA) - Hak-lş Genel Eğitim Sekreteri Salim Lîslu, Et ve Ba- lık Kurumu'nun (EBK) özel sektörye- rine kendilerine verilmesiyle. devletin daha kârlı olacağını söyledi. EBK'nin kendilerine veril- mesiyle, bu işletmede 4 bin çalışanın. iş ve gelir güvence- sinin sağlanacağını, özel sek- töre verilmesiyle ise işçilerin işten çıkanlarak tazminatlannın devlet tarafından ödeneceğini ifa- de etti. Uslu, devletin işçilereyaratacağı is- tihdam için de yaklaşık 45 trilyon lira harcaması gerektiğini kaydetti. Uslu, " Devlet burayı özel sektöre *erdiği tak- dirde, bu işçilerin maaşlarından devle- te ödenmesi gereken, (SSK primleri), ek kesintiler, vergiler, asgari ücret üze- rinden ödenecek. buradan da devlet yaklaşık vılda 1.5 triKon lira zarar ede- cek" diye konuştu. Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü: •*EBK'nin iki anasorunuvan birincisi işletme sermaye sonı- nu. ikincisi siyasi müdahale so- runu. Bize devrinde, ikincisi kendiliğinden kalkıyor. Devlet, büyük gazetelere verdiği kredi koşullanyla bize kredi verdiğinde bi- rinci sorunu çözer \e kâr ederiz. Bü\ ük bir ihtimalie bugünlerde ihale sonuçla- naçak ve bizde kalacak." Özelleştirme kapsamındaki Et ve Balık Kurumu(EBK)çalışanlan. Do- ğu Anadolu bölgesindeki kombinala- nn kendilerine satılmasını istedıler. Sümerbank işçisi Karabük'ü gözlüyor ANKARA (UBA) - Sü- merbank işçisi de Karabük ve Et Balık Kurumu'nu (EBK) bekliyor. Teksif Başkanı Şevket Yılmaz, Sümer Holding'e talip ol- mak için çalışmalan baş- lattıklannı belirtirken. U EBK ve Ka- rabük bizim için de ümit olacak"de- di. Yılmaz, daha önce Sümerbank ve Sümer Holding olarak aynlan Sümer- bank'a talip olmak için gerekli çalış- malan başlattıklannı bildirdi. Yıl- maz, bu konuda Karabük ve EBK'yi beklediklerini ifade ederek. "Eğer Karabük ve EBK'deld işlemler işçi le- hine sonuçlanırsa bizim işçUerimize de ümit doğacak" dedı. Yem Fabrikaları y na üretici talip ANKARA (AA) - Yem Sanayii ve Tica- ret AS'nin satışı ger- çekleştirilemeyen son iki yem fabrikası olan Muş ve Hilvan yem fabrikalannın özel- leştırılmesi için yeniden ihale açılıyor. Son açılan ihalede Hilvan Yem Fabri- kası'na verilen tekliflerin çok düşük olması, Muş Yem Fabrikası'na da ve- rilen tekliflerde ihale koşullannın ye- rine getirilmemesi nedeniyle satış iş- lemi gerçekleştirilemedi. Bu arada Kırklareli Yem Fabrika- sı'nı satın alan Tanm ve Kredi Koope- ratifleri Merkez Birliği, Yem Sanayii Genel Müdürlüğü'ne başvurarak söz konusu iki fabrikaya da talip oldu. Yurtdışı APS ateş pahası A ralık ayında KİT ürünlerine yağan zamlardan sonra tüketicinin gelir- gider dengesındeki açık katlanarak artıyor. İSKl'nin su faturalanna yaptığı yüzde 200'lük zammı, elektriğe gelen yüzde 10.7'lik, posta hızmetlerine gelen yüzde 30 ile 40 oranındaki zamlar takip etti. Yeni yılla birlikte gelecek tüm faturalar, tüketiciler için sürprizlerle dolu olacak. PTT hizmetlerine 22 aralıktan itibaren zam gelmesiyle telefon kontür ücreti şehir içi görüşmelerde 1.300 liradan 1.600 liraya çıkanldı. Nüfusu 10 binden fazla olan bölgelerde telefon tesis ücreti 3 milyon liradan 4 milyon liraya yükseldi. Yıllık abonman ücreti 650 bin liradan (500 kontüre kadar) 1 milyon 250 bin liraya (750 kontüre kadar) çıktı. 2 bin 500 liraya postalanan bir mektup, yeni fiyat listesine göre 3 bin 500 liradan. 1.500 liraya postalanan bir kart, 2 bin liraya gönderilmeye başlandı. Daha önce 35 bin liraya gönderilen yurtiçi APS'ler, son zamlarla birlikte 45 bin liraya yükseldi. Yurtdışı APS fiyatlan, ülkeler arasındaki mesafeye göre değişiklik gösteriyor. Almanya'ya gönderilecek 500 gramın altındaki APS'ler. 890 bin lira tutuyor. Her 500 gram için 150 bin lira daha ekleniyor. Amerika'ya gönderilecek 500 grama kadar olan APS'ler 1 milyon 280 bin lira tutarken, her 500 gram için 380 bin lira alınıyor. Cep telefonlarının peşin tesis ücreti 10 milyon lirayken 12 milyon lira oldu. 1 milyon liralık artış yapılan araç telefonlarının peşin tesis ücreti 5 milyon 500 bin lira oldu. Çağrı aboneliğinde peşin tesis ücreti 1 milyon 125 bin liradan 1 milyon 400 bin liraya çıktı. 10 metreküpün altında su harcayan konutlarda 2 bin 500 lira olan suyun birimfiyatı, 1995 Ocağı'ndan itibaren 7 bin 500 lira oldu. 10 metreküpün üzerinde harcama • yapan konutlarda 11 bin 500 lira olan suyun birim fiyatı, son zamlarla birlikte 17 bin 500 liraya yükseldi. 10 metreküp su harcayan işyerierinde birim fiyat 26 bin liradan 30 bin liraya, 10 metreküpün üstünde harcama yapanlar 48 bin liradan 50 bin liraya çıkanldı. Toplu suyun metreküpü ise 8 bin 595 lirayken 15 bin lira oldu.B Konut 1 Konut 2 Işyerii Işyeri2 Işyeri 3 Resmi daire Befediye Sanayi Toplu su Su tıyatlarının artışı 940cak(TL) 2.300 10.000 23.000 42.000 58.000 52.000 34.000 58.000 7.500 94Haz.(TL) 2.500 11.500 26.000 48.000 65.000 60.000 40.000 65.000 8.595 1995(Tl) 7.500 17.500 20.000 50.000 75.000 75.000 60.000 75.000 15.000 PTT hizmetlerinde artıs Telefon tesis ücreti (Nüfusu 10.000'den fazla olan yerierde) Yıllık abonman ücreti (GSM) CEPTELEFONU Peşin tesis ücreti Ayiık sabit ücreti ARAÇTELEFONU Peşin tesis ucretı Ayiık sabit ücretı ÇAĞRI ABOHEÜĞİ Peşin tesis ucretı Aylık sabit ücreti KABLOTV HİZMETİ Peşin tesis ücreti Aylık sabrt ücreti POSTA HİZMETLERİ APS (Acele Posta Servisi) Mektup ESKİ(TL) 3.000.000.- (500 kontüre kadar) 650.000.- ' 10.000.000.- 200.000.- 4.500.000.- 100.000.- 1.125..0O0.- 40.000.- 1.750.000.- 60.000.- 35.000.- 2.500.- YENİ(TL) 4.000.000.- (750 kontüre kadar) 1.200.000.- 12.000.000.- 250,000,- 5.500.000- 125.000.- 1.400.000.- 50.000.- 2.500.000.- 100.000.- 45.000.- 3.500.- Tüketicinin takdir ettikleri Cumhuriy&t Gazefesi Turkocağı Cad. 39/4 1 Cagaloğlu/İSTANBUL. TEL: S12 OS OS FAX: 514 O7 S1 Carrefour'a teşekkür 3 ocak akşamı, içinde 25 milyon lira nakit para, 12 adet kredi kartı, senetler, çek kameleri ve kıymetli evrakların bulunduğu çantamı, Carrefour alışveriş merkezine ait alışveriş arabasında unuttum. Çantamı kaybettiğimi anladığımda tekrar Carrefour'a gittim. Alışveriş arabalarında çantamı göremeyince koruma görevlilerine danıştım. Yetkililer, güvenliğe başvurmam gerektiğini söylediler. Güvenlik şef yardımcısı Tank Baysal, çantamın Aslan Şen isimli otopark görevlisi tarafından bulunduğunu anlatarak çantamın içindeki bütün eşyalar hakkında zabıt tuttuklarını belirtti. Çantamı ve içindeki tüm eşyaları bana teslim ettiler. Carrefour alışveriş merkezine, kurmuş olduğu güvenlik sisteminden ve titiz çalışmalarından ötürü teşekkür ediyorum. Reha Işıtman/İSTANBUL Pimapen patlamaya karşı korudu D oğalgaz patlamasının maddi-manevi tüm zararlarından Pimapen sayesinde kurtuldum. Yılın ilk günü caddemizde meydana gelen doğalgaz patlaması, 100 metre ilerideki birçok apartmanı bile olumsuz etkiledi. Patlama olan apartmanın karşısında oturmamıza karşm bizim daire hasar görmedi. Bir süre önce pencerelerimizi Pimapen marka PVC ile değiştirmiştim. Pimapenlerin bu özelliği beni çok memnun etti. Çünkü patlamada caddeye bakan ön tarafta yatmakta olan yardımcımızın belki de hayatını kurtardı. Sizin aracıhğınızla PVC pencerelerin bu yarannı ve sevincimi diğer tüketicılere aktarmak istedim. Isakko Nisim Soria/İSTANBUL BENCE İZZETTtN ÖNDER Haydi Türkiye, Hedef Meksika Toplumlar niçin kaynaklannın önemli bölümlerini araş- tırma-geliştirme faaliyetlerine ayınrlar? İleriyi tahmin ede- rek kendilerini olası tehlikelerden önlemek için. Hayvan toplulukları da insiyaki olarak bazı davranışlar öğrenir ve bunu uygularlar. Sanınm, sadece insan toplulukları ileriyi öngörebilip, ona göre önlem alabilir. Örneğin hızlı nüfus artışı zararlı görülürse, planlanabilir. Bir dönemde yaratı- lan bütün gelir tüketilirse, ileride büyük bir sıkıntı çekile- ceği bilindiğinde, gelirin bir bölümü tasarruf edilir. Bilindi- ği gibi, anlar ve kanncalar bile, hatta belki daha başka hay- van türleri de ileriye yönelik davranışlarda bulunurlar. Türkiye, 1980 politikaları ile inanılmaz bir hızla dış bor- ca girdi. Yine aynı politikalar çerçevesinde vergi indirimi- ne gitti. 1981 yılında yüzde 18'lerde olan vergi yükü, 1980'lerin ortalanna doğru yüzde 13'lere kadar geriletildi. Vızyon dolu bu politikalar sonucunda nereye geldik? Bu- güne! Iktisat politikalannın çok büyük bir şanssızlığı söz ko- nusudur. Politikalar, uygulamaya koyulduğu dönemlerde başka, ileriki günlerde tamamiyle başka sonuçlar ortaya koyabilirler. Vergi indirimine gidildiğinde, ilk dönemde ruh- suz ve yapay bir canlılık görülür, fakat bunun bedelini ile- riki nesiller öder. Hızlı dış borca gidilip, bu yolla alınan pa- ralarla gecekondu sanayii beslenir ya da bu kaynak tüke- timde kullanılırsa, bunun bedelini de ileriki nesiller çok acı bir biçimde öder. Ücret ve maaşların da çok hızlı düşürülmesuleride ona- nlması çok ağır etkinlik boşlukları oluşturur. Örneğin öğ- retmenlerin maaşı düşürüldüğünde, kalite erimesi oluşur, eğitim hizmeti çöker. Bu maliyeti ileriki nesiller öder. Bir müddet sonra, öğretmenlerin maaşı arttınlsa dahi, aynı hız- da kalite düzelmesi gerçekleştirilemez. Iktisat politikaları sadece anlık etkisi ile değil, ileriki za- manların etkisi de dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Ancak, istikbal, btr'hayalamban' olarak kullanılmamalıdır. Politikacılar, şimdiki durum ile gelecekteki durumu, karşı- lıklı alternatif olarak, göz boyamak için kullanırlar. Politi- kacının vizyonu genişledikçe, halkına karşı kullandığı say- gısız yöntemler de artar. Bu ınsanlar, bazen sonucuna ba- kılmaksızın, bugünü kurtarmaya bakar, bazen de bugün kurtarılamamışsa, ameliyatlı hastanın yann koşacağı müj- desini verir. Acaba neden tüm politikacılar böyle davranırlar? Bu ol- guyu, politikacıların akıl ya da ahlak düzeyi ile açıklama- ya çalışmak doğru değildir. Zira politikacı 'daha çok oy toplama' dürtüsü ile ve bayağı da akıllıca davranır. O za- man, tabana dönmemiz gerekir. Politikacının dürtüsü ta- bandan gelir. Tabanda ise. büyük bir mücadele sürüp git- mektedir. Kapitalist sistemde siyasal iktidar, güçlü serma- yenin yanındadır ve görevi de onu korumaktır. Toplumun diğer kesimi ise, toplumu besleyen oy potansiyeli olarak önemlidir. O nedenle, bu büyük kitle, hem sistemi. hem de onun siyasal yapısını koruyabilmek için, fakat sadece bu kadarlık gözetilir. Bu kitle, işler iyi giderken biraz daha korunabilir, fakat işler sıkıştığında derhal feda edilirier. işte böyle bir kaynak mücadelesinde, eğer bugün cid- di birsıkışıklık varsa, bu büyük kitle, bir yandan ekonomik kriz vb. gibi objektif olgularia uyuşturulurken, diğer yan- dan da gelecek umutları ile avutulur. Oysa, ileride tüm yü- kü çekecek olanlar da yine onlardır. Kısacası, bu kaynak mücadelesinde, bazen, hemen bugün paylaşım yapılırken ufak kitleler avantajlı çıkarken, büyük kitle yannla avutu- lur. Bazen de, ileriye ait kaynaklar kullanılır, fakat bunun nimeti de sermayeye gider. Her iki halde de yükü aynı bü- yük kitle çeker. Vergi teşvik öniemleri adı altında özel kesime sağlanan rantlar; kamu kesiminin küçüftülmesi adı altında bu kesi- min çökertilmesi; özelleştirme adı altında kamu tekelleri- nin özel tekel konumuna dönüştürülmesi; hep bugünün kurtarılması gibi algılanan, aslında belirli gruplara kaynak aktaran politikalardır. Bu politikalann ilerideki yükü ise, başka gruplara yıkılmaktadır. Türkiye, ufak bir çıkarçevresinin çığlıklan arasında, sos- yal devletin küçültülmesi, özelleştirme, vergi almama gi- bi alanlarda hızla ilerliyor. Bu yolda, ilkin, yüzü-gözü bo- yah palyaçolarla eğleneceğiz ve bu yolu reddedenleri kü- çümseyeceğiz; onların, çağ-dışı olduğunu düşünüp, saf- dışı bırakacağız. Hiç kuşkusuz, bu yoldan doğrudan ve do- laylı yarar sağlayanlar vardır. Bu yolu ve alternatif yolu sa- vunanlar, bir romanı farklı yorumlayan iki grup gibi görü- lemezler. Bu bir sınıf çıkarı sorunu ve sınıf mücadelesidir. Basın da bu mücadelede artık açıkça kendi safına geç- mekte ve saflar netleşmektedir. İşte Türkiye böyle bir yoldadır. Bu yol nereye çıkar? Bu soruya cevap bulabilmek için Meksika'ya bakmak gere- kiyor. Meksika'yı ise, son 1 -2 yıl içinde dillerine dolayarak her fırsatta Türkiye'ye ornek gösterenler anlatmalı bize. Eğer son 1 -2 yılda müthiş bir iştiha ile Meksika'yı bize sat- maya çalışan iç çıkar çevreleri, özelleştirmede gerekirse tankların dahi kullanılabileceğini söyleyen saygısızlar, bu- gün bize Meksika'yı anlatamıyor ise; onların bugün top- luma dayattığı politikalann yannı da böyledir. Ne varki, yann da bir gün gelecektir! Doğan, müfettişler ve bakanı suçladı Çukobirlik'te rapor skandah ADANA (Cumhuriyet Cüne> İlleri Bürosu)-Çukobirlik'in es- ki-yeni 15 yöneticisini suçlayan müfettiş raporu. tepkiye ve çe- şitli sorularla birlikte tartışmaya yol açtı. Birliğin eski Genel Mü- dürii Sedat Doğan, müfettişlerin. "ANAP dönemini özellikle gör- mezden gelerek bir rapor hazır- ladığını" savlarken u Suçlanıp savcılığa verilen göre\ liler arasın- da bir tek benim savunmam alın- tnadı. Adım rapora sonradan ek- lenmiş. sahtekârlık yapılmıştır" dedi. Doğan. müfettişlerin.'ken- dilerini de zora sokan bir belgeyi savcılığa vermeyerek evrakta sahtekârlık suçu işledilderini' de öne sürerken Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Dönen'e "Be- nimle bir hesabınız mı var? Ne- den böyle bir düzmece rapor ha- zıriattığınızı kamuoyuna açıkla- yın" diye çağn yaptı. Doğan. adinın 7 yöneticinin suçlanıp savcılığa verildiği mü- fettiş raporuna sonradan eklendi- ği görüşünü de vurguladı. Tekstîlciler günırük birliğinden luııııthı Ekonomi Servisi- Istanbul HazırGiyim ve Konfeksiyon Ih- racatçıları Birliği (İHKİB) Baş- kanı Okan Oğuz, gümrük birli- ginin ticari bir anlaşma olduğu- nu ve bunu başka kavram ve po- litikalarla değerlendirmenin son derece yalnış olduğunu söyledi. Anlaşmanın her iki tarafın çıka- nna olduğunu kaydeden Oğuz. birliktelikten kaçınmanın ekono- mi bıliminin öngörüleriyle bağ- daşmayacağını belirtti. İHKİB'in Türk hazırgiyim ve konfeksiyon sektörlerinin tanıtı- mı amacıyla Avrupa'dan davet edilen 30"u aşkın gazeteciye yö- nelik düzenlediği basın toplantı- sında konuşan Oğuz. Türki- ye'nin ekonomik yapısı ve son dönemde gerçekleştirdiği yasal düzenlemelerle gümrük birliğine geçmeye hazır ve AB'ye uyum sağlayacak durumda olduğunu vurgulayarak şunlan söyledi: "Türkiye ile AB arasındaki so- run ekonomik değil siyasidir. Türkiye, demokrasi \e insan hak- larının sağlanması konusunda geri dönülemez bir nokfadadır."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog