Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

CUMHUR1 Yt'l 712 HAVA DURUMU Meteoroloji Işlen Genel Müdurluğü'nden atınan bilgiye göre; Orta ve Doğu Karadenız, Iç Anadolu: nun kuzeydoğusu ıle Doğu Anadolu'nun kuzeyi yer yer sajjanak yağışlı, öteki yerier açık geçecek. Hava sıcaklığı değişmeyecek RÜZGÂR: Güney Ege, Akdenız ve Güneydoğu Anadolu'da, güney ve batı, diğer yerterde kuzey yönlerden hafif esecek. Denızterde ruzgâr: Marmara ve Ege'de yıldız ve poyraz, Akdeniîde kıble ve lodostan 35, Ege ıle Batı Akdenız açıklarında 6 kuvvetinde, «ana Aflr, Adapazan Adıyaman Atyon Anltafa Antakya Antalya Artvm Aydm Balıkesır Bılecık Bıngöl Bıtlıs Bolu Bufsa Çanakkale Çorum Denızlı A A A A Y A A A Y A A 32°21°Dıyarbaior 27° 17° Edırne Z7° 24° Efzıncan 29° 15° Emırum 30" 13° Eskışehır 30° 18° Gazantep 33°25°uresun 31° 26° Gümuşfıane 25° 17» Hakkan 36° 21° Isparta 28° 17° IsOnbul Izmır ıyyı TÜRKIYE'DE BUGÜN 39° 24° Manısa 28° 16° K Maras 31° 18° Meratı 26° 14° Muğla 28° 16 Mus 37° 25° Nığde 28°22°0rdu 25°17°Rae 32° 22° Samsım 32° 18° Stırt 25° 20° &nop 33° 19° Sıvas 26° 13° Tekırdağ 28° 15° Ttabzon 30° 13° Tuncelı 28° 16° Uşak 30° 17° Van 30° 16° Ytagat 36° 22° Zonguldak A A A A A A Y Y Y A A A A Y A A A A A 33° 22° 33° 24° 30° 26° 33° 21° 35° 19° 30° 17° 30° 12° 28° 23° 28° 20° 40°29° 26° 20° 28° 13° 27° 17° 28°23° 33° 21° 30° 16° 27° 15° 28° 14° 26° 19° DÜNYA'DA BUGÜN Amsttraaın Amman Atna BaOcat Barcetona Basei Belgrad Benm Bonn Brukse! Budapeşte Cenevre Cezayr Cıböe Dubaı Frankfun Gırne HelsmK Kahıre Kopenhag KJIn Letoşa Y A A A A Y A Y Y Y A Y A A A Y A A A Y Y A 21° 34° 32° 42° 31° 30° 31° 25° 27° 22° 28° 30° 37° 32° 41° 28° 34° 31° 34° 18° 27° 36° Lenıngrad Londra Madnd Mılano Modtreal Mosteva Müruh New¥ork Oslo Pans Prag Roma Sofya Sara lel Awv lünus Venedık viyana A Y A Y 21° 24° 36° 29° A1NKARA MUSTAFA EKMEKCİ •Berlın <, , . «Vıyana'Vyf saatte 1021, Ege ıle Batı Akdenız açıklarında 6 kuvvetinde, saatte 1021, Ege ve Batı Akdeniz açıklarında 27 deniz mili hıda esecek. Van Gölu: Açık geçecek, göl mutedıl dalgalı olacak. k Y A A A A A Y A 34° 20° Kasamonu A A 26° 19° Kaysen A A 28° 17° Kırtoarelı A A 28°19°KDnya A Y 32° 12° Kütahya A A 32° 21° Malalya A f Y 20° Y 26° Y Y Y A A A A 22° 26° 25° 42° 32° 25° 39° ZincHtozanUayken Köy Enstrtülü öğretmen, CHP'nin izmir miltetvekiltefinden Ferhat Aslantaş, 'Zincirbozan Günleri' ile ilgili anılannı hazırtıyordu. Anladığım, anlatacağım bölüm, o anılardan bir kesitti. Bu anıları ne yapacaksın? Çok ciddi şeyler var; sana bir okusam, çok sevineceğini sanıyorum. Zincirbozan'da tuttuğum notlar var aynca. (Heyecanlıydı, biraz durdu.) İnanamadtğım bir zamanda beni yazdın sert, anımsar mısın bümem (12 Mart'tan sonraydı.) Askeri Yargrtay'da bir savunma yapmıştım; herkes savunuldu, yalnız ben kalmıştım. (Gizli örgüt kurmakla suçlanıyordu.) Kalktım savunmamı yaptım: "Yaptgtm gizli örgüt değil, ama bu ülke için gizli örgüt kurulması gerektiği zaman ben kurarım" dedim. Şimdi bir karar vereceksiniz, mahkum edeceksiniz bizi, ama bu kararınızı çocuklarınız eteetirecek, o yönden siz de eleştiriye uğrayacaksınız" dedim. Unuttun onlan, çok geride kaldı burtlar. Dintedin, dışanya çtktık, beni kutladın, "Bu nasıl şey?" dedin. Bütün Askeri Yargrtay üyeteri, öbür savunmaJarda uyuyordu, yerinden kalktı; çrt çıkmadı. Söylüyorum, ben Köy Enstitüleri'nde yetişmis bir savaşçıyım. öyle bitirmek istiyorum. Şu milletvekilltğini falan at bir yana, hiç önemli değil onlar... (Ferhat Aslantaş, Zincirbozan günlerine döndü, şöyle diyordu): Ben dedim ki, Zincirbozan'daki adamlara, "Siz burada niye yatıyorsunuz? Sürgünsünüzl Hepinizin ciddi bir geçmişi var; ben fukara bir köy öğretmeniytm. Ama, burada rahatsızım, burada yatarken. Yani bizi buraya niye getirdiler kardeşim? Türkiye'de belli bir militarist çerçeve var; yani, yann sormazlar mı size dedim, "Niye gittiniz oraya, orada ne yaptınız?" diye. Sormazlar mı? Ben, burada başkaldınyorum dedim. Burası böyle olmaz! Beni, bugünkü OYP'nin Genel Başkan Yardımcısı Hüsamettin Cindoruk çekti saatlerce konuştu: Sen sakin ol, sen haklısın dedi. Demirel'e falan götürün! dedim, çünkü benim için otel burası. Ben Mamak'ta yattım. Deniz Gezmrşter'te yattım. Tamam, sen kal, ama ben kalamam! Çünkü ben, asılan insanlaria 56 ayı paylaştım Mamak'ta. Burası Zincirbozan. Ben burada yatamam böyte rahatl Hüsamettin Cindoruk'la konuş bak, Cindoruk dedi ki: Bizim işimiz zor. Arkadaşlanmız buna kolay 'evet' demez. Bunu biraz geciktirelim, zaman kazanalım. Tamam, fikir birliği içindeyiz. Biz bunları oluşturalım, baskaldıralıml Benimle birlikte. 'İsyan etme' demiyor 'haklısın!' diyor. "Birlikte yapalım, ama bizim kanat buna hazır değil. Sizden de eksikler var" diyor. Burada ne oidu biliyor musun bir gün? Bütün bunlan oturduk, tartıstık, 'Zincirbozan ahalisi' deyim Demirel'e a'ıttir kendi arasında süratle haberteşiyor, dintedi bunlar, Zincirbozan ahalisi rahatsızl Başkaldınrım diyorum, ben burada kalmaml Ben çıkanm. Vurur, eder çıkarım. Ama, ben burada niye yatıyorum? Ne bu? Mamak'ta kaldım, şurda kaldım, burda kakdım. Burası lüks otel! Bir sıkıntı yok, o yok , bu yokt Şimdi başkakjırma havası olunca, bak ne oldu? Biz Ceial Doğan'la (şimdi Gaziantep Betediye Başkanı) aynı odada yatıyoruz; Celal Doğan odaya gizli viski sokmuş. Kimsenin de bir şey dedfgi yok aslında. Ayva! Şimdi, "Zincirbozan'dan gekjik!" diyorlar, bir b.. yerden geldikteri yok. O koşullar kimsede yok! Ben siyasete kenanndan bulaşmış birisiyim; içinden gekfikleri için ağıriarına gidiyor. İşin ilginç yanı; Ceial Doğan'la aynı odada kalıyoruz demiştim, bir gün Süleyman Genç, Metin Tüzün, Deniz Baykal, Celal Doğan, daha birkaç kişi toplandık. 56 kişiyiz, Sırrı Atalay'ı yaşlı diye çağırmadık. Benim başkaidırma düşuncemi bilivorlar, çalkalanıyor zaten. Deniz dedi ki: Senin tespitlerin doğrudur, mücadeje etmek gerekir. Şimdi biz şunu yapalım: Zincirbozan'da sürgünde bulunanlar Türkiye'yi nasıl görüyoruz? Bu tespitleri yapalım, yazalım, imzalayalım. Yarın buradan çıktığımızda, "Bîz Zincirbozan'da bunu yapmıştık!" diye millete gösteririz! Dedim ki: Adama gülerier, dedim. Burada bir şey yapacaksak yapacağız. Yazacaksın, cebine koyacaksın. Hiç de stkıntın olmayacak. Yarın çıkıp, "Ben Zincirbozan'dayken, bu tespitleri yapmıştım, bak, arkadaşlar da imza etmişler bunu..." diyeeksin. Olmaz arkadaş! dedim. Hani o, generallare falan giden meseteler falan var ya, şimdi utanarak söylüyorum, sahip benim. Hazıriayan benim, ama bana da kim sahip çıktı biliyor musun? Sakın duymadım falan deme, Demirell İnanır mısın buna? önce Sırrı Atalay tabii, sonra Demirel. Sürgüne grtmişsiniz. Sizi halk seçmiş göndermiş bir yere, halk temsilcisi olmuşsunuz ve orada sürgünsünüz. Vani orada halkı savunmak zorunda değil misiniz? Tabii, bunlan anılarda yazacağız, aksini kim yazıyorsa o yazacak. BaşkakJıran benim! "Bu olmaz" diyen de benim. "Böyle gitmez" diyen de benim. Peki, başkaldırabildiniz mi orada? Tabii... Ne yaptınız? Şimdi önce, Evren'e çok ağır yazrtar, diziler gitti. hd: Orada ciddi bir soruşturma oldu. O soruşturmada artık ciddi bir tutuklu haline gekjik, sayemizde! Baştan böyte, "balım, gülüm" falandı, başkaldırdık, "bunlar olmaz" dedik, bütün dünya TV'leri bizden söz etmeye başladılar. Yunan tetevizyonu vs. Benim bir yeğenim var, askeri savcıydı, bir askeri savcı geldi, onun arkadaşıymış, beni çekti dedi ki: Ben seni tanıyorum Ferhat abi! Ben Osman Aslantaş^ ın arkadaşıyım. Şimdi burada ne olduğunu da biliyorum. Sen bana ne ifade verirsen ver, ben onu yazacağım, ama seni savunacağım! dedi. Ama, bildiğiniz gibi değil, bütün dünya sizi tartışıyor şimdi. Bizi size baskı yapmaya gönderdiler... Diyelim, rastlantı oluyor bunlar, hapishanede her zaman bir kuşku, her zaman bir baskı, sıkıntı falan oluyor, arada tatlı bir şey oluyor. Yüzbaşı geliyor: "Siz Mustafa Emekçi değil misiniz?" diyor. "Evet" diyorsunuz, "Şimdi nereyi istiyorsanız Ankara'da, sizi oraya gotüreyim! diyor. Bütün bu faşist kopeklere sahip çıkan insanlar var; bu orduda bir Kemalist, devrimci yok mu sanıyorsun? Bunun gibi, oluyor yani orada da. Savcı, bana bunlan söyledi. Pek çok arkadaşımız rasöamıştır. Yani, "Şu grup şöyle, şu grup böyle..." değil... V A 24° Y 29° p yajmufiu ssiı Aaçık BbuluOu Gguneşk Ktaırt Saslı YyaJtiHidu "üstıtngton Zunh Y 30° BULMACA SOLDAN SAĞA: 1/ "Ebnâyı dehr her hünere verir / Ya Rab bu ne tükenmez hazinedir" (Nabi)... Bir nota. II Istanbul'da Bizans döneminden kalma ünlü sarnıç. 3/ lyiden iyiye, iyice. 4/ " deryasın boylayalım / Utnmana dalmağa geldim" (Pir Sultan Abdal)... Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta. 5/ Nazi partisinin, 'kahverengi gömlekliler' de denilen hücum kıtasım simgeleyen harfler... Bir müzik parçasınm, dinleyicilerin istegi üzerine yeniden çahnması. 6/ Büyük akarsu... Düşünce. 7/ Istenç zayıflığı... Aşık ve bilye oyunlannda kullamlan, içi oyulup kurşun akıtılarak ağırlaştınlmış boyalı kemik. 8/ Güçlü esen yel. 9/ Büyük zoka... tskambilde bir kâğıt. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ "Uygun gitmeyen, ters, düzensiz" anlamında argo sözcük. 2/ Demirin simgesl.. "Mesela bir akşam üstüdür / Bahçeler ve dağlar üzre hükümran" (Ahmed Arif). 3/ Amaç... Akaju da denilen büyük bir orman ağacı. 4/ Evcil bir geyik türü... Samsun'un bir Uçesi. 5/ "Kara gözJüm efkarlanma gül gayn / !ler öter ötmez ordayun" (Bekir Sıtki Erdoğan)... Hicap. 6/ Kilise çanı... Ismailiye tarikatırun önderlerine verilen ad. 7/ Yayla ya da bahçe kulübesi... Yapma, etme. 8/ Hava ya da gaz akımlan oluşturmakta kullamlan aygıt... Bir ilimiz. 9/ Inatçı... Bir gıda maddesi. Seçme Sınavlarında Sorulan Smvlarııı Dîlî Türkçe tümcelerde tamlamalann kullanımındaki bu özelliği, ilkokul ögrencisi bilemez, öğretilmemiştir. Ayrıca, dilimizin bu denli incelikleri, ilkokul öğrencilerine öğretilmeli mi öğretilebilir mi? Ülkemizde öğrenci seçme sınavları, yaklaşık otuz otuz beş yıldır test yöntemiyle yapılmaktadır. Başta ÖSYS olmak üzere bütün seçme sınavlarında bu yöntem uygulanıyor. Sınava katılan öğrenciler, klasik sınavlarla elenemeyecek kadar artınca, bu tür sınav zorunlu duruma geldi. Bunun yanında nesnelliği, çok yönlü ölçümlemeye elvermesi, makineyle değerlendirilebilir olması gibi olanaklar da test yönteminin yeğlenmesinde önemli etkenlerdir. Bu olanaklar giderek kalabalık öğrencili okullarda, fakültelerde de test yönteminin kullanılmasına yol açmıştır. 2.6.1991 günü yapılan özel okullar seçme sınavmın Türkçe sorulanndan ikisinde, 19. ve 28. sorulannda, oldukça önemli iki dil yanhşı yapılmıştır. Bu sınavın 19. sorusu şöyle: 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "pişmanlık" söz konusudur? A) Vay be, bunu da mı görecektik! B) Eyvah, ocağı söndünneyi unuttum! C) Yoo, olmaz böyle şey! D) Tiih, bUseydim ben de gelirdim! llgili kurumca bu soruya doğru yanıt olarak " D " seçeneği gösterilmiş. Oysa bu sorunun seçeneklerinden hiçbiri, soru köküne göre doğru yanıt olamaz. Çünkü "pişmanlık" sözcüğü, bir durumun yerine getirilme olanağı bulunup da yerine getirilmemesi halinde duyulan duygudur. " D " seçeneğindeki "bUseydim" sözcüğü ise elde olmayan bir durumu belirtiyor, elde olanı, yani "pişmanlıgı" değil. Yapılan bu yanlışlığa,"pişmanlık"İa C) Masanın gözünden kalemini alıp bana uzattı. D) Uzun saçlannı kestirmek için mahalle berberine gitti. Soru kökünde, hangi seçenekle birden çok tamlamanın bulunduğu soruluyor. Bu sorunun da doğru yanıtı olarak " D " seçeneği gösterilmiş. Gerçekten " D " seçeneğinde "uzun saçlar, mahalle berberi" diye iki tamlama var. Ama " B " n i n dışındaki cümlelerde de birden çok tamlama var: " A " d a "siyah çanta"run yamnda "defter, kalem, kitaplar" sözcükleri, tamlayanı düşmüş, birer tamlanan. Böylece " A " seçeneğinde bir değil, dört tamlama var. " C " seçeneğindeki cümlede de "kalemi" sözcüğü, tamlayanı düşmüş bir tamlanan. "Masanın gözü" ile birlikte burada da iki tamlama var. Bu sorunun sadece " B " seçeneğinde "yeni elbise" diye bir tamlama var. Böylece " A " ve " C " seçeneklerinde de birden çok tamlama kullanılmış. TARTISMA 6 0 YIL ONCE Cumhuriyet Gazi ve köylü 25 TEMMUZ 1931 Eskişehir'de çıkan (Sakarya) refikimizde okuduğumuza göre Gazi Hazretleri îstanbul'a teşrif ederlerken mrtı fanka%ına dıklit nitniz \ Eskişehir'de bir müddet tevakkuf ederek halkla temasta bulunmuşlardır. Gece saat birde tren istasyonda durmuş, Reisicumhur Hazretleri bütün Eskişehirlilerin kendilerine muntazır olduğunu görünce hemen vagonlanndan inerek halk arasına karışmışlardır. Tüccardan Uluçayır'h Hasan Efendiye bazı sualler tormuşlar, Hasan Efendiden zahire ticaretinde ziyan ettiğî cevabını alınca muhatabına ve istikbalcilere şu sözleri söylemişlerdir: 'Bu sene istihsalâtınuz fazladır, bolluk mutlaktır. Bu, hiç bir vakit buhran demek değildir. Bugün dünya buhranından en az müteessir olan millet Türk milletidir. Yalnız şunu bilmek lâzımdır ki artık eskisi gibi umumî harp ticareti yapılamaz. Ticarette çok kazanmak değil, sağlam ve temız kazanmak düsturu hâkimdir. Zarar gören en ziyade Türk köylüsüdür ve bunu da hepimiz görüyoruz, düşünüyoruz. Köylü hepimizin velinimetimizdir. Bu necip unsurun refahını düşüneceğiz" Gazi Hazretleri müteakıben bir kolu kesik, 12 yaşlarında bir yetim çocuğu çağırarak iltifat etmişler, çocuğun musikiye istidadı olduğunu öğrenerek: ' En büyük saz şairi Dertli de senin gibi ufak bir muhitten çıkmış ve yükselmiştir. Çalış, muvaffak olacaksın" buyurmuşlardır. Reisicumhur Hazretleri 20 dakikalık bir tevakkufu müteakip alkışlar arasında Eskişehir'den ayrılmışlardır. Bu sorudaki yanlış da Türkçemizin kimi tümcelerinde, tamlamalann kullanımında "Habersizlik" sözcüklerinin anlamlannın tamlayanlann düşebileceğinin anımsanmakarıştırılmış olması yol açıyor. Bu sözcük masından, " A " ve " C " seçeneklerindeki ler arasındaki anlam ayrımını, ilkokul ço tümcelerde bu kullammın görülememesincuklanndan sınava girenler arasında bilen den ileri geliyor. ler, görenler ya da sezenler de bulunabilir. Türkçe tümcelerde tamlamalann kullaBu da böyle bir durum karşısında, bu gibi öğrencilerin ikircikli kalmalanna neden nımındaki bu özelliği, ilkokul ögrencisi biolur. Bu soruda "pişmanlık" sözcüğünün lemez, öğretilmemiştir. Aynca dilimizin bu yerinde "habersizlik" sözcüğü kullanılma denli incelikleri, ilkokul öğrencilerine öğretilmeli mi öğretilebilir mi? Sorulan dübydı. Başka bir dil yanhşı da aynı Türkçe tes zenleyenlerin bile gözden kaçırdıkları, diltinin 28. sorusunda var. 28. soru da şöyle: bilgisi kitaplannda da henüz doğrudan 28. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir açıklaması yapılmamış bu denli bir dil ayrıntısının ilkokul çocuklarına soru konusu den çok tamlama vardır? A) Siyah çantasına defter, kalem ve ki yapıhnası yerinde mi? taplannı yerleştirdi. B) Hasan, yeni elbisesini giyerek okula CELİL ALTIN Bakırköy/tstanbul gitti. ŞAFAKÇAYIl^ t»ıunu*ot« Cumhuriyet Kitap Kulübü Migros Şişli Golden Plaza'da İmza ve Söyleşi Günleri OZEL BORA SURUCU KURSU 64 DÖNEM KAYITLARI BAŞLAMIŞTIR 3 AĞUSTOS HAFTA SONU 6 AĞUSTOS HAFTA İÇİ DERSANE ÖSKİDAR: 343 67 82 PISTLERİMB KOZTATAAl: 3 K 47 33 TARABYA: 1B2 M 18 TEK YOL EĞİTIM K A D I K O Y f mm MÜJDAT GEZEN 26 Temmuz Cuma (\ann) Saat: 15.00 19.00 LISKUR SURUCU KURSU RIFAT ILGAZ 27 Temmuz Cumartesi Saat: 16.0020.00 AZİZ NESİN 28 Temmuz Pazar Saat: 16.0020.00 Devreler: HaftaŞonu: 27 Temmuz Haftaiçi: 29 Temmuz Sabah Akşam KADIKÖY (SAOutKjç«^ne Carnâ yan) 349 18 24349 18 25 336 02 06336 02 79 TAKSİTLE 30 YIL ONCE Cumhuriyet Sert bir ihtar 15 TEMMUZ 1961 Cumhuriyet Istihbarat Teşkilâtı, Devlet ve Hükümet Başkanı Sayın Orgeneral Cemal Gürsel'in, Adalet Partisi Genel Başkanı Emekli Orgeneral Ragıp Gümüşpala'ya 14/7/1961 tarihinde gönderdiği mektubun tam metnini ele geçirmiştir. Bu önemli mektubu aynen yayınlıyoruz: "Sayın Ragıp Gümüşpala Cemal Giirsel Em. Org. Adalet Partisi Genel Bşk. Genel Merkez vasıtasiyle Necatibey Cad. No: 61 Ankara Azizim Gümüşpala; Adalet Partisinin meş'um faaliyetleri hakkında artık sizin de bilgi sahibi olmanız lâzımdır: Sizin hüsnüniyetinizin arkasında memlekette ne vâhim ve ne tehlikeli bir oyun oynandığım fark etmediğinizi kabul edemiyorum: Bulunduğunuz ahval içinde partinizin faaliyet metodlanmn memleketi korkunç buhranlara sürükliyecek çok kötü bir yol olduğunu artık anlamalısımz ve kanaatimce de anlıyorsunuz. Şu halde partiniz bilerek memleket ve Türk milleti için büyük felâketlere müncer olacak bir faaliyet tarzı içinde bulunmaktadır. Sizin gibi ordunun en yüksek kademesine kadar yükselmiş bir generalin bu feci gayretlere baş tutması aklın ve havsalanın alacağı şey değildir. (...) Bir asker herhangi bir harekete karar verirken mîlletini ve memleketini düşünmekle beraber kendi şerefmi ve tarihe mal olacak hükümleri de hesaba katmak zorundadır. Bu hükümler size ait kuşakları, bütün hayatları boyunca başlanm yere eğmeğe mecbur etmemelidir. Ihtirastan kurtulup düşünmek ve çok düşünmek lâzımdır. Selâmlar. Org. Cemal GÜRSEL" nflnflnH HHU f^* Cumhuriyet L ^ ^ kitap kulübü Kadıkoy KSM VAHŞİ ORKİDE • Kadıkoy HAKAN MiGROS > Hergün: 9.0022.00 Pazar: 10.0020.00 Cl MHLRİVKT KİTAF Kl'Lİ Bİ , !jİ!jÜ GOLDEN PLAZA 110013 3016 0019002130 ŞEYTAN ÇIKARAN 338 9076 MALİYE VE GÜMRÜK BAKANLIĞI MALİYE MÜFETTİŞ YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI Maliye ve Gumruk Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlıgı'nca 20.08.1991 Salı gunu başlamak üzere Ankara ve Istanbul'da Maliye Müfettış Yardımcıhğı Giriş Sınavı yapılacaktır. I SINAVA KATILABİLME ŞARTLARI: 1. Devlet Memurlan Kanunu'nun 48. maddesinde yazüı nitelikleri taşımak, 2. 01.01.1991 tarihinde 30 yaşını doldurmamış olmak, 3. Üniversitelerin tktisat, Maliye, Işletme veya Kamu Yönetimi konulannda en az 4 yıllık eğitim veren Siyasal Bilgiler, Hukuk, tktisat, Işletme, tktisadi ve Idari Bilimler Fakülteleri v.b. gibi dallanndan ya da aynı konularda öğretim yapıp bu faküllelere denkliği Yüksek öğrenim Kurumu'nca kabul edilmiş yerli ve yabancı yüksek öğrenim kurumlarının birinden en az lisans diploması almış olmak, 4. Sağlık durumu Türkiye'nin her yerinde görev yapmaya, her turlu iklim ve yolculuk koşullanna ve her turlü taşıt araçlanyla yolculuk yapmaya elverişli olmak, 5. Askerliğini yapmış veya erteletmiş olmak, 6. Maliye Mufettişliği karakter ve niteliklerini taşımak, 7. Daha önce bir defadan fazla Maliye Mufettiş Yardımcılığı Giriş Sınavı'na katılmamış olmak. II SINAV KONULARI: Yazılı sınavlar, Matematik, tktisat, Muhasebe, Maliye, Hukuk ve Yabancı Dil (Ingilizce, Fransızca, Almanca ve ttalyanca dillerinde biri) olmak üzere 6 grupta yapılacaktır. Yazılı smavı kazananlar ayrıca Ankara'da sözlü sınava tabi tutulacaklardır. tstekliler sınavlarla ilgili aynntılı bilgi içeren broşur ve müracaat formlarını Maliye ve Gümrük Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığından ve Ankara, Istanbul ve İzmir'deki Maliye Müfettişh'klerinden temin edebilirler. III SON BAŞVURU TARİHİ: Sınavlara katılabilmek için isteklilerin gerekli belgelerle birlikte en geç 02.08.1991 günu mesai saati bitimine kadar Maliye ve Gümrük Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'na bizzat veya bu tarihte Teftiş Kurulu Bdşkanlığı'na ulaşacak şekilde posta ile başvurmaları gerekmektedir. Postada vaki gecikmeler nedeniyle bu tarihten sonra Teftiş Kurulu Başkanlığı'na ulaşan müracaatlar dikkate ahnmayacaktır. İlan olunur. MALİYE VE GÜMRÜK BAKANLIĞI HESAP UZMAN YARDIMCILIĞI GtRİŞ SINAVI Maliye ve Gümrük Bakanlığı Hesap Uzmanlan Kurulu Başkanüğı'nca 13, 14 ve 15 Ağustos 1991 günlerinde Ankara, lstanbul ve Izmir'de Hesap Uzman "Yardımcüığı giriş sınavı yapılacaktır. Sınava katılabilmek için; a) Devlet Memurlan Kanunu'nun 48. maddesinde yazılı niteliklere sahip olmak, b) 1.1.1991 tarihinde 35 yaşını doldurmamış bulunmak, c) Eğitim süresi en az dört yıl olan Siyasal Bilgiler, Hukuk, tktisat, lşletme, tktisadi ve tdari Bilimler Fakülteleri ile aynı konularda eğitim veren ve bunlara eşitliği Yüksek öğrenim Kurumu'nca kabul olunan benzeri yabancı fakülte veya yüksek okullann birinden mezun olmak, d) Sağlık durumu Türkiye'nin her yerinde görev yapmaya elverişli olmak, e) Erkeklerde askerliğini yapmış veya erteletmiş olmak (Halen askerlik görevini yapmakta bulunanlar, terhislerinden sonra atamaları yapılmak üzere sınava kabul edilebilirler), f) Hesap Uzmanlığı niteliklerini taşımak, g) Daha önce bir defadan fazla Hesap Uzman Yardımcılığı giriş sınavına katılmamış olmak gerekmektedir. Sınava giriş şartlannı ve sınav konulannı gösteren broşür ile başvuru formu, Hesap Uzmanlan Kurulu Başkanlığı ve kurulumuzun Ankara, tstanbul ve tzmir grup başkanhklanndan sağlanabilir. İsteklilerin 30 Temmuz 1991 günü akşaımna kadar Maliye ve Gümrük Bakanlığı Hesap Uzmanlan Kurulu Başkanlığı'na (llkadım Caddesi, Kara Harp Okulu kavşağı yanı A blok zemin kat BakanlıklarAnkara) belgeleri Ue birlikte bizzat veya posta ile müracaatlan duyurulur. Basın: 28303 TOPRAKOĞLU DEMOS TURİSTİK TESİSLERİ Deniz görür çam möblelı odalarda 2 kışı yarım pansıyon 120 000 TL + KDV 3 kışı yarım pansıyon 165 000 TL + KDV 4 kışı yarjm pansıyon 210 000 TL + KDV deniz kenarmda cafe, bar, dısko, restorant, ocakbaşı, oyun salonu ünitelenmız vardır. •ttSâffıji l**~ Rezervasyon: "V*** İstanbul: 165 22 51 165 89 88 583 80 97 572 02 09 Marmara: 9.1986.5481 veya 5425'ten 110 istenecak. BİR DÜNYA CENNETİ MARMARA ADASI ÇINARLI KÖYÜ GEÇEN YIL BUGUN Cumhuriyet BORNOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Esas No: 1990/269 Karar No: 1991/142 Davacı Tufan Turan tarafından davalı Sevgi Polat aleyhine açılan velayetin değiştirilmesi davasmın yapılan açık yargılaması sonunda, taraflann müşterek çocuklan olup velayeti davalı annesine verilen 13.2.1979 D.lu küçük Esra'nın velayetinin davalı anneden alınarak halen yanında ve bakımında bulunan davacı babası Tufan Turan'a verilmesine karar verilmiş olup, davalı Sevgi Polat dava dilekçesi adresi tespit olunamadığından ilanen tebliğ edilmiş ve işbu karann dahi ilanen tebliğine karar verilmiş olmakla; gazetede neşrinden itibaren 15 gün sonra davah Sevgi Polat'a tebliğ olunmuş sayüacağı ilan olunur. Basın: 31513 İLAN SORGUN SULH HUKUK MAHKEMESt'NDEN ESAS NO: 1989/347 Davacısı Nuh Şahan tarafından davahlan Atike Avşar ve arkadaşlan aleylüerine Sorgun ilçesi Gedikhasanlı köyü 321, 1075, 1298, 1457, 2698 ve 2627 parsel sayüı taşınmazlar hakkında açılan tzalei Şuyu davasının yapılan açık duruşması sırasında verilen ara karan geregince: Davalılardan Hatice Şahan'ın adresi tespit edilemediğinden keza kolluk kuvvetlerince dahi adresi tespit edilemediğinden duruşma günü olan 28.8.1991 günü mahkememizde hazır bulunması veya kendisini bir vekille temsil ettirmesi, gelmediği veya kendisini temsü ettirmediği takdirde yargılamanın yokluğunda yapüacağı ve karar verileceği tebligat kanununun 29 ve devamı maddeleri geregince davetiye yerine gecmek üzere ilanen tebliğ olunur. Basın: 48513 Sefalet parası 25 TEMMUZ 1990 Sanayi ve tanm kesimi için asgari ücret ayhk net 115 bin 479 lira arttınlarak 261 bin 954 liraya (brüt 414 bin liraya) çıkanldı. DYP Genel Başkanı Süleyman Demırel ve SHP Genel Sekreter Yardımcısı Adnan Keskin brüt 414 bin lira olarak belirlenen asgari ücreti "sefalet ücreti" olarak nitelediler. Nüfus cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. NECATİ1RMAK Nüfus cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. NURETTİN ÖZ YILDIZ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog