Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

15 TEMMUZ 1991 KÜLTÜRSANAT CUMHURİYET/7 FESTİVAL KULİSİ 19. ULUSLARARASIİSTANBUL FESTÎVALİ Tree jazz'in isim babası Yumrukların gölgesinde • Kültür Servisi Caz ve rock, yalnızca birer müzik midir? Yoksa çevrelerinde felsefeler, kulturler de oluşturan muzikler mi? Birçoklarına göre rock, yerleşik değerlere, çizilen sınırlar içinde yürümesi istenen "cici çocukluğa" barışçıl bir başkaldırının kültüru değil midir? Bütun dunyada uzun saçlarıyla, gitarları ve daha güzel bir dünya özlemleriyle rockçılar "özgün bir seçenek" oluşturmadılar mı? 60 sonlannın, 70 başlarının rock gençliği ise bugun yaşları 40'lara, hatta 50'ye dayanmış çoluk çocuk sahibi insanlar. Şimdi onların cocuklan, rock efsanelerini, Pink Floyd'u, Doors'u, Jimi Hendrbc'i, Istanbul'a en sonunda gelen Jethro Tull'ı yeniden keşfediyorlar. Eski ve yeni gençliği coşkun bir biçimde bir araya getiren rock konserleri, Istanbul Festivali'ne gençlik aşısı oluyor. Ama önceki gece Jethro Tull'ın Açıkhava'daki konserine bazı "koruma görevlileri" leke düşürdü. Kimi muzikseverlerin gorevlilerce "pataklandığı" bir konsere tanık olundu. Konseri onden izlemeye çabalayan kimi gençler suruklenerek arkalara atılırken karısını omzuna almış 40 yaşlarında bir rocksever de üstüne çullanan 56 gorevlinin balyoz gıbi ınen yumruklarıyla burasının \Vbodstock değil Turkiye olduğunu, 20 yılhk bir gecikmeyle oğrenmiş oldu. "Sanatceberrutluk" sentezinı başarıyla hayata geçiren kişiler, rock konserlerinin sustalı maymun gibi neşelenmeden, coşmadan izlenmesi gerektiğini oğretmiş oldular!.. Mualla Gökcay öldü • İSTANBUL (AA) Türk Sanat Müziği sanatçılanndan Mualla Gökçay, Istanbul'da öldü. 18 vaşında sahne hayatına başlayan Gökçay, uzun yıllar çalıştıktan sonra Istanbul Radyosu'ndan emekli oldu. 79 yaşında ölen Mualla Gökçay'm cenazesi, yarın Istanbul'da toprağa verilecek. Ornette Coleman'ın derdi cazın içine döküldüğü kalıplarla idi. Hiç kimseye benzemeye çalışmadı. Bir gecede bu kalıplann hiçbirini bir daha kullanmamaya karar verdi. Artık yalnızdı. SADETTİN DAVRAN ~~ Ornette Coleman saksofonunu akıp giden milziğe doğru uzattı, müzik birden bire ikiye aynldı; önde kendi, arkada ona inananlar karşıya geçtiler. Bir akşam cahştıgı yerde büyük bir kavga çıku, bıçaklar havada uçuştu, bir kadın öldü. Ornette ertesi gün Los Angeles'tan gelen bir teklifı kabul etti. Burada uzun süre süründü. Charlie Parker'ı burada tanıdı. Ona hayrandı. Ama hiçbir zaman onun gibi çalmaya çalışmadı. Ornette Coleman hiç kimse gibi çalmaya çalışmadı. Onun derdi cazın içine döküldüğü kalıplarlaydı. Bir gecede onlann hiçbirini bir daha kullanmamaya karar verdi. Artık yalnızdı. Ornette Coleman ilk plağını oldukça geç yaptı. 1958'e kadar yapımcı bulamadı. Plastik saksofon kullanmakta ısrarlı idi. Sonunda "Something FJse" çıktı. "Tomorrow Is The Question" onu izledi. Ornette'in sololan trenin yanından koşuyor, ara sıra köy yollanna dalıyor, bir süre ortalıkta görünmüyor, derken trenin önüne geiyor, herkesin yüreğini ağzına getiriyordu. 1960'ta "Free Jazz"i yapü. Bu sadece bir albümdü ama bir akı 'Çekirge Bir Sıçrar' • Kültür Servisi Kartal Belediyesi'nin düzenlediği 10. Kartal Kültür ve Sanat Festivali kapsamında bugün saat 18.00'de ldil Abla Çocuk Tiyatrosu Şöleni yer alacak. Şölen kapsamında ldil Abla Çocuk Tiyatrosu 'Çekirge Bir Sıçrar' adlı oyunu sahneleyecek. Şölende aynca illüzyonist Erdinç"in gösterisi, NihalReyman ve Tuna Orhan'ın dinletileri izlenebilecek. Etkinlikler Maltepe Sahil Spor Tesisleri yanında yer alacak. TEKSASLI BİR SAKSOFONCU Ornette Coleman, Teksas dogumlu. Bugün 61 yasında olan Coleman, 14 yaşından bu yana saksofon çalıyor. Coleman, bu akşam, Prime Time adlı grubuyla birlikte Açıkhava Tiyatrosu'nda olacak. mın da adı oldu. Ornette ve arkadaşları bu albümde kırk dakikaya yakın köy yollarında dolaşıyorlardı. E>erken "Jazz Abstractions". Ortalık iyice kanştı. Ornetteciler ve onun kellesini isteyenler sokak ortasmda birbirlerinin boğazmı sıkıyorlardı. Ornette denemelerini surdürdü. Atlantic peş peşe albümlerini basıyordu. Yanında ise çok belirleyici çalışma arkadaşları vardı. Trompette Don Cberry, basta Charlie Haden, davulda Ed Blackwell ya da Billiy Higgins. Ornette 1962'den 1965'e kadar ortalarda görünmedi. 1965'te yeniden çalmaya başladığında geçen süre içinde trompet ve kemana zaman ayırdığı anlaşıldı. Ancak bu sürenin yeterli olup olmadığı konusunda fikir ayrıhkları doğdu. Benzeri tepkiler on yaşındaki oğlunu davula oturttuğunda da duyuldu. Denardo Coleman "Empry Foxhale"da çaldığında henüz on yaşında idi. Ornette Coleman 1972'de Fas'a gitti. Buralar onu çok etkiledi. Hatta değiştirdi. 1975'te Prime Time'ı kurdu. Prime Time elektrikli bir topluluktu. Ama Fas'ta tanıdığı dağlı müzisyenlerin etkisi duyuluyordu. Ünlü Cemalettin Tacuma'nın da yer aldığı bu topluluk Ornette'e gençleri yeniden kazandırdı. Omette'i tanıyan gençlerin sayısı 1985'ten sonra daha da arttı. 1985'te Pat Metheny ile yaptıklan "Song X" çok satıldı. Pw Metheny, FstanbuPda birkaç hafta önce verdiği konserde Ornette için yazdığı bir parçayı da çaldı. Parça bence gtizeldi. Davulcu Paul Wertko da bu parçada gerçekten korkulacak kadar yükseklere çıktı. Prime Time çeşitli arahklarla, üyeleri yenileyerek Istanbufa kadar geldi. Prime Time'ın yanı sıra yaylı, üfleme, uzun uzun aramp bulunma türlü çalgılar 1 için de muzikler yazan Ornette in durum gerektirdiğinde Don Cberry, Charlie Haden ve Biliy Higgins ile de bir araya geldiği oldu. Bu bir araya gelişlerin kimlere ne yararı olduğu bilinmez. Ben küf kokusu hatırlıyorum. Prime Time günümüzün topluluğu. Geçen yüın "En lyi Elektrikli Caz Topluluğu". Tuşlularda Dave Bryant, gitarda Ken VVessel ve Chris Rosenberg, basta Al Mc Dowell, tablada Badal Roy, davulda Denardo Coleman... Yunus Emre konferanslan • Kültür Servisi Indiana Üniversitesi Türkçe programı yönetmeni, Türk Folkloru ve Halk Edebiyatı öğretim üyesi Prof. Dr. llhan Başgöz, İstanbul Büyukşehir Belediyesi Aşiyan Müzesi ve Taksim Atatürk Kitaphğı'nda iki konferans verecek. Konferanslann ilki, 19 temmuz perşembe günü saat 16.00'da Aşiyan Müzesi'nde "Yunus Emre, Toplum ve lnsan Haklan" başlığıyla, ikincisi ise 24 temmuz çarşamba günü yine aynı saatte Atatürk Kitaphğı'nda "Yunus Emre, Medrese, Tekke ve Demokrasi" başhğryla gerçekleştirilecek. • Kültür Servisi Müzik Dergisi'nin temmuz sayısı piyasaya çıktı. Derginin kapağında yer alan bu yılki Istanbul Festivali'nin en dikkat çeken konuğu Jethro Tull, derginin içinde de iki safyada işlendi. Dergide aynca müzikle yıllardır uğraşan, ancak kaset yapma aşamasına Fame Star'90 yarışmasına katıldıktan sonra gelen Şehnaz Sümer; eylül başında yeni albümünü piyasaya çıkaracak olan Dire Straits; yeni albümünü piyasaya çıkaran başka bir Fame Star yanşmacısı Seyir Defteri; iMÇ'den ilgi bekleyen Türk rock topluluklannı inceleyen arastırma haziran sayısında ilk bölümünü yayımlanan Tema Dosyası'mn ikinci bölümü; Rock Sahnesinden Manzaralar; Heaven's Open albümüyle yeniden sivrilen Michael Oldfield; dağılan ikilinin, kasetini piyasaya çıkaran Emel'den sonra yeni çahşmasını tamamlama aşamasına gelen Erdal Çelik; Ingilizlerin dikkat çeken topluluklan The VVonder Stuff ve Al About Eve; Vagabond Heart albümüyle yeni listelerin zirvesini zorlamaya başlayan Rod Stewart; özgün müziğin yaraüalanndan Hasan Hüseyin Demirel yer alıyor. DERGİ Müzik'te 'Jethro TulT Los Angeles Gitar Dörtlüsü'nün ikinci ve son konseri bugün Dört gitardan 'Sevil Berberi' giren Los Angeles Dörtlüsü, gerek kendi yaptıklan düzenlemeler, gerek sipariş ettikleri yapıtlarla geniş bir repertuvar sahibi. Kuzey Amerika'da, Avrupa ve Uzakdoğu'da konserler veren topluluk, 1989 yıhnda çok geniş kapsamlı bir turne gerçekleştirdi ve Uluslararası New York Yarışması'nda ödul alan ilk gitar dörtlüsü oldu. rer solist olan üyeleri, ülke çapında bir seçme sonucunda 1981 yıhnda Andres Segovia lhtisas Smıfı'na katıhnaya hak kazanmışlar. Topluluk, bu yılki Avrupa turnesinden sonra New York'ta Lincohı Merkezi'nde bir konser verecek. Dünyada sanat müzeleri • Kültür Servisi Aylık plastik sanatlar bülteni Anons'un son sayısında dünyada sanat müzeleri üzerine yapılan bir araştırma yer alıyor. Bu araştırmadan yola çıkılarak, "Ülkemizde çağdaş müzeler kuruhnahdır" görüşü uzerinde duruluyor. Suna Gönen'in "Paris'te Bir Okul Günlüğu", Sezer Tansuğ'un "Müze, Fuar, Galeri", Ergin Koparan'ın "5. Yılında Tem Sanat Galerisi" aynca Amerika'da yaşayan ressam Ertuğrul Ateş ile yapılan bir söyleşi derginin diğer sayfalannı oluştunıyor. \azılı Günler • Kültür Servisi Aylık edebiyat dergisi Yazılı Günler'in temmuzağustos sayısında Gyorgy Lukacs'ın Mehmet Sert'in çevirisiyle Soljenitsin üzerine yazdığı "Romanlar", Altay Öktem'in Rainer Maria Rilke üzerine yazdığı "Tanrısız Duşlerin Şiiri", Afşar Timuçin'in Jacoues Brel üzerine yazdığı "Şiirle dolu bir çocukluk seruveni", H. Ibrahim Işık'ın "Edebiyat ve Sinema", Behçet Çelik'in "Ironi ve Sanat" ve Ernst Fischer'ın Yaşar Azaz'ın çevirisiyle "Francisco Goya ve Sanatı" başhklı yazıları yer alıyor. Behçet Çelik'in "Esmer Oyku"su, Yaşar Azaz'ın "Güne Karşı Yeri Çocuk" öyküsu, aynca Deniz Durukan, Oğuz Özdem, Yılmaz Odabaşı, Altay Öktem, ömer Ateş, Murat Batmankaya ve Metin Fındıkçı'nın şiirleri de bu sayıda okunabilir. Alman ve Rus kanşımı bir aileden gelen Ingiliz besteci Gustav Holst'un (18741934) "St. Paul Süiti"nin J. Smith tarafından gerçekleştirilen gitar düzenlemesini, Türk muzikseverlerin de yakından tanıdıklan ttalyan gitara Kültiir Servisi Los Angeles pe Romero tarafından kurulan ve besteci Carlo Domeniconi'nin Gitar Dörtlüsü, festivaldeki Los Angeles Gitar Dörtlüsu'nde Los Angeles Gitar Dörtlüsü'ne ikinci ve son konserini bugun Andrevt York. John DearTopluluğun Istanbul progra adadığı Op. 47 "Anatolia" Sadi Gülçelik Spor Tesisleri'nde man, Wilüam Kanengiser ve mında yer alan ilk yapıt, ünlü (Anadolu) izleyecek. veriyor. Scott Tennant yer alıyorlar. ltalyan opera bestecisi Rossini1980 yılında ABD'de, Güney Kısa zamanda ABD'nin önde Los Angeles Gitar Dörtlüsü 1 nin (17921868) "Sevil Berberi" Konserin ikinci yansında topCalifornia Üniversitesi'nde Pe gelen gitar topluluklan arasına nün aynı zamanda yetenekli bi operası uvertürü. lskandinav, luluk, Alman besteci Michael Praetorius'tan (15711621) üç parça seslendirecek. Kübalı gitarcı ve besteci Leo Brouwer'in John Pass/gitar (Ataturk Kultur Merkezi Büyük Salon, Istanbul Üniversitesi Turk Muzigi Araştırma ve Uygulama (1939) "Yağmurda Küba 21.30) Gnıbu / Rahmi Oruç Giivenç (Atatürk Kültür Merkezi Manzarası" adlı yapıtı ve ünlü Ofra Harnoy/viyolonselMichael Dussek/piyano (Aya trini, Konser Salonu, 18.30) tspanyol besteci Manuet de Fal18.30) Ornette Coleman ve Prime Time (Açıkhava Tiyatrosu, 21.30) la'nın (18761946) "El Amor Ofra Harnoy/viyolonselMichael Dussek/piyano (Aya trini, Bolşoy Buz Balesi (Korukent Rekreasyon Merkezi, 21.00) Brujo" (Büyücü Aşkı) adlı ya18.30) Los Angeles Gitar Dörtlüsü (Sadi Gülçelik Spor Tesisleri, pıtı da konserin ikinci yansında Bolşoy Buz Balesi (Korukent Rekreasyon Merkezi, 21.00) 21.30) yorumlanacak. Bugün Sadi Gülçelik Spor Tesisleri'nde çalacak olan Dörtlü, son 10 yıldır ABD"nin önde gelen gitar toplulukları arasında. Los Angeles Gitar Dörtlüsü, Carlo Domeniconi'nin kendilerine adadığı "Anadolu" adlı yapıtı da seslendirecek. FESTİVALDE BUGÜN FESTİVALDE YARIN Viyana'da caz • Kültür Servisi "Viyana Caz Bayramı" 25 temmuz günü başlıyor. 38 orkestra ve topluluğun katılacağı festival 28 temmuz gününe dek sürecek. Viyana'da 57 temmuz günleri boyunca ise Dizzy Gillespie, Archie Sepp, Josef Zawinul, John Zorn, Oscar Peterson ve Jan Garbarek birer konser vermişlerdi. PSD Başkanı Hüsamettin Koçan, 1. Istanbul Sanat Fuan'nı anlattu SİNEMA Çılgın hayaller peşinde • Kültür Servisi Yonetmenliğini erotik filmleriyle tanınan Tinto Brass'ın yaptığı "Budapeşte BarıSnack Bar Budapest", Beyoğlu Dunya ve Kadıköy Kadıkoy sinemalarında gösterime girdi. Çılgın hayaller peşinde koşan genç bir adamın maceralarını konu alan film, önümuzdeki gunlerde de Osmanbey Gazi, Bakırkoy Renk, Fındıkzade Nilgul, Karagumruk Stad ve Eskişehir'de An sinemalarında gösterime girecek. Yönetmen Brass'ın iki filmi, "Saloon Kitty" ve "Miranda" daha önce Türkiye sinemalarında yasaklanmıştı. Filmin başrollerinde, Giancarlo Giannini ve "Tangolar", "Güney", "Sokaklann Kanunu" gibi fılmlerden ammsayabileceğiniz Philippe Leotard yer alıyor. Galeri düzeninin filmi çekiliyor MÜZİK TÜYAP Sergi Sarayı'nda fuarda ilk kez bütün sanat galeri, izleyiciler ve koleksiyoncular buluşuyor. Sanat Fuarı, üçüncü yıhnda uluslararası boyuta kavuşacak. Koçan'a göre Türkiye, yakın zamanda dış sanat piyasasıyla ilişkiye geçmek istiyor. Koçan, galerilerin giderek sayılarının artmasından yakmmamak gerektiği kanısında. HANDAN ŞENKÖKEN Sanatçı, galerici, alıcı ve izleyici bir arada. TÜYAP Sergi Sarayı'ndaki 1. İstanbul Sanat Fuan'nda ilk kez bütün galeriler koleksiyonlanyla izleyicileri ve koleksiyonculan modern resimle buluşturuyor. Plastik Sanatlar Derneği'nin bir yandan sanat pazanna dikkat çekmek, öte yandan bu pazarın boyutlannı galeriler ölçeğinde görünür kılmak amacıyla düzenlediği bu etkinlik sadece galerilerle sınırlandınlmış. Böylelikle her biri kendi anlayışını sergileyen galerilerin günümüz sanatına hangi ölçekte yer verdikleri gözlenirken "Türkiye'deki galeri düzeninin filmi çekiliyor." Izledikleri çizginin de tartışılmasına olanak sağlanıyor. Fuann zamanlamasımn uygun olmadığını kabullenen PSD, sanat pazannda asıl hareketliliğin fuann üçüncü yıhnda, uluslararası boyuta kavuştuğunda gerçekleşeceğinı umuyor. Bu arada İstanbul'u dünya sanat piMENGÜ ERTEL VE FÜREYA KORAL tki ünlü sanatçımız, grafik sanatçısı Mengü Ertel ve seramikçi Fureyu Koral da 1. İstanbul Sanat Fuan'nın renkli açılışına katılanlar arasındaydı. Sanat Fuan, 28 sanat galerisini TÜYAP Sergi Sarayı'nda bir araya getiriyor. (Fotoğraf: İbrahim Günel) yasasının önemli merkezlerin mesi için çözüm önerileri üretden biri konumuna getirmek meyi amaçhyoruz. amaçlanıyor. Bu kadar yoğun üretim varPlastik Sanatlar Derneği Baş ken sanat eseriizleyici arasında kanı Hüsamettin Kocan'la, bu sağlıklı ve eğitsel bir bağ oluşdüşüncenin oluşumunu fuardan turacak bir müze binasından amaçladıklan ve beklentileri ko yoksunuz. Bu nedenle günümuz nusunda görüştuk. sanatını .derli toplu bir mekân PSD olarak niçin bir sanat altında toplamayı, muzeden fuan düzenleme geregi duydu beklediğimiz o eğitsel işlevi bir bakıma sınırh da olsa bu fuar nuz, neyi amaçladınız? tarafından karşılanmasını iste Bizim sanat fuarı duzenle dik. memizin arkasındaki amaç son öte yandan galeriler hızla çoderece geniş. Batı'da kültür etkinlikleri düzenleyenlerinkinden ğahrken bizim sanat ortamımıçok farklı. Türkiye'nin çok ozel zın çok temel sorunlanndan bikoşulları var. Bu koşullardan ri de galerilerde henüz kurumyola çıkarak amacımız ve bek sallaşmanın sağlanmamış olmalentilerimiz daha geniş bir yelpa sı ve güçlü bir galeri geleneğinin zeyi oluştunıyor. Türkiye'de son oluşmamış olması. Oysa yakın derece dinamik bir sanat üreti zamanda Türkiye, dış sanat pimi potansiyeli var. Biz ülkemiz yasasıyla ilişkiye geçmek istiyor. deki sanat ortammın iyileştiril Urünü taşıyabilecek, izleyiciye, aracıya sunabilecek ara kurumlann da oluşması gerek. Bu açıdan kurumsallaşma eksikliğinin gideriknesini de fuar aracığılıyla çözümlemeyi amaçladık. Bu tür bir etkinlik, genelde yetersiz olan resim alıcısını canlandırabilecek mi? Bu fuara uzun vadede bakmak gerek. Bu bir sihirli değnek değil. Ama başanlı olursa en azından Türkiye'deki bütün galeri sistemini yan yana götürecekler, belki bu dolayh olarak hareketlenmeyi getirecek. Uzun vadede bu tür dikkat çekmelerin, sadece galeriler açısından değil, izleyici açısından da eğitici olduğu gibi kışkırtıcı boyutu da olacaktır. Önemli miktarda alıcı kitlesinin üretilmesinde büyük bir payı da. PSD olarak galerilere ba kış açınu nedir? Galeriler sanatın yaygınlaştırılması için önemli katkılar uretebilecek kuruluşlar. Türkiye'deki arayışlar galerilerin sağlıklı oluşumlarını üretmek doğrultusunda olmalı. Bu fuar bize galerilerimizi değerlendirme olanağı verecek. Galerilerin giderek çoğalmasından şikâyetçi olmamamız gerekiyor. Çünkü bu artış, galeriler düzeninin kendi geleneğini üretmesini de getirir. Bu tür organizasyonlar da eğer amaçladığımız katlolan getirirse bu süreç kısalacak. Son zamanlarda resim piyasasında çok tartışüan 5 galerinin ortak tavn, bir anlamda tröstleşme eğilimleri konusunda ne duşunuyorsunuz? PSD olarak nasıl bir çözüm öneriyorsunuz? Biz, bu tür girişimleri kurumsallaşma arayışlannın sonuçlan olarak değerlendiriyoruz. Ama ortaya çıkan şekliyle, Türkiye'de genel sorunlara yamt uretebilecek bir tavır olmadığını, tek yanlı, bunun için de yaşama geçirilme şansı olmayan bir girişim olduğunu düşünüyoruz. Sadece galericilerin daha çok kendi haklanm gözeten bu sözleşme modeli, bu beş galerinin kendi içinde imzaladığı protokol. Genel anlamda Türk sanatmın bugünü ve geleceği hakkında karar vermek gibi bir eğilimi var. Doğrusu bu fazla iddialı gözüküyor. Aynca galerilere şirketler gözüyle bakarsak bu protokol serbest piyasanın temel direği, rekabet ortamının var olması ve diri tutubnası ana fıkrini ortadan kaldırıyor. Bize daha çok beş yılhk bir uzlaşma metni olarak görünüyor ve üikemiz yaranna bir sonuç üreteceğini de sanmıyoruz. Sanatçıgalerici arasındaki sözleşmede, sanatçı açısından açıkhk getirilmesi gereken noktalar var. Türkiye'yi tanıtıyorıız' • İZMİR (AA) Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu'nun 31 temmuzda Ingiltere'nin Nottingham kentinde yapılacak 15. Dünya Soroptimist Kongresi'ne bir video film ve bir sergi ile katılacağı bildirildi. Federasyonun Ege Proje Komisyonu Başkanı Ayla Selçuk yaptığı açıklamada, 90 ülkenin katılacağı kongrede, bir süre önce ülke çapında açtıklan "Türkiye'yi Tanıtıyoruz" konulu afiş yanşması ile Izmir'de kurulacak "eğitim merkezi" projesine ilişkin bir video film sunacaklannı söyledi. Festivalde yartşma • Kültür Servisi Aksaray Belediyesi'nce düzenlenen 10. Aksaray Ihlara Festivali nedeniyle gerçekleştirilen yarışma sonuçlan belirlendi. Aksaray Belediyesi festival nedeniyle fotoğraf, hah, resim, edebiyat, atletizm ve bisiklet dallarında yarışmalar düzenlemiş ve yanşmalar sonucunda 19 milyon lira para ödülü dağıtılacağını açıklamıştı. Fotoğraf yanşmasında siyahbeyaz baskı dalında Isa özdemir, renkli baskı ve saydam dallannda da Lütfı Dokuzoğlu ödül aldı. Hah yanşmasında birincilik ödülünü ise Mehmet öztürk kazandı. Bostancı'da yardım konseri Kültur Servisi İki yıl boyunca Çapa Tıp Fakultesi'nde tedavi gören, ancak doktorlarının tavsiyesi üzerine geçen aylarda Münih Üniversitesi Hastanesi'ne nakledilen kalp hastası Ishak Yavuz'un kalp nakli ameliyatı için arkadaşları bir konser düzenledi. Bostancı Gösteri Merkezi'nde yarın akşam gerçekleştirilecek konsere Ezginin Günlüğü Topluluğu ve Edip Akbayram katılıyor. Sanatçılann bu konser için ücret almadıkları da belirtildi. Almanya'da "İshak için yeni bir kalp" kampanyası sürdürülürken Türkiye'deki arkadaşları da İshak Yavuz'un kalp nakli ameliyatı için gereken parayı çeşitli kültürel etkinliklerle sağlamaya çalışıyorlar. Bugüne dek 130 milyon lira toparladıklarını anlatan Yavuz'un arkadaşlarından Serdar Şahin, "Son umudumuz bu konser. İshak iki ay içinde kalp nakli ameliyatı olmazsa yaşama şansını yitiriyor" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog