Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

29 HAZİRAN 1991 EKONOMİ CUMHURtYET/U Maden işçileri • lş-Sendika Servisi— TTK ve MTA işyerlerinde çalışan maden işçijerinin toplusözleşme farkı ve kıdem tazminatlarından oluşan toplam 300 milyar lirahk alacaklannın ödenmesi amacıyla Başbakan Mesut Yılmaz'la önceki gün bir telefon görüşmesi yapan Genel Maden-tş Sendikası Genel Başkanı Şemsi Denizer, bugün Başbakan'dan yanıt beklediklerini söyledi. Denizer, daha önce Başbakan olduğu dönemde Yıldınm Akbulut'tan ödemeler konusunda söz aJdıklannı ancak ödemelerin halen yapılmadığını belirterek şöyle konuştu: "Toplu- sözleşme imzalanalı 4.5 ay oldu. Biz bu kadar zaman bekledik. Bundan sonra yapacağımız işleri pazartesi günü yapılacak temsılciler meclisinde açıklayacağım. Para verilmezse bu işin duru yokturî' TMO'ya yeni kredi • ANKARA (AA)— Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), daha önce aldığı 500 milyon dolarlık kredinin geri ödenmesinde kullanılmak üzere yeni bir dış kredi alacak. 150 milyon dolar tutarındaki kredi, Japon Fuji Bank öncülüğünde Mitsui Taiyo Kobe (Japon), Sanwa Bank (Japon) ve Commerzbank'ın (Alman) oluşturduğu konsorsiyumdan alınacak. Hazine garantili ve 1 yıl vadeli olan krediye ilişkin anlaşma, 12 temmuzda Londra'da imzalanacak. Edinilen bilgiye göre, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın kamu kuruluşlarının yurtdışında aJacağı kredileri izne bağlanmasından sonra, TMO kredisi, yurtdışından alınacak ilk kredi olacak. Hazine avansı • ANKARA (ANKA)— Merkez Bankası'nın Hazine'ye kullandırdığı avans tutarı 7-14 haziran günleri arasındaki bir haftalık dönemde 2 trilyon 984 milyar lira artarak 6 trilyon 538 milyar liraya ulaştı. Merkez Baakası verilerine göre, bu dönemde iktisadi devlet teşekküllerine kullandırılan kredi de bir milyar lira artarak 216 milyar liraya ulaştı. Böylece, Merkez Bankası'nın kamu kesimine kullandırdığı kredi 2 trilyon 985 milyar lira arttı ve 6 trilyon 754 milyar lira düzeyine vardı. Almanyada malzeme avı ESİN SUNGUR Federal Almanya kredisiyle Sovyetler Birliği'nde yaptırıla- cak asker konutlan ihalesinde pay kapma yanşına giren Türk firmaları eski Doğu Almanya bölgesinde inşaat firması ve malzeme avına çıktı. Ihalenin 4 bin 420 konutluk ikinci bölil- münde, kontrat bedelinin yüzde 20'sinin eski Doğu Almanya bölgesindeki eyaletlere akıtılma- sı zorunluluğunun getirilmesi yeterlilik kazanan Türk fırmala- rında Alman ortak arayışını başlattı. İhaleye Almanya tarafından sağlanan finansmanın belli öl- çüde ülkeye geri çekilmesini amaclayan söz konusu madde- nin, eski Doğu Almanya bölge- sinde inşaat firmalannın yeter- siz olması ve malzemehsrin de kalitesizliği nedeniyle sorun ya- rattığı belirtiliyor. İhaleden pay almaya çalışan Türk müteahhit- lik fırmalannın kontrat madde- sini yerine getirebilmek için böl- gede yoğun bir arayışa girdiği, buna rağmen standarta uygun malzeme bulmakta ve uygun or- taklıklar kurmakta zorlandıkla- n vurgulanıyor. Borissovv bölgesinde 725 ko- nut yapımı için haziran ayında sözleşme imzalayan ENKA İn- şaat'ın yetkilileri, ihalenin ilk bölümünde yapılân kontratlann hiçbirinde yer almazken kendi sözleşmelerine konulan söz ko- nusu maddenin işlerin yürüme- makta da çok zorianryoruz. Es- ki Doğu Almanya bölgesinde doğnı düriist çalışan inşaat fir- ması yok. Malzemeler de Sovyet standartlanna göre yapılıyor" diye konuştular. Bu maddenin aşılabilmesi için Doğu Almanya bölgesinde bir ticari şirketle anlaşıp onun üze- rinden mal transferi yolunun da denenebileceğini belirten yetki- liler, ihalenin ikinci bölümünü oluşturan 4420 konut için Kore Kontrat bedelinin yüzde 20'sini eski Doğu Almanya bölgesindeki eyaletlere akıtmak zorunda olan Türk müteahhitlik firmaları bölgede malzeme ve ortak arayışına girdi. sini zorlaştırdığını söylediler. Yoruma açık bir ifade şeklinde yer alan maddenin mal alımı ya da işçilik biçiminde kullanılabi- leceği gibi, ortakhk kurmak şeklinde de olabileceğini anlatan ENKA yetkilileri, "Ancak mal- zeme bulmakta da ortak bul- - firmalannın da yeterlilik alma- sının fiyat konusunda büyük re- kabet yaratacağına işaret ediyor- lar. ENKA yetkilileri, ihalenin ikinci bölümünden pay aimak isteyen Federal Alman müteah- hitlik firmalannın işçilik açısın- dan Türk fırmalanyla yanşama- yacağına işaret ederek, ikinci bölümde yeterlilik alamayan birçok Türk firmasının Alman firmalarıyla taşeronluk yapabi- leceğini belirttiler. îhalenin ikinci bölümü için yeterlilik kazanan Baytur firma- sının yetkilisi Ergin Tansu da Alman firmalarıyla kurulacak ortaklıkların ihale aşamasında belgelenmesi anlamına gelen yüzde 20'lik kaynak aktarımı maddesini gerçekleştirmek için arayışa girdiklerini bildirdi. Sovyet askerleri için yaptırıla- cak konutlann ikinci bölümü 5 ayn bölgeyi kapsıyor. Türk in- şaat firmalarından ENKA, STFA, Tekser, Baytur, PEM konsorsiyumu ile Nurol-Metiş ve Yüksel tnşaat'ın oluşturduğu EWC konsorsiyumunun yeterli- lik aldığı ikinci bölümde, Slo- nim bölgesinde 1440 konut, Ba- ranvvitsch bölgesinde 600 konut, Berasa bölgesinde 720 konut, Lida bölgesinde 880 konut ve Marina Gorka bölgesinde 780 konut ihaleye çıkarıldı. EKONOMIDE KULIS MERAL TAMER F-16 projesi için Başkan Bush'tan destek istenecek.. F-16'lar Bush'u bekliyor160 uçaklık ikinci paket F-16 projesi ile ilgili görüşmelerden sonuç alınamaması sonrasında, projenin 1995 yılında başlayabilmesi için ABD Başkanı Bush'tan destek istenecek. EVREN DEĞER ANKARA — ABD Başkanı George Bush'un önümüzdeki ay Türkiye'ye yapacağı resmi ziyarette, siyasi konulann ya- nı sıra F-16 projesi ile diğer as- keri konular ve projeler de efe alınacak. Ankara'daki. askeri kaynaklar, özellikle ikinci pa- ket F-16 projesinin finansma- nına ilişkin sorunun Başkan Bush'un ziyareti sırasında çö- zümlenebileceğini belirtiyorlar. Askeri kaynaklardan edini- len bilgiye göre ziyaret sırasın- da güney kanat yasası kapsa- mında Türkiye'ye verilmesi önerilen malzemelerle AK- KUM anlaşması sonrasında ve- rilebileck malzemelere ilişkin listelerde de oynama yapılacak. Bu kapsamda da ABD'nin Türkiye'ye vermeyi önerdiği M60 Al tankları ile M-113 zırhlı personel taşıyıcılarının adedinin arttırılmasına çalışıla- cak. Edinilen bilgiye göre Başkan Bush'un ziyareti sırasında ele alınabilecek askeri konular ve projeler şöyie: F-16 projesi: tkinci paket F-16 projesi için Türk ve ABD yetkiliieri arasında sürdürülen görüşmelerde sonuç alınamadı. Türk tarafı projenin yüzde 75'inin ABD, yüzde 25'inin ise ulusal kaynaklardan finanse edilmesini isterken ABD bu oranların tam tersini istiyor. ABD tarafı ayrıca uçakların 40'arlık paketler halinde veri- lebileceğini, anlaşmalann her bir 40 uçak için ayn ayrı yapı- labileceğini belirtirken Türk ta- rafı bunu da onaylamıyor. İkinci paket F-16 projesinin 1995 yılının başında başlayabil- mesi için ise en geç 1 ay içinde bu konunun çözüme kavuştu- rulması gerekiyor. Patriot sisteati: Körfez savaşında Irak'ın scud füzele- rine karşı etkili olan patriot fü- zelerinin alımı konusunda Türkiye'nin finansman sorunu bulunuyor. Daha önceden ABD'nin ortaya attığı "Türk Savunma Fonu"nun işlerlik kazanamaması üzerine patriot- ların alımı güçleşti. Ayrıca as- keri kesimin patriotların yete- rince etkili olup olmadığı konu- sunda da kuşkulan bulunuyor. VardiM •alzencsi: Türkiye'ye verilmesi kararlaş- tınlan AH-IS cobra helikopter- lerinin adedinin arttınhnası is- teniyor. Ayrıca güney kanat yardım yasası kapsamında ABD tarafından Türkiye'ye önerilen C-130, AT-38 ve F-4 uçaklan'nın kullanım ömrü uzatılmış olan aynı uçaklarla değiştirilmesi isteniyor. AK- KUM anlaşması sonrasında ve- rilmesi planlanan 160 adet M60 Al tankı ile 300 adet M-113 zırhlı personel taşıyıcının ade- dinin de arttınlması isteniyor. İnşaat fuarı Türk firmalan görücüde ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu)— Körfez savaşında ABD uçaklan tarafından yoğun şekil- de bombalanan Irak ve Kuveyt1 in yeniden inşasına talip ölan Batı'nın dev inşaat firmaları, Türkiye'de taşeron firma arayı- şına girdi. Yaklaşık 250 dolayın- da Batılı firma önümüzdeki ekim ayında Ankara'da düzen- lenecek olan 1. Uluslararası İn- şaat Fuan'nda Türk fırmalan ile taşeronluk için anlaşma zemini arayacaklar. İdeal Fuarcılık fir- ması tarafından düzenlenen fu- ara, lran, Irak, Sovyetler Birli- ği, Romanya, Almanya ve Çe- koslovakya'dan resmi heyetler de davet edildi. 1-5 ekim tarihleri arasında Ankara'da yapılacak olan 1. Uluslararası İnşaat Fuan'na, başta ABD olmak üzere, Hol- landa, Avusturya, Finlandiya, Belçika, Yunanistan, Ingiltere, İran, Fransa, Almanya, Portekiz gibi ülkelerden firmalar katıla- cak. Fuarda inşaat malzemele- rinin yanı sıra bir binanın genel donanımında kullanılan çimen- to, seramik, demir, beyaz eşya, elektrik ve elektronik donanım, mobilya gibi ürünler de sergile- necek. Fuara Türkiye'den AT- FA, Yüksel İnşaat, Çukurova Holding, Anayurt İnşaat, Kut- lutaş gibi firmalar katılacak. Firma yetkilileri, Türkiye'de ilk kez uluslararası bir inşaat fu- arı yapıldığına dikkat çekerek 'Fuarda Batılı inşaat firmalan Türk firmalan ile lanışacak, on- lann kapasitesini öğrenecekler" dediler. Deyam ediyor..TYT BANK, Yeni farz oranlannı yine TYT BANK hizmetiyle sunmaya devam ediyor. Şimdi bu tabloyu inceleyin ve tasaiTuflarınızı TYT BANK'da değerlendirmeye devam edin. Yine kazanın. TYT BANK Faiz Orankm Vadesiz < 1ay vadeli * 3 ayvadeii « 6ayvadeii « 1 yıl vadeli c X>57 X»71* K»65 &61 3§C Bıleşık (aı/ hesabıvfa villık geiırısı 7 92-24'ıur. 3'ef ayiık ek gelirieriniz: 6ayvadeii < (Jaydübırfaı/odemelı) 1 yıl vadeli c* C A ı1awlabırfai2«İCTndı) # • 9w Dovfeinize yüksek gelir. Dfeta $ DM 6 5 i*rv. 8 8 1A,V 9 9 • *rv 11 11 13 13 B A N K TORKİYE TURİZM YATIRIM ve DIŞ TİCARET BANKASI A.Ş. TYT BANK HtMyt: Cumhunycl Cad. 301 Harbıye/İSTANBUL TEL 13451 «HlOhaOUI 5O2T-13O84 5O TYT BANK Nmosnuije: Nuruosmanıyc Cad. 94 CağaloJlu/lSTANBl.'L TEL 512 86 44-4* TYT BANK Kapalıprsı: Sandal Bedeslenı Sk 14 Kapalıçarşı/İSTANBUL TEL 511 29 91 TYT BANK Aakro: Cınnah Cad Gorcme Sk. Na/mı Bcy Iş Mcrkczı 1/2 Kavakhdere/ANKARA TEL 127 2« 70-72 TYT BANK AnUlyı: Cımhunycl Cad 70/A ANTALYA TEL. 18 75 3«(4hall TYT BANK İzmır: Cumhunyel Bulvarı 8VA Alancak/IZMIR TEL 13 53 54 COMECONresmen dağıtıldı Doğu Blokü'nda siyasi çözülmeyi ekonomik ve askeri çözülme izliyor. Doğu Bloku'nun ekonomik örgütü COMECON dağıtıldı. Ekonomi Servisi — Doğu Blokü'nda siyasi çözülmeyi eko- nomik ve askeri yönden dağıl- ma izliyor. Doğu Bloku ülkele- rinin ekonomik örgütü COME- CON dağıtıldı, askeri örgütü "Varşova Paktı" ise pazartesi günü Prag'da yapılacak bir se- romoni ile tarihe gömülecek. COMECON'u oluşturan do- kuz ülkenin ticaret bakanları COMECON'u fesh edecek k'a- rarnameyi imzalamak için dün Budapeşte'de bir araya geldiler. Macar yetkililer seromoninin ardından COMECON'un mal varlığının paylaştırılmasından sorumlu bir tasviye komitesi ku- rulacağını belirtiyorlar. COMECON bakanlan, pazar ekonomisine geçişte karşılaşıla- cak sorunlar için danışmaya da- yalı yeni bir organizasyonla iş birliğinin surdürülebileceğini belirttiler. Avrupaü bakanlar böyle bir organizasyonda Küba ve Vietnam gibi ülkeleri yanla- rında istemiyorlar. Polonya ti- caretteki çöküşü önleyecek bir organizasyon istiyor. Polonya Dışişleri Bakanı Krzystof Skn- bisevski perşembe günü, "Yeni bir COMECON düşiinülemez. Biz eski COMECON üyesi Av- BORSACILARIN BANKACILARIN • YATIRIMCILARIN D İ K K A T İ N E YATIRIM YÖNETİMİ VE BORSA UZMANLIĞI SEMİNERİ KAYITLAR BAŞLAMIŞTIR DÜZENLEYEN KURSİYER SAYISI SEMİNER DÖNEMİ SEMİNER SAATLERİ EÛITMENLER İSTANBUL MÜLKİYELİLER VAXF1 25 KİŞİ 8 TEMMUZ-28 TEMMUZ 1991 HAFTA İÇERİSİ 18.00-21.00 VE PAZAR GÜNLERİ 13.00-18.00 SPK, IMKB UZMANLARI ve ÜNlVERSlTE ÖĞRETİM ÜYELERl SEMİNER PROCRAMI: 1. HAFTA Mali Piyasalar-Sermaye Pıyasası Türk Sermaye Piyasası Kurumları-Araçlan-Yeni Duzenlemeler Borsa'nın Organuasyonu ve Temcl Dûzenkmeler Borsa'da Pazarlar ve Işleyiş Kuralları 2. HAFTA Finansal Planlama - Finansal Analız Menkjl Kıymetler Risk Analizı - Dejerleme - Portföy Seçimi ve Yönetimi 3. HAFTA Hisse Senetleri ve Borsa Aracı Kurumlan ve Aiım Salım Teknikleri Muhasebeleştirme - Vergılendırme Örnek Olay - Vaka Çözümü - Tanıjma Sınav Kapamş Kokteyli ve Sertinka Dağıtımı İSTANBL'L, MÜLKİYELİLER VAKFI MıudUm Naci C«J. No: 153 Kurocrpne Tel: 157 21 «1 - 157 54 70 Fıx: 163 31 2» rupa devletleri arasında çok yönlü haberleşme ve danışman- lık saglayacak geçki bir şey istiyoruz" dedi. Bölgedeki ticaret 1990 yıhn- da yüzde 20 ile 30 arasında düş- müştü, Batılı ekonomistler bu oranın 1991'de yüzde 30 ile 50 arasında düşmesini bekliyorlar. Geçen sene üretimdeki yüzde onluk duşüşün temel nedeni sa- tışlann azalrnasından kaynakla- nıyor. Üretimde dUşüşün diğer bir nedeni de planlı ekonomiden pazar ekonomisine geçişte uygu- lanan reformlann ekonomiler- de doğurduğu daralmalar. Do- ğu Avrupa bölgesel ticaretinin çöküşü COMECON'un takas sistemi yerine konvertible para ekonomisi sistemine geçişine de bağlanıyor. Doğu Avrupa Sov- yetler'e hammadde karşılığı, Sovyetler de Doğu Avrupa'ya üretilmiş mal karşılığı ödeyecek dolar bulamadıklan için ticaret- te zor günler geçiriyorlar. 1949 yıhnda Doğu Bloku ül- kelerinin ekonomilerini entegre etmek amacı ile kurulan ve Sov- yetler Birliği'nin kontrolünde bulunan COMECON, Doğu Avrupa'nın ticaretini elinde tu- tan bir kurum olmuştu. COME- CON'u oluşturan ülkelerin ba- şında Sovyetler Birliği gelirken, diğer üyeler Avrupalı müttefik- leri Bulgaristan, Çekoslovakya, Macaristan, Polonya ve Ro- manya ve ayrıca Üçüncü Dün- ya müttefikleri olan Moğolis- tan, Küba ve Vietnam'dan olu- şuyordu. Sovyetler'de özelleştinne Sovyetler Birliği Parlamento- su ekonomiyi canlandırmak ve pazar ekonomisine geçebilmek için önemli kararlardan birini dün aldı. Kamu kuruluşlarının ^zelleştirilmesi kararı belli stra- tejik sektörler hariç tutulmak kaydıyla parlamentodan geçti. Yasa bir özelleştirme bakanlığı kurulmasını öngörüyor ve "ül- kedeki bütiin kuruluşlar özelleştirilebilir" fikrini savunu- yor. Yüksek Sovyet, yasa tasla- ğını 261 'e karşı 56 oyla onayla- dı. Kuruluşlann ne şekilde özel- leştirileceği önümüzdeki günler- de oarlamentoda tartışılacak. Sendikaalan Japonya'ya götürdü I Yıl 1988... Sakıp Sabancı ve Lassa Genel Müdürü Ha- zım Kantarcı, Japonların dev lastik üreticisi Bridgestone'u Türkiye'ye çekmeye çalışırlar- ken Lassa'da grev patlıyor. Grev sadece Lassa'da değil, işverenler sendikası KİPLAS ile işçi sendikası Laspetkim- İş'e üye olan çeşitli işyerlerin- de... ' " Japonlar daha "bismillah" demeden patlayan bu grev üzerine Sabancı KİPLAS'ı bir yana iterek tek başına toplu- sözleşme imzalıyor ve Japon- lar daha fazla ürkmeden grev 25 günde bitiyor. Bu olayın ar- dından KİPLAS, Lassa'yı iş- verenler sendikasından ihraç etmeye kalkıyor. İhraçlar, ce- zalar falan derken... Yıl 1990... Lassa Bridgestone'la ev- lenmış. Brisa doğalı 1 yıl ol- muş. Bir grev daha... Bu se- ferki grev tam 109 gün sürü- yor ve bardağı taşıran damla da bu oluyor. Brisa Genel Mü- dürü Hazım Kantarcı ve Sa- bancı Grubu üst yöneticileri, "Nerede hata yaptık, yanlış olan ne..." diye uzun uzun düşündükten sonra "diyalog eksikliği" teşhisini koyuypr- lar. Kantarcı o günleri "KİP- LAS ve Laspetkim-İş, kendi aralarında bir diyaloğu ya da diyalogsuzluğu sürdürü- yorlardı. İşin asıl tarafı olan bizler dıştan seyirci kalıyor- duk. Sonra da bizim payımı- za sürpriz olarak grevler düşüyordu" diye anlatıyor. Brisa yönetimi soruna "ile- tişim eksikliği" teşhisini koy- dukîan sonra sendikacılarla görüşmeleri birinci elden yü- rütmeye, firmanın durumunu, sorunlarını sendikacılarla payiaşmaya karar veriyor ve Kantarcı'nın ıfadesine gö- re başta Laspetk TI-İŞ Genel Başkanı Vahdet Karabay ol- mak üzere sendikacılarla ilk sağlıklı diyalog başhyor. Kan- tarcı o dönemi şöyle anlatıyor: "Karşılıklı görüşmeleri- mizde detaylara inince gör- dük ki bu yol doğru yol de- ğil. Menfaatleri birbirine zıt kesin taraflar olmak yerine aynı hedeflerde birleşme konusunda sendikacılarla mutabık kaldık. Bu mutaba- katı daha sonra alt kademe- İşçi-işveren iüşkilerindeki tıkanıkbğın ancak taraflar arası sürekli diyalogla aşılabileceğine inanan Brisa Genel Müdürü Hazım Kantarcı, Laspetkim-İş Sendikası Başkanı Vahdet Karabay ve 4 arkadaşını Japonya'ya götürerek son grevin 1947 yılında yaşandığı Bridgestone'daki işçi-işveren diyaloğunu yerinde gösterdi. lerdeki sendikacılar ve isve- ren temsilcileriyle de sağla- dık. Mutabık kaldığımız ko- nu şuydu: Öncelikle şirke- tin büyüyüp kendi sektö- ründe rekabet etmesi sağ- lanacak. Daha sonra da büyüyüp malını rekabet ko- şulları içinde satabilen şir- ket, çahşanlannın yaşam düzeylerini arttıracak. Kar- şılıklı işbirliği çerçevesinde işveren olarak biz de iş gü- venliği vaadinde bulunduk ve şirket ciddi bir sarsıntı- da olmadığı sürece işçi çı- kartmayacağımtz teminatını verdik." Aracıyı (KİPLAS) ortadan kaldırıp sendikacılarla dogru- dan diyaloğa başladıktan sonra Brisa, KİPLAS'la tüm bağları kopartıyor ve geçen nisanda KIPLAS'tan aynlıyor. Kantarcı, daha sonra bir adım daha atarak sendikacılara Ja- ponya'daki işçi-işveren ilişke- lirini göstermek istiyor. Çün- kü örneğin Bridgestone'da en son grev 1947 yılında ya- pılmış. Kantarcı "Bu insanlar 44 yıkjır grev yapmadan bir- birleriyle anlaşıyorlarsa, bundan öğreneceğimiz şey- ler olmalı" diyerek Laspetkim-İş Başkanı Vahdet Karabay, başkan yardımcısı, şendika avukatı ve stratejisti, İzmit Şube Başkanı ve Brisa işyeri temsılcisınden oluşan 5 kişilik sendikacı grubunu ma- yısta Japonya'ya götürüyor. Japonya'da Bridgestone1 cular 5 gün süreyle sendika- cılara brifing veriyorlar. Bizim Türk sendikacılar önceleri Ja- pon sendikacıları pek anlaya- mıyorlar. Çünkü Japon sendi- kacılar için "uyuşamamak", "anlaşamamak " gibi kav- ramlar yok. Bizim sendikacı- lar, "Pekiyi anlaşamadığınız zaman ne yaparsınız? " diye sorduklarında. Japonlar "Ne- den anlaşamayahm, mutla- ka anlaşırız" diyerek ve so- ruyu anlayamamış halde şaş- kınlıklarını ifade ediyoriarmış. Sonunda Türk sendikacıları Japonya'daki sistemi anla- mışlar, yararına da inanmış ve "Türkiye'de bu sistemi yer- leştirme konusunda biz ön- cü olacağız. O seref bize ait olacak" diyerek Türkiye'ye dönmüşler. Hiç kredi kullanmıyor Türk-Henkel... Yüzde 50 hissesı Alman Hen- kel fırmasına ait. Ger kalan yüzde 50 ise Çu- kurova Grubu'nun sa- hibi bulunduğu Yapı Kredi ve Pamukbank arasında yüzde 25'er paylaştırılmış. Diğer bir deyişle Türk ortak- ları 2 banka ama Türk Can Paker Henkel tek kuruluş kredi kullanıyormuş. Genel Müdür Can Paker, "Ne iç ne de dış tek kuruş kredi kullanmryoruz " dediğinde önce kulaklanmıza inanamadık. Ama Paker ısrar etti: "Son 3 yıldır ne iç ne de dış hiç kredi kullanmadan işlerimizi yürüttük." Pekiyi nasıl yürütmüşler? 'Yüksek know hovv'lı mal sattığımız için bunu başarabildik" diyor Paker. Can Paker, Alman Henkel Grubu'nun da Yönetim Kurulu'nda. 15 yönetim kurulu üye- sinden biri. 55 ülkede faaliyette bulunan ve toplam iş hacmi Koç Topluluğu'ndan biraz da- ha irice olan Alman-Henkel firması da hiç kre- di kullanmıyor mu yoksa? 'Hayır' dıyor Paker, Ben Türk Henkel adına konuşuyorum." Alman Henkel firmasının üst düzey yetkili- leri yılda 2 kez Türkiye'deki işlerini denetle- mek üzere ülkemize geliyorlar. Türkiye'deki iş- leri deyince Türk-Henkel'in yanı sıra Izmir'deki Turyağ firması yani Tursil-Persil gibi deterjan- lar da var. Alman-Henkel'cilerin ülkemizdeki son toplantısı önceki haftaydı ve Unilever ile İzmir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur'un 'himayelerinde' kıyametler kopartan deterjan patırtısı'nın hemen ertesine rastladı. Alman Henkel firmasının en yüksek 5 yö- neticisi arasında yer alan yürütme kurulu üye- si ve markalı ürünler (Tursil-Persil gibi) sorum- lusu Dr. Morwind'i Türkiye'de yakalayınca kendisıne Bu ne iştir' diye sorduk. Yanıtı il- ginç: "TANSAŞ'ta Alo-Ariel, Mintax, Fab gibi deterjanların raflardan indirilmesi kararı, Unilever in ana firmasının izlediği bir stra- teji olamaz. Eğer öyle olsaydı, başka ülke- lerde de benzeri yöntemler uygularlardı. Öyle olmadığma göre bu işin Türkiye'deki Lever-İş yöneticilerinin kafasından çıktığı anlaşılıyor." Yabancılar akıl erdiremez Türkiye'ye gelen^abancıların bazı şeyleri hiç akılları almıyor. Orneğin Koç gibi Sabancı gibi ailelerın nasıl bu kadar zengin olabildik- lerini, örneğin şirketlerde tutulan "defter" sistemini... OECD Genel Sekreteri gibi ya da Fransız Renault, Alman Daimler-Benz gibi uluslara- rası dev firmaların en üst düzey yetkililerinin Türkiye'ye geldiklerinde biz gazetecilere yıl- lardan beri sordukları değişmez soru şu: "Bazı aileler nasıl bu kadar zenginleşe- bilmiş? Türkiye'de sermaye nasıl olup da bir elin parmaklanm geçmeyecek sayıda ailenin elinde toplanabilmiş? Sermayenin bu şekilde temerküzü, Latin Amerika'da bi- te yok." Onları şaşırtan başka şeyler de var kuşku- suz. Türkiye'ye sermaye getirme konusunda çekimser davrananlara "neden" diye sordu- ğumuzda bazıları şu yanıtı veriyor: "Türk fir- malan 3 defter tutuyorlar. Biri devlete, bi- ri yabancı ortağa, üçüncüsü de kendileri- ne... Böyle bir sistem bize güven vermi- yor." Faturasız mal satmak, satılan mala fatura vermemek, ülkemizde adeta bir "hastalık". Esnafın büyük çoğunluğu, neredeyse dük- kânlarının baş köşesine "fatura isteme ben- den, buz gibi soğurum senden..." diye lev- ha asacaklar. Birde "distribütörlük meselesi " var. Bir yabancı firmanın Türk müdüründen öğrendi- ğimize göre "distribütörlerin çogunluğu- nun sebeb-i mevcudiyeti, faturalı malı fa- turasıza çevirmekmis." Yani kendilerinin fa- turasız mal satmaları söz konusu değilmiş. Ancak müşterilerinin çoğunluğu da kesınlik- le faturalı mal istemiyormuş Bu noktada dist- ribütör araya giriyor, ana firmadan malı fatu- ralı oiarak alıp nasıl beceriyorsa faturasız ola- rak satıyormuş. Devletin vergi kaybını, malın iki kez el de- ğiştirmesi nedeniyle gereksiz yere pahalılaş- tığını düşünen yok. Pardon var! Bazı yaban- cı firmalar düşünüyorlar ve Türkiye'ye gel- mekten vazgeçiyorlar. Turizmciler gelecek sezondan uınudu kestiler Tıırizm satılığa çıktı Gelecek yıldan da ümidi kesen turizmciler teşislerini elden çıkarma telaşı yaşarken TÜRSAB Başkanı, Kalkınma Bankası'nın on binlerce yatağı almak zorunda kalabileceğini söyledi. ÜMİT OTAN İZMİR — Turistik yörelerde bayramda da umulan hareket- liliğin sağlanamaması, beklenti- lerin gerçekleşmemesi turizmci- lerin bu yıldan ümitlerini tü- müyle kesmelerine neden oldu. Turistik yörelerde birçok tesis hiç açılmazken birçoğu da satıl- mayı bekliyor. Turizm gelecek yıldan da umutfu değil. TÜR- SAB Başkanı Bahattin Yucel, turistik yörelerdeki kapanan ve satılmayı bekleyen tesislerin sa- yısının az bile olduğunu belirte- rek "Pazarlamaya destek veril- mezse Kalkınma Bankası yüz- lerce, binlerce değil, on binler- ce yatağı almak zorunda kalır" dedi. Turistik tesis işletmecileri bayram tatillerinin turizmciye soluk aldırmaya da yeterli olma- dığıru, bayram nedeniyle açılan çoğu tesisin birer birer kapan- maya başladığını söylediler. Ku- şadası Komlid yetkilisi Tevfik Bağcı yöredeki tesislerin yakla- şık yüzde 10'unun açılmayacak gibi göründüğünü vurgulayarak şöyle konuştu: "Şu an 10'u aşkın tesis saü- lıkta. Baynun tatfllerinden son- ra vanlan gercek şu: Bu yıl ge- çen yıhn yüzde 40 kapasitesine zor yetişilir. Herkes ümit dün- yaa deyip açtı ama sonucta hüs- rana ugradılar. Yöremizdeki te- sislerin yüzde 10'dan fazlası se- zonda kapıtannı kapak totacak. Yine de net rakamlar vermekten kaçınmak lazım, ama görünen gerçekier de var. Örnefin böynk acentelerin tur operatörleri or- talıkta görtinmüyori&r. Köçök bagfauıtdar yapıhyor ama yeterli olamaz. Tesis sahipleri işin al- tından kalkamaymca teşislerini Kalkınma Bankası'na bıraka- cak. tsUtistild bflgjler de bunu gösteriyor " Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Bahattin Yücel Türkiye'de yatak kapasitesinin fazla olduğu görüşüne katılma- dığını, ancak geçen yıllarda bir- çok yanlışlar yapıldığını vurgu- layarak şunlan söyledi: "Teşvikkr veriürken pazaria- mı yanma bizim söyledigimiz ağırhklar verilseydi bu dunıma gelinmezdi."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog