Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

^CUMHURİYET/14 HABERLERİN DEVAMI 23 HAZİRAN 1991 Sabah, Para'yı satın aldı • tSTANBUL (UBA) — Haftalık ekonomi dergilerinden 'Para', Sabah Grubu'nca satın alındı. Derginin Sahibi Ibrahim Koluk ile Sabah Gazetesi Sahibi Dinç Bilgin arasında yapılan protokol ile Para'nın imtiyaz hakkı BUgin'e devredildi. Para Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Sönmez, satış işlemini doğrularken, "1 temmuz itibariyle Boğaziçi Ajans ile ilişkimiz kesiliyor. Sabah grubuyla ise yeni şartlan henüz konuşmadık" dedi. Sönmez, el değiştirme nedeniyle derginin yayınına ara verümeyeceğini de sözlerine ekledi. öte yandan 'Para' ve kadrosuna •Gelişim Yayınlan'nın yeni sahibi Eliyeşiller adına Bülent Şemiler'in de talip olduğu, ancak anlaşma sağlanamadığı öğrenildi. 6 Göç masası' kaldırıldı • ANKARA (AA) — Körfez Savaşı'ndan sonra ûlkemize sığınan 4S0 bir Kuzey Iraklıya hizmet vermek amacıyla Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler'in koordinatörlüğünde kurulan yönetim merkezi, görevini tamamlayarak yürürlükten kaldırıldı. Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler'in yazılı açıklamasına göre Kuzey Iraldılara bannma, yiyecek, sağhk ve diğer ihtiyaçlannı karşılamak üzerc kurulan yönetim merkezi, bakanlığın önerisi ve Başbakanlığın onayı ile kaldırıldı. Açıklamada, yönetim merkezinde görev alan kurum ve kuruluşlann büyük gayretleri ve koordinasyon kuvvetleri ile uluslararası kuruluşlann destekleri sonucu 450 bin sığmmacmm kendi ülkelerine döndüğü beürtildi. Çevreye yeni örgütlenme • ANKARA (AA) — Çevre konusunda, ilçe ve köy düzeyinde yeni bir örgütlenme biçimi üzerindeki calışmalar son aşamaya geldi. Çevreden Sorumlu Devlet Bakanhğı tarafından 894 ilçede Çevre Koruma Vakfı şubesi ve 36 bin 161 köy muhtannın katılımı ile 1315 köy çevre irtibat bürosu oluşturuldu. Devlet Bakanhğı, şubeler için 17 milyar 880 milyon lira, köylerdeki irtibat bürolan için de 36 milyar 161 milyon lira para ayırdığını açıkladı. Bürolann çalışmalarını kolaylaştınnak amacıyla da "Çevre Koruma Vakfı ve Köy Çevre Koruma özel Yönetmeliği" hazırlanarak valiliklere gönderildi. Yönetmeliğe göre köy çevre irtibat bürolarımn görevleri arasında antma, kanalizasyon, hayvan varlıgının korunması, çevre bilinçlenmesi ve korumacılığa katkı sağlanması, külturel değerlere sahip çıkıhnası, sağlığa zararlı atıklarla mücadele, ağaç ve bitki varhğının korunması gibi hedefler yer alıyor. trtibat bürolanmn bu etkinlikleri gerçekleştirmesi için her köye yılda 1 milyon lira ödenek ayrıldı. Çevrecilerin banş kanıpı • POÇA (AA) — S.O.S. Akdeniz Bürosu ve Yeşiller Partisi tarafından düzenlenen "Uluslararası Banş, Dostluk ve Ekoloji Kampı", Foça ilçesine bağh Turiba Tatil Köyü'nde başladı. 30 hazirana kadar sürecek kampa Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerden temsilcilerle çok sayıda yerli ve yabancı doğasever katıhyor. S.O.S. Akdeniz Bürosu Türkiye sorumlusu Savaş Emek, kampın başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Banş, dostluk ve ekoloji kamplannın ikincisini düzenliyoruz. Kamp süresince, Akdeniz'de azalan canlı türleri, özellikle foklarla ilgili toplantılar düzenleyeceğiz. Oluşturulacak çalışma gruplan, Akdeniz kıyılanndaki sulak alanlar, Akdeniz ülkelerindeki silahlanma, termik santrallar ve sürdürülebilir turizm konulannda araştırmalar yapacaklar. 30 haziranda kamp yerinden Foça'ya kadar dostluk yürüyüşü yaparak, kampın bu yılki bOlümünü tamamlayacağız" dedi. Bayram Düşünceleri... (Baftarafi 1. Sayfada} Dediğim dedikçilik... Kendi 'doğrulan'nöan hiç kuşku duymamak... Gerçeğin bir değil bin yüzü olabileceğini gözardı etmek... Kar- şıt görüşJere tahammülsûzlûk... Farklı dü- şünceden korkmak... Tabulara saplanıp kalmak... Bütün bunlardan tamamen annmış, ren- gârenk, çok sesli uyumun damgasını vurdu- ğu bir dünyada yaşamak ne güzel olurdu! Tabii, böylesi bir dünya gökten zembille inecek değil. Onun için mücadele gerekiyor. Haksızlıkların üstüne yürünecek. Akla, dü- şünceye, yaratıcılığa vurulan zincirler kınla- cak. Tabular sorgulanıp sarsılacak. Sesli, ya- zılı düşüncenin engelleri yok edilecek... Tarih boyunca bunlar için kavga verilmiş hep. Uygarlığın motoru yüz yıllardır böylesine soylu mücadelelerte işliyor; insanlık daha tyv- ye, daha güzele doğru yürüyüşünü ancak bu yolla sürdürebiliyor. •k Voltaire'in ünlü sözüdür: "Dûşûncelerinizoen nefret ediyorum. Fa- kat o düşünceleri savunma hakkını size ka- zandırmak uğruna öimeye hazınm." Nadir Nadi, 1961 yılındaki bir başyazısını bu söze oturtmuş: "Bugünkü kişiliğe vanncaya dek kendisi- ne çok şeyler borçlandtğım Vottaire 'in bu dü- şüncesi, öteden beri vazgeçemediğim ilkeier- den biridir. Yazariık hayabmda birçok tartış- malarım oldu. Hiçbir zaman karşımdakilerin susturulmasını temenni etmedim. Düşmantm büe olsalar, aykm dûşüncelerinden ötûrû zor- la susturulan yazarlar karşısmda daima yû- reğim sızlamıştır." Hoşgörûdür, demokrasi kültürüdür bunun adı. Kendimiz gibi düşünmeyen insanların öz- güıiüklerine gerektiğinde sahip çıkmak, de- mokrasinin ta kendisidir. Bu gerçeği anlamaya, içimize sindirmeye çalışmalıyız. Bu alanda hayli mesafe almış olsak da pek öyle hoşgörü geleneğine sa- hip bir toplumda yaşadığımız söylenemez. Oysa hoşgörû, diyalog, uzlaşma oimaksh zın bir yere varıiamaz. Tarih bunun acı ör- nekleriyle doludur. Kimse kimseyi tüketerek amacına ulasa- mamış. Onun kpin karşılıklı tahammül, uygar toplumların, bir yaşam tarzı olarak demok- rasilerin oimazsa olmaz koşuludur. Ülkemizin seçim eğik düzeyine adım attı- ğı bir dönemde, hoşgörû, diyalog, uzlaşma gibi kavramların altı bir kez daha çizilmeli. Pek yakın gelecekte bunlara daha çok ge- rek duyulabilir. Çûnkû Türkiye kolay bir ülke değil. Birçok alanda yeniden yapılanmaya, kurumsal dü- zenlemeiere ve bunlan başarabilmek için de poJHıka sahnesinde uzlaşmalara ihtiyacı var. Ülkemizi yönetmeye aday olan siyaset adamlarımızın bayram günlerinde bu konu- ya da zaman ayırmalarını dileriz. Töphımunçdişen beklentileri ve seçim, ekonominin yeni patronumı beküyor PakdemirH'niıı isi zorEkonomi Servisi — Yeni hü- fsıaHami ve «tanaviciler 1 QR4'telri A N A P ile kümetiebiriikteekonominin tek *saaanaı ve sanayıcııer, WVAIZK\ Ç^/yr ue patronu oiacak Ekrem Pakde- bugunku ANAP arasmda buyuk farklar mirU'nin işi çok zor. işadamı ve olduğunu belirterek Pakdemirli'den o zamanki sanayidiere göre Pakdemirii'nin başansını tekrarlamasını beklemiyorlar. Bu • 1 ^ ı ^ î a s î S Z l . ^ r i ^ " k e s i m > Pakdemirli'nin 'umut adam' olmasını sı mümkün görünmüyor. Eko- , ' . . «rı L « »ı J * ı nomistier ise PakdemirU'nin se- şöyle açıkhyor: 'En buyuk umudumuz tek çim arifesinde ekonomiyi raya başlılığa geçişten kaynaklanıyor. Bu bizim oturtacak etkin önlemlar alama- hedefİmİZİn Oİacağl demektİT.'' Ekonomistler ise izlenecek seçim ekonomisinin ardından enflasyonun tırmanacağınısavunuyor. yacağııu belirterek' izlenecek se- çim ekonomisinin ardından enf- lasyonun hızla tırmanacağını sa- vunuyorlar. Iş dünyası ve ekonomistlere, "umut adam" haline gelen Pak- demirli'nin neler yapıp neler ya- pamayacağını sorduk. Iş dünya- sı, Pakdemirli hakkında olum- lu görüşler belirtirken başannın şartlara bağlı olduğunu vurgu- İuyor. Isim vermeden konuşan sanayici ve işadamlan, 1984'teki şartlarla bugünkü arasında bu- yuk farkhhklar olduğuna dikkat xekiyorlar. Bu farklar şöyle sı- ralanıyor. — 1984'te ANAP iküdara ye- ni gelmişti. Yeni bir heyecan vardı. ANAP'ın arkasında da halk destegi bulunuyordu. 1991 yaz ortasında ne bu heyecan var, ne de destek. — 1984'te seçime 5 yü vardı. Şimdi ise en fazla 16 ay kalmış durumda. Seçime bu kadar az zaman kala radikal önlemler alınamaz. — O zaman ANAP bir bü- tündü, göriiş aynhklan ve grnp- laşmalar >oktu. Bugun ise san- ki bir koaüsyon gibi. O zaman partinin hükümete destegi tam- dı, şimdi bu tarttşılır. — 1984'teki Balcanlar Kuru- lu, bir 'ekip'di. Pakdemirli, bu ekip çahşmasının sonucunda basanlı olmuştu. Yeni hüküme- tin ise nasıl bir ekip olacağını bekleyip göreceğiz. Pakdemirli'nin işinin bu kez çok zor olduğu ve geçmişteki başansuıı tekrarlayamayacağını belirten sanayici ve işadamlan, buna karşılık "Neden umut ha- line geldigini" de şöyle açıkh- yorlar: "Biz hiçbir zaman Pakdemir- li'ain gelişinden dolayı ekono- mide bir mucize beldemedik. Boyle bir şey de söylemedik. Bi- zim seyiDcimiz ve nmndumoz, ekonomide çok başlıhktan tek başulıga geçişten kaynakian- maktadır. En büyük umudu- muz tek başbhktır. Bu bizim tek hedefbnizin olacag] demektir. Biz hedefimizi bilebilecegiz. Geçmişte bilemiyorduk. Topu birbirine aUyorlardı". Sanayici ve işadamlan Pak- demirli'den 'mucize' bekleme- diklerini vurgularken ekono- mistler, yeni hükümetin seçim ekonomisi izleyeceği olasıhğuıı değerlendirerek seçimden sonra- sına bakmak gerektiğini be- lirttiler. Marmara Üniversitesi öğre- tim üyelerinden Prof. Dr. Taner Berkioy, ekonominin tek pat- ronluğuna oturacak olan Pak- demirli'den toplum kesimlerinin farklı taleplerinin olduğuna işa- ret ederek bu taleplerin hem bir- birleriyle hem de ekonomideki enflasyon eğilimiyle çeliştiğini vurguladı. Prof. Berksoy, "tş- çi, memur ve çiftçi Pakdemirn'- den para bekliyor. tş cevrekri de bir yandan bu kesünlere kay- nak aktanlması yoluyla talebin canlanmasını isterken bir yan- Hükümet sahnede (Boştoraft 1. Sayfada) — Hüknmerte mUliyetçi kö- kenlilere ağıriık verilmesi: Yıl- maz'm hükümetinde ANAP'm hareketçi eğilimini oluşturan, olağanüstü kongrede Hasan Ce- lal Güzel'i destekleyen, ancak son anda Mesut Yılmaz'a des- tek veren isimlerin ağırbklı ola- rak yer almalan da liberal eği- lim arasında tepki yarattı. Yeni kabinede yer alan Şaldr Seker, Barlas Dogu, Gökhan Maraş, Rüştü Kazun Yücelen, şimdiden liberallerin şimşeklerini üzerle- rinde topladılar. — Yılmaz'ı svçiayan bazı isimlere yer verilmesi: Kflmran tnan ve tmren Aykat'un Mesut Yılmaz'a yönelik ağır eleştiriler- de bulunmalanna karşılık hukü- mette yer almalan da tepki ile karşılandı. ANAP kulislerinde Kâmran lnan'ın bakanlar kuru- lu toplantılannda Mesut Yıl- maz'a yönelik ağır suçlamalan dilden dile dolaşırken, tmren Aykut'un 1990 yılı mart ayında bir bakanlar kurulu toplanüsın- da Yılmaz aleyhine konuşmalan anlatıhyor. Cumhurbaşkam özal ve eşi Semra özal'ın isteği üzerine hü- kümet sözcüsü olarak görevlen- dirilen Imren Aykut, geçen yıl Yılmaz için şu değerlendirmeyi yapmıştı: "Mesut Bey parlamentoya girdiginden beri tek bir mitinge katıhp konuşma >apmadı, halk arasında dolaşmadı. Kahve top- tanulanna kaûlıp gecekondu ri- yaretieri yapmadı. Yüzü terü bir adam bile öpmedi, öpmek du- rumunda kalmadı. Yağmurlu bir günde çamurlu yollardan güç bela gecerek, halkın arası- na girmedi. Pantolonunun pa- çabuına hiç çamur bulaşmadı." — Bazı isimlerin dtşlanması- dan da sermayelerui eritea eaf- tasyonan aşafıya çekflmesmi is- Öyor. Oysa bu Oua birbiriyle çe- lişen talepler" diye konuştu. Ekrem Pakdemirli'nin kendi- sine yönelen taleplerin dışmda en fazla bir yıl içinde yapılacak olan bir seçim olasılığmı da dü- şünmesi gerektiğine işaret eden Prof. Berksoy, "Seçim otecağı- na göre Pakdemirli bütce ün- hinİTinın el verdigi ölçüde pa- ra dagıtacak. Ancak bütçe de yı- h ortaladıgınuz şu giinlerde za- ten çatlamış durumda" dedi. Berksoy'un görüşüne göre, se- çim ekonomisi nedeniyle radikal bir vergi düzenlemesine gideme- yecek olan Pakdemirli, bürok- raside yapmayı planladığı re- formlan da gercekleştiremeye- cek. Prof. Berksoy, bürokrasi- de seçim öncesinde kapsamlı re- form yapılmasırun f üç olduğu- nu belirterek "Böyk bir girişi- mc parti içinden de baskı geür" dedi. Prof. Taner Berksoy'a gö- re Pakdemirli'nin mecburen iz- leyeceği seçim ekonomisinden sonra hızla artacak enflasyona çözüm bulunması gerekecek. nın verdiği uzüntü: Akbulut hü- kümetinde görev yapan ve "başardı" olarak değerlendiri- len Lütfullah Kayalar ile HaUI Şrvgın'ın hükümet dışı bırakıl- malan da Yıhnaz cephesinde Uzüntü yarattı. Yıhnaz hükümeti ilk toplan- tısıru yarın yapacak. Yıhnaz, yann hükümet üyeleri ile biriik- te ANAP genel merkezinde par- tililerin kutlamalanm da kabul edecek. Program haarhfeı Yıhnaz dün saat 15.30 sırala- nnda Kazan Ucesi yakınlannda- ki tmrenli Köyü'ne gitti. Safa Giray'ın kullandığı özel araçla evinden çıkan Yılmaz bu köyde- ki müteahhit Orhan Evin'in çiftliğinde hükümet programı üzerinde çahştı. Evin'in Giray'- ın İTÜ'den smıf arkadaşı oldu- ğu ögrenildi. F-16 projesi ^para 9 bekliyorUçaklar: Hava Kuvvetleri'ne 70 uçak teslim edıldi. Ancak ikinci paket F-16 projesi için en kısa süre içinde 30-40 milyon dolar bulunması gerekiyor. Etektrooik te^klzat: F-16'ların elektronik harp teçhizatının teknoloji transferi ve yazılım kabüiyetleri ile ilgili sorun var. Bayram klasiği Knrbao Bayramı öncesinde dün tstanbul 'olajanüstü' bir ha- reketUUk yaşadı. 30 dereceye otaşan hava acakhguu karşm, başta Mahmutpaşa, Sultanahntet olmakttzere,dar geurtilerin atam gücüne uygnn satış yapılan alışveriş yerierinde "mahşeri kalabahk" vardı. tstanbul'un merkezi yerierinde kaldınmlar seyyar sabcda- nn işgaline ugradı, kurbanhk satış yerierinde de "son gnn" kareketlittği yaşandı. Topkapı Oto- büs Garajı'nda da, bilet bnlmaya cauşanlar, yogun talep nedeniyle ild kad fiyata dahi nua oldu- tar. Ek seferler yetmeyince otobfiderin bagajmda yotcnluk etmeye ran oianlar görtildü, normal bilet ücreti ile koridorda gitmeyi göze alan yokular Topkapı Garajı'ndaki tabure satıcdaruu se- vindirdiler. Kısaca tstanbul dün arife gtnlerine özgü bir 'bayram ktositi' yaşadı. (Fotograf: Suat Koztnkln) ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — Türkiye'nin ilk ve en büyük savunma sanayi projesi olan F-16'larda sorunlar sürü- yor. 1995 yılında başlaması he- deflenen ikinci paket 160 uçak için halen ABD ile anlaşma sağ- lanamadı. Projenin planlanan tarihte başlaması için acilen 30-40 milyon dolar sağlanması gerektiği, bu paranın buluna- maması halinde ise 1995 yüı ba- şında başlaması gereken ikinci paket F-16 projesinin gecikece- ği bildirildi. F-16'lann elektro- nik savaş sistemleri için ABD'- nin Loral Corp. firması ile ya- pılan anlaşma sonrasında ise ür- ma ile bazı sonınlann ortaya çıktığı, firmanın yazıhm prog- ramı konusunda sorun çıkardı- ğı beürtildi. TAl'ye (Türk Uçak Sanayii) yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre ikinci paket F-16 projesi için halen ABD ile anlaş- ma sağlanamadı. ABD'nin Su- udi Arabistan, Kuveyt ve Birle- şik Arap Emirh'kleri ile Türlci- ye ve ABD'nin projeyi finanse etmesine yöneük plam işlemez- ken, ikinci paketin fınansman paylaşımına ilişkin sorun da bü- *yüyor. ABD projenin yüzde 75'inin Türkiye, yüzde 25'inin ise kendi milli kaynaklanndan finansmanını öngörürken Türkiye ise bunun tam tersini is- tiyor. ABD aynca projenin 40'ar uçakhk dUimler halinde sürdürülmesini isterken Türki- ye buna karşı çıkıyor. F-16'lann elektronik harp teçhizatı konusunda ortaya çı- kan sorunla ilgili olarak görüş- lerine başvurduğumuz Savunma Sanayii Müsteşan Vahit Erdem ise "Miinakaşalar olabilir, tar- tışmalar olabilir, ancak sorun çözülmeyecek dttzeyde de de- ğildir" dedi. Savunma sanayii- nin Türkiye'de çok yeni olduğu- nu, bu yüzden ortaya bazı so- runlann çıkmasımn kaçuulmaz olduğunu kaydeden Erdem, elektronik teçhizat için ABD'- nin Loral Corp. firması ile or- taya çıkan problemi şöyle anlattı: "Teknoloji transferi ve Türkiye'de oluşturulacak kabi- liyetler ve sofrtvare (yazılım prognum) ile ilgili bazı teknik aynntdarda anlaşmazlıklar, mu- nakaşalar, tartışmalar olabilir. Ama bu demek degüdir Id, bun- lar çözülmeyecek şeylerdir. Ar- kadaşlar üzerinde çalışıyor. F-16 elektronik harbi ile ilgili yazılım kabfliyetmin Türkiye'ye kazandırdması kontratta yer ab- yor. Bonun gedkmesi konusun- da arkadaslann tereddüdü var. Ama bn kabiliyet kazanılmaya- cak ya da flrma bunu venneye- cek gibi bir husus şa anda bizim tespitimiz degil." YOLLARDA 23 OLU Trafik arifeden can ahnaya başladı Haber, Merkezi — Bayram trafıği, can ahnaya arife günün- den başladı. Yurdun çeşitli yer- ierinde dün meydana gelen ka- zalarda 23 kişi öldü. Bugün başlayacak bayram ta- tili öncesinde ahnan önlemler kapsamında, kamyon, TIR gi- bi ağır vasıtalara trafiğe çıkma yasağı getirildi. Bu araçlar bay- ram süresince 07.00-23.00 saat- leri arasmda, trafığin işlek oldu- ğu bazı karayollannda trafıkten men edilecekler. Bayramda hava durumn Kurban Bayramı bugun baş- hyor. Bayram süresince yurdun kuzeyinde zaman zaman yağış Marmaris beklendiği, ancak hava sıcakh- ğımn mevsim normallerinde ola- cağı bildirildi. Meteoroloji Genel Müdür|ü- ğü'nden aluıan bilgiye göre bay- ramda, yaz mevsimine özgü "kararsız yagışlar" Karadeniz, Marmara, lç Anadolu bölgele- rinde etkili oiacak. Bugün Mar- mara'nın doğusu, Karadeniz, Anadolu'nun kuzeyi çok bulut- lu ve zaman zaman sağanak ya- ğışh, diğer bölgeler açık oiacak. Bayram nedeniyle siyasi tu- tuklu ve hükümJüler dışındaki tutulu ve hükümlülerle açık gö- rüş yapılacak. • • OzalDenktaşla görüştü TUNCAY ÖZKAN MARMARİS — Cumhur- başkam Turgnt Özal, KKTC Cumhurbaşkam Rauf Denktaş ile tatilini geçirdiği Okluk Ko- yu'nda bir araya gelerek görüş- tü. Denktaş, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, "Kıbns so- runn konusunda Türkiye ile KKTC arasında herhangi bir pürüz olmadığım" söyledi. Denktaş, dün saat 11.15'te özal'm özel uçağı "An«" ile Dalaman'a geldi. Havaalanında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekre- teri Kemal Yamak tarafından karşılanan Denktaş, Marma- ris'e geçerek Grand Azur Otel'- de istirahate çekildi. öğleden sonra Marmaris'te ahşveriş ya- pan Denktaş, Cumhurbaşkanh- ğı'nın özel korumalan eşliğinde 20.30'da Okluk Koyu'na geldi. özal ve Denktaş akşam yeme- ğinde bir araya gelerek görüştü- ler. Denktaş görüşmeden sonra kaidığı otele Cumhurbaşkanlı- ğı Genel Sekreteri Kemal Ya- mak ile biriikte geldi. Denktaş, yemeğin çok güzel geçtiğini, Kıbns konusunda da "güzel gü- zel sohbet edildiğini" söyledi. Denktaş bir gazetecinin, "Tür- kiye ile KKTC arasında Kıbns sonınn konusunda bir pürüz var mı?" sorusuna, şu yamtı verdi: "Bugüne kadar iliskilerimiz aym ortak dava çerçevesinde ga- yet iyi gelişti. Herhangi bir pü- rüz otmadı. " Denktaş, "Bugüne kadar pü- rüz yok diyorsunuz. Bugunden sonra olabilir mi" sorusuna ise "Hayır olmaz, olmadı da. Bu- güne kadar yorumlar yapıldı. Pürüz oiacak diye ama bunla- nn hiçbir tanesi dogru çıkmadı gördüiünüz gibi" dedi. Cumhurbaşkam özal, bay- ram namazını Armutalan Cami- i'nde kılacak. Daha sonra Mar- maris Belediyesi'ni ziyaret ede- cek olan özal, ardından Kenan Evren'le Armutalan'daki evin- de bayramlaşacak. Haydî Beyoğlu'na çıkalım... C u m h u r i y e t K i t a p K u l ü b ü i s t a n b u l F i l m A j a n s ı B e y o ğ i u S i n e m a s ı i ş b i r l i ğ i i l e Ö d ü l l ü F i I m I e r - K i t a p S e r g ı s i - A f ı ş v e K a r t l a r 28 Hazıran Cuma: T a n g o I a r Yön.: F.E. Solanas 1985 Venedık Jürı Özel Ödülü 29 Hazıran Cumartesı: E r k e k I e r Yön.: D. Dörrie 1986 Vevey Güldürü Filmlerı Buyuk ödülü 30 Hazıran Pazar Benim Güzel Çamaşırhanem Yön.. S. Frears 1986 Rıo Buyuk Ödülü 1 Temmuz Pazartesı: G ü n e y Yön.: F.e. Solans 1988 Cannes En İyi Yönetmen ödülü 2 Temmuz Salı: A ğ ı t Yön.: Z. Fabri 1982 Berlın Gümüş Ayı Ödülü 3 Temmuz Çarşamba: T a x i B I u e s Yön.: P.Loungine 1990 Cannes En İyi Yönetmen ödülü 4 Temmuz Perşembe: B a ğ I a B e n i Yön.: P.AImadovar 1990 Karlovy - Vary Jüri Özel Ödülü 1991 Yunus Nadi Ö d ü l l e r i Kısa Film B i r i n c i l e r i D ü e t Yön.: Yeşim Ustaoğlu Onlarla Pek Sık Göriişmedik Yön.. Hakkı Mısırlıoğlu Kısa f ı l m l e r s u a r e l e r d e . f ı l m l e r d e n once g ö s t e r ı l e c e k t ı r 9> Hafta boyunca sinema gınşınde Cumhuriyet Kitap Kulubu kıtap sergısı duzenlenecek. aynca Istanbul Uluslararası Film FesJivali parelelınde Sinema Severler Oernegı tarafından duzenlenen afış yarışması bırıncılennın afış kartpostalları ve posterlenmn satışı yapılacaktır
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog