Bugünden 1930'a 5,431,709 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

23 AĞUST0S1992 PAZAR CUMHURİYET SAYFA KULTUR 11 Danid Bovvie IKültür Servisi-"JFK" fîlmiyle Amerika'y ı kanştıran Oliver Stone. şimdi İspanyaiçsavaşıylaılgili bir film yapmak için kollan sıvadı. Filmde başrolü David Bovvie ovnayacak. Stone. filmin senaryosunun George Onvell'm "'Homage To Catalonıa" kitabına dayandınlacağını söyledi. 1/Voodyiddiaları reddediyor • NEV\YORK(AA)- Amerikalı üniü sınema sanatçısı Woody Allen, uzun yıllar birlikte yaşadığı eski sevgilisi Mia Farrovv'un evlat edindiği kızına yakınbk duymasmda anormal bir şey görmediğini ve bunun ahlaki bir bozukluk olduğuna inanmadığını söyledi. AJlen, Previn'in Mia'nın kıa olduğunu. kendisinin ise onun babası olmadığını açıkladı. Woody Allen, yedi yaşındaki evlatlığına tecavüz ettiği yolundaki iddialan da bir kez daha reddetti. 'Beyaı Güvercin'92' •İÜHA-POPSAVın düzenledığı pop müziği yanşması Beyaz Güvercın'92,29 ağustos cumartesı günü Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleştırilecek. 15 yanşmacının büyük orkestra eşliğindeyanşacağı finalin şov bölümünde Kayahan ve Vitamin'in yaratıcılan Ufuk-Ercan ikilisi yer alıyorlar. Yönetmen Sturges öldü • SANLUSOBISPO (AA)-ABDlisınema yönetmenı John Sturges'in LosAngeles'in kuzeybatısındaki San Luis Obispo'dakı birhasıanede öldüğü açıklandı. 82 yaşındaki Sturges'in anfizemden öldüğü bildirildı. 2. Dünya Savaşı sırasında ordu için belgesel fılmler yapan Sturges, daha sonra Holywood'da çalışmaya başlamışve 1954yılında'Bad Day At Black Rock' fîlmiyle Oscar'a aday gösterilmişti. Şile'de sinema günleri •Kültür Senisi-Şüe Belediyesı ve Türkiye Sinema Audıovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK)işbirliğıile düzenlenen "Sinema Günleri 1 başladı. 19eylülekadar sürmesi planlanan sinema günleri çerçevesinde film gösterimlen her hafta sonu cuma ve cumartesı günleri saat 21.30'da yapılacak. Ay nca bu süre içinde çeşitli yönetmen, senarist ve oyuncularla söyleşiler de düzenlenecek. Zühtü Bayar Barcelona'da • Kültür Senisi - Şair ve yazar Zühtü Bayar. Barcelona yerel radyosu 'Contrabanda-91 "de çağdaş Türk edebıyatını tanıtan haftahk konuşmalar yapacak. Haftada bir kez pazartesı günleri saat 13.00'te yayımlanacak kırk dakikalık programlarda zaman zaman folklorik Türk müziği deçalınacak. Programlar Türkçe ağırlıkh İngıİizce ve İspanyolca olacak. Barcelona ve çevresınde oturan, Türk kültür ve sanatıyla ilgilenen İspanyollanve Katalonya'da yaşayan Türkleri hedefalan programlar, 1993yıbndada sürecek. ARTIK TÜRKİYE'DE TALK SH0W VAR. ONLAR DEÖİL SİZ KONUŞUYORSUNUZ. Bugece saat 22.00 ile24.00 arasında 102 FM 'den yayın yapacak olan ENERGY FM de Nedim Saban ile Bıyık, Üniversite Seçmelerindeki Çarpıkltklar veCinsel Tabular komılannda ozgürce söyleseceksıniz. Bu konular hakkındakı düşüncelerinizi muflaka öğrenmek, sesinızi tüm ıstanbul'a duyunnak istiyorıiz. Artık kotıuşnıa sırası siz de Bu gece ne ber Pazar önce rcuiyonuzun, sonra telefönunuzun basımı geçtneyt umıtmaym. 272 03 91VJO 'lu telefonu arayarak gündetndeki tonıitar üzerinde ozgurce tartısın U (l N Y A STANDARTIMM TÜRK RVDYOSl Shirley MacLaine: Yıldız, şarkıcı, dansöz, militan, yazar ve mistik Hollywood içindahane gerekiyor ki? ATİLLA DORSAY Shirley McLaine'i asıl adı olan Shirley MacLean Beatty adı altında 1950'lerin başında Broadvvay'de görenler, herhal- de oldukça talihli insanlardı. Genç kadının çok güzel değilse de çok çekici bir fıziği, yüz ifa- desinden kıpır kıpır fışkıran bir zekâsı,upuzunbacaklan,olduk- ça yüksek bir dans yeteneğı vardı. Üstüne üstlük şarkı da söyleyebilıyordu. Hollyvvood için daha ne gerekirdi ki? Ve Shirley, soyadıru değışti- rip (böylece uzun zaman sonra "şöhret" olacak 3 yaş büyük kardeşı VVarren Beatty ile görü- nürdeki ilişkisini de yok edip) yapımcı Hal Wallis'in çağnsıy- la Hollywood'a kapağı attı. Ve ilk filminde, bir büyük ustayla, Alfred Hitchcock'la çalışma fırsaünı elde etti. Gerçi "bü- yük" bir Hitchcock değildi bu: "The Trouble vvith Harry - Harry'nin Derdi", ustanın en kişisel, kapalı ve kitlelerle mesa- felı fılmlerinden biri olmuştu. Ama MacLaine'in yolu bir kez açılmıştı. Hemen ardından Jerry Lewis - Dean Martin ikili- sinin en başanlı fılmlerinden biri olan "Çılgın Modeller - Ar- tists and Models" fılmindeki rolü geldi. Bu çılgın ikiliye son derece uyan müthiş bir fantezi yeteneği vardı genç kızm. Ve bu filmleri o zamanlarda Yeni Me- lek ve Konak sinemalannda iz- lemiş olan bizler, MacLaine'in yeteneğine vurulmuştuk bile. Shirley, 1955-60 arası en çok fılm çeviren oyunculardan biri oldu. Minelli'nin "Aşk Uğruna - Some Came Running" ve Billy Wilder'in "Garsonyer - The Apartment" fımleri en ba- Müzikaller kadar komedi ve dramJarda başanlı performans gösteren Shirley MacLaine, "Çelik Manolyalar" adlı filmde. • İlk filminde büyük usta Alfred Hitch- cock'la çalışma fırsatı elde eden Shirley Mac- Laine'nin yolu açılmıştı bir kez. Müthiş bir fan- tezi yeteneği olan Shir- ley, kimi filmlerde dans ve şarkı söyleme yete- neğini gösterdi. • "Dörtlü Mücadele", "Salıncakta İki Kişi", "Sokak Kızı İrma" gibi ilginç sahne uyarlama- lanndaoynadı. • 1970'lerde artık sine- ma deneyimleri son de- rece seyrekleşmiş, ner- deyse unutulmuş bir yıldızdı. Doruklardan düşüş, herkes için, özel- likle de her kadın için acı olmalı. • O d a kendisini dü- şünceye, "tefekküre", fizikötesi dünyanın keşfıne verdi. Ve başan aniden geldi. 1983'te "Aşk SözcüklerTadlı fılmle Oscar kazanıver- di. Bu en iyi kadın oyuncu ödülü, "ruhlar aleminin" bir armağanı mıydı? şanlı olanlanydı. Sonuncusun- dan bir Oscar adaylığı bile aldı. 1960'iarda ise "İki Aşk", "Sev- gilim - My Geisha", "Büyük Oyun - Gambit" gibi fiyaskolar \ e bunlara kıyasla daha iyi kimi filmlerde oynadı: "Can Can" veya "Sweet Charity" gibi fılm- lerde dans ve şarkı yeteneğinı gösterdi, "Dörtlü Mücadele - Carear", "Salıncakta İki Kişi". "Sokak Kızı İrma" gibi ilginç sahne uyarlamalannda oynadı. 1970'ler gelip çattığında ise 35'- ini aşmış 1934 doğumlu Mac- Laine'in işi bitmiş gibiydi. 1970'lerde o artık sinema dene- yimleri son derece seyrekleşmiş, 2-3 yıl arayla bir fılm çeviren neredeyse unutul«nuş bir yıldızdı. Arada oynadığı "The Turning Point", "Merhaba Dünya - Being There" gibi dü- zeyli fılmler de ününü tazeleye- cek gibi değildi. Shirley'in sinema dışı ko- nulara ilgisi, bu yıllarda baş- ladı. Doruklardan düşüş, her- kes için, özellikJe de her kadın için acı olmalı. O da kendisini düşünceye, "tefekküre", fızik ötesi dünyanın keşfıne verdi. Mutluluğu ünde, zenginlikte, Hollywood'un başdöndürücü yaşamında aramakla geçmiş gençlik yıllanndan sonra sanki "hidayete ermiş", mistik arayış- lara yönelmişti. Kitlelerle fi- ziksel temasını, daha çok kon- serler ve resitallerle sürdürüyor, öte yandan ise yeni ruhsal ve fi- zik-ötesi deneyimleri konusun- da kitaplar yazıyordu. Artık Hollywood'dan, onca adayhğı- na karşın ona bir kez bile ödül vermeyen sinema dünyasından da bir beklediği yoktu. Ama başan yeniden ve ani- den gedi. Ve Shirley, 1983 yılında Debra Winger'in anne- sini oynadığı sulugözlü "Aşk Sözcükleri - Terms of Endear- ment" fibniyle Oscar kazanı- verdi. Bu en iyi kadın oyuncu ödülü, ona artık içine girdıği "ruhlar âlemi"nin bir armağanı mıydı? Bilemeyiz. Ama MacLaine, bundan sonra yakaladığı ünü bu kez bı- rakmadı. Az sayıda, ama ilginç rollerle sinemaya bağiılığını sürdürdü: "Yaşamın Kıyısından Kartpostallar", " Yaşlı İnsanlar - Used People". İlk kez 1976 yılında denedıği "One Woman Show"la dün- yayı dolaşan, gençlik yıllannda Robert Kennedy ve MacGo- vern gibi demokratlar için mü- cadele veren, Çin'e yapüğı bir yolculuğu anlattığı ilk kitabı- ndan beri çoğu "best-seller" ol- muş yanm döane kitap ya- yımlayan MacLaine'in yolu- nun sonunda Türkiye'ye de uğ- ramış olmasından sevinçliyiz. 29 ağustosta Efes Antik Tiyatro'da bir konser verecek olan Shirley MacLaine: Hayatmııdahaiyî anlamakiçinyazdını Kültür Servisi - Shirley Mac- Laine, 29 ağustosta Efes Antik Tiyatro'da vereceği konser için 24 ağustosta İstanbul'a gelecek. Dünya turu kapsamında Tür- kiye'ye gelecek olan Shirley MacLaine, Efes'te hacı olacak. Sahneye ilk kez üç yaşında başında dört yaprakb yonca şeklindeki şapkasıyla adım attı. Kendini ifade etmek için küçük Shirley'in ilk dib buydu; bede- nin dib. Shirley MacLean Be- atty ya da sahnedeki adıyla Shirley MacLaine, 24 Nisan 1934'te Amerika'da Richmond Virginia'da doğdu. On altı yaşından sonra yaz tatillerinde gitmeye başladığı New York'ta dansçı olarak ge- çici işlerdecabşü. Liseden sonra New York'a yerleşti ve çeşitb Broadvvay gös- terilerinde sahneye çıkü. 1954'- te 'Pajama Game' müzikabnde başrol oyuncusu Carol Haney bir kaza geçirince onun yerinı alarak sahneye çıkmasıyla Hollyvvood yapımalannın göz- desiolup. müzikaller kadar ko- medi ve dramlardakı başanb performansıyla da sivrildi. 1970'te "Don't Fall off the Mountain" (Bulutlarla Kol Kola) adıyla yayımlanan kitap- ta anılannı yayunladı. 1971- 1972'de dünyayı dolaşan bir fo- tomuhabirini canlandırdığı kendi televizyon dizisi "Shir- ley's World"da (Shirley'nin Dünyası) oynadı. 1973'te ilk ABD delegasyonuyla Çin Halk Cumhuriyeti'ne gitti ve izlenim- lerini "You Can Get There from Here" (Buraya Oradan Ulaşabilirsiniz) adb kitapta ve Oaudia Weill ile birbkte ger- çekleştirdiği "The Other Half of the Sky: A China Memoir" (1975: Gökyüzünün Öteki Yansı: Çin Anılan) adb belge- selfilmdeanlattı. "Bulutlarla Kol Kola" ile birbkte Shirley MacLaine'in di- lirnize çevrilen diğer kitaplan "Sevginin Sonsuz Dansı", Shirley MacLaine, vazarak 'neden' ve 'nasıl" sorularının yanıtını bulduğunu söylüyor. "İçimdekı Yolculuk" ve "Dışanda Hiçbir Şey Var." Bütün kitap- lannın başına eklenen ortak önsözde yaşamını, ıç ve dış yol- culuklannı kendi kalemiyle ak- tanyor bize: "...Çocukluğumda kendimi 'ifade edebilmek' için bir dürtü duyduğumu hatırbyorum. Kendimi fıziksel olarak ifade edebilmek için üç yaşındayken bale derslerine başladım. Daha sonraki yıllarda da şarkı söyle- meye. Bu, kişinin kendisini anlat- masının dogal ve akılcı bir uzantısı gibi görünüyordu bana. Nice zaman sonra da bir yetişkin olarak bu ifade edebil- me dürtüsü kendini sahne ha- yatmda göstermeye başladı ve bunun en güzel örneklerini ya- şadım. Başka bir kimbğe bürü- nerek o kişinin geçmişini, dü- şüncelerini ve yapısını kendi düşünce ve duygulanmla kanştınp ortaya çıkardığımda, bu anlaşılması güç ve gizem dolu iş bana müthiş zevk verdi. Düşüncelerimle deneyimle- rimi daha iyi anlatabilmek için bu kez yazmaya başladım. Ne düşündüğümü daha iyi an- lamak için yazdım. Mesleğimi. yolculuklanmı, ibşkilerimi ve kısacası hayatımı daha iyi anla- mak için yazdım. Yazmak, 'ne- den' ve 'nasıl' sorulannın yanı- tlannı bulmama neden oldu. . Kitaplanmı, bundan önce ol- duğum ve bundan sonra ola- cağım yerleri gösteren bir tür harita diye nitelemekten hoş- lanıyorum. 'Don't Fall off the Mountain', genç bir sanatçı olarak iki ayağım üstünde dur- mayı nasıl öğrendiğimı ve kendi yazgımın sorumluluğunu üst- lenmeye başladığım dönemi anlatır. Afrika, Hindistan. Hi- malayalar ve Japonya'ya yaptığım bir dizi yolculukla ilk kez beni değişime uğratacak bi- bnmeyene ulaştım. Özel ya- şantımı anlatan 'You Can Get From Here' adb yapıtım da duygusal, zihinsel ve politik açı- dan gelişmemin bir tür açıkla- ması oldu. Hollyvvood'da star sistemi sona erince, ben de tele- vizyonu denemeyi göze aldım. Sonuç tek kebmeyle bir fela- ketti ve bu beni çok kötü etki- ledi. Kendimi polıtika alanın- da denemeye karar verdim ve 1972 başkanhk seçimleri sıra- sında Richard Nixon'a karşı George McGovern'ı destekle- me kampanyasına kauldım. Olaylann üstüne gitme ve so- nuna dek savaş verme dürtüsü kazandım. Hakkında çok az şey bildiğimiz Çin'deki akıl al- maz gebşmeleri incelemek üze- re ilk kez bir kadın delegasyo- nuyla Çin'e gittim. Böylesine eski ve köklü bir kültürle karşılaşınca doğrusu şamar yemiş gibi olduk. Kendi kişisel gebşimimizin yanı sıra akılcı ve bilinçli kullanıldığın- da insan gücünün ne denli önemb olduğunu anladık. Tüm bu deneyimler, beni, ha- yaümı kazandığım mesleğıme dört elle sanlmama ve yaratı- cıbğımı kullanmaya hazırladı. Aynca bu olanlar, hak edildi- ğine yürekten inanılan her şe- yin gerçekleşebileceğıne inan- mamı sağladı. 'Out on a Limb'i (İçimdeki Yolculuk). ruhsal serüvenimin yazıb biraçıklaması olan bu ki- tabı yayımlamadan önce uzun bir süre düşündüm. Çünkü bu yolculuk beni, gitmeyi umdu- ğumdan çok ötelere götürmüş- tü. Geçmiş yaşamlann, ruhsal kılavuzlann ve ruhun ölüm- süzlüğünün yer aldığı psişik fe- nomenlerin şaşırtıcı dünyasını tarudım. Dancing in the Light' (Sev- ginin Sonsuz Dansı) adb kita- bımı, kişibk özelbklerimin bir sentezi olarak görüyorum. 'İçimdeki Yolculuk'ta kendi kendime verdiğim sözlerin ger- çekleştiğini 'Sevginin Sonsuz Dansı'nda görüyoruz. Burada; çocuk, anne, sevgib, dost, ruh- sal yazgısıru arayan ve dünyayı banşa çağıran bir ses olarak geçirdiğim tüm evrelere zevk, neşe ve hoşlukla yaklaştım." Iııoilteı-e'de sahtetablolararağbet aıttı LONDRA-Avrupa ve ABD ekonomisinde yaşanan dur- gunluk nedeniyle, sahte tablo- lara rağbetin şimdiye kadar hiç obnadığı şekilde arttığı bildirib- yor. Ingiliz gazetelerde yer alan haberlere göre, mab sıkıntı içine düşen köklü aileler, değerb tab- lolannı birer-ikişer elde çıkanr- ken, durumun farkına vanlma- ması için, bu tablolann son de- rece büyük ustalıkla yapılmış kopyalannı satın abyorlar. Sahte tablolara rağbetin art- masının bır başka nedeni de, tablolann orijinallerinin sigor- talanması için ödenmesi gere- ken ücretin son derece yüksek olması. Baa koleksiyonculann, elle- rindeki eserleri sigortalamak- tansa, daha ucuza malolduğu için kiralık banka kasaianna koyduklan ve onun yerine du- varlanna aynı tablonun bir kopyasını astıklan bebrtibyor. Sahte tablolann altın çağını yaşadığını beürten uzmanlar. dünyanın heryerinden gelen aşın talep nedeniyle, ünlü tab- lolan kopya eden ressamlann yaptığı röprodüksiyonlann fi- yatının da son derece yükseldi- ğini kaydettiler. Bu uzmanlara göre, iyi bir sahte tablonun fiyatı binlerce İngibz sterbninı buluyor. Hatta tanınmış eserlerin kusursuz kopyalannı yapmasıyla tanı- nan İngibz ressam Tom Kea- 'Armatör' RobertDe Niro ATİNA (AA) - Karakter rolleriyle ünlü sine- ma sanatçısı Robert De Niro. taksi şoföründen, boksörden, mafya babasından ve Vietnam'da savaşan askerden sonra şimdi de Yunanb arma- tör Stavros Niarhos'u canlandıracak. İtalyan, İngiliz. Amerikan ortak yapımı Bağ- lantı isimb filmin çekimlerine önümüzdeki yıl mayıs ayında başlanacak. Joe Sotter ve Vasibs Pobtis'in senaryosunu yazdığı, yönetmenbğini ise Machael VVinner'ın yapacağı "Bağlantı"da, armatör Niarhos'un ilk eşi Eugene Livanu'nun hayatı ve esrarengız ölümü de konu edılıyor. Armatör Aristotelis Onasis'in kuzeni olan Ni- arhos'un ilk eşi Eugene Livanu kocasının özel adası Specopula'da esrarengiz bir şekilde ölü bulunmuştu. Niarhos daha sonra Eeugene'nin kızkardeşi Tina Livanu ile evlenmişti. Ya- şamının sonu ablası gibi esrarengiz bir ölüm olan Tina Livanu. bayan Niarhos obnadan önce- eşının aynı zamanda en büyük rakibi sayılan Onasis ile evliydi. Robert De Nıro, yeni fibninde serveti 5 milyar dolar olarak hesaplanan 83 yaşındaki Niarhos'u başanyla canlandırabil- mek için bilgı toplamaya başladı. ting'in yaptığı bir röprodüksi- yonun yaklaşık 400 milyon TL'ye satılarak, bu alanda bir rekor kırdığı belirtiliyor. İngüizler, yakında Londra'- da düzenlenecek bir açık arttır- mayla, tanınmış Fransız izle- nimci(empresyonist)re- ssamlann ünlü eserlerinin kop- yalannı satın alma fırsatı bula- caklar. Bu tablolan alanlara, elle- rindeki eserlerin 'gerçek bir sah- te tablo olduğu"yolunda bir de belge verilecek. Sanat çevreleri ise, asbna son derece uygun olarak yapılan bu sahte tablolann yıllar sonra, özellikle de birkaç kere el değiş- tirdikten sonra, sahte olduğu- nun unutulacağını ve o zaman büyük bir kargaşa yaşanacağı- nı söylüyorlar. Mehpare Aksoy'un resim sergisi Sultanahmet Cezaevi'nde "Hücredesergi"Kültür Servisi- Ressam ^lehpareAksoy Yiğit'in "Hüc- re'de Resim" sergisi 15 eylüle kadar "Sultanahmet cezaevi'- nde sergilenecek. 1952 Rize doğumlu sanatçı, 1975 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akade- misi resim bölümünü bitırdı. Bugüne kadar çeşitli kişisel ve karma sergilere katıldı. Sanatçı "Hücrede Resim" sergisiyle sanattaki kural ve sı- nıriann dışına çıkmak isteyen sanatçılara örülen tecrit duvar- lannı sembolik olarak ifade et- mek istemiş. Hücreyi sergi mekanı olarak düşünmesinin bir diğer nedeni ise resimlerinde takip ettiği duygularla tam bir çelişki ya- ratması. Resimlerinde sınırlann ve kurallann dışında bır arayışın, doğanın. denizin, coşkunun, hareketın, sevincin peşinde oluşunu, bunun tam zıttı çağnşımlan yaratan bir mekanda açığa çıkartmak iste- miş. Mehpare Aksoy Yiğit, bir dönem tutuklulann. tek tip el- bise uygulamasına karşı çıktıklan ıcın don gömlek bırakıbp 6 ay boyunca bu hüc- relere kapatıbp havalandın- lmaya bırakılmamalannı her- kese hatırlatıp duyarlı bir ka- muoyu oluşturulmasını isti- yor. Sanattaki arayışlannı stan- dart kural, sınır ve akımlann dışında farkb nesneleri, farklı tarz ve teknikleri, farklı çağ- lan, duygulan aynı yapıda kaynaştırabilme arayışı olarak tanımbyor. "Benim için resim, heykel, dekor, mimari, süsle- me, grafik gibi dallar arasında kesin aynmlar. sınırlar yok. Bunlann çeşitli bileşimleri ve daha çok belb bir yönün ağır basması var" diyen sanatçı, asbnda resim tanırrunın yaptı- klannı tam olarak ifade etme- diğinı de bebrtiyor. Yeşilçamemekçileri aıtık güvencede Kültür Servisi- DİSK'e bağlı Türkiye Sinema Emekçi- leri Sendikası (Sine-Sen), 12 Eylül askeri darbesiyle ara ver- diği çalışmalannı olağanüstü genel kurulundan sonra hızlandırdı. Genel Baş- kanlığını Necmettin Çobanoğ- lu'nun yaptığı sendikanın yö- netim kurulu üyeleri Nur Sü- rer, Aydın Sayman, Ahmet Ünal. Fazlı Doğanay, Ab Sa- lim Yaşar ve Enver Kündem. Sine-Sen takım sözleşmeleri- nin ilk bölümünü "Düşler" (Irmak Film), "Saygılar Biz- den" (Ar Ajans). "Taşlann Di- linden Anlayan Adam" (Şeref Film), "Bir Başka Yerde" (Ant Fiim). "Çıplak" (Asya Film), "İki Kadın" (Z Film) ile imza- ladı. önümüzdeki dönemde Yeşilçam Fibncilik, Burç Film, Gülşah Film, Kemal Fibn ile de sözleşme yapılacak. Sine-Sen yapmış olduğu söz- leşmelerle yüzde 100 ile yüzde 200 arasında dcğışen oranlar- da ücret artışı ile sigorta prim- lerinin bildirimini ve fazla me- sai uygulamasını garanti altına almış durumda. TC yasalan- nda hiçbir yasal güvence ve tanıma sahip obnayan sinema ve sanat emekçileri bütün bu haklan örgütlülükleri ve da- yanışma güçleriyle elde ediyor- lar. Sine-Sen'in bugün yak- laşık 500 üyesi var. Sendika, prodüktörleri de zor durumda bırakmamak için taban ücret listesi hazırlamış. Bu ücret bstesi altı aylık bir dö- nem geçerb olacak. Kültür Bakanbğı'nın sine- ma ve sanatı destekkme fo- nundan kredi alacak projeler için sigorta şartı koyması da sendikanın kazanımlanndan biri. Çizgifilmlerinbaşansı ATİNA(AA)-Çocuklan ol- duğu kadar büyükleri de sine- malara çeken çizgi filmler, yıl- lar sonra yeniden gösterime so- kulduğunda yapımalanna bir defa daha gebr kapısı oluyor. Walt Disney'in bu yaz yine tekrarlanan 1945 yapımı Pi- nokyo'su, bugüne kadar ya- pımasına yaklaşık 90 milyon dolar kazandırdı. 1945 yılında yapımcısına 4 milyon dolar ge- tiren ve bugüne kadar tam se- kiz kez gösterime sunulan Pi- nokyo, 1985 yıbnda ise 24 mil- yon dolar kar getirdi. Buena Vista Pictures Distri- bution fırmasının başkanı Dick Cook, "Bu bir sır değil. Animasyon filmler tekrar tek- rar gösterilirken, insanlann oynadığı fıbnlerin büyük klasikler dışında tekrarlan- mamasırun tek nedeni, insan- lann canlandırdığı filmlerin güncele yönebne çabasına karşın animasyon fıbnlerin hala elle haarlaruyor obnası- dır"şekbnde konuştu.Disney'- in çizgi film klasiklerinden Fantasia, video kaset olarak yeniden satışa sunulduğunda, yapımcılara sadece 50 gün için- de büyük bölümü kâr obnak üzere 220 milyon dolar ka- zandırdı. 1937 yıbnda piyasaya sürü- len Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler ise, 1987 yılından yeni- den gösterildiğinde yapımcı- lanna 46.6 milyon dolar ka- zandırdı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog