Bugünden 1930'a 5,492,510 adet makale



Katalog


«
»

21 EYLÜL 1991 HABERLER CUMHURÎYET/5 SEÇIM '91 Yılmaz. 48 il gezecek • ANKARA (UBA) — ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Mesut Yılmaz'ın seçim gezilerine 27 eylulde başlayacağı ve 48 ili gezeceği belirtildi. Başbakan Yılmaz, aday listelerinin YSK'ya teslim edilmesinden sonraki 2 gun, meydana gelebilecek itirazlar ve istifa problemlennın halledilmesi için bekledikten sonra gezilere başlayacak. Yılmaz'ın şu illeri gezmesi planlandı: İstanbul, Izmir, Edirne, Tekirdağ, kırklareli, Adapazan, Bolu, Bursa, Eskişehir, Afyon, Balıkesir, Manisa, Oenizli, Aydın, Muğla, Antalya, Burdur, Konya, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Çankırı, Yozgat, Çorum, Kastamonu, Zonguldak, Samsun, Giresun, Ordu, Trabzon, Rize, Artvin, Kars, Erzurum, Elazığ, Erzincan, Mardin, Ş.ürfa, K.Maraş, G.Antep, Hatay, Diyarbakır, Van, Adana, Siirt, Gümüşhane, Bartın, Sıvas. SHP TV'si takipte I ANKARA (UBA) — Yuksek Seçim Kurulu, SHP'nin Yorum Ajans'ın Almanya'dan kiraladığı uydudan I ekimden itibaren "Demokrasi Kanalı" adıyla seçim propagandası yapmaya hazırlanması üzerine Magic-Box ile ilgili olarak daha önce yapılan suç duyurularını ve mahkeme kararlarını toplamaya başladı. Yuksek Seçim Kurulu'nun konuyla ilgili olarak başta SHP ve bazı kişiler tarafından değişik mahkemelere yapılan Magic-Box'ın yayınının durdurulmasına ilişkin başvurulan ve mahkemelerin bu başvurulara ilişkin verdikleri kararlan yazıyla istediği öğrenildi. YSK'nın ayrıca Radyo ve Televizyon Yuksek Kurulu'nun özel televizyonlarla ilgili bir sure önce aldığı ilke kararının da tam metnini isteyerek incelemeye aldığı belırlendi. Keleş'in öltimü • ANKARA (Cumhuriyet Bürosa) — Gözaltında tutulduğu Ağrı Emniyet Müdürlüğü'nde kendisini astığı öne sürülen Osman Keleş'in ölûmü nedeniyle Ağn Cumhuriyet SavcılığYnca soruşturma başlatıldı. Ağn Valivekili Nihat Can, Keleş'in, gözetimde tutulurken kendisini, üzerindeki atleti ile asarak intihar ettiğini savundu. Can, Keleş'in geçmişte iki kardeşi ile eşini öldüren bir kişi olduğunu da belirterek geçirdiği bir ruhi bunalım sonucu intihar etmiş olabileceğini sandığını da söyledi. Can, olaya Ağn Cumhuriyet SavcılığYnın el koyduğunu da belirterek "Olayın tüm olasılıklar göz önünde tutularak soruştumlacağıru" bildirdi. Yılmaz ANAP Gençlik Komisyonu toplantısında konuştu Hedef 21 Ekim değil,21. asırANKARA (Cumlıuriyet Bü- rosu) — Başbakan Mesut Yıl- maz, "Müslüman-Türk kimligi- ne toz kondunnayacaklannı" söyledi. Yılmaz, dün partisinin gençlik komisyonunun toplann- sında yaptığı konuşmada, adını vermeden DYP Genel Başkanı Süleyman Demireri sert bir dil- le eleştirmeye devam etti. Tür- kiye'nin 12 Eylül öncesi kan gö- lüne çevTİldiğini, yokluklann, ekonomik darboğazın halkta bir askeri darbe istegi oluşturduğu- nu anlatan Yılmaz, "Türkiye'yi 12 Eylül'e getirenler bunun so- rumJuiuğundan kaçamaziar" di- ye konuştu. Yılmaz, Türkiye'de siyasetin günlük yapılagelirlikten kurta- nlması gerektiğini, bunun genç- liğin katılımıyla olacağını ifade ederek "Gençtere güveniyoruz" dedi. "Bütün liderlerin aklı 21 ekimde, benim aklun 21. yüzyıl- d»" diye konuşan başbakan, "2000ü yıllann geUşmiş Türki- yesi'nin temeii aoldı. Bundan sonra 21. yüzyılın Türkiyesi'ni Partisinin gençlik komisyonunda konuşan Yılmaz "Kimûgimu Muslüman-Turk kimligidir" dedi. insa etmek kaldı geriye" biçi- minde konuştu. Türkiye'de "yaşlı, denenmiş, eski politikacılann" ulkenin yö- netimine yeniden aday oldukJa- nnı söyleyen Yılmaz, bu tip po- litikacılara ay verilerek "geaç oylaru heba edilmemesini" is- tedi. Bütün siyasi partiJerin ANAP'ın 8 yü önce başladıkla- n yola yeni ulaştıklannı, herke- sin şimdi "serbest ekonomik dozenden" yana olduğunu anla- tan Yılmaz, "Bizi o zaman eleş- ürenler şimdi bizim soyledüie- rimizi söyliiyoriar. Politikada tntarsızlığın, yüzsüzlüğün bu kadanna pes demek gerek" şek- linde konuştu. Atatürk'ün yûzyıhn başında hedef olarak uygar ülkeleri ya- kalamayı gösterdiğini anlatan Yılmaz, "Atatürk ınuasır mede- niyeti bedef gösterdi. Şimdi biz Ikier Türkiye'yi bedef gösteriyo- ruz" dedi. "21. yiizyıla bangi miIU kim- likle girecegiz" diye soran Yıl- maz, bu sorusunun yamtını şöy- le verdi: "Dunys kimligine milli kim- Ugfanizle kanlmalıyız. Bizim mil- li kimiigimiz Müslüman-Türk kimligünizdir. Buna toz dahi konduramayu. Avrupa'dan üs- tün yanınuz da kimligimizdir." Türkiye'nin önündeki dönem- de en önemli meselesinin eğitim ve gençlerinin bilgi ihtiyacının karşılanması olacağını aktaran Yılrnaz, "milB kimUge uygun bir geoçiik yeoştinnek istedikJerini" açıkladı. Muhaliflerinin politik ayak oyunlannı, meydandan meyda- na adam taşımayı, güçlerini ol- duğundan fazla göstermeyi iyi becerdiğini anlatan Yılmaz, "20 Ekim bakikaten bir dönemec olacaktır. O eski siyaset anlayı- şının sonu getecektir. Onlann R- kirleri tarihin çöp tenekesine atıldj" görüşünü savundu. Siyaset bilimciler kamrsızlann çokluğu nedeniyle tahminde bulunamıyor Seçim sonucunda 'kararsız' bilmecesi İç Politika Sertfsi — Partilerin, seçim kampanyaJannda hedefledikleri kitle "kararsızlar." Oranlan yüzde 15-16 civa- rında olan kararsızlann 20 ekim secim- lerinin sonuçlannı belirleyeceği, herkesce kabul edilen bir gerçek. Kamuoyu araş- tırmacüarının, "ANAP ve SHP tabanın- dan kopanlann olnşturdugu" gorüşün- de birleştikleri kararsızlann 20 ekünde sandık başına gidip gitmeyecekleri, git- seler bile nasıl bir eğilim gösterecekleri henüz tahmin edilemiyor. Siyaset bilim- ciler de bu konuda kesin bir şey söyle- memekle birlikte eldeki verilerle "seçmen egilimlerini" değerlendirmeye çahsttlar. Prof. Dr. tlter Turao Türkiye'de partilerin çokluğundan ya- kınan 1983 anayasal düzeoinin kurucu- ları, yaptıklan işin ülkedeki parti sayı- sırun artrnasıyla sonuçlanacağını herhal- de hiç beklememişlerdir. Bugün 1980 ön- cesinin küçük partileri aynen seçmenin karşısındadır. Büyük partilerden her bi- rinin yerini ikişer parti almıştır. Bu ter- cih bolluğu karşısında secmen ne yapa- cağmı bilememekte, aralanndaki farkı pek de iyi kestiremediği bir dizi partinin mficadelesini biraz da şaşkınlıkla izle- mektedlr. Kararsızlann oranı yuksek gözükmektedir. Yaşadığımız seçim kampanyası, de- mokrasilerdeki tipik uygulamalardan önemli farklılıklar gösteriyor. ilkin, ço- ğu demokraside en yoğun mücadele sağ ile sol arasında geçerken, biz de solun ve sağm kendi içindeki mücadelesi, birbi- riyle olan mücadelesine kıyasla, şimdi- lik, daha yoğun gözükmektedir. tkinci olarak gündemde olağan siya- set sorunlan kadar rejim sorunlan da yer ahyor. Anayasayı değiştirerek cumhur- başkanının görevden uzaklaştırılmasın- dan iktidarda olanlardan hesap sonılma- sına kadar bir dizi sonın, partilerin üze- rinde durduklan konular arasındadır. Seçmenlerin bu konulara duyduğu ya- kıniık ve ilgi henüz açıklığa kavuşmuş değildir. Son olarak ilk başta istenmemekle be- raber, herkes ulkenin bir koalisyon hü- kümetiyle yönetilme olasüığını kabullen- meye baslamışür. Bu da seçmenlerin "ça- relerin demokrasi içinde aranması" ge- Prof.Dr. Ilımlı, çoğulcu parti sistemleri geneliikle koalisyon veya azınlık hükümetlerine yolaçan sistemlerdir. Bu nedenle de Türkiye koalisyon hükümetlerine ve onlann istikrarlı çalışabileceği fikrine ahşmaya başlamahdır. Prof. Dr. Eaner Açtktaki oylar yüzde 15'i geçmez. Bu oylar da hiçbir durumda tek bir partıye gidemeyeceğine ve j şu veya bu şekilde üçe-dörde bölünmeyeceğine göre 20 Ekim'de kararsız oyları etkilemenin ödülü 5 puanı kesinlikle geçmez. Prof. Dr. Turan Herkes ulkenin bir koalisyon hükümetiyle yönetilme olasüığını kabullenmeye başlamıştır. Bu da seçmenlerin "çarelerin demokrasi içinde aranması" gerektiği bilindnde kararlılık gösterdiğini belgeliyor. PraCDr. firgörfer Kararsızlann sayısının kabarmasında askeri darbelerin uzun vadeli "parti birimlerini" yıkmış olması, hızla büyüyen ve gençleşen bir nüfus yapısına sahip olmamız, sosyo-ekonomik değişmegibi faktörlerin etkisi var. rektiği bilindnde kararlılık gösterdiğini belgeliyor. Prof. Dr. Üsttin Ergüder Araştırmalara bakıp bazı global "trend"ler veya izleninıler çıkartmak mümkün. Bunlardan bir tanesi 20 ekim secünlerine girerken ANAP, DYP ve SHP'nin yanşı burun buruna götürdük- leri. Bir ikinci "izlenim" ise DSP'nin bu seçimlerde Meclis'e girme olasılığının yuksek olduğu. Benim en çok ilgimi çe- ken "izlenim" ise kararsız oyların olduk- ca kabank görünmesi. Pek tabii ki bu- günlerde kararsız oylann çok olması se- çimJeri son ana kadar bir bümeceye dön- dörme pounsiyeline sahip. Niçin yüksek kararsız oylar? Araştır- malar bu konuda bizlere fazla bir ısık tutmuyor. Ancak kararsızlann sayüan- nın kabarmasında askeri darbelerin uzun vadeli "parti birikimlerini" yıkmış olma- sı, hızla buyüyen ve gençleşen bir nüfus yapısına sahip olmamız, sosyo-ekono- mik değişme, sosyal hareketlilik, şehir- leşme gibi faktörlerin etkisi var sanınm. Prof. Dr. Yılmaz Esmer • Türkiye'de seçimler ilk defa dörtlü bir yanşa sahne olmaktadır. Araştırma so- nuçlarımn partiler arasında gösterdiği birkaç puanlık farklar istatistiksel hata suurlan içindedir ve kesin sonuç gibi gö- rülmemelidir. • Kararsızlann bu seçimlerdeki rolü abartıldığı kadar Önemli değildir. Eğer ceşitli araştumalann sonuçlan ve sağdu- yu tamamen yanılmıyorsa, DYP, ANAP ve SHP'nin her birinin en az % 20, DSP'nin ise % 15 dolayında oy alması bekleniyor. RP, MÇP ve IDPnin de 1989 yerel seçimlerindeki oy oranlannı koru- yacaklan ve toplam "fo 15 civannda bir oran tutturacaklan hesaplarursa, ortada- ki oyun topu topu Vo 10 olduğu görü- lür. Bu hesapta çok yanılsak ve partiler- den bir ya da ikisi öngörülen asgari oran- lann birkaç puan altında bile kalsa açık- taki oylar ^o 15'i geçemez. Bu oylar da hiçbir durumda tek bir partiye gideme- yeceğine ve şu veya bu şekilde üçe-dörde bölüneceğine göre "20 Ekim'de kararsız' oylan etkilemenin ödülü 5 puanı kesin- likle geçemez." Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu Eğer tüm kamuoyu şirketlerinin çpk büyûk hatalar yapmadığmı varsayacak olursak hepsinin işaret ettiği ortak ve ge- nel özelliklerin doğru olduğunu kabul edebiliriz. Burada göze çarpan en önemli özellik, seçmen tercihinin ANAP, DSP, DYP ye SHP arasında yakın sayılabile- cek oranlarda dağümış olmasıdır. Bu du- rum 20 Ekim 1991'e kadar sürecek olur- sa, hiçbir parti tek başına meşruluk so- runu yaratmayacak bir oranda seçmen desteği alamayacaktır. Diğer bir deyişle, hiçbir partinin % 45 veya daha fazla oy alamayacağı görüunektedir. Bunun an- lamı da ya Türkiye demokrasiye geçtiği günden beri süren ve bu rejimi devamlı yaralayan meşruluk sorununa yine çare bulamamış olacak ya da bir koalisyon hükUmeti kurmayı ve yaşatmayı becere- Seçim sisteminin özellikleri küçük partileri ortadan kaldırmaya yönelmek- te, SHP-HEFSBP (SHP), RP-MÇP-IDP, DYP-DMP (DYP) gibi yeni ittifak grup- lan ortaya çıkmaktadır. Bu parti ittifak- lannın gösterecekleri başan ile Türkiye^ nin ılımlı çoğulculuk olarak addedilen bir parti sistemine doğru kayması söz konusu olacaktır. ANAP, DSP ve yuka- nda saydığımız Uç grup parti de ulusal barajı aşabilirse, 1991 genel seçimleriyle birükte beş partili (ANAP, DSP, DYP, SHP ve RP-MÇP-IDP ittifakı) bir siste- me doğru kaymamız söz konsu olacak- tır. lümlı çoğulcu parti sistemleri genel- iikle koalisyon veya azınlık hükümetle- rine yol açan sistemlerdir. Bu nedenle de Türkiye, koalisyon hükümetlerine ve on- lann istikrarlı çalışabileceği fikrine ken- disini alışürmaya başlamahdır. BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ'NDEN Ünrversitemizde Kayıt Yenileyecek ve Yeni Kayıt Yaptıracak Olan Ogrencilere Duyuru: Üniversitemizde kayıtlı ve yeni kayıt yaptıracak olan öğrencüerin 1991/1992 eğjtim-öğretinı yüında Kajıt Döaemi önceri Yapacagı Iş- lenlen 1 — 1990/1991 eğjüm-ögretim yılına ait tüm Öğrcnci Katkı Payı borçlannın ödenmesi gerekmektedir. 2 — 1991/1992 akademik yılına ait öğrenci Kalkı Payı 1. taksidi- nin veya tamamının Bebek Ziıaat Bankası 304001/641244-3 no.lu be- saba yatınlnus olması gerekmektedir. 3 — Alınan kitaplar 16 Eylül 1991 tarihine kadar kütüphaneye ia- de edilmelidir. Akademik Kayıt Duzeni: Kayıtlaı akadetoik takvünde beliniJen günde baslautıp bitirilmeli- dir. Bitirmeyenlerin kaydı yönetmeliğin 2. maddesi uyannca ktdnükle py Kayıt işlemi öğrencUerin danışmanlanndan başlatılıp öğrenci Iş- leri Şubc Müdürlüğü, KOtüphane ve SiviJ Savunma kaşelcrini aldık- tan sonra "STUDY HALL"deki Kayıt Bitirme Salonunda bitiröeçektir. ÜBİversHemizde Kayıt Yenikyecek ve YenJ Kjyıt Yaptmcak Ögrea- cfler Içm Kcsia Kayıt Güaleri: 23.9.1991 Pazanesi 3-4 yanyıl öğrencilerinin kayıtlan (SOPH.) 24.9.1991 SaL 5-6 yanyıl öğrencUerinin kayıtlan (JUN.) 25.9.1991 Çarsamba 7 ve üstü yanyıl öğrencilerinin kayıtlan (SEN.) 26.9.1991 Perşembe 1-2 yanyıl öğrencilerisin ve yeni yüksek üsans öfrencilerinin kayıtlan. 27.9.1991 Cuma eski yüksek lisans ögrencilerinin ve iç-djj transfer öğrencilerinin kayıtlan. 30.9.1991 Pazartesi YADYOK destek ve haarhk suuflan kayıtlan (A-K). 1.10.1991 Salı YADYOK destek ve haarlık smıflan kayıtlan (L-Z). Yabancı uyruklu öğrencüerin her yıl ikâmet izinlerini EK II fonn- lan ile yeniletneleri gerekmektedir. Ünivcrsitemize Yeni Kayıt Yapbnıcak OUn ÖjreBcüerden lstenl- 1- Lise veya varsa Oniversite diplomasımn aslı veya çıkış belgesinin aslı. 2- Nüfus kâgıdraın noterlikçe tastildi 2 sureti ve nüfus kâğıdımn onaysu fotokopisi. 3- tkametgâh belgesi (2 adet) 4- Vesikalık fotograf (12 adet) 5- Askerlik tecil belgesi (Askerlik çağına gelmisse) 6- Savcüıktan sabıkası olmadıgına dair belge. 7- Başka bir üniversitede okuyup ÖYS yoluyle Bogaziçi Üniversi- tesi'ne kayıt yaptırıyorsa disiplin cezası almadıgıaı gösterir bejge. 8- Göğüs röntgeninin mikrofilmi veya raporu. 9- Yabancı uyruklu öğrendlerden (1,4, 8) bentlerinde istenilen bcl- gelere ilave olarak; a) İkâmet tezkeresi ve öğrenim vizesi (Emniyet Müdürlüğü'nden) b) Pasaport fotokopisi c) Lise veya varsa üniversite diplomasımn denklik belgesi (Milli Eği- tim BakanlığVndan aiınacak) Eksik belge ile kayıt kedaliklc yapümayacaktır. Ö 30 Eylöl 1991 tarihfnde başlayacaknr. Baan: 35557 o d Kaliteleri Derimod, Viyatlan \\erkese Göre. CÜNEYT ARCAYÜREK YAZIYOR Sağı Solu Karalarken Ya Ak Güvercin Ne Yapıyor? ANKARA — Önümüzdeki iki gün partiler sancılı günler yaşayacak. Önseçim, -DYP'nin uyguladığı- yarı önseçim, ne sancıyı dindirebilir, ne de parti kulislerındeki yüksek tan- siyonu düşürebi/ir. Tersine, aday listelerinin YSK'ya verileceğı salı günü sa- at 17.00'ye kadar parti merkezleri cadı kazanı. Önemli sr> run, partilerin kaymağı kabul edilen önemli isimlerin mer- kez kontenjanıyla hangı illerden aday olacakları Parti merkezlerinde ön sıraya çıkanlar, kuşkusuz, seçil- me olasılıklan yüksek bölgelerden aday olmayı istiyorlar. Sa- yıları da bir değil, iki değil, her partide yüzlerce. Hele ikti- dara aday görünen SHP ve DYP'de kontenjan kavgası kı- yaşıya. Örneğin, Tansu Çiller'in seçilemeyeceği bir bolgeden aday gösterılmesınin ya da milletvekili seçilemeyişinin ya- ratacağı fırtınanın DYP'ye etkileri? Ya da SHP Genel Sek- reten Hikmet Çetin'in uygun düşmeyen bir ilden adayiığı? Kısacası liderle- • Yurtdışında alkışlarla, övgülerle manen doyuma ulaşan TÖ'yü içeride Mesut Bey'in kadrosu hedef tahtası yapmış, durmadan vuruyor. Başbakandan, bakanlardan sonra, Mesut Bey'in danışmanı Bülent Gültekin, Cumhurbaşkanı ailesinden "borsa oyunlarmın sakıncalannı görerek tavırlarını ayarlamastnı" istiyor. rin, özellikle Inönü ile Demirel'in bu- günlerde başı dert- te. Tek başına iktı- dar hayal eden ANAP'ın turfanda lı- deri Mesut Bey bu smıflandırmaya gır- miyor. Yılmaz, TÖ ailesinin "ricaları" ile eli çenesınde, na- sıl başedecegini dü- şünüyor. Ne yap- sın? Düşünme süre- cine dalmış, "dura kalka" elbette bir yere varacak. Örne- ğin, 20 ekim pazar gününe Liderler arasında rahat olanı ak güver- cinli Ecevit. Otura- cak evinde, iki gece- de listeleri bıçimle- yecek. Ev dışında hesap vereceği kim- se yok, hesap sora- cak kımse de yok! Sonra yollara düşe- cek. Hedef mi, bol. SHP ile DYP'ye yükleniyordu, ANAP'a payanda olduğu kamuoyunda yer etmeye başlayınca -bir zahmet- Mesut Bey'e bir iki cümle ayırmış son konuşmala- rında. Üç partiyi karalarken, "An sokar, at çifteler, gül batar" diyor. Ne var ki, partisinin amblemindeki ak güvercinin olur olmaz pisledığıni unutmuş görünüyor. Örneğin, SHP'nirt HEP'le birleşmesini eleştirirken fanatık millıyetçilere özgü bir dil kullandığını anımsamıyor. Örneğin, Demirel'e vurur- ken ya gerçeği saptırma güdüsünden ya da DYP liderinin söylediklerinı iyi anlamamış olmaktan doğan yanılgılarla ko- nuşuyor. DYP liderinin halka gösterdiği yeşıl kart sadece hastaneler için geçerii. Oysa Ecevit meydanlarda Demirel'in bu kartı "her kapıyı açacak" diye halka yutturduğunu an- latıyor. Olayı özeflersek: Ak güvercin olur olmaz yere... Neyse, geçelım. Yurtdışında alkışlarla, övgülerle manen doyuma ulaşan TÖ'yü içeride Mesut Bey'in kadrosu hedef tahtası yapmış, durmadan vuruyor. Başbakandan, bakanlardan sonra, Mesut Bey'in danış- manı Bülent Gültekin, Cumhurbaşkanı ailesinden "borsa oyunlannın sakıncalannı görerek tavırlarını ayarlamasım" istiyor. Birey olsun, parti olsun, kurum olsun... "Kudretli" inişe geçtı mi, arkasından iten itene. SHP ADAYININ PROPAGANDASI Denizer: Bekle, geliyoruz Ankara SHP'den milletvekili adayı olan Genel Maden Iş Genel Başkanı Şemsi Denizer, seçim propagandasında, maden işçilerinin grevi ve Ankara yürüyüşü sloganlarından yararlanıyor. GÜNDÜZ İMŞtR Emeklerinin karşılığını ala- bilmek için 35 gün süren gre- vin ardından, arkasına aldığı 42 bin işçiyle 'Bnyük Ankara Yiiriiyiişü'ne çıkan Şemsi De- nizer, şimdi SHP'nin Zongul- dak'taki listesinde birinci sıra- da yer alarak Deller'deki bara- jın hesabını sormaya soyundu. Zonguldaklı işcilerin kendi ta- rihlerinde en görkemli eylemi- ni gerçekleştirdikleri büyük yürüyüş sırasında işçilere sü- rekli "Bekle Ankara geliyoruz" mesajmı yineleyen Denizer, şimdi aynı hedefe sen- dika başkanı olarak değil, mil- letvekili adayı olarak ulaşma- ya çalışacak. 5 ocak 1991 tarihinde saat 06.15'te Zonguldak'taki ma- denci anıtı önünden "Yüriıyün canlarun Ankara'ya" mesajıyla onbinlerce işçiyle yola çıkan Denizer, kendisi de en önde ol- mak üzere ilk gün 7 saatte 23 kilometre yürüyerek Devrek'e ulaşmıştı. Daha sonraki gün bu kez Devrek-Mengen arası- nı yürüyen Denizer ve işçiler yoi süresince açük, yorgunluk ve doğayla savaşarak beşinci gün Mengen'den yola çıktılar. Hiç kopmadan "Bekle Anka- ra geliyoruz", "Ölnm de olsa sonumuz, Ankara'dır yolumuz" ve benzeri slogan- larla yiirüytişlerini sürdüren iş- çilerin yolu 12 kilometre uzak- lıkta E5 karayolu çıkışmda Deller köprüsünde jandarma ve çevik kûvvetin kurduğu ba- rikatla kesildi. Çalışma Baka- nı Imren Aykut'un tekrar ma- saya oturulacağı yolunda ga- ranti vermesi üzerine işçiler gözleri yaşlı ancak hiç itirazsız Zonguldak'a döndüler. Büyük yüriryüşün üzerinden 7.5 ay geçtikten sonra Şemsi Denizer bu kez "Barikatm be- sabını sormak için" Zongul- daklılardan destek istiyor. Seçim bildirilerinde "Zon- guldak için çıktım yola, canla- nma güveniyorum" diyen De- nizer, seçtiği sloganlann büyük . çoğunluğunu işcilerin görkem- li Ankara yürüyuşünden oluş- turmus. DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'le Zonguldak'ta kıyasıya mücadeleye girişecek ' olan Denizer'in seçim ka- „ mpanyasında oluşturacağı slo- ganlardan bazılan ise şöyle: "Şanlı Zongnldak direnişi bitmedi, süriiyor", "Ekmek- , banş- demokrasi yürüyiişü- müz süriiyor, sürecek...", "Öl- medik ölmeyiz, yolumuzdan dönme>iz demedik mi?", "An- - kara'ya er geç varacağız", "Ba- rikatın hesabını mutlak son- -. cağız." . Denizer'in seçim bildirilerin- de aynca; —"Mengen Deller köprüsü- ^ ne polisi, askeri kim yolladı? ^ — Hakkını arayan işçiden t niye korktular, niye telaş-1 landılar? — Polise, askere kim nasd • emir verdi? — Kan dökülmesini kimler, - neden istiyordu" sorulan soru- • larak, "Demokrasi bayrafun i Ankara'ya taşımak " için yetki ;'. istenerek destek beklendiği ifa- ' de ediliyor. Denizer'in maden işçisi kıyafeti giymiş, başında kaskı yer alan portresinin de yer aldığı bildirilerde aynca < "Oyumuz SHP'ye, Denizer ' Ankara'ya" temel sloganlan iş- ' leniyor. »
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog