Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahibi: Cumhuriyet Matbaacılık ve Gazetecüik Turk Anonim Şirketi adına Berin Nadi • Mutahhas Üye: Eminc Ljakhgil # Genel Yayın Müduru: Hasan CemıJ, Yazı Işieri Müduru: Ok»y Göoendn • Haber Merkezı Müduru: Yılçın Bayer, Sayfa Düzeni Yönetmem: Ali Aor % Temsüciier. ANKARA: Ahmet Tan, İZMİR: Hikmel Çrtinkaym, ADANA: Çetin Yigeno£Iu Iç Politika: Cdal Başlasfiç, Istanbul Haberlen: Şeaay Kalkan, Ekonomı: Menl Taratr, Dış Haberlcr Ergın Balcı, Iş-Sendıka: Şakran Ketenci, Kültür: Cdal Üstcr, Eğmm. Geaay Şajlan, Yurt Haberlen. Necdfl Dogan, Spor Danışmanı Abdulkıdir Yucelman, Dm Yazılar. b m n Çalışkan, Araştırma Şahin Mpay, Duzeltme. Abdvllah Vtzıa 0 Koordmator 4knwl Konılssn 0 Malı Işler: Erol Erkut % Muhasebe: Botent Yfener £ Buıçc-Planlama: Scvgl Osmanbejeofclu 9 RekJam. Aj*» Tonın 0 Idare- Hascyin Görer 0 l$leune. önder Çcük # Bilgi-Islem: Nail laal 0 Personel. Sevgi Boslancıoflu Yayın Kurulu Başkan: Dhas Selçuk, Oklay Akbal. YalçiB Bayer, Hasan Cemal, Hikmet Çeliıkaya, Okay GöiHnsin, l Jnr Mıaca, Ali SirnKn, Akmel Taı Basan ve Yayan Cumhunyet Matbaaalık w Gazetecüik TJ^Ş. Türkocajı Cad. 39/41 Cağaloglu Î4334 Ist. PK: 246 - lsıanbul. Tel: 512 05 05 (20 hat), TUet: 22246, Fax (1) 526 60 72 9 Bürolar. Aakaıa: Zıya Gökalp Blv. tnkılap S. No: 19/4, Tel: 133 11 41-47, Telex: 42344, Fax: (4) 133 05 65 * tnnir H. Zıya Blv. 1352 S 2/3, Tti: 13 12 30, Telet: 52359, Fax: (51) 19 53 60 # Adana: Inflnü Cad. 119 S. No. 1 Kat 1, Tel: 19 37 52 (4 hat), Telra: 62155, Fax: (71) 19 25 78 TAKVtM: 21 EYLÜL 1991 Imsak: 5.17 Güneş: 6.43 öğle: 13.02 Ikindi: 16.28 Akşam: 19.11 Yatsı: 20.32 Çevre Sempozyumu Akarcalı: Çevreyi îleri ülkeler mahvetti ANTALYA (Cumhuriyet Bürosu) — Milletlerarası Tica- ret Odası'nın (ICC) Antalya- da düzenlediği "Gelişmekte olan ülkeler v e çevre sorunla- n" sempozyumunda konuşan TUriznı Bakanı Bülent Akarca- lı, "Sanayileşmiş ülkeler, geüş- mekte olan olketere akıl ögret- meden önce kendilerinin kai- kınırken çevreyi hiçe sayıp na- sd manvettiklerİDe baksınlar ve bagün buDon bedelini ödeyen ülketere yarduna olsuniar" de- di. Türkiye için "gelişmekte olan iilke" terimini de kabul etmeyen Türizm Bakanı "geç sanayileşen" Türkiye'nin çevre büincini, dünyadaki birçok ül- keden daha erken yakaladığı- nı ve bunun turizmin geleceği açısından büyük bir şans oldu- ğunu söyledi. Akarcalı, çevreyi yalnızca kirletmemeye çahşmanın yet- meyeceğiııi, betonlaşma ile ya- ratılan "estetik kirlenme"ııin de kesinlikle önlenmesi gerek- tiğini söyledi. Turizm Bakanı, bakanhğın ilk işi olarak Akdeniz ve Ege kıyılarının tümünde altyapı projelerini içeren 3 milyar do- larlık bir yatırımı Dünya Ban- kası desteği ile gerçekleştirme- ye başlayacaklannı kaydetti. Toplantıda konuşan ICC Türkiye Milli Komitesi Başka- nı ve TOBB'nin yeni Baskanı Rona Yırcalı da "Refahı kova- larken dar göriişlü davranma- nın sonucu olarak ortaya çıkan çevre sonınlannın ulusal sınır- lan çoktan aşügım" söyledi. Yırcalı, "Çevrenin tahribi, enf- lasyonu körüklediği gibi işsiz- liğin artmasıaa ve yaşam stan- dardının düşmesine yol aç- maktadır" dedi. ICC Başkanı Jose Connors da uluslararası iş dünyasının sözcülüğünü yapan, hükümet- ler üstü kuruluşunun, çevre so- runlarına 1974'ten beri ilgi gösterdiğini ve son yıllarda özel çevre bürosu kurarak sa- nayi çevrelerinin bu konuya daha ciddi yaklaşmasına kat- kıda bulunduklannı belirtti. ICC'nin Antalya Çevre Sempozyumu, uluslararası iş çevrelerinin 1992'de Brezilya- da 35 bin kişinin katıhmı ile yapılacak olan ilk büyük Dün- ya Çevre Konferansı'na "ha- zırlık" çalışmalarından biri olarak değerlendiriliyor. Çevre sorunlanna karşı 6 öneri ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Çevre Bakanlığı 1 nın örgütlerune modeli soru- nuna, Çevre Şûrası komisyon- larında da bir açıkhk getirile- medi, çevre sorunlanna karşı öneriler gündeme getirildi. özel ve kamu kuruluşlan temsilcileri ile uzman ve çevre- cilerden oluşan komisyonlarda uzerinde durulan öneriler şoy- ]e - '— Çevre poütikalan: Ulusal düzeyde, öncelikleri ve temel stratejileri belirlemek amacıy- la, devlet, yerel yönetimler, bi- lim ve meslek kuruluşlan, gö- nüllü örgütler ve vatandaşlann işbirliği ile 'Ulusal Çevre Yö- netim Planı' hazırlanmaüdır. — Çevre kirlenmesi ve ona- ncı, önleyici poütikalan Çev- re politikası, panilerüstü bir politika olmalı, tehlikeli ve za- rarb atıklann kontrolü için aci- len bir yasa çıkanlmalı, Univer- sitelerin de yardımlanyla 'Ulke kirlilik envanteri' çıkanlmalı- dır. — Çevre mevzuaü ve kıı- mmsal yapı: özel ihtisas ko- misyonu kurularak çevre mev- zuatı yeniden gözden geçiril- meli, idari yargıda çe\Te konu- sunda dava açma hakkı daha genişletilerek, sadece doğru- dan menfaati zedelenen kişile- rin değil, diğer kişi ve sivil lop- lum örgütlerüıin de dava açma hakkı tanuunahdır. — Çevre eğitimi, büinçlen- mesi ve katılım: Çevre politi- ka ve stratejilerine paralel ola- rak, okul öncesi dönemden üniversite eğhimine kadar sis- temli ve koordinasyonlu bir çevre eğitimi uygulanmahdır. — Çevre düzeni planı: Ulu- sal çevre stratejisi hazırlanarak bu kapsamda da çevrenin ko- nınması, dengeli kuUanılması ve geliştirilmesi için bir eylem planı hazırlanmalıdır. — Sektörel çevre sornnlan: Ülkesel Tıziki plan hazırlanın- caya kadar 6. Beş Yılhk Kal- kınma Planı hedeflerindeki tu- rizm politikalannın yeniden gözden geçirilmesi, yatak ka- pasitesi arttınmının donduru- İarak mevcut tesislerin iyileşti- rilmesi gerekmektedir. Hikmet Şimşekyönetiminde Ahmed Adnan Saygun'un YunusEmre Omtoryosu*seslendirildi Yıınus, Papa'nın Sarayı'ndaydıYunus Emre'nin doğumunun 750. yılı dolayısıylaUNESCO tarafından ilan edilen Uluslararası Yunus Emre Yılı kapsamında düzenlenen konser, çeşitli dillerde yayın yapan, 800 milyon gibi büyük bir Katolik dinleyici kitlesine sahip olan radyolardan yayımlandı. Konser TRT'de de gösterilecek. HÜSRAN YAŞAR ~ "Yunus Emre, yaradıhşının içinde Tann'nın sevgi dolu var- uginın bilindyle doluydu. O bu- tün insanlann evrensel kardeş- Ugini ve insanın bayatım Tann'- yı yücellen bir ilahiye dönüştür- mede aşkın gücünü terennüm etmiştir... Bu temalar önemini gnnömüzde de asla yitirmcmiş- tir... Bu yüzden Yunus Emre Oratoryosu derin bir buluşma, karşılıklı anlayış ve dostluk anı olmostur. Oratoryonun icrası- nın esinledigi düşünce ve duygu- lar daba iyi bir dün>a için dün- yamızın sakinleri arasuıda banşı saflayıcı çalışmalarımızda bi- rimk birlikte olsun. Yüce Tan- n sizi kutsasın ve ihsanını eksik etmesin... " Devlet sanatçısı Hikmet Şim- şek yönetimindeki Ankara Dev- let Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu 4 eylülde Papalık Yaz- lık Sarayı Castel Gandolfo'da Ahmed Adnan Saygun'ın "Yu- nus Emre Oratoryosu"nu ses- lendirmeden önce Papa II. Je- an Paul'dü bu sözleri söyleyen. YıUar önce Mehmet Ali Ag- ca'nın kurşunlanndan kıl payı kurtulup ölümün eşiğinden dö- nen Papa II. Jean Paul, konser bitiminde de umulmadık bir bi- çimde yerinden kalkıp orkestra- nın önüne gelerek duygulanm şöyle dile getirecekti: "Bu akşam yalnızca müzik- ten etkilenmekie kalmadım, ay- nı zamanda Yunus Emre'nin derin dinsel şiirinden de çok duygulandım. Bence dünyada- ki bütün kültür ve dinlerde mis- tikler aynı ana temalar üzerin- HİKMKT ŞİMştK YÖNETTt - Hikmet Şimşek'in (solda) yönettiği Ankara Devlet Opera ve Ba- lesi ve Orkestra ve Korosu, Papalık Yazlık Sarayı'nda Yunus Emre Oratoryosunu seslendirdi. de durmaktadır: Tann'nın var- lıgı ve yakınlığı, Tann"nın bü- tün halklar arasında var olma- sını istedigi evrensel sevgi, insa- nın Tann'va ihtiyacı, Tann'nın ölüm gerçegini bir umut olgusu- na çeviren gücü! Bu yüzden bü- tün inançlardaki inananlar ara- sında doğal bir diyalog vardır. Bu akşamki muziginiz bize bü- yük bir armagan, bem Hırisli- yanlar hem Müslümanlar için Tann'ya yaklaşmamızda pav- laştıgımız noktalan anımsatma fırsatı babşeden bir an olmuş- tur." Papalık Yazlık Sarayı'ndaki konseri yöneten Hikmet Şimşek için bu sözler çok anlamlı. "Çünkü" diyor Şimşek, "Bu sözler benim bugüne kadar Yu- nus Emre araahgıyla vermek is- tediğim mesajlann toplamı." Şef Hikmet Şimşek'e göre 1991 Yunus Emre Sevgi Yılı'nın odak noktasuıı Saygun'un bu orator- yosu oluşturuyor: "Yunus Emre Oratorjosu- nu gecen ocak ayında Ayasof- yada seslendirdik. Vatikan'da ise kısa bir süre önce Hazreti İsa'nın tapınagında. Bu orator- voyu seneye de Türkiye'ye ge- lişlerinin 500. yüını kutlayacak Yahudilere kendi mekânlannda seslendirerek hem bütün dinle- ri insan ve Tann sevgisi çevre- sinde birleştirmek düşüncesin- deki Yunus'un hem de onunla aynı düşünceyi paylaşan rah- metli hocam Ahmed Adnan Saygun'un vasiyetlerini yerine getirmiş, kendi amacımı da ger- çekleştirmiş olacagım." Yunus Emre'nin doğumunun 750. yıh dolayısıyla UNESCO tarafından ilan edilen Uluslara- rası Yunus Emre Yılı kapsamın- da düzenlenen konser, çeşitli dillerde yayın yapan, 800 mil- yon gibi büyük bir Katolik din- leyici kitlesine sahip olan radyo- lardan da yayımlandı. Montaj çalışmaları biter bitmez konser TRT televizyonundan da ya- yımlanacak. Konser, İtalyan basınında Dışisleri Bakanlığı Kültür Da- iresi'nin girişimi ve Kültür Ba- kanhğı, Vatikan yetkilileri ve Vatikan Büyükelçiliği'mizin or- tak katkılanyla Papa II. Jean Paul'ün huzurunda gerçekleşti- rilen konser ttalyan basınında da yer aldı. "D Tempo" gaze- tesi konser haberini "Castel Gandolfo'da Papa'mn Huzu- runda Türk Muziği Üzerine Dinsel Bir Panltı" başbğıyla ve- rirken müzisyenlerden de öv- güyle söz etti. Ne var ki Vatikan Konseri oratoryonun Avrupa'daki şim- dilik son durağı ol&ı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Erol Gömürgen ile Hikmet Şim- şek'in 23 ayük ortak bir çahş- madan sonra oluşturduklan 1991 tunıesinin Vatikan'ı izleye- cek konserleri Kültür Bakanlı- ğı'nca iptal edildi. Gerekçe: "Konserlerin eylül ayına rastla- ması, eyliilün tatilden dönüş ve okulların açıhş dönemi olması, dolayısıyla konserleri kimsenin izlemeyecegi..." Bu karara çok üzüldüğünü belirten Hikmet Şimşek, çok önemli bir tanıtım fırsatının kaçırıldığmı vurgula- madan edemiyor. Yunus Emre Oxfond'da da aruldı EDtP EMİL ÖYMEN LONDRA — Ortaçağdan günümüze hâlâ ses getiren Yu- nus Emre ile ortaçağdan be- ri en etkin yuksek öğrenim ku- nımlanndan Oxford, buluştu: Bu yılın, Birleşmiş Milletler'- in eğitim, bilim ve kültür ko- lu UNESCO tarafından 'Yu- nus Emre Sevgi Yılı " ilan edil- mesi sayesinde. Buluşmaya, Eskişehir Anadolu Üniversite- si Halkbilim Araştırmalan Merkezi Folklor Ekibi, lngiliz ve Türk sosyalbilim adamlan da katıldı. Oxford Üniversitesi'nin Or- ta ve Yakındoğu uzmanlık ve araştırma merkezi olan "St. Antony'z College"de odakla- nan "Yunus Emre Etkinlikle- ri"nde Ingikere'nin tanınmış Türkoloğu Profesör Geoffrey Lewis, kalabalık bir akademis- yen ve amatör tarih merakh- ları ile Turkiye ve Turk sana- tıyla Ugilenenlere Yunus'tan yaptığı çevirileri okudu ve şii- rinin özelliklerinı anlattı. Istanbul Mimar Sinan Uni- versitesi profesörlerinden Ce- vat Çapan ise Yunus Emre'- yi konu edinen bir film çevril- mesi gereği uzerinde durdu. Yunus Emre'yi Oxford ken- tine, istasyonundan itibaren afişlerle taşıyan Anadolu Üni- versitesi folklor ekibi ise iki ayn gösteri yaptı. Biri açık ha- vada "Florence" Parkı'nda, biri de "Belediye Sarayı"nda yapüan gösteriler hem kentli- lerin hem turistlerin ilgisini çekti. Turhan Baraz'ın yöne- timindeki 50 kadar gencin Be- lediye Sarayı'ndaki gösterisi- nin tüm biletleri satümıştı. Gösteriden sonra n"üzisyen ve oyunculan tebrik için uzun bir kuyruk oluştu. Oxford Üniversitesi'nin ta- fihi "Bodleian" Kütüphane- si'nde bulunan, Yunus Emre'- ye ait yayınlar ve elyazmala- ruıdan oluşan bir de kitap ser- gisi açıldı. < Nuri Babal ilkokul yıllannda tanıştığı denizden hâlâ kopamıyor 70 yıldan beri denize sevdalı bir 6 genç'BEHZAT ŞAHİN Henuz 79"unda bir 'genc'. Cumhuriyetin ilk >il- lan, onun ilkgençliğine rastlamış. 2. Dünya Sa- vaşı yıllannda, o bir sıhhiye çavuşu. 'Üm-i tababet" ve felsefe en büyük merakı. En büyuk tutkusu ise deniz. Başında kaptan şapkası ile o, doğma-büyüme Bebekli. Bebekli bahkçılann, denizcilerin 'Nuri Baba'sı Nurettin Erciyas, denizden aynlalı 4 yıl ohnuş. Ayrılmış, ama kopamamış. "Denizden vazgeçitanez, vazgeçilmez, ama sol bacağım mec- bur etti. 4 yıl önce dizjm kireçlendiginden beri denize »çılamıyonım. Fakat, ondan da avnlamı- yornm." Denizle ilkokul yıllannda tanışmış Nuri Baba. Uzun yıllar Boğaz'ın bir yakasından diğerine kürek çekerek yolcu taşımış. Küçük gemi kaptanlığı, balıkçılık derken deniz sanp sarmalamış onu. Bebek'te kayıkhanede mutlaka rastlarsınız ona, Sabah saatlerinden akşanıa kadar deniz ke- nannda, kayıklann arasında geçer günü. Deniz- le ilkokul yülannda tanışmış. Deniz tutkusu or- taokulu terk ettirmiş. Uzun yıllar, Boğaz'ın bir yakasından diğerine kürek çekerek yolcu taşımış. Sonra küçük gemi kaptanlığı, balıkçılık, derken deniz sanp-sarmalamış onu. Deniz dışında bir de 2. Dünya Savaşı yıllanndaki sıbhiye çavuşlu- ğu günkri yaşamında büyük yer etmiş. Yine, aym yıllardaki şeker yokluğu da. Şeker ve rakı yarar- lı, tuz ve sigara zararh 'Nuri Baba'ya göre. "Üç ay şeker yemeyen insan uyuz olur. Siz bilmezsi- niz, savaş yıllannda yokJuğunu çok çektik. Tuz zarariı, yenmese de olur. Bir de sigara içmemeli insan. S sigaranın nikotinlni bir ata verseniz, at ölur" diyen yaşlı kaptanın soz rakıya gelince göz- leri parlıyor. "Rakısız olmaz. En az haftada bir-iki kadeh içmeli. Rakı kanı sulandınr. Pıhtılaşmasını ön- ler. Rakının da iyisini içmek lazun." Insanlan anlatıyor 'Nuri Baba'. Eskiyle yeni- yi karşılaştırıyor: "Esldden Bebek'te herkes birbirini tanırdı. Se- lamsız geçilmezdi. Zengini de yoksulu da birdi. Bebek'in zengini, katıksız ekmek >iyen birini gör- se vardımına koşardL Şimdikiler bir tuhaf. Bu- runlan bir kanş havada. Selam vermeye korku- yoriar. Bebek artık eski Bebek degil. Sonradan gönneler doldu buraya da." Önce eşini toprağa vermiş kanserden. Sonra oğlu göçüp gitmiş 44'ünde. Çok içermiş. Yalnız kalmış, ama yaşamdan vazgeçmemiş. Gözü hâ- lâ dünyada, bugünde. 20 Ekim'de oy kullanacak. Ancak o^oınu kime vereceğine henüz karar ver- memiş: "Hepsi birbirinin aym. Yoksulu düşünen yok. Vergi almaya geHnce varlar, vatandaşa hizmet için yoklar. Hele biraz daba konuşsunlar, ondan son- ra karar verecegim. tnsanlar konuşuyor. Ama sözcüklerin anla- raını, arkasında >-atan düşünceyi kavramadan ko- nuşuyorlar. tşte felsefe bunun için gerekli. Çok okurum. Felsefe kitapları okunım. Sözcüklerin arkasındaki anlarnı bıilmaya çalışınm. Şündilerde herkes düşünmeden konuşuyor. Dediklerinin an- lamını kavrayamıyorlar. Sözcükleri boş kullanıyorlar" diye yakmıyor 'Nuri Baba'. Bebek'e, deniz kı>ısına yolunuz düşerse, ora- da deniz kenanndaki kayıklann arasında göre- ceğiniz beyaz sakallı, kaptan şapkalı ihtiyar 'Nuri Baba'dır. Çekinmeyin, selam verin, oturun yanı- na. O, zaten sohbeti açar. Geçmişi de anlatır si- ze, geleceğe ilişkin yorumlar da getirir. 300 bin lirayla bir ay gecinmek zorunda olduğu halde, kendi içmez size çay ısmarlar. Gönlu deniz gi- bi... KAYIKLAR ARASINDA— Bebek'te, kayıkhanede muüaka rastlarsınız Nuri Baba'ya. Sabah sa- atlerinden akşama dek deniz kenannda, kayıklann arasında geçer günü. Askeri öğrenciye şartsız kurul • ANKARA (AA) — Silahlı Kuvvetler ortaöğretim okullannda okuyan ve bütünleme sınavları sonunda başansız durumda bulunan öğrencilere de şartsız kurul hakkı tanındı. Kurul hakkı, Silahlı Kuvvetler ortaöğretim okullan sınıf geçme ve sınav yönetmeliğine eklenen ve dünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren bir geçici madde ile sağlandı. Buna göre Silahlı Kuvvetler ortaöğretim okullannda 1990-1991 öğretim yıh bütünleme sınavlan sonunda başansız notu bulunan ara ve son sımf öğrencilerinin durumunun öğretmenler kurulunda değerlendiriknesi için bütünleme sınavlarına girmiş olmalan kaydıyla yıl sonu basan ortalamasının en az 5, başansız olunan dersin bütünleme smavı notunun en az 3 olması şartı aranmayacak. Patara gün ışıg^na çıkıyor • ANTALYA (AA) — Anadolu'da Likya bölgesinin en önemli liman kentlerinden biri Patara kenti her yıl sürdürülen yoğun çabşmalarla gün yüzüne çıkanlıyor. Patara'da bu yıl yürütülen kaa çalışmaları sonunda Likya yerleşmesine ipucu oluşturacak önemli eserler bulundu. Akdeniz Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Patara kazı başkanı Prof. Dr. Fahri Işık, geniş kapsamda sürdürdükleri yiizey araştırmalan ve kazı çahşmalan sonucunda, önemli buluntular elde ettiklerini söyledi. NATO okıdu • KUŞADASI İ (Cumhuriyet) — l Uluslararası NATO Yaz ; Okulu'nun çahşmalan Kuşadası'nda sürüyor. Yaz okulunda, biyoteknolojik endüstriyel üretimlerde yeni, etkin, yüksek verimh' ve Özel olanaklar sağlayan enzim maddelerinin elde edilişi, yaratükları uygulama olanakları tartışıldı. Biyolojik ölçer sistemlerle bu sistemlerden endüstride yararlamhnasının getireceği sonuçlar, NATO Yaz Okulu'nda tartışılan bir başka konu oldu. Aynca biyoteknolojik endüstriyel süreçlerde verimi ve kaliteyi etkileyen, maliyeti arttıran köpünne olayını kıran ve yok eden maddelerin üretim teknolojileri ve önemi vurgulandı. Çociık köyüne • tstanbul Haber Servisi — Istanbul Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, Gaziosmanpaşa'daki Bolluca Çocuk Köyü'ne bugün bir gezi düzenledi. Istanbul Barosu'ndan yapılan açıklamada, gezdye Baro Başkanı Turgut Kazan ve öteki yöneticilerin yanı sıra Istanbul'daki Çocuk Mahkemeleri Başkanı ve üyelerinin de katılacağı belirtildi. Bolluca Çocuk Köyü'nün korunmaya muhtaç çocuklar için devlet olanakları dışında kurulan ilk çocuk köyü olduğu anımsatılan açıklamada, kimsesiz çocuklan bir aile sevgi ve sıcaklığı içinde büyütmeyi amaçlayan köye gerçekleştirilen gezinin, projenin ve köyün görülüp değerlendirihnesi amacıyla düzenlendiği kaydedildi. —POLİTİKA— Türkiye'de nüfusun yüzde 95'i deprem tehlikesiyleyaşıyor 83 yılda 54 deprem LATÎF SANSÜR KUŞADASI — Yapılan araş- tırmalar ülke nüfusunun yüzde 95'inin deprem tehükesiyle yaşa- dığını gösterirken yetküiler do- ğal afetler kadar afet sonrası meydana gelen baraj yıkımlan, yangınlar, gaz kaçaklan ve sızın- tılar gibi ikincil olaylann etkisi- ne dikkat çekiyorlar. Deprem Araştırma Dairesi Başkanı Ok- tay Ergünay afet öncesi önlem- lerin büyuk önem kazandığını belirtirken Sivil Savunma Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Ay- han, "Yetismiş, egitilmiş insan sorunu, afetler kadar önemli bir konu olarak önümüzde duruyor" dedi. Türkiye'de doğal afet zararlan denildiğinde akla deprem geli- yor. Yapılan araştırmalar büyük sanayi tesisierinin yuzde 88'inin, yapılrmş ya da yapılması plan- lanan barajların yüzde 92'sinin deprem bölgelerinde yer aldığı- m gösteriyor. Afet Işieri Genel Müdür Vekili Taylan AUoğlu, 1903-1986 yıllan arasında ülke- mizde önemli hasara neden olan 54 büyük deprem meydana gel- diğini belirterek "Bu depremler- de yaklaşık 70 bin kişinin yaşa- mını yitirdigini" söyledi. Ataoğ- lu, birçok ülkeyle ikili ilişkilere girilerek depremlerin önceden tahmini, kayıplann en düşük düzeyde tutulması konusunda işbirliği yapıldığını açıkladı. Si- vil Savunma Genel Müdür Yar- dıması Yüksel Ayhan yetismiş, bilgili insan açığına dikkat çeke- rek "Değişik türde afetlerin meydana geldiği günümuzde bu konularda yetismiş, bilgili per- sonel ihtiyacı afetler kadar önemli başka bir sorun olarak önümüzde durmaktadır" dedi. 1900-1960 yıllan arasında yı- kılan her dört binada 1 can kay- bı olurken 1986 yıhnda meyda- na gelen depremlerde 6 binada 1 can kaybı olmuş. Deprem ne- deniyle oluşan can İcaybında dünyada Çin, Sovyetler Birliği, îran ve Peru'dan sonra Turkiye 5. sırada yer alıyor. Yetküiler Ja- pon>-a ile bu yıl başlatılan ortak projeyle depremden en çok et- kilenen Doğu Anadolu Bölgesi'nde "Deprem Hasan Erken Haber Alma Sistemi" ku- rulmasına başlandığını belirtilir- ken Afet Işieri Genel Mudür Yardımcısı Ruşen Yıldınm dep- rem sonrası ikincil tehlikelere dikkat çekiyor. DEMİRBANK'TA B İ R İ K İ M L E R İ N İ Z ŞİMDİ DAHA DA İYİ DEĞERLENİYOR. Iste vadeli mevduat faiz oranlan (TL.) Süıe Faiz - % 59 3Ay %69 6 Ay %71 1 Yıl % 72 DEMIRBANK iyı gunier diler" Birlesik iaiık yılhk gelirisi 77.88 89.00 83.60 72.00
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog