Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

6 TEMMUZ 1991 HABERLER CUMHURİYET/5 YAZIYOfl "Papatya sapı" Yılmaz • ANKARA (UBA) Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüsamettin Cindonık, yeni Başbakan Mesut Yılmaz'ı "papatya sapı"na benzetti. Cumhurbaşkanı özal'a sadakat konusunda Yıldınm Akbulut'la Mesut Yılmaz arasında sadece boy farkı olduğunu kaydeden Cindoruk, yeni hükümetin rüşvet ve yolsuzlukla mücadele edemeyeceğini, yolsuzluk ve rüşvetle mücadele edebilmek için ANAP'ın iktidardan gitmesi gerektiğini söyledi. Hüsamettin Cindoruk yeni Başbakan Mesut Yılmaz ve hükümeti konusunda Mesut Yılmaz'ın bilip bilmediği konularda muhalefeti suçladığını öne sürdü. Akbulutfıkir değiştirince Zeybek, "Bizi neden oyaladın" diye bağırdı 6 Ret cephesfni Özal yardı lık Konutu'na gönderdigi mesaj lar, milletvekillerini Yılmaz hükümetine güvenoyu verilmesi yönünde etkiledi. Akbulut, önceki gün öğleden sonra kendi arkadaşlanyla toplantıya girmeden önce, Devlet Bakanı Kamran İnan, eski bakanlar Mehmet Yazar ve Kemal Akkaya ile görüştü. İnan, Akbulut'un çağnsı üzerine Başbakanlık Konutu'na çıktığını söyledi. Yazar ve Akkaya, Akbulut'la görüşmeye girerlerken hükümete güvenoyu verilmesi gerektiğini söylediler. Bu bakanlann Akbulut'a, duygusal davranmamak gerektiğini, Türkiye'nin iç ve dış problemlerinin olduğu bir dönemden geçildiğini, ABD Başkanı Bush'un bu ay içerisinde Türkiye'yi ziyaret edeceğini ve mantıkh davranılması gerektiğini anlattıklan öğrenildi. rannda olan arkadaşlannuz yüce miUetimizin menfaatkrini her şeyin iizerinde tutarak bu kararlanndan sarfınazar etmeyi uygun bulmuşlardır" dedi. Akbulut'un 'ret karanndan' vazgeçmesinde Kamran İnan, Kemal Akkaya ve Mehmet Yazar ile yaptığı görüşme önemli rol oynadı. Cumhurbaşkanı özal'ın Akbulut'a etki edebilecek bazı milletvekilleri aracıhğıyla gönderdigi 'güvenoyu verin' mesajı da 'ret cepbesi'nin karanm değiştirmesinde etkilı oldu. ANAP Teşkilat Başkanı Fahrettin Kurt'un talimatıyla Akbulut daha sonra 70 kadar kendi aralannda toplantılar ya ANAP milletvekili ile toplandı. pan il teşkilatlannın Başbakan Her milletvekilinin göruşlerini yeniden açıklamasım istemesi uzerine Cemil Çiçek, hukümete güvenoyu verilmesi gerektiğini savundu. Alpaslan Pehlivanlı da "Eger ret verirsek bunlan teşldlatlanmıza, halka anlatamayız" dedi. Bunun üzerine, Talat Zehgin ile birlikte bazı milletvekillerinin, " O zaman senin burada ne işin var" diye laf attıklan öğrenildi. Mehmet Keçeciler de Özal'ı eleştirdi. Keçeciler, "Biz bu parÜyi Özal'la kurduk, ama şimdi Özal kendi evlatlarım katlediyor" diye konuştu. ANAP Grup Başkanvekilı Ülkü GökaJp Güney de güvenoyu verümesini istedi, ancak tepki gösterilince, toplantıdan aynldı. Bunun uzerine bazı milletvekilleri, "Herhalde Mesut a burada konuştuklanmızı anlatmaya gidiyor" diye laf attılar. ANAP'ulann kendi aralannda çok sesli tartışmaları üzerine toplantıya ara verildi. Aradan sonra Akbulut, "Bu hükümete güvenoyu vennek, benim de içimden gelmiyor. Ama memleketin iç ve dış durumu avans nitdtfğinde hükümete güvenoyu verilmesini gercktiriyor" diye konuşarak herkesi şaşırttı. Akbulut, konuşmasını, "Ben toplumun ceşitli kesimleriyle konuştum. Iç ve dış gelişnıelere dikkat eüneüyiz. Memuriar maaş bekJentisinde, işçiler toplusözlesme beldiyor. Şimdi hükümeti düsürursek, siyasi sorumlulugu da uzerimize kalır. Benim içimden de güvenoyu vermek gelmiyor, ama siyasi bunalım yaratmanın vebalini de uzerimize alamayız" diye sürdurünce, Namık Kemal Zeybek ayağa kalkarak sinirli bir biçimde tepki gösterdi. Zeybek, Akbulut'a, "Yuh olsun sana, madem bunlan söyleyecektin, ne diye 1015 gündür bizi oyalıyorsun" diye bağırdı. Zeybek, kendisine Ydmaz'ın başbakan yardımcılığı teklif ettiğini de hatırlatarak "Ben bunu bile kabul etmedim. Bu hükümete güvenoyu vennek için mi yola çıktık" diyerek ahnacak karann kendisini bağlamadığıru, 'ret' vereceğim söyledi ve salonu terk etti. Aksu da "Ben güvenoyu vermem. Geürsem kesinlikle ret oyu veririm" diye konuştu. Mehmet Keçeciler'in de aynı doğrultuda görüş belirtmesi üzerine, bazı ANAP'ular, 'O zaman gelmeyin' diye bağırdılar. Oylama yapılmadan Akbulut, kararlarımn, "TBMM'ye gelerek güvenoyu verilmesi" olduğunu açıkladı. Bu sırada bazı milletvekilleri, "Ret verecek arkadaşlan yalnu mı bırakacağız" diye sordular. Bunun üzerine ret verenlerin ihraç edilmesi halinde tepki gösterümesi görüşü ortaya atıldı. Bazı milletvekilleri, Akbulut'a "Sen katüacak m m n " diye sordular. Akbulut, "Arkadaşlann karanna uyarun" dedi. Ancak bazı milletvekillerinin, "Olur mu öyle şey, sen ret verecegini ilk olarak açıklayansın, küçük düşersin" biçiminde konuşmalan üzerine, Akbulut, kararsız kaldı. Hükümete güvenoyu verileceğinin Akbulut tarafından basına açıklanması kararlaştınldı. CÜNEYTARCAYÜREK Akbulnt önceki akşam Konut'ta önce Yazar, Akkaya ve İnan ile görüştü; sonra da güvenoyu verilmesini istedi. Bir haftadır güvenoylamasına katılmama ve ret oyu vermeyi savunan Akbulut'un çark edişine Zeybek'in sinirlenerek "Yuh olsun sana" diye bağırdığı öğrenildi. ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) Akbulut ve yanında yer alan 70 kadar milletyekili, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve parti teşkilatımn devreye girmesi sonucu, Yılmaz hükümetine 'ret oyu venne' karanndan vazgeçtüer. Bir haftadır özal'a sert eleştiriler yönelterek hükümete güvenoyu vermeyeceğini açıklayan eski Başbakan Yıldınm Akbulut, arkadaşlanyla yaptığı toplantıda fıkrini değiştirince, Namık Kemal Zeybek'in sinirlenerek "Yuh olsun sana. Madem böyle yapacakün niye 15 giindür bizi oyalıyorsun" diye bağırdığı öğrenildi. Akbulut, "Hükümeti duşurme güç vc ıs Belediyelere 9 trilyon • ANKARA (UBA) Maliye ve Gumruk Bakanı Adnan Kahveci 26 Mart seçimlerinden sonra belediyelere vergilerden ayrılan payın azalmadığını, aksine arttığmı söyledi. Adnan Kahveci, bu yıl içinde belediyelere genel vergi gelirlerinden 9 trilyon lira verileceğini bildirdi. UBA muhabirine bilgi veren Maliye ve Gümruk Bakanı Adnan Kahveci, 26 Mart seçimlerinden önceki 24 aylık dönemde Büyükşehir Belediyeleri'ne 843 milyon dolar aktanlmışken bu miktarın seçimlerden sonraki 24 ayhk dönemde yüzde 34 artarak 879 milyon dolara ulaştığını söyledi. ANKARA Hükümet vaat etmiş, bir dizi beklenti varmış. Memur, işçi, çiftçi, esnaf... Ya yüksek ücret ya da yüksek taban fiyatı veya peşin ödeme peşindeymiş. Bu beklentilerin boşa çıkmasındakı "sebeplerden o(mak" istemiyorlarmış. Hele Kıbns sorununun "milletimizin arzu ettiği biçimde çözüme kavuşması ümidi" belirmişken... Daha bir yığın neden bulunabilir, ulusal duyguları sömüren edebiyat yapılabilir ve sonunda gerçek şudur ki, Akbulut'la yola çıkan 73 milletvekili, on güne yakındır söylediklerinden, öne sürdükleri haklı gerekçelerden "Yüce milletimizin menfaatleri her şeyin üstündedir" diyerek bir günde vazgeçtiler. Beklentilerin boşa çıkmasına neden olmak istemediklerini söyleyerek bir bakıma, Mesut Bey'in vaatlerinin boş çıkacağını açıklıyorlar, memura, işçiye, çiftçiye verilecek "enflasyon oranının üstündeki paralann" gerçekleşeceğine inanmıyorlardı. Akbulut'a dün toplantıların, hararetli demeçlerin başlamadığı günlerde, "Öteki arkadaşlan bilmem ama, ben mutlaka ret oyu vereceğim" dediğini ammsattık. Güvenoylamasından iki saat önce, "Benim oyum belli değil" dedi. Yanında oturan ret cephesinin kurmayları örneğin Keçeciler, Çakıroğulları gibi önemli isimler ne yapacaktı? Ses yok! Basın toplantısından sonra Konut kapısında, Aksu'nun sözcüsüymüş, biri geldi gazetecilerin yanına, eski içişleri Bakanı'nın oturumda bulunmayacağını bildirdi. Cephenin bir bölümü ise Meclis'te , ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ odasındabirarayagelip cümbür cemaat aşağıya inecek, güç göstensiyte hükümete karşı olduklannı sergileyeceklermiş? Parti içi demokrasi, n k U r Uâ U ANAP Usulü İç Demokrasi ANAP Usulü Güvenoyu. Parti içi demokrasi, TOnUH kurduğu bir Pa™ae ancaK DU kadar olabiliyor. SİyaSetÇİIer OD gÜH AnlAr II Kimi dar oiabiiiyor. ANAp: lı kımı sıyasetçıler on S gün yeri göğü inlettik OmeQl pSîSe a n c ak b u K yeri göğü inlettikten onra, küçük balonlar Dir KUÇUk OzalSolarz görüşmesi • ANKARA (ANKA) ABD Temsilciler Meclisi'nin etkili üyelerinden Solarz, Cumhurbaşkanı Turgut özal tarafından kabul edildi. Çankaya Köşkü'ndeki kabulde ABD Büyukelçıliği Maslahatguzarı Solarz, Turkiye'ye gelmeden önce Umman, Bahreyn, Kuveyt ve Suudi Arabistan'da temaslarda bulunduğunu belirterek bu tür sorunlar konusunda Cumhurbaşkanı özal'ın göruşlerini öğrenmek tstediğini söyledi. Akbulut yalnız kaldî~ Aşık Veysel Şenligi • ANKARA (AA) TBMM Başkanı Kaya Erdem, unlu halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu adma düzenlenen şenlik dolayısıyla Sıvas Valisi Bekir Aksoy'a bir mesaj gönderdi. Erdem, mesajında "ünlü halk ozanımız Aşık Veysel Şatıroğlu'nu en derin sevgi ve saygıyla amyorum. Engin bir vatan sevgisi içinde, insanlar arasında birlik, kardeşlik ve sevgi duygulannın hâkim olması yönünde, sözü ve sazıyla ışık tutan Aşık Veysel, milletimizin kalbinde daima yaşayacaktır" dedi. Geceki 70'ler sabah 2'ye düştü 60 milletvekili ile hareket eden Yıldınm Akbulut, dün yalnızdı. Hazırladıklan açıklama metnini okurken geceki 70'lerden sadece Keçeciler ve Çakıroğullan yanındaydı. özellikle ANAP kongresinin "demokratik olmadığından" söz ediyordu. Buna karşın kazanan tarafla kaybeden taraf arasında "kayda değer" bir fark olmadığım kaydeden Akbulut, kongrenin " h ü r iradenin tecellisine imkfin olmayan bir ortamda icda edildiğini" söylüyordu. Akbulut'un okuduğu metinde ayrıca "Partimize güç kaybettirecek olan bu durumu tasvip etmemiz mümkün degildir" deniyordu. Deklarasyonda hükümetin vaatleri sıralanarak sorunlann milletin arzusu yönünde çözume kavuşturulması gereği vurgulandıktan sonra tavır değişikliğinin nedeni, "Sorunlann çözüme kavuştunılma ümidi belirdiği bu günlerde hükümeti düşürme güç ve ısrannda olan arkadaşlarımız, bu meselelerin gerçekleşmesi ve çözume kavuşmasında herhangi bir gecikme ve aksamaya neden olmamak ve yuce milletimizin menfaatlerini her şeyin üstünde tutarak bu kararlanndan sarfınazar etmeyi uygun bulmuşlardır" şeklinde açıklanıyordu. (Fotograf: AA) Akbulut, dün sabah basın toplantısı için haarlahırlcen Konut'a sadece Çakıroğullan geldi. Açıklama metni hazırlanırken milletvekillerinden kimse gelmeyince, Mehmet Keçeciler ve Fecri Alpaslan çağnldı. Bu nedenle basın toplantısı 12.30 sıralannda başlayabildi. Akbulut, basın toplantısına başlarken l.S saatlik gecikmeden dolayı özür diledi ve toplantının saatinin 11.00 olarak duyurulduğundan haberi olmadığını söyledi. çük darbede, bir günde sönuverıyorlar. Daha önce yazdığımız gibi; gürültüden, patırtıdan sonra "kuzu kuzu güvenoyu veriyortardı." Akbulut'a yönelttiğimiz ikinci soru; yüce milletimizin menfaatlerini her şeyin üstünde tutarak tatilini yarıda kesip Marmaris'ten başkente gelen TÖ'nün, önceki gece kabul ettiği Kemal Akkaya ile Mehmet Yazar aracılığıyla "Güvenoyu vermezlerse şu olur bu olur" diye hafif tehdıt kokan mesajlar gönderdiğini içeren haberlerle ilgiliydi. Eski başbakanın "iki arkadaşının TÖ ile konuştuğundan haberi yoktu, ayrıca böyle bir mesaj gelmemişti." Akbulut, söylediği her sözcüğün altını çızerek "Böyle bir mesaj gelseydi, arkadaşlarda daha aksi bir tesir yapardı" dedi. Başbakan Mesut Bey, ret cephesi karara varmadan dokuz on saat önce "çok rahattı". Güvenoylamasına çok az milletvekilinin katlmayacagını söylerken, TÖ'nün ise Marmaristen özellikle bu olay ıçın gelmesıne karşın retçilere mesajlar göndermediği açıklanırken, Akbulut ve arkadaşlarını tersyüz olmaya, "yüce milletimizin menfaatleri için" acaba hangi maddi manevi güçler etkilemıştı? 73ten geriye kala kala "bir avuç retçi" kaldı. Sekiz yıldır ANAP'ta oynanan oyunlar bir kez daha yinelenmişti. Toplu direnışler, eylemler bir anda bireyselliğe donüşmüştü. Kısacası hükümetimiz dün ANAP usulü güvenoyu aldı. Alanı da vereni de kutlarız! AVUKATLARCV BASIN TOPLANTISI Iforgan gitti kavga bitmedi Genel kurulun toplanmasına az bir süre kala ANAP kulisi alışılmadık bir durağanlık içinde. Akbulut'un dağılmış 'ret cephesi' milletvekilleri sıkıntı içinde bir uçtan bir uca kulisi turluyor. Güvenoylaması bitiyor. Ancak kulislerden yansıyan görüntü, iktidar partisindeki kavganın yeni başladığını hissettiriyor. CANAN GEDİK ~ ANKARA Mesut Yılmaz, TBMM'ye gelirken, gergin ama güvenoyu alacağmdan emindi. Cumhurbaşkanı Özal önceki gun ANAP ıçerisindeki krize el atınca, Akbulut cephesi darmadağm olmuştu. Yılmaz, TBMM'ye kardeşı Turgut Yılmaz ve danışmanı M. Ali îrtemçelik ile birlikte geldi. Kuliste Safa Giray ile Ilhan Aküzüm'un arasında oturdu. Genel kurulun toplanmasına az bir sure kala ANAP kulisi, alışılmadık bir durağanlık içindeydi. Akbulut'un artık dağılmış "ret cephesi" milletvekilleri, sıkıntı içerisinde bir uçtan diğer uca kulisi turluyorlardı. Fecri Alpaslan, arkadaşlarının "beyaz oy" verilmesi karanm bir turlu benımseyemiyordu: "Dün herhalde kafalarına saksı falan düştü." Alpaslan Pehlivanlı, Burban Kara, Eyup Aşık, Mustafa Bozkurt, Mehmet Yaşar, hatta Cumhurbaşkanı Ozal ile bir gun once goruşme şansını elde etmiş Talat Zengin, inanmadıklan doğrultuda "beyaz oy" verme zorunda kalmalarının sıkıntısı içerisinde dolaşıp duruyorlardı. metin icraatına kabul diyemem." Eski Dışişleri Bakanı Ahmet Kurtcebe Alptemoçin yok. Bazı ANAP'lılar Altemoçin'in İtalya'da olduğunu öne surüyor, bazılan ise ABD'de tedavi görduğunu. Muzip bir ANAP'lı ekliyor: "Herhalde sinirleri bozulmuştur." Galip Demirel, gerçekten rahatsız olanlardan. Metin Gürdere'yi kimse bulamıyor. Bir soylentiye göre Tokat yaylalannda, bir başka söylentiye göre ise eski AP'li arkadaşlanyla muhabbette. Edip Uğur, Adil Erdem Beyazıt, Ali Şekir Ergin, Nuri Gökalp, Aycan Çakıroğullan ve Namık Kemal Zeybek ise "Ret vermemek için gelmeyenlerden. Mehmet Keçeciler de oyle. Akbulut'çular birer ikişer 'kabul' dedikçe, DYP Genel Başkanı Demirel'in yuzu gerıliyor. BAŞBAKAN'DAN 'KABUL' OYU Medis'teki güvenoylaması U U yapüıyor. Sıra Rize'ye geldiğinde Kaya Erdem, Başbakan Yılmaz'ın adını söylüyor. Yılmaz ayağa kalkıp, önünü ilik liyor ve eüni kaldınp 'kabul' diyor.(Fotograf: Rıza Ezer) Mustafa Uğur Ener, biraz daha farklıydı. Kendisini, " E n kötü hareket toplantıya girmemek olurdu. Ya girip ret vermemiz gerekirdi ya da kabul" diyerek rahatlatmaya çahşıyordu. Gozler kuliste Akbulut'u, Keçeciler'i, Aksu'yu aradı. Saat 15.00'e geldiğinde umut kesildi... Kaya Erdem genel kurul toplantısını açtığında, "ret cephesi"nin milletvekilleri, birer ikişer ağır adımlarla genel kurul salonuna yoneldiler. Akbulut'un belki de kendi iradesiyle hukumette gorev verdiği tek bayan Togay Gemalmaz'ın âdeta koşar adım salona girdiğini gorunce Talat Zengin dayanamadı: "Akbulut, 10 gündür aramış bulamamış. Bak şimdi güvenoyu vermek için nasıl da kosujor". Oltan Sunguriu, Cumhur Ersumer, Metin Balıbey birlikteler. Sıkıntı onların da yüzlerine oturmuş. Hüsnü Doğan, kuüsin bir ucunda kaygılı bir ifade ile sadece duşunüyor. Güneş Taner, Davidof purosunu tütturuyor, ANAP kulisi keyifsiz... Genel kurul salonunda oylamaya geçilince, kulistekiler, Talat Zengin dışında, yavaş yavaş genel kurul salonuna taşınıyor. Zengin, gazetecilerle otururken ekliyor: "Daha Malatya'ya çok var." tl sıralamasına göre ANAP'lılar oylarını kullanıyorlar. ANAP hukumetlerinin hepsine en gur ses tonuyla alkışlar arasında 'kabul' diyen ANAP'lıların sesleri, bu kez 'kısık' çıkıyor. Erdem bile 'kabul' sesini zaman zaman duymakta güçluk çektiği için, bazı ANAP'lılara Mesut Yılmaz teşekkur konuşmasını tamamlayıp kursüden ınerken, coşkulu alkışlar da gelmiyor ANAP sıralarından. yeniden oyunun rengini sorma Yılmaz, koruma polislerinin çemberi arasında kulise çıkıyor gereğini duyuyor: ve bir sigara daha yakıyor, Baş"Ret mi, kabul m ü ? " Sonra da cılız 'kabul' oyunu bakanlık Musteşan Sabahattin tekrarlayarak tutanağa ge Çakmakoğlu ile konuşuyor. çirtiyor. Guneş Taner, koruma çemMustafa Taşar, yine Mesut berini guçlukle yarıp Yılmaz'ın Yılmaz'ın yanında. Yılmaz te yanına ulaşabiliyor, elini uzatıp şekkür konuşmasını hazırlarken "tebriklerini sunması", YılTaşar, ANAP'lıların nasıl oy maz'dan soğuk bir "teşekkur kullandıklarının çeteresini ederim" yanıtı ile karşılık bututuyor. lunca, Taner hızlı adımlarla Akbulut, Başbakanlık Konu TBMM'yi terk ediyor. tu'nda. Abdulkadir Aksu ise yakın arkadaşlanyla birlikte bir Mesut Yılmaz hukumeti, evde, Diyarbakır teşkilatımn te ANAP'ın 13 eksiği ile 265 kalefonlanna cevap veriyor. Di bul ile güvenoyu aüyor. Akbuyarbakır teşkilatı, "Genel kuru lut'un olağanüstu kongre sonrala gidin, güvenoyu verin, poli sı 278 kabul ile güvenoyu aldığı tika b u " diyor. hatırlanıyor. Ancak kulislere yansıyan görüntü, iktidar parAksu'nun yanıtı sert: "Eğer sizin politika dediğiniz tisindeki kavganın bitmediğini, buysa, ben bu politikada yo belki de yeni başladığını hissetkum. Guvenmedigim bu hükü tiriyor. TBMM'DEKİ GÜVENOYLAMASEVDAN NOTLAR Demiral hukuku hiçe sayıyor tstanbul Haber Servisi Halkın Hukuk Burosu avukatlarından Fethi>e Pekşen'ın onceki gun gozaltına alınmasıyla ilgili olarak dun avukat arkadaşları, Istanbul Adliyesi'nde bir basın toplantısı düzenledi. Avukatlar adına konuşan Zerrin San, kendilerine Hukuk Fakultesi'ndeyken "savunma hakkının kutsallığı, hukukun üstünluğu ve yasaların bağla\ıcılığı" gibi konulann öğretildiğini belirterek, ancak Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral'ın butun bunlan hiçe saydığını belirtti. 13 haziran gunu Ankara DGM Savcısı'nın talimatıyla gozaltına alınan avukatlar Bedii Yarayıcı ve Murat Demir'e işkence yapıldığımn doktor raporlanyla sabit olduğunu savunan San, ayni işkenceleun Fethiye Pekşen'e de uygulanacağun öne surdu. Hedefin sadece 35 avukat olmadığım söyleyen Zerrin San, "Hedef hepimiz. Hedef, keyfiliğe, hukuk dışılığa, işkenceye sessiz kalmak, onu onaylamaktır. Tum bu uygulamaların sorumluları gorevden alınmalı, gozaltında bulunan avukat Fethiye Pekşen derhal serbest bırakılmalıdır" dedi. Pekşen'in çalıştığı Halkın Hukuk Burosu'ndan Bedii Arayıcı ve Murat Demir adlı avukatlar da yasa dışı örgüt üyesi olduklan savıyla çıkarıldıklan Ankara DGM tarafından bir süre once tutuklanmışlardı. Pekşen, tutuklanan gazeteci Deniz Teztel, Murat Demir ve Bedii Yarayıcı'nın da avukatıydı. 1 öğrenciye hapis • İSTANBUL (AA) Şişli'de geçen 1 mayısta molotof kokteyleriyle yakalanan ve yasadışı örgut uyesi olduklan gerekçesiyle haklarında dava açılan liseli l.Ç. (17) ve Y.S. (16) ile ilgili dava sonuçlandı. Bir sanık 2 yıl 4 ay hapse mahkum oldu. Istanbul 1 Numarah Devlet Guvenlik Mahkemesi'ndeki duruşmada, Kurtuluş Lisesi öğrencileri l.Ç. ve Y.S., son savunmalannı yaptılar. ÖZALDEMİREL DAVASI Halkevlerinden kapatmaya kınama • tstanbul Haber Servisi Halkevleri 1. Bölge Temsilciliği, dun yaptığı bir açıklamayla Kadıköy Halkevi'nin kapatılmasını kınadı. Bolge temsilcisi Dr. Huseyin Özkahraman tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kadıkoy | Halkevi'nin amaç dışı faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle valilik tarafından kapatılması protesto edilerek bu tur uygulamaların "ANAP iktidarının vazgeçilmez tutkusu" olduğu belirtildi. Açıklamada, TCK'nin 141., 142 ve 163. maddelerini kaldırarak demokrasiyi tam anlamıyla kurduğunu söyleyen iktidann, bu maddeleri Anti Terör Yasası'yla başka patentle daha da ağırlaştırarak yeniden yürürluğe koyduğu savunularak "lte bu yasayla kapatılan ilk dernek Kadıköy Halkevi oldu" denildi. Akbulut'un açıklamalan Demirere kanıt olacaî: ANKARA (Cumhuri)et Bürosu) Eski Başbakan Yıldınm Akbulut'un, ANAP kongresinden sonra yaptığı açıklama ve suçlamalar, DYP Genel Başkanı Suleyman Demirel tarafından, Cumhurbaşkam Turgut Özal'ın kendisi hakkında açtığı yarım milyarlık tazminat davasında "kanıt" olarak kullanılacak. Özal'ın kendisini "gaflet, dalalet ve hıyanet içinde. olmakla" suçlayan DYP lideri için açtığı tazminat davasına dun devam edildi. 23 Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dunku duruşmada, Özal'ın avukatı Bilgin Yazıcıoğlu tarafından mahkemeye verilen ve Topçu'nun dava dilekçelerine yanıt içeren dilekçesi okundu. Yazıcıoğlu, 28 mayıs tarihli bu dilekcesinde, DYP Genel Başkan Yardımcısı ve Demırel'in avukatı Yaşar Topçu'nun, Özal'ın verel seçimler oncesi seçimde gerekli desteği bulamaması halinde çekip gideceğini söylemesine karşın, daha sonra gitmediğini anımsatarak, kendisine "onursuz ve erdemsiz" diye hakaret ettığıni öne surdü. Avukat Topçu, bu dilekçeye ilışkin yanıtını onumuzdeki günlerde mahkemeye ileteceğini söyledi. Topçu'nun, Yazıcıoğlu'nun muvekkiline hakaret niteliği taşıyan dilekçelerinin kabul edilmeyerek, kendisine iade edilmesi yönündeki istemi de yargıç tarafından reddedildi. Topçu, ulkede eğer bir "siyasi eleştiri" kavramı bulunuyorsa, bunun herkes için geçerli olması gerektiğini de savunarak, Özal'ın Demirel için çok daha ağır hakaret içeren ifadeler kullandığını söyledi. Topçu, "Bunlar kendisine sorulduğunda 'siyasi eleştiri' demektedir" dedi. Topçu, eski Başbakan Akbulut'un kongre sonrası yaptığı açıklamalannda kendileri açısından çok onemli gelişmeler olduğunu belirtti. Topçu, Cumhuriyet'in sorusu üzerine, Akbulut'un bu acıklamalarını davaya kanıt olarak getireceklerini de söyledi. Topçu, Akbulut'un sözlerinin kendi savlarını doğruladığını ifade etti. uuiuşma, ileri birtarihe Dirakıldı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog