Bugünden 1930'a 5,504,180 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURÎYET/16 HABERLERIN DEVAMI 6 HAZİRAN 1991 Akblllllt'a Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu'ndaki gösteride üzerine "Affet beni Allah'm ayısı" yazısı tutturulan ayı oynatıldı. Davul-zurna eşliğinde çalınan mehter marşını Başbakan, Bakanlar ve milletvekilleri salondakilerle birlikte "hazır ol" vaziyetinde dinlediler. Ş Ö İ e i l ' A v r u P a Birligfni din savaşı engelledf ^ MİMr r GiiTiMii'n cektir" dedi laşmaya baanz Ancak Y CANAN GEDİK ANKARA — Başbakan Yü- dımn Akbulut'u destekleyen ANAP Ankara II Örgütü tara- fından Selim Sırn Tarcan Salo- nu'nda düzenlenen "şölen"de ayı oynatıldı, mehter marşı esas duruşta dinlendi. Akbulut, "Se- çilirsem ANAP'ı muzaffer kı- lacağım" dedi. Selim Sım Tarcan Salonu'- nun giriş kapısı önünde park et- miş 06 ZE 900 plakalı bir oto- nun içerisinde oynatıcısı ile bir- likte ayının oturduğunu gören- ler önce gözlerine inanamadılar. Ayı ve o>ııatıcısı bir süre sonra Başbakan Akbulut'un sesçiliğini üstlenen Erkal Zenger tarafın- dan otodan indirildi ve ANAP bayraklan ile Akbulut resimle- rinin asılı olduğu giriş kapısı önünde tef eşliğinde oynatıldı... Zenger'in "Sorun bakalun bu- günkü (diinkü) Sabah gazetesi- ni okuyunca ne yaptı" sorusu üzerine oynatıcısı ayıyı yere ya- tırdı. Zenger, ayının göğsüne, elinde tuttuğu "Affet beni - Al- lahm ayısı" yazısını asmadı ama, çevredekiler İstanbul il kongresinde "otel ayısı" oldu- ğunu söyleyen Taşar'ı anım- sadılar. Başbakan Yildırım Akbulut, "Dürüstlük, biriiğin sembolü- süu sen", "Başbakan Akbu- lut", "Milliyetçi Başbakan" sloganlan arasında davul zurna eşliğinde salona girdi ve tur at- tıktan sonra bakanların arasın- da kendisine ayrılan yere otur- du. Zenger, Zeki Taşan adındaki bir "saz sanatçısının", "elinde bai kaşığı, işte ANAP'ın yakışı- ğı" türkttsünü söyleyeceğini anons ettiyse de davul zurna eş- liğinde mehter marşı çaiınmaya başlandı. Zenger'in, "BiirÜB sa- lonu mehter marşımızı ayakta ANAP'ın 'kafası' karıştı (Baştarafı I. Sayfada) doğabileceğini ifade etmiştir." Özal'ın önerisi Cumhurbaşkanı Turgut Özal, dün akşam Paris Büyükelçiliği'nde şerefine veri- len resepsiyonda parti başkanı ile başbakanın ayn kişiler olma- sı konusunda, "Bunun münaka- şa edilmesi lazım diye düşündüm" dedi. Özal şöyle konuştu: "Ben altı sene başbakanlık yaptını. İkisi bir arada çok zor gidiyor. Partinin başka, hiikii- metin başka sonınlan var. Parti başındaki zat sandalye- az bakaa olabitir veya başbakan yardımcü'ıgı görevi kendisine ve- rikbilir. Fransa'da bunun örne- ği var. Sosyalist Parti Başkanı Pierre Mauroy, Başbakan Edith Cresson. Başbakan ile parti başkanı, iş- birligi yaparak kongreye gidebi- lirler ve kongreye bunu bir dek- lerasyonla bildiriler." Cumhurbaşkanı özal, "Sizce parti başkanı mı başbakan mı önemli" sorusuna şu, karşılığı verdi: "Bu çauşmaya baglı. Arala- nnda rekabet olacaktır. Biz ken- di dönemimizde hükümete agır- kk verdik. Parti geride kaldı. Oysa tersini yapmak lazım." Cumhurbaşkanı Özal, daha önce de görüştüğü bazı millet- vekillerine ANAP genel başkan- lık mücadelesi ile ilgili herhan- gi bir düşüncesi olmadığını ifa- de ederek "Duvara dayandım" demişti. Özal, ANAP kongresi- ne az bir süre kala Aydın Ivien- deres'i çağırarak genel başkan- lık önerisinde bulunmuş, ancak Menderes'in kabul etmemesi üzerine Özal'ın bu önerisi ger- çekleşmemişti. Özal'ın Aydın Menderes'e genel baskanlık öne- risi getirmesi, ANAP grubunda da tepkiyle karşılandı. Özellik- le Mesut Yılmaz'ın yanında yer alan ANAP milletvekilleri, "Bu, partiyi hiçe saymak, ortaya çı- kan genel başkan adaylannı yok varsavmaktır. Bu, ANAP'a hakarettir" biçiminde tepkilerini dile getirmişlerdi. Cumhurbaşkanı Özal, öneri- lerinin tepkiyle karşılanmasının ardından önceki gün Sabah ga- zetesinde Cengiz Çandar imza- lı yazıda, Özal'ın "Mesut Yılmaz başbakan, Vıldınm Akbulut ge- nel başkan olsun" formülünü düşündüğü yer almıştı. Özal'ın bu önerisi de ANAP içerisinde- Yıbııaz: Gemîleri yaktık ERZURUM (Cumhuriyet) — ANAP Gene! Başkan adaylanndan Mesut Yılmaz, j ikinci turuna Erzurum'dan j başladı ve "Bütün adaylan özal'm tarafsız kalma&ı hu- susunda ortak lutum almayt çagınyorum" dedi. ! Uçakla Ankara'dan 50 miBetvekili ile Erzurum'a ge- len Yılmaz. burada düzenle- diği bölge toplantısında "Başbakan Mesul" sloganla- n arasmda konuştu. Özal'ın çifte baskanlık önerisine kar- şılık şunları söyledi: "ANAP Geoel Başkaalt- gı'na aday oMura. Başka hiç- bir koltuk bekkntim yok. Gemikri yaküm. Tank Bin Ziyadın dedigi gibi. Geri dö- naş yok. ANAP'ı layık oklu- ğu yere çıkarmak istivornm." Yılmaz, Özal'ın tarafsız kalmasını arzuladığını belir- terek "Hiçbir aday arkada- şım övey evlat muamelesinc müstehak değüdir. Demokra- sideo korkmayalım. Bu ba- kımdan bütün aday arkadaş- lanmızı, Sayın Özal'ın taraf- sız kjüması hususunda ortak tutarn almaya çagmyorum" dedi. Haziııe yaz bunahmında (Baştarafı 1. Sayfada) leri ve bayramda emisyonun 19-20 trilyon liraya yükselebile- ceği kaydediliyor. Ancak, Merkez Bankası'nın para patlamasını önlemek için bazı ek önlemler alabrleceği kay- dediliyor. 15 hazirandan itibaren piyasadaki likiditeyi daraltmak için Merkez Bankası'nın Inter- bank'a girerek para çekmeye başlaması, bayram öncesinde de banka sistemine oldukça sınırlı likidite vermesi bekleniyor. Bu arada, talimatla faiz indi- riminin bankalan rahatsız etme- ye başladığı gözleniyor. Bazı bankalar üç ve altı ay vadeli mevduata yüksek faiz vererek yüzde 61'lik faiz sınırını delme yoluna giderken, bazı bankala- rın da müşterilerine el altından yüksek faiz uygulamasını sür- dürdükleri bildiriliyor. Ayrıca dün yapıları bir yıl vadeli tahvil ihalesinde Hazine'nin ic borç- lanma faizini yüzde 61'e çekme planmın yürümeyeceği de orta- ya çıktı. Dünkü ihaleye birçok banka teklif büe vermezken yüz- de 61 faiz üzerinden gelen tek- lif tutarı da 100 milyar lira dü- zeyinde kaldı. Hazine bu ay 2.9 trilyon lira- sı 14 haziranda, geri kalan bö- lümü de belirli aralıklarla ay so- nuna kadar olmak üzere toplam 3.4 trilyon lira tutarında iç borç ödeyecek. Ay içinde ödenecek dış borç tutarı ise 250 milyon dolar civarında (yaklaşık 1 tril- yon lira) olacak. İç borç ödemelerinin temmuz ve ağustos aylarında da 3-3.5 trilyon liralık düzeyini koruya- cağı beklenirken bu aylarda Ha- zine'yi esas olarak dış borç öde- melerinin sıkıştıracağı hesapla- nıyor. Aylık dış borç ödemeleri temmuz ayında 580 milyon do- lara, ağustos ayında ise 630 mil- yon dolara cıkacak. dinlemeye davet ediyorum" şeklindeki anonsu üzerine Baş- bakan Akbulut, bakanlar ve milletvekilleri ile birlikte salonu dolduran kalabalık ayağa kal- karak önlerini iliklediler ve mehter marşını "hazırol" vazi- yetinde dinlediler. Şölene katılan bakanlar şun- lar: "Abdülkadir Aksu, Halil Şıvgın, Kemal Akkaya, Oltan Sungurlu, Cemil Çiçek, Kâmran tnan, Vehbi Dinçerler, Mehmet Keçecüer." Başbakan Yıldınm Akbuhıt yerine otururken salonda Akbu- lut'a destek veren 210 delege bu- lunduğu öne sürüldü. Bu arada saz "sanatçısı" Zeki Taşan sah- neye gelerek "Cumhurbaşkanı Özal Allahın ipine sanlalım' diyordu. Biz de diyoruz ki Ak- bulut'un ipine sanlalırn" dedi ve "şölene" katılan bakanlan öven dizelerini saz eşliğinde okudu. Yıldınm Gürses de daha son- ra sahne alarak "Liseli kız" ve "Bir ibtimal daha var o da öl- mek mi dersin" şarkılarını söy- ledi. Akbulut daha sonra Bulvar Oteli'nde delegelerle birükte ye- mek yedi. ki tüm eğilimlerden tepki topla- dı. ANAP kulisinde Özal'ın "ip- leri eiinden kaçırdıgı" yorumları yapılıyor ve kongreye karışma- ması açık bir dille söyleniyor. Akbulut rahatsız Başbakan Akbulut, Özal'ın Aydın Menderes ile görüşmesi- nin ardından "Genel baskanlık ile başbakanlık aynlsın" formü- lünü önermesinden rahatsız ol- du. Akbulut'un rahatsızlığını kendisine yakın milletvekilleri- ne ifade ettiği öğrenildi. Akbulut, gazetecilerin sorula- rı üzerine Özal ile Paris'ten dön- dûklen sonra göruşeceğini ve daha sonra bir açıklamada bu- lunacağını söyledi. Akbulut, •jiınları söyledi: "Dün telefunla kendileriyle görüştüğümde isim /ikrelmedi- ğini, ancak böyle bir formulün 'belki duşünulebilir' olduğunu ifade ettiler." Akbulut, bu formulün nasıl karşılandığının sorulması üzeri- ne de "daha önce bu konudaki gorüşlerini açıkladıgını ve avnı açıklamayı tekrar ettigini" söy- lemekle yetindi. ANAP genel başkan adayia- nndan Hasan CelaJ Güzel de Özal'ın formulüyle ilgili olarak "Bu esas itibanyla beni hiç il- gilendirmiyor. Çünkü ben işa- retsiz, icazetsiz, teşkilatın oyu- na talip alarak demokratik bir şekilde mücadelemi sürdürüyorum" diye konuştu. Bu formulün "partinin birük ve beraberliginin sağlanmasına yönelik olmadığını" belirten Güzel, "Bunun birtakım men- faatlerin paylaşdması demek olduğunu" söyledi. Hüsnü Doğan da özal'ın önerisi için "Billûrlaşsın iyice, ondan sonra görüşümü açıklanm" diye konuştu. Cen- giz Tuncer, özal'la görüşmeden açıklama yapmayacağım belirt- ti. OzaPa yetişmek Mesut Yılmaz yanlısı Musta- fa Kalemli de özal'ın sözlerinin Başbakan Akbolut'un durumu- nu belirterek "Sayın Cumhur- başkanı bu teklifiyle sayın Ak- bulut'un başbakanlığından memnun olmadığını, işleri iyi .yürütemedigini ortaya koymuştur" dedi. Oltan Sun- gurlu, Özal'ın formülünü değer- lendirirken "Sayın Cumhurbaş- kanının aklından gecenlere ye- tişmek mümkün degil" dedi. Sungurlu, Aydın Menderes'in adayhğını destekleyip destekle- meyeceğine yönelik bir soruyu yanıtlarken ise "Bizira oyumu- zu vereceğimiz yeri biliyorsunuz" karşılığını verdi. ANAP grup baskanvekilleri Raşit Daldal ve Ülkü Güney, özal'ın formülünün yanlış ola- cağını savunurken Yasin Boz- kurt da "Konunun arülan ve eksileri var. Şimdiden iyidir, kö- tüdür demek dogru değil" yo- rumunu yaptı. Yann slz de Levent, Harun gibi ünlü bir basketbol yridızı olabilirsiniz. MinikJerve küçükler, şimdi İ.T.Ü. potaları sizJeri beUiyor! İ.T.Ü. "Minik" ve "Küçük" Basketbol Takımlarına yetiştirılmek üzere basketbola gönül vermış genç yeteneklerı bekliyor! "Minlk Takım" için; 1979-1960-1981 doğumlu erkekçocuklar "Küçük Takım" için; 1977-1978 doğumlu erkek çocuklar 8-9Hazirantarihlerinde, sabah saat 10 00'dan itibaren Gümüşsuyu'ndaki İ.T.Ü. Spor KulübOne gelin, seçmelere katılın, yarının basketbol yıldızları arasında yermızı almak için ilkadımınızıatın! (Uzun boylulara oncelık tanınacaktır.) İ.TÜ. SPOR KULÜBÛ BASKETBOLŞUBESİ Tet 145 23 74 MİNE G. SAULNIER PARİS— Batı Avrupa Birli- ği'nin (BAB) Paris'te süren top- lantısında dün sabah Cumhur- başkanı Turgut Özal bir konuş- ma yaptı. Asamble toplantısına Başkan Robert Pontillon'un da- vetlisi olarak katılan Özal, ko- nuşmasının birinci bolümünde Körfez krizi ve savaşıyla ilgili bir değerlendirme, ikinci bolümün- de genel olarak Ortadoğu'da ba- rış ve üçüncü bölümde Türkiye1 nin Batı Avrupa açısından böl- gedeki önemi üstünde durdu. Özal dün akşam TSİ 18.30'da Elysee Sarayı'nda Fransa Cum- hurbaşkanı François Mitterrand ile 45 dakika süren bir görüşme yaptı. özal ve Mitterrand görüş- mede özellikle Kıbns sorunu, Tiirk-Fransız ve Türk-Yunan ilişkileri, bölgedeki son durum ve Iraklı sığınmacılar konuları- ru da aldılar. özal aynca Mit- terrand'ın Türkiye'ye davet et- ti. Mitterrand ise bu ziyareti kı- sa süre içinde gerçekleştirme ar- zusunda olduğunu ifade etti. özal bugün Paris'ten aynlarak Türkiye'ye dönecek. Özal'ın Türkiye'nin AT ve BAB adaylıkları konusunda yaptığı en ilginç yaklaşım "din" konusunda oldu. Bazı çevrele- rin, AT ile AT'nin bir kurumu olarak yapılaşan Batı Avrupa Birliği'ni "bir Hıristiyan kulübü" olmakla değerlendirdi- ğini anımsatan Özal, "Tarihte Avrupa birliğini engelleyen en önemli etken din savaşlan ol- muştur. Bu birliği ancak dinsel çatışma ve tarlışmaların üstüne çıkararak kurmak mumkundur. Türkiye, laik ve tarihsel geçmi- şiyle Avrupalı bir ülke olarak Batı Avrupa'nın Müslüman Or- tadoğu, hatta SSCB'nin Müslü- man topluluklarıyla ilişkilerin- de güvenilir bir köprü olabile- cektir" dedi. Cumhurbaşkanı'nın konuş- masmın ilk bolümünde Ortado- ğu'da banşın bir an önce sağlan- ması konusunda Filistinlilerin haklarına saygıh Türkiye'nin Is- rail'in "varoluş" hakkınm altı- nı özenle çizdiği görüldü. Özal'ın, Körfez savaşı sonra- sı analizlefinde, "Irak'ın yeni ge- lişmelere gebe" oluşuna değgin yorumu dikkat çekti. Balkanlar ve SSCB uzmanı Türkiye Cumhurbaşkanı Özal, Tür- kiye'nin AT ve BAB'a tam üye olarak alınması konusunda bi- linen "avantajlanmızı" yineler- ken, Türkiye'nin Avrupa Birli- ği'ne yaran açısından Osmantı Imparatorluğu kalıtlarına da gönderme yaptı. Türkiye'nin Balkanlar konusunda "çok deneyimii" olduğunu belirten Özal, SSCB'nin de Balkanlar'a benzediğini ve Türkiye'nin gerek Balkan ülkeleri, gerekse SSCB ile iyi ilişkiler içinde bulunduğu- nu anlattı. SSCB'ye "siyasal ön koşul" konulmadan yardım edilmesi gerektiğinin altını çizen özal, Türkiye'nin Avrupa ile bu ülkeler arasında da "köprü" olabileceğini ileri sürdü. özal, daha sonra soruları ya- nıtladı. Yunanlı gözlemci Liani, özal'a, "Körfez krizi ve savaşı sırasında BM kararlarına uyan Türkiye, Kıbns konusunda BM kararlanna ne zaman uymayı düşünüyor" diye sordu. Kıbns sorununun geçmişi hakkında kısa ve etkin bir özet- leme yapan özal, "Türkiye'nin yalnız Kıbns değil, Yunanistan ile de sorunlannın çözümünü istediğini" vurgulayarak "Kıbns küçük bir ada ve bu ada nergün 1 milyon dolar harcanarak silah- landınlıyor. Görüşmeye ve an- LE FIGARO Türkiye dışlanamazPARİS (Cumhuriyet) — Le Figaro gazetesinin dünkü sayı- sında Türkiye'yle ilgili olarak yayımlanan "Türkiye: Dışlan- maya son" başlıklı yazıda "Türkiye'yi hesaba katmayan hiçbir Avrupalı orgüt tutarlı olamaz" denildi. Thierry de Montbrial imzalı yazıda Sovyetler Birliği ve Orta Avrupa ülkelerindeki gelişmeler dünyanın odak noktası haline gelmişken, Körfez Savaşı'nın dikkatleri Türkiye üzerinde top- ladığına dikkat çekiliyor. Türkiye'de ANAP iktidannın işbaşına gelişinden bugüne ka- dar geçen gelişmelere, ülkenin nüfus artış hızına dikkat çekile- rek belli bir köktendincilik ha- reketi olduğu da vuıgulanıyor. Ankara'nın Sovyetler Birliği'n- deki son gelişmeler üzerine akıl- lıca bir davranışla bu ülkedeki Müslüman nüfusun çoğuniukta olduğu cumhuriyetlerle iyi iliş- kiler kurma yoluna girdiği be- lirtiliyor; bunu yaparken de Moskova'yı kaygılandırmama- ya özen gösterdiği de özelükle belirtiliyor. Yazı daha sonra şu cümleler- le sürüyor: Cumhurbaşkanı Özal, gayet atak bir plan hazırlayarak Ka- radeniz'e kıyısı olan bütün ül- keleri işbirliğine çağırdı. Mos- kova da bu planla ilgili. Ancak, halihazırda buna ayrılacak ye- terli para olmaması nedeniyle plan akamete uğrayabilir. Türkiye şimdi yirminci yüzyılın sonunda 150 ilâ 200 milyon ara- sı bir Türk nüfusla yeniden bağ- lantı kurmak istiyor. Amacı da 19. yüzyılda başanlamayan ba- nşçı ortamı 21. yüzyılın eşiğin- de gerçekleştirmek. Türkler, 1963 Ankara anlaş- ması'nın Avrupa tarafından ha- fife alınması, daha da öte Yu- nanistan'ın AT'ye tam üye ka- bul edilmesinin bir haksızlık ol- duğu inanayla kızgınlar. Anka- ra aynca, Ban medyasının, Kürt sığınmaalara yardım için harca- nan çabalan hiçbir zaman taraf- sız bir gözle değerlendirmediği inancı içinde. Küçük Özal direniyor (Baştarafı I. Sayfada) çekti. Komisyonda hükümeti temsil eden Devlet Bakanı Mehmet Ke- çeciler ise komisyon başkanı ile konsensüs sağlandığını bildire- rek, buna uyulacağını ve Genel Kurul'da da çizilen çerçeveyi aşacak önergder verilmeyeceğini söyledi. ANAP'hlann ilgisizliği nede- niyle başiangıçta muhalefetin çoğuniukta olduğu komisyonda Keçecüer ve Bozkurt Özal'ın oyalama Uktiği ile ANAPIılar çogunluğu elde etti. Bozkurt Özal, oyalama için Keçeciler'e bir not göndererek konuşması- nı uzatmasını istedi. Muhalefe- tin buna gösterdiği tepkiye kar- şın Keçeciler'in oyalaması ile ANAP'hiar 12yekarşı 16lık bir çogunluk sağladılar. Görüşmeler sırasında DYP Zonguldak Milletvekili Tevfik Ertüzün, ANAP kongresine 10 gün kaJdığını belirterek, Keçeci- ler'e şu soruyu yöneltti: "Yeni hükümet belki bu yet- kileri istemeyecek. Belki de da- ha değişik bir yetki tasansı ge- tirecek. Bu tasanmn çıkanlma- sında acele edilmesinin pratik geregi nedir?" ANAP'hlann, "İçişlerimize mödahale ediliyor" diye karşı çıkmalarına karşın yanıt veren Keçecüer, "AN AP kongresinden siyasi kaos çıkmayacaktır. İkti- danmız devam edecektir. Yeni hükümet yine ANAP hüküme- ti olacaktır" dedi. Bozkurt Özal ile varılan mu- tabakat doğrultusunda komis- yonda kabul edilen önergelerle, hükümete Milli Savunma Ba- kanhğı, SSK, Bağ-Kur ve Iş ve tşçi Bulma Kurumu teşkilatla- nnda düzenleme yapılması yet- kisi de verildi. Cumhurbaşkanı özal'ın istediği; grev, lokavt, toplusözleşme ve özelleştirme konulannda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi ise, birader Bozkurt Özal'ın karşı, çıkması nedeniyle tasanda yer alamadı. Plan ve Bütçe Komisyonu 1 ndan yeniden geçen yetki tasa- rısı uyarmca hükümet, kamu personelinin mali ve sosyal du- rumlarında değişiklik yapacak kanun hükmünde kararnameler çıkarabilecek. Böylece kamu personelinin ücret sistemleri ye- niden düzenlenecek. Devlet Ba- kanı Keçeciler'in açıklamasına "kamuda eşit ise eşit ücret" il- kesi getirilecek. Aynca, hükü- met yeni bakanlıklar kura- bilecek. Yetki tasansı TBMM Genel Kumlu'nda bugün önceiik ve ivedilikle görüşülecek. Partiler arasında vanlan görüşbirliği ne- deniyle de tasanmn çıkmasın- dan sonra TBMM tatile girecek. laşmaya bazınz. Ancak Yunan tarafımn da bu silah deposunu dağıtmaya ve iktidar etkinliğini Türk toplumuyla paylaşmaya karar vermesi gerekiyor" dedi. özal'ın bu konuşması asamb- le delegeleri tarafından alkışlarla karşılandı ve Başkan Pontillon tarafından kutlandı. Holland^Jı delegenin "Kürt- lere konuşma özgürlöğü venne- niz iyi de yazı izni ne zaman vereceksjniz" sorusunu şöyle ya- nıtladı: "Kürtlerin büyük bölümü Ba- ü'da uyum içinde yaşıyorlar. Ay- nlıkçı gerillaların haberleşme belgelerini ele geçirdik, birbirle- riyle Türkçe yazışıyoriar. Kürt- çe diye bir dil var mı bilmiyo- rum. Lehçeler varmış, ama Kürtçe diye özgün bir dilleri var- sa konuşmakta özgürler." Bir delegenin "Türkiye'nin Irak'taki Kürt bolgelerinin ola- sı bir özerkliğine nasıl bakacagı*' sorusu Cumhurbaşkanı tarafın- dan "Irak'taki Kürt bölgesinin özerkliği Lozan Antlaşması'n- dan bu yana söz konusu. O za- manki Irak krallığı bunu uygu- lamadı. Fakat sorun özerklikten çok, Irak'ın demokrasiye geçi- şiyle çözülebilir" diye yanıtlan- dı. BAB toplantılannın başından beri "Türkiye yanlısı" sonı ve gi- rişimleriyle dikkati çeken Ingi- liz delege Sir Geoffrey Finsberg Cumhurbaşkanı'na "Türkiye'de artık demokrasi var. Fakat terör yeniden başladı. Bunun önünü nasıl alabüeceksiniz" diye sordu. Özal bu soruyu şöyle yanıtla- dı: "Türkiye'deki yeni terorizm, 70'li yıllarda görülenden farklı. O zaman günde 20-30 kişi aldü- rülüyordu ve örgütler dış kay- nakiarca besleniyordu. Şimdiki terörii daha çok aşın solcu grup- lar, hapisten çıkanlar yapıyor. Kendilerini hapsedenlerden inti- luun almak amacını güdüyorlar. Köklü örgütler değiller. İngilte- re ve Almanya'dakitere benzi- yorlar. Bu terör yüzünden Türk demokrasisi tehlikeye girmez. Ben Türkiye'de yapılan askeri darbeieri inceledim. Hepsi eko- nomik sıkışıklık ve krizlerden sonra oldu. 1980'den beri Türk ekonomisini düzeltmek yolunda çaba harcadım. Artık ekonomi- miz sağlam, darbe olmaz. Ayn- ca 141,142 ve 163'Uncü madde- leri kaldırdık ve yasal değişiklik- ler yaptık. Cezasını çekmemiş olanJan bile büyük ölçüde affe- diyor, sosyal banşı sağlamlaşür- raaya çalışıyoruz." Özal'a yumurta afaldı özal, asamblenin yapüdığı Ie- na Sarayı'na gelişi sırasında 40-50 Kürt protesto gösterisi yaptı. Bu arada, özal'ı getiren otomobile bir torba dolusu yu- murtamn atıldığı ve bunlann arabarurr ön camında patladığı görüldü. Fransız polisi, gösteri- cilere müdahale ederek olay ye- rinden uzaklaştırdı. Özal-Mitterrand Cumhurbaşkam Turgut özal dün Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand ile Elysee Sarayı'nda bir görüşme yaptı ve kendisini Türkiye'ye davet etti. Görüşmeyle ilgili olarak Cum- hurbaşkanlığı Şözcüsü Büyükel- çi Kaya Toperi tarafından yapı- lan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Paris'te bulunan Cumhur- başkanı Turgut Özal, bugün (dün) öğleden sonra Fransa Cumhurbaşkanı François Mit- terrand'la bir görüşme yaptı. Gayet samimi bir hava için- de geçen görüşmede, Körfez kri- zi ve savaşından sonra Irak'ta- ki durum ve muhtemel gelişme- ler üzerinde göriiş teatisinde bu- Innuldu. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, görüşmede aynca Türkiye'nin "Kıbns sonınu" konusudaki gorüşlerini anlattı ve Kıbns so- nınunun bir an evvel çözümü için üst siyasi düzeyde görüşme- lere gerek olduğunu belirtti. Fraaçois Mitterrand da Kıb- ns sorununa bir an evvel çözüm bolanması ümidini izhar etti. Görüşmede aynca ikili ilişki- lerin bugünkü seviyesinden da- ha ileri götürülmesi, özellikle ekooomik ve küJtürel UişkUerin pekiştiribnesi üzerinde mutabık kalındı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Fransa Cumhnrbaşkanı Mitter- rand'ı Türkiye'ye davet etti. Fransa Cumhurbaşkanı Türki- ye'yi ziyaret etmekten memnun- luk dnyacağını ve bu ziyareti mubtemelen bu yıl içinde ger- çekleştirebileceğini ifade etti." FUJI TOUR LÜX GEMİ İLE BUDAPEŞTE VIYANA BELGRAD konaklamah TUNA GECELERİ (21 HAZİRAN, 27 TEMMUZ, 9 AĞUSTOS KALKIŞLI) IST.RUSE.GIURGIU • BELGRAD BUDAPEŞTE • VİYANA • flUSE • İST. Flyata ûzel otobus İle RUSE'ya gldlş-dönüş Lûks Ol- lanlia İle seyahat, tam panslyon konaKlama, boş çay- ları. rehberllk, vUe Ocrallari, llman tax'lan dahlldlr. TEL: 342 50 59 t 342 36 94 FAX: 342 36 94 • Duşlu luvalelli aır condition'lu Lüx Kamaralar • Restauranrlar • Dinlenme ve eğlence salonları -'" • Çocuklar ıçin havuz ve oyun salonları • Rulel • Guneşlenme terasları • Doktor • Kualör • Animasyonlar C TİPİ KAMARALARDA 2.300.000 BİNTUR: İZMİR : (51) 19 41 00 SPORTUR: ANKARA : (4) 118 29 59 GÖZLEM UĞUR MÜMCU (Baştarafı 1. Sayfada) ANAP, uzaktan kumandalı televizyonlara benzedi. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Yamak Paşa bile bu IkJer aday adayianndan çok daha özerktir. Hiç olmazsa gürv lük işlerde kendisi karar veriyor! Çankaya'dan düğmeye basılıyor; bakıyorsunuz, Yıldınm Akbulut lider oluyor; Çırağan Sarayı'nda düğmeye basılı- yor, torbadan yeni lider adı çıkıyor; o da olmuyor, "Cumhur- başkanlığı tezkeresi" ile lider belirleniyor; parti genel baş- kanlığı ile başbakanlık ayrılıyor. Bunlar da "atananların egemenliklerine" karşı arslanlar gibi dövüştükleri ile sürülen "seç//en/er"dir! Hepsinin de maşaliahı var!.. Özal karar veriyor; bu "ANAP aslanları" bu "otel kaplan- lan", bu "kulis jaugarian" uyguluyor. "Balgat noterteri" mübarekter... Kim lider seçilecek? Delegeleri kim uygun görecek? Baş- bakan yardımcılan kimler olacak? Bütün bunlara kim karar veriyor? Cumhurbaşkanı özal. Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki en yakın yardımcısı kim? ANAP İstanbul İl Başkanı Semra Hanımefendi. Ne diyor Medeni Kanun? — Kadın müşterek saadeti temin hususunda gücü yettiğ, kadar kocanın muavin ve müşaviridir. ANAP da bir aile değil mi? Öyle... iyi hoş da Cumhurbaşkanı'nın parti genel başkamnı be- lirleme yetkisi var mı? Yok; Anayasaya göre Özal'ın partisi ile ilişkisinin çoktan kesilmesi gerekiyor. Diyelim ki, kesilmedi. Hem kim kesecek bu ilişkiyi? Elbette TBMM idare amirleri değii... Yamak Paşa da de- ğil, Ercan Vuralhan da değil; Özal'ın eliyle yönetim kurul- lanna yerleştirilen külahlı ve silahlı eski Marksist militanlar değil... Cumhurbaşkanlığı danışmanlıklarına getirilen Ana- yasa Mahkemesı ve Danıştay'ın eski başkanları da değil; Cumhurbaşkanı'nın kendisidir. Bu ilişkiyi kesmezse ne yapacaksınız? Hiç... Ya Sayın İnönü ve Demirel gibi Özal'ın elini sıkmayacak- sınız ya Sayın Ecevit gibi Çankaya'ya çıkıp Özal'ın dış siya- sette kullandığı "dayanaksız yetkilerini" eski başbakan ola- rak onaylayacaksınız! Gelin birlikte düşünelim: Genel başkanı kim seçecek? ANAP delegeleri... özal, kendisini ANAP delegeleri yerine koyarak yeni ge- nel başkanı şimdiden belirliyor. Başbakanı cumhurbaşkanı atar. Bakanlan da başbakan beliıier. Cumhurbaşkanı, yeni Başbakanı'nın bu yetkisini ve bu "takdir hakkı"n\ da hiçe sayıyor. Partideki, başındaki, bürokrasideki her yaş ve boydan naksoşlar... liboşlar... faşoziar... eli tespihliler... ağızları pu- rolular... bilekJeri Rolex saatliler... Gül suyu kokanlar... af- ter shave sürenler... erkek papatyalar... dönek Marksistler... milli birlik ve beraberlik ruhu içinde... 12 Eylül ruh ve felse- fesine bağlanarak ve Allah'm ipine sımsıkı sanlarak ûzal : ın her sözünde ve attığı her adımda "keramet" buldular. Her millet layık olduğu yönetime kavuşur. ANAP'ın layık olduğu yönetim de işte bu "uzaktan kumandantı" yönetimdir. Böyle basa böyle tıraş... Başsavcı, DYP bîldîrîsinî (Baştarafı 1. Sayfada) yer alan bildiride, metni üzeri- ne res'en inceleme başlatan baş- savcılık, haberle ilgili olarak ga- zetecilerin ifadesini almaya baş- ladı. Yetkililer, ilk incelemenin tamamlanmasının ardından, ha- karet suçunun sabit göriilmesi halinde DYP Genel Başkanı Sü- leyman Demirel'in de araların- da bulunduğu 40 genel idare ku- rulu üyesi hakkında ceza dava- sı açılacağını bildirdiler. DYP GİK üyeleri hakkında açılacak ceza davasının mahkûmiyeıle sonuçlanması, DYP hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı- lığı tarafından Anayasa Mahke- mesi'ne kapatma davası açılma- sı için yeterli sayılacak. GİK bil- dirisi partinin resmi görüşü sa- yıldığı için, suç içerdiğinin ka- nıtlanması üzerine Siyasi Parti- ler Kanunu uyarınca Yargıtay BaşsavcıuğTmn harekete geçme- si gerekiyor. DemireFle birlik- te 40 GİK üyesi hakkında açıla- cak davada 1 yıldan 3 yıla ka- dar hapis cezası istenecek. Bildiride ne denmişti? Cumhurbaşkanına haraket edildiği bildirilen GİK bildirisin- de özetle su ifadelerine yer ve- rilmişti: "Demokratik meşruiyetten yoksun olarak işgal ettiği yerde her gün ortaya koyduğu hukuk dışı hareketleriyle bizim ve mil- letimizin kendisini hiçbir suret- te cumhurbaşkanı olarak tanı- makta ne kadar haklı olduğu- muzu adeta ispat etmeye çalış- maktadır. Nezaket ve hoşgörii- nün hâkim olması gereken o makamda, her gün seviyesiz ifa- delerie kendisini açığa vuran carpık bir ruh ve kafa yapısı dnrmaktadır. Her an iktidar başı gibi konu- şarak, anayasayı ve hukuku çiğ- nemekte, yalan ve yanlışlarla dolu çirkin ifadeieriyle siyasetin ve ahlakın kurallannı yok say- maktadır. Türkiye, bu görgüsüzler sal- tanatını taşımayacak kadar bü- yük bir ülkenin adıdır. Çanka- ya'da daha 5.5 yıl oturacagı sa- yıklamalan, ne söyleyenin ne de milletimizin inanmadığı boş bir masaldır." Milletvekili olan GİK üyele- ri: Cemal Alişan, ömer Barut- çu, Hasan Ekinci, Baki Dur- maz, Tevfık Ertüzün, Mehmet Gölhan, Selahattin Kılıç, Esat Kıratlıoğlu, tsmail Köse, Ahmet Küçükel, Ömer Şeker, Yaşar Topçu, Köksal Toptan, Haydar Baylaz. Milletvekili olmayan GtK üyeleri: Tansu ÇiBer, Hüsamet- tin Cindoruk, Tunç Bilget, Ne- dim Bilgiç, Necmettin Cevheri, Ekrem Ceyhun, Halit Dağlı, Mustafa Derin, Mehmet Dül- ger, Aii Şevki Erek, Gökberk Ergenekon, Ersin Faralyalı, Ay- vaz Gökdemir, Uğur Gümüşte- kin, Münif Islamoğlu, İlhan Ke- sid, Sait Kemal Mimaroğlu, öz- den özbilün, Rafeddin Şahin, Erkut Şenbaş, Baki Tuğ, Ham- di Üçpınar, Memduh Yasa, Er- man Yerdelen. CUMHURİYET KİTAP KULÜBÜ BEYOĞLUBELEDİYESİ işbirliği 9 Haziranb kadar uzatüdı. * MisSokaktal İMZA GÜNLERİ YARJN • 7 Haziran Cuma 16.00-19.00 NUKTENAY ÖNERYAĞCI YILMAZ KARAKOYUNLU t" * Üyelere indirim L». • Her türden binierce yapıt HER GÜN 10.30-2(130
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog