Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbı Cumhunvet Matbaacılık ve Gazetecıhk Turk Anonım Şırketı adına Nadir Nıdı 0 Gcnel Yayın Muduru Hasan CcnuJ, Müessese Muduru EntaK Ufikhgil. Yazı lşlcn Muduru Ok«y Goncnsin, % Haber Mcrkczı Muduru Yikrm !•)«, Sa>fa Duzenı ^ûDetmenı \k Aar 0 Temsrfaler ANKARA Ahmet Tu, IZMİR Hıkmct Çeaıkıyı. ADANA Çtttn Vıjenojlu Iç Polmk» Cdd luta^K. Dij Hlbcrier Elfaa fcta İ4-Scndikı. Şikna I m d . Kul'ur Cd.1 IMr. Isjnbul Hsbcrkrı b a s l b n k Efeum G a a v !••!••. Yun Habcrlcn N«*n Dofu. Spor Dmjsmaııı I M A ı * Yanfeoa». Dızi Ylzl.ar Krmn Çshşkn, trtti rmı Ş.MS Alpay Dttzdlme Abdattak \uja 0 Koorduuıör ttacl Kof^ns 0 Ma'ı Hler Erol E/tm 0 MuhaietK Balnl taer 0 BIHçe PUnknu Snfl 0—J.bıı.otl. 0 Rckkm. An» Tor™ 0 Ek Ya> r.u: H.I» AknK 0 [dare Hıscrlı Ganr 0 t;l«lıt» Ö»4er Çclik 0 Bılfi-ljlem N«fl l n l 0 Pertonel Srrfl K7WT ATUTJ/I. Başkan NMİk NMIİ OkU> \klmL t l l p . fcj«r. H n u C t n L Hıknct ÇetİBkra. Okı> L(«r H u c t llkn A» S ı r m . AkM Tn Sasaıı w >»wın. Cumhuroo Mubsicıjık vc Glzaeatlk TA.Ş. Türk Ocjı C«d 39/41 C-»J«lo|l> J4334 Ist PK 246 tstınbul Td- 512 05 05 12) tıM) Tslou 21246. F» <i) 526 «0 72 0 I Buroiar- A A ı n 2ıya GOUtp BK lnküap S No 19/4. Td 133 II 41-4" TeieL 42344. FajL (4) 133 05 65 ^ bmir. H Zltl Blv 1352 S. 2/3. Td: 13 12 30. IMOL 52359 Fu_ (51) 19 53 60 c toOoll Cad 119 S No I t l l l TH. 19 37 52 (4 h«l) Tctol 62155 Fıx. (71) 19 25 7» TAKVİM: 27 HAZİRAN 1991 Imsak: 3.26 Gttneş: 5.26 öğle: 13.11 Ikindi: 17.11 Aksam: 20.47 Yatsı: 22.38 SEFA TAŞKIN 'Almanların Zeus Sımağı'na sahip çıkmasıayıp 9 Bergama Belediye Başkanı Sefa Ikşkın, "Iroya Hazinesi'ne Almanların, sanki bu eserlerin gerçek sahibiymişçesine sahip çıkmalan iki yüzlülüktür' dedi. tZMİR (Cumhuriyet Ege Biirosn) — Zeus Sunağı'nın Bergama'ya geri verilmesine karşı çıkan Alman yetkililerin, Türkiye'den Almanya'ya ka- çınlan ve 2. Dunya Savaşı so- nunda Sovyetler Birliği'ne gö- türülen Troya Hazinesi'ni ge- riye almak için çalışmalan Bergama'da tepkiyle karşılan- dı. Zeus Sunağı'nın geri alın- ması için kampanyayı sürdur- düklerini belirten Bergama Be- lediye Başkanı Sefa Taşkın, Alman yetkılilenn tutumunun "iki yuzlülük" olduğunu söy- ledi. Bir yıb aşkın bir süredir Ber- gama Zeus Sunağı Konseyi ta- rafından yurutulen Zeus Suna- ğı'nı geri alma kampanyasına olumsuz yaklaşan Alman yet- kililer, Türkiye'den kaçınldı- ğı tum diınya tarafından bili- nen Troya Hazinesi'ni Sovyet- ler Bırüği'nden geri almaya ça- lışıyor. Ikinci Dunya Savaşı sı- rasında kaybolan ve bir sure önce Sovyetler Birliği'nde or- taya çıkan Troya Hazinesi'nın Turkiye'ye geri verilmesi ko- nusunda birçok bilim adamı- nın göruş bildirdiğine dikkat çeken Bergama Belediye Baş- kanı Sefa Taşkın, "Şimdi Al- manlar bu hazineye sahip çık- maya çalışıyorlar" diye ko- nuştu. Taşkın şunlan söyledi. "Alman defıne avcısı Schli- emann tarafından Çanakka- le'den Almanya'ya kaçınldığı herkesçe bilinen Troya Hazi- nesi'ne Almanlann, sanki bu eserlerin gerçek sahibiymişçe- sine sahip çıkması en hafif de- yişiyle iki yuziuluktur. Berga- ma'nın haklı istegi olan Zeus Sunagı'nı geri alma çabalan- na kulaklannı tıkayan Alman yetkililerin, Türkiye'ye veril- mesi gereken Troya Hazinesi'- ne sahip çıkmaya çalışması ayıplanacak bir olay." 6 Antma sistemi acilen kurulmalı 9 HÜSEYİN ERCtYAS ~ İZMİR — Ülkemizde kirli- likten korunmak için atılacak en önemli adımın kanalizasyo- nun ve arıtma tesislerinin bir an önce tamamlanması oldu- ğu bildirildi. Arıtma tesisi ku- rulması için öncelikli 308 do- layında beldenin belırlendiği, 37 beldede ivedilikle antma te- sisi kunılması gerektiği kayde- dildi. JTU öğretim uyesi Prof. Ahmet Samsunlu, "Türkiye'- de arıtma tesisleri alamnda acilen gerçekleştirilmesi gere- ken, buyuk çapb koruyucu alt- yapı seferberliğine ihtiyaç vardır" dedi. Turkiye'de 2 bin dolayında belediye içinde 1989>ıb başın- da yalnızca 9 beldenin arıtma tesislerinin bitirilebildiğıni an- latan ITÜ Çevre Muhendislı- ği Bölumu öğretim uyesi Prof. Samsunlu, 60 tesisin yapımı- nın, 15 tesisin de projesinin surdUğünü söyledi. Antma tesislerinin 5-10 yıl gibi surelerde bitirilemeyeceji- ni, en azından onceliği beliri»» nen 300 dolayında kent ve ka- sabanın gereksinimı dikkate alındığında yatırımlara 29 yıl boyunca hızla devam edilme- si gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Samsunlu, tesis öncelikle- rinin beürlenmesiyle ilgili şu bilgileri verdi: "Antma tesisleri yatmmfaui için aynlan sınırb mali imkân- lardan azami derecede yarar- lanılabilmesi için dikkatli bir planlama ile önceükle yapü- ması gereken antma tesisleri- nin belirlenmesi gerekiyor. öncelikli kıstaslanm belirle- dik. ÇeşiUi kriterleri esas ala- rak antma tesisi kuruiacak bddelerin önceligini sapudık. Bu öncelik beliıiemede, belde- nin nüfusu, ekonomik >apısı, imar dunımu, UaiLmmada ön- celiği, alıcı ortam ozellikleri, kanalizasyon, içme suyu sis- temlerinin bulunup bulunma- dıgı gibi kriterler esas alındı." Nüfusu 10 binden buyuk yerleşim merkezlerinde belirle- nen kriterler doğrultusunda anket uygulandığını, böylelik- le öncelikli 308 beldenin sap- tandığını anlatan Prof. Sam- sunlu, bu beldelerden 37'sinde ivedi olarak arıtma tesisi ku- rulması gerektiğinın ortaya çıktığınj söyledi. Işleri ters gidene, sevdiğine kavnşamayana 'çağdaş büyücülerden' klasik bir teselli 6 Sana büyü yapmışlar'Insanlık tarihinin her döneminde var büyü. Karı koca kavgasına, kısırlığa, ağnlara, kara sevdaya, sert kocalan yumuşatmaya, koca bulmaya, kocaların ilgisizliğine değgin ilginç büyü reçeteleri sunulmuş çağlar boyunca. SERPtL GÜNDÜZ ~~ Şu günlerde moda bir büyu var. 7 tane yürek alıyorsunuz. Dana ya da koyun yureği. Her birinin uzerine 7 iğne saplıyor- sunuz. 7 gün boyunca ateşte ya- kıyorsunuz. Istenen kişiyi düşu- nup yasin okuyorsunuz. Istedi- ğiniz kişi dişiyse dişi yürek, er- kekse erkek yurek seçiyorsunuz. Büyücü Bülent Kısa'ya göre bu tür büyü reçetelerinin hepsi saçmalık. "Daha önce yapılmış yazılı tnetottan uygulayamazsı- nu" diyor Bölent Kısa. Ona gö- re, insan zekâsı dışuıda birtakım enerji alanları var. "Zeki enerjiler" dıye tanımlıyor bun- ları. "tster cin deyin, ister me- lek. lnsanın kendi içinden çıkar, okuyup dua etmekle olacak şey degfl" diyor Bülent Kısa. Büyu! Insanlık tarihinin her döne- minde var. Kan koca kavgası- na, kısırlığa, ağnlara, kara sev- daya, sert kocalan yumuşatma- ya, koca bulmaya, kocalann il- gisizliğine değgin ilginç buyü re- çeteleri sunulmuş çağlar boyun- ca. tnsanlar hem merak edip hem korkmuşlar. Bilimin hızla ilerlemesine, teknolojinin gelişmesine karşın, doğa üstu güçleTe merak hiç bit- miyor. Kimi görüşlere göre binli yıllann başlangıcı ya da sonla- ruıda doğa üstü güçlere ılgi ola- ğanüstü artıyor. örneğin 90' lı yı1larda Avrupa'da ünlü dergi- lerin çoğu kapak konusu yapı- yorlar bu tür olayları. Fransa'- da büyücülerin sayısının dok- torlardan bile fazla olduğu ileri sürüluyor. Çocukluğundan beri bu tür işlerle "haşır neşir" olduğunu söyleyen Büyücü Bülent Kısa, "Ben birçok şeye karşı çıkıyo- nım. Allahmış, şeytanmış, ka- denniş, bunlan kabul etmek be- nim anarşist ruhuma ters" di- yor. Kısa'ya göre yapmak iste- yen herkes bu tür işleri yapabi- lir. Büyü müştensinin çok olma- sının ülkelerin yaşadığı ekono- mik ve toplumsal olaylara bağ- lı olduğunu savunan Bülent Kı- sa, "Ülkenin ekonomik duru- rau kötüyse bu tür konulara da- ha çok ilgi duvar insanlar" di- yor. Bülent Kısa, büyücülüğü şöy- le anlatıyor: "Kendisine büyü yapıldıgına FALCI BİNGÜL İŞTEN — Falcılıkla politikayı bir arada yü- BÜYÜCÜ BÜLENT KISA — Kendisine buyu japüdıgına ina- rütüyor. ANAP Bakırköy ilçesinde çalışıyor. Parti arabalann- nıp bana buyu bozmak için gelenlere inanmıyorum. Ters giden da anonsçuluk yapıyor. (Fotograflar: Erdogan Köseoglo) işlerini bir şeylere yormak istiyorlar. Bakıryak, sevgilinden ayrılma!• Istenmeyen bir kimsenin eve gelmemesi için o kisinin adı bir kâğıda yazıhr. Yazılı kâğıdın ustüne 7 elham ve 11 kulhüvallahi suresi okunup üflenirse, o kişi eve gelemez. • Bir kimseyi köle gibi âşık etmek için uç tane pamuk çekirdeği alınır, her birine birer yasın okunur ve o kişinin kapı eşiğinin altına gömülür. Kısa zamanda dize gelir. • Muhabbet için yedi tane kemiğe, Atata, azima, zülma, Sırrûllah, Samin lafz, Lamâtülnâs yazılıp istenen kadın ise dişi köpeğe, erkek ise erkek kopeğe yedirüir. • Sevdiğini ayağa getirmek için sol avuca 21 tane karabiber ahnır. 7 gunde üç kere birer birer olmak üzere Hubbü ve innehü lihubbu bilhayır lişeddidun duası okunarak ateşe atılır. • Bir kırmızı bakır parçasma sevilen insanın ismi 7 kez yazılıp o bakır parçası ateşe konursa o insan sevgilisinden hiç ayrılmaz. • Bir kadına gizlice yaptıklarmı söyletmek için bir tavşan yakalanır, kesilir, yağı ayrılır ve kadın uyurken uyandırmadan göğsüne sürülür. Kadın uyanır uyanmaz gizlice yaptığı seylerı anlatır. = = Büyü bozmak • Buyüye uğrayanların büyüden kurtulmalan için de buyü yapmak gerekiyor. Kma.iğde çekirdeği, zırnık, leylek tersi yakılarak tütsü yapılıyor. • Yedi kapı eşiğinden birer parça kesilerek yakılır ve bütün ev tütsülenir. • Demir tozu kaynar suya atılır ve bu su ile banyo yapılır. • Büyülü kişiye ten fanilası ve iç çamaşın ters giydirilir. Büyü malzemeleri Aşk büyüsü için: Karabiber, arnavutbiberi, kuzu yureği, mum, bakır levha, at nalı, eşek naü, geyik derisi, yumurta, tahta kaşık, ceviz, günlük, nohut, bakla, iri tuz, kesme şeker, kuru incir, kara uzum, dut, yaprak, zeytin yaprağı, sarmaşık, buğday, kjrmızı bakır, miskü amber, mangal ateşi, kilit, pancar, kaş, kirpik, saç teli, tarak, iç çamaşın, ekmek, kemik, yarasa kemiği, yarasa kanı, yarasa kanadı, kelebek. Büyü bozmak için: Zeytin çekirdeği, idrar, sirke, leylek pisliği, kına, zırnık, iğde, malta pamuğu, iplik, yedi kapı eşiği parçası, ardış katraru, pirinç, günlük, leylek yuvasından çalı çırpı, demir tortusu, yedi dükkânın süprüntusü, leylek tersi, maydonoz tohumu, pancar, çalıntı yeşil kâğıt, kirpi kanı, değirmen dolabından sıçrayan su, kırlangıç pisliği. Ayırmak için: Hardal tohumu, kabir toprağı, domuz yağı, tereyağı, koyun başı, tahta kaşık, yılan derisi, arpa... inanıp bana büyü bozmak için gelen insanlara inanmıyorum. Ters giden işlerini bir şeylere yormak istiyorlar. Bana büyü yapıldı diyerek geliyoıiar. Bakı- yoruın kadının kocası kaçmış. KacOgı kadının fotofrafım gös- teriyor tele-kız gibi. Bir de ken- disine bakıyonım, şişman, ba- kımsız..." Bir kişiyle ciddı büyücülük çalışması yapılması için en az bir hafta uzerinde çalışmak ge- rektiğini söyluyor Bülent Kısa, genellikle erkeklerin de bu işle- re meraklı olduğunu ama tıpkı, "erkekler ağbunaz" dendiği gi- bi, erkeklerin de büyucuye git- tiğini söylemekten çekindiğini anlatıyor. Son zamanlarda işleri kötu giden işadamlarının da kendisi- ne başvurduğunu söyleyen Bu- lent Kısa, "Bu tür işler büyü ile düzeltilmez. Bir kişinin kaderi vardır. Bir de toplumun kade- ri. Zîncirleme olaytardır bunlar. Buyüyte ban işler düzeltncnıez ' diyor. Bülent Kısa, fal ve büyü ara- sındaki ilişkiyi şöyle anlatıyor: "Fal, olması muhtemel şeyle- rin ihtimal dahilinde olanlannı söyler. Büyü kaderi degiştirme- ye caltşır. Olacak olan olaylar- da istege uygun degişiklikler yapma sanatıdır. Esrarengiz bir şey degildir. lnsanın istedigi an- da uygulayabileceği bir şeydir. Maksath ve bilinçli olarak yapı- lır. Her insanın belli bir gucu vardır. Bu gucu yoğunlaştırabi- lir." Buyunün insanlara zarar ver- mek amaayla ya da iyi yönde yapılacağrnı anlatıyor. "Düaya- nın görebileceği en ahlakaz adam benim, birisini öldünnek isteyen için katil, iyilik etmek için doktor olurum" diyor. Hangı konularda büyü ise ya- ramaz şeklindeki soruya Kısa, yanıtıru şöyle veriyor: "Teorik olarak ber konuda işler. Pratikte ne olur bilemiyo- rum. Ben aslında hiçbir şeye inannnm Hiçbir şeyi de reddet- mem. Sadece insanlann içia4e- ki iyilik ve kötülüğü yansıüyo- rum." "Buyüyü kaderi degiştinnek için yapariar" diyen ftlcı Bin- gül Işten'le konuşuyoruz bu kez. "Sosyeteye yönelik çalışıyorum" diyor Bingül Ha- nım. Bağcılar'da kuaför dükkâ- nı var. Fala çok büyük merak olduğunu söyluyor. Kendisinde- ki yeteneğin aileden gelme oldu- ğunu anlatıyor. Midillili olan anneannesi zamanında orarun en ünlü falcısıymış. 4 çocuklu Bingül tşten, 19 yıllık kocasın- dan fal yuzünden aynlmış. Şim- di 11 yaşındaki oğlu da annesi- nin izinde fal bakıyormuş. Bingül tşten falcılıkla politi- kayı bir arada yurutüyor. ANAP Bakıröy ilçesinde çabşı- yor. Parti arabalannda anons- çuluk yapıyor. 7 yaşından bu yana fal baktığını anlatan Bin- gül Hanım, "faküık doktorhık yapmak gibi bir şey, insaabui telkin yoluyla ikna ediyorsu- nuz" diyor. Amerika ve Avrupa ülkele- rinde, geri kalmış ülkelere göre daha çok buyu ve inanç uygu- lamalan bulunduğunu söyleyen Prof. Metin And, çeşitli büytl ayrımlan içinde kara büyü-ak büyü ayruru olduğunu anlatı- yor. Kara bu>aı kötulük için, ak buyu iyilik için amaçlanıyor. Büyunün birçok din ve tarikat- lann, şiir ve çeşitli sanatlann, ti- yatronun kökenini oluşturduğu- nu söyleyen Prof. And. toplum- sal büyülerin de insanlık tarihin- de önemli olduğuna dikkat çe- kiyor. "Aslında inananlar istedigi büyüyu yapabüirter, buna kim- se kanşmaz. Ancak insanlara zarariı olanlaria da ugraşmak bir insanlık odevidir" diyen Prof. Metin And, ilginç bir ola- yı da hatırlatmakta yarar görü- yor: '1958'de yitirdigimiz degerii folklor araşürmacısı Mehmet Haüt Bayn'mn 1947 de yayım- lanmış İstanbul Folklonı adın- da bir kitabı vardı. Kitap tüken- digi yülarda sahaflarda başörtü- lü, çarşaflı birtakım kadınlann gelip ısrarla bu kitabı istedikle- rini gorup once bir anlam vere- memiş sahaflardaki kitapçıklar Sonra iş anlaşılmış, bu kitabın bir bolamünde kocayı kapatma- sından ayırmak, çocuk dogur- mak, kocaanın sevgisini kazan- mak ya da onun cinsel gücünü arttınnak için birtakım büyü formülleri veriliyordu." Eliot^un afacan ^Kedilerl 10 yaşında Işte 10 yıldır sahnede olan 'Cats' ile ilgili birkaç rakam: Oyuncular sahneleme sırasında 2600 çift ayakkabı, 2300 kostüm eskittiler. Londra Borsası'nda 10 yıla yakın süre işlem gören Cats hisseleri, 1 sterline karşılık 2400 sterlin kazandırdı. 15 MtLYON STERLİN — Dansh, müzikli büyük gösteri 'Cats', tngUtere'de 10 yıldır sahnede. Cats, sadece Londra'daki rjyatroya 15 milyon sterlin kazandırdı. EDtP EMİL ÖYMEN LONDRA — "Kediler" on yaşında... Ingiliz ozan T.S. Eli- ot'un, afacan kedi oyunlanm, kıvrak ve gulümseyen bir dille aktardığı 'matrak' dizeler on yıldır sahnede. Dansh müzikli büyük gösteri. "Dansh müzikli" derken, dans ve mü- zik eşit oranlarda değil. Öncelikle dans ve gösteri öne çıkıyor. 'Cats', Londra tiyatro 'sanayii'nin kurumlarından bi- ri artık. On yıldır aynı sahnede, pazar dışında her gece, arada matineler. Başka ülkelerde baş- ka gruplar ve dillerde 7 ayn ya- punla sahnelenen 'Cats', sade- ce Londra'daki tiyatroya 15 milyon sterlin kazandırdı. Dun- ya çapında yaptığı kâr, 500 mil- yon sterlini geçiyor. Başanlı bir sahne gösterisi olduğu kadar, çok çok daha başarılı bir ış- yönetimi, pazarlama, satış ve ti- caret örneği. 'Cats' hakkmdaki aşağıdaki birkaç rakam dahi olayın çapı- m göstermeye yetmez: Oyunun akılda en kalan parçası 'Memories' (Anılar), 100 deği- şik sanatçı tarafından okundu, îadece Ingiltere'de radyo ve te- levizyonda 30 bin kez calındı. Sadece Londra'daki tiyatro- da on yılda 4.100 koltuk yeni- lendi. Oyuncular sahnelenme sı- rasında 2.600 çift pabuç, 2.300 kostüm eskittiler. Sadece Lond- ra'daki sanatçılardan şimdiye kadar 12 kişi evlendi, bunların 14 çocuğu oldu. Londra'da 4.100 temsilde seyirci sayısı 5 milyonu aştı. Londra Borsası'n- da on yıla yakm sure işlem gö- ren 'Cats' hisseleri, 1 sterline karşılık 2.400 sterlin kazandır- dı. 'Cats", şimdiye kadar sahne- de kesintisiz kalan "en uzun sü- ren müzikal" oldu. Bunca başarının sırn nedir? Oyunun konusu değildi. 'Sa- natçılar' da değıldi. Her şeyden önce, Amerikan muzikallerinin pabucunu dama atan Ingiliz müzikal bestecisi Andrew Lloyd Vv'ebber'in "uçup giden, akılda kalmayan, artistik degeri de ol- mayan, ama dinlemesi hoş müzigi" idi. Sonra sahneleme duzeni. Sahneyi dolduran erkekU dişili birbirinden atik ve canlı 'kedV- ler. Bir saniyesi boş geçmeyen sürekli dans ve ritm. Ve tabii, tamamen profesyonel bir pazar- lama. Seyircinin, gelip bilet al- masuıı beklemeyen, pazarlama- yı atılgan ve bilimsel bir girişim olarak, mülti-milyonluk bir "iş olarak" gören prodüktör Ca- meron Mackintosh... Ilk sahnelemeyi, oyunda "ge- lecek" gören maceraperestler kişisel parasal katkılan ile yani düpedüz spekülasyon ile gerçek- leştirmişti. Su-adan kişiler, âdeta hisse senedi alır gibi para yatır- mışlar ve sonucu beklemişlerdi. Tek guvenceleri, daha önceki muzikalleri hep "iş yapmış olan" VVebber'di. Tutmayabi- lirdi. Ama tuttu. 1980'lerin 'ya- tınm olayı' oldu müzikal. llk sahneleme için 5.000 ster- lin yatıran barmen George Bar- nett, şimdi 125.000 sterlin sahi- bi ve geliri sürekli artıyor. Tiyat- rodan para kazananlar sadece yapımcılar, oyuncular ve şirket değil, yatırımcılar da oldu. On yıl önce ise 'Cats' sahne- ye çıktığında, şimdi tebessümle hatırlanan eleştiriler yöneltil- mişti: "Oyun degil, konusn yok. Sadece dansla tiyatro ol- maz. Muzik fasafiso. Göz bo- yamadan ibaret." Bir eleştirmen, "Cats" sahne- si için düzenlenen "çoplerle do- lu avln"yu diline dolamı; ve "Londra sahnesiııdeki en pahah çöplıik bu olsa gerek" diye yaz- mıştı. Klasik tiyatro acısından bakıldığında bazı eleştiriler bu- gün de geçerli. Ancak 'Cats', 1980'lerde özellikle tngiltere'de- ki Thatchercı özgur, girişimci, sınır tanımaz, kendine guven or- tamında gelişen bir gösteriydi. Keramos gün ışı^ına çıkacak • MUĞLA (Cumhuriyet) — Ören Belediye Başkanı Kâzım Turan, "Karyahlar"uı önemli yerleşimlerinden biri olan antik "Keramos" kentinin kalıntılannın gün ışığına çıkartılması için girişimlerde bulunmaya başladı. İlgili üniversitelere yaptığı başvurulardan olumlu yanıt aldığım belirten Belediye Başkanı Turan "Üniversiteleri, yapacaklan kazılarda belediyemizin her türlü olanağından yararlandıracağız" dedi. Kıyılarda saglık hizmeti • MERSİN (AA) — Sağlık Bakanbğı'nca turistik yörelerde hizmet vermek amacıyla oluşturulan gezici sağlık ekipleri, Içel sahil seridinde calışmalanna başladılar. İçel tl Sağlık Müdurlüğu yetkililerinden alman bügiye göre üç ambulans, Anamur, Silifke ve Erdemli kıyı seridinde 24 saat görev yapacak. Bir doktor ve hemşireden oluşan sağlık ekipleri, turistik yörelerde yerli ve yabana turistlerin sağlık sorunlanna ilk mudahaleyi yapacak. Yetkililer, acil durumlarda, sağlık ekiplerinin Erdemli'de 512 66, SUifke'de 512 85, Anamur'da ise 512 94 numaralı araç telefonlanndan aranabileceklerini bildirdiler. Ağaçlara kimlik • tZMtR (AA) — Turkiye'de ilk kez, Izmir'de Kültürpark içerisindeki ağaçlara "kimlik kartı" uygulamasma geçilecek. lzmir Fuarcıhk Hizmetleri Kültür ve Sanat Etkinlikleri Şirketi (İZFAŞ) Müdürü Selami Gürgüç, Kültürpark alanı içinde yer alan 5 bin ağacin kimliğinin çıkartılarak bilgisayara kaydedileceğini beUrtti. Fuar alanı içinde yeşilin korunması gerektiğini vurgulayan Gürgüç, "Kimlik kartma ağaan ,, yaşı, cinsi, nereden geldiği, nerede dikildiği yazılı olacak. Böylece ağacın ne zaman bakımdan geçeceği de belli olacak" dedi. Selami Gurguç, çağdaşlık ve teknolojiden sağlanan yarann, Kulturpark'ın yeşil örtüsünün korunmasında rol oynayacağnu kaydetti. Yıldızh tuvaletler • AN KARA (UBA) — Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara'daki tuvaletlere yıldız sistemi getirmek üzere çalışmalara başladı. Belediye yıhn tuvaletinin belirleneceği çalışmalar için seçici kurul oluşturdu. Kurul, tuvaletleri sınıflandırarak en iyisini belirleyecek. Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Milli Halk Sağhğı Eğitimi Yardım Derneği ve Türkiye Yüznumara Vakfı'yla işbirliği çerçevesinde Ankara'daki tuvaletlerin dökumunün çıkarılarak sımflandınlması için proje hazırladı. Proje, Ankara'da bulunan tuvaletlerin çağdaş ve standart düzeye getirümesini amaçhyor. Projenin uygulanması için Büyükşehir Belediyesi'nce yurütme kurulu oluşturuldu. Oluşturulan kurul, Ankara'daki tuvaletleri sınıflandırarak aralanndaki fiyat dengesini sağladıktan sonra, 1992 yıb başında 1991 yılının en iyi, bakımlı ve temiz tuvaletini seçecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog