Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

7 EYLÜL 1991 HABERLER CUMHURİYET/3 Adli yü tarüşmah açıldıYeni adli yıl, Yargıtay ve Barolar Birliği tarafmdan düzenlenen iki ayn törenle başladı. Yargıtay Başkanı Dr. Ismet Ocakçıoğlu, açılış törenindeki konuşmasında, Anayasa'nın 42. maddesiyle, Türkçeden başka hiç bir dilin eğitim kurumlarında okutulup öğretilemeyeceğinin öngörüldüğünü hatırlattı. Ocakçıoğlu, Yüce Divan görevinin Yargıtay'a verilmesi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun Adalet Bakanhğı'ndan bağımsız bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Türkiye Barolar Birliği'nin düzenlediği alternatif törende konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden ise Yüce Divan görevinin salt ceza yasasıyla uğraşanlardan oluşması önerisinin hukuka aykırı ve önemsiz bir örieri olduğunu söyledi. Ayııı toplantıda konuşan TTB Başkanı Önder Sav ise Güneydoğu sorununa sert askeri önlemlerle yaklaşıp, birlikte yaşama isteğinin kırılmaması gerektiğini belirtti. ANKARA (Cumhuriyet Bii- rosn) — Yeni adli yıl, YargıtayL ın ve Türkiye Barolar Birliği'nin düzenlediği ayn ayn törenlerle açıldı. Yargıtay Başkanı Dr. ts- met Ocakçıoflu, Turkçe dışın- daki anadillerle eğitim ve öğre- timin, anayasanın egemenliği ve kurallar hiyerarşisine aykırı du- şeceğini savundu. Ocakçıoğlu, Hâkimler ve Savalar Yüksek Kurulu'nun Adalet Bakanhğı'n- dan bağımsız bir idari yapıya kavuşturulması; Yargıtay, Danış- tay başkan ve başsavcılann da kurulun doğal üyesi olmalan ge- rektiğini söyledi. Adli tazminat- lann arttıntoasını öneren Ocak- çıoğlu, Yuce Divan görevinin Yargıtay'a verilmesini istedi. YargıUy Başkanı Ocakçıoğlu, yeni adli yılın açılışı nedeniyle Yargıtay'da dün düzenlenen tö- rendeki konuşmasında, anaya- sanın devletin varlığı ile ilgili de- ğişmez esaslan açıkça hükme bağladığını anımsatarak "TC Anayasasf mn getirdigi bu sis- lera içerisinde, yasal duzeydeki değişikliklerden hukuki sonuç- lar çıkarmak, anayasanın ege- menliği ve kurallar hiyerarşisine aykın düşer" dedi. Ocakçıoğlu, "anadil" tartışmalarına ılişkin de şu değerlendirmeyi yaptı: "Resmi dilin Tıirkçe oluşu, onu lüm vatandaşlara öğretme- yi, geliştirmeyi devlete bir gore\ olarak yükler. Tamamlayıcı ni- telikte olmak iizere anayasa, ay- nca 42. maddesiyle Türkçeden başka hiçbir dilin eğitim ve öğ- retim korumlannda Tiirk vatan- daşlanna anadilleri olarak oku- tulamayacağını ve oğretilemeye- ceğini öngörmiiştür." Ocakçıoğlu, Anayasa Mah- kemesi'nce kullanılan Yüce Di- van yetkisinin de Yargıtay'a ve- rilmesini isteyen Ocakçıoğlu, Iforgıtay dairelerinde boş oda yok TURAN YILMAZ Erken seçim öncesi Yargıtay'da oluşturulan 5 yeni daire sorun yaratıyor. 35 yeni üye için oda bulamayan Yargıtay yönetimi bu üyeleri geçici olarak eski üyelerin odalarına yerleştirmeye çalışıyor. ın, ağır iş yükune çözum olarak buldu- ğu "daire sayısını arttırma" formuluyle gundeme geldi. Gerçekleştirilen yasa de- ğişikliği ile 25 olan daire sayısı 30'a çı- kanldı. Böylece yılda 400 bini aşkın da- va dosyası ile uğraşan Yargıtay'ın iş yü- künün hafifleyeceği düşünüldü. Ancak, bu formüle, Yargıtay karşı çıktı. Yargıtay, "sayı olarak bnyiık yekûn tutan kira, kamulaştırma, trafik gibi suçlann yargı dışında idari kurumlarea çözümlenmesi, istinaf mahkemeieri ku- rulması ve Yargıtay dairelerinin toplan- ANKARA — ANAP iktidannm, er- ken seçim öncesi Yargıtay'da aceleyle oluşturduğu 5 yeni daire, yer ve perso- nel sıkıntısı nedeniyle faaliyete geçirile- miyor. Fiziki olanaksızlıklar yuzünden yalnızca boş 20 üyeliğin doldurulması- m isteyen Yargıtay'a 55 yeni üye atandı. Yeni atamalar, Yargıtay'da oda sorunu yarattı. Yargıtay yönetimi, yeni daireler için atanan 35 üyeyi, geçici olarak eski üyelerin odalanna yerleştirmeyi düşünü- yor. Bu çözüme, yeni üyeler karşı çıkı- yor. Yargıtay'daki "üyelik krizi" ANAP'- ma yeter saydannın dusürülerek, bir da- irenin iki heyetle toplanabilmesinin saglanması" önerilerini getirdi. Ancak Yargıtay'ın önerileri gözardı edildi. So- nuçta, 201 uyeden oluşan Yargıtay'a, ku- rulan 5 daire için 35 yeni üye kadrosu daha eklendi. Başkanhğını Adalet Bakanı'nın yap- tığı, Bakanhk Müsteşarı Arif Yüksel- in de doğal uyesi olduğu Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, bina yetersiz- liğini dikkate almayarak, 20 üyeye ek olarak, 35 yeni uyeyi de seçti. Müsteşar Yüksel'in "kendisine üye kontenjanı tanınması" istemi nedeniyle uzun süre toplanamayan kurulun, Yargıtay tari- hinde "rekor" olarak nitelenen bu se- çimi yapması şaşkınük yarattı. Yargıtay yöneticileri, "Bizim için gerçekten sürp- riz oldu, bu kadarını hiç beklemiyorduk" dediler. Yeni üyelerden bazılan da, en az se- çimin sayısal yönü kadar şaşkınlık ya- rattı. Dikkat çeken ilk isim, Cumhur- başkanı Turgut Özal'ın büyük bölumu gazeteler için olmak uzere açtığı tazmi- nat davalarında verdiği "lehte kararlan" ile tanınan Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıa Süleyman Sezen'di. Ikinci isim, Ankara Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı Özcan Aksoy'du. 23. Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıa da olan Aksoy, Özal'ın DYP lideri Süley- man Demirel hakkında açtığı 500 mil- yon liralık tazminat davasına bakıyor- du. Aniden 55 yeni uyeye sahip olan Yar- gıtay'da şimdi oda sorunu başladı. 35 yeni üye için oda bulamayan Yargıtay yönetimi, bu üyeleri geçici olarak eski üyelerin odalanna yerleştirerek, soruna çözüm bulmaya çalışıyor. Ancak, yeni üyelerden bazılanrun ayn oda konusun- da ısrarlı olduklan öğrenildi. Yüce Divan görevinin Anayasa Mahkemesi'nde olmasını "yanhşhk" diye nheleyerek, "Bu yanlışın mutlaka düzeltilmesi gerekir" dedi. Türkiye Barolar Birliği'nce dün düzenlenen törende konu- şan Anayasa Mahkemesi Başka- nı Yekta Güngör özden, Ocak- çıoğlu'nun Yüce Divan yetkisi- ne ilişkin istemine karşı çıktı. özden, "Açtk anayasa kuralla- nna karşı çıkılarak, farklılıgın inceligini kavramadan hukuka aykın biçimde yapdan ooerikr önemsizdir. Anayasa Mahkeme- si'nin 30 yıllık deııeyimli ve öz- verili çalışmalanyla, her konu- da uzmanlaşmış üyelerinin var- lığı unntularak Yüce Divan gö- revinin salt Ceza Yasası ile uğ- raşanlardan oiuşması önerisi de böykdir" dedi. Özden, Lozan Antlaşması ile belirlenen sınır- Iar içindeki bölünmezlikten ödün venneyi "serefsidik" ola- rak niteledi. TBB Başkanı Önder Sav da, devletin Güneydoğu sorununa sert askeri önlemlerle yaklaşıp birlikte yaşama isteğini zedele- memesi gerektiğini belirterek "Devlet baskıcı olmamab, seve- cen olmalı, bölgelere ve insan- lara farklı muamele yapmama- lıdır. Konuştugu dilden dolayı kimse yargılanmamalı" dedi. 10 YAŞEVDAKİ ÇOCUK ÖLDÜ Kıırtalaırda gosterı: 1 olu Kurtalan kent merkezinde slogan atarak yürüyüş yapan göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. 10 yaşındaki özcan Eriş adli bir çocuk öldü. 30 kişi gözaltına alındı. Esnaf kepenk kapadı. Kaçınlan 5 turisti arama çalışmaları sürüyor. Muhabirimiz ErgunHaber Merkezi — Siirt'in Kurtalan ilçesinde güvenlik güç- leriyle çatışmaya giren PKK mi- litanlanndan 4'ü ölü ele geçiril- di. tlçede dün bölücü örgüt le- hine slogan atarak yürüyüş ya- pan bir gruba güvenlik güçleri- nin müdahalesiyle çıkan olay- larda 10 yaşındaki bir çocuk öl- dü. 30 kadar göstenci gözaltına ahmrken, ilçede işyerleri kepenk kapadı. Bu arada kaçınlan 5 tu- risti arama çalışmaları sonuç vermedi. Siirt'in Kurtalan ilçesi Gözpı- nar köyunde, önceki gece gü- venlik güçleriyle çatışmaya giren bir gnıp teröristten 4'ü ölü ola- rak ele geçirildi. Teröristlerin, Gözpınar köyüne baskın düzen- lemek amacıyla geldikleri bildi- rildi. Kurtalan üçe merkezinde dün olaylı bir gün yaşandı. AA'nın haberine göre Yenidoğan Ma- hallesi'nde bir gnıp, bölücü ör- güt lehine sloganlar atarak yü- rüyüş yaptı. Yürüyuşe engel ol- mak isteyen güvenlik güçlerinin, kendilerine taş atılması üzerine havaya uyan ateşi açtığı kayde- dildi. Olaylar sırasında yarala- nan Özcan Eriş (10) hastaneye kaldınlırken yola öldü. 30 ka- dar gösterici gözaltına alındı. Olaylar nedeniyle ilçede esnaf işyerlerini kapadı, güvenlik ön- lemlerinin de arttınldığı belirtil- dL Turistler bulunamıyor Kaçınlmalannın ardından bir hafta geçmesine karşın, 3 ABD'li, bir Ingiliz, bir de Avustralyalı turistin izine dün de rastlanamadı. Sürdürülen operasyondan sonuç alınamaz- ken tek bir ipucu bile elde edi- lemedi. Aksoy'un Bingöl'den bildirdiği- ne göre turistlerin Irak'a götü- rülmüş olabilecekleri olasılığı üzerinde dunıluyor. Yürütülen çalışmalar konusunda bilgi ve- ren üst düzey bir yetkili, şunla- rı söyledi: "Bildiginiz gibi PKKIılann elinde balen 7 eri- miz rehin olarak bulunmakta. Erlerimizi BM gözetiminde ser- best bırakacaklannı soyluyor- lar. Turistleri de aynı bölgeye götürüp bir süre sonra pazarlık konusu >apabilirier. Çünkü, Ortadoğu kökenii örgütlerin ka- rakterinde bu vatıyor. Insanla- n kaçınp uzun bir süre ellerin- de tuttuktan sonra pazarlık ko- nusu olarak ortaya abyorlar. Bu olasılığı göz önünde bulundura- rak Irak sınır kesiminde de ru- Amman'da ölen Zeyd, çeşitli ülkelerde büyük ilgi gören sergiler açmıştı. RessaıııFahrünnîsa Zeyd öldü arama-tarama faaliyetleri yapı- hyor." 4 bin güvenlik görevlisinin sürdürdüğü operasyondan so- nuç alınamaması üzerine ABD tarafından Bingöregönderilece- ği bildirilen antiterör uzmanı su- bayın gelişinin bir süre ertelen- diği öğrenildi. Turizm Bakanı Biilent Akar- calı, PKK'nın, Doğu'da vize is- temesi ve turistleri kaçırmasırun "organize turizmi" etkilemeye- ceğini savundu. Akarcaü, "Gü- neydogu'nun sorunu etnik de- ğfldir, demokratiktir" dedi. Ankara büromuzun haberine göre Akarcalı, gazetecilerin Gü- neydoğu'daki gelişmelere ilişkin soruiannı yamtlarken, turistle- Tarih yazarı ve diplomat Şakir Paşa'mn kızı olan Fahrunnisa Zeyd, 91 yaşındaydı. Amman'da toprağa verilen Fahrunnisa Zeyd, Cevat Şakir Kabaağaçh (Halikarnas Bahkçısı) ve ressam Aliye Berger'in kızkardeşi, seramik sanatçısı Füreya Koral'ın da teyzesiydi. Kültür Servisi — Türk ressam Fahrunnisa Zeyd 4 eylül çarşam- ba günu Ürdun'ün başkenti Amman'da 91 yaşında oldü. Zeyd için Ürdün'de ulusal yas ilan edildi. Tarih yazarı ve dip- lomat Şakir Paşa'nın kızı Zeyd, 1910 yılında Istanbul'da Büyü- kada'da doğdu. Zeyd, Cevat Şa- kir Kabaağaçh (Halikarnas Ba- hkçısı) ile ressam Aliye Berger 1 in kız kardeşi, seramik sanatçı- sı Füreya Koral'ın teyzesiydi. Fahrunnisa Zeyd, 1920 yılın- rin kaçınlması olayından sonra da Sanayii Nefıse Mektebi'nde yabancı tur şirketleri ile görüş- resim öğrenimine başladı. Zeyd tüğtınü ve buralarda olumsuz daha sonra öğrenimini Paris'te bir hava olmadığını kaydetti. Rançon Akademisi Stalback Atölyesi'nde sürdürdu. Türkiye'ye döndükten sonra çalışmalanna bir süre Namık İs- mail Atölyesi'nde devam etti. 1934 yılında Irak'ın Ankara Bu- yükelçisi Prens Zeyd'le evlendi. 1942 yılından itibaren D grubu içinde yer aldı. Sanatçı ilk kişi- sel sergisini, yine aynı yıllarda evinde açtı. Daha sonra eşinin görevi nedeniyle Türkiye'den ay- nlan Zeyd, Avrupa'nın çeşitli kentlerinde açtığı sergilerle sanat çevrelerinin dikkatini çekti. Sa- natçımn yapıtlan Londra, Paris, New York'ta belli başlı müzele- re alındı. Amman'da vefat ederek cena- zesi dün aynı kentte toprağa ve- rilen ve Ürdün Kraliyet, Italyan Rispoli, Fransız Commandeur des Arts et des Lettres nişanla- rının sahibi Zeyd, eşinin ölü- münden sonra Amman'a yerleş- miş ve yaşamım bu kentte sür- dürmüştü. Fahrunnisa Zeyd ilk sergisini Adana/Cevhan 1 albay ve 1 üsteğmen öldürüldü Bir lokantaya gerçekleştirilen saldırının, albay ve üsteğmenle aynı masada oturan Aslan Yılmaz'ı hedef aJdığı ve kan davasına yönelik olduğu belirtildi. ADANA (Camhnriyet Güney tlleri Biirosu) — Ceyhan'a bağh Mustafabeyli kasabasındaki bir lokantaya düzenlenen ve bir al- bay ile birüsteğmenin öiümüne, iki kişinin de yaralanmasına yol açan saldırının kan davası yü- zünden gerçekleştirildiği sanılı- yor. Adana'nın Ceyhan ilçesine bağlı Mustafabeyli kasabası Ta- tarh köyüne önceki gece 23.40 sıralarında yabancı plakalı oto- mobille gelen 4 kişi, uzun nam- lulu ve 14'lü silahlarla bir lo- kantaya ateş açtılar. Saldında, Izmir Jandarma Bölge Komu- tanhğı'nda görevh' Albay Reori Güney ile Osmaniye Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Mehmet tnce ölmüş, aynı ma- sada oturan Jandarma Başça- vuş Nevzat Akpak ile Aslan Yıl- maz adli arkadaşı da yaralan- mışlardı. Saldınyı gercekleştiren 4 kişi ise olaydan sonra kaçma- yı başarmışlardı. Saldınyla ilgili soruşturmayı yürüten yetkililer, olaydan ya- ralı olarak kurtulan Aslan Yıl- maz adh kişinin, 15 yıl önce Os- maniye'de ağabeyi Yaşar Yıl- maz'ın öldürülmesinden sorum- cövlediler 1944'te lstanbul'da açtı. Zeyd- 'u tuttuğu Marauzlu ailesinden in daha sonra çeşitli galeri ve iki kişiyi öldürerek cezaevine müzelerde açtığı sergiler ise girdiğini ve şartlı salıverilme uy- şunlar: gulamasından yararlandınlarak • n.4* t u ı ,nA* n 8e c € n günlerde tahliye edildiği- 1945 Istanbul, 1946 Paris, 1947 Londra, 1948 Londra, 1949 Paris, 1950 New York, 1951 Pa- ris, 1952 Paris, 1952 Beloit (ABD), 1953 Paris, 1954 Lond- ra, 1955 Paris, 1956 Brüksel, 1955-1957 Cincinnati Museum (ABD), 1955-1956 New York, 1961 Paris, 1964 Istanbul, 1964 Ankara, 1969 Paris, 1972 Paris, 1981 Amman, 1983 Amman, 1988 Istanbul, 1988 Istanbul". DUNYADA BUGIJN ALJSİRMEN NedenL. Halkın istencini yansıtmaktan çok, çarpıtmaya yönelik ya- saya uygun olarak yapılacak genel seçimler yaklaşırken kam- panya kızışıyor, üzerine ölü toprağı serpilmiş görünümü ve- ren SHP'nin dışındaki partiler birbiri ardından seçim bom- balarını patlatmaya başladılar bile. Adaylık için en fazla baş- vuruyu alan SHP ise anlaşılmaz bir sessizlik ve hareketsiz- lik içinde ya da önemli hazırlıklar yapıyor, ama bunu neden- se seçmenine duyurmak gereğini hissetmiyor veya yansrta- mıyor en büyük sosyal demokrat parti. 20 ekim seçimleri, Türkiye'nin yapısını temetden çatıya de- ğiştiren, 12 Eylül darbesinden 11 yıl, Türkiye'yi değiştirdiğini iddia eden Özal'ın darbeci paşaların bakanlığından, ANAP'ın lideri olarak iktidara tırmanrnasından ise 8 yıl sonra yapılıyor. Gerek 12 Eylül gerekse onun bir anlamda devamı olan ANAP iktidannm politik alandaki en büyük çabası, eskinin politikasıyia, politikacılarını kötülemek ve geçmişin üzerine bir çizgi çekmekti. Oysa 1991 seçimlerinin üç büyük kahramanı basa güre- şecek görünen üç büyük lideri de eskinin mirası. Demirel ile Ecevit 12 Eylül öncesi dönemin iki büyük lideri, birbiıieri- ni muhalefette ve ıktidarda izlemiş iki büyük parti başkanı, kısacası tam anlamıyla eskıden kalmış iki yüz. Üçüncü kişi Erdal Inönü ise onlardan da eski bir politikacı - devlet ada- mının oğlu. Bulunduğu yere, sonradan kazandığı başanlar yeya uğradığı basansıztıklar ne olursa olsun, her şeyden önce ismet Paşa'nın oğlu olduğu için getirilmiş bir kişi. On bir yıllık geçmışi karalama, eski politikacılan silme kam- panyası hiç sonuç vermemiş ve Türkiye 2000'li yıllara, eski- nin, 1960'ların adlarıyla tırmanma yolunu yeğlemiştir. Bu görüşümüze karşı, bugünkü seçimde yeni yüzlerin de olduğu savı ileri sürülebilir. Anayasal engellere karşın seçi- min içinde olan özal'ın ya da Mesut Yılmaz'ın yeni kişiler ol- duğu soylenebilir. Unutmayalım ki Mesut Bey de Özal gibi bugün bulunduk- ları yere, siyasetin doğal yollarından geçıp gelmemişlerdir. önce Demirel'in 'Planlama'ya atadığı, sonra Evren'ın bakanlık koltuğuna atamayla oturttuğu özal, darbeci paşaların ıcazetli adamıdır. Atanmışların halkoyuna "kırk katır mı, kırk satır mı?" diye sunulduğu bir seçimle başbakanlık koltuğuna oturmuş- tur. ANAP'a "mesut bir gorüntü" oluşturan Sayın Yılmaz'ın durumu da farklı değildir. Unutmayalım ki Turgut Bey siyasetin normal yollarından geçip seçime giderken başanlı olamamış, MSP macerasını hüsranla kapatmıştı. Biz bu secimlerde siyasetin normal yolunu yürüyerek li- derlik koltuğuna oturmuş olanları dikkate alıyoruz ve yineli- yoruz: Türkiye 2000'li yıllara 1960'ların adlarıyla yönelmeyi yeğlemiştir. Demokratik ülkelerin hiçbirinde görülmemiş olan bu poli- tikacı ömrünün uzunluğu gerçekte üzerinde durulması ge- reken bir konu. Gerçekten de hangi ülkeye bakarsanız bakın 30 yıl ya da ona yakın süre dorukta kalmış veya doruğu sürekli zorlamış adlar bulamazsınız. Fransa'yı önce İkincı Dünya Savaşı'ndaki akıl almaz yenilgi ve teslimin utancından kurtarmış, sonra da 1958'de kaostan çıkarmış olan, Beşinci Cumuhriyet'in ku- rucusu De Gaulle'ün savaş sonrası iktidarı bir yıl dolayların- da kalmış, general kısa sürede Colombay les Deux Eglises 1 deki şatosuna çekilmişti. O, kendi kurduğu Beşinci Cumhu- riyet'in Cumhurbaşkanı olarak da ancak 11 yıl Elysee Sara- yı'nda oturmuş sonra yine bir daha dönmemek üzere köyü- ne ve aynı zamanda tarihteki seçkin yerine yollanmıştı. İspanya'da demokrasinin kurulmasına büyük katkılarını kimsenin görmezden gelemeyeceği, yaşarken tarihe geçmiş olan Adolfo Suarez'in durumu da pek değişik değildir. Bü- yük başanlarına karşın Suarez'in politik ömrü kısa olmuştur. Bu örnekler değildir şaşırtıcı olan. •-••- Şaşırtıcı olan bizim, çok uzun ömürlü siyasilerimizin dıl-' rumudur. O zaman bu olayın nedenini aramak yerinde olur. Olayın nedeni, siyasal yaşamımızın kadroların yetişmesi- ni sağlayıcı yapıyı engelleyen yasaklarla dolu olması ve as- keri darbelerin ikide bir siyasal yaşamım noktalamak üzere olan politikacılarımızı darbeler ile yeniden güçlendirmesidir. Eğer, öbür iki darbeden çok ayn olan 27 Mayıs olmasaydı ne Menderes adı efsaneleşirdi ne de Ecevit ile Demirel 12 Mart ve 12 Eylül olmadan bugün siyaset sahnemizde hâlâ parlayan yıldızlar olarak kalabilirlerdi. Askeri darbeler bu lıdeıierimizin, siyasal yaşamlarınm es- kiterin deyişiyte 'ömrû tabii'leri ile son bulmasını engellemiştir. Aynı şekilde, siyasal yaşamımızdakı çarpıklıklardır ki en bü- yük sosyal demokrat kuruluşu deheyıp toparlamak üzere, İnö- nü adına sarılmak zorunluluğunu doğurmuştur. 2000'lere doğru yönelen Türkiye, bu bozukluğu aşmak zo- rundadır. Darbelerin ve yasakların doğurduğu bu çarpıklığı herhalde darbeci paşalann icazetli ve yasakçı politikacılarıyla değil, eski de olsalar, siyasetin içinden darbecilere karşı sa- vaşarak gelmiş adlarla aşacaktır. KlSA KISA • İzmlt Kemalpaşa Mahallesi'nde bulunan 7 katlı Çağlayan İş Merkezi'ndeki 33 büronun önceki gece soyulduğu bildirildi. Işhanında bulunan 36 bürodan 33'ünün kapı ve kasalannı oksijen kaynağıyla kesen soyguncular kasalardaki nakit para ve değerli evraklan alarak kaçtılar • Hatay'ın ilçesinde, sınır devriyesiyle sabaha karşı çatışmaya giren kaçakçılardan biri ölü ele geçirildi. Bir gnıp kaçakçının Suriye'den Türkiye'ye kaçak sigara sokmak istedikleri öğrenildi. CHP'NİN SAYGIDEĞER MİLLETVEKİLLERİ VE SENATÖRLERİ Ulusal Kurtuluş Savaşımızın noktalandığı, İzmirimizin kurtuluşunun 69. yıl kutlama törenlerinde ve 9 Eylül Barış Şenlikleri'nde sizlerle birlikte olmaktan tüm İzmirliler adına kıvanç duyacağım. Teşrifinizle Buca'dayıllardır insanların yüreklerinde hissettikleri bir eksikliği gidermek üzere yapımı tamamlanan 'Buca Atatürk Anıtı'nın açılışını birlikte gerçekleştireceğiz. Ayrıca, hayatımın en önemli dönemini oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili sıfatımla, devletimizin temel ilkelerini oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluşu onuruna düzenlenen törende, sizlere ev sahipliği yapmaktan, Fuar Lozan Kapısı girişinde yaptırılan Lozan Anıtı'na, Cumhuriyet Halk Partisi çelengini sizlerle birlikte koymaktan onur duyacağım. En derin saygılarımla. YÜKSEL ÇAKMUR İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı LCV: 14 94 62 Oda tahsisi için eşinızle birlikte katılıp, katılmayacağınızın belırtılmesı. Kurtuluş Törenleri Programı 8.45 Belkahve'de Kurtuluş Törenlerinin başlaması 12.30 Yemek 14.30 Lozan Anıtı'na çelenk koyma. 16.00 Buca'da Mustafa Kemal Anıtı'nın açılış töreni 18.00 Karşıyaka Çarşısı'nın açılış töreni 21.00 Atatürk Stadı'nda halk konseri
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog