Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

=^H& CUMHURlYET/6 HABERLER 23 EYLÜL 1991 SECIM '91 SHP lideriErdalInönü, Cumhuriyetfrî sorulannı yamtladı: Güneydoğırda işi silaha bırakmayacagızAHMETTAN ANKARA — SHP lideri tnönü ile ba- ba evi Pembe Köşk'ün karşısındaki apart- man dairesinde konuşuyoruz. Köşk'ün ilzerinden uzaklarda Başbakanlık Konu- tu görünüyor. Daha da ötede Çankaya Köşkü. Konuşmanın çerçevesini pencereden gö- rünen konut ile Çankaya Köşkü'nün bu- günkü sakinleri çLziyor. Inönü, Konut'a da Köşk'e de bir kez ol- sun bakmıyor. Sorulan, açık seçik, ama biraz yavaş yanıthyor. öyle ki bir ara Mesut Yüinaz'ı mı taklit ediyor diye düşünüyoruz. Düşüncemizi fark etmiş gibi küçük bir acıklama yapıyor: "Biraz soğukalgınhğıın var. Yan etki- ta uyku olan bir ilaç alıyorum." tnönü, özellikle "Kurt yurttaşfaunuzla" ilgili bir konuyu, Mesut Yümaz temposun- da yanıthyor. SHP lideri ile yaptığımız konuşmayı klasik bir haber dili ile sunuyoruz: SHP Genel Başkanı Inönü, sorulanmı- za şu yanıtlan verdi: "— İktidanmzda anayasayı tümden de- giştinneyi düşünüyor musunuz? İNÖNÜ — Evet, anayasayı tümüyle de- ğiştireceğiz. Düşünmenin ötesinde, hazır- hğımız var. Bir seneyi aşkın bir süre ana- yasa komisyonumuz çalıştı. Içlerinde ana- yasa uzmanları, Anayasa Mahkemesi es- ki üyeleri, siyasal bilim uzmanlan, siya- setçiler olan bir heyet, uzun süre çahşarak demokratik bir anayasa haarladüar. Şim- di bu taslağı bir özet halinde vatandaşla- nmıza anlatıyoruz. Ama asbnda madde- leri de hazır. Hazırladığımız anayasanın, şimdiki anayasadan temel farkı, kişiyie devlet dengesini demokrasüerde gördüğü- müz şekilde kurması. Yani kişiyi özgür, btttün demokratik haklanndan yarartanır ve bu haklan güvence aitında olan bir dü- zende yaşatmak. Devleti gene etkin tut- mak ama kişinin bUtün haklantu güven- ce aitında tutmak açısından şimdiki ana- yasadan çok farkı var, Şimdiki anayasa, devleti kişinin çok üstüne çıkararak ve ki- şinin demokratik haklannı her fırsatta göz ardı eden bir anlayış içinde yazılmış. — Bu köklü degişiklikleri nasıl yapa- caksınız? tNÖNÜ — Bu değişiklikler, elbette TBMM'de çogunlukla yapılacak. Bizim elimizdeki taslak hazır. Bu taslağı seçim kampanyasından başlayarak, halka sunu- yoruz, öbür partiler görecekler. Seçimden sonra diyelim ki bugün muhalefeti, yani balkın çoğunluğunu temsil eden büyük ke- sim, Meclis'te yer alacak ve o zaman o partiler arasında bu çerçeve içinde bir uz- laşma olacak. Başka yolu yok. Yeni ana- yasayı TBMM yapacağına göre değişiklik, oradaki partilerin uzlaşmasıyla olur. De- mokratik bir anayasa üzerinde uzlaşma tnümkün olacaktır. Tabii, seçimden son- raki çoğunluğumuzun değeri büyük. — Anayasayı degiştirmek için belirli btr çogunluk gerekli. Yeterli çogunluğa ula- şırsanız köklü bir anayasa değişikligini dfi- ger partilerte uziaşarak mı gttndeme geti- rirsiniz? tNÖNÜ — Evet, çünkü demokratik bir anayasa bugün toplumun bütun kesimle- rinin bir özlemi, bir isteği olarak karsımız- da. Seçimden sonraki Meclis'te demokra- tik bir anayasayı oyuyla kabul edecek bir çoğunluk olacaktır. Bu tek parti olabilir, birden fazla parti olabilir ama demokra- tik bir yapıyı koruyacak bir çoğunluk se- çimden sonra Meclis'te olacaktır. Bundan benim kuşkum yoktur. — Anayasa degisikligi ihtiyaamn arka- sında berfaalde Sayın Cumhnrbaşkanı'nın görevinden uzaklaşbnlması konusa da var? tNÖNÜ — Evet. Bugün de önemli bir anayasa bunahmı yasıyoruz. özal'ın taraf- sız davranmaması, tarafsız davranmayı kabul etmemesi, böylelikle bugünkü ana- yasanın da dışına çıkması, anayasaya gö- re yaptığı yemini çiğnemesi bir bunalım Anayasa Hazırladığımız anayasanın şimdiki anayasadan temel farkı, kişiyle devlet dengesini demokrasilerde gördüğümüz şekilde kurması. Yani kişiyi özgür, bütün demokratik haklardan yararlanır ve bu hakları güvence altına alan bir düzende yasatmak. Cumhıırbaşkaıu Özal'ın tarafsız davranmaması, davranmayı kabul etmemesi, anayasa göre yeminini çiğnemesi bunalım yaratıyor. Cumhurbaşkanının tarafsız olması için seçimin bu tarafsızlığı sağlayacak şekilde yapılması gerekır. Önerdiğimiz yol Meclis'in bütün turlarda cumhurbaşkanını üçte iki çogunlukla seçmesi. Üçte iki çoğunluk sağlanamazsa Meclis seçime gider. yaratıyor. Aynca bizim anlayışımıza göre bugünkü anayasa dahi cumhurbaskanına bir parlamenter rejim cumhurbaşkanın- da bulunmaması gereken yetküer vermiş. örneğin pek çok atamayı yapıyor. Bun- lann da değiştirilmesi, kaldınlması bizim anayasa anlayışımızda var. Yani cumhur- başİcanı tarafsız ve sorumsuz bir insan ol- duğuna göre böyle önemli yetkilerinin bu- lunmaması gerekiyor. Bunlann hepsi ana- yasa değişikliğımizde gündeme gelecek. Tarafsız olması için cumhurbaskaıunın se- çimini bu tarafsızlığı sağlayacak şekilde vapmak gerekir. Bunun için de önerdiği- miz yol, en basit şekilde, Meclis'in cum- hurbaşkanını üçte iki çogunlukla seçme- si. Yalnız ilk iki turda değil; seçtiği zaman öyle seçmeli. Eğer üçte iki çoğunluk sağ- lanmamışsa seçim olmanuştjr. Üçte iki ço- ğunluk sağlanamazsa, Meclis yeni bir se- çime gider. Zaten şimdiki anayasada o var, cumhurbaşkanı seçemezse erken seçime gidiliyor, ama üçte iki çogunlukla seçilme- sinin şart olduğu söylenmiyor. Bizim ya- pacağımız basit değişiklik, *Seçim üçte iki çogunlukla yapıhr' demek. Üçte iki ço- ğunluk yoksa, seçim olmamış demektir. Dolayısıyla Meclis fesholur yeniden Meclis seçimine gjdilir. Böyle bir değişiklik cum- hurbaşkamnın tarafsızhğını sağlar. Çün- kü o zaman Meclis'teki bir parti cumhur- başkanını kendi iradesiyle seçemez, par- tiler arasmda uzlaşma gerekli olur. Üçte iki çoğunluğu varsa bir partinin, mesele yoktur, zaten milletin çoğunluğunu sağ- lamış demektir, tabii Seçim Yasası adil ol- mak .şartıyla. O yoksa, Meclis'teki parti- ler uzlaşmak zorundadırlar ve uzlaşmanın sonunda tarafsız bir cumhurbaşkanı seçi- lecektir. Bunlar, anayasayla gündeme ge- lecek şeyler, bunları göreceğiz. Anayasa değişikliğinin bir parçası olarak cumnur- başkarunın secilmesi de gündeme gelecek. Çünkü, yeni seçim sistemi içinde, yeni bir seçim yapmak da gündeme gelecektir. — Adil Seçim Yasası dedbıiz. Bunu bi- raz açar mısuuz? tNÖNÜ — Nispi temsil adaletin önemli bir öğesi. Şimdiki yasa nispi temsUe uy- muyor. örneğin, yüzde 36 oyfa yüzde 65 parlamento çoğunluğu sağlandı. Barajlar, dar bölge, kontenjan gibi şeyler, buna yol açıyor. özellikle seçim bölgesini daralt- rriak, aynı ilde birkaç seçim bölgesi yarat- mak, il barajlan koymak, çoğunluk siste- mini getiriyor oralarda. Ama bu, yamalı bohça halinde yapüdığı için ne olduğu bel- li olmayan bir sonuç ortaya çıkıyor. Ada- letli olduğunu söylemeye hiç imkân yok. Tabü bunlan düzeltmek mümkün. Iktida- ra geldiğimizde ilk düşünduğumüz, ana- yasayı değiştirmek, ondan sonra Seçim Ya- sası ve Siyasi Partiler Yasası'nı değiştir- mek. Çünkü bunlar bir rejimin tam de- mokratik olduğunu göstermek bakımın- dan bir paket teşkil ediyor. — Cumhurbaşkanı degisikügi? tNÖNÜ — Tabii, anayasa değişiklıgi içinde cumhurbaşkanı değişikligi de gün- deme gelecek. — Seçtan sonrasında, bn makamda kal- maa kodmde Sayın Cumhurbaşkanı'yla bir- Hkte çaltsmayı sürdürecek misiniz? tNÖNÜ — Iste bu dediğim anayasal de- ğişiklerle sorun çözülmüş olacak. — Anayasa degişikligiyle biriikte yeni sisteme, yeni duruma göre yeminini tek- rariaması durumunda, Cumhurbaşkanı'y- la biriikte çabşmanız mümkün mü? Çün- kü suçlamalar şöyle: cumhurbaşkamnın değiştirilmesi rejim bunalımı yarabr, bu- nalım vaadidir.... tNÖNÜ — Anayasa değişikligi buna- hm vaadi değüdir. Güzel bir şey. Anaya- sa değişikliğinin bir sonucu olarak oluyor- sa bu, indinne ohnaz. Anayasa değişikli- gi sistemi yeniden tarif etmek demek, do- layısıyla orada hukuka aykın bir şey ol- duğu söylenemez. — Yaai Camharbaşkanı açısından ka- /anılmış bir kak görülmeyecek o makam- da otvroua? tNÖNÜ — Görülmüyor. Çünkü seçim- leri yenüemek gibi bir şey. Milletvekilleri 5 yıl için seçiliyor. Şimdi 'Hadi bakaum baştan seçim' deniliyor. Onun gibi bir şey. Parlamentonun verdiği bir kararla, daha önce verilen bir karann gecerlilik süresi azakılmıs oluyor. — O zaman Sayın Özal, yeniden cum- hurbaşkanı seçilmek için aday olabilir. Ama milletvekilligi sıfatı olmayacağı için aday olması zoıiaşmayacak mı? tNÖNÜ — Bilmiyorum. Onlar kişisel sorunlar tabü. Bizim amacunız herhangi bir kişinin sorununu cözmek değü. Taraf- sız olmayan bir cumhurbaskanının bugıin Türkiye'de bulunması sorununu anayasayı değiştirerek çozeceğiz. Ama kişiye yöne- lik bir şey değü, kişinin sorununu çözer çözmez o ayrı mesele. Aday olmak var yi- ne. Anayasaya göre, milletvekili olmayan birisi de aday olabiliyor. — Ama Meclis'te aday gösterilmesi ge- rekiyor. Kendi aday olamıyor... tNÖNÜ — Birileri gösterecek. — O sayrya ulaşırlarsa» Bn açıdan, r Yâ- nşma hakkı olacağı için, demokratik bir uygulama olacak' mı diyorsunnz? ENÖNÜ — Evet öyle Kimsenin hakkı elinden ahnmış olmayacak. O şekilde yak- laşırsanız zaten lise mezunlan da cumhur- başkanı olamıyor. 'Üniversite mezunu ol- ması gerekir' diyor anayasa. Her yasa, bir- takım sınırlamalar getiriyor. Bazı kişileri dışanda bırakıyor, denebilir ama... — Anayasanm 'Cumhurbaşkanı seçile- bilmek için üniversite mezunu olmak gerekir' yolundaki hükmünde bir değişik- lik yapmayı planlıyor ransunuz? İNONÜ — Hayır, öyle bir şey düşün- medim. Anayasanın böyle bir aynntısı üzerinde bir şey söyleyecek durumda de- ğilim şimdi. Dernek istediğim, kişiyi he- def almıyoruz. Bizim peşinde olduğumuz şey, demokratik bir anayasa olsun, hukuk devleti olsun, hukuk devletinde de yasa- lara uyulsun, anayasaya Cumhurbaşkanı da uysun. — Hedefiniz, kişisel değfl yani. Anaya- saya 'Muhendisler cumhurbaşkanı olamaz' diye bir madde koymayacağınıza göre... tNÖNÜ — öyle bir şey yok. — Partiniz, Kört sorunuoun demokra- tik isleyiş içinde çözuJebilecegini savunn- yor. Soruna sizin yaklaşımınız nedir? tNÖNÜ — Bu konuda bizim yaklaşı- numız, tüm partiler içinde en gerçekçi ve en çarpıcı yaklaşun. Bir defa yurtiçinde ve yurtdışında konulan birbirinden ayırmak şart. Yurtiçinde bu sorun, demokrasinin tam olarak uygulanması ile çözükcek bir sorundur. Bunu biz yapacağvz, iktidann öncülüğüyle halkımız yapacak. Türkiyei de yaşayan insanlar, birbirlerinin demok- ratik haklarına saygı göstererek, bütün haklardan yararlanmalanna olanak vere- rek, birlikte yaşama iradelerini ortaya ko- yarak bu sorunu çözecekler. Bunun yolu- nu da biz gösteriyoruz. Güneydoğu rapo- rumuzda oldukça kapsamü bir şekilde an- lattık. Sonraki geüşmelerde de bu doğrul- tuda ilerlemenin en sağhklı yol olduğu or- taya çıktı. Ama bugünkü iktidar bunu te- reddütler içinde ve uyguladığı baskılarla belirli belirsiz bir şekilde yapıyor. Açıkça, cesaretle bu yola girmek ve serbest tamş- ma, konuşma ortamı içinde birlikte yaşa- manın bütün koşullannı yerine getirmek. Çözüm bu. Bunu yapacak olan biziz. Türkiye'deki insanlar, iktidanyla, muha- lefetiyle, bütün sivil toplum örgütleriyle Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlan. Kendileri farklı olabüirler, ama beraber yaşama azminde birleşmiş vatandaşlar. Uluslararası boyut dediğimiz zaman kendüiğinden ortaya çıkıyor, biz ülke için- de demekratik bir yapıyı tam manasıyla işleuigimizi gösterirsek o zaman insan haklan ıhlalleri olmayacağına göre ulus- lararası boyutta bize hiçbir eleştiri gebnez. Tam tersine etnik farklıhklar sorunu ol- mayan cağdaş bir demokrasi olarak Or- tadoğu ülkelerine örnek gösterilecek hale geüriz. Yalnız Ortadoğu'da değil, Avnıpa- da da henüz bu sorunlannı çözmemiş ül- keler görüyoruz, Ortadoğu'nun başka ül- kelerindeki etnik sorunları çözmenin yo- lunun da bizim tuttuğumuz yol olduğu- na inanıyoruz. Oralarda da bunu gerçek- leştinnek, o ülkelerin kendi sorunudur el- bet, o ülkelerin kendi iradesiyle gerçekle- şir. Aynhkçı harekete karşı izleyeceğinıiz politika bu çerçeve içinde ortaya çıkacak- tır. Biz, ülkemizdeki vatandaşlann büyük bir çoğunluğunun 'Ajrı bir devlet kunüsun' yaklaşımmda ounadığına inanı- yoruz. Böyle olunca; silahla, şiddetle yü- rütülen bir aynhkçı harekete bütün vatan- daşlar karşı çıkacaktır. Bu davranış, ayn- hkçı hareketi etkisizleştireceği gibi, enin- de sonunda bu hareketi bitirecektir. Bu- gün aynhkçı hareketin önlenememesinin temel nedeni, halkın bu hareketin ne ge- tireceğini tam görememesi, toplumun nor- mal yuşantısının dışında bir müdahale şeklinde görülmemesidir. Vani bir silahlı hareket olduğu zaman, onu önlemeye ca- uştığında güverdik görevüleri, oradaki ha- yat tamamıyla felç oluyor, oradaki herkes zarar görüyor, oradaki insanlar tedirgin oluyorlar, bircok insan yurtlanndan olu- yor ve sonunda öyle bir hava doğuyor ki aynhkçı hareketleri yapanlar da onlann karşındaki güverdik görevlikri de halkımızı rahatsız eden unsurlar gibi görünüyorlar. Sonunda aynhkçı harekete karşı bir bü- yük halk iradesi ortaya çıkmıyor. Bunun ortaya çıkması için aynhkçı hareketin ge- tirdiği şeyin, yanlış bir şey olduğunu hal- kın tamamen görmesi, buna inanarak ay- nhkçı harekete izin vennemesi ortamı or- taya cıkmah. Bu henüz ortaya cıkmış de- .gfl ve bir turlü ortaya çıkmıyor. Çünkü sü- rekli olarak, aksi yönde olaylar ortaya çı- kıyor ve güvenlik güçleri âdeta halka baskı yapar bir duruma giriyor. Sonunda ayn- hkçı hareket taraftar kazanıyor. Bundan kurtulmahyız. Zaman içinde taraftar ka- zanması, bu hereketin bitmemesine neden oluyor. Niye taraftar kazanıyor? Işte, de- diğim yerleTde güvenlik güçlerinin hare- ketleri, gereksiz baskılar haüne geliyor ye buna tepki duyan insanlar da çaresizlik içinde ya orayı terk ediyorlar ya da ayn- lıkcı güçlerle güvenlik güçlerinin her iki- sini de kendilerine baskı yapan güçler ola- rak görüp aralannda bir aynm gözetmi- yorlar. Sonunda da aynhkçı güçler, daha insaf- sız olduklan için onun dediklerini yapar hale geliyorlar ya da tam manasıyla ne ol- duğunu anlamadıklan için onlann birta- kım propagandalanna kapılarak özelhk- le gençler, onlann militanlan haline geli- yorlar. Bütün bunlar açıkhk olmadığı için ve birtakım doğal davranışlara karşı çıkıl- dığı için bugüne kadar bu hareketin bit- memesi ve devam etmesi sonucunu doğur- muştur. Bu açılardan bizim politikamız açıkhk içinde bu konuya yaklaşmaktır. Anadili konuşma yasağımn kaldırıhnası, orada yaşayan yurttaşlanmızın herhangi bir baskı aitında olmadıklannı bihneleri ve aynhkçı hareketin amacının, Türkiye 1 - yi bölmek ve Kurt kökenli vatandaşlan- mızı ayrı ttlkede yasatmak ve Türkiye'nin nnnetlerinden yararlandırmamak olduğu- nu açıkça anlatan, ikna edici bir yaklaşun, inanıyoruz, büyük vatandaş kitlesini ay- nhkçı harekete karşı tekrar bir araya ge- tirecektir. Bunun sağlanması aynhkçı ha- reketi etkisizleştirir. Bu sağlanmadıkça da tek başımza silahlı güçlerle durduramaz- sınız. Mesele, bu aynhkçı harekete karşı halk iradesini seferber etmektir, halk ira- desini toparlamaktır. Halkın bu aynhkçı harekete karşı çıkması gerekir. Tek tek de- ğil tabii, çünkü silahlı insanlara karşı si- lahsız insanlar karşı çıkamazlar. Vatandası bu aynhkçı hareketin Kürt kökenli vatan- daslanmızın çıkarlannı korumadığına, so- nunda varmak istedikleri yerin, bu vatan- daşlanmızın aleyhine olacagına inandır- mak gerekir. Bu da mümkündür. Çünkü Türkiye'de, daha büyük bir ülkede birlik- te yaşamanın getireceği nimetler, daha ufak bir ülkede hüzünlü bir şekilde tek ba- şına yaşamaktan iyidir. Meger ki daha bü- yük ülkede yaşarken bir baskı aitında kal- masınlar. Daha büyük ülkede özgür yaşı- yorlarsa bunu tercih ederler. Çünkü bü- yük ülkenin nimetleri daha fazla olacak- tır. Bugün zaten aym şeyi görüyorlar, ba- tıya, büyük şehirlere geldiklerinde hiçbir baskı görmüyorlar, bütün nimetlerden ya- rarlanıyorlar. Ama aynhkçı hareketin is- tediği olursa bunlar gerçekleşmez. O za- man ülke parçalanmış olur ve küçük ül- kelerinde bugünkü Türkiye'nin imkania- nndan yararlanmadan, sıkıntıh bir haya- ta kendüerini zorlamış olurlar. Bunu Kürt kökenli vaiandaşlanmız başta olmak üzere bütün vatandaşlaruruz elbette görecektir. Ama bunlan açıklıkla anlatmak gerekir. Yapılan, yapılmak istenen şeyin ne oldu- ğunu anlatmak gerekir. Bunun için bu- günkü hesaplardan kurtulmak gerekir. Bütün bunlar, aynhkçı harekete karşı di- renci sağlayacak şeylerdir. Tabii bunlar tek başına aynhkçı hareketi bitirmez. Silahlı harekete karşı yine güvenlik güçleri ola- caktır, ama önemli mesele, bir siyasal bi- lincin oluşması, güçlenmcadir. Bu siyasal bilinç son yıllarda çok zayıfladı. Görüyo- ruz, işin vehameti burada. Bizim yaklaşı- numız da bu açıdan çok önemlidir. De- mokrasi içinde bu sorunu çözmek demek, işi silahlara bırakmayacagız demektir. Si- lahlann Türkiye'yi savunma görevi her za- man olacaktır, ama bir aynmcı harekete karşı Türkiye'nin korunmaa, en başta bü- tün vatandaşlann ülkenin bütünlüğünü konıma iradesi etrafında toplanmasıyla olacaktır. Ilkokul'dan... ...Üniversitc'ye Adaylann en uzun günü Hafta içi sabah grupları 14 Ekim 1991 Pazartesi günü derse başlayacaktır. Kayıtlar devam etmektedir. BÜYÜK ÎBAD Şişli Osmanbey (Site Sineması çıkışı) Tel: 133 03 33-133 03 34-133 05 05 Bakırkoy Bahçelievler (Pereja Yani) Tel: 575 17 68-575 71 22-575 78 96 Tfr&TRODA DEVRİM Zehra 8^00 nra (KDV içinde) Çağdat Yaytnian TVrkocağı CatL 39-41 Cağaioğtu-htanbul MAITEPE'DE Hukukçular ve ldareciler Kooperatifı'ndeki hakkımı devrediyorum. 3549251 SAY11J GÜNLER Mnzaffer Boynıkçu 8.000 hra (KDV içınde) Çağdaf Yayınlan Turkocağı Cad. 39-41 Ca&giotlu-Utanbul 1. Sayfada) lannda yer almaktan umudunu yitiren bazı ANAP milletvekil- leri, Cumhurbaşkanı Özal'ı dev- reye soktular. Cumhurbaşkanı özal'ın da Mesut Yılmaz'ı ikna edememesi halinde çok sayıda ANAP milletvekilinin adayhk- tan çekilme ya da ANAP'tan is- tifa yoluna gidebilecekkri öğre- nildi. Başbakan Mesut Yümaz, bir trafik kazasında hayatmı yitiren ANAP Rize tl Başkanı Kemal Er'in cenazesine katıhnak üze- re Rize'ye gjderken ANAP Baş- kanhk Divanı, Yılmaz'ın Cin- nah Caddesi'ndeki konutunda toplandı. Başbakan Yümaz da öğleden sonra Ankara'ya gele- rek toplantıya katıldı. Başkan- hk divanı, Öncelikle il sıralama- sına göre 2011 aday adayı hak- kında teşkilatların, ilgili mület- vekillerinin görüşleri ve yapılan anketleri değerlendirmeye aldı. Başkanhk divanı, bu ön değerlendirmelerden sonra bu- gün liste sıralamasını yapacak. ANAP Merkez Karar Yönetim Kurulu da yann toplanarak lis- teleri görüşecek ve onaylayacak. Milletvekili aday listeleri, yann saat 17.00'de YSK'ya tesüm edi- lecek ve aym anda kamuoyuna açıklanacak. Özal devrede Bu arada aday listelerinin ön sıralarında yer almaktan umut- lannı yitiren bazı milletvekille- ri, gece Cumhurbaşkanı Turgut özal ile göruşerek listeler için özal'ın devreye girmesini istedi- ler. Bu milletvekilleri, "seçile- meyecek sıralarda aday gösterfl- mderi" halinde adayhktan çe- kilecek ya da ANAP'tan isüfa edeceklerini de Cumhurbaskanı- na Uettiler. özal'm yakın çevre- shıde yer alan milletvekilleri, lis- telerde denge sağlanması veya bazı milletvekillerinin tasfıye' yoluna gidilmesi halinde istifa- ların kaçmılmaz olduğunu, isti- fa edeceklerin sayısmın 50-60'a ulaşabüeceğini dile getirdiler. ANAP'tan istifayı düşünen mületvekillerinin düe getirdiği süuntüar şöyle sıralanıyor: — Kongre çekişmesinin ar- dından Başbakan Mesut Yıl- maz, ANAP'ın bütünlüğünü sağlamak için fazla girişimde bulunmadı. ANAP'ta hâlâ Ak- bulutçu-Yümazcı aynnu sürü- yor. — Yümaz, ANAP'm kunıcu- su ve manevı lideri Cumhurbaş- kanı özal üe ilişkilerini giderek gerginleştirdi. Seçim kampanya- sında da özal'm devre dışı bı- rakılmasının hedeflenmesi, ANAP grubunda özal'a yakın milletvekilleri çevresinde kaygı ve güvensizlik yarattı. — Milletvekilleri aday listele- rinde ANAP MKYK üyeleri, Başkanhk Divanı üyeleri ve ba- kanlara ön sıralarda yer verile- ceği izlenimi yaygınhk kazandı. Bu yaklaşun, milletvekilleri gru- bunda kırgınhğa yol açtı. — Teşkilatların isteklerine çok fazla önem verildi. Oysa teşkilat ile milletvekilleri, ateş ile barut gibidir. Çok sayıda U ve ilçe başkamnın aday olduğu teş- kilatların milletvekilleri için olumlu görüş bildirmeleri bek- lenemez. ANAP Başkanlık Di- vanı, teşkilatların etkisinde kal- d^ SHPde durum SHP Merkez Yürütme Kuru- lu, bugün saat 16.00'da topla- narak kontenjan ve merkez yoklamasıyla ilgili son rötuşla- n yapmaya başlayacak. Parti- nin ağır toplan kontenjan için gizliden gizliye yoğun bir cekiş- me içindeler. Kurucu Genel Baş- kan Aydın Güven Gürkan ve Genel Sekreter Hikmet Çctin, Çankaya'dan kontenjan adayı ohnak istiyor. Ancak Gürkan'- uı buradan gösterilecegi, Çetin'- in Istanbul'a kaydınlabüeceği öne sürülüyor. Mttmtaz Soysai'- ın ise Gaziantep'ten kontenjan adayhgına kesin gözüyle bakıh- yor. Güneydoğu konusunda ise kesin bir çözüm yolu bulunmuş değil. Burada HEP'li mületve- killeri, HEP il başkanları, SHP'li yerel yöneticiler ve mil- letvekilleri arasmda bir denge kunüması gerekiyor. DYP Genel Idare Kurulu, bu- gün saat 16.00'da Meclis'te top- lanarak aday belirleme çalışma- sını sürdürecek. Ancak GİK üyelerinin yani sıra birçok üst düzey yöneticinüı de liste sıra- laması konusunda kesin bilgiye sahip olmadığj, Genel Başkan Snleyman Demirel'in "tek seçici" olduğu belirtiliyor. Bir DYP yöneticisi, liste konusun- da Cumhuriyet'in sorusuna, "liste beyefendinin cebinde" karşılığını verdi. DSP'de durum ~ DSP MYK bugun ve yann üst üste toplanarak adayları beur- leyecek. Bu partiye 1000'in bi- raı üzerinde aday adayı başvu- rusu olmuştu. Genel Başkan Bölent Ecevit, saglıkh bir değer- lendirme yapmaya çahşacakla- nnı belirterek "Aslında çok ge- niş katüımlı bir önseçimle aday- lan belirlemek isterdik, ama baskın seçim bunu engeUer" de- di.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog