Bugünden 1930'a 5,502,404 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURtYET/4 21 HAZİRAN 1991 Efe Ozal için suç duyunısu • ANKARA (UBA) — Doğru Yol Partisi (DYP) Zonguldak MiUetvekili Tevfik Ertûzün, Cumhurbaşkanı Özal'ın oğlu Efe'nin ortak olduğu Salahsun Hekimoğlu Menkul Değerler Şirketi'nin adını "Marjioal Menkul Değerler" olarak değiştirmesi üzerine, Efe ve ortaklan hakkındaki suç duyurusunu yineledi. Ertüzün, Marjinal Menkul Değerler A.ŞÎnin "borsa üyeliği" ve "borsa bankerliği" belgelerinin iptalini istedi. MGK toplandı • ANKARA (Cumhuriyel Bürosu) — Milli Güvenük Kurulu (MGK), Kıbns sorunu ile ilgüi gelişmeler, Ortadoğu ve Körfez bölgesindeki son durumu dün yaptığı toplantıda değerlendirdi. MGK, saat 14.00'te Cumhurbaşkanı Turgut özal'ın başkanlığında Çankaya KöşkU'nde toplandı. Yaklaşık 3 saat süren toplantıya; Başbakan Yıldırım Akbulut, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, Milli Savunma Bakanı Mehmet Yazar, tçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Dışişleri Bakanı Kurtcebe Alptemoçin, kuvvet komutanları ve Milli Güvenük Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Nezihi Çakar katıldı. Toplantıya aynca, sığınmacılarla ilgili Koordinasyon Kurulu'nun başkanhğım yapan Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler de katıldı. MGK Genel SekreterüğTnden toplantıyla ilgili olarak yapılan açıklamada ise, "Genel güvenlik ve asayiş durumu, Kıbns sorunuyla ilgili gelişmeler, Ortadoğu ve Körfez bölgesinde son durum ve dış olaylardaki diğer gelişmeler gözden geçirilmiş ve değerlendirilmiştir" denildi. HEPTilere tahliye • MALATYA (Cumhuriyet) — Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi, Adana'da 20 mart günü meydana gelen Nevruz gösterisine katıldıkları, polis araçlannı tahrip ettikleri ve bölücülük propagandası yaptıklan savıyla haklarında 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 59 kişiyi yargılamaya dün devam etti. Dün yapılan duruşmaya katılan 15 tutuklu saıuk, haklarındaki suçlamaları Kabul etmediler. Duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanıklardan HEP Adana ll Başkanı Kemal Okutan, Abdülaziz Şimşek, Ayhan Dağ, Mehmet Nur Şimşek, Orhan Bakır, Hasan Şahin ve Habip Ağırman'ın salıverilmesine, 8 sanığın tutukluluk hallerinin ise sünnesine karar verdi. Ücretsiz mektup • ANKARA (UBA) — Maliye ve Gümrük Bakanı Kahveci'nin yeni projesi kabul edilirse, vatandaşlar milletvekillerine mektupları ücretsiz gönderecekler. Kahveci, TBMM Başkanı Kaya Erdem'e yazdığı mektupta, "Biz katıhmcı demokrasinin lafta değil, uygulamada sağlanması için gayret sarf ediyoruz. Halkımıza da böyle bir imkânın sağlanması ile katıhmcı demokrasi modeUnde olumlu gelişmeleri görülecektü-" dedi. DYP örgütüne çaltşmalann hızlandırılması için talimat veren Demirel: Onümüzdeki kasımseçim var DYP'nin 8. kuruluş yüdönümü nedeniyle düzenlenen törende konuşan Demirel partisinin sonradan verilen resmi nüfus kâğıdına göre 8, gerçekte ise 44 yaşında olduğunu söyiedi. ANKARA (Cumhuri)et Bürosu) — DYP Genel Başkanı Süley- man Demirel kasım ayında seçimin geldiğini bildirerek ör- güte çalışmalan hızlandırma ta- limatı verdi. Demirel, Cumhur- başkanı Turgut Özal'ın yeni ANAP yönetimine 'Demirel'e yüklenin' sözünü de "Cumhur- başkanlıgı yeminine ibanetin ye- ni bir numunesi" olarak nitele- di. "Doğru Yol bir husumet ile karşı karşıyadır. Ama bunların biçbiri umurumuzda değil, mil- letin önunde hesaplaşmaaın so- nunda kaybolup gideceklerdir. DYP>e yuklenilmesi DYP'yl iktidar yapar" diye konuştu. DYP'nin kuruluşunun 8. yü- dönümü, dün genel merkezin önünde düzenlenen bir törenle kutlandı. Törende partinin ku- ruluşundan bu yana genel baş- kanlık görevlerinde bulunan 'Yıldırım Avcı ile Hüsamettin Cindonık da birer konuşma yaptılar. Avcı DYP'nin büyük bir baskı altında kurulduğunu anlattı. Cindoruk ise DYP'yi "Gerçek demokrasiyi özleyen ve örgtttleyen siyasal bekleyiş" diye tanımladığı konuşmasında demokrasiyi kollamak isteyen- lerin kendilerini kolladıklannı ve kayıp gittiklerini söyiedi. "1983'te silahlann gölgesin- de cebri yüruyuş ile iktidara ge- knlerin, başıbozuk ve yenik, bi- necek saodal aradıklannı" bil- diren Cindoruk, geride iktidar partisinin sadece tabelası ile gör- kemli genel merkez binasmın kaldığını anlattı ve ANAP' kongresini şöyle değerlendirdi: "iktidar partisinin kongresin- de cumhuriyet bükümeti ikiye bötünmüş, bakanlar ve miltetve- killeri tulurabacılar gibi dovuş- müşlerdir. Kongre ulkeyi yöne- ten hükümeti diişürmüştür. Bu göriintii, ganimeti paylaşanıa- yan ortaçağ askerlerinin başkal- dırmasıdır. Bugiin yaşanan çö- kiintu yeni bir başbakan ve ni hükümet denemesiyle aşıla- maz. Ancak iktidar partisi, iil- Olaylı geçen ild kongre sonucunda ANAP fl baskanlığına getirilen Semra Özal'ın bu kez yöneticiliği tartışüıyor. (Uğur Günyüz) Semra Özal, İstanbul'un 'Konuk Başkanı' Tartışmalı bir seçimle il başkanı olan Semra özal, kongreden bugüne kadar geçen 79 gün içinde 10 kez Istanbul'a geldi, 5 kez partiye uğradı ve 2 yönetim kurulu toplantısı yönetti. GÜNDÜZ İMŞtR "Birleştirici rol oynay»cmğınr, "ANAPta 1983 ruhunu yeniden canlandıracağım", "HafUnın 4 güniinü tsüuıbul'da il örgürüy- le gecirecegim" sözleriyle adayhğuu açıkla- yan ve tarüşmah' bir seçimden sonra il baş- kanı olan Semra özal, aradan geçen 79 gün içinde toplam 10 gününü lstanbul'da gecir- di. ll başkanlığını kazandıktan sonra maz- batasını yönetim kurulu üyesi Tunc* Tos- kay'a aldutan ve 18 gün sonra ilk kez ts- tanbul'a gelen Semra özal'ın Istanbul ör- gütüyle arasındaki bağlann iyiden iyiye koptuğu Ueri sürüldü. Poütikaya atüması parti içinde büyük tar- tışmalara yol açan Cumhurbaşkanı Turgut özal'ın eşi tstanbul tl Başkanı Semra özal, 'konuk başkan' olarak niteleniyor. tl mer- kezine seyrek uğraması nedeniyle ilçe baş- kanlan fle yönetim kurulu üyeleriyle diya- loğunun iyice zayıfladığı belirtilen özal'la ilgili olarak ilçe başkanları şu görüşü dile getiriyon "Semra Hanım tstanbul il başkanlıgına büyük iddialaria geldi. Ancak şu ana ka- dar tstanbul U örgütüyle Ugüi olarak ber- hangi bir çalışmaya girişmediği gibi son bü- yük kongredeki tanrianyla da yönetkilik eksfldiğinden gelen zafiyetini iyiden iyiye ortaya koydu. Yıldınm Akbnlut'u karşıla- nnımmn için araya Osman Ceylan'ı sok- masına karşüık basansızlığa uğranuts bu zafiyeünin en iyi göstergesi. Şimdi bir üst koruMa görrv yaptıgı için il merkerindeki görevini ciddi bir şekilde aksaüyor. Buna en iyi örnek, üç ayda iki yönetim kurulu toplantısı yapması. Semra özal'ın il başkanlıgına seçildikten sonra tstanbul'daki 'seyir defteri' şöyle: tlki ertelendikten sonra 28 Nisan 1991 pa- zar günü yapılan il kongresinde 'devlet ola- naklan'nın da seferber edilip 3 hâkim de- ğiştikten sonra bu göreve seçilen özal, kongrenin ertesi günü Ankara'ya döndü. Aynı hafta içinde ülkemizde konuk olan Rafsancani'nin eşi tffet Rafsancani'ye eş- lik eden Semra özal, bu süre içinde Istan- bul'a gelemediği için mazbatasını Tnnca Toskay'a aldırttı. Kongreden 18 gün sonra ilk kez lstanbul'a gelen ve Atatürk Havali- maru'nda davul ve klarnet eşliğinde lörenle' karşılanan Semra özal, 16-19 mayıs tarih- leri arasında gazeteleri gezerek çeşitli temas- larda bulundu. özal, partiyle ilgili temas- lannı son olarak 25 mayıs günü '2000'li Yd- larda ANAP' konulu sempozyumda sür- dürdü. Semra özal, bugüne kadar aradan geçen 25 günlük süre içinde ise iki kez da- ha çeşitli programlan nedeniyle lstanbul'a gelmesine karşın il merkezine uğramadığı gözlendi. Böylece Semra özal'ın il başkan- hğı görevine başladığı 79 gün içinde, biri yö- netim kurulu görev dağdımı olmak üzere toplam 2 kez yönetim kurulu üyeleriyle top- lantı yaptıgı öğrenildi. BtLKENT ÜNtVERSÎTESİ'NDE DÎPLOMA TÖRENİ Doğramaa'dan türbanh kıza öpücük ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — YÖK Başkanı Prof. th- san Doğramacı, türbanlı bir kız öğrenciyi yanaklanndan öptü. Bilkent Üniversitesi'nin diploma töreninde gerçekleşen olayı Cumhurbaşkanı Turgut Özal, kahkahalarla karşıladı. Cumhurbaşkanı Turgul Özal ve törene katılan bakanlar, odul- lerini verdikleri öğrencileri ya- naklanndan öpüp kutladılar. Sı- ra, bilgisayar bölümü birincisi başına turban bağlamış olan Zehra Kök'e geldi. Kök'ün ödü- lünü vermek üzere kürsüye, eşi de "turban" takan Ekrem Pak- demirli davet edildi. Pakdemir- li, Kök'ün yalnızca elini sıkmak- la yetindi. Bunun üzerine YÖK Başkanı Prof. İhsan Doğrama- cı yerinden fırlayarak, türbanh öğrencinin yanına geldi ve Kök'ü yanaklanndan öptü. Zeh- ra Kök, ne olduğunu şaşkmlık- la izlerken sağ eliyle öğrencinin omuzuna sarılan Doğramacı, sol eliyle de izleyicileri selamla- dı. Bu sırada Cumhurbaşkanı Turgut Özalin işaret parmağıy- la Doğramacı'yı gösterip kahka- halarla güldüğü dikkat çekti. Doğramacı'nın gösterisinden sonra Cumhurbaşkanı'nm elini D O G R A M A O SARILDI — Diploma töreninde Ekrem PakdemirU'nin sadece tokalaşügı tür- banlı kız öğrenciye Doğramacı hem öptü, hem sanldı. öpen Kök'ün, Özal da yanakla- nndan öptü. Doğramacı, türbanh kız öğ- renciye gösterdiği özel ilginin ne- denini soran gazetecilere, "Onu herkesin önünde öpmek istedim. Başortüsu olan bir öğrenciyi icap ederse bir erkeğin de öpe- bileceğini göstermek için öptüm" dedi. Doğramacı, Zeh- ra Kök'ü, Ekrem Pakdemirii'nin yerine öperek kutladığını sözle- rine ekledi. Törende konuşan Ozal, eği- timde istedikleri hedeflere ula- şamadıklannı kaydederek şunla- n söyiedi: "Türkiye, son 10-15 yılda önemli hamleler yaptı. Ama önemU olan 20001i yıDara nazır- lanmaktır. İnsan gücü yetiştire- mezsek diğer ülketerden geri du- ruma düşeriz. Mükemmeliyet merkezlerine büyük çapta ihti- >«ç var. Milli gelirin önemli kıs- mını eğitime harcamak mecbu- riyeti >-ar. Eğer bunu yapmazsak 2000'li yıllann bilgi toplumunu yakalayamayız." Ilkokul çocuklannın düşun- celerini cesaretle söylemelerine fevkalade hayranhk duyduğunu beürten Özal, zamanı olmadığı için üniversite öğrencileriyle tar- tışamadığını bildirdi. Özal, Türkiye'nin Ueri gitmesi için ge- rekenleri şöyle sıraladı: "tlki. ülkemizin ekonomik olarak durumunun iyi olması, yokluklann kalkraası. Bunun kadar önemli diğer bir nokta da demokratik sistemin tamamıyla yerine oturması. İnsanlar gelir gider. sistem oturur. Üçuncüsu ise çok daha serbest bir toplu- ma ihtiyacımu var. Tabular ol- duğu müddetçe gelişme kısıtlı- dır." kenin ve milletin önünü açmak için katkıda bulunabilir." Cindoruk, Türkiye'nin en ya- kın zamanda hür seçim yapma- sı gerektiğini de belirterek "Ça- ğımızda silahla. baskıyla, aşın- nuş çoğunlukla siyasal iktidar elde tutulamaz. Bugünkü ikti- dar yapısı toplumsal bunalımı çoğalür. Güvenoyu toplantısın- dan sonra Meclis bir hür seçim yasası ve ortamı oluştunnak için açık kalsın. Şerefler kazansın. Demokrasinin doğal koşullan- na ve geleceğe dönelim" dedi. DYP Genel Başkanı Demirel ise daha sonra yaptıgı konuşma- da DYP'nin 8 yaşına geldiğini belirterek "DYP çocuk mu ki" diye sordu. Kendi sorusuna, "DYP çocuksa TUrkiye'de de- mokrasi çocuktur" yanıtını ve- ren Demirel, DYP'nin sonradan verilen resmi nüfus kâğıdına gö- re 8 yaşında olduğunu bildirdi ve gerçek yaşın bunun üzerine 36 koyarak bulunacağıru söyie- di. Demirel daha sonra genel merkezdeki odasında kutlama- lan kabul etti ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. DYP lide- ri, Özal'ın yeni ANAP yöneti- cilerine verdiği, "Demirel'e yüklenin" talimatı anımsatüdın- daise şöyle dedi: "Bu yadırganacak bir şey de- ğil. Anayasada bir cumhurbaş- kanı yemini var. Burada taraf- sız olacağını soylüyor. Bu yemi- ne ihanet etmiştir. Her gün iha- net numunesi verryor. Bir par- tiyi hedef göstermek onun işi değil." DYP Genel Başkanı Demirel dün öğleden sonra da GtK top- lantısında yaptıgı konuşmada, kasım ayında seçimin geldiğini bildirerek genel merkez yöneti- cilerine, "Seçim için çalışmala- n hızlandırma" talimatı verdi. Demirel, "Sanıyorum ki bugün- lerde yapılan tartışmalar bir ne- ticeye bağlanırsa onümüzdeki kasım ayında seçim geliyor. Çe- şitli kaynaklardan aldığımız in- tibalar iktidar partisinin bu işi fazla götüremeyeceği noktasına kendisinin de gelmek üzere ol- duğunu gösteriyor" dedi. Türkiye'deki siyasi hastahk- ların ancak bir seçimle temizle- neceğini ve secimlerin yalnızca iktidan değiştirmekle kalmayıp, rejimi de rayına oturtacağmı an- latan Demirel şöyle konuştu: "Çankaya'nın hiçbir sorıım- luluğu kalmadı. Tamamen so- nımsuz haldedir. Bizi de hedef gösterdiğine, işi gücü bırakıp, 'bunlan vurun' dediğine göre Doğru Yol bir husumet ile kar- şı karşıyadır. Ama bunların hiç- biri umurumuzda değildir. Mil- letin onüne gelsinler, millet adı- na hesaplaşahm. Bu hesaplaş- manın sonunda kaybolup gide- ceklerdir. Seçim kasım itibanyla bizim 'g' günümüze oturacak- tır. Çalışmalanmızı hızlandır- maya mecburuz." Ecevit Once seçim yasasıANKARA (AA) — DSP Ge- nel Başkanı Bülent Ecevit, se- çimlerin, ister erken, ister geç olsun, adil bir seçim sistemi ile yapüması gerektiğini belirterek, "Aksi halde erken seçim de za- manında seçim de Türkiye'yi si- yasal bunalımdan kurtaramaz" dedi. DSP Genel Başkam Bülent Ecevit, gazetecilerin sorusu üze- rine, ANAP Genel Başkam Me- sut Yılmaz'ın "Her anlama gelebilecek" biraçıklamada bu- lunduğunu, bu bakımdan hükü- metin erken seçim konusunda- ki görüşünün henüz net olma- dığını söyiedi. DSP Genel Başkanı Ecevit, şöyle konuştu: "Erken seçim elbette yararlı- dır. Ama ister erken, ister geç yapılsın, secimlerin, seçmen ira- desini doğru dürüst yansıtacak bir sistemle yapılması gerekir.' Bütün kamuoyu yoklamalan- nın mevcut seçim sistemine rağ- men DSP'nin güçlü olarak TBMM'ye girebileceğini göster- diğini savunan Ecevit, adil bir seçim sistemi konusunda, reji- min esenliği açısından ısrarlı ol- duklarını vurguladı. POLİTİKA GÜN1ÛĞÛ Uç-Beş Koltuk Çalkantıyı Durdurur... ANAP'ta kim muhafazakâr, kim liberal, kim milliyetçi? ANAP'ta kim Nakşibendi, kim Süleymancı, kim Işıkçı? Şimdi bir oyun oynanıyor ANAP'ta. Bu oyun salt çıkar iliş- kilerine dönük. Bir karmaşa içinde oluyor her şey. Bekleyin görün on-on beş gün sonra işler düzelecek. ANAP'te önde gelen bir muhafazakâr şöyle diyor — Biz mağlup olduk, liberaller kazandı. Şimdi ise dakjalı denizdeyiz. Bir süre sonra deniz durulur... Çankaya buyruğu verdi ve Mesut Yılmaz genel başkan se- çildi. Eğer tersini yapsaydı Akbulut, bir kez daha genel baş- kan olurdu. Onun için, ANAP'taki çekişmeye liberal- muhafazakâr çekişmesi denilemez. Muhafazakâriar ve hareketçi kanat ikiye bölündü. Nakşi- ler ve Süleymancılar da aynı biçimde Akbulut-Yılmaz ara- sında gidip geldiler. Şimdi bir uzlaşma havası ortaya atıidı. Bunun adı uzlaşma değil, şirket payını biraz daha büyütme- dir. Yıldınm Akbulut, kongreyi yitirdikten sonra üzgün ve kır- gın. Akbulut, "Çankaya bizi desteklemedi" diyor ve ekJiyor — Eğer destekleseydi kongreyi biz kazanırdık.. ANAP'ın eski genel başkanı şaşkın. Her zaman, her yer- de "Ozal bizim doğal liderimiz" diyen kendisi. Doğal lider bu kez, Akbulut'a, "Seni denedik olmadı, biraz da Mesut'u deneyelim" demiş, işte o kadar... Akbulut'un yakın çevresi, diyelim ki 50-60 milletvekili şimdi bastırıyor. İstedikleri üç-beş koltuk: — Kabinede bize 5-10 bakanlık verin anlaşalım... Mesut Yılmaz, Akbulut ve arkadaşlanna 5-10 bakanlık ve- rirse ANAP'ta her şey ^ ^ _ ç muhafazakâra dun Çankaya buyruğu caklasacak. Al gülüm ver di Ve MeSUÎ YllmaZ ver g ü t S genel başkan seçildi. ££?L™A Z E &r tersini yapsaydı Akbulut, bir kez daha genel başkan olurdu. ikinci gün kongreye Onun İÇİn, ANAP'taki • "Verdiği ç e k j s m e y e ijbera ı_ gidip, ay- muhafazakâr K ' çekişmesi denilemez. dik... - — Dayanamayıp sözünü kestik: — Hangi gücünüzü? Mehmet Keçeciler'in, Ottan Sungur- lu'nun Mesut Yılmaz'ın MKYK listesine girmesini içinize sin- dirdikten sonra mı? Susuyor bir süre... — Haklısınız ama oldu bir defa. Şaşırdık, böyle bir sonuç beklemiyorduk... — Niçin beklemiyordunuz. Muhafazakâriar, hareketçiler ikiye bölünmüş. Nakşiler, Süleymancılar, Işıkçılar da öyle. Bu çekişme liberallerte muhafazakârların kavgası değildi bize göre. Kavga, ANAP'a makyaj, yani yeni yüz içindi... Başını sallıyor, doğru olduğunu belirtmek istiyor... — Eğer biz hükümette dengeyi sağlar, en az on bakanlık alırsak kavga biter... İşin gerçeği de bu. ANAP'lı muhafazakâriar hükümette denge istiyor. Bilemeyiz, Mesut Yılmaz on bakanlık yerine beş bakanlık mı verir, vermez mi? Diyorlar ki, Keçeciler'e bir bakanlık koltuğu hazır. Eh, Ke- çeciler bu ise "evet" diyeceğine göre, iki üç bakanlık da ar- kadan "sus payı" olarak gelir. MKYK listesine bakıyoruz, öyle liberal fılan yok. ANAP'ta "liberal modasına" uyanlar var. Geçmişte MHP'ye ve AF- ye yakın olanlar daha ağırlıklı. Anayasaya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı özal ne demiş: — Partide canlanma otdu, bu rüzgârtardan istifade edin... Alın size yeni bir kandırmaca daha. İnönü ve Demirel, bu kandırmacaya dün yanıt verdiler: — Eylülde genel seçime hazırız... ANAP yanaşır mı hiç genel seçime? Bugün dördüncü parti olan ANAP'ı Mesut Yılmaz da kur- taramaz bir başkası da. Çünkü ANAP halkın desteğini çok- tan yitirdi. SUtKAST OPERASYOMJ Gözaltındakilerin aileleri İHD'ye başvurdu ADANA/ANKARA (Cum- buriyet) — Bir süre önce aynı gün oldurülen emeldi Korgene- ral Hulusi Sayın ile Tuğgeneral Temel Cingöz olayıyla ilgili olarak gözaltına alınanlar ko- nusundaki belirsizlik sürüyor. Adana İnsan Hakları Şubesi'- ne başvuran Emine Temiz, oğ- lu Adnan ile gelini Sabiha Te- miz'in de gözaltına alındığını, ancak emniyetin ve cumhuriyet savahğının bilgi vermediğini söyiedi. Bu arada İçişleri Baka- nı Abdülkadir Aksu, dün An- kara'da kaymakamlık kursunu bitirenlerin kura çekimi töre- ninde yaptığı konuşmada, "Korgeneral Ismail Selen'in öl- dürülme olayını çözümledik. Istanbul'da meydana gelen ci- nayetleri de sırasıyla çözece- ğiz" dedi. Adana Cumhuriyet Güney İlleri Bürosu'nun bİldirdiğine göre diğer oğlu Hasan Temiz'- le birlikte dün İHD Adana Şu- besi'nde bir basın toplantısı dü- zenleyen anne Emine Temiz, oğlu Adnan Temiz ve gelini Sa- biha Temiz'den 13 hazirandan bu yana bilgi alamadığını, Adana Emniyet Müdürlüğü'n- deki yetkililerin de "Sorgusu bitti, cezaevine gitti" dedikle- rini söyiedi. Gelini için hiç kim- senin ne bir bilgi verdiğini ne de açıklama yaptığını beürten Emine Temiz ve oğlu Adnan Temiz için şunlan söylediler: "Hiç kimse bir suçnn sonış- turulması sırasında polis tmra- fından yapılan sorgulamaya bir şey diyemez. Elbette bu dnaye- tin de failleri vakalanmalıdır. Ancak bu sorgubuna yasalara uygun olmalı gözaltına alınan kişilerin ailelerine anında bilgi verilmelidir. Cezaevlerine sor- duğumuzda oğlumuzun olma- dığını öğrendik. Adana Cum- huriyet Savcüığı ise 'Gözaltı ye- ri başka. Dilekçenizi oraya verin' dedi ve aimadı. Kime basMinıp baber «'"^g^mm bü- miyonız." İHD Şube Başkanı avukat Elif Tuncer ise Ankara'da Em- niyet Genel Müdürü Necati Bi- lican'ın "suçlu" diye takdim ettiği kişilerin gazetecilerin önünde "işkence yapıldı, se- naryo imzalatiyorlar" şeklinde- ki konuşmalannın dikkat çe- kici olduğunu söyiedi. Tuncer, "Hem 15 günlük gözaltı süre- si aşıldı, hem emniyet, yargıç gibi hareket etti. Bu kadar hu- kuksuzluk olamaz. Kimse 'sor- gu yapılmasın' demiyor ki.." diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog