Bugünden 1930'a 5,504,180 adet makale



Katalog


«
»

CumhuriyetImtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmenı Orhan Erinç 9 Gene! Yayın Koordınatörü Hikmet ÇetinkavaO Yazıışlerı Mudürlen fbrahim Vıldız(Sorumlu). Dinç Tayanç # Haber Merkezi Mudurü Hakan Kara # Görsel Yönetmen. Fikret Eser Dış Haberler Ergun Balcı • Istıhbarat: Yalçın Çakır • Ekonomı Bülent Kızanlık • Radyo-TV l'vgar Eremektar # Kültur Handan Şenköken • Spor Abdülkadir Yücelman • Yurt Haberieri Mehmet Saraç 0 Makaleler Sami Karaören • Çevın Se\fettin Turhan 0 Duzeltme. Abdullah Vazıcı Yayın Kurulu llhan Selçuk (Ba^kan). Orhan Erinç, Oktay Kurtböke Özgen Acar, Hikmet Çetinkava, Şükran Soner. Ergun Balcı, Dinç Tavanç, İbrahim Vıldız, Orhan Bursalı, Mustafa Balbay. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbav 0 Haber Mudurü Ooğao Akın Ataturk Bulvan No 125. Kat 4. Bakanlıklar-Ankara Tel' 419502017hat), Faks 4195027 •lzmırTemsılcısı.SercUrKızık, H Ziya Blv 1352 S. 23 Tel 4411220, Faks 4419117 • Adana Temsılcisı: Çetin Yigenoğlu, Inönü Cd 119 S No I Kat I. Tel: 3522550, Faks 3522570 MuesseseMudüru ErolErkut#Koordmatör AhmetKoruisan+Muhasebe BüJentVener 0 Idare Hüsevin Gürer 0 tşletme. Onder Çdik 0 Bılgı-lşlem Nail Inal 0 Bilgısayar Sıstem Mürirvet Çiler 0 RekJam Reha Işıtman 0 Halkla Uışkıler Nurten Berksoy Yayunlayaıl >c Basan: Yenı Gün Haber \jansı, Basın ve Yavıncıhk A Ş Tüıtocağıcad 39'41 Cağaloğlu 34334 Isl PK 246 Istanbul Tel (0 2I2) 512 05 05 (20 halı Falo (0 ; ,513 10 OCAK 1995 !msak:5.50 Güneş 7.21 Oğle: 12.16 Ikmdi: 14.40 Akşam: 17.01 Yatsı: 18.26 Kaçak' geri dondu • Çeviri Servisi - lngiltere'de Başbakan Konutu, adresiyle anılır. "Dovvn Street 10" dıyenlerin yanı sıra sadece "Number 10" demekle meramlannı anlatanlarda var Fotofraftakı kapı işte o kapi. Bir haftahk kaçamaktan sonra kapının önünde nöbete gıren Humphrey adlı bu kedi de "Number 10"ın sakinlerinden. Ortadan kaybolduğunda hiç iz bırakmadığı için başbakamn ailesi meraklanmış. Oysa Humphrey bir haftayı çatıda geçirmış ve tatılini tamamladıktan sonra evine dönmüş Gazeteciler Anıtkabip'de • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Çaödaş Gazeteciler Derneği (ÇGD). lOOcak Basın Bayramı kutlamalan kapsamında, gazetecılerin haklannı düzenley en "212 Sayilı YasayaSaygı" kampanyası başlattı. ÇGD Genel Başkanı Mustafa Ekmekçı dün yaptığı yazılı açıklamada." 10 Ocak Basın Bayramı'nda gazetecılenn güvencesi 212 say ılı y asaya karşıyürütülen kampanyaya, basın çalışanlannın bilınçli yanıtının artık venlmesinin bıradımıolarak Anrtkabır'deAta'nın huzurunda "212 Sayılı Yasaya Saygı' çağnsında bulunacağız"'dedı. 40 bin öfiretmen açıgı var I ANKARA (ANKA) - Mılli Eğitım Bakanlığı yetkılılennden edinilen bilgıye göre, Tûrkıye genelınde 40 bın ögretmen açığı bulunuyor. 1994 yılı atama döneminde 32 bin 300 öğTetmen ataması yapılmasına karşın ögretmen ıhtıyacı karşılanamadı. Türkiye'de okullarda 8 bin 870 okui öncesi öğretmeni, 266 bın 609 ılkokul öğretmeni, 58 bın 820 ortaokul öğretmeni, 128 bın 66 lıse öğretmeni olmak üzere 442 bın 365 ögretmen görev yapıyor. Levi's indipim günleri bastattı • İstanbul Haber Servisi - Türkiye'deki tümorijinal Levi's Store ve Conner'larda başlatılan "ındirim dönemT'nde Levi's ürünleri yüzde I0i!eyüzde30 oranında değişen indirimlerle şatılacak. Levi's Strauss İstanbul yetkiüleri. indirimli günlerin şubat ayına kadar süreceğinı açıkladılar. 501 modelı ise ındınm kapsamına ahnmadı Boşanmalara en büyük etken aftol • GAZtANTEP (Camhuriyet) - Gaziantep'te 1994 yılnçerisinde 816 çift mahkemeye başvurarak boşanırken büyük çoğunluğu alkol bağımhsı çiftlerin oluşturduğu belirtildi. Gaziantep'te 1993 yılı içensinde 652 çıftin boşandığım belirten Asliye Hücuk Mahkemesi yetkilileri, bu rakamın 1994'te 816'yaçıktığını sövledıJer. 6-15 yaş grubundaki öğrencilere 'bilimi sevdirme etkinlikleri' düzenleniyor Biüııuıı egjenceü dimyası•Bilimce AŞ etkinlik koordinatörleri Banu Gündoğan ve Esin Kan, temel bilim eğitiminde uygulamanın çok para harcamayı gerektiren laboratuvar düzenekleri olmadan da yapılabileceğini savunuyorlar. KAAJN SAĞANAK Bılım keyıflı bırdunya... Tadı- na varabilmek ıse gerçekten bü- yükbırayncalık... 'Bilimi sevdir- me etkinlikleri* düzenleyen Bi- limce AŞ, 6-15 yaş grubundaki öğrencilere ve anne-babalara bu sloganla sesleniyor, bilım okul- lanna katılmaya çağinyor Çağn şöyle başlıyor "Ortaokul ya da lise yillannızı nasıl hatıriryorsunuz? Oğretme- ninizin farklı bir çabası yoksa eğer, matematik, kirnya, fizik va da biyoloji dersleriniz ne kadar keyifli geçmişti? Yoksa sû de ha- lâ o derslerin korkusunu üzerin- den atamavanlardan mısınız?" Öğrencıîere 'bilimin eğlenceü dünyasrnı sunan Bilimce AŞ'nın etkinlik koordınatörlerı Banu Gündoğan ve Esin Kan, çalışmalannı şöyle anlatıyorlar: "Biz, temel bilim eğitiminde u>gulamanın, çok para harca- mayı gerektiren laboratuvar dü- zenekleri olmadan da yapılabile- ceğini savunuv oruz. 6-15 v aş gru- bundaki öğrencilere farklı bir et- kinlik sunuyoruz. Bu etkinliğimi- zin adı: 'Bilim Atörye." Okullann açık olduğu dönemdc hafta son- lan çocuklarla birtikteyiz. Tatil- lerde de yaz ve kış bilim okullan ve kampîan diizenliyoruz. Bilim AtöKesi'nin temel kur- gusu, çocuklann evde kolayca bulabilecekleri malzemelerle de- neyler yapabümelerine, neden ve nasıl sonılan ile çevreierine me- raklı bakabilmelerine ve bu me- rakı, bilim rehberi ağabey ve ab- lalanv la v aptıklan dene> leıie gi- dermelerine davanıyor. Temel bi- limkrle tanışıyorlar. çevTe ve do- ğa konulanna daha duv ariı baka- bilivorlar, en güzeli de bazılan Öğrenciler kontrol kulesinde uçuşlan izlivorfar. birdenbire 'Ben büyüyünce bi- lim adamı olacağım 1 devtveriyor. Vaz ve kış bilim okullan da ev- de kolayca bulunabilecek malze- melerle temel bilim konulannda deneyler ve gözlemler yapmayı esas alıyor, ek olarak doğaya atı- lıyor ve her denevle ilgili teknik geziler içeriyor. Örneğin, evdc atık kâğıtlan değeriendirerek kendimizeyeniden kâğıt yapıyor, endüstride bunun nasıl meydana geidiğini izleyip rulolarca kâğıt, hangi işlemlerden sonra giinlük gazetemiz olarak bize ulaşıyor, onu görüyoruz. Va da değişik uçurtmalar vaparak uçmanın te- mel prensiplerini konuşuyor, son- ra da gerçek bir havaaknında. Esenboğa'da, kontrol kulesinde yurtiçi vedışı tflm uçuşlan denet- İeyip(!) gerçek bir ucağı geziyo- ruz." Gündoğan ve Kan'ın verdıfı bilgıye göre, dünyada gefişmış bilim merkezlennin sunduğu bu hızmet. Türkiye'de ılk kez 1993 yılında Ankara Altınpark'takı Feza Gürsey Bilım Merkezi'nde bu ekip tarafından başlatıldı. Bilim merkezinin birbelediye kuruluşu olması, 27 Mart 1994'ten bu yana süregelen 'farklı düşünme tarn'ndan bili- min de payına düşeni alması. ekibin başka bir yapı ıçinde yer almasına neden oldu. Bu yapı şimdi ODTÜ Doc. Dr Olcay Birgül Eğitım Vakff nın katkılan ve Ankara Patent Büro- su'nun sponsorluğunda, Bilim- ce AŞ adıyla ve 35 kişilık uzman bir ekıple kurumsallaşmış du- rumda. 21-28 ocak tanhlen arasında düzenlenecek Sıde Kış Bılım Kampı'na katılmak ıçin sekız mılyon lira. yan yıl tatili boyun- ca sürecek olan İCış Bilim Oku- lu ıçin 7 5 mılyon lıra, okullann açık olduğu dönemde cumartesı günleri yapılan Bilım Atölye- sı'ne bir yan yıl boyunca katıl- mak içın ıse dört milyon lira öde- mek gerekiyor. Etkinlik koordınatörlen Banu Gündoğan ve Esin Kan, masraf- lardan arttırabildıklen oranda ücretsız öğrenci de kabul ettikle- rini, bu çalışmalann istikrarlı ve sürekli bir sponsor şemsiyesine kavuşmasını da ıstediklerini be- lirterek şöyle diyorlar "l laşabiMtgimb oranda des- tekkri bulmay a çalışıyoruz. Hat- ta, bizden başka gruplar da ben- zer etkinlik programlan ile piya- saya çık-smlar, rekabet oluşsun ve her grup en iyiyi en fada sayida çocuğa ulastırmaya çalışsın, dog- nı ve tutarii olan gelişerek yaşa- sın istiyoruz. Diliyoruz UkokuL ortaokul, li- se yaptıran hayır sahipleri, şir- ketlerinin arabaiannı her yıl ye- nileyen yönetkiler, fazla vergi v«r- memek için yıl sonuna doğnı ot- madık harcamalar yapmak zo- runda kalan işletmeler, bir bilim merkezi kurmayı da seçenekleri- nin arasına alabilsinler... Gerisi- ni de hiç merak etmesinler." Geleneksel evler ve yol kaplaması bir an önce korunmaya alınmalı... Safranbolu 6 Dünya Mîras Listesi'nde •Safranbolu, istanbul, Göreme - Kapadokya, Pamukkale, Nemrut Dağı, Boğazköy, Ksantos - Letoon ve Divriği Ulu Camii'nden sonra listeye alınan sekizinci uluslararası doğal ve kültürel varlığımız oldu. Prof.Dr.REHAGÜNAY (Yıldı: Teknik Urmersıtesıl UNESCO'nun Dünya Mıras Lıstesı Komitesı, aralık ayı ıçin- de Tayland'm Phuket kentinde toplandı. Bu toplantıda Safran- bolu'nun "Dünya Mıras Lıste- sı"ne alınmasına karar venldı. Türkiye'de İstanbul, Göreme - Kapadokya, Pamukkale. Nem- rut Dağı, Boğazköy. Ksantos - Letoon ve Divnği Ulu Camii'den sonra listeye alınan sekızıncı uluslararası doğal ve kültürel varlığımız Safranbolu oldu. Safranbolu gerçekten konu- mu, mımarist ve hatta gelenekle- nyle korunmaya, sahip olduğu değerlerin incelenerek açıklan- masına ve belkı de sonuçlann- dan yararlanmamıza değecek öl- çüde önemli kentlenmizden bı- ridır. Acaba Dünya Mıras Lıste- si'ne alınmasını sağlayabildiğı- mız bu kentı her şeyden önce bız yetennce koruyor muy uz? Ona gereklı ilgı \e yardımlan sağlı- yor muyuz? Yoksa sadece "Or- da bir kent var uzakta, o kent bi- zim kenrimizdir. Bakmasak da yıkmasak da o kent bizim kenri- mizdir" mı dıyoruz? Safranbolu Mimari Değerteri Haftası Safranbolu ilk kez 1975 yılı- nın "Avrupa Mimari Vlirası Ko- ruma Yılı" olarak ılan edılmesı üzerine birdızı etkinlıklere sah- ne oldu. Safranbolu Beledıyesı ile ITÜ Mimarlık Tarihi ve Res- torasyon Enstitüsü'nün ortakla- şa hazırladık!an ''Safranbolu Safranbolu: konumu, mimarisi ve hatta gelenekleriyle korunmaya. sahip olduğu değerlerin incelenerek açıklanmasına ve belki de sonuçlanndan vararlanmamıza değecek ölçüde önemli kentlenmizden bin. Mimari Değerleri ve Folklonı Haftasrnda Safranbolu, değer- leri ve sorunlanyla beraber bü- yük bir aydın kesimının gözleri onune serildi. 1976 yılında Saf- ranbolu Haftası yinelendı. O yıl Gaynmenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu. Safran- bolu ıçin bir koruma karan aldı ve koruma ve geliştirme imar planı hazırlanıncaya kadar ge- çerli olmak üzere bir yönetmelik hazırladı. Safranbolu Haftaları 1977 ve 1978'dedeyapıldı. Bu süre ıçinde Safranbolu'nun mi- man değerlerini tanıtıcı fotoğraf sergıleri. başta Paris'te (JNES- CO merkezinde olmak üzere Av- rupa'nın dığer önemli başkentle- rindesergılendı. "Safranbolu'da Zaman" filmı yapıldı; "Safran- bolu Evleri' konulu bir kitap ya- yımlandı. 1982'de Arasta, Kay- makamlar Evi ve Eskı Hastane restore edılmek üzere kamulaş- tınldı (*)- Evierin cephe ve çatdan onanldı 1984, 1985. 1990. 1993yılla- nnda Safranbolu Haftalan tek- raryapıldı. 1990'da koruma ımar planı kabul edıldi 1991-93 yıl- lannda kentin üç sokağındakı ev- lerin cephe ve çatılan onanldı 1994'te Yıldız Teknik Lniver- sıtesı ve Fınlandıya Tampere Teknoloji Ünıversitesı mımarlık öğrencıleri Safranbolu'dabirça- lışma kampı yaptılar Buraya kadar Safranbolu ile ıl- gıli ne çok ış yapılmış denılebı- lır. Ancak konunun bir de öbur >üzüne baktıgımızda korumayı temelmden etktleyecek bazı olumsuzluklarla karşılaşıyoruz. Koruma imar planı ile ıfraz şart- lannda parsel büyüklüğünün 800 metrekareye indinlmesı eskı do- ku ıçinde yenı yapılaşmayı arttı- racaktır Özellikle Bağlar bölgesi çok genış bahçelı bir yerleşme oldu- ğundan yeşıl doku bu kararla hızla yok olacaktır. Eskı gele- neksel evlerin yanında yeni ya- pılann da yer almasıyla Bağlar bölgesi hiç de korunmuş olma- yacaktır Hele yenı yapı sayısıes- kisınden fazla olursa! Bağlar bölgesının başka sorunlan da vardır. Şehir su>ıı yetersiz Şehir şebeke suyunun yeter- sızlıği nedenıyle sulama suyu şe- hir suyuna katılmakta, bu yüz- den bahçelen sulayan ark suyu ıkı yıldır akmamaktadır. Böyle- ce bahçe tanmı yavaş yavaş kalk- makta, bazı ağaçlar susuzluktan kurumaktadır Sulama suvu bır- kaç yıl daha akmazsa bahçeler halkın gözıinde değennı kaybe- decek ve ıfraz edilerek satışına yol açılacaktır. Büyüklüğü nede- nıyle geleneksel evlerin bugün kullanımı zordur: miras yoluyla sahiplen çoğaldığı ıçin bakım, onanm masraflan sorun oluştur- maktadır Kış aylannda bannmak zor Bu evlerde kış aylannda ba- nnmak yalnız yaşayan yaşlılar ıçin hiç de kolay değildir O yüz- den ımkanı olanlar kışın otura- caklan birapartmandairesi sahi- bı olmuşlardır Bütün bu neden- lerle bağ evlen önemini kaybet- mek üzeredir. Artık koruma so- runlan sosyal bakımdan da ın- celenmek zorundadir Taşınmaz Kültür Varlıklan Yüksek Kuru- lu'nun 1985 yılında aldığı bir ka- rarla tescilli ev sayısı 25OO"den 800'lere indinlmiştir. Böylece daha o zamandan ben 1700 ya- pı gözden çıkanlmış durumda- dır Çok katiı apartmanlar Şehır bölgesınde tepelere ya- pılan çok katlı apartmanlar. kö- tü bir arka görünüm bölgesi ya- ratmaktadır. Safranbolu'nun ge- leneksel yol kaplaması da hızla yok olmaktadır. Arnavut kaldı- nmlı yollann sayısı, çoğu kısa ve önemsi2 sokaklar olmak üzere çok azalmıştır. Genişletilen yol- lardan dolayı yenı yapılan bahçe duvarlan geleneksel dokuya uyumlu değildir. Çatılann onan- mı içın gerekli olan oluklu kire- mit hâlâ temın edılememıştır. Turing ve Otomobil Kuru- mu'nun sahibi olduğu Asmazlar Konağı Konaklama Tesisı, kuru- mun ekonomik krizi nedeniyle satılmak üzeredir. Işte 'Dünya Miras Listesı'ne giren Safranbolu'nun bugünkü durumu budur. Aynı listeye giren dığer SİT ve yapılanmıza baktı- gımızda durum daha iyi değildir. Amaç uluslararası bir listeye gir- mek değıl, koruma olmalıdır. * Bu konuda dahafazla bılgı içın bkz Reha Günay: ' tkıncı Baskıya Önsöz. Saftvnbolu 'da Konıma Ça- lışmalannın Gelifimı". Geleneksel Safivnbolu Evlen ve Oluşumıı, An- kara. Kültür Bakanlığı, 1989 LeMonde 'un yüzüne makyaj • Dünya basınının en saygtn isimlerinden biri olma özelliğini sürdüren Fransızgazetesi, kuruluşu- nun 50. yılını yeni sayfa düzeniyle karşıladı AZMİ KARAVELİ 18 Aralık 1994 tanhinde 50. kuruluş yılını kutlayan Fransız Le Monde gazetesi okuyuculannın karşısına yepyenı bir yüzle çıktı. Nazi işgalinın bıtmesıyle tek sayfa olarak basilmaya başlayan Le Monde, dünkü sayfa düzeni degışıklığıne karşın bağımsızlık, doğru haber gıbı ılkelerden tavız vermeden yenılendı Le Monde yıllardır kurucusu Hubert Beuve- Mery'nin "Can sıkm olun" sloganı eşlığınde olaylara tarafsız ve cıddi yaklaşarak dünya basınının en saygın ısımlennden bın olma özelliğini sürdürüyor. 80'lerde yoğun bir ekonomik knz yaşayan Le Monde. 50. yılı yepyenı bir sayfa düzenıyle karşıladı. Gazetenın yazıişlen müdürlennden Robert Sole Cumhunyet'e yaptığı açıklamada, Le Monde'dakı değışımın temel gerekçesmın dünya gündemindekı gelışmelere ayak uydurma endışesınden kaynaklandığını belırttı. Sole. gazetenın yenı sayfa düzenını şöyle değerlendırdi "Gazetenin bovutunda bir değişiklik yok. Fotoğraf. her zamanki gibi yer almavacak. Buna karşın deseıilerde, çizgilerde, haritalarda daha çok özen gösterikcek. Yeni sayfa düzenimiz gazetenin daha kolay okunabilmesi kaygısından hareketk düzenlendi." Yonetım Kurulu Başkanı Jean-Marie Coiombaıti ıse değışımın Le Monde'un yayın ıîkelerinden ödün vermek anlamına gelmedığını belırterek şu açıklamayı yaptı: "50. kuruluş yıbna Le Monde yeni bir atılımla giriyor. Değişimle biriikte Le Monde 1944 ten bu yana ödün vermediği, siyasi ikridarlara karşı bağımstzhk, çoğulculuk gibi ilkelerini konıyacakar. " Yenı Le Monde ile bırlıkte yenı bölümler açılmazken eskı bolümlenn hareketlendırilmesi hedef alınmış. Yenı bir harf karaktennın seçıldıgı yenı Le Monde'da kısa haberler bir araya getinlırken. haberlenn başlıklanna özen göstenlıyor. Fotografa ıse her zamanki gıbı nadır olarak yer venlıyor. Halen 240 gazetecmın görev yaptıgı Le Monde Ua dışhaberlen yennden takıp eden 20 muhabır yurtdışında çalışıyor. Amerikalı gençler 'içkici' Çeviri Servisi - Amerika 'da ünıversiteli gençlerin yaklaşık yansının içkiye eğılimlı olduğu ve okulda şıddet eylemlen, tecavüz ve ölümcül kaza gibi sorunlara neden olduklan belirtildi 17 bin 592 öğrenci arasında gerçekleştırilen araştırma sonucunda, okul kampuslannın bira içinde yüzdüğü ve birçok öğrencinin yaşı küçük olmasına karşın içtıği ortaya çıktı. Geçen günlerde yayımlanan araştırma raporunda, erkek öğrencilerin yüzde 50"sinin, kız ögrencılerin ise yüzde 9"unun içki alemleri yaptığı vurgulandı Kirlilikte zehirli gazlann yüzde 83'ünü motorlu araçlar, yüzde 17'sini ise baca gazlan çıkanyor Motorlu araçlar zehir saçıyorKEMAN BİLİZ ERZLRUM - Atatürk Lnıversıtesı Çevre Sorunlan Araştırma Merkezi tara- fından yapılan araştırmaya göre zehirli gaz kırlilığine yüzde 83 oranında egzoz gazlarının, yüzde 17 oranında ıse baca gazlannın yol açtığı belırlendi. Çevre Sorunlan Araştırma Merke- zı'nden bir grup tarafından gerçekleştin- len araştırmaya göre özellikle eski rrıodel araçlar ile Renault, Fıat, Desoto ve Ford marka araçlar en fazla kirliliğe yol acar- ken, Mercedes marka araçlar ıse en az kirlilik yaratan modellerarasında geliyor. Prof. (M>ay, kirlıliğin araçlann soğuk ve oksijen azlığı nedeniyle normal yakma işlemini gerçekleştirememesınden kay- naklandığını söyledi. Zehirli gazlar yutulursa ölüme yol açabifir " Atatürk Üniversitesi Çevre Sorunlan Araştırma Merkezi, zehirli gazlann hava kırlıliğındekı payını belirlemek içın ger- çekleştırdiği araştırmada, kirlilikte zehir- li gazlann yüzde 83'ünü motorlu araçla- nn. yuzde I7'sini ıse baca gazlannın çı- •Atatürk Üniversitesi Çevre Sorunlan Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Orhan Özbay ve uzmanlar Vahdettin Tosunoğlu ile Recep Boncukoğlu tarafından yapılan araştırmada, motorlu araçlann çıkardığı zehirli gazlann solunum yoluyla yutulmasınm ölümlere yol açtığı tespit edildi. Özbay, trafiğin yoğun olduğu bölgelerde motorlu taşıtlann havaya vermiş olduklan zararlı maddelerin, insan sağlığını önemli ölçüde etkilediğini söyledi. kardığını belirledi. Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Orhan Özbay ve uz- manlar Vahdettin Tosunoğlu ile Recep Boncukoğlu tarafından yapılan araştırma- da, motorlu araçlann çıkardığı zehirli gazlann soiunum yoluyla yutulmasınm ölümlere yol açtığı tespit editdi. Prof. Dr. Orhan Özbay, trafiğin yoğun olduğu böl- gelerde motorlu taşıtlann havaya vermış olduklan zararlı maddelenn insan sağlı- gını önemli ölçüde etkilediğini söyledi Ozbay. "Benzinli motorfann egzozların- dan çıkan karbonmonoksit, hidrokarbon. azot oksitler ve dizel motoriann egzozla- nndan çıkan kan parriküller, hava kirlili- ğini oluşturan maddelerin başında yeral- maktadır. Erzunım şehir merkezindeok- sijen oranı yüzde 16.4 ve v ıllık sıcaklık or- talaması 6 santigrat olarak düşük oldu- ğundan, motorlar normal yakma işlemi- ni gerçekleştirememekte, bu y üzden kab yakıhn bir kısmı y anmamış halde, bir kıs- mı da eksik yanma nedeniyle karbonmo- noksit olarak egzozdan dışan ahlmakta- dır. Karbonmonoksit, kükürt hidrokar- bon ve azot kiriiliğinin yüzde 63'ünün ta- şıtlardan, yüzde 17'sinin ise baca gazla- nndan ileri geldiği bilinmektedir" dedi. Yapılan çalışmalarda Erzurum şehır merkezınde trafık yoğunluğu göz önüne alınarak tespit edılen noktalarda gerçek- leştirilen olçümlerde zehirli gaz oranı tespit edildi. Zararlı maddelenn kokusuz ve göriinmez bir şekılde teneffüs edilen havanın içinde bulunduğu ve smog adı verilen dumanın da doğayı kirlettiği, or- manlann egzoz gazlan ile yok olduğu be- lirtildi. Renksiz, kokusuz ve oldukça ze- hirli olarak bilinen karbonmonoksit, hid- rokarbon, azot oksit ve kükürtoksitlerin kandaki oksijen transferlenne engel ola- rak zehirlenme yoluyla ölüme yol açtığı, uzmanlar tarafından belirtiliyor. Prof. Orhan Özbay, hava kirliliği konu- sunda fazlaca çalışma yapılmadığını be- lırterek, ABD'de yapılan araştırmalarda dizel araçlann daha az kirliliğe yol açtı- ğının belirlendığini. bu konuda ülkemiz- de de çalışma yapılmasını istedi. Özbay, Erzurum'da, özellikle kış aylannda oksi- jen oranının yüzde 16.4 gibi düşük oldu- ğunu, bunun sonucu olarak da motorlann, deniz seviyesıne oranla yüzde 20 eksik hava ile yakma işlemini gerçekleştirdiği- ni söyledi. Kirliliği önlemek ıçin toplu taşımacı- lıkta az yolcu taşıyan benzinlı araçlann yerine 15 kişiden fazla yolcu taşıyan dizel araçlann kullanılması önerisınde bulun- du.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog