Bugünden 1930'a 5,504,180 adet makale



Katalog


«
»

23 HAZİRAN 1991 HABERLER CUMHURÎYET/3 Türk-Iş 1402'liHeri yok saycblş-Sendika Servisi — Türki- ye'nin 1989'da ILO'da 'özel paragraıa' (kara listeye) girme- sine yol açan "tşte aynmcıiıkla ilgili 111 sayıh sözJeşme ihlalle- rinin tarbşmalanna" Türk-tş kaülmadı. Türk-îş Genel Başkanı Şevket Yılmaz'ın hiç gelmediği tartış- malarda uluslararası sendikala- nn sözcüleri 1402 mağdurlannın durumunu düzeltecek yasanın hâlâ çıkartılmamış olmasını eleştirdiler. 1402 sayıh yasanın bütün sakıncalı hükUmleri ile birlikte yürürlükte olduğunu ammsattılar. Işçiler de dahil bü- tün kamu çalışanlarına uygula- nan 'güvenlik soruştunnasınuı' çalışma hakkı önünde çok önemli bir kısıtlama olduğunu vurgulayarak tümüyle kaldınl- masını istediler. Hükümet sözcüsü Onur Gök- çe, 1402 mağdurlannın 197 kişi dışında tümüyle göreve döndük- lerini, kalanların adi suçlardan hüküm giyerek 'kamu haklar- dan mahnım bulunmalan' ne- deniyle göreve dönemediklerini söyledi. Gökçe 141, 142 ve 163. maddelerden hüküm giymiş olanlann da bu maddelerin yü- rürlükten kaldınlması ile birlik- te görevlerine iade edildiklerini savundu. Ancak bu durumdaki- lerin iadesi söz konusu olmadı- ğı gibi 1402 kapsamında işten atılmış ve Türk-tş tarafından bildirilmediği için sayıları bilin- meyen işçilerin durumuna hiç değinmedi. Onur Gökçe, geriye dönenlerin tazminatlarının tü- müyle ödendiğini bildirdi. Gü- venlik soruşturmasının objektif esaslara dayalı olduğunu ve so- nuçlarına kişilerin 'itiraz etme baklannın' bulunduğunu söyle- di. Hükümet sözcüsünün uygu- lamaya ilişkin açıklamalannın gerçeği yansıtmadığı Türk-îş temsilcilerinin komite görüşme- lerine kaülmamaları nedeniyle saptanamadı. Aplikasyon komi- tesinin işçi ve işveren kesimi söz- cüleri görüş birliği içinde güven- lik soruşturması uygulamasına karşı çıkarken hükümet sözcü- sünün 'olumlu gdişmeler" söz- ciığu ile anlattıklanmn hükümet tarafından ILO'ya resmen ve ya- ah olarak bildirilmesi gerektiği- ni bildirdiler. Aplikasyon Komitesi görüş- melerinde işçi ve işveren kesimi- nin sözcüleri ağırlıkla güvenlik soruştunnası uygulaması üze- rinde durdular. Hükümet sözcü- sünün bu konuda yaptığı açık- lamalan yeterli görmeyen işçi ve işveren başkanvekilleri grupla- rı adına yaptıklan konuşmalar- da hükümetin bu konuda "Uz- manlar Komitesi"nce yöneltilen çeşitli soruları yanıtlamaktan kaçındığma dikkati çektiler. So- nışturmaya konu teşkil edecek kişilerle ilgili tarumın son dere- ce geniş tutulduğunu anlatan sözcüler kapsamının 111 sayıh sözleşmenin 4. maddesine uy- gun bir biçimde daraltılması ge- reğine işaret ertiler. Güvenlik so- ruşturması hakkında ilgili kişi- nin bilgi sahibi olmasının gerek- tiğini de anlatan işçi ve işveren delegeleri, bu gibilerin soruştur- ma sonuçlanna "itiraz etme haklarmın tamnmasını" da iste- diler. tskandinav ülkeleri adına soz alan Norveç işçi delegesi Dahl sıkıyönetim uygulamalara dikta- törlüklerde ya da tek partili sis- temin egemen olduğu ülkelerde rastlanabüeceğine dikkati cekti. Uzmanlar Komitesi'nin 657 sa- yılı Devlet Memurları Yasası'nm 48. maddesinde yer alan "kamu hizmetle'rinden mahrum bulunmamak" koşulunun açık- lığa kavuşturulmasını istediğini hatırlatan Dahl, "Hükümet bu konuda aydmlatıcı bilgi verme- mektedir; görevi ileri ölçüde giz- lilik gerektiren kişiler bakımın- dan güvenlik soruşturmasının yapılması anlayışla karşılanabi- lirse de bu uygulamanın tüm devlet memurlarını kapsar hale sokulması, 111 sayıh sözleşme- ye açıkça aykındır" dedi. Ispanyol işçi delegesi de Da- nıştay'ın devletin güvenliğine ilişkin önlemlerin yasada açık bir biçimde tanımlanmadığına işaret ettiğini bildirerek "Böylesi bir duzenleme bir hukuk devle- tinde kabul edilemez" şeklinde konuştu. AJman işçi delegesi Borke- Von Camen de bu incelemenin sıkıyönetimin mağduru olan ki- şilerin tümü evlerine, işlerine ve işyerlerine dönmedikçe tazmi- natları tümüyle ödenmedikçe komitede yapılan incelemenin sona ermesinin söz konusu ola- mayacağını bildirdi. İşçi grubu sözcüleri hüküme- tin bu konuda yapılacak pek az şey kaldığı konusundaki beyan- lanna katılmadıklanru, 1402 sa- yıü yasa değişıkliginın bir an ön- ce gerçekleş tirilmesi ve yeni dü- zenlemenin en kısa süre içinde ILO'ya incelenmek üzere gönde- rihnesi gerektiğini bildirdi. Komite hükümetin gereken tüm önlemleri gecikilmeksizin almasını ve sonuçlannı IL£)'ya bildirmesini kararlaştırdı. Sişe Cam ve Izocam'da anlaşma 13 bin işçinin bayram sevincı Şişe-Cam Holding'e bağlı 12 cam fabrikası ile Izocam işyerlerinde Kristal-lş Sendikası'na üye toplam 13 bin işçinin 39gündür sürdürdüğü grev sona erdi. tş-Sendika Servisi — Şişe ret bir milyon 817 bin liraya, or- Cam Holding'e bağlı 12 cam fabrikası ile Izocam işyerlerin- de Kristal-Iş Sendikası'na üye toplam 13 bin işçinin 39 gündür sürdürdüğü grevler tarafların anlaşmaya varması üzerine so- na erdi. Kristal-lş Sendikası ile Tür- kiye Cam, Çimento ve Toprak Sanayii tşverenleri Sendikası arasında önceki gece imzalanan anlaşma uyarınca birinci yıl yüzde 163 ücret artışı sağlana- rak ortalama net ücretin 2 mil- yon liraya çıkartıldığı bildirildi. Kristal-lş Sendikası Genel Başkanı tbrahim Eren'in yaptığı açıklamaya göre imzalanan top- lu iş sözleşmesi ile en düşük üc- talama net ücret 2 milyon lira- ya çıkartıldı. Giydirilmiş net üc- retlerin ise ortalama 2 milyon 900 bin lira, vardiyalı çalışan iş- çiler için de 3 miiyon 200 bin li- raya ulaştığı açıklandı. Bayram izin ve yakacak ödeneğinden oluşan üçlü sosyal paket de bi- rinci yıl 4.5 milyon, ikinci yu 5.5 milyon lira olarak belirlendi. Diğer sosyal haklarda da yüzde 100 ile 260 arasında artış sağla- nırken işe yeni giriş ücreti ve normal çalışanlarda haftahk ta- tüin iki güne çıkartılması üzerin- de anlaşmaya varıldı. Sözleşme 1 Ocak 1991 'den itibaren geçerli olacak. Sözleşmede ikinci yıl üc- ret zammı yüzde 70 olarak be- lirlendi. ABD'deki bütün sagır dilsiz okullanndan VVashington'da toplanan ogrenciler gecen gün- lerde işaretle "en hıriı koouşma" yanşmasına kaüldüar. Bu yanşmada dereceye giren ög- renciler daba sonra grup halinde Başkan Busb'u ziyaret ederek ona işaretle "Seni seviyorum" demeyi öğrettiler. (Fotograf: AP) sayın doktor ve eczacılara Migren profilaksisinde etkili preparatımız Sibeliumkapsül Flunarizin 5 mg'lık, 20 kapsüllük blister ambalajında tıp kullanımına sunulmuştur. JANSSEN PHARMACEUTICA Belçika lisansı ile ® Tescü edilmış marka Eczacıbaşı Büyükdere Cad. 185Levent 80710, Istanbul • Üçüncü kuşak oral sefalosporin preparatımız Supraxfikisefiksim Tablet 200 mg x 10 tablet Supraxsefiksim ® Tescil edilmış marka Pediyatrik Oral Süspansiyon 100mg/5ml 50 ml tıp kullanımına sunulmuştur. Fujisavva Pharmaceutical Co., Ltd. Osaka. Japan tarafından gelıştirılmıştır Eczacıbaşı Buyukdere Cad. 185 Levent 80710, Istanbul 15 MILYONA ÜHER ULKEDE EVBir yaz Hawaii'de, diğer yaz Brezilya'da kendi mülkünüzde tatil yapmak ister misiniz? • Bir kez 10 ila 40 milyon lira arasında ödeme yaparak, ömür boyu her yü değişik bir ülkede kendi devre-mülkünüzde tatil yapabilirsiniz... • Uluslararası devre-mülk sistemine nasıl üye olabilirsiniz? Başvurulacak adresler... İTHAL TV VE BEYAZ E$YADA UCUZLUK İthal ürünlerin saüş merkezi olan Sirkeci'de, bazı ürünlerin üyaü 3 ay önceki düzeye indi. • Hangi elektronik ve beyaz eşyayı ne kadara almak mümkün? BORSADATAZE PARAHEYECANI • Uzmanlara göre, bayram sonrası piyasaya sürülecek taze para, borsayı nasıl etkileyecek? Şişe Cam, Migros ve diğer şirkeüerden haberler... PAKDEMİRLj GEÜRİNİZİ NASIL ETKİLEYECEK? Ekonominin yeni patronu Ekrem Hoca'nın işçi, işveren, çiftçi ve memurlann gelirira etkileyecek receteleri. KARŞIYAKA SULH HUKUK MAHKEMESİ SATIŞ MEMURLUĞU'NDAN Dosya No: 1990/126 Satış. Karşıyaka ilçesi Bayraklı Mah. 37592 ada, 1 parsel numaralı ta- şınmazda 95/198 pay sahibi olan tbrahim Akpınar'ın mirasçısı olup, Istanbul Maltepe Mahai- lesi İkinci llkokul Caddesi No: 15 / Kartal-fstanbul adresinde iken tüm aramalara rağmen bu- lunamayan Kaniye Çetin'e vazi- yet tespiti ve kıymet takdiri zabıt varakasının ilanen tebliğine ka- rar verilmiş olmakla, satışına ka- rar verilen. yukanda ada ve parsel numarast yazıL gayrimen- kulun muhammen bedelinin 24.750.000^- TL olduğu bilirkişi tarafından rapor olarak bildinl- miş olmakla, vaziyet tespiti ve kıymet takdiri zabıt varakası ye- rine geçerli olmak üzere Kaniye Çetin'e ilanen tebliğ olunur. Basm: 28941 TC BURSA tŞ MAHKEMESİ Esas No: 1989/832 Davacı SSK Genel Müdürlüğü vekili Av. Çiğdem Demircioğlu ta- rafından da\alı Mehmet Sıtkı Şeker aleyhine açılan Rucüan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karara göre: 1.005.507— lira kurum zarannın gelir bağlama kararımn onay ta- rihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davah Mehmet Sıtkı Şeker'in yok- luğunda karar verilmiş olup, davahnın yapılan aramalara rağmen bu- lunamadığından anılan karann davah MEHMET SITKI ŞEKER'e 7201 sayıh Teblıgat Yasası'nın 28. maddesi uyannca tebli| olunur. (İla- nen tebliğ son ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra yapılnuş sâyılır) 6 ' 6 1 9 9 1 Basm: 29209 CUMHURBAŞKAM GAZİ M.KEMAL PAŞATMN SOINBAHAR GEZİLERİ Nuri Onat (yayına hazıriayan) 8.000 lira (KDV içınde) Çağdaş Yayınlan Turkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-tstanbul Ödemeli gönderilmez. DUN^ADABUGTJN ALtSİRMEN "Hayallerim Aşkım ve Beıf Melih Cevdet Anday geçen gün, insanlanmızın yaz dinlen- celerinde, kitap hatta gazete okumamalarına şaşırdığını söy- lüyordu. Herkesin bildiği ve yakındığı bir gerçek onu şaşırtı- yordu. Çünkü Melih Cevdet Bey, kitap okumadan dinlenme- yi de olanaksız görüyordu. Haklıydı. Ama haklılığı, olguyu değiştirmiyordu. "Belki de" diye düşünüyorum, "dinlence yotcularını oku- maya alışiırmanın bir çaresi de onlara, deniz kıyısında rahat okuyabilecekleri (her rahat okunan kitap degersiz veya hafif olmadığı gibi, her güç okunan kitabın da çok değerli olması diye bir kural olmadığını vurgulamak gerek) kitaplar öner- mek." Geçenlerde kısa bir dinlence sırasında, Atıf Yılmaz'ın "Ha- yallerim Aşkım ve Ben"ini okudum. Filmler, olaylar ve sevgi- lerle dolu bu anı kitabı, bir yandan da kesik kesik öykülerle de olsa, "Yeşilçam"ın önemli ve çok hareketli bir döneminin tarihçesi. Ünlü yönetmenimizin anılarının en ilginç yanı ise sık sık olayları hatırlamamasından yakınması. Yılmaz, önsözünde "Hafızam kuvvetli degildir. Tarih derseniz hiç hatriamam. Ha- yatımda ne günlük tuttum ne de filmlerimle, yaşantımla ilgili bir şeyler biriktirdim. Filmlerimi hatırlamam da" diyor. ilk bakışta okuyucuyu caydırıcı bir itiraf gibi geliyor bu açık- lama. Oysa Atrf Yılmaz'ın eşi Deniz Türkali, bu konuda "Ben- ce hiç önemi yok. Anılar zaten bize öyle gelenler, bizde öyle bir iz bırakanlardır diye düşünüyorum" diyor. Doğrudur. Ama biz şimdi anıların yaşadıklanmızın bire bir gerçek öyküleri mi yoksa onlardan algılayıp, zaman içinde elediklerimizden geri kalanlan mı olduğu sorusunu bıraka- lım bir yana isterseniz. Birçok anı yazarı, hatıriamamaktan yakınır. Luis Bunuel "Son Nefesim" adını verdiği anılarının hemen başında aynı olgudan duyduğu hüznü dile getiriyordu. Ne var ki büyük si- nemacının yasamının oldukça geç bir döneminde başına ge- len bu olay ile Atıf Yılmaz'ın durumu arasında bir ayrılık var. Atıf Yılmaz, unutmak istediği, hoşuna gitmeyen olaylar kar- şısında bir kendi kendinı savunma biçimi olarak (illa bilinçli olması zorunlu değil) bulmuş bu yöntemi. Bazı şeyleri anım- samıyor. Bergson'un dediği gibi "seçici olan bellek" ona bu konuda yardımcı olmuş. Güç ya da içinden çıkılmaz durumlardan nasıl kaçınmalı sorusuna ünlü Fransız sinemacısı, Yeni Dalga'nın ve sine- ma tutkusunun unutulmaz kişilerinden François Truffaut da kafa yormuş. Truffaut bir söyleşisinde, Fahreneit 451'de Os- car VVemer'i, amiri karşısında bayıttırken, bu davranışın bu kaçma yönteminin kendisinde eskkJen beri birtutku olduğunu söylüyor ve "gerçekte" diyordu, "bu yöntemi Yumuşak Ten'- deki (La peau douce) yazarda kullanmak istedim. Ama ya- zann hastalıklı kişiliği izleyicide yanlış bir izlenim uyandıra- cak ve adam saralı sanılacak diye vazgectim." Bütün bu ileri sürdpklerimize karşı başka ters yönde ör- nekler gösterilebilir. Örneğin, Elia Kazan "Bir Yaşam" adlı otobiyografisinde her şeyi, ama her şeyi olduğu gibi anımsı- yor veya o izlenimi veriyor (Nitekim olaylan Arthur Milter başka türlü değerlendirıyordu). Ne var ki Kazan, en ince ayrıntıyı bile anımsamak zorundaydı. Çünkü bazı bölümleri ve belki de yazdıklarının çoğunluğu ne denli icten olursa olsun, onun anıları gerçekte büyük bir iha- neti haklı çıkarmanın kurgu- suydu bir anlamda. Sevimli ve çok yetenekli, son derece enerjik, pek becerikli "Elia"cık yine kendisı kadar, hatta belki- de daha fazla yeteneklı bir sü- rü dostunu nasıt sattığını anla- tırken, "unuttum" derse bu davranış "ikrar" olarak kabul edilebilirdi. Yanılsamanın (illüzyon) garip dünyasınm tutkusuna kapılan insanlar, bu tutkunun peşinden koşarlarken kimi zaman tuhaf bir biçimde, benzer davrantşla- nn, arayışlann peşine düşüyor- lar, kimi zaman da tümüyle zıt yaşam görüşlerini benimsese- ler bile yine aralanndaki ben- zer noktaları ortaya koyuyorlar (Atıf Yılmaz ile Elia Kazan'ın anılarındaki benzer yön her iki- sindeki kadın kahramanlann çokluğunun neredeyse küçük bir kasabanın telefon rehberi zengınliğine ulaşmasından ibaret kalıyor). Ama bizlere gö- rüntülerden oluşan yalanlarla yaşamın gerçeğini hatta ta kendisini sunan bu insanlar anılarını kaleme aldıklarında, o büyük şölenin çevresindeki dünyayı, çoğunu bilip tanıdığı- mız film ve kişilerin başka yüz- lerini (Atıf Yılmaz'ın anıları ve görüşleri Yılmaz Güney'i me- rak edenler için de eşsiz bir belge) gösterip izleyiciden son- ra okura da bir şolen sunuyor- lar. Evet dinlence sırasında, key- finize keyif katacak bir kitap "Hayallerim Aşkım ve Ben." KlSA KISA • 29 askeri hâkim ve savcının atamaları yapıldı. DGM üyesi Hâkim Albay Çetin Akkaya, görevinden alındı. Bu göreve Hâkim Yüzbaşı Ertan Urunga getirildi. Üçlü kararname ile yapılan hâkim ve savcı atamalarına ilişkin karar Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. • İçişleri Bakanhğı Müşavirliği'ne Ibrahim Saracoğlu atandı. Resmi Gazete'de ya>ımlanan atama kararlarına göre MKE Genel Müdür Yardımcıhğı'na Aydm Cora, Av-Fişek Sanayi Genel Müdürlüğü'ne Feyzullah Efe, Çelik Çekme Bonı Sanayi ve Ticaret Genel Müdürlüğü'ne Kemal Seyman, Hafif Silah ve Sanayi ve Ticaret Genel Müdürlüğü'ne Mehmet Bekiroğlu, Çankırı Silah Sanayi ve Ticaret Genel Müdürlüğü'ne Orhan Şahinoğlu, Türk Motor Sanayi ve Ticaret Genel Müdürlüğü'ne Ziyaettin Tokar getirildiler. Aynca Niğde, Erzurum, Kars, Batman, Şırnak müftülüklerine de atamalar yapıldı. Bayinizde... • İktisatçılar Şatalin'i beğenmedi. • İş dünyasında esrarengiz kavga. • Güler Sabancı'dan serzeniş... • CNN, îstanbul'da büro açıyor. • Nuh'un Gemisi'nde balayı... • ATnin fonları arpalık oldu. • Otomobil, emlak sayfalan...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog