Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/2 OLAYLAR VE GORUŞLER lığımızde kopmalar yaratmakla suçlanıyorlar Arap abecesınden (alfabesınden) Latın abecesıne dönuş bıle, ulusal kımlığın yara alması dıye yorumlanabılıyor Özgun gıbı gözuken değışık çözumlemeler getırmenın çekıcılığı, aydınlanmızı etkılıyor ve bağıran gerçekler unutulabılıyor Bılımın var olmadığı bır ulkede, dınsel bağnazlıktan kurtulmadan bılım nasıl kurulacaktı1' Dın dışı eğıtım sıstemı gelıştırılmeden dınsel bağnazlıktan kurtulunabılır mıydı9 'Okumanın', Kuran okumayla eşanlamlı kabul edıldığı bır ulkede (Anadılı Turkçe olan msanlar arasında, Osmanlı yönetıcı sınıfımn ve gun görmuş eşrafm dışında Fuzulı Dıvanı'nı okuyup anlayamn bulunmadığını ıddıa etmek herhalde pek yanlış olmaz. ) Arap harflermden kurtulmadan dın dışı eğıtım nasıl kurulacaktı9 Osmanlı çökerken bugunku Turkiye Cumhurıyetı topraklarında yaşayıp Turkçe konuşanlar, elbette kendılerıne özgu sözlu bır yazmı (edebıyatı), notaya dökulmemış olsa da özgun yerel musıkılerı var edebılmış, malzemesının dayanıksızlığından dolayı yok olmaya mahkumsa da kullanım ve estetık değerı yuksek bır sıvıl mımanyı kurabılmış, geleneklerı, göreneklerı güçlu ınsanlardı Ancak bu ınsanlar ıçın 'vatan', doğup buyuduklerı 'yöre'den ötesı değıldı Göçler 'vatan' kavramını daha doğmadan parçalıyordu Ulaşımsızlık, kuş uçmaz kervan geçmez, uçsuz bucaksız doğa parçalarım, uzerınde yaşayanları ortak bır geçmışın anıları, ızlen ve sonuçlarıyla bırbınne kenetleyen 'vatan' toprağına dönuşmekten alıkoyuyordu Insanı ınsana, dunlen yarına, kuşakları kuşaklara bağlayan yazılı belgelerın bu ınsanlann yaşamında son derece küçük bır yer tutması, yazılı yazın urunlerının azlığı, felsefı ürünlerın, neredeyse, tümden yokluğu ortak kultürel bırıkımlerın oluşmasına ızın vermıyordu Herkes kendı yağıyla kavrulup gıdıyordu ışte. Sonunda, kendı hallerındekı bu ınsanlann tepesmdekı çatı çöktü.. Şımdı karşılannda ortak bır duşman, elınde sıİah 'gavur' asken vardı Kemalızmı yaratan, bıçağı kemığe dayandıran emperyahst ışgalın, Türklerın sönük, kapah, mütevekkıl ruhunda, sonunda tutuşturabıldığı karşı çıkma ateşıdır Kemalıstler ve onların büyük önderı, bu dınsel ateşten bılımsel temellere dayanan bır dunya, lâık bır devlet, bu bölük pörçuk, yorgun ve yaşlı halktan genç bır ulus yaratma seruverune atıldılar! Neredeyse başardılar. Türklerın yaşamına, 'nufus kâğıdım', 'yazıyı', 'demıryolunu' getırdıler Kadınlann yurttaş ve ınsan olduğunu Türkıye'nın gundemıne soktular Bılımın tohumlarını ektıler, sanatı soluklandırdılar Kurduklan devlete o gunlerın dunyasında onurlu bır yer açtılar Kemalıstlenn başansı, çağdaş bır toplumun karmaşık yapısında kendını hemen beÛı etmeyen temel taşlarındadır Gazı Mustafa Kemal Ataturk'un, Turkıye Cumhurıyetı'nı kurarken koyduğu temel ılkeler, her turlu ekonomık, toplumsal, külturel, ulusal açmaza çare, her tarıhsel dönemde geçerlılığını koruyan butunsel bır çözum olarak ne kendısı ne çalışma arkadaşları tarafmdan vazedılmıştır O nedenle, bellı tarıhsel koşulların var ettığı Kemalızmın bugun ıçın yeterlılığını ya da yetersızlığım öne surmek saçma, başardıklarını gozardı etmekse kolaydır Tıpkı Kemahstlenn, bugunku ınsanlarda pek görulmeyen değerlı nıtelıklenmn unutulmasının kolay olduğu gıbı.. Kemalıstler, yaşadıklan devıngen ve umutlu tanhsel ortamın coşkusuyla kuşanmış ulkücü (ıdealıst), ılkelı, çalışkan ınsanlardı Işbırlıkçı, fırsatçı, çıkarcı, emeğe saygısız, bu koyup beş alma meraklısı değıllerdı Bugun, önderlennı aşırı derecede ıdealıze ettıklerını duşünuyorsak, bu yaklaşımın yalmz onlara değıl, tüm devnmlenn manmış ızleyıcılenne (takıpçılerıne) özgu olduğunu hatırlamak zorundayız. Kemahstlerı safdılhkle suçlarken cumhuriyetin ılk yıllannda Doğu'da olup bıtenler hakkında sürdurduklerı sağırlığın ve dılsızlığın, ıletışım olanakları kıt, gerçekten 'sağır' bır ülkede yaşandığını, haberleşme ve ıletışım çağında, '80'lerde ulkemızde benımsenen 'otıt' ve 'şızoıt' tavnn yanında masum kaldığını görmek zorundayız Kıbrımıze dokunsa da kabul etmek zorundayız kı Kemahzmden önce ulusal kımhğırruz yoktu Ulusallaşma surecını neredeyse tamamlayabılmıştı Kemalıstler Atıhmlan neden kesıldı? II Dunya Savaşı sırasmda, öncesınde ve sonrasında dünyayı sarsan bunalımlann yansımasmdan mı? Belkı. Toplumsal adaletın sağlanamamasından mı 9 Belkı de 'ıçlerındekı' Osmanlıyı yetennce anndıramadıklanndan (tasfıye edemedıklerınden), lanetlı kalıtı tümüyle reddedemedıklerınden Ulu devlet ve ufacık bırey! Kımlık bunalımımızın çekırdeğı budur. Ufacık bırey! Bugün bizler, Türkıye Cumhuriyeti'nin yurttaşları ufacık bıreylikten ve yığıntı kitlesellikten kurtulamıyoruz Ulusal kımlığımızı yenıden oluşturacaksak kı buna zorunluyuzTürkıye Cumhunyetı'mn üstüne kurulduğu Osmanlı kalıntılarına değıl, cumhunyetm kuruculanmn coşkuyla ve bilinçle yerleştırdiklerı temel taşlarına dayanmak zorundayız Kemalıstlerı ve onların önderı bvJyük ınsanı saygıyla analım 6 TEMMUZ 1991 Y irik Kuşaşm Ardından Bugun bizler, Turkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşları ufacık bıreylikten ve yığıntı kitlesellikten kurtulamıyoruz. Ulusal kimliğimizi yeniden oluşturacaksak ki buna zorunluyuz Turkiye Cumhuriyeti'nin ustune kurulduğu Osmanlı kalıntılarına değil, cumhuriyetin kurucularının coşkuyla ve bilinçle yerleştirdikleri temel taşlarına dayanmak zorundayız. PENCERE En Büyük Hazinemiz Aklımızdır.. Bır SHP'h En lyısı, dedı, bızım Sayın Genel Başkanımızın cumhurbaşkanı olmasıdır Nıçın? Çunku cumhurbaşkanı olacak kışılıkte bır adam Nasıl? Ağırlığı var Yaaai Inönu cumhurbaşkanı olur, Baykal da başbakan, bu ış de bıter Eh, bır sıyasal partıde bu kadar sıvrı akıllı çıktı mı, gırgırın dıbı bulunur mu? Bır başka SHP'h de Baykalcılan ışletmek ıçın daha parlak bır fıkır ortaya atmış Gazetelerde okuduğuma göre bu SHP'h demış kı Hayır, Inonu cumhurbaşkanı olmaz Neden? Istemıyor, hevesı yok Valla mı? Valla ıstemıyor, "Çankaya'nın havası bana yaramaz, Koşk'te sıkılırım" dıyor Pekı, ne olacak? En lyısı, Inonu başbakan olsun, Baykal, cumhurbaşkanı Olmaz Nıçın? Baykal bu ış ıçın hafıf kalır Deme1 Dedım bır kez, Inönü'yu cumhurbaşkanı yapalım, başka çare yok Akıl hastanesının kapısında bır ozdeyış yazılı "En buyuk hazinemiz aklımızdır" • Kuramcılık baldan tatlıdır Duşun bır kez Elıne kalemı almış ıdeolojı turetıyor, teorıyı bıçıp dıkıyorsun dunyada bır sen varsın, bır de önundekı boş kâğıt1 Kışılığının hazzını, benlığının damağında duyuyorsun Eskıden hızlı MarksıstLemmst bu yolda 1000 okka murekkep harcamıştı Daha da harcayacaktı, ama, Gorbaçov ışı boğdu, bızımkı sosyal demokrat oldu Ama huylu huyundan vazgeçer mı? Eskı MarksıstLemmst artık, sosyal demokrat partıde babadan kalma oklarla kuramcılık talımı yapıyor SHP'ye altı ok fazla Kaç olsun? Hıç olmasın Canım bızım partı oksuz olmaz, hıç değılse beş tanesı kalsın Istemem Gel dordune razı ol Kır hepsını Uçe ne dersın? Bır tanesı bıle göz çıkarır Cumhurıyetçıhk? Gereksızdır Laıkhk? Lıızumsuzdur Devrımcılık? Kahrolsun Devletçılık? Modası geçmıştır Mılhyetçıhk? Şovenhktır Halkçıhk? Populızmdır Be kardeşım, senın SHP'de ışın ne? ANAP'a gırsen ya da kendıne yem bır partı kursan, daha doğru olmaz mı? Evet akıl hastanesının kapısında bır ozdeyış yazılı "En buyuk hazinemiz aklımızdır" "Kuvaycı" yaman adami Anadolu toprağına ayağını dayamış bu kışı, emperyalızmle savaşarak bağımsızlaşmış, Buyuk Mıllet Mechsı'm Ankara'da kurarken halkçıhk bıldınsını yazmış, kapıtulasyonları defterden sılıp yabancı şırketlerı kamulastınrken devletçı olmuş, padışahlığı yıkıp cumhurıyetçıhğı benımsemış, hılafetı kaldırırken laıklığı bellemış ummetçılığe karşı mıllıyetçılığı yeğlemış, sureklı değışımın devınımım devrımcılıkle uygulamış, sosyal devlet ılkesını ve sendıka haklarım 1961 Anayasasına geçırmış Şımdı bu adama ne dıyorsun Tarıhım çığne, geçmışını unut, benlığım defterden sıl, senı sen yapan kımhğını yok et1 lyı, ama kokunden kopardığın ağacın gövdesı nasıl gelışecek, dallar nasıl bereketlenecek? Yaprakları nasıl yeşerecek? Evet, akıl hastanesının kapısında bır ozdeyış yazılı "En büyuk hazinemiz aklımızdır" • Sıyasal görgusuzluk, korler çarşısında ayna satmayı polıtıka pazannda denemeye kalkışırsa ne olur? Çarşı gerçekten körlerden oluşuyorsa, kendı suretlerını hıçbır zaman göremeyeceklerı aynaları bezırgânın elınden satın almaya kalkışanlar elbet bulunacaktır, ama şaır ne demış ' Sen herkesı kor, âlemı sersem mı sanırsın? " Prof. Dr. ERENDİZ ATASÜ Geçenlerde rastlantıyla bulunduğum Eskışehır'de çok ılgınç bır panelı dınleme fırsatını yakaladım "2000'h Yıllarda Turk Kımlığı" Her bın alanında değer olan konuşmacüar bılgılendıncılığı ölçüsünde kışıyı duşünmeye 'kışkırtan' açıklamalarıyla dırdeyenlen (en azından benı) aydınlattılar, etkıledıler Doğrusu ya, hâlâ o gün ışıttıklerımı, öğrendıklerımı (yürekten katıldıklanm ve tumuyle karşı çıktıklarımla bırhkte) düşunuyorum. 2000'lerm öngünunde (arıfesınde) Turkıy<£ dekı bıreysel ve kıtlesel kımlık bunahmlan öylesıne şıddetlı kı gahba hepımız bılıncınde ya da değıl bu konuyla olağanın ustunde ılgılıyız Kımız, kım olmak ıstıyoruz, ıstedığımızın bedelı nedır? Sorulann gerılımıne daha fazla dayanamadım, sonunda, toplumsal ve tanhsel konularda kekelemeye yol açan, mutevazı 'fencı' kökenımın yarattığı çekıngenlığı bır yana koyarak kaJemımı elıme aldım Doğrusu, cumhunyetm 68 yıbnda cumhurıyetı savunan bır yazı yazacağım aklıma gelmezdı Ancak Türkıye'nın bdınmezlıklerle dolu toz duman ortanunda, netlıkler kolay kaybolabılıyor, fencılığımden olacak, terımlerde netlığın sıhnmesı benı çok rahatsız edıyor 2000'lere yaklaşırken yaşantımızda Kemalıst kuşakların yaşamda kalmış uyelerınden başka, 'Kemalıst' sözcuğünün tam karşıhğı yoktur. Yanhş kullanımın yarattığı bulanıklıkta uğradıklan suçlamalar, Kemalıstlerın kemıklermı sızlatmaktadır Kavram kargaşasım önlemek ıçın gehn yem terunler turetelım 'Neokemalıst', 'Psödokemalıst' gıbı Ve 'Kemalıst'ın geçmışe aıt bır fıgur olduğunu bılelım Bireyi hiçe sayarak Ne olduğu belırsızleşen başka bır terım, "Osmanlı kultur mırası" Şanlı ımparatorluk geçmışımızden Turkiye Cumhunyetı'ne kalanlara, coşkuya (heyecana) kapılmadan bakalım.. Başyapıtlarmı camılerde, saraylarda yaratmış, sıvıl yapıları önemsemeyen bır mımarı, dıvan edebıyatı, dınsel ve dındışı musıkı, hat ve mmyatür sanatı, kurumlannın guçlulüğünu, bıreyı hıçe sayarak sağlayan baskıcı devlet anlayışı, kısa aralarla sureklı savaş durumumun ve bu durumun sonucu zorunlu göçlerm kıtlelerın bılıncınde ve bılınçaltında yarattığı tüm olumsuzluklar Kötu bır tarım, sıfır noktasında sanayı, zayıf tıcaret, okumayazma oranmı sıfıra yakın tutan maarıf, henuz doğmamış bılım ve bılımsel duşunce; Hırıstıyanlara ve Musevüere göstenlen hoşgöruyü tslamıyetın Sünnılık dışındakı kollarından esırgeyen sekter dıncı katılık Bu kabttan (mırastan) bıreyı ve toplumu en fazla etkıleyen ne Dede Efendı'nın soylu ezgılen, ne Sınan'ın görkemlı kubbelendır Keşke öyle olsaydı Osmanlıdan Turkiye Cumhunyetı'ne ve onun yurttaşlarına kalan lanetlı kalıt, amacı ve ışlevı yalnızca kendı süreklılığının sağlanması ıle özdeş, Tanrı'nın yeryuzündekı gölgesme benzeyen, 'hıkmetınden sual olunmaz' devlet anlayışı ve bu 'soyut' devletın somut yaşamdakı bıreyı salgın, afet, eşkıya karşısında bır başına bırâkan boşluğunun kıtle bılıncınde ve bılınçaltında yarattığı korku ve guvensızlıktır öraeğın, 'Kemalıst' sözcuğu Bakın Türk Dıl Kurumu Sözluğu nasıl tanımlıyor Kemalızmı "Atatürk'ün açtığı devrım ve kalkınma yolu" Aynı sözlük 'Kemalıst' ıçm, "Bu yolda yürümenın gerekhlığme ınanan" tanımını verıyor Her ıkı tanım da cumhuriyetin kuruluşu ıle ılgılı zamansal bır çağrışım, 'devrım' ve 'kalkınma' gıbı devıngen kavramlar ve sınırlandınlmamış 'yol' ımgesının sonsuz olasılıklannı ıçerıyor Bu bağlamda 'Kemalıst' sözcüğü bugunün Turkıyesı'nde gemş bır kesımı kaplayan bır tutumun adı olabılır ancak Teokratık duzene ve hanedan yönetımıne karşı çıkmanın Oysa sıyasal jargonumuzda, 'Kemalıst' sözcüğune bambaşka çağnşımlar yüklüyoruz, dar göruşlu, ulusçuluk anlayışı şoven, yaşamın devıngenhğınden habersız, tuBugün çeşıtlı aydın çevrelerde Kemalıstler, tucu bır dınazor Osmanlı kultür kalıtını reddederek ulusal kım Bir Karmaşa Dönemi Başlarken... Neymış, Erdal Inönu Cumhurbaşkanı olmalıymış' Denız Baykal da SHP Genel Başkanı ve Başbakan! Ilk genel seçımde ortaya ıkı sandık konacakmış Bırı cumhurbaşkanlığı içın bırı mılletvekıllığı ıçın Erdal Bey, Çankaya adayı olarak ılerı sürulecekmış SHP'de meydan Baykal ve arkadaşlarına kalacakmış! Istanbul SHP II Kongresı acayıp bır karmaşayia sonuçlandı 'Kutsal Antlaşma' yapan dört ayrı grup sabahlara kadar süren pazarlıklardan çekışmelerden, tartışmalardan sonra Ercan Karakaş'ı on dört oy farkla alaşağı ettıler Kurultay delegelıklerını de dort beş grubun ısteklerıne göre ayarladılar Temmuz ayı sonunda Ankara'da toplanacak Kurultay böylece ılgınç bır anlam kazanmış oldu 'Ikıncı Genel Merkez' yanlılarına yem bır umut ışığı doğdu Hesaplar yapılıyor, Inonucu Genel Merkez yanlıları mı kurultayda daha ağır basacak yoksa Baykal ve onunla ışbırlığı eden grupcuklar mı? Tahmınler, gızlı açık kapılar ardında yapılan hesaplar Yem sol, eskı sol, yemlıkçılık, yenıleştırmecılık, falancılık, fılancılık1 Genel seçımlerın yaklaşması çıkar hesaplarım yenıden duzenlemek gereksemesını yarattı öyle ya, TBMM 600'e çıkıyor Bır mılletvekıllığı sandalyesı kaptın mı, ayda on beşyırmı bır ıkı yıl sonra otuz mılyonluk aylık bır gelıre kavuşuyorsun Ha o gruptan, ha bu gruptan olman farketmez, sorun bır yerden seçılmeyı sağlama almak! Hep söylerım, yazarım Mılletvekıllığı bır kazanç kaynağı olmamalı Parlamento uyelerıne ancak oturum başına bellı bır ödeme yapılmalı Mılletvekıllığı buyuk bır kazanç kaynağı olduğu surece açıkgozler, çıkar hesaplarım her şeyın ustunde gorenler arılar gıbı uşuşecekler partılerın başına Sen ordan ben burdan' Geçmış yıllarda da görmedık mı? Buyuk kentlerde özellıkle büyük ılçelerın başkanları kendı aralarında anlaşıp lıste başlanna oturmanın yolunu bulmuşlardır Ben doğrusu ya butün uyelerın katılacağı bır ön seçımden yanaydım Ama 87'de bunun da ters ışledığını gördum Kım daha çok uye yazmışsa, daha çok 'askere' sahıp oluyor Dolayısıyla da lıstenın başına oturmanın yolunu buluyor Partı uyelerı bellı bır sıyasal eğrtımden geçınlmedıklerı ıçın kolayiıkla şunun bunun askerı oluyorlar Butun uyelerın katıldığı bır on seçımın de yararlı sonuç vermedığını 87'de gordük O zaman, önseçım delegelerıyle bu ışı başarmak gerekıyor Tipkı eskı 'ıkıncı seçmenler'de olduğu gıbı Partılerdekı ıç çekışmeyı, halkın yararına olmayan bır kargaşayı önlemenın tek yolu, parlamento uyelerıne bellı bır aylık, hem de oldukça yüksek bır aylık vermemektır Yol paraları, otel ucretlerı ve katıldıkları oturum başına bellı bır ödenek Hepsı bu> Isteyen gelır halka hızmet ıçın ulkenın yarannı sağlamak ıçın aday olur, mılletvekılı seçılır Bır kez mılletvekıllığı bol kazançlı bır meslek olmaktan çıkar Işte o zaman sız görun yararlı çalışmayıi Önumüzdekı genel seçımde ne kadar ışlevsız, gereksız, yararsız, ne kadar kolay köşeyı dönme becerısını göstermış varsa, partılerden aday o'up seçılebılmek yarışına gırecektır Yainız SHP ıçın demıyorum bunu, butun partılerde durum aynıdır TBMM'yı ıster 400, ıster 600, ıster bın kışıden oluşturun, durum degışmez' işın özü budur, mılletvekıllığını ışe yaramaz kışılenn çıkar kapısı olmaktan kurtarmadan bu toplumda gerçek bır parlamento kurulamaz Bu sözler, pek çok heveslının hoşuna grtmeyecek, bılıyorum Ama bızım ışımız halk yararına olan doğruları soylemek, yazmak SHP'ye gelınce Inonü'nün guvenılır kışılığıyie halkın umudu olan bır partıdır bu "Inönu çekılsın, Baykal gelsın, bırlıktelık kurulsun" yavelerıyle SHP ne ıktıdar olabılır, hatta ne de ana muhalefet! Olsa olsa Baykal takımına kazançlı yollar açıhr Hem, anlamakgüç, nıye Inönü çekılsın de Baykal partının başına geçsın' Gırer kurultayda yapılacak oylamaya, başkanhğa bır kez daha aday olur, gucü varsa, seçılır Inonu'ye 'Sen çekıl, ben geleyım' dıye baskılar yapmak yaptırmak hem ayıptır hem de çok çırkındır Hem Inönu dıyelım kendılığınden bır kenara çekıldı Baykal'dan başka ınsan mı yok SHP'de Genel Başkan olabılecek"? Koskoca partıde meydan yainız Baykal'a ya da Cem'e mı kalacak? Adlarını tek tek sayabıleceğım daha nıce değerlı polrtıkacı var bu partıde Yaz ayları, ANAP ve SHP'nın ıçıne yuvarlandığı yenı bır karmaşa ıle geçeceğe benzıyor Hele bır de genel seçım ufukta görüldu mu, görun sız en başta SHP'de ve ötekı partılerdekı ıtılıp kakışmaları OKTAYAKBAL EVET/HAYIR Siyasal Özgürlüğün Bîlinısel Felsefesî herhalde ahmaklığın en yanılmaz ışaretı olmaktadır Zıra bır toplumun davranışlannı kesın olarak öngörebümek ıçın tüm bıreylerı fızyolojık açıdan tam tanımak, her bınnın geçmış deneyımler cumlesını, bu deneyımlerın nasıl algüanıp proses edıldığını bümek ve bıreyın, tüm bunlann sonucu olarak bır sonrakı sosyal deneyımındekı tepkısını önkestırebılmek ve tüm bıreylerın bu karşılıklı etkıleşım ıçerısındekı muhtemel P r o f . D r . V U R A L A L T I N Boğaziçi Üniversitesi tepkılennın toplam sonuçlanna varabilmek Mühendislik Fakultesi . . . . . gerekır Kısacası "ölme eşeğım ölme, yaz gehnce yonca yersın'" Bu nedenledır kı "Aya Büımler, zorluklan değıl, fakat ılgılendık nusu edılen bır olayla ılgılı olarak ancak ve ınsan gönderebılen bır toplum ışsızlık solen olaylann karmaşıklığı açısından, basıt ancak farklı olasılıklarla, farklı doğruluk rununu, ıstese çözemez m ı 9 " türünden soten karmaşıklığa (komplekse) doğru bır sı paylan taşıyan önenler sunulabılır Burada rulann yanıtları kolaylaşmaktadır Hayır, ralamaya tabı tutulacak olursa, önce hemen bır başka önemlı nokta, yukanda sözu edı kalıcı bır çözüm bulunmayabılır Çunkü aya tüm sonuçlann, deneylere konu edılmeksı len deneyde, elektronun hangı yanktan geç insan gondermek, işsizlik sorununu çozzın bazı varsayımlara (hıpotezlere) dayan tığını kesınlıkle saptama yönündekı başa mekten çok daha kolaydır! dınlarak ve "a p n o n " olarak elde edıldığı nlı bır çabanın, Heısenberg'ın belırsızlık kuBu durumda toplumsal gerçek ya da doğmatematık ve mantık gıbı saf bıhmler ge ralına göre yarıklardan öbüninü kapatmak ru olarak sunulabılecek hıçbır önerı olup hr Bır üst karmaşıklık düzeyınde ıse fızık, anlamına geleceğıdır Bır başka anlatımla, olamayacagı sorulabılır öncelıkle, tıpkı fıdoğa ıle doğrudan ılgılenmeye başlar ve bır elektronun bu yanklardan sağdakınden mı, ana uğraş konusu, maddenın çekırdek ve yoksa soldakınden mı geçtığını tespıt etmeye zıktekı mıkroskopık elektron ıle günlük yabunu ıçeren atom gıbı bırımlerının yapısı çalışmak, elektronu yanklardan bınnden şamdakı makroskopık tup sıstemlennın dır Atom çekırdeğı ve bunu oluşturan ta geçmeye zorlayarak sonucu etkıleyecektır davranışlan arasındakı görunürdekı (zahırı) farklılık gıbı, psıkolojıde bıreyden, sosnecıklenn ıç yapıları henuz tümuyle anlaşümamış olduğu gıbı hıdrojen dışında en Yanı sıstemle ılgili kesın bilgı edinme ugra yolojıde topluma geçerken, ıncelenen topbasıt atomlann dahı tam matematık model şı, sistemı değıstirir. Deneyın yapıldığı ko lumsal olaylarla ılgıh olasılık dağüımlannın, lerının tam çözumlerı ele geçırılememekte şulların bu tur etkılerının ötesıne geçebıl muhtemel sonuçlardan bazılan üzennde yodır Dolayısıyla en basıt görünen yapılann mek ve elektronun sağ veya sol yanktan geç ğunlaşması ve ıstatıstık ortalamalann bu^yanlaşılmasmda dahı, ancak bazı varsayım me olasılıklannın doğru olarak tespıtı ıçm sel sapmalan törpülemesı nedenıyle doğrular altında ve basıtleştınlmış modellerle, ger bu deneyın pek çok kez yapüması gereklı lara yakın duşmek mumkun olabılır Bu çeğın ta kendısı olmayan, fakat gerçeğe ye dır Bu da, ya aynı kışının bu deneyı çok sa dogrulara en yakın istatisük ortalamalann tennce yakın ve güçlu sonuçlar elde edıle yıda tekrarlaması ya da çok sayıda ınsanın temini ise toplumda her konuda en ust dubılmektedır Fınkte bır temel parçaak olan aynı deneyı paralel olarak yapıyor olmasıyla zeyde kaülımın sağlanması vla mumkundur. elektronun, doğanın alışılmadık çalışma mümkündür Yani bu deneyin sonucu Ue U Bu noktada akla gelen, tum toplumun katarzından kaynaklanan ve çok basıt görü gtti sağhkh bir tespıtte bulunabılmek ıçın ge tılımıyla bır sosyal önennın geçerulığını benen bır çerçevede Thomson deneyı ıle ka nış bir katılım gereklıdır. Sonuçta, örneğın hrlemek ıçın sureklı deneyler yapıhyor olnıtlanan ılgınç bır davranışı vardır Şöyle kı, deney 100 kere yapılmış ve elektronun, bu masımn, kaynaklann ısrafı anlamına gelıp uzerınde bırbınne yakın ıkı yank bulunan deneylerden 60'mda sağ, 40'ında sol yank gehneyeceğı sorusudur (Demokrasıye yöbır levhaya herhangı bır hi/'a yöneltılen tan geçtığı tespıt edılmışse, problem bır ola neltılen eleştırüerden bınsı, yavaş ve dolaelektronun davranışı, başlangıç koşullannuı sıhklar (ıhtımaller) hesabı olarak, elektro yısıyla lüks bır sıstem oluşudur) Tam tersıvenlmesı durumunda, geleceğın tumüyle bı nun <% 60 olasdıkla sağ yanktan, "!t 40 ola ne, burada olabüdığınce geniş kaülımın hnebıleceğı ve söz konusu koşulların değış sılıkla da sol yanktan geçeceğı şeklınde so amacı, ginşım oncesı duşunce deneylenni tınlmesı ya da uygun duruma konmasıyla, nuçlandınlmış demektır Pekı bu olasılık arttırmak ve bulunulacak gınşımlenn ısaher şeyın denetlenebıleceğı savını ıçeren de lan neden bdmek ıstenz 9 Gayet basıt Eğer bet oranım yuksdterek tersı dunımda bu gitermınızme yol acmış olan Nevrton kanun yanktan geçıp gelecek olan elektron değıl rişimlerin ısabetsızliginden dogacak kaynak lanna uymamaktadır de bır altın sıkke ıse, avucumuzu "ln 60 ola israfından kaçınabılmektir. Burada hatırda silıklı sağ yarığa koymak, yok eğer bır toz tutulması gereken bır husus, yıne fızıktekı Bu davranış, dunyamızın ve dolayısıyla parçası ıse gözümüzu bu yanktan sakınmak behrsızhk dkesıne benzer bıçımde, toplumınsanın güneş sıstemındekı merkezüığını yı ıçnı' Deneyı hıç yapmayıp her ıkı yarığa sal bu~ olgunun ıncelenme çabası ya da bu kan Kopemık modelı ıle yıne ınsanın kut bakmamak da bır secenektır, ama bu du çaba ıle varılan sonucun, o olayın nıtelığısallığına ve evrendekı ayncalığına gölge du rumda da gözümüze toz kaçmaması güven nı etkıleyebüdığı ve hatta değıştırebıldığıdır şüren Danvınızm'den sonra ve bunlar ka cesıne karşılık, altın sıkkeye kavuşmak ola Toplumsal olaylarla ılgılı onenler, kendi dar önemü olarak, sosyal felsefe açısından sılığından da yoksun kalmaktayızdır (Türk kendilerini gerçekleşüren kehanetler olabilyaygın, yoğun ve etkın yorumlara konu ol ıye'nın durumuna ne kadar uyduğu takdır diği gibı, tam tersıne geçerüliklerini azaltamuştur Bu deneyde levhanın arka tarafına lennızındır') Sıstem de ne sıstem; ıkı yank bilmektedırler de. geçmış olduğu tespıt edüen elektron ıçın, bır ve bır elektron! Ancak mıkroskopık olayöraeğın altın fıyatlannın artacağı yönünNasreddın Hoca fıkrasında olduğu gıbı, bı larla ılgıh bu durum makroskopık, yanı dekı bu öngörü, altına hücumla sonuçlarısı "Bu elektron sağdakı yarıktan günluk yaşamda karşılaşılan büyuk ölçeklı narak kendı kendnıı gerçekleştırebdmektegeçmıştır" dese "Hakhsın", bır başkası sıstemlerde, olasüık dağıhmlannın muhte dor Ya da toplumsal bır önennın doğruluk "Soldakı yarıktan geçmıştır" dese yıne mel sonuçlardan bazılan üzennde yoğun derecesını saptamak ıçın yapılan bır anket, "Hakhsın", bır uçüncusu "Nasıl olur 9 tkı laşması nedenıyle, neredeyse kesın yanıt ve bıreylenn davranışlannı rasyonel göstermesı de hakhysa elektron her ıkı yanktan da çözumler elde etmeye müsaıt bır duruma len çabası sonucu yanlış yanıtlar alabıldığı geçmış demektır" dese "Sen de haklısm" dı dönuşmektedır Yanı, öraeğın uzennde ıkı gıbı, yanıtlar doğru verılse dahı bıreyler yebdır ve sız de hâlâ haklı olabüırsınız Zı pencere bulunan bır duvara fırlattığınız bır bundan sonrasun rasyonalleştırebılmek ıçuı ra bır elektronu, üzennde ıkı yank bulunan topun, nasıl fırlattığınıza bağb olarak, hangı bu anket sonrası davranışlannı ya da eğıbır levhaya doğru göndenp, aynı elektronu pencereden geçeceğı konusunda pek kuşku hmlennı değıştırme karan alarak anketın levhanın öbür tarafında tespıt etsenız da yoktur Ancak bu topun ızledığı ızlek (pa vardığı sonuçlan geçersız kılabılmektedır hı, elektronun bu yarıklardan hangısınden tıka), tnlyonlarca elektronu banndıran tnl Aldınız mı şımdı başınıza belayı1 geçtığı sorusu adıl bır soru olmamakta, ke yonlarca atomun davranışlannın bır ortaBu yüzden de toplumla flgüı onerilenn bisın olarak yanıtlanamamakta ve ancak top lamasıdır da ondan' Bu olayda gemş bır kalamı Vo 100 olan beurh olasılıklarla, bır ya tılım zaten vardır ve sonucu da, eğer sağ reysel açıdan benimsenebılmesı, ancak ve da öbür yanktan geçmış olabıleceğı türün pencereye fırlattıysanız, % lOO'e yakın bır ancak, yapılan etutler zinciriyle varılan ve den bır yanıta elvermektedır Bu, en basıt olasüıkla bu pencereden geçeceğı şekhnde gerçeğin ta kendisı olamayan noktadan, onennİD kendisıne bır ınanç payıyla sıçrakuantum mekanıksel örnekte dahı belırledır Bu durumda dahı hâlâ topun sol pen mak surenyle mumkundur. Dolayısıyla nebılen, ılgı konusu değışkenlenn kesın değerlerı olmayıp, bu değışkenlerle ılgılı ola cereden geçmesı, hatta pencereye ısabet et doğruluğu savunulan herhangi bır sosyal sılık dağılımlandır ve bu olayla ügüı gercek meyıp, duvarda da hıçbır hasar yaratmadan onen, her ne kadar yoğun araştırmalarla ler probabılıstıktır Muhtemelen de genel duvarın öbür tarafına geçmesı olasılığı da desteklenırse desteklensin, yine de bir inanç olarak gerçeklerın doğası probabılıstık ol vardır, ama bu olasılık sıfıra yakındır (Za payı taşımaktadır. Bu nedenle de söze baş1 duğundan dolayı, uzennde uğraştığunız so ten aksı halde kımse futbol oynayamazdı ) larken "kanımca" demek ya da sözu rulara kesın yanıtlar bulabılmek, saf ve ke Sonuç olarak, en basit fiziksel sistemler için "ınanıyorum" dıye bağlamak yennde olur sın doğrular elde etmek olanaksıza yakın dahi sagsol, ıyıkotu, doğnıyanlış turun kanısındayım Doğruya en yakın sonuçladen kesın dualistık aynmJar yapabilmek her ra varabilmenin asgan koşulu ise yapılacak dır zaman kolajlıkla mumkun olmadığı gibı ge ankete herkesin serbestçe yanıt verebilmeBu olanaksızlığm nedenı, saf ve kesın nış bır katılım olmaksızın da asla mumkun si, yanı en azından duşun aşamasında sınırsız ozgurluktur. Eylem suç oğelen taşıyabidoğrulan elde etmerun zorluğundan değıl, degüdir. fakat böyle, platonık ıdealler türünden doğEn basıt olaylar karşısında dahı kesın ya lir, ancak duşunce asla!.. nılann varolmayışından, gerçeklenn doğa nıtlar bulamazken, en bılge ınsanın dahı bıltşte bu nedenlerle sağlıklı, anlaşdabılır bır sının probabılıstık olmasından dolayıdır gısınden kuşku duyması gerekırken, kesın toplumsal yapının oluşabilmesi ıçın sıyasi özetle, bılımsel bır yaklaşımla ınceleme ko öngörülerı savunan hararetlı tartışmalar, liberalizm bilimsel bır zorunluluktur. Doğruya en yakın sonuçlara varabilmenin asgari koşulu, yapılacak ankete herkesin serbestçe yanıt verebilmesi, yani en azından duşunce aşamasında sınırsız özjgurluktur. Eylem, suç öğeleri taşıyabilir, ancak duşunce asla! Işte bu nedenlerle sağlıklı ve toplumsal yapının oluşabilmesi için siyasal liberalızm bilimsel bir zorunluluktur. * 6 TEMMUZ 1991 CUMUTESI ! U T 10 00frOLMSISINEMASI « N K İ U 7 HMMUZ 1»»1 HZM SMT 14 00 SELIM SIRRI T««C«N SPOR SftLONU U I U U SOŞYALİST PARTI 2. BÜYÜK KONGRESİ KONGRE ENTERNAŞYONAL ŞENLİĞİ Afrıka dan Dans ve Muzık GAINDf Modou Seck ve Grubu Latın Amerıka dan NAHUEL TOPLULUGU Yunanıstan dan GRUP ANATOLİ * RUHİ SU DOSTLAR KOROSU * İLHAN İREM * MUSA EROĞLU ZAZACA KVE HASRET GÜLTEKİN DAM SIARI !ff SAMAH * SİLOPİ'DEN 3 HALK OZANI Davetıyeler Golbaşı Sıneması Ankara gışesınden ve SOŞYALİST PARTI Genel Merkezınden temın edılebılır Mıthatpaşa Cad No 10 8 S hhıye Ankara Tel 135 2^ 0" 134 33 86
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog