Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURIYET/2 ULAYLAK Vtt lan daha bir ağırlaşmış. Konut kiralannda hızlı artışlar olmuş. Sonbaharda yapılacak genel seçimlerde kîmin başan sağlayacağı şimdiden kestirilemiyor. Tüm Avrupa gibi Îsveç de kendi dokusunu örme çabalan içinde. Bizler Terörle Mücadele Yasası'nı tartışırken Stockholm metrosunun loş geçitleri, ilkortaokul öğrencilerinin coşkulu sesleriyle yankılanıyor. Başlannda öğretmenleri, ellerinde çarpıcı pankartlanyla Şilili, Arap, Yugoslav, Türk, Kürt öğrenciler, anadili öğrenimine getirilmesi tasarlanan kısıtlamaları gerilstmek için kent merkezinde toplamyorlar. O zaman öğreniyoruz ki yürürlükteki yasaya göre temel eğitim veren okullarda yabana kökenli tek bir öğrenci olsa bile onun için anadil öğrenimi açılıyor. Bu da önemli harcamalara neden oluyor. Kemerleri sıkma eğilimindeki hükümet anadili öğrenimini kaldırmıyor da öğretmen giderlerini azaltmak amacıyla bu uygulamayı aym dilden en az beş öğrencinin bulunduğu okullarda sürdürmeyi tasarhyor. Göçmenler, ırkçı eğilimlerden kaynaklandığını vurguladıkları tasanyı kaygıyla izliyorlar. Isveçlilerin yoğun olduğu yerleşim bölgelerinde yaşayan yabancılar, çocuklannı anadil öğreniminden yoksun bırakmamak için kendi gettolarına dönmek zorunda kalacaklarını, böylece Îsveç toplumundan büsbütün dışlanacaklannı söylüyorlar. 1964 yılında başlayan göçlerle Türkiye'den Isveç'e gelenlerin sayısı günümüzde kırk bine yaklaşmış. 12 Eylül'ün ardından, politik nedenler ileri sürerek Isveç'e yerleşenlerin, aileleriyle birlikte beş bin kişi olduklan sanılıyor. Çifte vatandaşlığı benimsemeyen îsveç, bu konuda politik göçmenlere daha ılırrüı yaklaşıyor. Koşullan uygun düşenleri, kendi ülkeleriyle vatandaşhk bağlannı koparmadan Îsveç uyruğuna alabiliyor. Onlann ulusal kimliklerine göre örgütlenmelerine, dernekler, federasyonlar kurmalanna destek veriyor. Üç yıllık sürekli oturma izni alan göçmenler, yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkını elde ediyorlar. Genel ve özel nitelikteki sosyal güvenceler de eklenirse pek çok yurttaşımızın kendi anavatanlannda barınamadıklan günlerde, onlara dostlukla yaklaşan Isveç'ten büsbütün kopmamak istemelerini anlayışla karşılamak gerekiyor. Ülkemiz yöneticilerinin görevi, bu koşullarda yaşayan yurttaşlanmızın yakınmalarını gidermek, sorunlanna gerçekçi çözümler üretmek olmalı. Avrupa'daki yurttaşlanmız, Türkiye'deki seçimlere, dış temsilciliklerde oylarını kullanarak katılmak istiyorlar. Isveç*le Türkiye arasındaki sosyal güvenlik anlaşmasının yetersizliğinden, daha çağdaş ölçütler içinde yenilenmesi gerektiğinden söz ediyorlar. Ardından da ekliyorlar: "Bu dileklerimizi tüm partilerden Isveç'e gelen en az kırk milletvekilimize anlattık, hepsinden söz aldık, ancak bir arpa boyu ilerleyemedik" diyorlar. Politik Göçmenler \ e Terörle Mücadele Yasası Pek çok yurttaşımızın kendi anavatanlarında barınamadıkları günlerde, onlara dostlukla yaklaşan îsveç'ten büsbütün kopmamak istemelerini anlayışla karşılamak gerekiyor. Ülkemiz yöneticilerinin görevi, bu koşullarda yaşayan yurttaşlarımızın yakınmalarını gidermek, sorunlarına gerçekçi çözümler üretmek olmalı. PENCERE Halk Yutarsa... 2 TEMMUZ 1991 GÜNEY DİNÇ Hukukçu Mayıs ayının son günlerinde, îsveç Türk tşçi Dernekleri Federasyonu'nun Stockholm ve Götebourg'da düzenlediği bir dizi söyleşiye katıldık. Konumuz Terörle Mücadele Yasası'ydı. Daha biz varmadan Isveç'teki yurttaşlarınuz ünlü yasanın hukuksal yaşamımıza getirdiği yeni belirsizlikleri, basına, düşünen insanlara ve onlann örgütlerine yüklediği ağır sorumluluklan çoktan öğrenmişlerdi. TCK'nın 140, 141, 142 ve 163. maddelerinin kaldınlması, elbette olumlu gelişmelerdi. Parlamento gündeminde bekleyen ölüm cezalannm ağır hapse dönüştürülmesi, çifte standarth, koşullu ertelemeyle gelen ceza indirimleri, ateşin düştüğü yere serpilen bir avuç umut olmuştu. 2932 sayüı yasanın, "Türkçe'den başka dillerle yapılacak yayınlara" koyduğu yasakların kaldınlması, 12 Eylül'ün yarattığı gerginliklerden birinin yumuşatılması olarak yorumlanabilirdi. Yasanın olumlu sayılabilecek yönlerini kimse yadsımıyordu. Ancak tüm bu gelişmeler, yurtdışındaki politik sığınmacılann dönüşlerini hızlandırmaya yeterli gelecek miydi? Hukukçuların böylesi sorulara olumlu yamt verebilmeleri çok güç. 12 Eylül'ün sıcak günlerinden başlayarak ağır işkence altında sorgulananlar, "Onlar nasıl olsa yakalanmayacaklar" inancıyla, kendilerine yüklenen suçları yurtdışına çıkan arkadaşlarına taşımakta sakınca görmediler. Politik göçmenlerin dosyaları, üst üste biriken suç atımlan nedeniyle bügileri dışında yoğunlaşıp büyüdü. Dönüşlerinde nelerle karşılaşacaklarım, işledikleri ya da işlemedikleri hangi suçlann hesabını vermek zorunda kalacaklarını önceden kestirmek olanaksız. Başlangıçta TCK'nın 141. maddesine aykınhktan suçlananlann, dönüşlerinde aynı yasanın 146/3, 168 ya da 171. maddeleriyle yargılanmayacaklarının güvencesini kimse veremez. Hiç beklemedikleri bir zamanda, geçmişte kalan söyleşiler nedeniyle Terörle Mücadele Yasası'run 8. maddesiyle kurulan yeni tuzaklara takılmaları da olası. Sonuç Bu koşullarda Terörle Mücadele Yasası'nı tartışmak bile anlamsız. 12 Eylül sonışturmaları, 12 Eylül yargılamalan, hukukun bağışlamayacağı yanlışlar, sakatbklar, önyargılarla yüklü. Bu temelden ayrılmadıkça, güvenli bir hukuksal yapı kurulamaz. Üstelik geçen zaman, yeni sorunlar üretmiş. Genç yaşta Türkiye'den ayrılanlar, soruşturmalar nedeniyle ülkelerine dönemedikJerinden, askerlik yönünden 'bakaya' dunımuna düşmüşler. Otuz iki yaşım geçenler dövizli askerlik olanağından yararlanamıyorlar. Yurtdışında yeni yaşamlar kurulmuş. Dil öğrenmişler, iş bulmuşlar, çocuklan okula gidiyor. Bu yapı, uzun süreli bir uzaklaşmaya elverişli değil. Yurttaşlanmız özgürce, güvenle Türkiye'ye gelebilmeli ve aym koşullarda çahştıklan ülkelere dönebilmeli. 1111 sayıü yasanın değiştirilmesi ve otuz iki yaşım aşanlara da geçici bir süre için dövizli askerlik kapısının açılması gerekiyor. 12 Eylül'ün tortuları, toplumda açtığı yaralar, ancak bir genel afla giderilebilir. Iktidann, almadan vermemek, verdiğinden fazlasım almak ahşkanlığı yüzünden Terörle Mücadele Yasası'run olumlu sayılabilecek yanlan çok çabuk unutulacak, geride yeni sertlikler, yeni gerüimler, yeni uyuşmazhklar kalacak. Yurda dönmeleri sağlanmalı Terör, tüm insanlığın sorunu. Avrupa'nın birçok ülkesinde, terörü geriletmek amacıyla çıkarılmış yasalar var. tktidarın perdeüstü yöneticisi, bu tür ad benzerliklerini gerçekten çok iyi değerlendirmiş. Ilginç bir şaşırtmacayla karşılaştık; Terörle Mücadele Yasası, dış dünyaya demokratik bir atılım olarak tanıtılmış. îsveç Parlamentosu'nda konuştuğumuz milletvekilleri, kimi yazarlar, Barolar Birliği yöneticileri "Türkiye'de komünizrnin suç olmaktan çıkarılmasına karşın politik göçmenlerin neden ülkelerine dönmediklerini..;' soruyorlar. Onlann da bir dolu sorunları var. O. Palme'den bu yana Ristag'ı karaya bağlayan köprülerin altından çok sular akmış. Sosyal Demokratlar'ın üç ydhk azınlık iktidarı, beş büyük tekelin yönetimindeki ekonomik kıskaçlan gevşetemeyince, çalışanlann yaşam koşul Sosyalist geçinirken de tıpatıp bugünkü gibiydi. Şımarık. Bilgiç. Gösteriş meraklısı. Burnundan kıl aldırmaz kuramcı. Karışık kafa. Sorumsuz, gayri ciddi. Marks ile Lenin'in kitapları, haşa huzurdan, sanki Tanrı kelamı. Aristo mantığıyla solculuk yapardı. Şimdi yine kuramcı. Bu kez liboş. Yine Aristo mantığıyla kuramcılık yapıyor. Değişmiş bir şey yok. Sosyalizm mi? Al Moskova'dan şablonu. Liberalizm mi? Neden zahmete gireceksin? Friedmancılık! Thatcherizm! Amerikalı senin için düşünür, hazır reçeteleri burnuna dayar. Konfeksiyona, Türkçesi hazır dikime alışmış kafa, ister solda olsun, ister sağda! Sonuç? • Sonuç ortada! Babıâli'nin liboşları yel üfürüp yelken doldurmaya bakıyorlar. Yeni döneme girdik. Yeni hükümet kesenin ağzını açtı. Müjdeler olsun! işçiye, memura, esnafa, emekçiye, emekliye müjde! Sivile müjde.. Askere müjde.. Sözde liberal ekonomide öyle bir liberal hükümet kurduk ki, elini 'Devlet Baba'nın kesesine ya da kasasına atacak, bulduğunu fakir fukaraya dağıtacak: Ya para yoksa? Lafı mı olur canım, banknot matbaası çalıştırılacak, para basılacak! ANAP iktidarı bu! Dün Zonguldak'ta, Ereğli'de, şurda, burda, işçinin karşısına liboşizmle çıkar; buğday taban fiyatında çiftçinin beline vurur; önceki gün 'ucuz emek cenneti' yaratacağını dünya âleme ilan eder; bugün de tam tersıne laflar söylemeye başlar. Ciddiyeti yok bu işin. inandırıcılığı yok. •k Al sana, al sana. Bu da sana. HESAPLASMA BURHAN ARPAD ümüze Son Darbe! Yıllardır yasadışı yollardan yurdumuza sokulmaya çalışılan yabancı tütünlerden oluşan sigaralarla, Türk toplumunun içim zevkinin değiştirilmesine ve böylece Amerikan tipi tütünlere yeni pazarlar kazandırılmasına çabşılmıştır. OCUZ ANTER E. Gümrük ve Tekel Bakanlığı Müs. Yard. Türkiye'deki tütün ürünleri pazannın bü Bu kararlann bugünden görülebilen soyüklüğunü ve büyüme potansiyelini dikka nuçlanna değinmeden önce tütüncülüğüte alan ve dünya sigara pazarını denetimle müzün, dünya tütün tanmı ve ülkemiz ekori altında bulunduran çokuluslu tütün te nomisindeki yerini belirlemekte ve bilmekkellerinin, yıllardır, Türk toplumuna yaban te yarar vardır. cı menşeili tütün ve sigara içim ahşkanlığı Dünya tütün tarımı içinde tütüncülüğükazandırmak için yoğun bir uğraş içinde ol müzün, bir yandan ulaşılan üretim düzeyduklan büinmektedir. leri, öte yandan Türk tütünlerinin dünya siBu tütün tröstlerinin, özellikle II. Dün gara sanayilerinde aranan nitelikleri dikkate ya Savaşı'ndan sonra harmanlarında büyük alındıgında önemli bir yeri vardır. ölçüde Türk (Şark) tipi tütün kullanan BaTürkiye; Çin, ABD, Brezilya ve Hindistı Avrupa ülkelerinde izledikleri politika; tan'ın ardından üretim sıralamasında beşinekonomik koşullardan yararlanarak, alış ci sırada bulunmaktadır. Şark tipi (Türk) tükanlık haline gelen bir içim zevki oluşturu tün üreten ülkeler arasında ise Türkiye biluncaya kadar her turlü ödeme kolaylıkla rinci sıradadır. n ve fıyat ödünleri (tavizleri) sağlamak ve Aile tarımı özelliği dikkate alındıgında daha sonra da tütün ve sigara satışlarına, yaklaşık olarak, kırsal nüfusumuzun yüzyabancı sermayeli ortakhklara geçmek ol de 7, genel nüfusumuzun da yüzde 4 gibi muştur. önemli bir bölümünü oluşturan 2 milyon Ulkemizde de izlenen politika, II. Dün dolayında vatandaşımız geçimini tütün taya Savaşı sonrası bazı Batı Avrupa ülkele nmından sağlamaktadır. Demek ki tütün ve rinde ki bunların çoğu tütün üreticisi tütün mamulleri sanayii, ülkemiz için önemdeğildir uygulanan politikalann aynısıdır. li bir gelir ve istihdam kaynağı olmuştur. Yülardır yasadışı yollardan yurdumuza Devlet tekelinin 1990 yılı faaliyetleri sonunsokulmaya çahşılan yabancı tütünlerden da, çeşitli adlar altında (fon, ek vergi, KDV) oluşan sigaralarla, Türk toplumunun içim Hazine'ye sağladığı ve toplam 3 trilyon TL'yi zevkinin değiştirilmesine ve böylece Ame aşan kaynağın büyük bir bölümü bu sekrikan tipi tütünlere yeni pazarlar kazandı törden sağlanmıştır. nlmasına çahşılmıştır. Tütün üretim ve ticareti, özellikle son kırk Yabancı şirketlere verilen imtiyaz hakla yılda, gelisen teknik olanaklardan yararlannnm kaldınunasıyla cumhuriyetimizin ilk mak suretiyle birçok ülkenin rizikosuz net yıllarından beri devlet tekeli altında bulu gelir sağladığı bir sektör haline gelmiş ve bu nan tütün ve tütün mamulleri sanayiinin nedenle uluslararası ticarette şiddetli rekaüretim darboğazlarına düşürüldüğü bazı bet hareketleri doğmuştur. dönemlerde yabancı sigara dışalımı ve sek Ne yazık ki insan sağbgına en az zararlı tördeki devlet tekelinin kaldınlarak yaban olduğu uzmanlarca kanıtlanan, kendilerine a tütün tekellerine üretim olanaklannın özgü aromalanyla bilinen Türk tipi tütünsağlanması gibi öneriler bazı çevrelerce sık ler, zamanında karşı önlemler alınamadıgı sık gündeme getirilmiştir. için özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Salt tüketici talepleri ve tercihleri açısın Amerikan tipi tütünler karşısında pazar dan ilk bakışta geçerliymiş gibi gözüken ve kaybetmeye, dünya sigara harmanlarında son 25 yıldır hep gündemde tutuhnaya ça daha az kullanılır olmaya başlamıştır. hşüan bu öneriler, nihayet 1986 yılında kamuoyunda 'geceyansı baskını' tartışmaları Ugradığımız kayıp yaratan bir yasa değişikliği ile uygulamaya Uluslararası piyasalarda sürdürülen ve konulmuş, yabancı tütün tekellerine kapı Türk tütünleri açısından yaşam savaşı velar açılarak ilk aşamada, yabancı sigara ve rilen böyle bir gelişme süreci içinde ilk aşatütün dışaJımına başlanmıstır. mada, 1986 yılında, yabana sigara ve tütün Geçen aylarda da, dünya sigara sanayi ithali ile başlatılan uygulamanın bugün orlerini denetimleri altında bulunduran ya taya çıkan somut sonucu, yabana sigara tübana tütün tekellerine, ulkemizde fabrika ketiminin, 5 yü gibi kısa bir sürede, 17 bin kunna, dağıtım ve pazarlama yapma gibi ton gibi oldukça yüksek değerlere ulaşmaolanaklar sağlayan ve milli tütün tekeline sı ve filtreli sigara üretimi içinde de yüzde son veren yeni bir kararnamenin yürürlüğe 22 gibi bir pay almasıdır. Bu durum; Türk ginnesiyle, 1986 yılında uygulamaya konu tipi tütünlerin, dış pazarlardan sonra kenlan politikalar zincirinin son halkası da ta di ülkesinde de pazar kaybettiğinin tartışmamlanmış olmaktadır. masız ilk sonucudur ve önümüzdeki yıllarCAGOAS YAYINLARI Bayrak ve İstiklal Marşı Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından günümüze özellikle genç kuşaklarda yerleşmiş bir bayrak sevgisi vardır. Onuncu Yıl Marşı'nın ezgileriyle pekleşen bu yakınlık günümüzde de sürüyor. Yenilerin bu konuda nasıl davrandığını kestiremeyeceğim. Üzülerek söyleyebilirim ki değişen birçok şey gibi bayrak sevgisi de gücünü yitirdi gibime gelıyor. Bılebildiğim kadarıyla bir Bayrak Yasası vardır. Bayrak kullanımımn kurallarını ayrıntılarıyla gösterir. Yasa mı degişti, ben mi aşırı duygulu oldum! Ölülerimizin çoğunu bayraga sarıp sarmalayarak son yolculuğa yolluyoruz. Milli bayramlarda bayrakları pencere kenarından sallandınyoruz. Çamaşır asar gibi! Bayrakların eni boyu ölçüsüne boş veriyoruz. Rengi atmış, nice yılın güneşini, yağmurunu yemiş, yıpranmış, bezleşmiş bayrakları hiç çekinmeden kullanıyoruz. Nedeni bilinçsizlik elbette. Bayrak için gösterdiğimiz duyarsızlığın bir benzerini Atatürk için, İstiklal Marşı için de gösteriyoruz. Atatürk'ü değerlendırirken hangi ötçülere dayanıldtğını kestiremedim! TRT bunun örneklerini sık sık veriyor. TRT televizyonunun 2. kanalının akşam saat 18.00 açılışında olduğu gibi! Sanırım bir yılı geçti. Sunuş biçimi, anlayışı, uygulaması kökten değişti. Eski biçimiyle sevimli, duygulu bir sunuştu. Aklımda kaldığı kadarıyla sevimli çocuklar okuyordu İstiklal Marşı'nı! Çocukların cıvıl cıvıl istiklal Marşı ezgilerini duyarlıkla kavramış kamera. Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın ayrıntılarıyta bir İstiklal savaşı özeti sunmuştu! Atatürk ve yakın devrim arkadaşları, köylüsüyle, işçisiyle Türk toplumun bütünüyle! Şimdi sunulan biçimde ise bunların hiçbiri yok. Cıvıl cıvıl çocuk korosunun yerini kalın erkek sesleri almıştı. Dalgalanan bayrağın krvrımlarında sık sık gülümseyen Atatürk varla yok arasıydı. Uçaklar, savaş gemileri ve savaş havası ağır basıyordu. TV'ciler bir şeyi unutmuşlardı. Bayrak sabah gün doğarken direğe çekilir ve akşam gün batarken direkten indirilir. TV2 programı saat 18.00'de başladığına göre bayrak kullanım kurallarına aykırı bir uygulama! Şu da sorulabilir. Demokrasiden sıkça söz edilen bir ülkede böylesine yan tutmanın ne gereği var? Bayrağa ve İstiklal Marşı'na saygı! Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak. Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır parlayacak. O benimdir o benim milletimindir ancak! Liberalizm ne demek? Emekçi açısından liberalizm, toplusözleşme düzeninde sendikal haklarını kullanarak alınterini degerlendirebilmesi demektir. Ancak bir liberal Türkiye' düşünün ki 15 milyon memur, sendikasız, grevsiz, toplusözleşmesiz, eli kolu bağlı bekliyor. Ne bekliyor? Devlet Baba'nın ulufe dağıtmasını! Sendikal yasaklar süregelirken ANAP iktidarının sözüm ona liberal kanadı ortaya çıkıp haber veriyor: Memurlara müjde! Az gelişmiş faşizmin liboşizminde, işçinin, memurun, esnafın, emeklinin, orta boy işadamının gırtlağı devleti ele geda artan sayıda tütün üreticisinin, zorunlu çiren siyasal iktidarın elindedir. Memur, grevli ve toplusözolarak, tütün tanmından vazgeçeceğinin, leşmeli sendikal düzende ulusal gelirin paylaşımına giremez; Italya ve Yunanistan örneğinde olduğu gigözlerini siyasal iktidara diker, devlet kapısından bekler ulubi, tütün dışsatımı yapan bir ülkenin, satfeyi. tığından daha fazla, dışahm yapar hale geANAP'ın yeni hükümeti, Osmanlı'ya uzanan geleneksel düleceğinin ilk işaretidir. Bu süreç önümüzdeki zen üzerine oynuyor. yıllarda daha da hızlanacaktır. • özelleştirme adı altında uygulamaya koANAP seçime mi gidecek? Yoksa ortalığı yatıştırmak için nulan bu kararlara hakhlık kazandırabilnumara mı yapıyor? mek amacıyla dışalımda arttınlan fon keDiyelim ki ANAP erken seçime gitti. Seçmen de numarasintileriyle tütüncülüğümüzün gelişeceği ve yı yuttu. Başında Mesut Yılmaz, Ekrem Pakdemirli, arkasındevlet tekelinin güçleneceği gibi izlenen poda Yıldırım Akbulut, Mehmet Keçeciler, Cemil Çiçek takımıyla litikalarla bağdaştırılması mümkün olmaANAP beş yıl daha iktidar koltuğunda! Sorumsuz Cumhuryan açıklamalar yapıhnış, devlet tekeli, verbaşkanı Özal, her gün televizyonda! Devlet birbirine dolangisini ödeyemeyen, kaynak yaratamayan bir mış; her şey arapsaçına dönmüş! Aile her gün ortalıkta ya kurum gibi gösterümiş, böylece yabana tüheyyy! Hanedan, gelecek beş yıl içinde ülkenin başına büstün tekellerine sağlanan yasal haklar için tek bütün dalbudak sarmış! Çoluk çocuk, yeğen, birader, damat, yanlı kamuoyu oluştumlmaya calışılmıştır gelin, oğul, bacanak; vur patlasın, çal oynasın! (1). Halk yutarsa; liberalizm miberalizm, hanedan manedan, Tekel'in tütün mamulleri sektörü de d a . Yılmaz mılmaz, hükümet mükümet, duş muş derken gelehil olmak üzere tüm sektörlerdeki faaliyetcek beş yılımızı düşünebiliyor musunuz? lerinde, bir KİT olarak ekonomik kuraJlara uyması ve sonuçta da kâr etmesi gerekmektedir. Geçen yıl ulaşılan 8 trilyon dolayındaki satış hasılatı dikkate alındıgında, olağanüstü yetersiz kalan özsermayesine karşın öyle de olmaktadır. Sonuç Ülkemiz tütün ve tütün mamulleri sanayiini tütün tanmından soyutlayarak tek başına değerlendirmek mümkün degildir. Dünya sigara sanayilerinde yerleşik bandrol ya da tekel rejimleri arasındaki tercihler, ülkenin pazar ekonomisi uygulaması ya da gelişmişlik düzeyi ile ügüi bulunmamaktadır. FransaJaponya, G. Kore gibi gelişmiş ülkelerin yanı sıra tran, Irak gibi gelişmekte olan ülkelerde de tütün ve tütün mamulleri sanayii tekel altındadır. Kaldı ki sektördeki ulusal tekellere son verecek bandrol sistemine geçen ve çoğu tütün üreticisi olmayan Batı Avrupa ülkelerinde de görüldüğü üzere tütün ve tütün mamulleri sanayiinde tam ve serbest rekabetten söz etmek mümkün değildir. Uluslararası tütün tröstlerinin denetiminde bir piyasa oluşmaktadır. örnekleri verilen gelişmiş bazı ülkelerin, mamul tütün sanayilerindeki rejimlerini belirlemekte etküi olan insan sağlığı ve Hazine'ye rizikosuz net gelir sağlama gibi düşüncelerin ötesinde sadece, tütün tanmının ekonomik ve sosyal boyutu, ülkemiz tütün mamulleri sanayii ile ilgili tercihleri tek başına yönlendirebilecek en önemli öğedir. (1). Sn. Işın Çelebi: "... Tfekel, vergilerini Maliye'ye ödemiyor... 1 trilyonun üzerinde borcu var... tütünde kaldıracağımız tekel Türk köylüsünü mutlu edecek... Fazla tütün üretilmeyecek. Hürriyet: 26.4.1991" (2). "Yabana sigara ithalatı pahahlaştı... Dünya: 3.5.1991" lMPfBvaııruı vf oiK.*«i"i HASANESAT IŞIK'ı ölümünün 2. yıldönümünde özlemle anıyoruz. AİLESİ VE DOSTLARI ACIKAYBIME ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümü ögretim Görevlisi, Odamız üyesi Maden Yflluek Mfthendin KONYA EREĞLtSİ SULH CEZA MAHKEMESİ HÜKÜM ÖZETİ C.M.U. No: 1990/62 Hâkim: Hamza Aydın 23128 Kâtibe: Şerife lkiz 99 Davaa: K.H. Sanıklar: 1) Mustafa Cansever Abbas ve Fahrunisa oğlu 1338 d.lu Konya Merkez Dereışıklar Köyü nüfusuna kayıtlı olup, Rasim Erel Cad. Derya Apt. No: 9'da oturur. Evli, 3 çocuklu, okur yazar, sabıkasız, T.C. Islam. Vekiü: Av. Suat Yenitürk Sanık: Ruşen Aktaş Ali ve Zeynep oğlu 1940 d.lu Aşıklar köyü nüfusuna kayıtlı olup Alpaslan Mah. BağKur evleri 2/3'te oturur. Evli, 6 çocuklu, okur yazar, sabıkasız, T.C. Islam, toptan bakkaliye. Suç: Gıda Maddeleri Tüzüğü'ne muhalefet. Suç tarihi: 4.12.1989 Karar tarihi: 7.11.1990 Yukanda suçu ve açık kimlikleri yazıh sanıklann cezalandınlmalan istemleri ile mahkememize açılan işbu kamu davasının yapılan acık yargılaması sonunda verilen hüküm gereğjnce düzenlenen hükttm özetidir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1) Sanık Mustafa'ya müsnet suç subut bulduğundan eylemine uyan G.M.Tnin 295/b maddesi delaletiyle TCK'nın 398, 647/4, TCK'nun 72. maddeleri gereğince NETİCETEN 470.000 LİRA AĞIR PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA. Sanığın cezasının ertelenmesine yer olmadığına, TCK'nın 402. maddesine göre ciirme vasıta kıldığı meslek ve sanat ve ticaretinin üç ay süreyle TATILİNE, sanığın işyerinin 7 gün süreyle kapatılmasına, 2) Sanık Ruşen'in eylemine uyan G.M.Tnin 295/b ve i maddeleri delaletiyle TCK'nın 398.647/4 ve TCK'nın 72. mad. gereğince NETtCETEN 470.000^ TL. AĞIR PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA, Sanığın cezasının ertelenmesine yer olmadığına, TCK'nun 402. maddesine göre cürme vasıta kıldığı meslek ve sanat ve ticaretinin üç ay süreyle TATİLİNE, Sanığın işyerinin 7 gün süreyle kapatılmasına, Karar özetinin C. Başsavcılığı'nca gönderilerek Ankara, Istanbul ve Izmir'de yayımlanan ve tirajı yüzbinin üzerinde bulunan bir veya iki gazetede ve aynca bir mahalli gazetede derhal ÎLANINA, Aynca karar özetinin C. Bassavcüığı kanahyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'na gönderilmesine dair kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Esas No: 1990/34 Karaı No: 1990/653 T.C. (1937 30.06.1991) kaybettik. Ailesine, yakınlanna, dostlanna ve maden mühendisleri topluluğuna başsağlığı dileriz. Cenazesi 2 Temmuz 1991 tarihinde ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümü'nde saat 11.30'da yapılacak törenden sonra öğle namazını müteakip Maltepe Camii'nden kaldınlacaktır. TMMOB MADE1S MÜHEIVDİSLERİ ODASI YÖNETÎM KURULU SAVa ÖZBAYOGIIPnu T.C ANKARA 13. SULH CEZA MAHKEMESİ HÜKÜM ÖZETİ Esas: 1991/110 Karar: 1991/353 Hâkim: Ahmet Sevinç Erdoğan Kâtip: Hülya Dursun Sanık: Nurettin Özgültekin, Mehmet ve Hanım oğlu, 1959 doğumlu, Sıvas, Kangal nüfusuna kayıtlı olup, Ankara'da Abidinpaşa 22. Sokak, 12/5'de oturur, Sıhhiye Fuarı Çarşısı 7. Peron, No: 9'da Özkoç Kasabı'nı çalıştırır, evli, iki çocuklu, sabıkasız. Suç: Gıda maddeleri nizamnamesine muhalefet etmek. Suç tarihi: 26.3.1990. Sanığın gıda maddeleri nizamnamesine muhalefet etmek suçundan TCKInun 396647/4, 402/2 üç ay cürüme vasıta kıldığı meslek ve sanatının tatiline ve taktiren yedi gün işyerinin kapatılmasına, hüküm özetinin kapama süresi kadar işyerinin göze çarpan bir yerine asılmasına, kararın kesinleşmesini mütakip hüküm özetinin Ankara'da tirajı 100.000 üzerinde bulunan bir gazetede ilan edilmesine 1.000 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsiline, sanığın yüzüne karşı Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 7/5/1991. Basın: 29610 MEHMET BAŞARAN GİZ KOKAN SUSKUNLUK 10.000 lira (KDV içinde) (Ödemeli gönderilmez) ÇAĞDAŞ YAYINLARI Türkocağı Cad. 3941 CağaloğluİSTANBUL OMVCADEL 23. SAYIMIZCIKTI HAKÜYIZ KAZANACAı İŞÇİLERİN HAK MÜCADELESİNE DEVRİMCİLER DESTEK VERİYOR Işçılenn hak arama mucadelesı artık alışılmış, klasik yöntemterı aşıyor. İşçjlef kendilerine yönetrk kıyıma ve yoksuHukla baş başa bırakılmak istenmelerine karşı çıkarken, mücadele araç ve yöntemlerini de zenginleştiriyorlar. AntiTerör Yasası, halkın karşısına baskıyla, komplolarta çıkıyor. Herkesi suçlu ilan ederken, buna uygun komptolar düzenliyor. Yasa kural tanımıyor, onları bir üks olarak görüyor. PARLAMENTONUN BOYUTLARI Ratami Kumaş 8.000 lira (KDV içinde) Çağdaş Yayınlan Türkocağı Cad. 3941 Cağaloğlutstanbul Ödemeli gönderilmez. Esas No: 1990/407 Karar No: 1990/869 Etiketsiz ekmek imal etmek suçundan sanık Abdulah ve Sultan1 dan olma, 1950 D.lu Felani ilçesi Çelebiler Mahallesi nüfusuna kayıüı Ahmet Yüksel hakkında mahkememizin 28.11.1990 tarih ve 1990/407869 sayılı karan Ue TCK'nın 398, 647/4.1 ve 72. maddeleri uyannca 3 ay hapis ve 40.000 lira ağır para cezası, 490.000 lira ağır para cezası ile cezalandınlmasına, TCK'mn 402/1. maddesi gereğince 3 ay müddetle failin cürme vasıta kıldığı meslek, sanat ve ticaretinin taüline, Fiilin işleniş şekli ve niteliğine göre işyerinin 7 gün süre ile kapatılmasına Dair verilen hüküm YARGITAY 2. Ceza Dairesi'nin 22.5.1991 tarih 48626080 sayılı ilamı Ue onanmasına karar verilerek 22.5.1991 tarihinde kesinleşmiştir. Karar ilan olunur. 11.6.1991 Basın: 29885 KARABÜK SULH CEZA HÂKİMLİĞt'NDEN ESKİŞEHİR BtRİNCİ SULH CEZA MAHKEMESt'NDEN BİLDİRİLMİŞTİR Sanık: Hüseyin Çıtırlsmail ve Umahan oğlu, 1953 doğumlu, Kütahya Merkez Sobran köyü nüfusuna kayıtlı, halen Eskişehir Böyükdere Mahallesi Elvan Sokak No: 38'de oturur. Hüküm özeti: Yüdıztepe Mahallesi Dumhıpınar Caddesi No.^daki işyerinde imal ettiği tereyağdan alınan numunenin yapılan tahlili sonucu içindeki süt yağı oranımn % 77.59 oranda düşük olacak şekilde tereyağı imal edip halka satmak suçundan yukanda açık kimliği yazıh sanık hakkında mahkememizin 4.4.1991 tarih ve 1990/6631991/124 esas ve karar sayüı ilamı Ue TCK'nın 398, 647/4, 72, 402. maddeleri gereğince 490.000 lira ağır para cezası Ue cezalandırılmasına, sanığın cürme vasıta kıldığı meslek,sanat ve ticaretinin üç ay süre Ue tatüine, yedi gün işyerinin kapatUmasına karar verilmiştir. Karar temyiz edilmeyerek 13.6.1991 tarihinde kesinleşmiştir. İlan olunur. tLAN SORGUN ASLİYE HUKUK MAHKEMESt'NDEN 1988/95 Esas 1991/258 Karar Davacısı NaU Bektur vekili Av. Ahmet Ateş, davahlan Şener Koçyıldınm, Fatma Ardağan, Oüner KoçyUdırım, Güler KoçyUdırım, Sukuta Koçyıldınm, Fatma Erayan, Taner Koçyıldınm ve arkadaşlan olan tapu iptali tescil davası sonunda verilen karan gereğince: Sorgun Uçesi Gümüşkavak köyü birliğinde kain pafta 20, parsel 510'da kayıtlı taşınmazın tapusunun iptah' Ue Tümdu oğlu NaU Bektur adına tapuya tesciline karar verilmiş olup davalıların aramalara rağmen bulunamadığı zabıtaca da adreslerinin tespit edüemediğinden dava dUekçesi de Uan yoluyla tebliğ edUmiş olup Sorgun Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/95 esas 1991/258 karar sayılı dava dosyası Uan tarihinden itibaren 1 ay içinde temyiz edilmediği takdirde karann kesinleseceği ve tapusunun iptaline karar verüeceği hususu Uanen tebliğ olunur. Basın: 47832
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog