Bugünden 1930'a 5,454,175 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet Feminist yazar Lynne Segal: Sahıbı Cumhumeı Matbaauhk \e Gazeiecılık Turk \nonım Şırketi adına \*dır Nidı Q Genel ^a\m Muduru Hasan Cemal, Mucssese Muduru Emınr Lşaklıgü. \azi Uierı Muduru Okaj Gonensın. 0 Harxr Merkezı Mudmru YsJçın B»er, Savfa Duzenı >anetmenı \U \car 0 TemsıLuer Ahmei Tan. IZMİR Hikmet Çttınkaya. \DAN\ Çetm > ıfcenoglu .. Peir ka Cetal Ba*l»»Ric. Utanbul Habenen *«•> KalkH. Ekonom Meni Tımcr. Dı& Haberler t r ? » « BaJcı, lş Scndıka ^ultran krtencı Kulıur Ceial l « f . Egnım Ge»ca> Şa?teft. \ u n Haberkn N«c4ei Doftııı. Spor Danısmanı AMHİkadır Yıcdının, Dı, >^' d kerrm (slışkao Va=t rma >ah» \lpa>. Dtızeiıme AtNİııltafc ) U K I £ Koordınaıor Ahaet korabaa 0 Malı Ijler rrol Lrkaı 0 M..JCC Bvlenl \cntf # Buıçc Pîarslama Se*fi O u u B b n r o t l » 0 Renlam V X T o m 0 E \aMiUar V H u h i Ak*ol 0 Idare Hıur)in Gnrrr 0 [şleım« O n d « Çetik 0 Bıjgı lîtem N«« I n l 0 Persone' S<^ı Bonı»cıo«İB Ktvm kuruiu Başkan Nadir N»dı Oktr* Aktml. Vıtç» Baycr, H«mn Craut. Hlkmtt <,etınk*y*. Ok»> GoaeasiB. Lgtır Mumoı tlhao Ah Sınoen, Kkmt\ Tan Basan *e iavan. Cumhunw« Matbaacılık veGazeteBlık T A Ş Türk Ocafc C»d 39/41 C*ilk>tlı 34334 İst Pk 246 İsıanfauJ Td 512 05 05 (20 haı} Tde* 22246 Fax (1) 52* 60 72 0 Buroiar Ankıra. Zsva GfikaJp BK Inkıtap S. No 19 4. Tei 133 II 414r, Tdcx 42344, F M . (4) 130 I n m r H Zıya BK 1352 S 2/3 Td. 13 12 30 Teleı 523Î9, Ftx (51) 19 53 6 # U u ı . irtOnü Cad 119 S. No 1 Kai 1. TH 19 37 52 (4 hal), TdeL 62155, fiu (71) 19 25 7f TAKVIM: 19 TEMMUZ 1991 İmsak: 3.48 Guneş: 5.40 öğle: 13.15 İkindi: 17.13 Akşam: 20.40 Yatsı: 22.23 IstanbuTda sokaklar erkekle dolu Gençler artık Kumburgaz'a yüzmeye değil, gece geçsaatlere kadar serbestçe eğlenmeye gidiyorlar TKVdenbasına ücretsiz tedavi Kıuıı değil, Flörtburgaz Degişen yazhk İstanbul'un en eski yazlık semtlerinden biri olan Kumburgaz, betona çevrilen kıyıları ve kirlenen denizi ile 'ölü' kabul edilen bir yer. Ancak Kumburgaz yine de cıvıl cıvıl, çünkü bu mevsimde 'yaz'ı kent dışında yaşamak isteyenler en yakın yer olan Kumburgaz'a kaçıyorlar. Kumburgazlılar hafta sonu tatilcilerini sevmiyor. YURDAGÜL ERKOCA Gençler akşam yemeğinin hemen ardından köşedeki marketin önünde buluşuyorlar. Bir, iki, üç derken sayılan 10'u aşıyor. Kısa bir tartışmadan sonra gecenin programı çıkartılıyor. Ya Disco Coloni ya Capello... Ama en iyisi, işe Siyam Bar'dan başlamak. Nasıl olsa gece uzun ve mutlaka kumsalda yakılan ateşin etrafmda sonlanacak. "Eve geç kaldım", "Annem merak eder", "Babam kızar" kaygılarından uzak, nemli kumlann üzerinde gitar çalmak ya da sevgilinin dudağına uzanmak Kumburgaz gecelerinin olmazsa olmaz koşulu yaşlan 15 ile 21 arasında değişen bu gençler için. Lynne Segal, "Amerika'daki kadınların yaşadıklarını biz İngiltere'de birkaç yıl sonra yaşıyoruz. Ama sizler 10 yıl, belki daha da fazla bir zaman sonra" diyor. Feminist hareketin gelişmesinin Türkiye'de çok zor olduğunu belirten Segal, bunun nedenini şöyle açıklıyor: "Çünkü İslam ve Atatürk geleneği olmak üzere birbirinden kesin olarak ayrılan iki görüşün izleri var" tan aştı. 1960*11 yıllarda öğrenci hareketleriyle birlikte doğan ve genelükle sola eğüimli kadınlar arasında taraftar kazanan feminizme, dünya da hazırdı artık. Kadınlar kendilerine güvenmeye başlamışlardı, kadının yapabileceği işler çoğaldıkça ekonomik bağımsızlık da artıyordu çünkü. Gençler v e emekliler Kumburgaz şu sıralar tam anlamıyla bir gençler ve emekliler cenneti. Gençler burada, lstanbul'da aile baskısı nedeniyle tadamadıkları özgürlüğü yaşıyor ve geç saatlere kadar dışarıda gezebiliyorlar. Emekliler ise yılların abşkanlığı ile kentten uzak, eski tanıdıkları ile sakin bir yaz geçiriyorlar. zın burada bir sevgilimiz oldugunu bilerek geliriz." "Yaz asklan romantik olur degil mi?" diyecek oluyomz: Ne gezer, "Arük her şey değişti. Şimdi daha çok onnantik" oluyor birinin yanıtı. "Biz kızlarla birlikte olmaktan hoşlanıyonız". Ufak tefek kaçamaklar Eh kızlann da buna itirazı yok. Onlar da oğlanlarla birlikte olmaktan ziyadesiyle keyif alıyorlar belli ki. Böyle olunca da marketin önünde başlayan gece içkiyle, dansla, müzikle, ufak tefek kaçamaklarla bitiyor. Peki tatil ihtiyacı, deniz, güneş? O ihtiyaçlannı ise Güney'e giderek karşılıyorlar. Hemen o akşam, Muhsin'i Bodrum'a yolcu edecekler. Kumburgaz onlar için tatil yapılacak yer değil ki onlar hayatlarını yaşıyorlar. Sahil sitesinde yüksek binalann arasına sıkışmış bahçe içindeki iki katlı evin balkonuna yanaşıp, 5060 yaşlanndaki bir bayanla sohbete koyuluyoruz. 14 yıl önce yaptırmışlar bu evi. Şimdi evli ve çoluk çocuk sahibi oğullan çok küçükmüş. O yülardaki deniz, güneş, kumsal, dostluklar şimdi birer nostaljik olgu haline gelmiş... "Peki neden hftlft Knmburgaz?" sorusunu ona da yöneltiyoruz... "Ogallanm burayı satıp daha sakin bir yerden yazhk almak istiyortar. Ama biz alıştık artık. 14 yıkla, ahbaplanmız oldu burda. Beyim emekü, arkadaşlanyla tavla oynuyor. Sohbet ediyor. Burası düzayak. Vakit daha iyi geçiyor" oluyor yanıtı. • İSTANBUL (AA) Türk Kalp Vakfı, basm mensuplannın kalpdamar ve tansiyon sağlığı bakırrundan muayene, teşhis, tedavi ve kontroUerini ücretsiz olarak yapacak. TKV Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Yıldınmakın yaptığı yanh açıklamada, basın mensuplannın meslekten gelen önlenemez stresler içinde, kalpdamar ve tansiyon sağlığı bakımından diğer meslek gnıplanna göre çok daha fazla risk içinde bulunduğunun bilincinde olduklanru bildirdi. Yıldınmakın, vakfın, elindeki tüm modem bakım imkânlanyla hizmete hazır olduğunu da sözlerine ekledi. AHU ANTMEN Türkiye'de Sheila Rowbotı ve HUlary Wain»right ile birlikte yazdığı "Feminizm, Sosyalizm, Eylemde Birlik" (lletişim Yayınları) ve geçen yıl yayımlanan "Geiecek Kadın mı?" (Afa Yayınlan) kitaplanyla tarunan Lynne Segal ile Çemberlitaş'tan Sultanahmet'e doğru yürüyoruz. Kadınlara "pek hoş görle" bakmayan, laf ve hatta "omuz" atan adamların arasından sıynlarak bir çay bahçesine oturuyoruz. Konumuz feminizm... önumüzdeki günlerde Aynntı Yayınlan'ndan bir kitabı daha çıkacak Segal'in: "Slcm Motion." Kitaplarında özellikle 1980 sonrası kadın hareketini irdeleyen yazara ilk sorumuz da geride bıraktığımız son on yıl üzerine oluyor: 1970'lerde yaşanan etkinUklerden sonra 1980'ler femi•izaıin parçalara aynldıgı bir döaem otdu, çeşidi grupiar arasındaki bölünmeler çogaldı. Banna nedenlerinden soz eder misiniz? SEGAL Bunun nedeni çok kanşık. Bir bakıma feminizmin başansı olarak da bakabiliriz buna, çünku artık kadın hareketi kendi seyircisini çok Sınav sonuçları • ANKARA (ANKA) Devlet Parasız Yatıu ve Bursluluk Ortaokul Son Sınıflar Smavı sonuçlan bugün açıklamyor. Milli Eğitim Bakanlığı yetküilerinden edinilen bilgiye göre DPY ve bursluluk ortaokul son sıruf sınavlanna katılan 134 bin 286 öğrenciye sınav sonuç belgelerinin gönderümesine başlanacak. Sınavı kazanan adaylann yer aldığı il milli eğitim müdürlüklerine gönderilecek listeler de okullara ulaştınlacak. Devlet parasız yatıh ve burs kayıtlan, Milli Eğitim Bakanlığı'nca daha sonra belirlenen tarihlerde yapılacak. Ortaokul sonu devlet parasız yatıh ve bursluluk sınavını kazanan öğrencilerden özel giriş sınavı ile öğrenci alan okullara girmeye hak kazanarak bu okullara kayıtlannı yaptıranlar DPYbursluluk haklannı kayıt yaptırdıklan okullarda kullanabilecekler. Sol şemsiye Kadın hareketi böylece büyüdü, daha çok kadının katılunıyla üstesinden gelinemeyecek bir hal aldı. 1980'lerın başında çeşitli gruplar arasında tam bir dejenerasyon söz konusuydu, düşmanhk seziliyordu, oysa 1970'lerde hepimiz "sol semsiye"nin altında huzur içindeydik. 1970*10™ sonunda istediklerimizi almanın hiç de kolay olmayacağının farkına vardık, çünkü daha negatif bir noktaya gelinmişti. 1970'lerde üzerinde önemle durduğumuz konu, kadının dısanda, erkeğin de evde daha aktif olabileceğiydi... Bundan 20 yıl önce, feminizmin yeni bir erkek ve yeni bir kadın yaratacagını umuyordunuz. Sizce feminizm bunu bir ölçade başarabildi mi? SEGAL özellikle Sheila Rovvbotham ve daha pek çok kişi, 1970'lerde ateşli bir biçimde bu konuyu tartışıyorlardı. Feminizm yalnızca kadını değiştirip zenginleştirmeyecekti, kadınla birlikte erkek de değişmeliydi. Buna inanıyorduk, ama inancımız 1970'lerin sonunda yok oldu. Belki de tam olarak yok oimadı, ama iki cinsin farkklıklan üzerinde durmaya baslamıştık. Biz kadın haklan için savaşım veriyorduk, dolayısıyla önce kadının toplumdaki konumunu değiştirmemiz gerekiyordu. Analık, erkeklerin kadınlar üzerindeki baskısı, erkeklerin kadınlara uyguladığı cinsel şiddet gibi konular üzerinde durmaya başladık. Türkiye'deld kadın hareketi konusunda araştırma yapünız mı? Rakı sofralan Evlerin balkonlarında, sitelerin ortak bahçelerinde kurulan rakı sofraları, poker masaları, ana babaların dikkatini ve ilgisini gençlerin üzerinden uzaklaştırdığından, onlar için Kumburgaz'da yaz aylannı geçirmenin neredeyse tek anlamı var "özgüriük". Çocukluk ve gençlik yazlarını Kumburgaz'da geçiren bugün artık "orta yaşta" olarak tanımlanan kesim, hızla burayı terk ederken, orta yaşın üzerindekiler, emekliliğe ulaşanlar kentteki iletişimsizlikten kurtulabildikleri, daha rahat sosyal ilişkiler kurabildikleri bir yer olarak görüyorlar Kumburgaz'ı. Vazlan 200 bin kişi Istanbul'a arabayla yanm saat uzaklıkta, kentin en eski sayfıye yerlerinden olan Kumburgaz, aradan geçen 1520 yıl içinde santimetrekareye duşen insan ve tuğla sayısı, metreküpe düşen koli basili oranı nedeniyle "sayfiye" ohna özelliklerini tümüyle yitirmiş durumda. Yitirmiş yitirmesine, ama bu, yazlıkçılar için hiç de caydırıcı olmamış. Aradan geçen yıllar içinde yazhk nüfus arttıkça artmış. Seçmen sayısı 2400 olan Kumburgaz Belediyesi (1987'den bu yana belediye) yazlan 200 bin kişiye hizmet götürmek zorunda bugün. Çoğu 78 kaüı 5060 daireü sitelerin arasına sıkışmış bir iki katlı, ufak bahçeli evlerin nesli tükendi tükeniyor. Bu evlerin sahiplerine ise 1520 yıl önce soğan tarlaları arasına yaptırdıklan evlerinin Kumburgaz mimarisi içindeki aykırıhğım hüzünlü gözlerle izlemek düşüyor. Kumburgaz'da konuştuğumuz hemen herkes, denizin kirüliğinden, özellikle hafta sonlan lstanbul'dan gelen günübirlikçiler nedeniyle kumsalın kalabalıklığından... Birbirine neredeyse bitişik binalann kişilerde özel hayat bırakmadığından, sahildeİci yapılaşmamn, artık bekçi Ve akşamlar... Belli ki şehirdekı kaygılardan, günlük hayatın baskılarından uzak, daha rahat sosyal ilişkiler '•kuruluyor bu tür yerlerde. Sabahlan ev derlenip toplandıktan sonra, sabah kahvelerine gidiliyor komşulara. öğle yemekleri, ardından çay partileri, balkondan balkona sohbetler. Karşı siteye geçen ay taşınanlann sosyal yapısını keşfetme çabalan. Ve nihayet akşamlar. AkşamDENİZ İKİNCt PLANDA Kumburgaz'a gelen gençler için deniz 'ikinci planda'. Hatta daha lar, burada gençlerin dışındakigeri sıralarda. Kumburgaz artık eglenmek, arkadaşlanyla özellikle geceleri birlikte gezebilmek ve ler için de şehir akşamlarından farklı. Balkonlara kurulan içki 'yaz aşklan' yaşayabilmek için gelen gençlerie dolu. (Fotograf: Muharrem Aydın) sofralan... Haftanın üç beş gükulübesi bile yapılabilecek alan girmeyiz" diyorlar. "özellikJe riim. tstediğim saatte eve girip, nü sofraya konuk edilen ahbapkalmadığı için sona erdiğinden, de cumartesi pazar gttnkri, ts istedigim saatte çıkıyorum." Er lar. Beyler de her gün Istanbul'a ancak E5 karayolunun üst ta Unbul'dan günübirtikçiler gel kekler için eve giriş, çıkış saat işe gidip gelebih'yorlar aynca. rafındaki alanın yavaş yavaş diğinde, gündttz evlerimizden leri kış aylannda da sonın de Bu arada özellikle hafta arası "yüzme havuzlu vülalar'Ha dol bile çıkmayız". Onlar için ha ğil, ama şehirde kızlar eve ka eskisi kadar temiz olmasa da demaya başladığından söz yat gece başhyor. Ve sabaha patıldığından "özgüriiiğiin ve nize girmek mümkün tabii. Hiç karşı 04.00'te, 05.00'te bitiyor... gençligin keyfıni" çıkartamı değilse güneşlenmek... Yani her ediyor... şey şehirden farklı... O halde neden Kumburgaz özellikle kızlar, lstanbul'da ya yorlar. şayamadıklan gibi yaşıyorlar. diyoruz... Ya yaz aşklan? Masada bir Zaten şort ve mayoyla ginneYol üzerinde yeni açılan Si 19 yaşında üniversite öğ^encisi gülüşmedir başlıyor... "Aşksız nin yasak olduğu tek yerin beolan Ayten, "Özellikle kızlar yaz olmaz." Hemen hepsinin lediye binası olduğu düşünülüryam Bar'da konuştuğumuz gençler, yazmın başında da be için burası çok önemli" diye bir flörtü var. Aynca bu aşkla se, güzellik salonları, lunaparlirttiğimiz gibi "Kumburgaz"! başhyor söze. "Kış aylannda nn mevsirrdik olması da onlar kı, lokantalan, barları, marketdeğil, "Kumburgaz'ın özgiir bava karardıgında evde olmak için ayrı bir keyif. 20 yaşındaki leriyle İstanbul'un yerleşim yoliiğünü" tercih ediyorlar. Ma zornndayım ben. Annem, ba Hasan Taşkın, "Buradaki aşk ğun bir uzak köşesi olan Kumsanın etrafına toplanmış olan bam, erkek arkadaşlanma ta lann en gttzel tarafı ne biliyor burgaz'ın tercih ediimesinin neların yalnızca biri bu yaz bammttl edemiyorlar. Ama bu musunuz" diyor, "Çogumuz denleri daha rahat anlaşıhyor: rada farklı. Burada çok özgüdenize girmiş... "Biz denize luşın göröşmeyiz bile. Ama ya özgürlük. PORTRE SEGAL Merey toprağa veriliyor • İSTANBUL (AA) Çırağan Sarayı'ndaki restorasyon çalışmalannı yürütürken, geçirdiği kalp krizi sonucu görevi başında ölen Yıldız Universitesi öğretim görevlisi Lemi Ş. Merey, bugün toprağa verilecek. Yüksek mimar, arkeolog Merey için saat 11.30'da görev yaptığı Yıldız Üniversitesi'nde tören düzenlenecek. Merey'in cenazesi, Levent Camii'nde kılınacak öğle namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek. 1925 yılında Samsun'da doğan Merey, 1947 yıhnda Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'nden mezun oldu. İÜ Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü'nü de bitiren Merey, Bursa Ulu Camii, Eskişehir Seyıt Battal Gazi Külh'yesi restorasyonlanna katUdı. Merey, 19661971 yıllan arasında Dolmabahçe, Yıldız, Şale, Beylerbeyi saraylan Ue son olarak da Çırağan Sarayı restorasyonlannı yönetti. 10 yıl geridesiniz SEGAL Buraya gelmeden önce pek bir şey bilmiyordum, ama biraz ev ödevi yaptım... Dikkatimi çeken ilk şey, olaylan çok geriden izlediğinizdi. Amerika'daki kadınların yaşadıklannı biz tngiltere'de birkaç yıl sonra yaşıyoruz, ama sizler 10 yıl, belki daha da fazla bir zaman sonra. Anladığım kadanyla, feminizmin Türkiye'de gündeme gelmesi 1980*li yülarla birlikte oldu, yani İngiltere'de feminizmin parçalanmasımn yaşandığı dönemde. Aslında 1980'ler tüm dünyada özellikle sağ hükümetlerin uyguladığı antifeminist politikalar nedeniyle kadınlar için zor bir dönem oldu. Ama Türkiye için daha zor, çünkü İslam ve Atatürk geleneği olmak üzere birbirinden kesin olarak aynlan iki görüşün izleri var. Istanbul sokaklarında yürüdüğümde, erkek bir dünyada dolaşır gibi oluyonım. Burada yalnızca bir tek cins var sanki; ve bu çok korkutucu. Ruhbilimci ve feminist Avustralya'nın Sidney kentinde doğan yazar, "Deneysel Ruhbilim Kuramlarırun ve Uygulamalannın Eleştirisi" konulu çabşmasıyla Sidney Üniversitesi'ne tezini verdikten sonra 1970 yıbnda Londra'ya taşındı. Middlesex Polytechnic Yüksekokulu'nda ruhbilim dersleri veren, bu arada sol politika ve kadın hareketleri konularıyla Ugilenen yazar, Ulusal Sosyalist DerneğTnin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Lynne Segal, aynı zamanda Işçi Partisi ve Feminist Review dergisinin de üyesi. Adnan Hoca'dan telkin, babadan ilaç tstanbul Haber Servisi Adnan Hoca'nın (Oktar) zorla evlendirdiği öne süriılen çiftlerden Emre NU'in önceki gün ahlak masası ekiplerince gözaltına ahnması, arkadaşlan tarafından "komplo" olarak nitelendirildi. Emre NU'in eşi Çagla Nil (Saraç) ise evlenmeden önce babasının kendisine "şuur bulanıklığı"na yol açan ilaç vererek "akli dengesinin yerinde ohnadıgı"na ilişkin rapor aldığını söyledi. Çağla Nil, 3 ayn rapor ile bunun doğru olmadığını kanıtladığını savundu. Baba Çetin Saraç ise suçlamalan reddederek "Kızımı etkiliyoriar, beynini yıkıyorlar" dedi. Adnan Oktar'ın "müridi" Altuğ Berker'ın Tuğçe Berker (Eyilik) ile evlenmesinin yol açtığı olaylar, ÇağlaEmre Nil çiftinin evliliği ile sürüyor. Tuğçe Berker'in babası Yılmaz Eyilik'ten sonra Çağla Nil'in babası Çetin Saraç da kızının zorla evlendirildiğini öne surerek savcıhk ve polisten "yardun" istedi. Eminönü Emniyet Amirliği'ne bağh polislerce gözaltına alındıktan sonra Gayrettepe'deki ahlak masasına götürülen Emre Nil'in sorgusu sürerken, polis bir açıklama yapmadı. Emre Nil'in yakın arkadaşlan, "Emre bir iftiraya kurban otabOir. Ya da Çagla'nın yerini ögrenmek için iskence görebiHr. Ça|la'dan boşanması için de zortanabihV diye kuşkulannı dile getirdiler. Çağla Nil'in de ifade vermek üzere emniyete davet edildiği öğrenildi. Bu arada Çağla NU, Emre Nil ile evlenmeden önce babası Çetin Saraç*ın zorlamasıyla "şuur bulanıklıgı"na yol açan "Tegretol'' adlı ilaa aldığını, daha sonra da Prof. Adnan Ziyalar'dan akli dengesinin yerinde olmadığı yolunda rapor aldığını öne sürdü. Çağla Nil, Prof. Ziyalar'ın raporuna karşıhk, İÜ Nöroloji Anabilirn Dah Başkanı Prof. Coşkun Özdemir, Prof. Ahmet Çahşkan, Trakya Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dah Başkanı Doç. Ercan Aybay ve Doç. Kemal Bayülken'den, "akh dengesinin yerinde olduğu"na ilişkin ayn ayn rapor aldığını söyledi. Çağla NU'in babası Çetin Saraç ise kızının "beyninin yıkandıgını" ileri surerek, "Çagla'yı çok iyi yetiştirdim. Kızımı etkiliyoriar. Bu yaptıklan aşk evliliği nian degil, öyle olsaydı kabul ederdim. Emre'nin evlendiginden kendi aUesi bile haberdar degil. Her seyi gizü yapıyorlar, kızımı kaçınyorlar gönniiyorum. Bir baba olarak endişelenmem doğru degil mi" dedi. 4 günde 10 kişi boguldu • İSTANBUL (AA) lstanbul'da son 4 gün içinde serinlemek amacıyla baraj göUerine ve denize giren 10 kişi boğuldu. Şile'nin Kumbağ sahüinde serinlemek amacıyla denize giren ve fazla açılan Mehmet Ok (25) Ue Dursun Gedik (24) boğuldular. önceki gün Ümraniye'de de ailesiyle birlikte pikniğe giden Murat Arslan (21), ömerli Barajı Göleti'ne girdi. Arslan, yilzme bibnediği için ailesinin gözü önünde can verdi. Beykoz'da ise ailesinden izinsiz olarak denize giden 7 yaşındaki Burak Doğan, yine yüzme bUmediği için boğuldu. Sanyer Kısırkaya sahilinde de Hamdi özbek (23) serinlemek için girdiği denizde, fazla açılarak, arkadaşlanyla denize giden Sevilay Yelken de yüzme bUmediği için, arkadaşlannın yardımlanna rağmen öldüler. Küçükçekmece Şamlar Köyti'nde, Mustafa Yılmaz (23) yine sıcaktan bunaÜarak girdiği Şamlar Köyil Baraj Bendi'nde, Bakırköy'de de Makyon Asvalt Şantiyesi mevkiinde bulunan gölete giren 11 yaşındaki Fırat Tembeloğlu boğuldular. Çatalca Karaburun Köyti'nde de serinlemek amacıyla denize giren Salih Arslan (41) Ue Ziya Çelik (31), yüzme bilmedikleri için boğuldular. Demirkent: Ne yapacağım belli olmaz ERZLRUM (AA) Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nezih Demirkent, basında yaşanan son olaylardan sonra cemiyete üye bazı basın mensuplannın istifasını istediklerini belirterek "Biz de erken kongre kararı aldık. Cemiyet başkanlıgına aday degilim, ancak gelişi güzel bir liste çıkanrlarsa ne yapacağım belli olmaz" dedi. Demirkent, dun Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ederek basın mensuplarıyla sohbet etti. Asil Nadir'in ve Kemal llıcak'ın gazetelerindeki sorunlann devam ettiğini hatırlatan Demirkent, "Bazı gazeteci arkadaşlar, içlerindeki öfke>i boşaltacak bir 'çirkin adam' yaratma çabası içindeler. Bizi hedef aldılar. Fakat bu ne onlann sorununu çözer, ne de gazetelerin içinde bulunduğu sorunları" diye konuştu. 150 yıldır süren kalıkaha Derginin ilk genel yayın müdürü Mark Lemon. Onun ölümünden bu yana yalnızca 12 Mr. Punch geldi geçti. Kültür Servisi 1841'den bu yana İngiltere'de yayımlanan ünlü mizah dergisi "Punch", 150. kuruluş yılını kutluyor. Bu arada bir zamanlar "Punch" dergisinin "altın cağı"nı yaşadığını savunan nostaljik "Punch' koUkler" Ue günümüzde yalnızca 33 bin satan haftahk derginin okurları farklı yaklaşımlar, farklı duygular içinde. Londra Üniversitesi'nde düzenlenen 150. yıl toplantısında özellikle akademisyenler, derginin Uk dönemlerinin başarılarını tartıştılar. Ama bu tartışmalarda günümuzde yayımlanmakta olan "Punch"tan hiç söz edilmedi. Nostaljik "Punch'kolikler", derginin altın çağının, ilk Genel Yayın Müdürü Mark Lemon'ın 1870 yılında ölmesiyle sona erdiği kamsındalar. Tartışma, yalnızca altın çağın 1840'larda mı, yoksa 1850'lerde mi yaşandığı konusunda. Derginin ilk "Mr. Punch "ı olan Mark Lemon'ın ölümünden bu yana yalnızca 12 "Mr. Punch" geldi geçti. Lemon'ın halefi Shirley Brooks, 1874 yılında, son makalesini yazdıktan sadece 4 dakika sonra hayata veda etti. "Punch"ın ilk 140 yüında genel yayın müdürlüğU yapanlann sayısı, son 40 yılında bu görevi üstlenenlerin sayısından daha az. Bugünün Mr. Punch'ı 2 yıl önce 30 yaşında bu göreve getirilen David Thomas. David Thomas ve arkadaşları, nostaljik Punch'çılar gibi derginin geçmişindeki altın çağından çok, geleceğiyle ilgileniyorlar. 1940'lann sonlannda 175 bin okunı olan dergi son zamanlarda haftada 33 bin satıyor. Geçen hafta 7851. sayısı yayımlanan "PundT'ta bugüne kadar 500 binden fazla karikatür yayımlanmış, Ünlü Ingiliz mizah dergisinin okurlannın yüzde 74'ü erkek, bunlann büyük çoğunluğu da gençler. "Punch" okurunun tek bir isteği var, o da "iyi bir kahkaha paüatmak". Ünlü mizah dergisi 'Punch'ın kuruluşunun 150. yılı kutlanıyor kadaşı "Punç, timonsuz bir şeye benzemez" demiş. Böylece derginin adının "Punch", yani "punç" ohnasına karar verilmiş. Punch dergisi, 1849'da ünlü Ingiliz romancı Charies Dickens'ın gönderdiği bir makaleyi yayımlamamış. Dickens'uı geri çevrilen makalesi, Londra'mn feci durumdaki su şebekesi üstüneymiş. Punch, mizahi çizimlere Ingüizcede "cartoon", yani ka"Punch" dergisinin 150. yıl rikatür sözcüğünü yakıştıran Uk özel sayısında derginin geçmişi dergi. Karikatür sözcüğünü deTve özellikleriyle ilgili ilginç gi ilk kez 1863'te John Leech'in çizimi için kullanmış. anekdotlar yer alıyor: Dört ay kadar önce Punch'ta yer alan bir haber, İngiltere'de yayımlanan 'Sun" gazetesini yanılttı ve habere yer vermelerine yol açtı. Punch'ta çıkan haberde krema ve lapa yiyen erkeklerin cinsel organlannın daha büyük olduğu belirtiliyordu. Derginin Punch adını alması bir espriden kaynaklanıyor. " P u n c h " , Türkçede "punç" diye bilinen içki. Derginin ilk editörü Mark Lemon ("Lemon" da "limon" anlamına gehyor) eskiden meyhanecilik yapmış ve bir bira fabrikasında çahşmış. O sıralar bir ar
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog