Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

(JUMHUKlYtll/W D1Ş HAtffcKLEK T9V1T STARTta anlaşma • WASHINGTON (AA) ABD Dışışleri Bakanı James Baker ile SSCB Dışişleri Bakanı AJeksander Besrrlertnih, Stratejik Nükleer Silahlann Sınırlandınlması Anlaşması (START) ile ilgili dunku göruşmelerin ardından ortak bir açıklama yaparak, iki ülke arasında bir sorun dışında tum konularda anlaşmaya varıldığını bildirdiler. ABD Dışişleri Bakanı Baker, anlaşmaya vanlamayan tek konunun, Londra'dakı Sanayileşmiş Ülkeler Doruğu sırasında, ABD Başkanı Geore Bush ile Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov arasında çarşamba gunu ele alınacağını bildirdi. SSCB Dışişleri Bakanı Besmertnih de "çözulecek son derece teknik bir problem kaldığını" bildirdi. Gorbi'nin yazgısı görüşülüyor BUSH MAJOR KAIFU MITTERRAND KOHL MULRONEY ANDREOTTI , \ 7 sanayileşmiş ülkenin liderleri bugün Londra'da Sovyetler'e yardım konusunu ele alıyor G. Kıbrıs'ta gösteriler • LEFKOŞA (AA) Kıbns Rum kesiminde 15 Temmuz 1974 darbesi ve darbe uzerine gerçekleştirilen Turk barış harekâtı, her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli etkinliklerle kınanıyor. Rumlar, hafta boyunca duzenlenecek toplantılarda 'çifte cinayet' olarak adlandırdıkları Sampson darbesiyle bu darbenin yol açtığı 'Turk istilâsını' lanetleyecekler. 'nce reformlar EDtP EMtL ÖYMEN LONDRA Dünyanın önde gelen 7 sanayileşmiş ülkesinin liderleriyle Avrupa Topluluğu Komisyonu Başkaru ve AT Dönem Başkanı, bugün Londra'da başlayacak toplantılannda, özellikle Sovyetler Birliği'nin Batı'dan talep ettiği mali yardım konusu o, w w forbi G< konusunda kuşkulu nu ele alacaklar. Toplantıya katılma isteği geri çevrüen Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, toplantı bittikten sonra çarşamba gunu Batılı liderler ile göruşmeler yapacak. Üç gün surecek toplantıya ABD, Ingiltere, Japonya, Italya, Almanya, Fransa, Kanada'nm oluşturduğu ve kısaca "G7" İLardım için yan çiziyor olarak bilinen ülkelerin devlet ve hükümet başkanları ile Avrupa Komisyonu Başkanı Jacques Delors katılıyor. Her yıl bir üye ulkede yapılan toplantılar önde gelen sanayileşmiş Batılı 7 ulkenin liderleri arasında hem ekonomik hem siyasal konulann ele ahndığı bir doruk niteliğinde. Bu yılki toplantının önemi, Sov y yalnız bırakmayalim yetler Birliği'nde "komuta ekonomisinden piyasa ekonomisine geçiş sürecinde Batı'nın nasıl, ne öiçude, ne kadar, ne ttır yardınT yapacağının tartışılacak olması. Sovyet ekonomi uzmanlan tarafından hazırlanan yardım isteği paketi, Batı'nın 5 yıl içinde Sovyetler'e 100150 milyar dolar yardım yapmasım öngörüyor. Gor ^Porbaçov'a yardım etmeli baçov'un, G7 toplantısına katılacak ülkelere geçen gün ilettiği 23 sayfalık mektupta özetlenen talepleri arasında, Sovyetler'in Batı'ya olan borçlanmn yeni ödeme taksitlerine bağlanması, petrokimya ve doğalgaz, gıda ve ileri teknoloji projelerine geniş ölçüde yatınm yapılması, Sovyet savunma ve askeri te MlLanada yardım için isteksiz maü yardım sislerinin ticari ve bansçıl amaçlı tesislere dönüştürülmesi için 1020 milyar dolarhk mali girdi sağlanması gibi noktalar da bulunuyor. Teknik nitelikteki bu taleplerin yaru sıra Sovyetler Birliği, serbest piyasa ekonomisine geçişi hızlandınrken fıyatlan devlet tekelinden çıkartarak serbest bırakmak ve bunun toplumda yaratacağı tepkiyi göğüslemek amacıyla da Batı'nın "yapabilecegi azami yardımı gerçekleştirmesini saglamak" istiyor. Gorbaçov'un mektubunu cuma gunü Ingiltere Maliye Bakanhğı'na sunan özel temsilcisi Yevgeni Primakov, "Her türlü yardımı istiyonız, ama buna yardım demek de şart degil. Bize yapılacak yardım, Baü'nıa siyasal ve ekonomik çıkannadır. Batı'ya muazzam iç p » « n m n . da, tüm el degmemis potansiyelimizk ekonomik obuak, yatınm olanagı saguyornz" dedi. Primakov, "Londra'da her seyi elde edecegimizi nmacak kadar saf degiiiz. Ancak bu bir basiangıc olacaktır" dedı. NE NEDIR? Afgan kralının barış girişimi • ROMA/KABtL (UBA) Afganistan'da mücahitlerle merkezi hukumet arasındaki silahlı çatışma devam ederken eski Kral Zahir Şah barış için devreye girdi. Zahir Şah'ın iki özel temsilcisi, yaklaşık üç haftadan beri Pakistan'da bulunan kuzeni Sultan Mahmut Gazi ve krallık hükümetindeki eski Adalet Bakanı Abdul Sattar Sırat temaslarını lamamlayarak Roma'ya döndü. G7 (Yediler Gmbu) '7'ler Grubu'anlamına gelen'Group of 7'(G7) 1975'te Fransa Cumhurbaşkanı Valery Giscard d'Estaing ile Batı Almanya Başbakanı Helmut Schmidt'in fikriydi. Başlangıçta 6 uye ile yapılan ılk toplantı, Fransa'da Rambouillet Şatosu'nda eayriresmi nitelikte bir toplantı şeklinde başladı. ABD, Ingiltere, Fransa, Batı Almanya, ttalya, Japonya ile başlayan toplantıya Kanada 1976'da üye oldu. Avrupa Topluluğu'nu, Komisyon Başkaru, 1977'den itibaren G7'de temsıl etmeye başladığı halde topluluğun adı G7 olarak kaldı. Toplantılara Avrupa Topluluğu dönem başkanları da katılıyor. Londra'daki toplantıya Sovyetler Birliği'nin, bir anlamda gözlemci olarak davet edilmesi nedeniyle bu yılki toplantıya G8, 5 deniyor! Geçen yıl Amerika'da Houston'da yapılan toplantı, gelecek yıl da Almanya'da yapılacak. Londra, G7 için 1977 ve 1984'te iki kez ev sahipliği yapmıştı. Başlangıçta, uye ülkeler arasında ekonomik ve siyasal konuları 'rahat bir havada' tartışmak ve görüşmek amacıyla başlayan toplantılar, kısa sürede 'ciddiyet kazandı' ve her yıl tekrarlanan ekonomik ve siyasal doruk toplantılarına dönuştu. Her 'süper lidere* 400 yardıma LONDRA (Cumhuriyet) ABD Başkanı George Bush, Japonya Başbakanı Toshiki Kaifu, Kanada Başbakanı Brian Mulroney, Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand, Almanya Başbakanı Helmut Kohl, ttalya Başbakanı Guilio Andreotti ile Dışişleri, Maliye, Hazine, Ticaret ve Sanayi Bakanları, bunların bürokratları, yardımcı, koruma, eşleri ve sekreter ordusu... Ayrıca Avrupa Topluluğu Komisyonu Başkanı Jacques Delors, AT Dönem Başkanı Hollanda Başbakanı Ruud Lubbers, ile Brüksel, Luksemburg, Strasbourg'dan irili ufaklı AT yetkilileri... Butun bunlara ek olarak sayıları en az 4.500 olarak tahmin edilen yabancı basın mensupları şu anda Londra'da. Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, eşi Raisa ile birlikte çarşamba gunu oğle vakti gelecek. Ertesi gun de Kraliçe EUzabeth, Ğorbaçov'ları öğle yemeğine alıkoyuyor. Ama 'oncü' Sovyet heyetleri, geçen perşembeden beri Londra'da. Londra'ya '7'ler'den ilk misafir, cuma gunü gelen Japonya Başbakam Kaifu oldu. Uzakdoğu'dan uzun yolculuğunun yorgunluğunu üzerinden atmak için erken gelerek Hyde Park'ın yeşil ağaçlarına bakan kral dairesine çekildi. Toplantının yapılacağı bina, ana kraliçenin evine komşu olan 'Lancaster House' ve civarında olağanustü guvenlik önlemleri alındı. Basın, buraya 'güvecli bölge' adını taktı. Gereken bütün binalar, mazgal delikleri.ağaçlar, çöp kutuları, elektrik direkleri ince ince denetlendi. Direklerden sarkan, içleri çiçekli sepetler kaldırıldı. Toplantı protokolü bir de Gorbaçov'un ziyareti eklenince iyice kabardı. Satır aralıksız yazılmış 100 buyuk sayfa tutan aynntılı programda, yağmur yağdığı takdirde 'çok önemli kişi'ye (VIP) otomobilden inerken şemsiyeyi kimin tutacağı bile belli. Yapılan hesaba göre her süperstar için 400 yardımcı eleman düşüyor. Yardımcı elemanlara, dışişleri bakanlan da dahil. Degişik göriişler Gorbaçov'un Batı'dan taleplerinin kapsamı, birkaç haftadan beri biliniyordu. Batılı liderlere gönderdiği ve gözlemcilerin "niyet mektubu" diye nitelediği mektubuna ise Batılı liderlerin "tek bir ses ile" yanıt vermeye hazır olmadıklan anlaşılıyor. G7 ülkeleri arasında sürekli ticaret fazlası bulunan, bu nedenle "GTnin bankeri" sayılan Japonya, ABD, tngiltere ve Kanada, Gorbaçov 'a kapsamh ve derhal yardımdan yana değil. Bu ülkeler, Gorbaçov'un ekonomik ve siyasal reform girişimlerinin kapsam ve boyutu konusunda kuşkulu. ABD Başkanı George Bush, Gorbaçov'un planı aynntılı biçimde ortaya çıkmadan önce dahi, kararh bir ifade ile "Reformlar başlamadan, mütevari bir teknik yardımdan öte mali bir destek söz konusu olamaz" demişti. Almanya, Fransa, ttalya ise Gorbaçov'a siyasal desteğin hemen sağlanmasını, ekonomik reform programı uygulandıkça peyderpey mali yardımda bulunulmasını öneriyor. Almanya Dışişleri Bakanı HansDietrkh Genscher, "Sovyet ekonomisi çökerse, bu, bütün dunya ekonomisini temeiinden sarsar" uyansında bulundu. önde gelen Batılı sanayi ulkelerinin Sovyetler Birliği'ne yardım konusundaki bu görüş aynlığımn, çarşamba gunü yayımlanacak ortak bildiriye kadar giderileceği sanılmıyor. Ortak bildiride, "Sovyetler Birliği'ne teknik düzeyde yardım yapılması, yabancı sermaye yatınmlanmn özendirilmesi, Sovyet ekonomisine Uluslararası Para Fonn'nun yol göstermesi, Sovyetler'in Para Fonu'na gözlemci uye olarak ahnması ve Sovyet ekonomik ve siyasal reformlannın aksatılmadan sürdüriilmesi" gibi noktaların yer alacağı sanıhyor. tzinler kaldınldı Emniyette izinler geçen haftadan beri kaldınldı. Ancak 'çıplak gözle göhilür' türden guvenlik önlemi alınmıyor. Ortalıkta silahlı ve savaşa hazırmış gibi kimse bulunmayacak. Her şey 'yakın' bir uzaklıktan gözetleme ve anında mUdahale şeklinde olacak. Basın, göruşmelerin yapıldığı 'Lancaster House'a yaklaştınlmayacak. Olayı, bir kilometre ötede 6 katlı bir basın merkezinde ekrandan izleyecek. BATTDA GEÇEN HAFIA... BELÇÎKA Ya rüzgâr esmeseydi hem de ınsanlann denize girmeye hazırlandığı şu "ender" yaz günlerinde... BRÜKSEL Mutlu bir İşletme yöneticileri mazot rastlantı sonucu rüzgâr tabakasının gerçekte çok kıyıya paralel esmese, Beloika'mn Bredene ve Coq kuçuk olduğunu, bu ışin buyütülmemesi gerektiğini plajlarından bu hafta sonu öne sürmeye devam ediyor. kimse denize giremeyecekti. Söz konusu mazot tabakası Çunkü nereden geldiği tam 2 metreye 5 metre ebadında olarak kestirilemeyen bir olup kaynağı da belirlenmiş mazot tabakası çoktan değilmiş. tşletmenin 10 sahile vuracak, güzelim plaj metre karelik iddiasına Kuveyt kıyılanndan beter karşılık sivil savunma olacaktı. Geçen perşembe ekipleri tabakanın en az 150 sabahın erken saatlerinde metre kare olduğunu ifade yöreden hiçbir zaman eksik etti. Esen doğu rüzgârı olmayan ruzgârın tabakanın açığa doğru geometrisinin "munis"liği, sürüklenmesüıe yaradı ve yeni bir çevre kirliliği felaket kendiliğinden felaketinden Belçikalıları önlendi. Tabaka Kuzey son anda kurtardı. Denizi açıklarına doğru yol Yüzlerce litre mazot belirsiz alınca da, deterjan yüklü bir bir nedenden ötürü, Ostende sahil muhafaza gemisi limamndan hareket eden bir mazot tabakasını feribotun deposundan paramparça etmeye yarayan denize dökülüverdi. Bir ay pervanesiyle, çevre kirleten, kadar önce de yine deniz mazot tabakasını berhava taşımacüığı rejisine ait başka ediverdi. "AÜantol" marka bir feribottan denize mazot deterjan da işi bitirdi. akmış, oldukça önemli Özetle, "çevreci" çevrelerin hasara yol açmıştı. Aym genelde felaket sonrası olayın tekrarlanması gerçekleştirdiğini, bu kez yüzünden, adı geçen işletme, "munis" bir doğu riızgârı şimşekleri üzerine çekti; hallediverdi. Sıcakta şıklığın sırrı NtLGÜN C E R R A H O G L U ROMA Erkeklerde atlet, kadınlarda ise sutyen izine hayır. Kent içinde kısa şort ve plaj giysileriyle dolaşmak ise kesinkes yasak! Aşırı sıcaklarda şıklığınızı korumak istiyorsanız, bu noktalara dikkat etmek gerekiyor. "Repubblka" gazetesi, Italya'yı etkisi altına alan "tropik sıcaklarla" başetmenin yollan arasına giyim kurallarım da kattı. Gazete; alkol, sigara ve ağır yiyeceklerden uzak durun gibi tavsiyelerin yamnda, 38 derecede giyim adabının nasıl korunduğu konusunda da öğut vermekten kaçınmadı. Tahmin edilebileceği gibi sıcaklar, Ingilizlerin baş sohbet konusu olan hava raporları gibi, hafta boyunca tüm konuşmalara damgasını vurdu. Milano ve Roma'da sıcaklık zaman zaman 38 dereceye dek çıktı. öyle ki, Papa bile geçen pazar ayinini kısa keserek Alp Dağlan'nda tatile çıktı. Milano'nun en önemli havaalanı "Iinate"nin asfalt pisti ise sıcaklardan eridi. Aşırı sıcakların meydanın ortasında bir delik açması üzerine, cuma gunü havaalanı uçuşlara kapandı ve kentin tüm hava trafıği diğer havaalanı "Malpensa"ya yöneltildi. Çizmedeki trafiİc kazaları da sıcaklar yüzünden arttı. Turistler (yerlilere yasak olan!) incecik atletler ve şortlarla Roma'mn meydanlarındaki çeşmelerde yıkanırken; soğutucuklimalardan pek hoşlanmayan Italyanlar kapalı kepenklerin ardına ve eski usul vantilatörlerin serinliğine çekildiler. İTALYA SABETAY VAROL ALMANYA Irak konusu G7 toplantısında aynca Irak konusu da ele alınacak. Sovyet lideri Gorbaçov'un da Batılı liderler ile görüşme olanağı bulması, Irak konusunda "kararlı ve nihai" bir çözüm yönunde işbirliği yapılması ve eşgüdüm sağlanmasına fırsat verecek. Guvenlik Konseyi'nin Irak'a, nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlanmn listesini çıkartarak yok etmesi için tanıdığı 105 günlük süre, bu perşembe günü doluyor. Başkan Bush da Irak'a bu konuda 25 temmuza kadar süre tanıdı. G7 toplantısmda Sovyet lideri Gorbaçov'un da Irak konusunda "nihai" bir çözüme "ikna edileceği" gözlemciler tarafından ifade ediliyor. Fıkra furyası CRESSON'A JAPON USULÜ tDAM Fransa Başbakanı Edith Cresson, Japonya'nın Avrupada en büyük düşmanlan arasında. Fransa'da Bastille Gunu kutlamaları başlarken bir gnıp sağcı Japon da Tokyo'da Cresson'un kuklasını idam etti. (Fotoğraf: AP) Acele avukat aranıyor STELYO BERBERAKİS ATtNA Yunanistan'da geçen hafta en çok yine avukatlann grevi konusu işlendi. Aynca kira fıyatlannın serbest bırakılması ile Yugoslavya'daki gelişmeler, haber basüklannı süsledi. Atina Barosu'nun bir aydan fazladır sürdürdüğü grevler, tüm duruşmalann süresiz ertelenmesine neden oluyor. En önemlisi ise Yunanistan için "ulusal bir davaya" dönüşen yolsuzluk skandallarıyla ilgili büyük davanın sürekli ertelenmesi. Davamn görüldüğü Yunanistan'ın en yüksek yargı organı Özel Mahkeme, bu soruna bir çözüm getirmek amacıyla sanık iki eski bakan için ilk önce dört avukatı "seferber" etti. Avukatların bu "seferberliği" reddetmesi üzerine bu kez 6 avukatı seferber etti. Ancak bu yine reddedilince bu kez "isteyen avukatlann sanık bakanlann savunmasını iistlenebileceği" duyuruldu. Bu duyuruya olumlu yanıt veren avukatlar ise bu kez sanık bakanlar tarafından reddedildi... Ve dava yine çıkmaza girdi. Ancak yanıt, Atina Barosu'nun çoğunluğunu oluşturan avukatlardan geldi. "tskân Yasası'na" karşı yapılan bu grevin derhal ertelenmesi kararını çıkaran bir olağanüstu oturum yapıldı... Bu karara, azınhkta kalan avukatlar karşı çıktı. Atina Barosu şimdi "erken seçime" gitme olasılığıyla karşı karşıya bulunuyor. Maliye Bakanlığı'run son zamlardan sonra ev kiralanmn "serbest" bırakıldığını açıklaması kirada yaşayanları harekete geçirdi. Bu karara yalnız kirada yaşayanlar değil ev sahipleri de karşı çıktı. Karar, 120 metre kareden büyük evler için geçerli. Oysa 120 metre kareden küçük evlere sahip olanlar ve bunları kiralayanlar, "aynı serbestliğio" bu ölçekteki evlere de getirilmesini talep ediyor. Bu arada et fiyatlarının aniden arttınlması uzerine Yunanistan'daki "Tüketicileri Koruma Dernegi" tüm kentlere dağıttıklan el broşürleriyle ev kadınlarına, "et satın almamalan" çağnsında hulundu. YUNANİSTAN Yabancıya vuran kazanıyor kulağına kar suyu kaçtı. Hele hele son kamuoyu yoklamaları, bugün bir genel seçim olsa iki partiden oluşan bir merkez sağ PARİS Fransa'da bütun siyasal partiler, koalisyonun yüzde 52, sosyaüstlerin ise artık oy toplamak için yabancılara karşı yalnızca yuzde 35 oy toplayacağını gösterince, cephe almak gerektiğini iyice anlamış bulunuyorlar. Bu ulkede 4.5 milyon meşru ya Edith Cresson hukümeti paçalan olmasa bile kolları sıvamak zorunda kaldı. Ve güzel da 350 bin kaçak yabancı ışçi var. Irkçı Le Fransız başbakan olağanustü bir hükümet Pen ve partısinin gittikçe yukselen skoru, kurulu sonucunda, kaçak işçiler konusunda Fransızların yabancıya tahammül basamağını aştıklarını gösteriyor. Merkez sağ RPR Partisi yeni bir dizi önlem açıkladı. Bu önlemlere göre vize barajı daha da yukseltiliyor. ve Paris Belediye Başkanı Chirac, yabancılar Yabancı işçiler ulkelerine geri dönmeye teşvik konusunda "yüksek doz" yaşandığı edilecek. Aldıkları sosyal yardımlar konusunda verdiği demeçle kamuoyundaki azaltılacak. desteğini 7 puan yükseltince sosyaüstlerin FRANSA MtNE SAULNIER seyirci çekemezken Doğu Berün'de güncel koşullan hicveden 'Deve Dikeni' adlı BERLİN Almanya'da mizah duygusunun, özellikle kabare devamlı kapalı gişe oynuyordu. Kabare 'kendi kendisiyle dalga oyunculan yönetimin izin geçebilme yeteneğinin' çok gelişkin olduğu söylenemez. verdiği kadanyla Ama şu günlerde yetinmeden, çok dolaylı Almanya'da bir fıkra furyası yollardan eleştirilerini aldı başını gidiyor. sahneye getiriyordu. Duvar Birleşmenin ortaya çıkardığı yıkılınca bu kez Batı bu yeni mizahın aktörleri, Almanya'da Doğulular yerine göre ya Doğu üzerine uydurulmuş fıkralar Almanlar ya da Batıhlar. ortahğı sardı. Duvar'ın yıkılmasmdan önce Doğu Almanlar ise şu Doğu Almanya'da mizah, günlerde Batılılann kendileri her sıkıyönetim devrinde hakkında anlattığı olduğu gibi halk arasında, fıkralardan intikam alıyor ve kapalı kapılar ardında çok Batılılar hakkında fıkra yaygmdı. Yöneticiler uyduruyorlar. Bu fıkralar hakkında, yaşanan koşullar geçen hafta Doğu uzerine bir surü fıkra Almanya'da derlenmiş bir uretilmişti. Almanya'nın kitapçık halinde piyasaya batısında kabareler fazla çıktı DİLEK ZAPTÇIOĞLU Mitterrand'la görüştü BushParis'te PARİS (Cumhuriyet) ABD Başkanı George Bush, dun 24 saat için ziyaret ettiği F r a n s a ' d a Cumhurbaşkanı François Mitterrand ile görüştü. Fransız Cumhurbaşkanlığı'nın yazlık saraylanndan Rambouillet Şatosu'nda gerçekleşen FransızABD zirvesinde ele alınan konulann başında Irak'taki son durum, Londra'da bugün başlayacak 7'ler toplantısı ve SSCB'ye yapılması öngörülen ekonomik yardım geldi. FransaABD mini zirvesinden sonra yapılan açıklamada iki ülkenin Irak'a yöneltilen son ültimatomda tümüyle görüş birliği içinde olduklan bildirildi ve Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in verdiği sözü iki haftalık süre içerisinde yerine getirmemesi durumunda müttefiklerin gerekeni yapmaktan çekinmeyecekleri vurgulandı. Eski sömürgeye kavuşmanın büyük sevinci çoğundan vazgeçtiğini açıkladı. 1972'den beri ekonomik yaptırımların ceremesini çeken siyahlar bile kararı LONDRA Asya kökenli mevduat 'kuşku ile" karşılarken karara en çok sahipleri, 'Bank of Credit and sevinenler Ingiliz kriketçiler oldu. Commerce International'ın iflası ile Ambargo, sporu da kapsadığı için her elleri böğürlerinde kalırken geçen hafta bir başka olay, beyaz Ingilizleri iki ülkenin kriketçileri 'resmi' karşılaşma yapamıyorlarlardı. Oysa pek mesut etti: Guney Afrika Cumhuriyeti, Başkan Bush tarafından kriket, tngilizlerin 1795'ten itibaren Güney Afrika'ya yerleşmeye 'uygar ülkeler' safına çıkartıldı başlamaları ile kok salmaya başlamış, yeniden. Irk ayrımı siyasetinin artık 1910'da bağımsızlık, Ingiliz yönetimini son bulduğuna inanan Başkan Bush, ulkeden atmasına rağmen, kriket (her Guney Afrika'ya ekonomik sabık Ingiliz sömurgesinde olduğu yaptırımların hepsinden olmasa bile INGİLTERE EDİP EMİL ÖYMEN gibi) burada kalmıştı. Her iki Ulkede de gayet popülerdi, ama sporcuları yasakhydı. Başkan Bush'un Amerikan ambargosunu kısmen kaldırmasının ardından 'Uluslararası Olimpiyat Komitesi', Güney Afrika'nın 1992 Barcelona Olimpiyatlan'na katılmasına izin verdi. 'Uluslararası Kriket Konseyi' hemen Güney Afrika'yı 21 yıllık bir aradan sonra 'yeniden bağrına bastı! Başbakan Thatcher, Guney Afrika'ya yaptırımlan hiçbir zaman benimsememiş, 'bundan siyahlann daha fazla zarar göreceğini' savunmuştu. O kadar ki ingiKz Uluslar Topluluğu'nda 1985'te 49 ülke, Güney Afrika'ya yaptınm için oy verdiğinde Başbakan Thatcher muhalefet etmişti. Güney Afrika, daima tngiliz 'etki alanı" içinde kaldı. lkili ilişkiler, basına yansımayan biçimde püruzsüz yürütüldü. "Siyah, Marksist ve antidemokratik" Afrika'ya karşı, 'uygar' beyaz Batı'nın, uranyum ve altın madenleriyle yüklü varlıklı bir kalesi olarak görüldu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog