Bugünden 1930'a 5,502,563 adet makale



Katalog


«
»

10 OCAK 1995 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Türkiye, ABD'den FMS kanalıyla silah alımlannda kendi koşullannı dayatmakta güçlük çekiyor Savunmaya ABD kelepçesiDeVİ6tte gÖPÜŞ ayPlfeğK Türkiye'nin dış askeri satış kredileri çerçevesinde ABD'den silah alımlannda kendi koşullannı dayatamamasının, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir bölümü ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nm arasmı açtığı büdirildi. LALE SAR1İBRAHÎMOĞLU ANKARA - Türkiye'nin, ABD'den dış askeri satış (FMS) kredileri ve Güney Kanat Yasası kanalıyla yapılan silah alımlannda kendi koşullannı dayatmakta gide- rek daha fazla güçlük çekmesi. Türk savunmasının ABD kıskacı içine girdiği yorumlanna neden ol- du. ABD'nin, sonunda hibe olarak vennesine karşın modernizasyonu Türkiye'ye ağır fatura getiren KC- 135A tanker uçaklannı "ortak kul- lanımr 'ın da aralannda bulunduğu ağır koşullarla Ankara'ya kabul et- tirmesinin. projede devre dışı bıra- kılan Savunma Sanayii Müsteşarlı- ğı (SSM). Türk Silahlı Kuvvetle- rinde bir kesim ve projeyi onayla- yan Hava Kuvvetleri Komutanlı- ğı'nm arasmı açtığı büdirildi. Askeri uzmanlar, 7 adet tanker uçağı altmı için ABD'nin teklifınin kabul edilmesine. "devtettendevle- te satış garantisi olması"nı gerekçe gösteren Milli Savunma Bakanlı- ğı'na tepki gösterdiler. Uzmanlar, ABD'nin, nükleer silah geliştirdi- ği gerekçesıyle Pakıstan ile yaptı- ğı devlet güvenceli F-16 satışını, fslamabad'ın parasını yatırmış ol- masına rağmen durdurduğuna dik- kat çekiyor. Uzmanlar, ABD Kong- resi'nin, Türkiye'ye. misket bom- bası dahil bazı silahlann verilme- sini. insan haklan ihlallerini gerek- çe göstererek engellediğine de işa- ret ediyorlar. ABD'nin hibe ettiğı 7 adet KC- 135A'lann KC-135R tanker uçaği- na dönüştürüimesi ıçin gerekli yak- laşık 300 milyon dolar, Türkiye'nin cebinden çıkacak. Ancak, söz ko- nusu tanker uçaklan, yalnızca ABD ve NATO'nun müşterek ope- rasyonlan çerçevesinde kullanıla- bilecek. Projeler geri alındı Milli Savunma Bakanlığı 5O'ye yakın F-4 uçağının modernizasyo- nu ile tanker uçağı tedarik prog- ramlannı, her iki projede de bir me- safe kaydedildiği sırada, SSM'den devraldı. Müsteşarlık, KC-I35A uçaklannınFMSkanalıilealınma- sı yerine, diğer tanker uçaklan se- çeneklerinin de bulunduğunu be- lirterek uluslararası ihaleye çıkıl- masını istedi. Milli Savunma Ba- kanlığı, ihaleye çıkmamakla birlik- te. bazı ülke firmalannın teklifle- rini değerlendirmeye aldı. Müsteşarlık, F-4 uçaklannın mo- dernizasyonunun da Israil ile ışbir- liği içınde, ancak Türkiye'dekı te- sislerde yapılmasına sıcak baktı. Savunma Bakanlıgı'nın yaptıgı açıklamada, ABD'nin uçaklann kullanımında getirdiği koşullann kabul edilmesinin nedenleri ve bu koşullann neler olduğu belirtilme- di. Israil, Fransız ve ABD firmala- nnın verdiği tekliflerde. uçaklara takılacak hortumun (boom) dış ül- keye satışı için ABD'den alınması gereken ihraç izninin yeralmadığı- na dikkat çekildi. Askeri çevreler, tanker uçağına yakıt ikmalinde anahtar olan hor- tum teknolojisinin yalnızca ABD'de bulunduğuna dikkat çeke- rek ABD Savunma Bakan Yardım- cısı Joseph Nye'ın, aralık ayında Ankara'ya yaptığı ziyarette, KC- 135A"ları R tipine dönüştürecek Boeingdışındaki hiçbirfirmaya bu teknolojinin verilmeyeceğinin altı- nı çizdiğini anımsattılar. ABD, uçaklann tanker uçağına dönüşümü işleminin, ABD'de ya- pılması koşulunu Türk tarafına ka- bul ettirdi. Ancak teknik uzmanlar, bu uçaklann TAİ ya da diğer tesis- lerde modemize edilmesi halinde Türk ekonomisine önemli birgırdi sağlanmış oiacağını anımsattılar FMSborç yükii getiriyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ankara'nın ABD'den askeri araç gereç alımını fınanse eden dış askeri satış (FMS) kredıieri, Türkiye'ye 1972 yılında verilmeye baslandı. FMS uygulamalan, 24 yıllık süre" içerisinde hibe ve kredi olmak üzere 8 milyar dolarlık bir hacme ulaştı ve Türkiye'nin bugüne kadar gercekleştirdiği ödemelere karşın, halen 6.5 milyar dolarlık birborç bakiyesi kaldı. Yunanistan'ın, bu türden borçlanmayı önlemek için FMS kredisi almadığı anımsatılıyor. Türkiye'nin FMS kredisi çerçevesinde ABD'den almayı kabul ettiği ve R tipi tanker uçağına dönüştürülecek 7 adet KC-135A uçağı şu koşullar altında Türkiye'ye verildi: 1- Herhangi bir NATO operasyonunda ucaklar yalnızca ABD ve NATO tarahndan kullanıiacak. 2- Uçaklan Birieşmiş Milletler'in öngördüğü kolekrif önlemler, kendini savunma ve NATO operasyonlan dışında kullanılamayacak. Uçaklar, ABD'nin kabul ettiği operasyonlarda kullanılabilecek. 3- Uçaklar, NATO standartlanna uygun olarak tanker uçağına dönüştürülecek. ÖZELLEŞTİRME İDARESÎ BAŞKANLIĞI 'Arka bahçe'ye 'büyük arazi' düzelttnesi! ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Özelleştirme Idaresi Başkanlığı (ÖlB), özelleştirme kapsamında bulunan. ancak Başbakan Tansu Çiller'ın helikopter pistı olarak kullanması nedeniyle Başbakanlığa devredilmesi istenen Yeniköy'dekı Turban arazisinin, Özelleştirme Yasası'nın 'ulusal güvenlik ve kamu yarannın gerektirdiği durumlar' hükmü uyannca degerlendırileceğini bildirdi. Arazinin, 'büyük ve bağımsız' olması nedeniyle 'arka bahçe' olarak adlandınlamayacağını B.'aşbakan Çiller'in helikopter pisti olarak kullandığı, Sait Halim Paşa Yalısı'nın bitişiğinde bulunan arsa için OÎB, "Böyle büyük bir arazi 'arka bahçe' diye adlandınlamaz" açıklaması yaptı. belirten ÖİB. tarihi Sait Halim Paşa Yalısı'nın bitişiğinde bulunan sahil kesimindeki arsanın satışının durdurulmasıyla Boğaz'ın güzelliğinin de korunacağinı kaydetti. Cumhuriyet'te, 'Tansu ÇiOer Arka Bahçesini Sattırmadı" ve 'Arka Bahceyi Paylaşma PazariığY başlıklanyla çıkan haberler üzerine, bir açıklama yapan ÖlB, Carlton arazisi olarak adlandınlan arsanın. 'sahil kesiminde' ve Köybaşı \ Caddesi'nin karşısmda olan iki bölümden oluştugunu belirtti. Sahil kesiminde Sait Halim Paşa Yalısı'nın bitişiğındekı bölümün 2 bın 423 metrekare, Köybaşı Caddesi'nin karşisındaki bölümün de 4 bin 250 metrekare oldugu bıldirilen açıklamada. "Bu kadar büyük bagımsız bir parçanın 'arka bahçe' olarak nitelendirilmesinin. tamamen eksik bilgilendirmeden kaynaklandığı aşikârdır" denildi. Açıklamada. Başbakanlığın araziyı devralma isteminin, 4046 sayılı Özelleştirme Yasası'nın. 'milli güvenlik ve kamu yarannuı gerektirdiği durumlar' hükmü uyannca Özelleştirme Yüksek Kumlu'nun onayına sunulacagı vurgulandı Açıklamada, "Tabiidir ki yukanda ifade edilen faydanın dışında, Boğaz öngörünümünün güzelliği, sınırlı yapılaşma ile korunmuş olacakl aynı zamanda tarihi bir yapının nitelikleri de daha kola> muhafa/a edilmiş olacaktır" görüşüne yer verildi. Başbakanlık Basın Merkezi'nce yapılan açıklamada da Başbakanlığın birinci derece SİT alanı ilan edilen arsayı devralmak istediği ve bu istemin ÖlB tarafından olumlu karşılandığı belirtılerek, "Özelleştirme Yüksek Kurulu. konuyu görüşecek ve verilen karar doğrultusunda uygulama başlayacaktır. Sayıtan bu işlemterin Özelleştirme Kanunu'na ay kın hiçbir yanı bulunmamaktadır" deniİdi. Kas hastalıkları uyarı gezisi Ingiltere Kas Hastalıklan Derneği'nin çahşmalannı aktarmak için bisikletlenyle küçük bir dünya turuna çıkan Jeremy Rovvley ile Keith Foskett adlı Ingiliz gençlen önceki gün Türkiye'ye geldi. Yaklaşık 5 aydır gezilerini sürdüren iki genç Istanbul'da Kas Hastalıklan Dernegi'ni ziyaret ederek. amaçlannın 'kas hastalıklanna dünya kamuoy unun dikkarini çekmek ve bu hastalık konusunda insanlan bilgilendirmek' olduğunu söylediler. AMI meslekleri bilgısayar mühendisliği iie satış elemanlığı olan gençler, Belçika'dan başladıklan gezılerinde Lüksemburg, Almanya, Fransa. Isviçre, ltalya ve Yunanistan'a uğradıktan sonra Türkiye'ye geldiklerini belirttiler. Rovvlev ve Foskett. Surıye, Ürdün. Israil. Pakıstan ve Hindistan ziyaretleriyle aezilerini sürdürecekler. TFotoğraf: GÜNDÜZ İMŞİR) Erbakan'ın, Taksim Parkı'na cami yapacağız' sözleri tepki çekti Camiye bu kez ANAP karşı çıktıİstanbul Haber. Servisi - Taksim Par- kı'na cami yapacaklannı açıklayan RP Ge- nel Başkanı Necmettin Erbakan'a ilk tepki ANAP'tan geldi. ANAP İstanbul ll Başka- nı Mükerrem Taşçıoğlu, otoparkın arkasına yapılmak istenen önceki cami projesini des- teklediklerini belirterek. "Ne kadar İslam- cı olursak olalım şehrin en yeşil yerlerinden birine cami yapmanın anlamı yok" dedi. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şu- be Başkanı Oktay Ekinci de. Erbakan'ın açıklamasının tarihe ve kamu yaranna kar- şı büyük bir saygısızlık göstergesi olduğu- nu sövledı. RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın dün gazetelerde yer alan Taksim"de "cami- yi yan tarafa değil asıl parkın içine yapaca- ğız'' açıklaması tepkiyle karşılandı. RP Ge- nel Başkan Yardımcısı Oğuzhan Asil- türk'ün İstanbul surlannın yıkılmasını ıste- mesi. ardından Erbakan'ın Taksim Parkı'na cami yapılacağını açıklaması kuşkuyla kar- şılanıyor. llgililer, RP'nin. kamuoyunun dikkatıni başka tarafa çekerek gündemi de- ğiştirmek istemesine dikkat çekti. Taksim'e cami yapılması. 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Be- lediye Başkanlığı'nı RP'nin kazanmasıyla yeniden gündeme gelmişti. Taksim'deki Su Maksemi'nin arkasına yapılmak istenen ca- mi için hazırlanan proje, Beyoğlu Belediye- si ve tstanbul Büyükşehir Beledıyesı tara- fından onaylanmıştı. Bu proje için belediye meclislerinde ANAP gruplan RP'yi des- ANAP İstanbul ll Başkanı Taşçıoğlu, 'Ne kadar lslamcı olursak olalım şehrin en yeşil yerlerinden birine cami yapmanın anlamı yok" dedı. tekledi. Ancak Anıtlar Kurulu. bölgenin SİT alanı olması nedeniyle böyle bir proje- ye izin vermedi. Erbakan, önceki gün yap- tığı açıklamada, Taksim'e cami yapılması olay ını yeniden gündeme getirdi. İlk proje- de RP'yi destekleyen ANAP. Erbakan'ın or- taya attığı yeni projeye karşı çıkıyor. ANAP İstanbul ll Başkanı Mükerrem Taşçıoğlu şöyle dedi: "ANAP,Taksim'de otoparkın ar- kasına cami yapılması projesini destekledi, ama bunu asîa onay lamaz. Ne kadar lslam- cı olursak olalım, şehrin en yeşil yerlerinden birine cami yapmanın anlamı yok. Devlette \e belediyede inat olmaz." Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şu- be Başkanı Oktay Ekinci de açıklamaya tep- ki gösterdı. Ekinci"nin açıklaması şöyle: "Bize göre RP'li çoTeler. Taksim'eflfcde bir cami yapmak istiyorlarsa. bu rür tarihi mekânlara ve kamusal alanlara göz dikmek- ten vazgeçmelidirier. Halka ve kentin kültü- rüne mal olan boş ve tarihi alanlan cami bi- le olsa yapıyla doldurmak yerine, yine Tak- sim çevresindedaha uygun yerleri kamulaş- tırarak ya da sahiplerinden sarın alıp cami yapabilirler. Öraeğin Talimhanc bölgesi bu- na çok uygundur ve eğer projelerini orada gerçekleştirirlerse, hem bazı çirkin yapüar yerine onlan yıkıp güzel bir cami yapmak olanağı doğar, hem de Taksim bölgesinde var olduğu söylenen cami ihriyacı da böyle- ce 'hayırlı bir projeyle' giderûmiş olur." S A L I T O P L A N T I L A R I 1970-1995 / SON 25 Y1LDA EDEBİYATIMIZ DENEMEYöneten Atilla Birkiye Konusmacılar Mustafa Aslantunalı. Mehmet Ergüven, Uğur Kökden 10Ocak1995 Saat: 18.30 YAPI KRF.DI K Ü L T Ü R M E R K B Z İ Yapı Kredi Sermet Çlfter Kütüphanesl Istiklâl Caddesi 285 Beyoğlu 80050 İstanbul Telefon: (212) 252 47 00/441 - 245 20 41 Salı Toplantılğn'm. isteyen herkes ücretsiz olarak izteyebilir. YAPI KREDİ ADNAN VARINCAR E S M S E R G i S İ 1 0 Ocak - 3 Ş u b a t 1 9 9 5 YAPI KREDİ K V L T Ü R MERKEZİ Yspı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerlsl Istiklâl Caddesi 285 Beyogiu 80050 İstanbul Telefon: (212) 252 47 00/257 YAPI KREDİ ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ 2. Cumhuriyet Şaşkınlığı (1) Isim babalığı ve düşünce öndeıiiğini Turgut Özal'ın yaptığı "2. Cumhuriyet" anlayışının çok ilginç yazar ve temsilcileri var. Inanılmaz derecede "pişkin"ve "vurdum- duymaz" insanlar. Artık hemen herkes kabul ediyor ki; günümüz Türkiye- si'nde ekonomik durum, 1979 Türkiyesi'nden daha kötü. Ve eline geçirdiği sonsuz fırsatlan kullanamayan Turgut Özal, bu durumun baş sorumhjsu. Ve kimi yazar ve ko- nusmacılar, bunu da dile getirdikten sonra "rahmetli özal..." diyerek "özlemlerini"dıle getirmiyorlar mı, işte o zaman ifrit oluyorum. Neyse, zaten bugünkü konum o değil. Bugün, geçen cumartesi gecesi Sevgili AN Kırca'nın "Siyaset Meyda- nı"nda boy gösteren bir 2. Cumhuriyetçi yazarın "fikirşaş- kınlığını" sergileyerek, bu 2. Cumhuriyet "masallanntn", nasıl kof bir zemin üzerinde yükseltilmeye çalışıldığını bir kez daha göstermek istiyorum. Aslındasözünü ettiğim "SiyasetMeydanı", sistemi sor- gulamaktan çok, başkanhk rejimini tartışmayı konu almış gibiydi. Ama kimi "muhteremler", bunu da Atatürk dö- nemine saldırmak için akıllannca fırsat saydılar. Canlan sa- ğolsun... 2. Cumhuriyet kalemşor ve demagoglannın yıllardır di- le getirdikleri bazı hususlar vardır. örneğin "Atatürk de- mokrat değildi" ya da "Altı ok arasında demokrasi yok- tur" ya da "Türkiye Cumhuriyeti, militarist bir felsefeyle kunılmuştur ve Kemalizmle militarizm aynı şeydir" vs. vs. Benzer şeyleri "Islam şeriatçılan " ve "aynlıkçılar" da di- le getirdikleri için, önemsemek zorunda kaldık. Zira 2. Cumhuriyetçilerin "çağdaş cilalanna" kapılan kimi genç- lerimizin de kafasını kanştınyorlardı. Aynca işin çok ilginç bir yönü, bunlann bir bölümünün SHP içinde yuvalanmış olmalarıydı. Şimdi çoğunlukla Yeni Demokrasi Hareketi içinde yerlerini buldular. Ve eskıden "solculuk" adına sa- vundukları şeyleri, şimdı "liberalızm" adınasavunuyortar. Hiç bıkmadan, defalarca ve defalarca; 1920'lerin Tür- kiyesi'nde neden demokrasiye geçilemediğini yazdık. Her fırsatta dile getirdik. Ve sonunda çok şükür, bunlar bile ba- zı şeyleri anladılar. Bir ülkede "burjuvazi" oluşmadan ve "burjuvazinin öndertiği" olmadan, özgürlük taleplerinin dilegetirilemeyeceğini ve "aşağıdanyukanya doğru"öz- gürlükçü bir düzen kurulamayacağını, artık bunlar dile ge- tirmeye başladılar. "Aferin onlara..." diyeceksiniz. Ama acele etmeyin. 2. Cumhuriyetin son Siyaset Meydanı programında boy gösteren ve kimseye saygı göstermeden ikide bir konuş- malan bölerek araya giren "kalemşoruna" göre, Türki- ye'de burjuvazinin oluşmamasının sorumlusu da Kema- listlermiş... Önce "herhalde dili sürçtü ya da yanlış anladım" diye düşündüm. Ama sonra birkaç kez daha yineleyınce ve ge- rekçesini açıklayınca, "sürçen" şeyin, başka bir şey oldu- ğunu anladım. Hayretler içinde kaldım. Bu zata göre, Türkiye'de burjuvazinin oluşmamasının nedeni, Cumhuriyet yönetiminin sanayileşmeye "soğuk bakması" ve böyle bir "niyeti" olmamasıymış. Bunun ka- nıtlan da; Cumhuriyetin ilk yaptığı işlerden birinin "aşar" adındaki toprak vergisini kaldırması ve ilk 11 hükümet programında sanayiden söz edilmemesiymiş... ilk on bir hükümet programıyla ilgili söylenenleri ve bu- nun ardındaki bilgisizliği bir başka yazımda ele alacağım: Ancak "asar"ın kaldınlması ve bunun amacı üzennde bi- raz durmak istiyorum. Aşar, Arapçada "onda bir" anlamın.a geten "öşr"ya da "öşür" sözcüğünden gelen, ama hiçbir yerde onda bir ora- nında alınmayan klasik Islami bir ürün vergisidir. Türk is- lam devletlerinin hemen tümünde görürüz. Ve Cumhurı- yet'in ilk yıllannda bütçe gelirleri arasındaki oranı, kâğıt üzerinde çok yüksektir. Ancak aşann kaldınlmasının nedeni, 2. Cumhuriyetin bu "güzide" (!) kalemşorunun dile getirdiği gibi "sanayıleş- meye engel olmak" falan değildi. İnsan öyle birşeyi nasıl düşünür, nasıl söyler? Ülke harap durumda. Yunan ordusu gerı çekilirken Bur- sa hariç tüm Batı Anadolu'yu yakıp yıkmış. Diğer bölge- ler de perişan. On yılı aşan savaşlar, ulusun üretken un- surlannı eritmiş. Buğdayı bile ithal ediyoruz. İşte aşar bu koşullar altında kaldınldı. Insanlar "birnefes alsınlar" diye, "üretime geçebilsîn- ler" diye. Nerden çıktı sanayileşme "niyeti" olmaması. Kaldı ki; kapitalizm için sermaye birikiminin tanm kesi- minde olması gerekir. Devletin tanm kesimini vergilendir- mesi, "b/riWm/"engellerve "kapitalistleşmeyi" ve dolayı- sryla uzun dönemde "sanayileşmeyi" geciktirir. Iktisat eği- timi gören birinci sınıf öğrencileri bile bilir bunu. Tanm ke- siminin vergilendirilmemesi, sermaye birikimini hızlandı- nr. Cumhuriyet'in "amacı" o değildi ama, "devlet, aşan kaldırarak burjuvazi yaratma çabasına girişti" dese, anla- yacağım. Bunlar her şeyi tersinden görüyorlar. Üstelik bir de "bebelerimize" iktisat öğretecek bu arkadaş... Cumhuriyetimizin hedefi "çağdaşlaşma" idi. Ve sana- yileşme elbette bu hedefin kaçınılmaz bir parçasıydı. Ne kadar "kıvınriarsa kıvırsınlar", ne kadar "debelenirlerse debelensınler" tarihi ters-yüz edemezler. Hükümet programlanyla ilgili iddiayı perşembe günü ele alacağım. Turing, Gülersoy'a sahip çıktıİstanbul Haber Servisi - Türkiye Turing ve Otomobıl Kurumu Yönetim Kurulu, Tu- ring Genel Müdürü Çdik Cö- lersoy'u "Amacı, kahraman ol- mak" diye suçlayan RP'lı İstan- bul Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan'a tepki gösterdi. Yö- netim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, "Çelik Gülersoy, kurumun karar organı olan yö- netim kurulunun göriiş ve ka- rarlan doğrultusunda hareket etmektedir" görüşünü dile ge- tirdi. İstanbul Büyükşehir Beledı- yesi'nın. sözleşme tarihi bittiği gerekçesiyle, Turing'in işlettıgı köşk ve kasırları boşalttırması Teknik Servisimize YÖNETİCİ ve cin gibi OFİSBOY arıyoruz... KİÜM Bilgi işlem Randevu: (0-216)336 02 60 üzerine başlayan tartışma sürii- yor. Turing Yönetim Kurulu, Genel Müdür Çelik Gülersoy'a sahip çıktı. Turing Yönetim Ku- rulu Başkanı HadiSağnak. Baş- kanvekılleri Prof. Dr. Ü»kü Az- rak ve Prof. Dr. NejatOkay'ın imzasını taşıyan açıklamada. Gülersoy'un görüşleriyle ku- rum görüşlerinin aynı olduğu vurgulandı. Açıklamada, şöyle dendi: "Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, Hidiv Kasn, Malta Köşkü, Çadır Köşkü, Penıbt Köşk San Köşk ve Çamlıca te- sislerindc ancak gecen > ıldan bu yana verimli sonuçlar sağlayan büyük ve çok pahalı yatınınlar yapmıştır. Kurunı. biı yatırını- lann daha verimli getirisini bek- lemektey ken sözleşmenin uıatıl- maması gibi bir durumla karşı- laşmıştır. Kuruma ait esyalann alınması ise sözleşme hükiimle- ri gereğıdir. Ayrıca kurum, bu tarihi dekorların düzey i ve doğ- rultusu belli olmavan İşktnıele- re devredilmesini de doğru bııl- nıamıştır. Türkiye Turing \e Otomobil Kurumu Genel Mü- dürü Çelik Gülersoy, kurumun karar organı olan y önetim kuru- lunun görüş ve kararlan doğrul- tusunda hareket etmektedir."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog