Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

£Z,1 HAVA DURUMU meteoroloji işleri Genel Müdürluğü'nden aJinan bilgiye göre; yurdun batı kesımleri parçalı bulutlu, Marmara ile Kuzey Ege yer yer sağanak ve gök gürultülü sağanak yağışlı, öteki yerler az bulutlu ve açık geçecek. HAVA SICAKLIĞI: Değişmeyecek. RÜZGÂR: Yurdu kuzeyinde, kuzey ve doğu, güneyinde güney ve baü yön lerden hafif, ara sıra orta kuvvette, yağış anında kuvvetli olarak esecek. DENİZLERDE: güney Ege ve Akdeniz'de kıblı ve lodos, ötekı denizterimizde yıldız ve poyrazdan 24 yer yer 5 kuvvetınde Adana Mapazan Mıyaman Afyon AJn Anlara AnteKya Arrtaiya Artvtn *tn Balıtesr Biiecık Bıng* Bıtlts Bolu Burea ÇanaMale Ç Dmciı A Y A Y A A A A A B Y Y A A A Y Y A B TURKIYE'DE BUGÜfl 33°23°Oıyart»tor 30° 18° Edirne 4O°2S°Erancan 33° 14° Erzurum 31° 16° Esluîehif 34°17°Gaz!aırt«ı 34°22°Gresun 30°20°Gumüşfw*A 27°16°HaMdn A 37°20°lsparta A 3Z°2(J°lsBnl)ul Y 30° 17° Izmır Y 36° 18° Kare A 28° 14° Kastemonu A 30° 18° Kaysen 34° 18° Kırtdarelı 28°21°Konya 32° 12" Kutatiya 31° 21° Malatya 38°21°Manısa 30° 11° KMaraş 30° 14° Mersn 29° 16° Mujla 34°17°Muş 32°23°N*Je 27°20°O«lu 30°16°fta 35° 21° Samsun 34° 16° Sıırt 27°20°Snw() 35°22°Snas 28° 12° UdrdaO 31° 14° Thtam 32°13°*ıncel 30° 16° Uşak 33°18°\fen 38°15°Ybzoat 36°23°Zo(iguldak DUNYA'DA BUGUN ANKARA NOrLARI MUST4FA EKMEKÇİ 2 lhMMUZ 1991 Küpeler. Turaıs B 20° \Asnedik B 28° «yareı Mısnngiofi 8 21° Zünh B 24° •• saatte 4 ıla 16, yer yer 21 denız mıli hızlaesecek Dalga yüksekliğı 0.30.9, yer yer 115 metre dolayında olacak. VAN GOLÛ'NDE HAW: Az bulutiu ve açık geçecek. Rüzgâr güney yönlerden hafif olarak esecek, göt küçük dalgalı olacak. j : açık buıuflu ^yajmurlu g j ( sısi /^luriı Aaçık BbuluOu Gouneşh Kkark Ssıs* Y^ajmuriu BULMACA SOLDAN SAĞA: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1/ Olağanüstü çekiciliği olan liderlerin kendisine ve kişüiğine, yandaşlarınca yakıştırılan büyüleyici güç ve yetenek. 2/ Zerdüşt dininde ateş tannsı... Tütün dizmek, kunıtmak ve işlemek için kullanılan ttstü kapalı sergi. 3/ Bir konağın alışverişini yapmakla görevli kimse. 4/ Zonguldak'ın bir il ' çesi... Sınır nişanı. 5/ Iri taneli bezelye 6/ "Bu bir ı hafidir ki ruha dolmakta / Kızu havalan seyret ki aksam olmakta" (Ahmet Haşün)... Uluslararası alanda karayoluyla yapılan mal taşımacılığına ve bu iş için kullanılan kamyona verilen ad. 7/ Birleşmiş Milletler'e bağlı bir kunıluş... 'Hayır' anlamında kullanılan bir söz. 8/ llaç... Zehir. 9/ Adlandırma, ad verme. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Ortaoyununun iki temel kişisinden biri. 2/ Kınk kemikleri bir arada tutmak amacıyla kullanılan tahta gibi düz nesne... "Uzun bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece" (Âşık Veysel). 3/ Bir resim ya da desende, baza nesne ve fıgür boyutlannın perspektifın etkisiyle kısalması. 4/ Gözün rengini veren tabakası... Iranlılara verilen ad. 5/ Kansızlık. 6/ Türk müziğinde bir makam. 7/ Agrı Dağı'na verilen bir başka ad... Tavlada bir sayı. 8/ Bir tür küçük zurna. 9/ Bir Ingiliz uzunluk ölçüsü birimi... Koku. TARTISMA Profes> tMiel Futbol Bugün birçok gelişmiş ülkede bu sporun yapıldığını, merakla izlendiğini ve Türkiye'dekinden daha fazla paralar harcandığını görüyoruz. Türkiye'de araştarma laboratuvarlaruun, bilimsanatkUltur enstitülerinin, müze ve galerilerin, yayınevlerinin ve kültür merkezlerinin az olduğu ve olanlann çoğunun da yetersiz kaldığına yürekten inanıyonım. Fakat bunun suçunu profesyonel futbola yüklemek çok düz bir mantıkla büyük hataya düşmek olur. Saym Mehmet Bayhan'ın deyişiyle "22 kişinin koşturnp gerisinin seyrettigi oyun" bence tam anlamı ile bir spordur. Türk Dil Kanunu'nun sözlüğünde spor, "Kişisel ya da toplu oyunlar biçiminde yapılan, genelUkk yanşmaya yol açan, bazı knrallara göre uygulanan beden hareketlerinin tiimii" olarak gecer. Futbol bu tanımın içleminde olup, futbolun kişi için çabuk karar venne yeteneğini geliştirme etkileri de vardır. Bugün birçok gelişmiş ülkede bu sporun yapıldığını, merakla izlendiğini veTürkiye'dekinden daha fazla paralar harcandığını görüyoruz. Amerika'da çok yaygm bir spor olan beyzbolda bir oyuncu topa diğerinden daha hızlı vuruyor diye ya da aynı topu daha hızlı atabiliyor diye (yineliyorum) Türkiye'deki rakamların çok üzerinde para alıyor. Yaşam düzeylerinin bize oranla daha yüksek olduğunu düşünürsek bu parayla kimbilir neler yapıhr? Gelişmemişliğin faturasını futbola çıkarmak yanlıştır. Benim gelişmiş Olkeler için verdiğim örneğin, kaynaklan sınır h olan ülkemiz için geçerli olmadığını söyleyebüirsiniz. Transfer rakamlannın ülke şartlanna göre ayyuka çıktığmı herkes görmektedir. Ben de kabul ediyorum. Bu konuda yumuşatıcı önlcmler alınması taraftanyım da. Ama, profesyonel futbolu yasaklamak fazla sert bir önlemdir. Saym Mehmet Bayhan'ın da dediği gibi, ülkemizde "futbol" oyununu icra etmek ve seyretmek isteyenler vardır. Fakat az sayıda değil, on milyonlarla ifade edilebilen çoğunluktadırlar. Bu kadar insanın beklentisi bir anda yok edilemez. Peki, bu insanlann beklentileri yanlış mıdır? Bu spordan zevk almak, bir futbol takımının maçına gitmek ve tezahürat yapmak onlann doğal hakkı değil midir? Stres insanlannuzın en büyük sorunlanndan biridir. Işinde, trafıkte, çarşıdapazarda bu hastaJığı her insan edinmektedir. Birçok psikoloğun bu konudaki açıklamalan bilinezlikten gelinemez. Futbol, basketbol, voleybol gibi oyunlar seyredenler üzerinde stres giderici etki yapar. Bu açıdan konuya "profesyonel futbol yasaklanmahdır" diye yaklaşmak yanlıştır. Elbette ki "gercek yol gösterki bOimdir." Elbette ki, "sanatsız kalan ulusun yaşamı tehlikededir." Ama bütun bunların acısını futboldan çıkarmak da doğnı değildir. Onun yerine bu sporla uğraşan kulüplerin kazançlanna federasyon ve Kültür Bakanlıgı işbirligi ile bir yaptınm getirilebilir. SanatsaJ faaliyetleri destekleyici fonlar kurulabilir. Kulüplerin birer okul açması ya da açılan okullan desteklemesi istenebüir. Avrupa Topluluğu'na üye olmamız konusunda ise; AT üyelerinin birçoğunun futbolda da söz sahibi olduğunu biliyoruz ve bu ülke halklanmn da futbola ilgi gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu ülkelere karşı futbolda elde edilen başanlar ülke tanıtımına da katkılı olmaz mı? Tabii profesyonel futbol yasaklanmazsa! VOLKAN SAYGILI > ögrenci / tstanbul CEVHAN 2. KADASTRO MAHKEMESt'NDEN İLANEN DAVETtYE 1983/151 1989/192 Ceyhan'ın Dikilitaş Köyü'ne ait 4 nolu parseli hakkında M.Hazinesi ve Desi özmen tarafından davalılar alayhlerine açılan tespite itiraz davasının yapılan yarjplaması sonunda: HÜKÜM: Mahkememizce toplanan delillere göre 4 nolu parselin 5600 m3>lik bölümünün nehir yalağı olarak tapulama dışı bırakılmasına. Bakiye 197.400 m"Uk bölümün davalılar adına (Hasan Çakıcı mirasçılarına, Nakiye Baksan, Nazlıhan Kara) hisseleri oranında tapuya tesciline. 48.000 m ! 'lik bölümünün nehir yatağı olarak bırakılmasına ayrıca planda C ve D harfleri Ue gösterilen 23.000 m2'lik bölümün de davahlar adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş olup verilen karar davacılar Desi Ozmen ile Sabahat Biçer adlarına tebligat yapılamadığı ve araştırmalara rağraen bulunamadığı anlaşılmakla, keza dosya Hazine vekili tarafından da temyiz edilmiş olmakla: 60 YIL ÖNCE Cumhuriyet Verem Hastanesi 2 TEMMUZ 1931 Belediye evvelce verem hastanesi insaası için RADYO> Cerrahpaşa'yı münasip görmuş fakat buradaki arsa sahiplerinin asli kıymetlerinden bir iki fazia para istemeleri üzerine bundan sarfı nazar etmişti. lir P H I L I P S P I K U P ' ı Bilhassa burada büyük bir (t ı f ) Elektnkle doldurulmuş plikarsanın sahibi olan bir l»r en lyıdır Fakat bünlar bu doktor belediyenin uyuşma PıK • U P ıle daha mukemmel P K UP l çalmabdır tekliflerini kabul M • etmediğinden Belediye ile aralarında ihtilâf çıkmıştı. Son zamanlarda belediyenin burasını satın almak mecburiyetinde olmadığını hisseden bu zat belediyeye müracaat ederek uyuşma teklifınde bulunmuştur. Cereyan eden müzekerat neticesinde itilâf edilmiştir. Alınacak arsa 10.000 metre murabbaındadır. Sahibi evvelce bu arsa için 30 bin lira isterken bu defa 15 bin liraya inmiş ve Belediye de bu fıatı makul gördüğünden uyuşulmuştur. Diğer taraftan bu civarda başka kimselere ait olan 4050 arsa ve evinde istimlâkı lâzım gelmektedir. Bunların sahipleri de doktora verilen fiata razı olacaklarını bildirmiş olduklanndan Belediye bunları da satın almaktadır. Bu meyanda ufak bir bostan da vardır. Belediye burada verem hastanesini inşa edeceği gibi bir kısrrunda da Cerrahpaşa hastanesinin yemekhane ve çamaşırhanesini yapacaktır. 931 bütçesi tasdik edilince Belediye hemen arsaların bedelini verecek ve inşaata başlıyacaktır. GRAMOFONLARA HEINE OPTOTECHNIK TIP DOKTORLARI VE ÖĞREIMCİLERİNİN DİKKATİkME ! • Otoskop setleri • Oftalmoskop setleri • Retinoskop setleri • Rektoskop setleri • Mini setler • Duvar üniteleri • İndirekt oftalmoskop setleri. ALİN TIBBİ CİHAZLAR İTHALAT SATIŞ Karagül İş Merkezi No: 78 34270 FındıkzadeİST. Tel: 524 04 49 Fax: 523 50 86 W taksîtlerie HEMEN TESLİM , 31 Temmuz 1991 \tarihlnekadar FIRSAT 30 YIL ONCE Cumhuriyet Gagarin'in ilk seyahati 2 TEMMUZ 1961 Sovyet feza pilotu Yuri Gagarin, ilk Batı memleketine yaptığı seyahatte hararetle karşılanmış ve binlerce Finlinin katıldığı bu karşılama sırasında polis, kahverengi ve mavi yeşili üniformah, mütebessim Rus subayına güçlükle yol açmıştır. Gagarin'e Korgeneral Nikolai Kamanin refakat etmektedir. Yun Gagarin Gagarin buraya demiryolu ile ve Leningrad tarikiyle gelmiştir. Gagarinin geçtiği her istasyonda büyük bir kalabaük toplanmış ve kompartımanı çiçek buketleri ile doimuştur. Gagarin, yapmış olduğu bir konuşmada, "Eğer emir verihrse aya, Venüse gitmeye veya dünya çevresinde birkaç tur yapmaya hazırım. Fakat bu benim inhisanm altma girmemelidir, başkaları da şanslarını denemelidirler" demiştir. Gagarin, Sovyetler Birliğinde birçok feza adamı yetiştirildiğini ve bunların müstaİcbel feza uçuşları için hazır olduğunu da kaydetmiştir. Mahkememize ait 1983/151 esas ve 27.6.1989 gün ve 1989/192 karar sayüı mahkeme ilamı ve Hazine'ye ait 15.1.190 tarihli temyiz dilekçesi tebligat yerine kaim olmak üzere 7201 sayılı kanun uyannca Desi özmen ve Sabahat Biçer adına Uanen tebliğ olunur. 15.5.1991 Dönem, cmhuriyetten sonraki tek parti dönemi. Atatürk Cumhurbaşkanı, İsmet Paşa Başbakan. Ordu içinde, bazı kıpırdanışlar, gruplaşmalar, hazırlıklar yapıldığı yolunda haberler alınır. Subayların.özellikle genç subayların iktidarı eleştirdikleri görülmekiedir. Atatürk, İsmet Paşa'dan durumu nasıl değerlendirdiğini sorar. İsmet Paşa şu karşılığı verir: Elbette tenkit edeceklerdir. Kendi genç subaylığımızı hatırlayalım. Bölük odasında oturduğumuz zaman, padişah ve halifeden başlayarak kendi kumandanlarımıza kadar kimleri tenkit etmezdik ki? Bugünküler aynı şeyi yapmayacaklar mıdır? Yapmıyorlar mı sanıyoruz? Ordu bu! Kendine göre bir tabiatı olacaktır ve bu tabiat hep sürüp gidecektir. Kendi kendilerine tedbirler alacaklardır, tertipler düşüneceklerdir, birbirleriyle haberleşeceklerdir, birtakım hazırlıklar yapacaklardır. Biz öyle değil miydik? Ben hiçbir endişe duymuyorum. Bunu bir tabii hal sayıyorum. Biz memleketin şartlarını gereği gibi değerlendirip ona göre idare ettiğimiz süre bunlar maşum hevesler olarak gelir ve geçer... Atatürk, İsmet Paşa'nın bu görünüşünü benimser. İsmet Paşa, Atatürk'le aralarında geçen bu konuşmayı, Metin Toker'e anlatmış, o da 'Bilgi Yayınlan" arasında çıkan "Demokrasimizin İsmet Paşa'lı Yıları 19571960" kitabında aktarıyor. Metin Toker, şöyle diyor: "...Nitekim, ordu kendi tabiatına hep sahip kalmıştır, fakat 'memleketin sartlarını gereği gibi değerlendirip ona göre idare etme'de korkunç hatanın yapıldığı güne kadar Türkiye'de hiçbir şey olmamıştır... Bir askeri ihtilalin ortamını ve bütün sartlarını BayarMenderes iktidarı 1957 ile 1960 arasıda adım adım Türkiyei ye getirdi, ancak bu şartların tamamlandığı herkes tarafından kabul edildiğinde her orduda 'tabii', 'tabiat icabı' olan hazırlıklar 'masum hevesler' halinden çıkıp memleket için ifası şart görev haline geldi..." Metin Toker, "Ordu evvela kendini güven içinde görmek ister" sözünü İsmet Paşa'dan duymuştur. 1958'de Irak'ta darbe olmuş, yöneticiler öldürülmüşlerdi. Menderes, yakın dostu Nuri Saıd'in öldürülmesinin etkisiyle olacak, perişan durumdaydı. Ağzı köpükler içinde, Balıkesirde bir konuşma yapan Adnan Menderes, "cezbe halinde" bağırır: Muhalefet bir serserinin de bizde çıkıp beni öldürmesini istiyor. der. Ama hayır, buna izin verilmeyecek, böyle bir girişim derhal bastırılacak, idam sehpalan kunJacaktjr. Menderes, bunların tümünü ipe çekecektir!.. İsmet Paşa, Menderes'in bu "delice" sözlerini ertesi sabah, Heybeliada'da gazetede okur: Derhal mukabele edeceğim... der. Metin Toker sorar: Ne düşünüyorsunuz? Tamamiyle çılgın halde. Memleketi göz göre göre ateşe götürüyor. Kendisini ikaz edeceğim. Aklını başına toplasın... ismet Paşa, akşamüstü bir basın toplantısı düzenleyerek sakin bir biçimde Menderes'e karşılık verir: Doğrudur, bazen sokak serserileri yasal hükümetlere karşı ayaklanmaya kalkışırlar. Ama bir başka türlü ihtilal daha vardır. O ihtilali, insan hakları dışında iktidar sürmek sevdasına kapılan siyaset serserileri zorla meydana getirirler... İsmet Paşa, Menderes'in "idam sehpalan" konusundaki sözlerine de şu karşılığı verir: Bir memlekette idam sehpalan kurulunca, nasıl işleyeceğini kimse bilmez. 1957 seçimleri, 1946'yı aratmayacak "kütük marifetleri" ile geçmişti. 1960 devriminin başlangıç tarihi aslında, 1957 seçimlerindeki yolsuzluklardır. 1958'de İsmet Paşa, Adnan Menderes'ten umudunu kesmiştir. Demokrat Parti'nin bunu görmesini ister. Oysa Demokrat Parti de bunu görmez. İsmet Paşa, 1958'den 1960'a dek, korkunç denebilecek bir savaşım vermıştır. Bu, demokrasi savaşımıdır. Canını ortaya koymuştur. Yine Metin Toker'e anlattığı, Atatürk'le bir söyleşi şöyledir: İki komutan, zaferden yıllar sonra, Çankaya'da bir akşam eskiyi anıyorlarmış. Savaşlardan, çetin günlerden söz açılmış. İsmet Paşa, bu savaşlar sırasındaki ruh durumunu Atatürk'e anlatmış! Bilir misin, savaş zamanları bende nasıl bir ruh haleti hasıl olur? Bilhassa, güç savaşlarda. O tedbiri alırım, bu tedbiri alırım, oraya koşarım, buraya koşarım... Orada güçlük çıkar, burada güçlük çıkar. Oradan bir fena haber alırım, buradan bir fena haber alırım. Tekrar şu tedbiri söylerim, bu tedbiri söylerim. Bütün bunları yaparken içimden ölüme seslenirim: Gel! Nereden geleceksen, gel! Artık, ölümün hiçbir ehemmiveti yoktur. Sonra bakarım, ölmemişim ve zafer kazanılmış! Atatürk gülmüş: Bu senin söylediğin, büyük kumandanın tabiatıdır. İsmet Paşa, bu anısını aktarırken şunu ekler: O zaman anladım ki, bu ruh haletini savaş meydanlannda Atatürk de hissetmiştir... İnönü'nün sözleri, kulaklara küpe gibi... 19585960, "ölümkalım" yıllandır. İsmet Paşa, 1960'ın ocağında Bursa'da, ilk kez "seçim'den söz eder. 196O'ta seçirrr yapılacak, Demokrat Parti muhalefete düşecek, fakat hiçbir şey olmayacaktır. Ne ihtilal, ne bir şey. İsmet Paşa: Seçimleri kaybedeceklerdir ve benim elimden medeni derslerin en ağırını alacaklardır. Dürüst seçimin teminatını verirlerse rahat edeceklerdir. Vermezlerse gene gideceklerdir. Ama o zaman fena gideceklerdir... der. Adnan Menderes'in de Celal Bayar'ın da bütün korkuları, muhalefete düşmekti. Bir dürüst seçime yanaşamadılar. 14 Mayıs 1950'deki gibi bir seçim. 1960 martına dek, Menderes buna ışık yakar, çok kimsenin haberi yoktur. Ama, İsmet Paşa'nın vardır. İsmet Paşa'nın deyimiyie, "1960 seçimleri'ne Türkiye'nin "1950 seçimleri" gibi gitmesinin geleceğin güvencesi olduğu Menderes'ce de benimsenmiş gibidir. Dürüst bir seçim yasası, Esat Budakoğlu'nun başında bulunduğu Adalet Bakanlığı'nda hazırlanacaktır. CHP'den de Turhan Feyzioğlu bu çalışmalara katılır. İsmet Paşa, Amerika'da bulunan oğlu Erdal'a yazdığı 1 Ocak 1960 günlü mektubunda şöyle der: "Hava, rivayetler, hazırlıklar seçim gösteriyor. Resmen teyit etmiyorlar. Seçim ihtimali galip olmak üzere kararsızlık var." 20 Şubat 1960 tarihli mektup, yine Erdal'a: "Biz Meclis'te çok meşgulüz. Gelecek günlerin daha meşguliyetli olacağını sanıyoruz." Erdal'a, 23 Mart 1960 günlü mektubu: "Seçim durumu eskisi gibi. Hazırlık çok, henüz karar yok. Ter içindeler. Hayırlısı olsun." Metin Toker, kitabında şunları yazar: "Hayır. Hayırlısı olmayacaktır. Menderes bir dürüst seçimde kaybedip ülkenin meşru muhalefeti olmayı gözüne bilmiyorum, hangi sebepten aJmamıştır. "Kayseri olayları" onun başka bir tertip peşinde olduğunun delilidir. Az çok hileli ve bol baskılı bir seçimle iktidarını sürdürmek. Esat Budakoğlu Adalet Bakanlığı'ndan istifa eder." 26 Mayıs 1960'a gelindiğinde, ismet Paşa, Metin Toker'in kolunda bahçeye çıkar. Biraz yürürler. Paşa: İhtilal kapımızda... der. İsmet Paşa, olacağından emin bulunduğu ihtilalin o gece, kendisi uyurken olacağını bilmemektedir... * * * Yunus Nadi Ödülleri dün İstanbul'da dağıtıldı. Her yıl giderdim, bu yıl izleyemedim; ödül alanları gönülden kutluyorum. Bugün Hasan Esat Işık'ın ölüm yıldönümü; onu saygıyla anıyorum. 23 haziranda Köy Enstitüleri kurucusu Tonguç'u, 29 haziranda da ozan Tahsin Saraç'ı andık; aydınlık dünyaya katkıda bulunanlar unutulmaz. T.C. OSMANÎYE SULH CEZA MAHKEMESİ KARAR KadıköySURErY» ŞışhKENT BeyoğlutTUS Baki'koy74 ANKARA METROPOL AOANAMETRO (3360682) 11 0013 30160019 0021 45 11416203i 12 0014 15163018 4521 30 11437576) 120014151630184521 15 (5720444) 11 0013 00150017 0O19O021 30 '1257478) 12 1514 3017OO190O2115 1146996) 120014 151645190021 15 ESAS NO: 990/278 KARAR NO: 1991/42 C.ŞAV.NO: 990/4291276 HÂKİM: Tülay Kaya Apaydın 30114 KÂTİP: Ramazan Sezer DAVACI: K.H. SANIK: Osman Kızılboğa, Abdülkerim ve Şenel'den olma 1964 doğumlu Osmaniye Rızaiye mahallesi N.K. olup halen aynı yer 14 Çıkmaz Sokak No: 18'de oturur. Kayden bekâr, okur yazar, Türk, lslam, sabıkasız ve şekerlemeci. SUÇ: Gıda maddeleri tazüğüne muhalefet SUÇ tarihi: 26/2/1990 Müsnet suçtan sanığın cezalandınlması istemi ile mahkememize açılan kamu davasının yapılan açık duruşması sonunda: HÜKÜM: 1 Sanığın sağhğa zararh şeker sucuğu imal etmekten eylemine uyan TCK. 396 maddesi gereğince takdiren 3 ay hapis ve 5000 TL. ağır para cezası ile 3506 sayılı yasa ile değişik TCK. 19. maddesi gereğince 20.000 TL. ağır para cezası maaş katsayı sistemine bağlı kalınarak 40.000 TL. ağır para cezası ile cezalandınlmasına, sanığın kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezası 647 sayılı kanunun 4. maddesi gereğince günü 5000 TL.'den 450.000 TL. ağır para cezası TCK. 72. maddesi gereğince sanığın para cezaları içtima olunarak 490.000 TL. ağır para cezası ile cezalandınlmasına. 2 Sanığın taklit ve tağşiş edilmiş lokum imal etmekten eylemine uyan TCK. 398. maddesi gereğince 3 ay hapis ve 5000 TL. ağır para cezası 3506 sayılı yasa Ue değişik TCK. 19 maddesi gereğince ve maaş katsayı sistemine bağlı kalınarak ve 2 birimle çarpüarak 40.000 TL. ağır para cezası ile cezalandınlmasına. Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza 647 sayılı kanunun 4. maddesi gereğince 5000 TL.'den 450.000 TL. ağır para cezası TCK. 72. maddesi gereğince sanığın para cezaları içtima olunarak 490.000 TL. ağır para cezası ile cezalandınlmasına, TCK. 72. maddesi gereğince her iki para cezası içtima olunarak 980.000 TL. ağır para cezası ile cezalandınlmasına. Sanığın cezasımn teciline takdiren yer olmadığına. Sanık hakkında TCK. 402/1. maddesi gereğince iki kez tatbiki ile altı ay müddetle cürme vasıta kıldığı meslek ve zenaatının tatiline, fîilin işleniş şekline göre 7'şer ^ünden 14 gün süre ile iş yerinin kapatılmasına. Kararın askı ilanı için karar özetinin C. BaşsavalığVna gönderilmesine. Tirâjı 100.000'in üzerinde (bir.veya iki gazetede) Ankara, lstanbul ve tzmir'de yayımlanan gazetede ilanına. (Masrafı sonradan hükümlüden alınmak üzere) yargılama gideri olan 30.600 TL.'nin sanıktan almarak Hazine'ye irat kaydına. Sanığın gıyabında yasa yollan açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/1/1991 İş bu hüküm özeti ashnın aynı olup: Karar sanığın gıyabında verilmiş olup sanığa 24/5/1991 tarihinde tebliğ edilmiş, müddeti içinde temyiz edilmediğinden 31/5/1991 tarihinde kesinleşmiştir. Basın: 29829 İLAN SORGUN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN 1991/37 Esas Davacısı Menduf Erdoğan ve Selami Kılıç olan davalısı Makbule Durmaz ve arkada$lan olan tapu iptali ve tescil davasının mahkememizde yapılan dunışmanın verilen ara karan gereğince; Sorgun ilçesi Küçükeynelli köyünden Tahir Durmaz'ın tüm aramalara rağraen dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilemediği zabıta marifetiyle nerede ikamet ettiğinin de bilinmediginden dava dilekçesinin ilan yoluyla tebüğine karar verilmiştir. Davah Tahir Durmaz'ın Sorgun Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1991/37 esas sayüı dava dosyasının duruşması 9/7/1991 tarihine bırakılmış olup davacının bizzat gelip duruşmada beyanda bulunması kendisini bir vekille temsil ettiremediği takdirde davanın gıyabında yapılacağı ve dava dilekçesinin tebliğ edilmiş sayılacağı hususu ilanen tebliğ olunur. Faiz hadleri T.C. Merkez Bankası bazı reeskont hadlerinde ve senet üzerine avanslarda faiz nispetlerinde bir indirme yapmıştır. Bu indirmelerin bazı sektörlerde kolaylık sağlanması için yapıldığı Merkez Bankası yetkilileri tarafından ifade edilmiştir. Reeskont haddiyle senet üzerine avanslarda ziraat ve ihracat sektörleri ile Türkiye Halk Bankası ve Halk Sandıkları tarafından reeskonta veya avansa getirilecek küçük sanat erbabı, esnaf ve esnaf teşekküllerine ait senetler için yüzde 6 dan yüzde 5/4'e indirilmiştir. Diğer sektörlerde ise bu nispet yüzde 9 dan yüzde 7.5 e indirilmiştir. GEÇENYIL BUGUN Cumhuriyet T.C. BURSA İKÎNCİ SULH HUKUK MAHKEMESİ 1991/322 Esas Davacı Aroma Bursa Meyve Sulan ve Gıda Sanayii A.Ş. vekili Av. Abdullah Sivas tarafından davalılar Hasan Odabaşı vs. aleyhine açılan ortakJığın giderilmesi davasının yapılan açık yargılaması sırasında verilen ara karan gereğince, Davalılar Düzgün Yıldınm ve Nermin Dunnaz adına çıkanüan davetiyeler bila tebliğ iade edilmiş, yaptınlan zabıta tahkikatmda tebligata yarar açık adresleri tespit edilemediğinden Türkiye genelinde çok okunan bir gazete ile ilanen tebüğine karar verilmiştir. Adı geçen davalılann dunışmanın yapılacağı 13.8.1991 günü saat 09.10'da mahkememizde hazır bulunmalan veya kendilerini bir vekille temsil ettirmeleri, aksi takdirde HUMK'nun 509 ve 510. maddeleri gereğince gıyaplannda duruşmaya devamla karar verileceği davetiye yerine kaim olmak üzere ilanen tebliğ olunur. Basın: 29713 Dayanışma'da iç kavga 1 TEMMUZ 1990 Polonya'da tutucu komünist yönetimi devirerek iktidara gelen Dayanışma Sendikası, giderek parçalanma düzeyine geljyor. Dayanışma lideri Lech Walesa'nın Başbakan Tadeusz Mazovviecki ve arkadaşlarına karşı açtığı savaş, ipleri kopma noktasına getirdi. VValesa, önceki gün yeni bir "Yurttaşlar Hareketi" örgütlemek amacıyla düzenlediği toplantıdan bir sonuç alamazken Başbakan Mazowiecki'nin Walesa'ya aralarındaki anlaşmazhğın giderilmesi için görüşme önerdiği bildirildi. SATILIK 1988 model 37.000 km. Ford 2000 GLS 42.000.000 TL. Tel.: 512 05 05/485486
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog