Bugünden 1930'a 5,502,228 adet makale



Katalog


«
»

23 HAZİRAN 1991 DIŞ HABERLER CUMHURİYET/11 AtinaVian olumlu tepki • ATÎNA (AA) — Yunanistan hükümeti, Cumhurbaşkanı Turgut özal'ın Kıbns sonınu hakkındaki son açıklamasını olumlu karşıladı. Hükümet sözcüsü Viron Potidoras, dün yaptığı açıklamada, "Türkiye Cumhurbaşkanı Türgut özal'ın Kıbns sorununun çözümüne yönelik ilgi ve iyi niyetini gösterdiği açıklamaları hükümet tarafından olumlu karşılanraaktadır" dedi. Pinatııbo durulmuyor • MANtLA (AA) — Filipinler'i bu ay basmdan beri eıkisi altına alan Pinatubo yanardağında yeraltı faaliyetinın başladığı ve volkamn zaman zaman kül püskürttüğü bildirildi. Fılipinler'deki uzmanlar, yanardağda meydana gelen bu yeni faaliyetin büyük bir patlamaya neden olabileceğini belirttiler. İslami Cephe Perez de Cuellar, Ankara, Atina ve Lefkoşa'ya gönderilecek bir mektup hazırladı Kıbrıs içiıı bu kez BMcleıı atakDe Cuellar'ın mektubu, James Baker'ın bir süre önce Dışişleri Bakanı Kurtcebe Alptemoçin'e gönderdiği mektupla paralellik taşıyor. Cuellar'ın mektubunda, Türk tarafının Rumlann kabul edeceği bir toprak oranı önermesinden ve yeterli sayıda Rumun kuzeye dönmesine izin verilmesinden söz ettiği bildiriliyor. ŞONEM ATİYAS NEW YORK — BM Genel Sekreteri Pe- rez de Cuellar hafta başında Ankara, Atina ve Lefkoşa'ya uiaşacak olan bir mektup ha- zırladı. Böylece bir süredir Kıbns için bas- kentler arasında süregelen yazLşmalar yeni bir içerik kazamyor. Cuellar'ın mektubu, ABD Dışişleri Bakanı James Baker tarafından bir süre önce Türk Dışişleri Bakanlığı'na gönde- rilen mektupla paralellik taşıyor. BM'deki ikinci önernli gelişmeyi, Genel Şekreter'in, Güvenlik Konseyi'ne bu hafta içinde Kıbns raporunu verme karan oluştur- du. Cuellar, Kıbns'la Ugili olarak Güvenlik Konseyi'ne vereceği raponı son mektup dip- lomasisi gelişmelerinin ardından hızlandır- dı. Konseyin raporu en kısa sürede görüşmesi bekleniyor. Cuellar 6-7 temmuz tarihlerinde Türkiye'de olacak. Güvenlik Konseyi'nin ra- poru görüşmesinin ardmdan TürkiyVye çağ- nyı güçlendiren Cuellar'ın, çabalanna des- tek niteliğini taşıyan bir baskanhk açıklaması yapması bekleniyor. Cuellar'ın hafta başında Ankara'ya ulaş- ması beklenen mektubunda, yardımcısı Gns- tave Feissel ve Kıbns özel Temsilcisi Oscar Camillion'un Kıbnslı taraflarla ve Türk Dı- şişleri ile "halen çözümlenmeyen konularda ikili göriişmeferi" sürdüreceğini belirttigi bil- diriliyor. Mektuptaki ikinci önemli noktanın, son zamanlarda yapılan "çeşitli zirve önerilerinin" Güvenlik Konseyi'nin Cuellar'a verdiği misyon çerçevesinde "somut" sonuç- lar üretmesi şartıyla anlam kazanacağının kaydedilmesi olduğu belirtiliyor. BM diplo- matları, Cuellar'ın "anlamlı sonuçlardan" öncelikje Türk tarafının Rumlann kabul ede- ceği bir toprak yüzdesi önermesini ve yerle- rinden edilen Rumlann yeterli sayıda kuze- ye geri dönme iznini kastettiğini vurguluyor- lar. Cuellar'm mektupta bu konuya değinme- si, ABD Dışişleri Bakanı James Baker'ın bir süre önce Ankara'ya gönderdiği mektuptaki talepleri güçlendirecek. Türkiye, Baker'ın mektupta bahsettiğr toprak yüzdesi 29-25'e "olumlu" sinyal verirse ağustos ayı içinde Türk ve Yunan devlet başkanlannın yanı sı- ra Rauf Denktaş ve Yorgo Vasüiu'nun, Türk ve Rum toplum liderleri olarak katılacağı bir zirvenin Nevv York'ta BM Genel Sekreteri da- vetiyle gerçekleşmesi ihtimalinden söz edili- yor. Cuellar, mektubuyla ABD Başkanı Bush- un Türkiye ziyareti öncesinde bir adım atmış olacak. Aynca kendi ziyareti sırasında mek- tubunda somut tepkiler alma imkânı bula- cak. Cuellar'm bu hafta içinde Güvenlik Kon- seyi'ne vereceği raporda, Türk tarafının bü- tün bu yoğun baskıya karşılık sürekli olarak tekrarladığı "siyasal eşitlik" konusunda Rum tarafından "somut söz aldıgını" ifade etroe- si bekleniyor. BM diplomatlanna göre siya- sal eşitlik kavramı "soyııt" bir kavram. Ûs- telik "siyasal eşitlik ölcüsii" yorumlayana gö- re değişiyor. Cuellar, raporunda "siyasal eşitlik" için Rum tarafının onaymı aldığı yo- lunda bir ifade ile gelirse, bunun Türk tara- fını "hangi ölçüde tatmin edeceği" sorusu gündeme gelecek. Kıbns müzakere sürecinin özelükle "top- rak ve yerlerinden edilenler" gibi iki özel ko- nuda Türk tarafı ve Türkiye üzerinde yoğun- laşarak hız kazanmasınm nasıl sonuçlar ve- receği bilinmiyor. Ancak önümüzdeki yü ba- şında Genel Sekreterliği bırakacak olan Cu- ellar Genel Sekreterlik kariyerinin başından beri uğraştığı bu konuda bir "basan" eide et- me şansını sonuna dek kullanmaya niyetli. Amerikan Dışişleri Bakanı Baker da aynı şe- kilde Kıbns konusunu tsrail-Arap meselesin- de olduğu gibi "özel birtfgiyle"izlemeye baş- ladı. Kısa bir süre önce bölgede bulunan ABD Dışişleri Koordinatörii Nelson Ledsky, Türk diplomatlara "yakında New York'ta ye- niden görüşmeyi bekledigini" söyledi. Ledksy'nin bu ifadesine şaşıran Türk diplo- matlar, bir New York ziyareti için gerekli ko- şullann olmadığını söylediklerinde, ABD Dışişleri Kıbns koordinatörü öngörüsünün ciddiyetini vurgulayan ve öngörüsünde ısrar eden bir tutum takındı. Baker'ın mektubu, Genel Şekreter'in mektubu, Türkiye zivareti ve ardından ABD Başkanı Bush'un ziyareti üzerinde duran diplomatlar, Ledsky'nin ön- görüsünün ağustosta "bir dörtlii zirve" yi ima ettiğini söylüyorlar. ABD, K. Irak'ta kalıyor • CEZAYtR (AA) — Cezayir'de köktendinci liderlerin, yandaşlannı süahlanmaya çağırdığı bildiriliyor. Islami Selamet Cephesi Başkan Yardımcısı Ali Belhac, ordunun müdahalesinin demokrasiyi korumayı değil, tslami harekeıi ezmeyi hedeflediğini öne sürerek Islamcılan ordudan korkmayarak, bulabildikleri tüm silah ve patlayıcıları stoklamaya çajhrdı. G. Afrika'da KP yasal • CAPE TOWN (AA) — Güney Afrika Parlamentosu, Komünist Partisi üzerindeki yasağı resmen kaldırdı. Irk ayruncı sistemi kaldırma yolundaki reformlann son aşaması olan bu kararla birlikte polisin, şimdiye dek sahip olduğu mahkeme kararı olmaksızın şüphelileri gözaltına alma yetkisi de kaldınldı. Washington, Paris ve özellikle Londra'dan gelen baskılara boyun eğerek birliklerini Kuzey Irak'tançekmeişlemini ertelemeyi kabul etti. EDİP EMtL ÖYMEN LONDRA — Kürtler için Kuzey Irak'ta saptanan "Gü- venli Bölge"deki Amerikan ve muttefik kuvvetleri, Ingiltere ile Fransa'nın bir haftadır sürdür- düğü girişimler ve Avrupa Top- luiuğu'nun da baskısı sonucu en az 4 ay daha bölgede kalacak. ABD Genelkurmay Başkanı Colin Powell, BBC'ye verdiği demeçte geri çekilme işleminin şimdilik durdurulduğunu açık- ladı ve "Bölgede ne miktarda bir askeri varhk lntacagımızı göriişiiyoruz. Bu konuda miit- tefiklerimizle temas halindeyiz. Kısa sürede bir karara varaca- gız" dedi. İngiliz savunma kaynaklan, Kuzey Irak ve Türkiye'de top- lam 11.800 muttefik askeri kal- dığını, bunlann ne zaman ve na- sıl geri çekileceklerine, Kürtler- le Saddam Hüseyin arasında bugünlerde varılması beklenen özerklik anlaşmasına göre karar verileceğini belirtiyorlar. özerk- lik görüşmelerinde öncü rol oy- nayan Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzaoi, son gunlerde çeşitli basın yayın ku- ruluşlarına verdiği demeçlerde geçen aydan beri tartışılan an- laşmanın "yüzde 70 oranında" kesinleştiğini açıkladı. Sayıları çeşitli kaynaklar tarafından 500 olarak tahmin edilen Kürt aşi- ret liderlerinin, konuya ilişkin görüşlerini Barzani'ye aktar- makta oldukları bildiriliyor. Anlaşmanın bir hafta içinde ni- hai biçimini alması bekleniyor. Kürdistan Cephesi'ne katılma- yan lran yanlısı "Kürt Hizbullahi" adlı grubun Sad- dam Hüseyin ile herhangi bir anlaşmaya karşı olduğu da be- lirtiliyor. Çevik Güç (Hazır Çekiş) ko- nusu ise Ingiltere ile Amerikan yönetimi arasında Körfez buna- lımının başından be/i süregelen "mükemmel uyum"u yine örse- leyen bir gelişme oldu. Savaştan sonra Türkiye sınırına yığılan Kürt sığınnıacılara yardım ko- nusunda da öncülüğü Ingıltere üstlenmiş Amerikan yönetimi bu konuda işbirliğine "geç ve güç" razı olmuştu. Kürtler için Güvenli Bölge önerisini yine In- giltere yapmış Amerikan yöne- timinin katılımı neredeyse iki hafta kadar süren bir kararsız- lıktan sonra sağlanabiimişti. Başkan Bush'un Amerikan kuv- vetlerinin Kuzey Irak'tan bir an önce geri çekilmesini sağlamak- tan başka bir şeye öncelik ver- mediği biliniyordu. Avrupa Topluluğu ile her fırsatta çeki- şen ve onlara ters dttşen tngil- tere ise gerek sığınmacılara yar- dım gerek Güvenli Bölge, gerek- se son olarak Çevik Güç konu- larında arkasına Avrupa Toplu- luğu'nu da alarak Amerikan yö- netimini bu konularda işbirliği- ne yine "kerhen" razı etti. tngiliz savunma kaynaklan, Kuzey Irak'ta Kürtlere gerçek- ten güvenli bir özerklik sağlana- bilirse muttefik kuvvetlerin şim- diki erteleme süresi olan 4 ay- dan sonra peyderpey Türkiye'- ye çekileceğini ve lncirlik Üssü'nde "beklemeye" alına- caklarını tahmin ediyor. öte yandan BM Güvenlik Konseyi, Irak'a uygulanan am- bargoda yumuşamaya gidilme- sinin düşünülmediğini açıkladı. Bu ilan sadece kayıriarda görünmesi içindir. 220.000-000 BELÇIKA FRANGI YENİ MEZBAHA PROJESİ FİNANSMANI DEVLET KREDI5I (100.000.000 BELÇİKA FRANGI) T.C. ŞAŞBAKANLJK HA2INIP VE DIŞ TKTARET MUSTEŞARUGI BELÇİKA KRALUGI HÜKÜMETİ AUCI KREDISI (120.000.000 BELÇİKA FRANGI) PAMUKBANK T.A.Ş. GENERALE BANK/BELÇİKA KREOIYI KULLANAN . . .. JANSAŞ . . IZMIR BUYUKŞE.HIR BELEDIYESI IÇ VE DIŞ T1CARET A.Ş. IYESI •PAMUKBANK bu krediyi "Sağlıklı Yaşam Projesi" kopsamında garanti etm'ıştir. Nisan 1991 HEYECANLIBEKLEYİŞ — Türkiyeden Kuzey Irak'taki mülteci kamplannadönenKürtler, Sad- dam yönetimi Ue Kürt liderleri arasındaki özerklik görüşmelerinin sonucunu heyecanla bekliyor. Türkiyeden dönüp, Sinsink'te İngiliz askerlerinin koruması alündaki kampa yerleşen Kürt kadını da çocukları ile birlikte evine döneceği zamanı bekliyor. (Fotoğraf: Reuter) NEW YORK TIMES'IN HABERİ: Silopfde sürekli askerWASHINGTON (AA) — ABD ve Avrupalı müttefıklerin temmuz ayı ortalannda Kuzey Irak'ı boşaltacakları ve Kuzey Iraklılann güven- liği için Silopi'de yaklaşık 5.000 kişilik bir mut- tefik birlik bulunduracakları yolundaki bir ha- ber de New York Times gazetesinde yer aldı. Gazetenin, ABD hükümet kaynaklanna daya- narak dün verdiği haberde, ABD'nin Stuttugart- taki Avrupa komutanhğı tarafından geliştirilen plana göre bu kara birliklerine ABD askerleri- nin yanı sıra, îngiliz, Fransız ve Türk askerleri de katılacak. Silopi'de konuşlandırılrnası olası- hğı bulunan kara birliklerinde, Italyan ve tspan- yol askerlerinin yer alması bekleniyor. Plana göre lncirlik Türk-Amerikan ortak sa- vunma tesislerinde de Irak içlerindeki hedefle- rin vurulabilmesi için ABD ava ve bombardıman uçaklan bulundurulacak. YUNAN BASIM; AT Başkanı Özal'a Kıbns için mektup gönderdi STELYO BERBERAKİS ATtNA — Atina'da yayunla- nan Eleftherotypıa gazetesinin dunkü sayısında, Avrupa Toplu- luğu AT Dönem Başkanı Jacqu- es Sander'in, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a bir mektup iletti- ği bildiriliyor. Gazeteye göre Sander bu mektubunda, "Eger Türkiye, AT ile flişkUerini nor- tnallestirmek isthorsa, Kıbrıs sorununun çözumıinde ilerleme kaydedilmesi ve Türkiye'nin, \vrupa Konseyi'nin Kıbns'a iliş- kin almış olduğu kararlara uy- ması gerektiğine" dikkat çeki- yor. Eleftherotypia'ya göre San- der'in Özal'a ilettiği mektubun- da, "AT dönem başkanlıgının Türkiye ile AT ilişkilerinin nor- malleştirilmesini sağlayacak hiç bir faaliyet gösteremediğini, çünkü Türkiye'nin Avrupa Kon- seyi'nin bundan 12 ay önce Oubfin'de Kıbns ile ilgili almış olduğu kararlara karşı çıktığı" vurgulamyor. AT'nin bir yandan Türkiye ile AT ilişkilerini diğer yandan Kıbrıs sorununun çözü- mü için faaliyet gösterdiğinden söz eden Sander'in mektubun- da haziran ayı sonuna kadar Türkiye'nin bu konudaki düşün- celerini belirtmesi durumunda Türkiye-AT ilişkileri dosyasının yeniden açılacağı ve konunun konseyin gündemine getirilece- ğine dikkat çekiliyor. Gazeteye göre mektup, AT'nin Kıbns konusunda Ankara'ya bir çeşit baskısı olarak kabul edili- yor- Arnavutluk'ta Baker'a büyük tezahürat Halk 4 Baba Bııslı cliye bağırdıDıs Haberler Serrisi — ABD Dışişleri Bakanı James Baker 1 ın tarihi Arnavutluk gezisi, dün Arnavutlann "Baba Bush" şek- lindeki sevgi gösterileri ile baş- ladı. Başkent Tiran'daki tsken- der Bey Meydanı'nı dolduran yüz binlerce Arnavut, Baker'ı "Amavutluk'un ABD gibi olma- sını istiyoruz" sloganları ile se- lamladılar. Baker'ı Arnavutluk- un başkenti Tiran'da Başbakan YUi Bufi, Dışişleri Bakaru Mu- hammet Kaplani karşıladı. Ba- ker'ın vanşı öncesi, Arnavut yet- kililer, son Lenin heykelini de yerinden kaldırdılar. Arnavutluk'u bugüne kadar ziyaret eden en yüksek düzeyli ABD yetkilisi olan Baker'm ko- nuşmasını dinlemek üzere Is- kender Bey Meydam'nda yakla- şık 400 bin kişi toplandı. Ti- ran'a, önceki geceden beri çev- re yerleşim birimlerinden akın olduğu öğrenildi. Baker, meydanda yaptığı ve Arnavutçaya çevrilen konuşması sırasında, "Özgürlük, demokra- si ve banş saflanna hoşgeidiniz" dedi. AP'nin haberine göre, Başba- kan Bufi, Baker'ı "Tiran'ın şe- ref vatandaşı" olarak onurlan- dırdı. Komünistlerin işbaşına geçtiği yıllardan bu yana kesik olan ve geçen mart ayında tekrar kuru- lan ABD-Arnavutluk ilişkileri, ABD Dışişleri Bakanı James Baker'ın ziyareti ile önemli bir aşama kaydetti. James Baker, 47 yılhk bir aradan sonra Arnavut- luk'u ziyaret eden ilk ABD Dı- şişleri Bakanı oldu. Devlet Baş- kanı Ramiz Alia, geçen hafta oluşturulan yeni hükümetin üyeleri ile görüşmeler yapacak olan Baker'ın parlamentoda da bir konuşma yapması bekleni- yor. ABD Dışişleri Bakanı, Tiran ziyareti öncesinde Belgrad'a uğ- ramış ve gerek federal, gerekse cumhuriyetlerin liderleri ile 10 saatten uzun süren görüşmeler- de bulunmuştu. Baker, görüş- melerden sonra yaptığı açıkla- mada, bu ülkeye gelirken taşıdı- ğı "iç savaş" endişelerinden kur- tulamadığını söylemişti. Yugoslavya'yı 15 yıldan bu ya- na ilk kez ziyaret eden ABD yet- kilisi olan Baker, Belgrad'da kaldığı sure içinde Sırbistan yet- kililerini, Hırvat yetkilinin dev- let başkanı olmasına izin verme- ye ikna etmeye çahşırken, Slo- ven ve Hırvat yetkililere de, ABD'nin Yugoslavya'dan olası aynlmalan tanımayacağını ilet- ti. TÜRK—ABD ILIŞKÎLERI—3 Bush, Ankara'ya moral verecek ABD Başkanı'nın Ankara'da "Sizi takdir ediyoruz, dostunuznız, geleceğiniz parlak; bu geleceği nasıl daha parlak hale getirebiliriz" gibi bir yaklaşım içinde olacağı anlaşıhyor. Ancak anlaşmalar, milyarhk yardımlar bu tablonun içinde yok. ÜFUK GÜLDEMtR WASHINGTON — ABD başkentine egemen olan havadan, George Bush'un temmuz ayında Ankara'da, "Sizi takdir ediyoruz, dostunuzuz, geleceğiniz parlak; bu geleceği nasıl daha parlak hale getirebi- liriz" gibi bir yaklaşım içinde olacağı anla- şüıyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin 21. yüzyıla uzanacak acılımımn da bu kapsamda gün- deme geleceği tahmin ediliyor. Irak artık bölge güç dengesinin önemli bir aktörü de- ğil. Kürt konusunda ilginç gelişmeler yaşa- nıyor. Türkiye ile ABD, bu sarsıntı sırasın- da büyük ölçüde aynı değerleri paylaşarak ilan edilmemiş bir stratejik işbirliği yaptı. ABD yönetimi, bu işbirliğinin geleceğe em- sal olmasını dih'yor. Ancak bu seyahatin Camp David'den daha ileride olmayacağı- nın da bilinmesi isteniyor. Yani anlaşma- lar, milyarhk yardımlar tablonun içinde yok. Bir yetkili, "Bu ziyaretin en önemli yönii, bizzat ziyaretin kendisi" diyor. Bu ziyaret, aynı zamanda ilk kez bir Türk liderin, içerde kaybettiği prestijin ak- sine dışarda büyük prestij sahibi olarak siv- rildiği bir dönemde gerçekleşiyor. Bush ile Özal, şu ana kadar 50 telefon konuşması yaptı. Bush'un geçen ay hastalandığı sıra- da şahsen cevapladığı geçmiş olsun telefon- lannın içinde Özal'ınki de vardı. Bush iie Ingiltere Başbakam arasında böyle bir iliş- ki yok. Özal bir şey önerince, Bush bumı ciddi ciddi ele ahyor, Ulusal Güvenlik Kon- seyi'ne götürüyor ve "Özal bunun dofru olacağını söylüyor" diye sayunuyor. An- cak Amerikan yönetimi, Özal'ın içerde prestij kaybettiğinden de habersiz değil. Bu bakımdan, her ne kadar Bush'un ziyareti- nin 'Özal merkezli' olması uzak bir ihtimal değilse de ABD Başkanı'mn Türkiye'de ya- pacağı konuşmalarda satır aralannda, çok partili parlamenter rejime, muhalefet ve si- vil topluma göz kuıjması da bekleniyor. Bush'un, Türkiye'deki konuşmalanndan birinde ünlü bir Türk yazara atıfta bulu- narak Türk aydmlarına da mesaj vermesi uzak bir olasılık değil. ABD bu ziyarette, Türkiye'de muhalefet tarafından meşruiyeti sorgulanan bir lider ile karşı karşıya oldu- ğunu biliyor. Bu ziyaret, yine Türkiye'deki ABD Bü- yükelçiliği'nde önemli bir nöbet değişimi- ne rastlaması nedeniyle de önlem taşıyor. 12 Eylül'un ABD elçisi Robert Straosz Hn- pe, askeri yönetimle diyalogda sıkıntı çek- meyecek bir kişiliğe sahipti. 1983'te iş ba- şına gelen ANAP yönetimi, her ne kadar bunu açık açık söylemekten kaçındıysa da hep dinamik ve genç bir hükümetin çalış- ma temposuna ayak uydurabilecek, yara- tıcı olabilecek bir Amerikan büyükelçisi öz- ledi. Bugünkü BUyükelçi Morton Abramo- witz, biraz geç gönderilmekle birlikte, bu ihtiyacı büyük ölçüde giderdi. Hatta Türk bürokrasi çarklanm tedirgin edecek düzey- de girişken oldu. Türkiye'yi Washington'a çok iyi yansıtması nedeniyle Türk iş'adam- lannın, ekonomi kurmaylarının da takdi- rini kazandı. tki ulke ilişkilerindeki yeni sı- caklık da Abramovvitz döneminde ortaya çıktı. ABD'nin yeni Türkiye Büyükelçisi Ric- hard Qark Barkley ise bu sıcakhğı gelişti- rebilecek bir büyükelçi görüntüsüyle Anka- ra'ya geliyor. Barkley, Amerikan dışişleri camiasında saygın bir isme sahip. ABD Başkanı Bush ve Dışişleri Bakam Baker'a yakın bir dipiomat olarak tanımyor. Bu özeüiği, Türkiye'ye atanmasında önemli bir rol opadı. ABD Barkley'e önem verdiği içindir ki onu Doğu blokunun en gelişmis ülkesi olan Doğu Ahnanya'ya atamıştı. An- cak iki Ahnanya birleşince, parlak bir dip- iomat olmasına karşın Barkley merkeze döndii. Bir süreden beri Ankara'ya isim arayan ABD Dışişleri de Barkley'i Bush'a önermek için bunu fırsat olarak bildi. ABD Başkanı Bush'un iki günlük Tür- kiye ziyaretine, özetle bu hava içinde yol ah- nıyor. BİI'Iİ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog