Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

r 21 EYLÜL 1991 DIŞ HABERLER CUMHURİYET/U Nazarbayev geliyor • ANKARA (AA) — SSCB Kazakistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı Nursultan Abiseviç Nazarbayev, Cumhurbaşkanı Tbrgut özal'ın davetlisi olarak 25-29 eylül tarihleri arasında resmi bır ziyaret amacıyla Türkiye'ye gelecek. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Nazarbayev'in ziyareti sırasında yapılacak görüşmelerde iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliği ilişkilerinin karşılıklı yarar ilkesi çerçevesinde daha da geliştirümesi imkânları üzerinde durulacak. Menem'in açıklaması • BUENOS AIRES (AA) — Arjantin Devlet Başkanı Carlos Menem, ülkesinin Bağlantısızlar Hareketi'nden ayrılacağını açıkladı. Menem, düzenlediği kısa basın toplantısında, ülkesinin, 1973 yılından beri üyesi bulunduğu Bağlantısızlar Hareketi'ni terk etme karan aldığını bildirdi. Menem, Arjantin'in, "însan hakları, basın özgürlüğü ve çoğulcu siyasete saygı göstermeyen bir harekete ait olamayacağını" ifade etti. ŞSCB'den İsviçre'ye nota • BERN (AA) — SSCB'nin, Isviçreli yetkililere, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin bu ülkedeki tüm malvarlığının dondurulması konusunda bir nota ilettiği bildirildi. lsviçre Dışişleri Bakanhğı bildirisinde, Bern'deki SSCB Büyükelçiliği tarafından bakanhğa iletilen bu talebin, Sovyet yetkilileriyle temas haJinde incelendiği belirtildi. Beyaz Rusya'ya d y yeni ad• MOSKOVA (AA) — SSCB'nin Beyaz Rusya Cumhuriyeti'nin parlamentosu, cumhuriyetin adından "Sovyet" ve "sosyalist" sıfatlannı kaldırma kararı aldı. Beyaz Rusya Parlamentosu'nun kararuıda ayrıca, cumhuriyetin Sovyet yönetimindeki sembolü olan orak-çekicin de terk edilerek tarihsel sembollerin yeniden benimseneceği ilan edildi. Vasiliu cl an Denktaş'a ret • LEFKOŞA (AA) — Kıbns Rum Yönetimi lideri Yorgo Vasiliu, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın "tkili görüşme" önerisini reddetti. Vasiliu, Lefkoşa'da yaptığı açıklamada, Denktaş'ın ilişkilerin iyileştirilmesi amacıyla ortaya attığı önerileri değerlendirdi. Denktaş'ın Kıbrıs'a karşı ulusiararası ilginin arttığı her dönemde kendisini "uzlaşıcı" Rum tarafını da "uzlaşmaz" göstermek için bu tür teklifler ortaya attığını öne süren Vasiliu, "Bu artık alıcı bulmayan bir taktiktir. Kıbns sorununun çözümü yolunda ilerleme kaydedilecekse, bu Birleşmiş Milletler'in çabası çerçevesinde olacaktır" dedi Sovyetler'e Suudi yardımı • MOSKOVA (AA) — SSCB Başkanı Mihail Gorbaçov, Suudi Arabistan'm ulkesine acil olarak yardım sağlamaya hazır olduğunu bildirmesini büyük memnuniyetle karşıladığını söyledi. Gorbaçov, öneki gece geç saatlerde, Suudi Arabistan Kralı Fahd Bin Abdülaziz'in özel temsilcisi olarak Moskova'da bulunan S. Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Prens Bender Bin Sultan ile bir görüşme yaptı. Bender Bin Sultan'ın, Gorbaçov'un özel temsilcisi Yevgeni Primakov'un Suudi Arabistan Krah'na götürdüğü özel mesaja cevap nitelığinde bir mektup getirdiği bildirildi. ABD Başkanv Saddam BM kararlanna uymazsa askeri güç kullanırım Buslrtaıı venı tehditABD Başkanı Bush, Irak lideri Saddam Hüseyin'e seslenerek "BM'nin kararlanna uymak zorundasm. Aksi takdirde askeri güç kullanma konusunda ne denli hazırlıklı ve kararlı olduğumuzu göreceksin. Asla bu kadar kararlı olmadım" dedi. Bush, yeni bir harekâtın Çöl Fırtınası kadar geniş çaplı olması gerekmediğini söyledi. Dış Haberier Servisi — ABD Başka- nı George Bush, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'i bir kez daha uyara- rak Birleşmiş Milletler gözlemcilerinin Irak'ın nükleer ve askeri tesislerinde in- celeme yapmalanna engel olmamasını is- tedi. ABD Hava Kuvvetleri'ni BM he- yetinin çalışmalanna "destek olmak" amacıyla bölgeye gitmek Uzere alarma geciren Başkan Bush, Saddam Hüseyin'- in BM kararlanna uymaktan ve işbirli- ği yapmaktan kaçındığı takdirde yeni bir "askeri hareltâta" hedef olacağını söy- ledi. Ancak Bush böyle bir harekâtta tüm güçlerini seferber etmeyeceklerini, bunun "Çöl Fırtınası"nın bir eşi olma- yacağını kaydetti. ABD'nin Batı eyaletlerini ziyaret et- mekte olan Başkan Bush, önceki gece Los Angeles'ta gazetecilerle yaptığı söy- leşide Irak lideri Saddam Hüseyin'e ses- lenerek "BM'nin kararlanna uymak zo- rundasın. Asla bu kadar karariı olma- dım" dedi. Irak'ın BM kararlanna uy- ma konusunda yumuşayacağı ve BM uz- manlanrun nükleer, biyolojik ve kimya- sal kitle imha silahlarını incelemesine izin vereceği inancında olduğunu belir- ten Bush, "aksi takdirde Saddam aske- ri güç kullanma konusunda ne denli ha- zıriıklı ve kararlı olduğumuzu görecek- tir" diye konuştu. Bu yöndeki açıklamalannın blöf ol- madığım vurgulayan Başkan Bush, "BM kararlanna uyması için Saddam'ı zorlamaya kararlıyım. Bir devlet başka- nı böyle bir açıklama yapıyorsa elbette bu sözleri yerine getirmek zorunda ol- duğunu bilerek yapıyordur" dedi. Başkan Bush, Irak'a karşı yeni bir as- keri harekâttan söz etmekle birlikte bu- nun Çöl Fırtınası Harekâtı'nda olduğu gibi geniş çaplı olmayacağını belirtti. Bush, "Çok sayıda birliği seferber etme- miz ve Çöl Fırtnasroıo bir esini uygu- lamamız gerekmiyor. Sözünii ettiğimiz harekât, BM nzmanlannın belikopter- lerine bir hava gücüyle destek oimaktır. Bölgede hâlâ çok sayıda hava güciimüz balunuyor" diye konuştu. Bu arada ABD ile Kuveyt arasında 10 yıl süreli bir "savunma işbirliği anlaşması" imzaladı. Anlaşma ABD'ye böigenin güvenliği için Kuveyt'te askeri malzeme bulundur- ma, yeni bir tçhlike durumunda savaş uçağı ve savaş gemileri gönderme yetki- leri tanıyor. İki ülkenin düzenli olarak ortak askeri eğitim ve tatbikatlar yap- masını da öngören anlaşmayı, ülkeleri adına savunma bakanları Şeyh Ali FJ Sabah FJ Salim EJ Sabah ve Dick Che- ney imzaladılar. ABD, Suudi Arabistan, Katar, Um- man, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikle- ri'yle de benzeri anlaşmalar yapmak için temaslar yürütüyor. öte yandan Ulusiararası Kızılhaç ör- gütü (ICRC) ABD'den Körfez savaşı bo- yunca Amerikan tanklannın Irak asker- lerini diri diri gömdüklerine ilişkin ha- berier konusunda bilgi istedi. ICRC sözcüsünün önceki gün yaptı- ğı açıklamada Örgüt Başkanı Cornetio Sommanıga'nın ABD Büyükelcisi'ne Iraklı yetkililerin olayların detaylannm kendilerine bildirilmesini isteyen ricası- nı ilettiğini kaydetti. Rusya Devlet Başkanı, Karabağ sorununun çözümü için temaslarda bulunacak Azerbaycanlda Ifeltsîn kaygısıAzerbaycan Parlamentosu, Yeltsin'in ziyareti öncesinde yayımladığı bir bildiriyle iç işlerine müdahale edilmesine izin vermeyeceğini ilan etti. MOSKOVA (Ajanslar) — Rusya Federasyonu Devlet Baş- kanı Boris Yettsin, dün Azerbay- can'a gitıi. AA'ya göre Yeltsin'in Dağlık Karabağ konusunda ara- buluculuk yapmak amacıyla dün akşam başladığı Kafkasya gezisi, Azerbaycan'ın başkenti BAKER Bakfl'de hem hükümet hem de muhaiefet çevrelerinde kuskuy- la karşılandı. SSCB'deki en karmaşık etnik sorunu oluşturan Karabağ soru- nunun çözümû için Rusya lide- ri Boris Yeltsin'in Ermenistan yönetimiyle olan yakm ilişkile- rini kullanmayı, Azerbaycan Devlet Başkanı Ayaz Muttali- bov'un da Kazakistan lideri Na- zarbayev'le olan kişisel dostlu- ğundan yararlanmayı düşündü- ğü belirtiliyor. Ancak Yeltsin'in dün akşam Bakü'ye vanşıyla başlayan Kaf- kasya ziyaretinin Azerbaycan yönetiminden bağımsız bir giri- şim olmadığı göriintüsünü ver- meye çalışan Ayaz Muttalibov, bu ziyaretin "kendi daveti üze- rine gerçekleştiğini" ilan etti. Azerbaycan Parlamentosu da önceki gece bir bildiri yayımla- yarak bu girişimin başlatılması- na karar verilen geçen pazarte- si günkü Devlet Konseyi toplan- tısında ortaya atılan "Karabağ sorunuyla ilgili olarak Başkan Gorbaçov'un bir kararname ya- yımlaması" önerisini sert bir dille kınadı.Azerbaycan yöneti- minin kendi toprağı olan Kara- bağ bölgesine ilişkin olarak ken- disine danışılmadan ve katılımı olmadan yayımlanacak hiçbir kararaameyi tanımayacağı ve bunu iç işlerine müdahale saya- cağı belirtildi. Kararname metninin, onayla- nnı almak üzere Azerbaycan ve Ermenistan liderlerine de gön- derildiği belirtiliyor. Filistin için son şans ABD Dışişleri Bakanı, Ortadoğu Barış Konferansı'na katılmazlarsa fırsatı kaçıracaklarını ve yapılabilecek başka şey kalmayacağını söyledi. Dış Haberier Servisi — ABD Dışişleri Bakanı James Baker, ABD ve SSCB gözetiminde ya- pıbnası planlanan Ortadoğu Ba- nş Konferansı'na katılmalan için Filistinlilere çağrı yaparak "Bu fırsatı kaçırmamalanıu" is- tedi. Baker, yedinci Ortadoğu gezisi çerçevesinde ziyaret ettiği Urdün'de Filistin temsilcilerin- den Hanan Eşrevi ile yaptıkları görüşmede bu konuda ilerleme kaydettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Baker önceki gün Amman'da Ürdün Kralı Hüseyin ile görüştü. Baker görüşmeden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, Banş Konferansı'na katılmalan için Filistinlilere çağn yaparak "Eger bu fırsatı kacuvlarsa birim ya- pabiieceğimiz hiçbir şey POLTTIKADA Yonanistan'ın Dedeağac ken- tinde, izinsiz inşa edildikleri gerekçesiyle evleri belediye ekipleri tarafından önceki gün zorla yıkılan yedi Türk ailesi perişan oidu. Mahatle sakinleri, evleri yıkılan komsulan icin bagıs kampanyası başlattılar. Komşula- nnın yapacağı yardım dışında evlerini yeniden inşa edebilmek için başka imkânlan bulunmadığını belirten Türklerden A>şe Mah- mutoglu, "Kocam Dedeağaç'ın dışında çalışıyor.. Başımıza ge- lenlerden baberi yok. Yıllarca çalışarak biriktirdiğimiz parayla yaptıgımız evin yıkıldıgını görünce ne yapacağını düşünmek is- temiyorum. Ev yıkanın evi olmaz. Tann cezalarını versin" di- yor. Daha önce Atina'da çalışan ve iki ay önce Dedeağaç'a ge- terek evlenen Kerim Kerimoglu da evlerinin yıkılmasından sonra başka kalacak yeıieri olmadığını belirterek şöyle dedi: Inşaal izni istediğimizde vermiyorlar. Kaçak ev yapınca da gelip başı- mıza yıkıyorlar. Ne yapacagımızı şaşırdık. (Fotoğraf: A A) BM Genel Sekreteh, Türkiye hakkındaki sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyledi Cuellarldan geri adım_ O aydır çahştığını belirterek Filis- tinlilerin konferansın gerçekleş- mesi halinde en kazançlı, ger- çekleşmemesi halinde ise en çok kaybeden taraf olacaklanm kay- detti. ürdün Kralı Hüseyin ise Füis- Türkiye'yi suçlar nitelikteki ifadesini Ankara'nın tinüiere ürdün ile ortak bir he- baskısı üzerine geri alan de Cuellar, ancak îl^S^S,5 4 ^' raporunda, "hâlâger-eği yansıtmaya niyetli ' ~""" '"" " A " " söyledi.tılma çağrısında bulundu. Hü- seyin, "Konferansın alternatifi felakettir. Arap taalkı için fela- ket, bölge için felakettir" dedi. Baker, Ürdün'den aynlmadan önce Filistin temsilcilerinden Hanan Eşrevi ile bir araya gel- di. ABD Dışişleri Bakanı, Eşre- vi ile görüştükten sonra ilerleme kaydettiklerini ve iyimser oldu- ğunu bildirdi. Eşrevi de karan- bk kaJan bazı noktaların aydın- landığım söyledi. Baker daha sonra Amman- dan ayrılarak Şam'a gitti. Ba- ker'ın gezisinin son durağı olan Şam'da Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'la görüşerek çar- şamba günü yaptığı Uk ziyaret- te verdiği 'güvence mektubuna' cevabını alacağı bildirildi. ŞEBNEM ATİYAS NEW YORK — BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar, ön- ceki gün Kıbns ile ilgili olarak Türkiye'yi suçlayan ifadesinin "yanlış anlaşıldıgıaı" söyledi. Cuellar, dün BM'de yaptığı ge- nel basın toplaniısında Kıbns ile ilgili bir soruyu cevaplarken zir- venin yapılamamasında Türki- ye'yi suçlar nitelikteki tonunu yumuşattı. Genel Sekreter, "Sii- reci kesinlikle baltalamak gibi bir amacım yok. kimseyi suçla- mak istemem. Kimseye sonım- luluk yiiklemek istemem, bunu yapamam, çiinkii Kıbns'a çok baglıyım" dedi. Türkiye'yi suçlayan sözlerini geri almasına rağmen Cuellar, Güvenlik Konseyi'ne vereceği ra- porda "gerçegi anlatacagım" \oırguladı. Böylece CuelJar, haf- ta icinde Türk yetkililerle genel sekreterlik arasında yapılacak görüşmelere rahat bir zemin ya- ratırken aynı zamanda raporun- da yazacaklan konusunda fikir degjştirmemiş olduğunu da belli etti. Cuellar'ın ifade değiştirme- sinde Türkiye'nin şikâyeti rol oy- nadı. BM Genel Sekreteri'nin önceki gün Türkiye'yi suçlayan sözlerinden sonra BM Türkiye Daimi Delegesi Büyükelçi Mus- taf a Akşin, Dışişleri Bakanhğı İkili Siyasi Işler Dairesi Müdü- rii Korkmaz HakUnır ve BM Misyonu Birinci Müsteşan Os- man Korutürk, Cuellar'ı ziyaret ettiler. Ziyaret sırasında Cuel- lar'ın Türkiye'yi suçlayan sözle- rini eleştiren Akşin, bu ifadele- rin Ankara'da rahatsızlık yarat- tığını söyleyince Cuellar, söyle- diklerine yeniden göz atacağını belirtti. Genel Sekreter'in basın toplantısı sırasında salonda bu- lunan Türk diplomatlan Cuel- lar'm sözlerini geri almaması durumunda Ankara'nın da sert bir basın açıklaması yapmaya hazırlandığını bildirdiler. Dünkü basın toplantısında gelecek hafta içinde yardımcıla- nnın taraflarla görüşeceğini ve gerçekleri yansıtan bir rapor ya- yımlayacağını kaydeden Genel Sekreter, "Tabii bayal kınklığı- na ugradım, ama cesaret kınl- mış değüdjr, ciinkü böyle bir zir- venin gerçekleşmesini isüyor- dum, ama bastan beri taraflar arasında anlaşma sağlanmadan böyle bir zirvenin yapılmasuun dogru olmayacağını da biliyor- duk ve söyledik, nitekim taraf- lar arasında henüz zirvenin ger- çekleşebilmesi için bir anlaşma sağlanamamıştır " dedi. Cuellar, önceki gün zirvenin yapılamamasından hayal kınk- hğına uğradığını şöyle ifade et- mişti: "Şimdiye kadar detaylar üzerinde çalıştık, şu an güçlük- ler ntevcut, benim anladıgım ka- danyla Türk hiikümeti başba- kan diizeyinde 'zirveye' katılina- ya hazır değil. Aynca iki lider arasında gerçekleşecek bir top- lantı istiyoriar, bu konuda halen Rum tarafının cevabını bekliyo- rum, eminim ki onlar da hayal kınklıgına uKrayacaklar." ANKARA'NIN GÖRÜSÜ: Kıbrıs'ta nmutsuzluk gereksizDışişleri Bakanhğı yetkilileri, dörtlü zirvenin gecikmesini Kıbrıs sorununun çözümünde "fırsat kaçırıldığı" şeklinde değerlendirmiyorlar. ANKARA (Cumburiyet Bürosu) — Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik dörtlü zirvenin gecikmesi ABD yöneti- minde "rahatsızlık" yaratırken Ankara "gelinen aşamada umutsuzluğun gerek- siz olduğunu" savunuyor. Dışişleri Ba- kanhğı kurmaylan, sekiz maddeli çerçeve anlaşması üzerinde Türk ve Rum görüş- lerinin birçok noktada birbirine yaklaş- tığını, anlaşmaziığın sürdüğü konularda çözümün "ancak ikili düzeyde" sağlana- bileceğini vurguluyor. Bu kapsamda, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş- ın yeni önerileri de "önemli bir diploma- tik atak" olarak değerlendiriliyor. ABD Başkanı George Bush'un "Kıb- ns sorununu seçimlerden önce çözün" diye özetlenebilecek mesajını "ıhmlı" bir dille yarntlarken "Sorunun çözümünü geciktiren Rum tarafıdır" görüşünü de acıkça Vv'ashington'a aktaran Ankara, ulusiararası kamuoyunda "fırsat kaçınldı" izlenimi doğmasmı istemiyor. Dörtlü zirvenin, sekiz maddeli çerçeve anlaşması üzerinde Rum ve Türk taraf- ları arasında tam bir mutabakat sağlan- dıktan sonra yapılması halinde bir an- lam taşıyacağını savunan yetkililer, bu aşamaya gelinebilmesi için "bugüne ka- dar önemli yol katedildiğini, bundan sonra da ikili düzeyde yapacak çok iş olduğunu" ifade ediyorlar. Dışişleri BakanlığYnın üst düzey bir yetkilisi, dörtlü zirvenin gecikmesinin ulusiararası kamuoyunda "Tttrkler son anda caydı" izlenimi yaratmasının "yanlış" olacağını vurgulayarak şu gö- rüşleri aktardı: "İkili Siyasi tşler Genel Müdürü Kork- maz Haktanır'ın KKTC yetkilileriyle bir- likte BM Genel Sekreteri'nin yardımcı- larıyla yaptığı sekiz aylık çalışma, çer- çeve anlaşmasmı ortaya çıkardı. Bu an- laşmanın maddeleri üzerinde Türk gö- rüşleri en açık biçimde ifade edildi. Sıra Rum görüşlerinin alınmasına geldi. An- cak son Kıbns turlan sonrasında bile hâ- lâ bazı noktalarda Rumlann ne duşün- düğü açıkça bilinmiyor. Garantiler ko- nusunda iki kesimlilik, iki toplumluluk gibi konularda son derece önemli aşama- lar kaydedildi, yakınlaşma sağlandı. Bu- na karşın, örneğin siyasi eşitliğin kabu- lüne ilişkin somut göstergeler hâlâ Rum tarafından almamadı" Bu göriiş çerçevesinde, KKTC yöneti- mi dörtlü zirveye gidebilmek için önce- likle Rumlann "Türklerin eşitliğini" ta- mdıklanna ilişkin "somut bir güvence" almak istiyor. Bu güvencenin ancak iki- li düzeydeki görüşmelerde elde edilebi- leceği de vurgulanıyor. Öte yandan Rum tarafının da KKTC lideri Rauf Denktaş'ın "eşit statüde" ka- tılacağı bir dörtlü zirveye gelmek konu- sunda ciddi çekinceler taşıdığma dikkat çekiliyor. Yetkililer, Rum yönetiminin ne adadaki Rum toplumuna ne de Yunanis- tan hükümetine "dörtlü zirveye gideriz" şeklinde bir görüş iletmediğini vurgulu- yorlar. SORUNLAR ERGUNBALa Körfez Yine Isınıyor Irak'ın kitlesel imha silahlannın bulunduğu tesislerini ulus- iararası denetime açmaması halinde, ABD'nin yeni bir ha- rekât düzenleyebileceğine ilişkin açıklama Körfez'de gergin- liğin ansızın artmasına yol açtı. Başkan Bush, Irak'ta nükie- er, biyolojik ve kimyasal silah tesislerini denetleyecek BM he- likopterterine Amerikan savaş uçaklanntn eşlik edeceğini ve Suudi Arabistan'a Irak füze saldınsına karşı Patriot füzeleri gönderileceğini açıkladı. Son gerginlik, Irak'ın BM gözlemcilerine, kendi helikopter- leri ile denetleme yapma izni vermemesi üzerine patlak ver- di. Bağdat hükümeti yaklaşık iki hafta önce BM görevlileri- nin ancak Irak helikopterleri ile kitlesel imha silahları tesis- lerini denetleyebileceklerini bildirdi. ABD ve Batılı müttefık- lerinin sert tepkileri üzerine, tutumunu yumuşatarak BM gö- revlilerinin bazı sınırlamalarla kendi helikopterterini kullana- bileceklerini açıkladı. BM helikopterleri Bağdat üzerinde ve yakınlarında uçmayacak, denetleme görevıni belirli bökjeler- de ve günlerde yapacaktı. Bu koşulları, Güvenlik Konseyi'nin 707 sayılı karannın ih- lali olarak gören ABD, bölgeye savaş uçaklan gonderecegi- ni açıkladı. Aslında Batı başkentlerinde Irak konusunda bir süredir tedirginlik olduğu gözleniyordu. BM görevlileri, Sad- dam Hüseyin'in bazı Scud füze rampalarmı yeniden işter hale getirdiğinı bildırmişlerdi. Bağdat'ın, nükleer tesisten hakkında tüm bilgileri vermediğine ilişkin kuşkular da vardı. ABD'nin Irak'a yeni bir sakJın düzenleyip düzenlemeyecegi önümüzdeki günlerde belli olacak. Ancak böyle bir saldın düzenlenmese bile, Bağdat'ta hu- zursuzluk olduğuna ilişkin belirtiler var. Saddam geçen haf- ta ansızın Şiı Başbakan Sadun Hammadi'yı görevden aldı. Hammadi ve diğer bir Şii Bakan aynca Devrim Komuta Kbn- seyı'nden de atıldılar. Güvenilır haber vermekle tanınan "Foreign Report" bülte- ni (The Economist'in yan kuruluşu), Irak kaynaklarına daya- narak verdiği haberde, bu kış bir ayaklanma çıkabileceğini bildiriyor. Ülkede gıda sıkıntısı giderek artıyor Gerçi şimdilik, sıkın- tıyı omuzlayan kesim hatk. Saddam, ordu ve polisin yiyecek sıkıntısı çekmemesi için büyük özen gösteriyor. Ne var ki bu durum devam ettiği takdirde, genel krizden ordu ve polisin de etkilenmesi kaçınılmaz olacak. Foreign Report güneyde Şiiler arasında büyük huzursuzluk olduğunu, merkezi yöne- timden nefret eden halkın, aşiret reisleri ile dıni liderterin çev- resinde toplandığını bildiriyor. İran'da yaşayan Ayetullah Mu- hammed Bekir El-Hakim, bazı Batılı ülkeler ve Kürt lıderler- le temas içinde olduğunu öne sürüyor. Bu arada Kürt liderlerle, Bağdat hükümeti «rasında, ay- fardır süren görüşmelere karşın, özerklik anlaşması bir türlü imzalanamıyor. Kürt liderlerin Türkiye'de Silopi'deki "Çekiç Güç"ten yüreklendikleri, tutumlannı sertleştirdikleri bildirili- yor. Saddam'ın yeni bir ayaklanmaya karşı, en büyük güven- celeri ordu ve polis. Ancak ekonomik kriz ve yiyecek sıkıntı- sı ordu ile polisi de etkiiemeye başladığı anda denetimi elin- den kaçırabilir. Kanlı bir ayaklanma, ya da orduda bölünme- nin yol açacağı iç savaş çıkabilir. Batı'nın te;cihi, Saddam'ın bir general tarafından devril- mesidir. Halk ayaklanması, ülkenin parçalanmasına ve gü- neydeki Şiirlerin İran'ın etkinlik alanına gırmesine yol açabi- leceginden, Batıya çekici gelmez Üstelik halk ayaklanma- sı, Irak'ta demokratık bir rejimin kurulmasına yol açabilir ki, bu da Körfez şeyhlikleri ile Suriye'nin hoşuna gitmez. Her durumda Irak, Türkiye'yi çok yakından ikjilendiren yeni çalkantılara gebe gorünüyor. MOSKOVA GÜNLÜĞÜ îvan Ivanov'un yaşamından bir kesitlvan Ivanov sıradan bir Rus işçisidir. Eline geçen aylık 250 ruble, yani 7 dolar kadar. Yaşamı sıradan, sorunlan ve özlemleri sıradandır. lipkı milyonlarca Ivanov gibi. HAKAN AKSAY fvan tvanov sabahları erken kalkar. Kahvaltısı, önceki yıl- lara göre çok daha sadedir. Es- kiden devlet marketlerinde, ta- nesi 13 kopik olan yumurtanın ansızın ortadan kaybolmasının ve bir süre sonra pazarda yak- laşık on misli pahalıya satılma- ya başlanmasının ardından, "yumurtaya veda" demiştir tvanov. Salam ve sosis, kahval- tı masasının ender konuklann- dandır. Peynir ise bir hoş seda olmuştur anılarda yaşayan. İvan Ivanov'un önemli bir kusuru vardır. Çayını çok şe- kerli icmeyi sever. Ama bu alış- kanlık buralarda lüks sayılır. Altı yıl önce Komünist Partisi "Bundan böyle fazla içki içil- meyecek!" diyerek, içki üreti- mine ve satışına kısıtlama ge- tirdiğinde, pek çoklan kendi iç- kisini kendi üretmeye koyul- muş, bu arada piyasada şeker bulunmaz olmuştur. Şimdi karneye bağlıdır şeker. Ve şe- kersizlikten kaynaklanan "tat- sızlık" doruk noktasındadır. Kansı hastadır. tlaç bulmak sorundur. Zaten ülkede üreti- len ilaçlar toplumun ihtiyacının ancak Uçte birine yetmektedir. lvanov'un karısının derdinin dermanı ise, olmayan üçte iki- nin içindedir. Kansı hasta olduğundan, çarşı-pazar işlerinde İvan Iva- nov'a epeyce iş düşmektedir. Çarşı-pazar demek, giderek ar- tan enflasyon koşuUannda, aile bütçesinin sarsılması demektir. Çarşı-pazar demek, her gün sa- atlerce kuyrukta beklemek de- mektir. Ama nerede beklenece- ğinı, hangi dükkâna ne mal ge- leceğini öğrenmek için, iyi bir haberaima teşkilatı yaratmak koşuldur. Kızını yeni gelin etmişür Iva- nov. Kıana yardım etme çabası ona pahalıya patlamıştır. Piya- sada resmi fiyatlar üzerinden hemen hemen hiçbir şey bulu- namadığından, alışveriş kara- borsa fiyatlar üzerinden yapıl- mıştır. Nasıl da boşalrnıştır devlet mağazalan! Hiçbir şey yoktur ortada. Ne oturma oda- sı takımı, ne yatak odası, ne buzdolabı, ne halı... Yatak car- şafı bile bulmak sorundur. Utü yoktur. Tencere, tava yoktur. Ama haksızlık etmemeli: Tava sapları bol miktarda satılmak- tadır dükkânlarda. Tavasız ta- va sapları... Yıllar önce Komünist Parti- si'ne üye yapmışlardır tva- nov'u. Evet, üye yapmışlardır. Tıpkı belirli bir iş stajını aşan öteki işçiler gibi. Son yıllarda kendisini zaten "Komünist Partisi'nin komüaist olnayan üyesi" olarak hissettiğini söy- lemeye alışmıştır. Darbe sonra- sı, parti kapatıbnca, üzerinden bir yük kalkmıştır sanki. Batan gemiyi hoplaya zıplaya terk edenlerdendir İvan Ivanov. İLAN İZMİR 3. ASLİVE TİCARET MAHKEMESt BAŞKANLIĞI'NDAN Dosya No: 991/239 Davacı Yaşar Ulas Vekili tarafından davalı Cemal Karataş aleyhi- ne ikame olunan çek iptali davasının mahlcememizde yapılan açık yargılamasında verilen ara karar gereğince; Davalı Cemal Karataş'ın lum yapılan aramalara rağmen buluna- madığı ve adına çıkanlan davetiyelerin de bila tebliğ iadc edilmesi nedeniyle yukarıda adı geçen davalının 991/239 Esas sayılı dava dos- yasının duruşma gunu olan 24/10/991 gOnü saat 9.30'da mahkemc- mizde hazır bulunması ya da kendisini bir vekil ile temsil ettirmesi davetiye yerine kaim olmak uzere iianen tebliğ olunur. 17.9.991 Basın: 36273
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog