Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

25 TEMMUZ 1991 DIŞ HABERLER CUMHURİYET/P BM Genel Sekreteri Cuellar'ın ikiyardımcısı dün Ankara'da temaslara başladı Dörtlü zirve pazarlık masasmda Talabani Diyarbakır'da • Haber Merkezi Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) lideri Celal Talabani, dün Diyarbakır'a geldi. Beraberinde 100 kadar silahlı peşmerge bulunduğu halde 16.00 sıralarında karayolu ile Zaho'dan Habur sınır kapısına gelen Talabani, Suriye pasaportu ile Türkiye'ye giriş yaptı. "Türkiye'ye neden geldiniz?" sorusuna, "Rahatsızım, tedavi olacağım" yanıtını veren Talabani, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu ile bugün bir görüşme yapacağını belirterek Diyarbakır'a gitti. Talabani'nin geldiği saatlerde Cumhurbaşkanı Turgut Özal da Diyarbakır'da bulunmasına karşın bir görüşme gerçekleşmedi. Geceyi Diyarbakır'da geçiren Talabani'nin bugün Kozakçıoğlu ile görüştükten sonra yarın Ankara üzerinden İstanbul'a gideceği öğrenildi. Kozakçıoğlu, görüşme talebinin Talabani'den geldiğini söyledi. Talabani, Türkiye'ye 3. kez geliyor. Bu arada tngiltere Başbakanı John Major'un da önümüzdeki hafta Talabani ile görüşeceği kaydedildi. Kıbrıs için dörtlü zirve önerisine yönelik ilk hazırlıklar dün Ankara'da başladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Ataman, hazırlıkların çözüm çerçevesine giren sekiz konu üzerinde tarafların görüşlerinin yakınlaştırılmasını amaçlayacağım söyledi. ABD'nin Ankara Büyukelçisi Abramovvitz, ülkesinin dörtlü toplantıya desteğinin sürdüğünü bildirdi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Kıbns konusunda dörtlü zirve önerisi iki ay süreyle pazarlık masasına yatırılıyor. BM Genel Sekreteri'nin yardımcıları Oscar Camillion ve Gustave Feissel, dörtlü zirvede ele alınması hedeflenen sekiz konuda yoğunlaşacak "Kıbrıs turlan"nı dün Ankara'da başlattılar. Dışişleri Bakanlığı, hazırlıkların bu sekiz konu üzerinde tarafların görüşlerinin yakınlaştınlmasını amaçlayacağım bildirdi. ABD nin dörtlü zirve konusundaki "destekleyici" tutumunda bir değişiklik olmadığını belirten Büyükelçi Morton Abramowitz ise "Bu öneri, değerlendirilmesi gereken gerçek bir fırsattır" dedi. Cumhurbaşkanı özal'ın ortaya attığı ve BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar ile ABD Başkanı George Bush'un desteğini kazanan, ancak RumYunan ta1 rafının "olumsuz" yaklaştığı dörtlü zirve önerisi, Ankara ile Atina'nın etkin rol oynayacağı bir pazarlığa konu oluşturacak. Genel Sekreter'in yardımcıları Camillion ve Feissel dün gün boyunca Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yaptıklan gorüşmelerde, Kıbrıs'ta sorunun çözümü için sekiz maddeli bir çerçeve anlaşması üzerinde durdular. Geçen yıl ortasında başlayan ve sekiz ay süren temaslarda, Turk tarafı Genel Sekreterliğe söz konusu maddeler konusundaki tüm goruşlerini ayrıntılarıyla aktardığı için dünku goruşmeler daha çok RumYunan tarafının ikna yolları üzerinde yoğunlaştı. Turkiye, Atina'nuı toprak ve göçmenler konusunda bazı ödunler isteyerek bu iki maddeyi sekizli çerçevenin dışına çıkarma girişimine karşı tutumunu yine ledi. Yetkililer, bu konularda esnek ve yapıcı bir girişimde bulunabileceğini, ancak bunun amaç ve ilkeler, anayasa gibi çok belirleyici maddelere sahip olan çerçeve anlaşmasının bütünlüğü içinde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladılar. Camijlion ve Feissel sırasıyla Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Özdem Sanberk, müsteşar yardımcısı, yeni Atina Büyukelçisi Hiiseyin Çelem ve lkili Siyasi Işler Genel Müdüru Korkmaz Haktamr'la yaptıkları temaslarda, Türkiye'nin goruşlerini son haliyle dinlediler. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de Camillion ve Feissel'ın Ankara'dan sonra gideceği Atina ve Kıbrıs Rum yönetiminden söz konusu sekiz madde konusundaki yaklaşımları net biçimde öğrenmeleri gerektiğini vurgulayarak ikinci turda yapıcı adımlar atılabilmesi için Rum tezlerinin net biçimde bilinmesi gerektiğini belirttiler. Bu sabah Dışişleri Bakanı Safa Giray tarafından kabul edilecek olan iki BM yetkilisi, yarın Ankara'dan ayrılacak. Atina'da 2728 temmuz günlerinde aynı çerçevede görüşmeler yaptıktan sonra Kıbns'a geçecek olan Camillion ve Feissel ikinci tur için ağustos ayının ortasına doğru tekrar Türkiye'ye gelecekler. Dışişleri'nin açıklaması Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Ferhat Ataman, "dörtlü zirve" konusundaki soruları yanıtlarken Kıbrıs konusunda iyi hazırlanmış bir dörtlü toplantı için geniş destek bulunduğunu belirterek şöyle dedi: "Kıbrıs Turk tarafı bilindiği gibi bir çözüm çerçevesinin şekillenmesi için uzun süredir ciddi ve samimi bir çaba içinde bulunmaktadır. Bu çabaların olumlu bir sonuca varabilmesi için Kıbns Rum tarafının, çözüm çerçevesini oluşluran sekiz ana konunun tümü üzerinde hangi noktada bulunduğunun ve uzlaşmaya dayalı bir anlaşmaya katkıda bulunmaya gerçekten niyetli olup olmadığının görülmesine ihtiyaç bulunraaktadır." Son günlerde Yunanistan'da ve Kıbrıs Rum kesiminde yapılan çeşitli açıklamaların olumlu bir yaklaşımı yansıtmadığına da dikkat çeken Ataman, "Bu açıklamaiarda, siyasi açıdan eşit iki toplum gerçeğinden kaçınılmaya çalışüdığı gözlenmektedir" dedi. Ataman ayrıca Rum tara Yunanistan'a Gorbaçov'dan destek STELYO BERBERAKİS ATİNA Yunarüstan hükumeti, ABD Baş1 kanı George Bush'un da desteklediği Turkiye nin Kıbrıs için "dörtlü doruk toplantısı" önerisini "tartışmaya açık" bırakmakta ısrar ediyor. Ana muhalefet sosyalist PASOK lideri Andreas Papandreu ise Yunanistan Başbakanı Konstantin Mitsotakis'in "özünde" dörtlü doruk toplantısını kabul ettiğini one sürdü ve Atina ile Lefkoşa Rum kesimi arasında ilk kez bir çatlak meydana geldiğini belirtti. Ancak sözcu Viron Polidoras, Papandreu'nun bu açıklamalannı "asılsız" olarak niteledi. SSCB başkenti Moskova'yı ziyaret etmekte olan Mitsotakis, SSCB lideri Mihail Gorbaçov ile görüştükten sonra, SSCB'nin Kıbrıs sorununun çözümu için uluslararası bir konferansın duzenlenmesi ile ilgili Yunan ve Rum görüşlerine yakın olan öneriden yana olduğunu belirtti. Mitsotakis bu konuda gazetecilerle konuşurken şöyle dedi: "SSCB uluslararası bir konferansı destekli>or. ABD Başkanı Bush, dörtlü doruk toplantısını destekliyor. Yunanistan, kendisine destek aramak için her bir >öne başvurmaktadır. Bu desteği buldugu zaman da memnun olmaktadır." Mitsotakis "dörtlü doruk" ile ilgili öneri karşısında hukumetinin tutumunun ne olduğu sorulduğunda, "bu konunun da tartışmaya açık olduğunu" söyledi. Ancak uluslararası konferansın da çok ciddi bir konu olduğuna dikkati çeken Mitsotakis, "Eğer toprak ve yerlerinden edilenler konularında taraflar arasında bir yakınlaşma saglanmazsa hiçbir türdeki görüşme ürün veremez. Her şey havaya uçar. Bu zorunluluğu ABD de kabul ediyor" şeklinde konuştu. öte yandan PASOK lideri eski Başbakan Andreas Papandreu, Bush'un Atina ve Ankara ziyaretlerini değerlendiren bir konuşma yaptı. PASOK delegelerine yaptığı bu konuşmasında, Mitsotakis hükümetini "Yunanistan'ın ulusal çıkarlannı pazarlamakla" suçlayan Papandreu, Kıbrıs Rum yonetimine de "pek güven duymadığım" çağrıştırdı. Papandreu, hükümete yönelttiği sert eleştirilerinin arasında "dörtlü doruk toplantısının kabul edilmesiyle özünde, adadaki iki toplumun eşit siyasi haklara sahip olduğunun da kabul edildiğini" one sürdü. Kıbrıs sorununun ABD'nin ve Türkiye'nin çıkarları doğrultusunda bir "oldu bittiye" getirilmesine çalışıldığını ve Mitsotakis hukumetinin buna alet edildiğini de iddia eden Papandreu, "Kıbrıs sorunu yalnız toprak ve yerlerinden edilenler degildir; Turk işgal kuvvetlerinin ve Türkiye'den Kıbns'a göç ettirilen 70 bin göçmenin varlıgı bu sorunun vazgeçilmez bir parçasıdır" şeklinde konuştu. Mitsotakis ile aynı doğrultuda bulunan Rum lideri Vasiliu'nun bugün için reddettiği dörtlü zirve toplantısını "daha ne zamana kadar reddedeceğini merak ettiğini" söylemekle Rum liderliğine de "güven duymadıgım" çağrıştıran Papandreu, Kıbrıs'm bir TürkYunan sorunu haline getirilmeye çalışıldığını ifade etti. Bu bağlamda Kıbrıs sorununun "çözümünden" sonra Türkiye'nin Ege ve Trakya konularını gündeme getireceğinden söz eden Papandreu, "Ege'de ortak petrol çıkanmı için Amerikan ve Kanada şirketlerinin şimdilerden faaliyete geçtiğini" guvenilir kaynaklardan öğrendiğini açıkladı. Papandreu bu durumlar karşısında Mitsotakis hukumetinin milli çıkarlar nedeniyle istifa etmesini vurguladı. Bu arada SSCB ziyaretini sürdüren Mitsotakis, önceki gün Gorbaçov ile iki ülke arasında bir dostluk ve işbirliği anlaşması imzaladı. İki ulke arasında imzalanan diğer bir anlaşma ise askeri ilişkileri ilgilendiriyor. Yunan ve Sovyet genelkurmay başkanları arasında ilk kez imzalanan bu anlaşma bir bakıma "saldırmazlık paktını" andırıyor. Ayrıca Yunan ve Sovyet savaş gemileri ve uçaklarınm, birbirlerinin hava ya da deniz sahalarında bulundukları zaman "tehlikeli" ve "tahrik edici" nitelenebilecek uçuş ve seyirlerden kaçınmalarını öngörüyor. Bu arada iki ülke arasında görüşülen ekonomik işbirliği konusunda da Yunanistan, dış satımı için SSCB'ye 100 milyon dolar düzeyinde kredi açmış bulunuyor. Mitsotakis, Kıbrıs konusunda SSCB'nin desteğini aldıklarını söyledi Abramowitz veda etti • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) ABD'nin Ankara Büyukelçisi Morton Abramowitz, iki yıl sürdurdüğü görevinden bugün ayrılıyor. Abramowitz, dün Ankara'da düzenlediği "veda" toplantısında iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesi ve genijletilmesi yönühdeki adımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Büyükelçi, bu gelişmenin Savunma ve Ekonomik tşbirliği Anlaşması'nda (SEİA) önemli değişiklikler yapılmasını gerektirip gerektirme>'eceği yönündeki bir soruyu, "Bu anlaşma iki tarafa da büyük hizmet etmiştir. Ancak yeniden uzatılması söz konusu olunca bazı noktaları gözden geçirilebilir" dedi. Abramowitz'in Türkiye'den aynlmasıyla ABD'nin Ankara Büyukelçiliği görevi bir süre boş kalacak. Başkan Bush'un bu görev için seçtiği Richard C.Barkley'nin atamasının kongrede önümüzdeki ay onaylanması ve eylülde görev e başlaması bekleniyor. fının toprak ve göçmenler konusunda ödün isteyen tutumuna da dolaylı imada bulunarak şunları söyledi: "Bir bütün oluşturan çözüm çerçevesinden bazı konulann çıkartılıp önşart olarak takdim edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Tabiatıyla bunun geçerli bir yaklaşım olmadığı çok açıktır. Çözümün dayanacagı temel ilke ve kavramJann samimiyetle benimsendiginin bir an önce ortaya konulmasına ve bu noktadan başlamak üzere sekiz ana konu üzerinde Kıbns Rum tarafının tutumunun da göriinür ve anlaşılır hale gelmesine büyük ihtiyaç bulunduğu düşüncesindeyiz." ABD'nin Ankara Büyukelçisi Morton Abramowitz de dün düzenlediği basın toplantısında Kıbns konusundaki sorulan yanıtlarken dörtlü zirve önerisinden "çok iyi bir yaklaşım" olarak söz etti. Abramovvitz basında çıkan haberlerin ABD yönetiminin dörtlü zirve konusundaki destekleyici tutumunun Başkan Bush'un ziyaretinin son gününde değiştiği yolunda bir izlenime yol açtığını ammsatarak "Tutumunuzda değişiklik var mı" diye soran bir gazeteciye "Hayır" yanıtını verdi. Büyükelçi, ülkesinin her iki toplumun da kabul edeceği bir dörtlü toplantının gerçekleştirilmesinden yana olduğunu ve bunun için destek verdiğini belirtti. Kıbns Rum lideri Yorgo Vasiliu'nun "Kıbns Cumhurbaşkanı" kimliğiyle mi yoksa Rum lideri olarak mı masaya oturması gerektiği konusundaki bir başka soruyu, "BM Genel Sekreteri'nin görevi iki toplum arasında bir çözüm sağlamaktır. Söz konusu olan toplumlardır" diye yanıtlayan Abramovvitz, siyasi eşitlik konusunda da BM Güvenlik Konseyi'nin 649 sayılı kararına atıf yaparak Türk tutumuna yakın görüşler açıkladı. BlRLEŞMİŞ MİLLETLER Cuellar bekliyor BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet görevlileri dörtlü zirve hazırlığı için tarafları "pazarlık menzili"nde mümkün olduğunca "yakına" getirmeye çalışacaklar. Eylül başına dek devam edecek olan gorüşmelerde Cuellar'ı "tatmin eden" bir sonuç çıkarsa Genel Sekreter dörtlü zirve için çağnda bulunacak. ŞEBNEM ATİYAS NEW YORK BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar'ın ve ABD Başkanı Bush'un "dörtlü zirve" fikrine "arka çıkması" Kıbrıs Türk tarafını memnun ediyor. Ancak "dörtlü zirve"ye yapılan atıflar ve "zirveye hazırlık" anlayışı Kıbns konusunda söz söyleyen herkese göre değişiyor. BM'de bu durum "bu dörtlü zirve mucizevi bir madalyon, baktığınız yüze göre anlamı değişebilir" ifadesiyle değerlendiriliyor. BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'dan dörtlü zirve fikrini duyduğunda fikri benimsedi. Cuellar fikri benimsediğini kamu açıklamalarında dile getirmedi. Çünkü Yunanistan ve Rum tarafı dokuzlu uluslararası toplantı fikrini ortaya attı. Ancak Cuellar, Güvenlik Konseyi'ne son raporunu vermeden önce sadece "dört merkeze" mektup yazarak "üst düzeyde bir uluslararası toplantı fikrine sempati duyduğunu" belli etti. Böylece Cuellar, diplomatik ustalıkla "dörtlü zirveyi" tercih ettiğini belli etti. Genel Sekreter'in dörtlü zirve için bir ön koşulu var. Koşul : zirvenin ne zaman yaı sorusunu içeriyor. Cumenzilinin" nasıl yorumlandığında. BM diplomatlanyla yaptığımız görüşmelerde Cuellar'ın raporunda "tarafların yakınlaşması" ya da "pazarlık menzilinden" açıkça ne kastettiğini ifade etmediği ortaya çıkıyor. Ankara'da görüşmeler yapan Genel Sekreter'in iyi niyet görevlileri Gustave Feissel ve Kıbns Özel Temsilcisi Oscar Camillion tarafları, Cuellar'ı bir zirve çağrısı yapmaya ikna edebilecek olan "anlaşma menzili" içine getirmeye çabalayacaklar. Cuellar "anlaşma menzili" hakkında raporunda bazı ipuçları verdi. Her şeyden önce işin başmda "toprak düzenlemekri" ve "göçmenler" konusu geliyor. Geri dönmesine izin verilecek olan göçmenlerin yerleşeceği bölgeler dahil Türk tarafının kontrolünde kalacak olan toprak yüzdesinin yüzde 29 ile yüzde 25 arasında kalması Cuellar'a zirve çağrısı yaptıracak en önemli etken olarak belirleniyor. Cuellar, Türk tarafından bu yüzdeyi somut olarak duymasa bile en azından KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın zirveye gelip yüzde 37 toprağın Türk tarafının kontrolünde kalmasında ısrar etmemesini garantilemeye çalışıyor. Çünkü Rum lideri Yorgo Vasiliu, gerek resmi mektuplannda, gerekse özel sohbetlerde 1990 martındaki son Nevv York zirvesinde olduğu gibi KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın "halklardan ve kendi kaderini tayin hakkından" bahsettiği bir "umutsuz" görüşmeye gelmeyeceğini Cuellar'a bildirdi. Güvenlik Konseyi'nin Batılı üyeleri ve Genel Sekreterlik, Vasiliu'nun "dörtlü zirveye itiraz etmemesini, cevabını Denktaşla birleştirmesini Rum tarafından yeşil ışık olarak" niteiendirdiler. Peru'da toprak kayması • LIMA (AA) Peru'nun Cayyloma eyaletinde dun meydana gelen Richter ölçeğine gore 4.5 şiddetindeki deprem ve ardından oluşan toprak kaymasında ilk belirlemelere göre 10 kişi öldu, çok sayıda kişi kayboldu, 70 kişi de yaralandı. Avusturya, APye kabul edilecek DİLEK ZAPTÇIOĞLU BERLİN Avrupa Topluluğu Komisyonu'nun gelecek hafta Avusturya'nın AT'ye alınmasına karar vermesi bekleniyor. Almanya'da yayımlanan ve hükümet çevrelerine yakınlığıyla tanınan muhafazakâr 'Frankfurter Allgemeine' gazetesinin dünkü haberine göre Avusturya'nın AT başvurusu gelecek hafta AT Komisyonu'nda nihai olarak goruşülecek ve olumlu yanıtlanacak. Gazete, Brüksel'deki kaynaklarına dayanarak verdiği haberde, Avusturya'dan sonra Kıbrıs Rum kesimi, Malta ve İsveç'in başvurulanmn görüşüleceğini ve 'AT'nin yakında bu ülkeleri de bünyesine katarak genişleyeceğini' bildirdi. Türkiye'nin başvurusunun 'henüz gündemde olmadığı' vurgulandı. Buna göre Bruksel'deki üst düzey komisyon görevlileri, 'AT'nin 1993'te iç pazarın kurulmasından önce yeni üye kaydetmemesi' yolundaki ilkeyi artık ayakta tutamayacağı görüşünde. Bilindiği gibi Komisyon Başkanı Jacques Delors Türkiye'nin başvurusuyla ilgili olarak "AT iç pazarı oluşturmadan yeni üye alamaz" demişti. Ancak Avusturya hükumeti, tam uyelik işlemlerine önümüzdeki dönemde başlanması konusunda ısrar ediyor. Avusturya, Kıbrıs Rum kesimi, Malta ve İsveç'ten sonra sırada bekleyen ta haberi Mozambik'te katliatn • MAPUTO (AA) Mozambik'te gerillaların yaklaşık 1.000 kişiyi katlettikleri ve daha sonra kafalann. kestikleri bildirildi. Mozambik Ulusal Direniş Gerillalan'nın (Renamo) Nampula bolgesindeki Lalaua kasabasını \e çevresındeki koyleri ele geçirdikleri \e 2.000'den fazla çiftçinın evini yaktıkları haber \erildi. Kendaerini yandıyorlar nu Hüsey in'in Kerbela'da öldürülüsünü her yıl 23 temmuzda dü zenledikleri yas törenleriyle anıyorlar. Fotoğrafta Hintli Şülerin düzenlediği törende kendini bıcak darbeleriyle yaralayıp kan içinde bırakan bir Şii görülüyor. (Fotoğraf: REUTER) rüşmelerde dile getirdiği gibi bir zirveden önce tarafların "pazarlık menzilinde olmalanm" istiyor. Sorun bu pazarlık LOZANANTLASMASI'NIN68. 'Lozan politikaya alet edîldi' İç Politika Servisi Lozan Antlaşması'nın 68. yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da duzenlenen toplantıya katılan SHP Genel Başkanı Erdal İnönü ile DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel yaptıklan konuşmalarda, Lozan'ın günlük politikaya alet edildiğini söylediler. İnönü, yeni siyasetçilerin şöhret kazanmak için zaman zaman Lozan Antlaşması'nı eleştirdiklerini söylerken, Demirel antlaşmayı yapanları yıpratmak amacıyla Lozan'ın günlük politikaya alet edildiğini belirtti. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile Türk Hukukçu Kadınlar Derneği'nin dun Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlediği 'Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Belgesi: Lozan' konulu toplantı buvuk ilgi gördu. ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Mesut Yılmaz'ın Bakanlar Kurulu toplantısı nedeniyle katılmadığı toplantıda hukümet adına Dışişleri Bakanı Safa Giray konuştu. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu kalabahk izleyici topluluğunun alkışlarıyla konuşmaları sık sık kesilen İnönu ve Demirel'in tersine Giray konuşurken salonun buyuk bölümü boşaldı. Demirel ve İnonü konuşmalarında ozellikle Cumhurbaşkanı Turgut Özalın "Ben tsmet İnönü'nün yerinde olsaydım, adaları alırdım" açıklamasını eleştirdiler. İnönü, yerleşmiş siyasetçilerin tersine, yeni siyasetçilerin şöhret kazanmak için doğru olmayan yollara başvurduklannı belirterek, "Siyasetçiler zaman zaman Lozan'ı eleştirebilirler, 'yetersizdir, daha çok şey alınabilirdi' diyebilirler. 'Ben Lozan'da olsaydım şurasını da alırdım' diyorlar. Bunu söyleyenler iki şey yapıyorlar. Bir kere Lozan Konferansı, bu kadar başarılı olmasaydı, bunu söylemeye gerek duymazlardı. İkincisi Lozan Konferansı'nın önemini, herkesin buna olan hayranlığını bildikleri için 'ben de aynısını yapardım' demeye getiriyorlar." İnönü, babası İsmet İnönü'nün anılarını aktanrken de, Lozan Konferansı'nın ilk günü, İsmet Paşa'nın "Ben konuşmamı Türkçe yapacağım diyerek" herkesi şaşırttığını ve bu tutumunda ısrarlı davranak yaptığı Türkçe konuşmalann başka dillere çevrilmesini sağladığını hatırlattı. Konuşması sık sık kahkahalar ve alkışlarla kesilen DYP Genel Başkanı Demirel de Lozan'ın günlük siyasete alet edildiğini, antlaşmayı imzalayan insanları yıpratmak için Lozan'ın eleştirildiğini belirterek asıl olarak Lozan'ın neyi hedeflediği üzerinde durmak gerektiğini vurguladı. Demirel, "Lozan'ın hedef almadığı şeyleri almış gibi gösterip, olumlu olumsuz yorumlar yapmak bence bilgisiziikten başka bir şey degildir" dedi. "MiUeti maceraya sürüklemeye kimsenin hakkı olmadığını" belirten Demirel, Türkiye'yi bir yangının içinden cıkaranlara teşekkür etmek gerektiğini, 'şunu yapmadılar" diye ortalıkta pervane gibi dolaşmanın anlamı olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Lozan Barış Antlaşması'mn 68. yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, antlaşmanın Türk milletinin bağımsızlık tutkusunun bir zaferi olduğunu söyledi. Özal, mesajında Lozan'ın yaşlı ve mağlup bir devletten genç ve galip bir devlet yaratmayı başarmanın dünyaca tescil edilmiş belgesi olduğunu belirtti. DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit de yaptığı açıklamada, Lozan Antlaşması'yla, toprak butünlüğünün ve bağımsızlığırun belgelendiğini belirterek, "Lozan'ı delme, Sevr'i diriltme hevesine kapılanlar, karşılarında Türk kamuoyunun kararlı tepkisini buluyorlar" dedi. YILDÖNÜMÜ Kore'deki ABD askerleri • SEUL (AA) KuzeyGuney Kore sınırındaki ABD askerlerinin 1992 yılından itibaren çekilerek yerlerini Guney Kore kuvvetlerine bırakacakları açıklandı. Guney Kore ordu yetkilileri, Doğu sınırının 1.6 kilometrelik bölumünde bir müfreze ABD askerinin çtkilerek silahtan arındınlmış Panmunjom köyunü de içine alan bolgeyi Güney Kore askerlerine bırakacaklarını açıkladılar. ülkeler olarak Polonya, Macaristan ve Çekoslovakya sayılıyor. Bu üç Doğu Avrupa ülkesi ile AT'nin imzaladığı uyum anlaşmalanna 'AT'ye tam üyeliğe giden yolda kısa süreli duraklar' olarak bakıldığı ve bu ülkelerin orta vadede AT'ye alınacağı bildiriliyor. Bütün bu ülkelerin katılmasıyla AT'nin üye sayısı 20'ye çıkacak. 'Frankfurter Allgemeine' gazetesinin haberine göre Almanya dahil olmak üzere Kuzey Avrupalı AT ülkeleri Avusturya, Kıbrıs Rum kesimi, Malta ve İsveç'in üyeliğinden yana. Almanya ve diğer Kuzeyli ülkeler AT'nin 'açık bir topluluk' olmasını istiyor ve 20 üyeyi kaldıracak yapısal ve kurumsal örgütlenmenin temellerinin bugünden atılmasını talep ediyor. Güneyli AT ülkeleri olarak tanımlanan İspanya, İtalya ve Yunanistan'ın ise ayrıcahklannı kaybetmekten korktuğu, bu nedenle genişlemeye razı olmadığı bildiriliyor. AT Komisyonu muhtemelen İsveç ve Avusturya'mn başvurularıru birlikte ele alacak. Bu tür bir 'paket çözümün' 10 yıl önce İspanya ve Portekiz için de geçerli olduğu belirtildi. Güneyli AT ülkelerinin Avusturya ve Isveç gibi iki 'zengin' ülkenin AT'ye katılmasına son kertede karşı çıkmayacağını belirten Alman gözlemciler, bu katılımlarla AT'nin mali durumunun daha da düzeleceğini savunuyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog