Bugünden 1930'a 5,432,146 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

30EMUL 1991+ Mejfdanlar Kızışıricen... (Baftanfı I. Sayfada) Bu sjrunun karşılığını, son üç haftanın bu tabloyı değıştirebtleceği gerçeğinin aftını çi- zerek işağıdakı noktalarda topfayabiliriz: (1) Meydanlar şimdilik muhalefetin. ANAP Genel 3aşkanı Yılmaz, dün Çanakkale'de bi- zim mesleğin klasik deyişiyle umduğunu bu- lamadi Iktidar partisi tüm çabasına karşın Iskele vteydanı nı dolduramadı. Bu da Se- guela>m birtaktiği olabilir mi, bilemiyoruz. Belki ce son iki haftada atağa kalkacaktır ANAP, kimbilir... Buna karşılık muhalefet partilernin meydan mitingleri başarılı geçti hafta sonunda. İnönü'nün izmir ve Gebze gösteneri ıle Ecevit'in Trabzon ve Gazios- manpaja ile Alibeyköy mitingleri etkileyiciy- di. Cunartesi gunü Merzifon, Tokat ve Amasya'dan sonra dün Konya Ereglisi'nde boy gösteren Demirel de canlı kalabalıklara konuştı. (2) Bjgün için birinci parti konumunu DYP korurmya devam ediyor. Yüzde 30'u henüz geçebimiş değil; yani şimdilik tek başına ik- tidar gozükmüyor DYP'ye. Ama seçimi kim alır sorusunun yanıtı daha çok bu partide toplancığı için, hava estiren parti kimiiğine Doğru Yol sahip. (3) SHP'de Adana rnitingiyle başlayan bir canlamıa var. Anlaşılan o ki hafta sonu ya- pılan İrnir ve Gebze mitingleri de örgüte mo- ral aşılayacak. Seçim araştırmaları, SHP'nin ikinci sraya olurur gibi yaptığına işaret edi- yor. Giflikçe küçüten kararsızTann, daha çok SHP ile OYP arasında dağılacağına ilişkin belirtiler dikkati çekıyor. (4) ANAP'ın tek başına sandıktan çıkma- sı bugtin için söz konusu değil; belki de ola- naksız. DYP ve SHP'nin arkasından üçün- cü parti olma ihtimali daha büyük. Seçim araştırnalarında yüzde 20'nin çok üzerinde değil; yüzde 20 sınınnda da denilebilir. Ama bu yüzdenın içinde bir de "iktidar payının" variığı gözardı edilemez. Ktmi uzmanlara gö- re bu pay Türkiye'de yüzde 3-4'ü bulabiliyor. Bir başka deyişle araştırmalardaki ANAP'ın oy oranından bir bu kadar düşülmesi daha gerçekçi bir hesap olur deniliyor... (5) Ecevit'in DSP'si seçim araştırmaların- da şimdilik yüzde 13-14'te kemikleşmiş gi- bi. Karadeniz'in, Trakya ile İstanbul'un be- lirli yörelerınde yoğunlaşmış gözüküyor OSP'nin etkinliği. Beş büyük kentteki oy ora- nı, kırsaS kesime göre daha yüksek; ayrıca yükselme eğilimi de çizer gibı... Acaba Ece- vit'in yüzde 13-14'ü nasıl bir seyir izleyecek? İnecek mi, çıkacak mı? Şimdilik sabıt kalma- sı olasılığından daha çok söz ediliyor. Ama kimi gözlemciye göre DSP oyiarından belir- lı ölçülerde SHP'ye kayma olabilir. Peki, OSP 20 millefvekili çıkarıp grup kurabilecek mi? Bu açıdan DSP'nin istanbul performansı belirleyici olacak. Grup oluşturup oluştura- mayacağı beli değil; ama bu gidişle bir nokta kesin: 1987 seçimlerinde olduğu gibi sosyal demokratlar bu bölünme sonucu daha az milletvekiliyle temsil edilecek yeni Meclis'- te. (6) Erbakan'ın Refah Partisi'nin (RP) yüz- de 10 barajını yakaladığı artık söylenebilir. Hoca yenıden Meclis'e girecek, ama grup kurabilecek mi? Güç gözükmekte... Özetle durum bu. Bir noktaya dikkat: Son üç hafta bu siyasal tabloyu değiştire- bilir kuşkusuz. Üstelık oy orarHarına göre parti sıralama- ları da bir yerde çok anfamfı olmayabilir. Çünkti öylesine bir seçim sıstemi var ki, oy dağılımıyla sandalye dağılırrn arasında büyük tutarsızlıklar ortaya çıkabilır. Oy dağılımı yurt çapında dengeli olan partiyle, olmayan par- ti arasında milletvekili sayısı açısından sürp- riz sonuçlara tanık olabiliriz. Ama bu olasılık, 20 Ekim'de sandık başı yapıncaya dek herhalde sesli düşünmemizi ve meydanlarda nabız tutup siziere aktarma- mızı engellemez... 'TEN (Baftarafı 2. Sayfada) —ABD'de 30 yaşın altındakiler büyük olayları bile az izliyor. Örneğin Berlin Duvan yıkıldığı günlerde olayı bilen gençlenn oranı ancak yüzde 62. Bütün bunlar sorunu çözümsüz gibi gösteriyor. Ama olaytn bir de öteki yüzü var. Kitap ve gazete gençler için saygın kavramlar, "TV gibi kolay ve yüzeysel değiller." Üstelik gençler her seye de ilgisiz değı'Her, başta müzik ve spor olmak üzere yaşamın birçok alanını yakından izliyorlar, kendi geieceklerini bilinçli biçimde tartışabiliyorlar. Bu iyimser yönden yola çıkınca da gençlerin eğilimleri ve ne aradıklan daha kolay sıraianabiliyor: —'Babamın gazetesi" gençler için saygın bir kavram. Ama o "kendi gazetesi"ni istiyor. —Gazetelerin içeriği kadar sunuş biçimine dikkat ediyorlar. —Eğlenceli sunuş konu ne olursa olsun ilgilerini çekiyor, sürpriz arıyorlar. —TYnin etkisi görselliğe verdikleri önemi arttınyor. —Çok renge aiışkınlar, ama siyah-beyaz da olsa kaliîeli ve olay anlatan fotoğraf gençleri yakalıyor. —Günfük yaşamda yararlı ve somut bilgiler onlar için zorunlu. —Ciddi içeriğe hlçbff itirazlan yok. Ama anlatımın özlû ve sade olmasını istiyorlar. —Karışık dil, ağdalı anlatım karşısında hemen yılıyo/iar. Güç sözcüklerin hemen açıklanmasını istiyorlar. —Yalın tahliller, olayın geçmişi ve yan unsurlanm arıyorlar. —Kaba cinsellik gibi moda diye yalnız yetişkin kadın modasının ele alınmasına tepki gösteriyorlar. —Gazetelerin siyasal ve toplumsal olaylar karşısında tavır almasını doğal ve gerekli görüyorlar, tavrını giz/eyen gazeteye kızıyorlar, tavrını açıkça belirteni dürüst ve içten buluyorlar, ama değişik görüşleri de aktarmasmı istiyorlar. Bunlar birçok Batı ülkesinde gençlerle yapılmış araştırmaların sonuçlarından bazılan. Türkiye'de de yaklaşık aynı sonuçlara ulaşmak doğal. Amerikalı araştırmacı Christine Urban, bir tek kesin öneride bulunuyor, Danton'un Fransız devriminin en sıcak günlerindeki "Cesaret, daha cesaret, hep cesaret" sözü gibi: "Gençlerle iletişim kurarken mahcup, çekingen, tereddütlü olamayız. Cesur ve coşku/u olmak zorundayız. Daha çok cesaret, daha çok coşku," EVE17HAYIR(Boftarafı 2. Sayfada) ki, bugune-kadar ANAPı destekleyenler bile yanıJgılannı anla- mışlardır BirANAPIınındedığıgıbı buseçimdeANAP50-60millet- vekili çıkarabilirse büyuk başan kazanmış sayılacakür. "Bana hesap soramazanız' sozü bana Menderes'in "Ben kendi- me sabık başbakan dedirtmem" sozünu anımsatb. Kimse ulus önun- de hesapvermekten kaçınamaz. Çunku hesabı milletoylanyla sorar. Adalet organlanyla sorar. Polıtikaalar her an hesap vermeye hazır almalıdırlar Bu ulkede her birimız haklı ve haksız nıce sorularia rarsılasmışızdır Ne mutfu o kişiye kı hesap vermekten korkmaz. Ben Allah'a hesap veririm" diye yakasını kurtarmaya kalkmaz! 20 Ekım'den sonra özal ve çevresının 8 yıldır sürduklen "ha- ıedan" yasanûsı yok olacaktır Halkın oy gücü 12 Eylul duvartannı erle bir edecektir Halka tepeden bakanlar. halkı ucuzsozlerle sürgit Idatacaklarım sananlar hep yanılmıslardır. Hele polıtika amigosu larak meydanlarda halkı ant içmeye çağırartlar!. POLİTİKA VE ÖTESİaştarafı 16,Sayfada) kliyor. Bundan olacak Kıbrış'lı sırt ustü yatıyor, gelirin nasıl sa bir kaynağı var. Ne olsa İngiliz uygarlığının kökü sılinme- ış. Esnaf kazık atıyorsa da eli daha çoğuna gitmiyor. Kimse- i bir şey urettiği yok. Türkiye'den gelecek, Kıbrıslı afiyetle yi- cek. Hele bavul ticaretinin balını. kaymağının yiyenler, bu işi az da yurtseverlik sanıyorlar. Bizim bölgede ki askeri yöne- ı 12 Eylül gibi, sancaktarlar, bayraktarlar gitmiş, yerine üni- malılar gelmiş. Tanıştığım aydın kişilerden birkaçına so- orum: " Bu, daha ne kadar sürer? " ' Türkıye askeri ve mali yardımı yaptığı sürece bu iş gider..Kö- kesılirse, değırmenin suyu da kesilir." jzal da bu işin böyle gitmeyeceğini bildiği için bir an önce üme yâneliyor. Gerçekten bız vereceğiz, askeri ile, sivili ile ır yiyecekler... Ko, desınler Şahmaranın baâı var; bu iş uzun -ez. Tarihsel niteliğini yıtırmiş kuru bir aoayı daha ne ka- oesler dururuz? Maraş'ın yitirilmiş kentliği adaya çökecek ı karabasanı simgelemiyor mu? Bir bıraksan Maraş gibi ko- ıdayı da yağmalayacaklar... anarya'nın kanatlan tarafı Sporda) nerbahçe takımında her şey var, moral yok. O morali bu- ıya dek bocahyorlar. Dün de 84. dakikada attığı golden ı moral buldu ve 6 dakikada 3 gol sıraladı. Ama önemli Fenerbahçe'nin girdiği gol pozisyonları. 2 topu direkten ı Fenerbahçe'nin her şeye karşın kazanmak için iyi bir dele verdiğini söyleyebüiriz. Ama maçın hakemi isteseydi daha renkli, skor daha değişik olabilirdi. Eğer ilk yan- •ahim'i düşüren Semih'in hareketine, yine ilk yanda ce- ıı içinde Ümit'in tırpanianmasına, ikinci yarıda Oğuz'un ilüşüne göz yummasaydı... 1Ş1KLAK: Ecevît çirkin ihbarcıtç Poüüka Scrvisi — DSP Ge- nel Başkanı BüJent Ecevit'in "SHP'ye verilecek oyların HEP'e, dolayısıyla arkasıadaki PKK'ya gideceği' yolundaki suçlamasınj yanıtlayan HEP li- deri Fehmi Işıklar, "Ecevit zor- la, işkenceyle, ifade imzalaUn polisleri de geride bırakıyor" de- di. Ecevit'in suclamasıyla ilgili olarak "Cumhuriyet"in sorula- nnı SHP'nin Gebze mitingine giderken seçim otobüsü Günejl'de yanıtlayan Işıklar şu görüşleri dile getirdi: "Potitik bırsın bu kadan Ece- vit'in sağlığı için <te tehlikelidir. /nönü'vıi 'bölücü' diye niteleye- cek kadar ileriye gitmesi tnilli- yeiçiligine soyundugu Tiirk hal- kı tarafından da onaylanmaya- cakür. Ecevit, Trabzon'daki ko- nuşmasiyla çok çirkin bir ihbar- cı durumuna düşmnşJür." Ecevit'in yaptığının "bölücülük" olduğunu savlayan Işıklar, "Bu bölücülük üzücii- dbr, ama işimize yanmııştır. Eli- mizdeki olanaklarla SHP ile HEP'in secimJerdeki ortak tav- nnı HEP tabanına anlatmak çok güçtü. Bu görevi Ecevit ye- rine getirdi. Bu yönüyle olumlu göninse de iç banşa indirraek is- tediği darbe cezalandınlmalıdır. Bnnu halkımu yapacakür" di- ye konuştu. Işıklar, Ecevit'i SHP listesin- den aday olduğu Diyarbakır'a çağınrken de şunlan söyledi: "Ben keodisinin aday olduğu Zonguldak'a çok rafaatlıkla gi- der, bunu anlatabilirun. Ecevit'i, aday olduğum Diyarbakır'a bu görüşkrini açıkiamak üzere da- vet ediyonım." Anayasada (Bajtarafı 2. Sayfada) rarJanma hakkına ve onu ko- ruma ödevine sahıptır"" ana kuralını koyduktan sonra (Tid. 45. J). kamuiktîdarlanna "vazgeçilmez toplu dayanış- ma"dan hareketle, yaşam ni- telığını korumak ve iyileştir- mek, çevreyi savunmak ve onarmak amacıvla tüm doğal kavnakların rasyonel kul- lanımı konusunda görev ver- mektedir(45.2). Anayasada dayanışma öz- aürlüklerine de ver verilme- sıyle öngörülecek veni bir sis- tematığm olumlu yönleri bir- kaç açıdan belirtilebiür: Ö/gürlükJer açısından... Sonra. anılan haklann ıler- levıci, aşamalı olarak gerçek- leşme nıtehğı. anayasaya, öz- çürlükler açısından dinamik bir nıtelık kazandınr. "İnsan hakianna davalı devlet" ö'lçü- tü, ••dinamik yaklaşım" ışığında Anayasa Mahkeme- si'nce. ortaya çıkabilecek yeni bir ınsan hakkının korûma aJtına alınması sağlanabilir. Nihavet, uluslararası bel- gelere koşut bir düzenleme, anayasal diizeyde pozitif hu- kuka vansıtılmış olur.Çalış- ma!ar. ücüncü kuşağa denk ciüşen bir sözleşmenin hazır- Janıp yürürlüğe konması yö- nöndedır. Çağımızın en bu) ûk sorun- Jarı oian barış. gelışme ve çev- re konuJarının •"davanijma hakları"' olarak anayasaca tanınması, özgün bir düzenle- meye öncü olunmasını da sağ- lavabilir. İşte çakmak böyle olur!Çarlc Kıvılarnın çkartılmasını sağlar. Özel çelik esasfadır. Rüzgâr kepi: Rüzgânn alev uzerindeki etkisını ortadan kaldınr. Kromapj özel çelik esaslıdır. Ayar halkası: Alev bovunun isteğe göre ayarlaıunasını sağlar. Polyacetal esaslıdır. Üst valf güvenlik contası: Gazın djşan sızmasmı onler. Ozel kauçuk esashdır. Üst valf başhğı: Üst valf ana govde ile üst valf hağlanbsutı sağlar. Polyamide esaskdır. Üst vaif yayı: Ust valfin açılıp kapanmasını sağlar. 035 mm çapında ve özel krom-nikel esaslıdır. Üst valf supabı: Gazın alev alması için tank gövdeden çıktnasıru sağlar. Pirinç esaslıdır. Üst valf metal gövde contası: Üst valf metal govdenin, üst valf ana gövdeye tam oturmasmı sağlayarak, gazın sızmasmı önler. Ozel kauçuk esaslıdır. Üst valf supap tıpası: Gazın üst valf supabına giriş ve çıkısını sağlar. Ozel kauçuk esaslıdır. Üst valf keçesi: Gazın sLzmasını önler. ,™i- .... özel fcauçtdcesashdır. Üst valf alüminyum baskı parçası: Üst valf keçesine ohırarak sızdırmazlığı pekiştirir. Alüminyum esaslıdır. Üst valf metal gövde: Üst valf supap tıpasırun yuvasıdır. Pirinç esashdır. Üst valf çubuk tutucu metali: Üst valf çubuğunu üst valf ana gövdeye bağlar. Alüminyum esaslıdır. Orta destek bölümii: Tank gövdeye mukavemet kazandınr. StyretteAcrylonitnle (S.A.N.) esaslıdır. Gaz: Özel bileşimli likit petrolden elde edüir. Ozel filtrelerden geçinlerek, sudan, yabancı gazlardan, her türlüfizikselve kimyasal zerreakten anndınldıktan sonra doldurulur. Üst valf çubuğu: Gazın son kez temizlenmesinı sağlar Mikroskobik gözenekh özel bir filtredir. Alt supap büyük conta: Gazın sızmasmı onler. İç çapı 1 mm, dış çapı 3,5 mm'dır. Ozel kauçuk esaslıdır. Manivela: Basıldığında üst valf supabını açarak gazın dışan çıkmasını sağlar. Polyamıde esaslıdır. Çark yuvası: Çark, temas yayı, çakmaktaşı, metal pim ve tespit pıminin bulunduğu bolmedir. Polyamıde esaslıdır. Taş: Kıvılcım cıkartan özel bir madendır. . Kaide gövde: Tank govde île ust valf ateşleme elemanlan arasındaki bağlayıcı bolumdur Polyamıde esaslıdır. Metal pim: Taşın 90°'lik bir açıyla çarka tam temas etmesini sağlar. Alüminyum esaslıdır. Üst valf ana gövde: 3 bolumden oluşur. StyreneAcrylonitnle (S'A.N.) esashdır. Temas yayı: Taşın çarkla sürekli temasını sağlar. Ozel çelik esashdır. Tespit pimi: Temas yaymın çark yuvasına oturmasıru sağlar. Polyamide esaslıdır. .Tank gövde: Gazın depolandığı ozel bir bolmedır. Bırbırine bagtentth*"' 2 bolumden oluşur. Styrene Acrylonitnle (S.A.N.) maddesmden, şeffaf ya da mat, san, mor, kırmızı, yeşıl, mavi, pembe, turuncu ve beyaz renklerde uretilir. Şeffaflığı transparent masterbatch katkısıyla sağlanır. Özel açılı yüzey: Çakmağm rutulmasında rahatlık ve kolaylık sağlar. Alt supap yayı: Gaz doldurulmasında otomatik açrna ve kapamav) sağiar. 0,40 mm çapında ve özel krom-nıkel esaslıdır. Alt supap: Tank gövdeyegazın doldumlmasını sağlar. Pirinç esaslıdır. Alt supap kontrol contası: Alt supabın tank gövdeye yumuşak oturmasmı sağlar, sızdırmazlığı pekiştırir. Öze! kauçuk esashdır. Alt supap valf kauçuğu: Tank gövdeye oturarak alt supap ile tank gövde arasında sızdırmazlığı sağlar. Özel kauçuk esashdır. Alt supap küçük conta: Gaz doldurma tupunün alt supapla tam temasını sağlar. Doldurma esnasında gazın dışan sızmasmı onler. Özel kauçuk esaslıdır. aktmız mı? Çakmak Tokai'dir. >—•—' Yüksek Japon teknolojisiyle Türkiye'de üretilir. Japonya, Kanada, Almanya, İngiltere dahil 15 ülkeye ihraç ediJir. Şıktır. Kullaruşlıdır. Sağlamdır. Ekonomikfir. Şeffaf ya da mat tam 12 alımlı rengi vardır. Bir kere alınır. Defalarca doldurulur. Defalarca çakılır. Defalarca yakıhr... Hâlâ çakmadınız mı? TOKAI Tokaı fakmakları.Tokai Carporatıo», japoya ttsanaıyla, Aımusebat Çakmak batıuvı ıv Ttcaret A.Ş. nm 45.000 m arazı uzermtte kuruiu, 11 000 m'' kapah alaııa sahip Tuıia Tesısleri'nde uretılmekteâır Türkiye Genel Distribütörü Azmusebat Çelik Sanayı ve Tıcaret A.Ş. Marpuççular Caddesi No: 3-5 Emindnü 34430 İstanbul Tel: (J) 512 54 40 (5 hat) Faks: (I) 511 04 35 Tdeks 30038 azm tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog