Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbt Cumhurıyet Matbaacıhlt -.e Gazttecıhk Turk Anonım Şırkeu adına Nadir N«W 0 Gcnel \a>ın Muduru Hftsan Ccnal. Muessesc Muduru E B K LfaklltU. Yazı Ijlen Muduru O k » G o a n ı n . # Haber Merkezı Muduru Yıiçıa Bayvr, Savfa Duzenı Yonctmenı All Acar Q Temsılctler Mnotl T»«. İZMIR Hıkncl Çctinkaym. «ıDASA Çrtln U Pottf ka Cclsl kstucıç. Dtt H*txd« &1M fcta, Ekonomı C n g n T « t u . Ij-Sendıka Şafcru faMa Kııtrur CttaJ L'Mcr. Isıanbu. tOberlerı £ « • ! Kafiâ E|ınm G n c n S«t««. Vun HıbCTİen i Wc4« Itatn. Spor DMısmam AMıHudır I K H B U . Dı/ı Yazılar fccRW ÇafafkAıu Araslırma Şafcia Alfa», Duidlme A M a l U \uacı 0 lUMrdıMIör AkBCt Koretaaa % VUJı liict Lrol Lrfcul 0 Munasebe •aknt \racf 0 Butçe Planiama Setfl OanMbcfHithı 0 R£kUm 4»e TOTU 0 Ek Iftvınlar H.l). Ak>ol 0 Idaıc H>tr>ı> Gaırr 0 Itıtımı OMtf Ç e » # Büj] Işıem > m l u l 0 Pmond S*Tİ Bouu»ot>> Okay AkML Yaiça a«cr Haa Cml. Hikm Çntaka». OU> Goaeufa. l|w M a n , llkaa SHnk. U Siran. AJM Tıa Snsa» re Ktnm Cumkunya MatbuoU vt Gucucdft TA-S> Ttrtoc«tı Cad 3»/41 34İJ4 İB PK- 2*6 tsumbul Td !I2 05 05 (20 h.1). Tefc» Z2246, FW (1) 526 60 72 % BtûvlT Aıkan: Zıy» GOUlp Bh inkıUp S. N«r 15V4, Ta. 113 II 41-T TdA 42344, Fto. (4) 133 0!^ 65 # l > " ^ H Zıjl Bh 1352 S. 2/3, Td 13 12 30. Teta. S2359, Fkı (51) 19 53 60 İMM (Jd 119 S. No I Ku 1, W- 19 31 52 (4 hat). Ttta. 62155. Fta (71) 19 25 71 TAKVlM: 6 HAZÎRAN 1991 Imsak: 3.28 Güneş: 5.25 ögle: 13.07 tkindi: 17.06 Akşam: 20.39 Yatsı: 22.28 Dünya Çevre (jiınıı kutlandı tsUnbnl Haber Servisi — Dünya Çevre Günü, tstanbul'- da çeşitli etkinliklerle kutlan- dı. Kadıköy, Bayrampaşa, Sa- nyer, Beşiktaş ve Adâlar bele- diyeleri, Dünya Çevre Günü'- nü denetim ve park açıhşlan ile kutlarken, Çağdaş Koope- ratifler Birliği uyeleri, Yakacık Çöplüğü'ne çöp dökülmesine engel oldu. Kadıköy Belediyesi'nce yap- tınlacak Kadıköy-Bostancı sa- hil düzenleme çalışmalan, SHP Genel Başkanı Erdal laönü tarafından dün törenle başlatıldı. Törene Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sö- zea ve Kadıköy Belediye Baş- kanı Cengiz özyaiçuı da katü- dı. Sanyer Belediye Başkanı lk- san Yalçın, Dünya Çevre Gü- nü dolayısıyla Rumeli Hisan önündeki caddeyi, başkan yar- dımcılan ve belediyenin çevre komisyonu üyeleriyle birlikte yıkadı. Beşiktaş Belediyesi tarafm- dan yaptuilan Balmumcu Par- kı da dün hizmete açıldı. Bayrampaşa Belediye Baş- kanı Necdet Özkan da Dünya Çevre Günü dolayısıyla ilçede bir denetim yaptı. Denetimde hava kirliliğini arttırdığı gerek- çesiyle çeşitli kunıluşlara top- lam 73 milyon lira peşin para cezası verildi. 13 kuruluşa da eksikliklerini tamamlaması için bir haftalık süre tanındı. Bu arada Çağdaş Koopera- tifler BirliğTnce Yakaak Çöp- lüğu'nde "çöp döktnnneme eykmi" başlatıldı. Yaklaşık 300 kişiden oluşan kooperatif ortaklan dün Yakacık Çöplü- ğü'ne gelen Kartal ve Pendik belediyelerine ait 16 çöp kam- yonunun çöp dökmesine engel oldular. Eyleme katılanlara hi- taben bir konuşma yapan Kar- tal Belediye Başkanı Mehraet Ali Biiklü, eylemi bir uyan olarak aldıklannı ve çöplügün düzenleme çabşmalanna baş- lanacağını belirtti. Adalar Belediyesi'nin Büyü- kada'da düzenlediği törende ilkokul öğrencüeri folklor gös- terisi yapıp, belediyenin deği- şik renklerde yaptırdığı poşet- lerle çöp toplama kampanya- sına katıldılar. Her şey, sizi doğanın kucağında mutlu olmaya çağınrdı eskiderL. Salacak artıkbakir değilGeceler de kısaldı artık, göz açıp kapayıncaya dek ağarıyor gün. Kıyılar, gecenin nemiyle ıslannuş saçlannı, güneşin altın ışıklanyla tarıyor tel tel... Şabahın sessizliğini yara yara ilerliyor Üsküdar yolcu vapunı. NECATİ GÜNGÖR Yağmurlann ardı kesildi, top- rağın gözu doydu suya. Yumu- şadı kara yuzlü toprak, kabar- dı; zehir yeşili otlar fışkırdı diz boyunca. Istanbul kadar yaşlı atkestaneleri çıçek açtı. San, be- yaz, ebruli hanımeliler duvarla- ra tırmanır oldu baygın koku- lar salarak. Erguvanlar, gulib- rişimler pembe pembe dökuldu; mor salkımlar, akasyalar açtı ardından... Sabah çiyleriyle ıs- lanmış yeşıl yapraklar arasın- dan, denizin fıruze mavısi ışıl- dıyor gun boyu. Bahçelerden yollara taşan iğdelerin, ıhlamur- lann eli kulağında; uçuk, hoş kokusu sardı saracak çevreyi. Geceler de kısaldı artık; goz açıp kapayıncaya dek ağarıyor gun. Puslu sabahlar içinde uya- nıyor Salacak. Kıyılar, gecenin nemiyle ıslannuş saçlannı gune- şin altın ışıklanyla tarıyor tel tel... Sabahın sessizliğini yara yara ilerliyor Üsküdar yolcu va- puru. Yaşlı ve yıpranmış Sala- cak iskelesi, 'mütekaiC duygu- salbğının sımgesı halinde, baka- kalıyor gıden gemilerin ardın- dan! Bir zamanlar onun da te- laşlı yolculan vardı; insanlar do- lar boşalırlardı sabah akşam... Bir zamanlar koca bir martı gı- bi kanat vurup gelen vapurlar vanaşırdı ona da! O kadar eskı değil, daha yirmi otuz yıl önce- sı. Boz beton, kara asfalt çık- mamışken... Adı fakir, kendı zengın Üsküdar, azman bir taş- ra kasabasına dönuşme- mişken... Derler ki daha otuz yıl önce- sınde, Salacak kıyılan boydan boydan kumsaldı. Karpuz ka- buğu sulara düşünce, Üsküdar- lılar, denizin koynunda bulur- lardı kendilerini. Ne sular böy- lesine kirlenmiş ne de beton yı- ğınlan alıp başını gitmişti bun- ca. Yanık yüzlü ahşap evler, KUMSALDAN BETON YIĞINLARINA— Derler ki daha 30 yıl öncesinde, Salacak kıyılan boydan boya kamsaldı. Karpuz kabuğu sulara düşünce, Üsküdar lılar, denizin koynunda bulurlardı kendilerini. Ne sular böylesine kirlenmiş ae de beton yığınlan alıp başını gitmişti bunca... (Fotograf: Mnharrem A>dın) kırk odalı kâtip konakları, ku- yulu, havuzlu bahçeler içinde; ta Sultan III. Selım'in "ihsan' gu- nunden beri sıralanırlardı Sala- cak sırtlarında. İstanbul'un gündelik hayhuyundan uzak, serin servilerin, yaz manolyala- rının, kadim çınarların sessız gölgesınde, zulali kadehlerden gul şerbeti içercesine yaşamm tadı çıkarılırdı Acı kahvenin lezzeti Derler ki, Gazı Pa>a dahi pek se\erdı Salacak'ın kır kahvesin- de oturup acı bir kahvenin lez- zetinde huzur bulmayı. Dahası, onun buyruğuyla çıplak yerler ağaçlandırılmıştı o gunlerde. Guneşin kadehe girdıği saatler- de, yatıyla Buyukada'dan gelip Dolmabahçe'ye doğru ağır ağır seyrederken Salacak sırtlarının yeşıl ortusunde goz dinlendir- meyi mutluluktan sayardı aziz paşa. Ellili yıllann Salacak'ı hâlâ bakir ve guzeldi. Salacak bah- çesi denildi mi, İstanbul'un sa- yılı gazinolanndan biri gelirdi akla. Kâh hicaz bir turkuyle Muzeyyen'in sesi yankılanır Çiftekayalar'da, kâh Hamiyet'- ın rast gazeüyle inlerdi çamlı sırtlar. Insanlann fasü dinleme- ye, eski şarkıların ruzgârıyla go- nul avutmaya gittikleri Çakır Gazinosu, Mıllet Gazinosu, Çif- tekonaklar Gazinosu gibi bir 'nezahati' olan 'aile gazinolan' duşman elıne geçen kaleler mi- sali teker teker duşunce, Salacak Gazinosu da bu yenilgiden pa- yını aldı! Gazino denılince artık, bir hayli cınsellık kokan, vurdulu kırdılı, elektro-bağlamay la ucuz muhabbet şarkıları terennüm edılen, hacıağaların göbek attı- ğı yerler akla geli>ordu. Salacak Gazinosu, altmışlı yıllann emekli cenneti sayılan bir semt- te, ancak çay bahçesi olarak varlığını surdurebilirdi. Çifteka- yalar kumsalından denize giril- diği surece de varlığını surdur- du. Şimdı gidin, oçay bahçesin- den artakalmış ufak tefek izle- re yine rastlarsınız. Çurumuş demir parmaklıklar, çağşamış ahşap bir kapı, yıkık duvarlar, kendi huzunlu yalnızhğıyla \e- şerip solan ceviz ağacı, hâlâ es- ki şarkıları fısıldayabilirler bel- ki kulağımza... Artık Salacak sahillerinde de- nize girebilmek için, insan için- den çıkmış 'necis' parçalanyia kulaç yarışı yapmakta sakınca görmeyecek kadar "kalender meşrep" olmanız gerekir. Üskıi- dar'dan Harem iskelesine uza- nan beton yolda, hız sınırlandır- masına kulak asmayan bitırim şoforlerin ve sanki padişaha kel- le göturürcesine uçan arabalann varlığına aldırmamaruz gerekir. Kirli sulara karşı çıplak taşlar uzerinde oturup ucuz şarapla kafa bulan yan kulhan, yan ga- riban görunuşlu erkek takımına metelik vermemeniz gerekir. Hanımeli kokan sokaklar Salacak'ta şimdi, hanımeli kokulu dar sokaklardan kıyıya inilir. Bakımlı bakımsız ahşap konaklar, kuytu bahçeler için- de kendi ihtiyar güzelliklerinin vakarıyla soluk alıp venrler. Sa- lacak kıyılan artık piyasa yeri- dir. Sırtlardan kıyılara bakan o tek tuk kararmış evler, yaşlı ko- naklar, geçmiş cıvıltılı gunlerin mutluluğunu kendilerine sakla- yıp beton dokulmuş kıyı boyun- ca el ele, gönül gönule dolaşan yeni yetmelerin neşesini anlama- ya çalışırlar. Salacak iskelesi ayaklarını akıntılı sulara salıp Kızkulesi'- nin nazlı hayaliyle konuşur gi- bidir. Boğazın hemen girişinde- kı dalgalı sular kendını yosun tutmuş taşlara vurur. Gurultu- lu beton yolun kıyısındakı eski iskele binası, kızlı oğlanlı grup- lann sesleriyle avunur durur. İskele iptal edilip de vapurlar ve yolcular uğramaz olunca, bir dağ başı mağarası kadar yalnız kalmışiı. Camları kırılmış, ka- pısı penceresi birbirine kanşmış; sahipsizlikten şarapçı, esrarcı tayfasının barınağı olmuştu. O gunleri anımsadıkça, belki bu- gun doşenen yolun bir iki met- re aşağısında kalmış olmayı bi- le fazla dert edinmez. Kızkule- si'ne doğru yururcesıne ilerleyip dalgalan goğusleyen tahta ıske- lenin ve birdenbıre unutulmuş- luğun yılanü kuyusuna duşen ıs- Çevre için 43 ülkede kampanya başladı 'Dünyayı Gtizellik Kıırtaracak'a imzaHaber Merkezi — Dünya Çevre Günü, dün düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, dünyayı ve onun nimetlerini, ge- lecek kuşaklan hiç düşünmeyen bir egoizmle v% doğal dengeyi bozacak bir sorumsuzlukla kul- lananlara "dur" demenin za- manının geldiğini söyledi. Prof. Dr. Cevat Geray baş- kanhğında A.Ü. Sosyal Bilim- ler Enstitusü Yüksek Lisans Enstitusü öğrencüeri tarafından hazırlanan "Çevre Duyarlılığı İçin Halk Egidmi Bildirgesi" imzaya açıldı. Aralannda Tur- kiye'nin de bulunduğu 43 ulke- de "dünyayı güzellik kurtara- cak" başlıklı bir imza kampan- yasuun da başlaüldığı bildirildi. Ankara'da gerçekleştirilen "Türkiye Çevre Sonndanmn Ekonomik, Sosyal ve Endüstri- yel Boyutlan" konulu toplantı- ya bir mesaj gönderen Cumhur- başkanı Turgut özal, doğal dengeyi bozacak soramsuzluk içinde bulunanların durdurul- maması durumunda dünyanın gelecek nesiller için çekilmez ha- le geleceği tehlikesine işaret et- ti-Toplantıda konuşan TBMM Başkanı Kaya erdem, uygar dünyanın, çevTenin yok olması- nı önlemek amacıyla gösterdiği çabalara Türk ulusunun da kat- kıda bulunmasının zorunlu ol- duğunu kaydederek kurulacak bir çevre bakanbğuıın bu konu- da önemli işlevler yerine getire- ceği kanısında olduğunu söyle- di. Başbakan Yıldırun Akbulut da yaptığı konuşmada, çevre konusunun insan haklan ve de- mokratikleşme ile birlikte tüm dünyanın konuştuğu üç önemli konudan biri olduğunu belirte- rek hükümet olarak bu konuya son derece duyarlı bir şekilde yaklaştıklannı bildirdi. Akbu- lut, gelecek kuşaklara temiz ve doğal bir çevre bırakmak arzu- sunda olduklannı söyledi. SHP Genel Başkanı Erdal tnöBii, gelişmiş ulkelerin kendi zenginliklerinden bir kısmını, gelişmekte olan ülkelere aktar- maları halinde dunyada sağlık- h bir çevrede birlikte yaşamanın sağlanacağını kaydetti. SHP Genel Başkanı katddığı ulusla- rarası konferanslarda çevre ko- \ DEĞİŞMEYEN SEÇİM SONUÇLARI !. nımasını gundeme getirdikleri- ni belirterek BM'ye "Çevre Bir- ligi Örgütü"nün kunılmasını is- tediklerini bildirdi. DYP Genel Başkanı Sttley- man Demirel de Dunya Çevre Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, dünya nüfusunun art- masının hayati önem, bulunan doğal kaynaklar uzerinde ağır bir baskı meydana getirdiğini bildirdi. Demirel, her şeyden bol olduğu zannedilen ve yaşayan varhklann vazgeçmeyeceğ^, ha- va ve suyun kirlendığini, kulla- nılamaz hale geldiğinı kaydetti. Yeşiller Partisi, Sosyalist Bir- lik Partisi ve Demokrat Merkez Parti'den yapılan açıklamalar- da da çevre kirliliği konusunda uluslararası sözleşme ve proto- kollere bağh kalınması istendi. SBP Genel Başkanı Sadun Aren, tüm kuruluş ve kişileri önlemleri belirlemek ve hükü- mete bu konuda bir nota sun- mak üzere bir araya gelmeye ça- ğırdı. Yeşiller Partisi Genel Başka- nı Bilge Contepe de Karaada'- nın turizme açılarak çevrenin katledilmesi olasılığına karşıhk tum dünya yeşillerini burada düzenlenecek protesto kampına katılma çağrısında bulundu. Prof. Dr. Cevat Geray baş- kanlığında A.Ü. Sosyal Bilim- ler Enstitusü yüksek lisans öğ- rencüeri tarafından hazırlanan 'Çevre Duyarlılığı tçin Halk Eğitımi Bildirgesi" de imzaya açıldı. Bildirgede çevre sorunla- rının çözumunün sadece devle- te bırakılamayacağı, bireyin bu konudaki egitiminin zorunlu ol- duğu belirtildi. Bu arada TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şu- besi tarafından, çevre konusun- daki duyarhlıklann arttınlması ve geliştirilmesini özendirmek amacıyla Türkiye'de ilk defa dü- zenlenen "1991 Yılı Sanayide Çevre Korumayı özendinne ödülü", "TUSAŞ Havacüık ve Uzay Sanayi A.Ş., ASELSAN Askeri Ekktronik Sanayii ve Ti- caret A.Ş. Ue Ankara Gıda ve Meşnıbat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye verildi." KORUMA ALTINA ALINSIN— Foklann en fazla yaşadıklan Bodnım yanmadası, Çeşme- Kotan-Sığacık Ue Antalya-Anamur ve Gökçeada-Bozcaada-Behramkale'nin konıma altına alın- ması isteniyor. Yaralı >n dataastabir fokla karşüaşanlann ilk yardım olarak hayvanm özerine su dökmeleri ve önüne su koymalan önerfliyor. Tabii ısırmasına dikkat ederek... Toklar yok olmasın 9 Fransa'da kurulan 'Acil Tedavi Merkezi', foklar için herkesi işbirliğine çağırıyor. HÜRRİYET UYMAZ Nesli giderek azalan Akdeniz foku (monac- hus monachus) için Fransa'da kurulan "Acil Tedavi Merkezi", Akdeniz insanını işbirliğine çağınyor. Fokun en fazla yaşadığı ülkelerden biri olan Türkiye'de uzmanİar, uzun araştırma- lar sonunda belirlenen fok yaşam alanlannm koruma altına aünmasını ve türün yok olma- sının önüne geçilmesini istiyorlar. Fransa'nın Port Cros Ulusal Parkı'nda açı- lan Rescue Center, yaralı ve hasta foklann te- davi edilmesini amaçlıyor. Cezayir, Fas, Tunus, Türkiye ve Yunanistan gibi Akdeniz ülkeleri arasında kurduğu ücretsiz haberleşme ağıyla, bakıma muhtaç foklann Fransa'ya getirilmesi sağlanıyor. Akdeniz'in herhangi bir yerinde gö- rülen hasta ve yaralı foklar bu merkeze bildi- rilebiliyor. îlk mudahaleden sonra bir veteri- n« eşliğinde, fokun Fransa'ya götürülmesi ha- linde ise yapılan tüm harcamalar Fransa Çev- re Bakaıüığı'nca karşılanıyor. l.Ü. Su Urünleri Yüksek Okulu öğretim üye- leri Bayram Öztttrk, Akın Candan ve Hakan Erk tarafından 1987 yıhndan bu yana sürdü- rülen bir araştınnaya göre Türkiye'de yaşayan fok sayısı 20 ile 50 cıvannda. Beş yıl süren araş- tırma çerçevesinde incelenen 70 mağaranın 16'sı, 30 adanın 13'ü foklann yaşamasına uy- gun durumda. Marmara, Ege ve Akdeniz'de çalışan uzman- İar, foklann yasama alarüannın daha çok Bod- nım Yanmadası, Çeşme-Kotan-Sığacık ile Antalya-Anamur ve Gökçeada-Bozcaada- Behramkale olduğunu belirtiyor, bu bölgele- rin koruma altına alınması gerektiğini vurgu- luyorlar. Fok yaşama alanlanndan biri de Bodrum- un bir buçuk mil açığındaki Karaada. Geçen aylarda Turizm Bakaıüığı'nca adanın turizm merkezi ilan edilerek uç bin yataklı bir tatil kö- yü yapılabilmesi için 49 yıllığına özel bir şir- kete tahsis edilmesi tepkiyle karşılandı. Bodrum Gönüllüleri Derneği Genel Sekre- teri Saynur Gelendost, bu girişimin doğal kül- türel zenginliklerin konınmasını öngören Ulus- lararası Paris ve Bern sözleşmeleri ile Bergen Bakanlar Deklarasyonu'na aykın olduğunu be- lirtti. Tesisin yapılması halinde fok yaşama alarüannın yok olacağını vurgulayan Gelen- dost, adanın "koruma alanı' kapsamına alm- masmı istedi. Adayı 49 yülığına kiralayan şirket adına ko- nuşan mimar Cengiz Bektaş, adadaki tüm ta- rihi ve doğal zengüüiklerüı konınacağını ve de- nize temizlenmiş bile olsa bir damla bile atık deşarj edilmeyeceğini belirtti. kele binasının gariplıği belki kimseleri ilgilendirmedi ama; Salacak sahilleri insan akınına uğrayıp piyasa yeri olunca, bu- raları değerlendirecek gözaçık- ların ortaya çıkması uzun sür- medı! Önce Salacak balıkcılan, ardından " Salacak'ı Güzeileş- tirme Dernegi" tabela astı! Kimlerdi bunlar? Salacak'ı gü- zelleştirmek için neler yapıyor- lardı? Orası pek belh değildi. Belli ve apaçık olan şey, bir der- nek tabelası altında burasının sı- radan bir kahveye dönüştürül- duğuydü! Belki ağız tadıyia demli ve sıcak bir çay; köpüğü damak okşayan okkalı bir kah- ve içemiyordunuz bu kahvede; ama bal gibi manzara satıyor- lardı turistik fiyatlarla! * Evet, manzaraya dil uzatacak bir değer bilmez kolay kolay çı- kamazdı! Karşıda Sarayburnu, gizemli siluetiyle Topkapı Sara- >ı, Boğaz'ın mavi sularında bir biblo şinnliğiyle duran Kızkule- si, batan gunun altın renklı bir dereye çevirdiği Haliç, pembe erguvanların yeşil ortu uzerinde birer nakış gibi durduğu yamaç- lar... Gençlerin kanını kayna- tan, yaşhlara yaşama sevinci aşı- la>an bahar havası; mavi sula- ra ışıklannı düşurerek ilerleyen akşam vapurları; dalgaların ya- lap yalap vurduğu yosun koku- lu kıyılar... Her şey, her şey si- zi doğanın kucağında mutlu ol- maya çağırıyordu! Ama bu Sa- lacak, bakir bir kız kadar guzel olan eski Salacak değildi... Inanmazsanız, yolun alt yanın- da kalmaya razı edilmiş iskele binasından sorun! ZORUIVLU tNİŞ Jumbo jeti yıldırun çarpü 24© >«1CB vardı Cathay Pasific Havayolları'na ait yolcu uçağına Londra'ya giderken Istanbul semalannda yıldırım düştü. Kanat flaplan parçalanan ve içinde 240 kişi bulunan uçak, Atatürk Havaalanı'na zorunlu iniş yaptı. tstanbul Haber Servisi — Cathay Pasific HavayoUan'na ait Boeing 747 tipi yolcu uçağı- na Türk semalannda yıldınm isabet etti. Uçak, Atatürk Ha- valimanı'na zorunlu iniş yaptı. Cathay Pasific Havayollan- nın Boeing 747 tipi uçağı, Lond- ra'ya doğru uçarken dün sabah 06.00 sıralannda Türk semala- nnda sağ kanadına yıldınm isa- bet etti. Kanat flaplan parçala- nan uçağm pilotu, durumu yol- culardan gizleyerek Atatürk Ha- vallmanı kulesiyle bağlantı ku- rup "zorunlu iniş" için izin is- tedi. Uçak, sabah (H.lO'da Ata- türk Havalimanı'na indi. Uçak olaydan hemen sonra Atatürk Havalimanı'nda bakıma alınır- ken içindeki 240 yolcu, THY ve British Ainvays'ten kiralanan uçaklarla Londra'ya uçuruldu- lar. öte yandan, THY'nin dün sa- bah Atatürk Havalimanı'nda 09.35'te kalkması gereken Air- bus uçağı elektrik sisteminde meydana gelen anza nedeniyle 15 daklka gecikmeli olarak ha- valandı. Ancak uçak, 45 daki- ka sonra Bulgaristan'ın Radoviç kenti uzerinde elektrik anzası- nın yinelenmesi ve oto-pilot (otomatik pilot) sistemmin devre dışı kalması üzerine geri döndü. Kiırutulmuş kaplan penisleri • METZ (AA) — Fransa'nın doğusundaki Metz kentinde sahte bir pasaportla gümrükten geçmeye çalışan bir Çinlinin bavulundan 49 adet kurutulmuş kaplan penisi çıktı. Metz Gümruk Müdürlüğü, ismi açıklanmayan Çinlinin bavullanndan toplam 49 adet kunımuş kaplan penisi, 4 torba kunımuş geyik boynuzu, 5 torba "ginseng" kökü, 12 torba ginseng ve penis tozu kanşımı ile 3 şişe afrodizyak bulunduğunu belirtti. Oto-kıışet uygulaması • Istanbul Haber Servisi — TCDD'nin Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçilerle, turistlere yönelik "oto-kuşet" uygulamasının ilk seferi, 4 haziran tarihinde Münih'ten, 6 haziranda ise Istanbul'dan yapılmaya başlanacak. TCDD 1. Bölge Baş Müdürluğü'nden yapılan açıklamaya göre, bu uygulamayla isteyenler, Istanbul Ekspresi'ne bağlanacak oto-kuşet vagonlarmda, otomobilleriyle seyahat edebüecekler. Oto-kuşetli tstanbul Ekspresi, Münih'ten salı, cuma, cumartesi gunleri saat 18.00'de, tstanbul'dan da çarşamba, perşembe ve pazar gunleri saat 23.00'te hareket edecek. THY 45 bin hacı taşıyacak • Haber Merkezi— Türk Hava Yollan, gazetemizde çıkan, hac kontenjanlannın doldurulamadığı ve THY'nin hac biletlerinin elde kaldığını anlatan "Pahalı hac fire verdi" başlıklı haber üzerine bir açıklama gönderdi. THY Tanıtma ve Halkla llişkiler Baskanhğj'ndan yapılan açıklamada 9 ila 16 Haziran 1991 tarihleri arasında Cidde'ye 58 sefer planlanmış olup bu uçuşlar için düzenlenen 12 bin 400 bilet Diyanet Işleri Başkanhğı'na teslim edilmiş durumdadır. Bu periyodlar arasında planlanan seferlere yolcu bulunamaması gibi bir durum varit değildir" denildi. Ceyar petrolcülerle • VtYANA (AA) — Dallas dizisinin kötu huyhı J.R. (Ceyar) Evving karakterirü canlandıran Larry Hagman, Petrol thraç Eden Ülkeler TeşkUatı (OPEC) üyeleriyle Viyana'da göniştü. OPEC'in bakanlar düzeyindeki yanyü toplantısı sırasmda, "Aşk Mektuplan" füminin çalışmalan dolayısıyla Dallas dizisinde kansını canlandıran Linda Gray ile birlikte Viyana'da bulunan Larry Hagman, Körfez Savaşı sonucu yüzlerce petrol kuyusu hâlâ yanan OPEC üyesi Kuveyt'in Petrol Bakanı Hamoud Abdulla Al-Rakba'ya "yardım sözü" verdi. OPEC yetküıienyle görüşmesi sırasında deniz mavisi fon uzerinde petrol sondaj kulesi motifleri bulunan bir kravat takmış olan Hagman, "OPEC'in kasım ayında düzenlenecek toplantısına, bir kez daha iyi hazırlanmış, beraberinde yardımalanmla birlikte geleceğim" dedi. Kadınlarda kemik erimesi • İSTANBUL(AA) — Menopoza giren kadınlann yüzde 75'inde östrojen hormonunun azlığına bağlı olarak başta kemik erimesi olmak üzere çeşitli hastalıklar ortaya çıktığı bildirildi. 1. Uluslararası Jinekoloji ve Doğum Sempozyumu kapsamında düzenlenen "menopoz" konulu sempozyumda konuşan Gazi Universitesi Tıp Fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutay Biberoğlu, menopoz dönemine giren kadınlarda ilk 10 yıl içinde 2.3 oranında,kemik erimesi görüldüğünü bildirdi. Istanbul Tıp Fakültesi Fızdk Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dah Başkanı Prof. Dr. Güzin Dilşen de ekmeğe kalsiyum ilavesiyle bu kemik kaybının büyük ölçüde önlenebileceğini sözlerine ekledi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog