Bugünden 1930'a 5,502,404 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER 28 HAZÎRAN 1991 Özgür DoşUler mi ki... MELÎH CEVDET ANDAY Prof. Server Tanillı'nın yenı çıkan ve ük on bınlık baskısı çok kısa bır sürede tükenen "Is- lâm Çağımıza Yanıt Verebılır mı?" adlı yapı- tma ılışkın yazım dolayısıyle, kımı şenatçı okurumuzdan bırkaç mektup aldım. Ne nu di- yorlar? Üç sözcükle özetleyeyun: Tfel'in, tek- fir, tehdit. Demek Islâm üzennde düşünme- yeceksinız, konuşmayacaksınız, yazmayacak- suuz. Ne kalıyor genye? Kutsal metınlere ına- nıp susmak. Işte o kadar Fakat arkadaşımız Oral Çalışlar'ın tslâm- da kadın konulu yazı dızısımn uyandırdığı tep- kı, kısaca, korkunçtu. Oysa tartışma yöntemi diye bır şey vardır, sövgü onun ıçınde yer al- maz. Bu konuda araştırmaya, usavurmaya si- nırlenen şerıatçı okura, 22 hazıran cumartesi günkü gazetenuzde çıkan, Oral Çahşlar'ın ya- nıt yaasını öraek almalannı öğütlenm, uygar, terbıyelı, sâkm olmak, duşuncelerınuzı söyle- meğe hıç de engel değıldır Laıklerle, nesnel araştınnalar yapanlarla, şerıata ınanmış olan- lar arasındakı tanışma ne zaman bu duzeye gelecek, merak ediyorum. Oral Çalışlar gıbı, sosyalıst olduğunu söy- leyerek bu konuyu bır konuşmasmda ele alan bır başka aydınımızın, bır bılım adamımızın, Sayın Korkut Boratav'ın duşuncelenne bu ya- zımda yer venrken, sadece bu duşüncelenn de- gerine olan guvencımı belırtmek değıl ama- cım, uygarca tartışma bıçemıne yenı bır örnek göstermek Mülkıyelıler Bırlığı'nde gerçekleştırilen "Düşünce özgürlüğü" konulu açık oturum- dakı konuşmacılardan Sayın Korkut Boratav şöyle dıyor bır yerde (Mülkıyelıler Bırhğı Der- gısı'nden) "Burjuva, burjuva demokrasısıru mücade- leler sonunda, ama şunu da farkederek kabul etmıştır kı, parlamenter demokrası son dere- cede evcılleştıncı bır çerçeve getınr Bu çerçe- ve ıçınde bır kere en aşırı, köktencı akımlar anayasal düzenı değıştırecek ıktıdar çoğunlu- ğuna sahıp olamazlar Toplumsal çeşıtlılik ve temsılı demokrasının yumuşatıcı, evcılleştın- cı çerçevesı bunu sağlar Aşağı yukan bır ıkı öraek dışında bu da gerçekleşmemıştır Tek ta- lıhsız öraek, benım bıldığım kadan üe, nazı partısinın seçun yoluyla ıktıdara gelmesı, fa- kat anayasal düzenı ızleyerek değıl, ıhlal ede- rek kendi rejimıni kurmasıdır Işte Batı Avrupa'ya damgasını vuran bu sı- yası çerçeveyı Türkıye'nın kabul edebıleceğı- nı düşünüyorum Pratık olarak bu şu anlama gehr: Şüphesız düzen ıçındekı sıyası akımlar ve partıler, yanı bugün parlamentoda temsıl edilen akımlar ve partıler, doğal olarak bu sı- yasal hayatın ögelen olacaklardır Fakat bu- nun dışında bazılannın ıddıasının aksıne, ev- cılleştığı, devrımcı programını terk ettığı ıçın değıl, devrımci bu- programa sahıp olsa bıle, sosyalıst ve komünıst partıler, yanı proletar- ya dıktatörlüğünü savunan sosyalıst ve komu- mst hareketler dahı bu çerçeve ıçınde özgurce örgütlenebılme ve ıktıdara aday olma ımkâ- nına sahıp olacaklar Laık bır anayasal duze- nı değıştınp şerıatçı düzenı yıne parlamenter çerçeve ıçınde ıktıdara getırmenın mucadele- sını yapan akımlar da serbest olacak Keza Türkıye Cumhurıyetı'mn bır parçasını ayır- mak, bölmek ısteyen veyahut umter bır ana- yasal sıstemı federaüf bır düzene dönuştürmek ısteyen veyahut anayasada mevcut olmayan kültürel otonomı ögelennı getırmek ısteyen ve muhtemel bırden fazla olacak olan azınlık partılen de bu sıyasal modus vıvendının ıçın- de yer alacaklar Anayasayı değıştırecek ço- ğunluğa sahıp olunca da bu, çoğunluğun ım- kânını kullanmayı da mümkün kılar Toplum- da o çoğunluk varsa bunun da anayasaya yan- sıması gerekır Ben bu çerçeveye tek bır konuda ön koşul koyarak konuşmamı bıtıreceğım Bu farklılık ve çeşıtlüığın sıyasete yansıması, en azından yasal çerçevede, hukukı çerçevede, hatta polı- tik anlamda fiılen de eşıt koşullarda olmak ge- rekır Turkıye bakımından bu çerçevede prob- lem yaratan akım şerıatçı akımdır Zıra şerı- atçı akım, Turkıye Cumhurıyetı, butun ıddı- alanna rağmen laık bır rejımı uygulamadığı ıçın devlet-dın ılışkılermın ıçınde oluşan avan- tajlı konumlardan öturu devlete hâkım olma- nın stratejısını ızleme ımkârum bulmaktadır Bugun karşılaştığımız sorun budur Laık du- zen tam olarak uygulansaydı devletle dın ara- sındakı ılışkı kopardı Olmadığı ıçındır kı dev- letın ımkânları bugun ımam hatıp ok\ülan>- la başlayıp dıyanet ışlerıyle son bulan, devle- tın dını kontrol etmesı dıye başlayıp, arkasın- dan dıncı akımlann devlete hâkım olması bı- çımıne dönuşen bır tehhkeh çerçeve oluştur- muşlardır Bu bakımdan şenatçı akımlann sı- yası bakımdan örgutlenebılmesımn ön koşu- lu olarak Turkıye'de şu mucadeleyı vermemız gerektığmı duşunuyorum önce laıklık sonra şenatçı akımlara sıyası özgurlük. "önce laıklık" şu anlama gelır Devletle dın arasın- dakı tum kurumsal ve örgutsel ılışkıler son bulmalıdır Bızım klasık Atatürkçu geleneğın taleplen bu bakımdan sadece bır ılk adımdır Yam zonınlu dm derslen kalksın Kalksuı ama meselevı halledıyor mvP Bır adım daha ılerı- ye gıdelım Imam Hatıp okullan normal ted- nsat yapan devlet lıselenne donuşsun Hatta Dıyanet Işlen Başkanlığmı da kapatalım Ama bunun karşüığında da şunu kabul etmemız la- zım Bu adımlan atarsak o zaman, dın örgut- lenmesmm ve dını hızmetlenn tamamen sıvıl toplumun bunyesuıe ıntıkal etmesım de kabul etmemız lazun Tankatlann sıyaset dışı örgut- lenmelerım de kabul etmemız lazım Yanı bır yandan klasık Atatürkçu çızgıyı ızleyerek, "dın devlet tarafmdan denetlensın"ı savunanlar, öte yandan, "bu denetleme son bulsun, ama sıvıl topluma da bırakmayalım" dıyenler bana gö- re yanlış bır çızgıdedırler Devlet dınden elını çekerse, sıvıl toplum dını örgutlenmelerını ve dını hızmetlerını kendı bünyesuıde duzenle- mek zorundadır Bellı bır yasal çerçeve ıçınde bunu yapmak zorundadır Böyle bır yasal çer- çeve örneğın dınsel örgutlenmemn dış kaynak- larla beslenmesını engellemelı Vakıflarla ıl- gılı bır duzenleme yapmalı vs Fakat bu ya- pıldıktan sonra, ışte o zaman dığer düzen-dışı sıyası akımlann sahıp olmadığı bır ımkâna şe- rıatçı akımın da sahıp olması söz konusu ol- maz Örneğın sosyahzm devlet ımkânlarıyla, aracılığıyla ıktıdara sızamıyor Düzen dışı sı- yası akımlar bu ımkâna sahıp değılken, şerı- atçı akım hem devletle ıçıçe ıktıdarı fethedı- >or, hem de ona sıvasal örgutlenme ve ıktıdara adaylığını yasal ve anayasal olarak da koyma hakkı verılıyor Bu, bana gore eşıtlık koşulla- rım bozar Ama dedığun gıbı eğer laıklık ger- çekleşecekse, söyledığım anlamda devlet ve dın ılışkılenm koparacaksak, ınsanların sıvıl top- lumda dını hızmetler ıçm serbestçe örgütlen- me hakkını da tanımamız gerekır. Bundan sonra laık bır duzenı değıştırmek ıçın örgutlenme, propagandasını yapmak, ık- tıdara adayhğını koyma hakkı da gelır Ben şerıatçı akımlara taraftar olan, onlara sıcak bakan bır msan değüım Fakat Turkıye'de sö- zunu ettığım ön koşul gerçekleşırse, yanı devlet-Dın bağıntısına, bu bağıntı yoluyla dev- letm feth edılmesı surecme flaıkhğm tam ola- rak uygulanmasıyla) son verıldığı takdırde, Turkıye toplumunun özeUıklennın, tanhsel edınımlerımn toplumsal çeşıtlılığın, şerıatçı akımlann sıyasal mucadele >oluyla anayasal bır çerçevede, anayasayı değıştırecek boyutlar- da ıktıdara gelecek olanaklar taşıdığını san- mıyorum" Sayın bılım adamımızın bu sözlerı ıçınde bana en ılgınç gelenı, bugun laıklerle şerıat- çılar arasında eşıt bır sıyasal olanak ortamı- nın bulunmadığına ılışkın değınıdır Evet, bu- gun Turkıye'de hıçbır sol akım, devlet deste- ğını bırakın, devletten hoşgöru bıle bulamaz, bu olanak sadece şenatçı akımlann elındedır Korkutucu olanı da budur Bızdekı sağ partı- ler, şerıatçı akımlan guçlendırır, sonra da on- dan destek beklerler Duşen başbakan, gıde- rayak, Ayasofya'mn tapınıma açılacağım nı- çın söyledı9 Onun ışı mıydı bu7 Eğer öyle ıse, laıklıkten nasıl sözedebıhrız'' Ben, 163 maddenın kaldınlması yolu ıle şe- rıatçılığa özgürluk getırme anlayışım bır tur- lu kavrayamıyorum Toplumumuzda en özgur katman odur PENCERE ARADABIR BEHZATAY Geri Gitmek, Gelişme Değil! Gerıcıler, tutucular her ılerı devınıme, görüşe karşıdıriar Devrımlerın, devrımcılenn devrımcılığın amansız düşmanı- dırlar Bunlar bılınmedık şeyler değıl Yadırgamıyoruz da Ne var kı son günlerde, ılerıcı bılınen kesımlerden kımı ya- bansı, gulunç sözler, gorüşler gelmekte Insanı şaşalatmak- talar Değışım, elbet güzel bır şey Ama ılerıye dogru olun- ca Gelışım sonucu olunca Yoksa, ınsanlar ve kurumlar genye doğru değışırterse sevındıncı olmuyof Yabansılaşıyor- lar, tutarsızlaşıyorlar Saçmalayarak gülunçleşıyoriar da Sankı ulkemızde hıçbır sorun kalmamış gıbı Kemalızmın ılketennı eleştırenler, kımılennın geçersızleştığını ılen sürenler görulmeye başlandı Hem şu anam-babam gunünde' Hem de kokenlerı Ataturk'un partısıne dayandığını, uzantılan ol- duklarını savlayanlar 1 Ne kadar acı ve duşündürucü! Kendı- lerını sosyal demokrat demokratık sol, halkçı, solcu sayıp, amıpler gıbı sureklı bolunen bu kesım, karşrtannda olarria- rın ekmeklerıne yağ surduklerı gıbı kendılenne umut bağla- yanları da umutsuzluğa duşurmekteler, acıya boğmaktalar Aymazlıkları oylesıne artıyor kı çevrelerını sureklı atdatıyor- lar Bunların aymazlıkları, sapmalan, aldatmaları böyle sü- rüp gıderse, bu ülkenın kotû talıhı de sürüp gıdeceğe benzı- yor Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı'mıza başlamasıyla bırtık- te ılkelennın kımılerını ulusal bır gız gıbı duyuncunda (vıc- danında) saklamış Sözgelımı cumhurıyetçılığı Kımılerını oluşturmaya başlamtş Örneğın halkçılığı 1920'de şöyle söy- lemış "Bızım görüşumuz - kı halkçılıktır - kuvvetın, kudre- tın, hâkımıyetın ıdarenın doğrudan doğruya halka verılme- sıdır, halkın elınde bulundurulmasıdır" 1923'te de, "Yenı Türkıye devletı bır halk devletı halkın devletıdır" demıştır Cumhurıyetımızın ılk anayasası olan 1924 tanhlı anayasada "Devletın dını, Dını Islamdır" sözu 3 Mart 1924'te halıfelık, şerıye bakanlığı, medreseler kaldırıldığı halde gereksız, an- lamsız olarak duruyordu Devletın ve organlarının dını ola- maz dıyerek bu sözu 10 Nısan 1928'de kaldırtmıştır Yanı la- ıklık ılkesını oluşturmuştur 1926 yılının hazıran ortasında, Iz- mır'de kendısıne suıkast duzenlendığı habennı almca, yemek yıyıp demlendığı Naım Palas'ın kapılannın ve pencerelennın kepenklerının kapalı olduğunu gorup sınırienerek, "Benım mılletımden gızlı vaptığım hıçbır ışım yoktur Her şeyı mılletı- mın gözü önünde yaparım Derhal kepenklerı, kapıları açı- nız!" dıye buyurur ve hemen kaptnın önune çıkar, halkı se- lamlar ve guzel bır söylev çeker Bu soyievden ışte bır türn- ce "Onların çırpınışları bızım devnm ateşımızı sönduremez " En acı anında bıle devrımden devrımcılıkten söz etmıştır Devrımcılık sozcuğu, sureklılık anlamını da ıçerdığı halde pe- kıştırmek ıçın 1935'te 'Aralıksız devrımler' demıştır Osmanlı Imparatorluğu'nun yıkıntısından arta kalmış, sa- vaşlarda ış yapabılen ınsanları ölmuş, üstelık 1929-30 eko- nomık bunalımına gırmış koca dünyadakı yoksul, bıtkın, yık- kın ülkemızı ve ınsanlarımızı nasıl canlandırdı, ısteklendırdı'' Fabnkalar, demıryollan hangı dızgenın sonucu? Elbette dev- letctlığın Tam bağımsız Turkıye' ıçın de elbet ulusalcılık ge- rekıyordu Gazı Mustafa Kemal, 10 Mayıs 1931 günü Cumhunyet Halk Fırkası'nın ıkıncı büyuk kurultayında partısinın ızlencesıne (programına) yukarıda önemını ve gereklılığını belırttığımız altı ılkesını koydurtur Kemalızmın ılkelerı olan bu altı okun yalnız partısinın ızlencesınde yer almasını yeteriı bulmaya- rak 5 Şubat 1937'de 1924 Anayasası'nın ıkıncı maddesını bır kez daha değıştırtıp, altı ılkesını bu maddeye geçırtır Kendılerını Atatürkçu sayanlar, gösterenler Kemalızmın altı okunu neden beğenmezler? Hele hele partılennın Atatürk 1 ün kurduğu partının uzantısı olduğunu savlayanlar, altı okun kımılerını nıçın eskımış buluriar'' Böylelenmn bugun genye doğru değışmelen, dönuşmelerı bızı alabıldığıne şaşalatmak- tadır Kendılenne umut bağlayanları da şaşkına çevınp umut- suzluğa yuvarlamaktadırlar Hele de 1970 yılının umut ada- mı olmuş bır partı başkanı, bugün devletcılığı, devrımcılığı eskımış gıbı gorurse şaşalamamız, üzüntümüz daha da çok otmaktadır O partı başkanı kı 1970'ın ılk yıllannda yazdığı 'Ata- türk ve Devrımcılık adlı krtabında sureklı devnmcılığı savu- nuyordu Bızler, Fıkret gıbı 'Bu memlekette de bır gün sa- bah olursa eğer" dıye duşunup söylenecek mıyız süreklı'' Ya Ara Seçim, Ya Erken Genel Seçim... Siyasal bakımdan ne kadar gerekli olursa olsun, mılletvekilı genel seçimimn öne alınması, Meclis'in, daha doğrusu, boyle bir karar için gerekli oy çoğunluğuyla ıktıdar partisinin takdirindedir. Oysa önumuzdeki 3 ay 1 haftalık sure içinde halen boş bulunan 11 milletvekılliği içın ara seçim yapılması anayasal bir zorunluktur. Çunku bu konuda artık anayasanın tamdığı takdir yetkisinin sonuna gelınmıştır. Prof. Dr. HİKMET SAMİ TÜRK gesı uzerındekı etkısı, mevsım koşullannın uygunluğu gıbı faktörler göz önünde tutul- mak suretıyle Meclıs karanyla belırlenır Sı- yasal nıtehktekı bu kararm ahnmasmda par- tı yaran açısmdan değerlendırmelenn de rol oynaması, ömeğın ıktıdar ve muhalefet par- tılennın ara seçımın kendılerı ıçm elverışlı görduklen bır tarıhte yapılmasını ıstemele- rı doğaldır Başbakan Mesut Yılmaz'ın başkanlığın- dakı yenı hükümet, 18 dönem mılletvekilı ara seçımının yapılabıleceğı en son tarıhe 3 ay 1 hafta, 19 dönem mılletvekilı genel se- çımının yapılabıleceğı en son tarıhe 15 ay 2 hafta kalan bır gunde güvenoyu ıçın TBMM önüne çıkıyor Bu takvun, yenı hu- kumete bu seçim hukümetı profilı kazan- dırmaktadır Güncel sorun, genel seçıme önce prova ıçın ara seçim yaparak mı, yok- sa doğrudan doğruya mı gıdıleceğıdır Fa- kat yenı başbakanın, Bakanlar Kurulu lıs- tesı ıle bırlıkte yaptığı bazı açıklamalar, ör- neğın bakan yardımcılığı ıçın anayasa de- ğışıklığı ve Devlet Planlama Teşkılatı'nın, uygulamaa daırelenn aynlması suretıyle ye- nıden düzenlenmesı duşuncelerı, şımdılık önumuzdeki aylarda ara seçim zorunluğu- nu ortadan kaldıracak bır erken genel seçı- mın sözkonusu olmadığını göstermektedır Sıyasal bakımdan ne kadar gerekli olur- sa olsun, mılletvekilı genel seçımının öne alınması, Meclıs'ın, daha doğrusu, böyle bır karar ıçın gerekli oy çoğunluğuyla ıktıdar partısinın takdırındedır Oysa önümüzde- kı 3 ay 1 haftalık sure ıçınde halen boş bu- lunan 11 milletvekılliği ıçın ara seçim yapıl ması, anayasal bır zorunluktur Çunkü bu konuda artık anayasanın tamdığı takdir yet- kısının sonuna gelınmıştır 1982 Anayasası'na gore ara seçim Türkıye'de çok partüı sıyasal hayat dev- nnde mületvekılı ara seçımlennın hıç yapıl- maması ya da çok sık yapılması bıçımınde görülen ıkı karşıt eğılım arasında ortalama bır yol arayan 1982 Anayasası'nın 78 mad- desuıın III ve IV fıkralan, boşalan mület- vekılhklen ıçın ara seçıme gi'lıleceğını, an- cak her seçun dönemmde kural olarak bır kez ara seçun yapılacağını ve genel seçım- den 30 ay geçmedıkçe ara seçıme gıdıleme- yeceğuıı, aynca genel seçımlere bır yıl kala ara seçun yapılamayacağını hükme bağla- mıştu- Böylece 1982 Anayasası, TBMM'nın beş yıllık normal seçim dönemınde ara se- çun yapılması ıçın bu dönemın tam ortasın- dan başlayan bır buçuk yıllık bır sure ayır- mıştu- Fakat bu- buçuk yıllık sure, Mıllet- vekdı Seçımı Kanunu'nda öngörülen nor- mal genel seçim takvımı ıle öncekı genel se- çunın fiılen yapıldığı tanh arasındakı fark nedenıyle bazen uzayabdır veya kısalabılır Bu süre ıçuıde ara seçımın ne zaman ya- pılacağı, boşalan mılletvekıllıklennın sayı- sı ve parlamentodakı ıktıdar-muhalefet den- Önceki uygulama ve şimdiki durum 1982 Anayasası dönemının ılk mılletve- kilı ara seçımı nıtelıgındekı 17 dönem mıl- letvekilı ara seçımı, 6 Kasım 1983 nulletve- kıh genel seçımınden 34 ay 3 hafta sonra, yanı ara seçim ıçın anayasanın 78 madde- sınde öngörülen sürenın ılk 5 ayı ıçınde, 28 Eylül 1986 günu yapılmıştı O zaman 400 sandalyeh Meclıs'te boş sandalye sayısı 11, boş sandalye oranı % 2 75 ıdı Bugün ıse 29 Kasım 1987 mılletvekilı genel seçımı uze- rınden 43 ay geçrruş, dolayısıyla ara seçim ıçm anayasanın 78 maddesınde aynlan sü- renın 13 ayı dolmuş bulunmaktadır Şımdı 450 sandalyeh Meclıs'te boş sandalye sayı- sı yıne 11, fakat boş sandalye oranı Vo 2 44'tur Böyle olduğu halde ara seçun ka- ran henuz venhnemıştır Bu gecıkmede ık- tıdar partısinın Meclıs'te adaletsız bır seçun sıstemıne borçlu olduğu genış bu çoğunlu- ğa sahıp bulunması ve 26 Mart 1989 yerel genel seçımlerı yeıulgısuıden sonra yenı bır nske atılmayı göze alamaması gıbı faktör- lenn rol oynadığı duşunulebüu- Ara seçim ne zaman yapılmalı? Ancak bugun artık ara seçunuı daha faz- la gecıktınlemeyeceğı bu- zaman dılımıne gı- rılmıştu- Bunun ötesı, anayasanın çığnen- mesıdu- Üstehk ara seçun yapılabılecek su- re, -kımılennın sandığı gıbı- 29 Kasun 1987 mılletvekılı genel seçunının 5 yılı olan 29 Kasım 1992 tanhının bır yıl öncesı ıtıbanyle 29 Kasım 1991'de değıl, daha erken bu- ta- nhte dolmaktadır Bunun nedem, Mılletve kılı Seçımı Kanunu'nun ongörduğu normal genel seçim takvunıne göre önumuzdeki ılk mılletvekıh genel seçımının 29 Kasım 1992'de değıl, daha erken bır tarıhte >apı- lacak olmasıdır Bılındığı gıbı, TBMM'nın halen ıçınde bulunduğu 18 dönemın 5 yasama yılı, 1 Eylül 1991'de başlayacaktır Mılletvekilı Se- çımı Kanunu'nun 6 maddesının 11 fıkra- sına göre "Her seçun dönemının son top- lantı yılının 3 temmuz gunu, seçımın baş- langıç tarıhıdır ve ekım ayının ıkıncı pazar günü oy venlır Bu huküm gereğınce 19 dö- nem mılletvekılı genel seçımı, -öne alınma- dığı takdırde-12 Ekım 1992 pazar günü ya- pılacaktır öte yandan anayas<tnın 78 mad- desının IV fıkrası uyannca genel seçıme bır yıl kala ara seçim yapılamayacağı ıçın, 18 dönem mılletvekılı ara seçımının 12 Ekım 1991'den öncekı bır pazar günu yapıunası zonınludur Bu, ara seçımın en geç 6 Ekun 1991 pazar günu yapılabılmesı demektır Fakat genel seçımden farkh olarak, Mıl- letvekılı Seçımı Kanunu'nda ara seçımın başlangıç tanhını gösteren bır hukum bu- lunmamaktadır Bununla bırlıkte boşalan mılletvekıllıklerı sayısuıın TBMM üye tam- sayısının V* 5'ını bulması durumunda "uç ay ıçınde" ara seçim yapılmasma karar ve- rıleceğını öngören anayasanın 78 madde- sının III fıkrası gözönune ahndığında, mıl- letvekilı ara seçünlerunn genel olarak karan ızleyen "üç ay ıçınde" yapılacağı söylenebı- lır. Zaten şımdı 18 dönem mılletvekıh ara seçımının yapılması ıçın kalan süre de, 3 ay- dan sadece 1 hafta fazladır MeclisMn onundeki fırsat O nedenle anayasanın 110 maddesı uya- rınca yenı Bakanlar Kurulu programının okunması ve güvenoyu ıçın 30 Hazıran 1991 günü toplantıya çağrılan Mechs'ın bu fır- sattan vararlanarak ara seçun tanhını be- lırlemesınde yarar vardu- Bu yolda bu- ka- rar verılmeden yenıden tatıle guTİdığı tak- dırde önumuzdeki bırkaç hafta ıçuıde Mec lıs'ın 18 dönem mılletvekıh ara seçımı ıçın daha kısa surelı özel bır takvun getıren bır yasa tasansını görüşmek uzere anayasanın 93 maddesıne göre bır kez daha toplantı- ya çağnlması kaçınılmaz olacaktır Hatır- lamak yeruıde olur kı, 17 dönem mılletve- kıü ara seçımı ıçın oy verme günü, 11 7 1986 tanh ve 3309 sayüı kanunla "28 Eylul 1986" olarak belu-lenmış ve Yuksek Seçim Kuru- lu, buna göre seçımını başlangıç tanhı ve seçımle ılgılı dığer surelerı tespıt ve ılan et- meye yetkdı kılınmıştır (m I) Şu sıralarda savaş nedenıyle bır erteleme olasüığı söz konusu olmadığına göre, 18 dönem mılletvekılı ara seçımının en geç 6 Ekım 1991 pazar gunu yapılması zorunlu- ğunu ortadan kaldıracak tek alternatıf, en geç o gun 19 dönem mületvekıh genel se- çunının yapılmasıdır Yalnız bu durumda ara seçune gerek kalmayacaktır (*) Yoksa -basına yansıdığı kadanyla- yerleşmış par- lamento geleneklenne ters duşen bır uygu- lama ıle 19 dönem mılletvekıh genel seçı mının bırkaç ay ve>a bırkaç hafta öne ahn- dığını bır yıl önceden kararlaştırmak sure- tıyle anayasanın 78 maddesının IV fıkra- sına ışlerlık kazandırmak ve böylece ara se- çim zorunluğundan kurtulmak hesabı, bu yoldakı bır kararın gerçek amacını ve açık- ça anayasaya aykınhğını gızlemeye yetme- yecek bır alaturka kurnazlıktan öteye gıdemez (*) Bu konuda aynca bk H.S Turk, "Ara ya da Erken Seçim", Mılhyet, 18 12 1990, s 13 İZMİT SELÜLOZ VE KÂGlT SANAYtl rVfÜESSESESİ İZMİT POLİELEKTROLİT SATIN ALINACAKTIR 22 ton polıelektrolıt saun alınacakur Tekhfler ıdan alım ve teknık şartnamesı esaslannda *kl 5 geçıcı temınatla bırhkte 22 7 1991 günü saat 17 OCCye kadar müessesemızde bulundurulacaktır Venlecek tekhfler 27 9 1991 tarıhıne kadar opsı yonlu olacaktır Konu üe ılgılı şanname tstanbul, lzmıı, Ankara'da Alım Satun Mü- dürlüklenmızden ve Izmıt'te müessesemızden temın edılebüu Postadakı gecıkmeler, kapalı zarf ıçıne kotunayıp, açık olarak ve- nlen ve telexle bıldınlen teklıfler dıkkate alınmayacaktır Teşekkulümüz 2886 savılı kanuna tabı değıldır Emmyetlı, kârlı ve venmlı teklıf değerlendınleceğmden, ucuz teklıfin dıkkate alınmaması ve sıpanşın kısmen veya tamamen ıptalı vencıye bır hak sağlamaz İZMİT SELULOZ VE KÂGlT SANAYtl MÜESSESESİ Basın 29S01 VEFAT Ailemizin buyuğu, babamız MEHMETŞEN Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin. AİLESİ İLAN DÜZCE ASLİYE HUKUK HAKtMLİĞİ'NDEx\ Dosya No 1990/849 Davacı Mevlude Keleş vekılı Av N Samı Mıroğlu tarafından da valı Ab Keleş aleyhıne açılmış bulunan boşanma davasının mahke memızde yapılan açık duruşması sırasında Davah Alı Keleş'ın Hendek Aktufek köyu adresıne teblıgat yapıla mamış yapılan zabıta araştLrmasında dahı adresı tesbıt edılemedığı den bu kerre dava dılekçesımn ve duruşma gününun ılanen teblığıne karar verılmış olmakla, duruşmanın yapılacağı 10 7 1991 gunu saat 9'da davalımn duruşmada hazır bulunması, veya kendısını >asal bır vekılle temsıl ettırmesı aksı halde vargılamanın yokluğunda yapıla cağı ve karar venleceğı ılanen teblığ olunur AYDIN SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NDEN 11 12 1990 tanhınde sağlığa zararh gıda maddesı satmak suçundan samk Bahn ve Fadıme"den olma 1947 D lu Aydın Merkez Ramazan Paşa mahallesı nüfusuna kayıth ve halen aynı mahalle Hukümet Bul- van Sebıl Geçıt 8 Sokak No 9 Kat 2'de oturur Mevlut Gülpınar hak kında Aydın Sulh Ceza Mahkemesı'nın 29 5 1991 gun ve 1991/301 esas ve 1991/476 karar sayılı ılamı ıle TCK nun 396, 402 72, 19 3506 S K nun ve 647 SJC nun 4 maddelen gereğınce netıceden dörtyuzdok sanbm hra ağır para cezası ıle tecayesıne, üç av muddetle curme va sıta kıldığı meslek ve sanatının tatıhne, yedıgün muddetle ışyerının kapatıhnasına karar ventdığı ılan olunur 13 6 1991 Basın 29460 PERTEK KADASTRO HAKİMLİĞİ'NDEN Esas No 1977/108 Pertek-Konkalar kövünden Huseyın Durmuş ve Mehmet Durmuş tarafından davalı Huse,ın Aslan alevhıne mahkememızde açılan ko mısyon kararına ıtıraz davasımn yapılan açık durusması sırasında, Da\acı Huse>ın durmuş mırasçıları Şefıka, Emıne, Sefer ve Son gul Durmuş'lann adreslerının meçhul olduğu yapılan zabıta tahkı katında anlaşılmış, davacı mırasçılanna duruşma gününun ılanen bıl dırılmesı "çın teblıgat yapılmasına karar verılmış olmakla, Davanın duruşmasımn 12 8 1991 gunune bırakıldığından 3402 sa yılı kadastro kanununun 28 maddesı gereğınce dava sebep ve delılle nnızı dılekçe ıle ve>a ılk oıuruma gelmek suretı>le bıldırmenız aksı takdırde davanın açılmamış sayümasına ve tesbıt gıbı tescıle karar ve nlfye^i hmiKiı ılanpn Tehlıfe ohınıır 'Babai Bır fotoğraf albumü Eskı anılar Sayfayı çevırıyorsun Ta- nıdık bırı Önce şaşkınlık Aaa ne kadar da gençmışi Kım o' 'Mornson Suleyman'' 60'h yıllar Türkıye'nın en genç başbakanı Daha *1 yaşındayken ıktı- dar koltuğunda Sonra'' Yıllar geçıyor Ikı askerı mudahale Suleyman Bey hacıyatmaz gıbı yuvarlanıp ayağa kalkıyor, dostunu duşmanını şaşırtıyor Otuz yıldan ben polıtıkanın ıçın- de Ve bugun ayakta1 'Momson'luk artık gende kalmış 1990'larda Suleyman De- mırel, Amenka'ya karşın gundemdedır, yaşamının en zoriu savaşımını verıyor Çünku sağda Vaşıngton'un gözden çıkar- dığı -belkı defterden sıldığh bır lıdenn sermayeye karşın ayakta durabılmesı mucıze sayılır Dıle kolay! Demırel on bır yıldan ben muhalefette yaşadı ve partısını yaşattı Soluk soluğa bır maraton Herkesın 'brttı' dedıgı yerde dıkılıp defterını dürmek ısteyenlen yenılgıye uğrattı "Dün dûndûr, bu gün de bugun " Dünkü Suleyman.bugün adının başındakı 'Momson'u kaldırmış, yığınların gözünde ye- nı lakabı •Baba! ' * 1990'larda değışen yalnız Suleyman Demırel değıl kı' Mos- kova, teslım bayrağını çektı Kızıl tehlık&nın kıymet-ı harbı- yesı kalmadı ABO uydulannda artık ıç polıtıkayı 'komünızm- le mucadele' belırlemıyor 'Buyük Patron'dan ışaretı alan ser- maye ıktıdarı, 141-142 maddelerı sıldı Komünızm dünya ça- tışmasının eksenı olmaktan çıkınca, Amenka'nın Islam ulke- lerıne donuk yeşılkuşak" kuramı da anlamını yrtırdı Artık 'ko- munızme karşı en lyı panzehır Islamdır" mantığıyla şerıatçılı- ğı açıktan gızlıden destekteme sıyasetı de aşıldı Tersıne Islam dunyasındakı köktencı gelışmeler hem Batı'yı, hem Turkıye'de 'Dolce Vıta'ya dönuk buyuk sermayeyı urkutuyor Daha açık deyışle Suleyman Demırel ıstese de eskı Suleyman Demırel olamaz Pekı ne olur? • Dunya hızla değışıyor 12 Eylul 1980 kafasıyla 1990'larda yaşama olanağı da kal- madı 'Dört eğılımı bırieştıren merkezpartısı' modelı çöktü, fe/ter- natıfsız ıkbdar' savı cöktu "depolıtizasyorf sıyasetı çöktü, 'ucuz emek cennetı' ruyası çoktu, 'sür&klj zam, sureklı devalüasyorf polıtıkasının dıbı görundü, 82 Anayasası aşıldi; Vesayef de- mokrasısı'nm delı gömleğıne Türkıye sığmadı, 'ıcraatm ıçınden' programı artık televızyona çıkmaktan korkuyor, "Su- leyman Be/ın yuzu eskımıştır" dıyenlerde yuz kalmadı, su- ratlar aşındı Televızyon ANAP ıktıdarının Meydanlar muhalefetın Özal Çankaya'da kuşatıldı 'Baba 1 halk arasında dolaşıyor, 'ılle de Özal yönetımı' dıye dıreten Bush un kulağına kar su- yu kaçırıyor ANAP 'merkezpartısı' olmak ıddıasıyla yola çık- mıştı, bu gıdışle 'orta sağ'm partısı bıle olamayacak Pekı 'orta sağ'm partısı kım olacak' 'Baba'nınkı • ANAP'ın ıflası sağdakı 'altematıf\ de saptıyor, başka se- çenek bırakmıvor, merkezden sağa doğru odaklaşma ya da 'merkez-ı sıklet Suleyman Bey'ın partısıne doğru kayıyor Pekı bu gıdışat -beklenmedık bır altüst oluşla tersıne dönmezse- Süleyman Bey 21 yuzyıla doğru Türkıye'nın yazgısında onemlı rol oynayabılecek bır konuma adım adım yaklaşmı- yor mu' Doğrusunu ıstersenız 'Baba', dırenışı ve savaşımı ıle goz yaşarttı, 'ılahlar susamışlardı', ama kellesmı vermedı Ancak bu kez Demırel'ın elınde ne 'antıkomünızni sıyase- tı var ne de 'Muslümanhğa yatınm' polıtıkası Pekı ne var? Suleyman Bey'ın ışte bu soruyu çok lyı duşûnmesı, yasa- dığı acı deneyımlerın terazısınde geçmışı ve geleceğı tart- ması gerekıyor Çunku tarıh baba belkı de hıçbır sıyası lıde- re 'üçuncü kez' fırsat tanımamıştır DEVRIMCI MUCADELE •Sosyallzm YafantMi, Sosyallzm Düfünc«*l H. Kıvılcımh •Çağdaf Yol Üzarln* Eleştlriler III • Mellh Prtdemlr'ln "Muhalafal MeclUI", "Dütunca Ç««lllamaar •Işçllofin Saai. "l»y«rl Komito va Konaaylari Elaşllrl»!" «Kürt Halkı Kazanacaktır A Y I I K T I |Bestefcar Osman Sok 8 / 1 9 Cağaloğlu - IstanbU 527 76 161 Oğlumuz A. GÜNEŞ KARACAOVA DOĞDU' (25 61991-Cernıhpaşa Tıp Fakühesı) Sağlıkh lyı ve guzel ınsan olmasını bızımle paylaşrnak ısteyen dostlara duyurulur GULAY-EROL KARACAOVA KIRKLARELİ CAM SANAYİİ A.Ş.'DEN TASARRUF SAHİPLERİNE DUYURUDUR Şırketunızce brut "«77 (net %68, 915) oranı üzennden ıskonto edıl mek suretıyle ıhraç edılecek A tıpı, 360 gun vadelı 4 tertıp 2 sen 5 000 000 000 — (Beş mılyar) TL tutanndakı fınansman bonolan 28 6 1991 tanhınden ıtıbaren 10 ışgünu süre ıle satışına aracılık eden, Camış Menkul Değerler A Ş tarafından aşagıda behrtılen adreste sa tışa sunulacaktır Bu fînansman bonolannın halka ara Sermaye Pıyasası Kurulu ta- rafından 2499 savılı kanun \e 86 11130 sayıh Bakanlar Kurulu ka- rarına dayanılarak çıkanlan sen III, No 4 sayılı tebhğ uyannca venlen 12 3 1991 tanh v e F B 7 K-l sayüı ıznedayanmaktadır An- cak, bu ızın, finansman bonolarımızın ve ortakJığımızın kurul veya kamuca tekeffülu anlamına gelmez 1 ürtaklığın ödenmış sermayesı 2 Fin Bon öderae Tarıhı 3 Fın Bon Ödenmesını Garantı Eden Banka Yoktur 4 Satış Suresının Bınncı Günündekı Satış Fıyatı 94 500 000 000 — TL 23 6 1992 Kupur Değerı (TL) 1 000 000 — 5 000 000 — 10 000 000 — 5 Satışın Yapılacağı Yer Ilk Gun Satış Fıyatı (TL) 598 014 — 2 960 069 — 5 920 137 — Camış Menkul Değerler A Ş Barbaros Bulv No 125 Camhan, Balmum cu/Beşıktaş İSTANBUL 6 Dığer hususlar I) Ortaklığın E>lul 1990 hesap dönemıne ılışkın malı tablo ve ra- porları, denetleme kuruluşu Ergın Uluslararası Denetım ve Yemınlı Malı Müşavırlık A Ş tarafından denetlenmıştır II) Olumlu göruş ıçeren denetleme rapor özetı, ızahnamede yer al maktadır III) 13 3 1991 tanhınde tescıl edilen ızahname, Camış Menkul De ğerler A Ş nın vukarıdakı adresınde halkın ıncelemesıne açık tutul maktadır
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog