Bugünden 1930'a 5,502,563 adet makale



Katalog


«
»

21 HAZİRAN 1991 HABERLER CUMHURİYET/3 Hükümet ILO^ıı aldaftıHükümet adma söz alân Gökçe, yüzde 10 barajının Gökçe konuşmasında kamu görevlilerinin sendikalaşma kaldırılmasını öngören yasa tasarısının 1 haziran tarihinde hakkı üzerinde dururken; "sözleşmeli personelin TBMM'ye sunulduğunu açıkladı. Gökçe'nin bu açıklamasına sendikalaşma ve toplusözleşme hakkı vardır" dedi. Anayasa TBMM'de böyle bir tasarının bulunmadığı, , Mahkemesi'nin iptal ettiği ancak halen yürürlükte olankarşın bakanlıkta ön hazırlık çalışması yapıldığı öğrenildi. kararname sözleşmeli persönele bu hakkı tanımıyor. tş-Sendika Servisi — Uluslararası Çahşma ör- gütü (ILO) Aplikasyon Komitesi'nde Türkiye ile ügili olarak 98 sayüı sözleşme çerçevesinde ya- püan görüşmelerde hükümet sözcüsü Onur Gök- çe.hükümetin %10 barajın kaldınlmasını öngö- ren bir yasa değişiklik tasansını 1 haziran tarihi ile Meclis'e sunduğunu açıkladı. Ancak Meclis'e verilmiş böyle bir tasan yok. Sadece bakanhk dü- zeyinde ön hazırlık olduğu öğrenildi. Aplikasyon Komitesi işçi grubu sözculerinin Türkiye'de son iki yü içinde, ILO Uzmanlar Ko- mitesi'nin sonuç kararlan üzerinde olumlu hiç- bir değişiklik olmadığmı söyledikleri görüşme- lerde, komitenin işveren kanadı Vo 10 barajın kaJ- dınlacağı yolundaki beyaru 'iyi bir geiişme olarak' niteledi. Türk-lş temsilcisi ise VolO ba- raj konusunda sessiz kaldı. Tartışma metinlerinin yayımlanmasından son- ra ILO Genel Kurulunda oylanıp ILO'nun Türk- iye'ye ilişkin bu yılki kararına dönuşecek olan Aplikasyon Komitesi'ndeki görüşmeler, hükü- met adına söz alan Onur Gökçe'nin 98 sayılı söz- leşme ihlallerine ilişkin savunması ile başladı. Gökçe, %10 barajın Türkiye'de 'ulusal bir uz- laşmamn ifadesi' olduğunu, güçlü sendikalar eliyle işçilerin toplu pazarlık haklannın daha iyi korunabileceğini söyledi. ^olO baraj sebebiyle toplusözleşme hakkmı elde edemeyen işçiler için yasada teşrtıil kurumımun olduğuna dikkat çekti. Gökçe, bununla birlikte hükümetin 1 Haziran 1991'de Türkiye Büyük Millet Medisi'ne sundu- ğu bir değişiklik tasarısı ile *?o 10 barajın kaldı- rılmasını hedeflediğini, bu konuda ILO'ya ay- nca bilgi verileceğini açıkladı. Gökçe, savunmasmda zorunlu tahkim siste- minin son derece istisnai hallerde kullanıldığını öne sürdü. Kamu görevlilerinin sendikalaşma hakkı sorunu üzerinde dururken "Sözleşmeli personelin sendikalaşma hakkı da toplu pazar- hk hakkı da vardır" dedi (Anayasa Mahkeme- si'nin iptal ettiği halen yürürlükte olan kararna- mede bu hak bulunmuyor). Kamu çalışanlanrun çoğunluğunun sendikalaşma hakkını kullanabil- diklerini öne sürdü. Memurlann statü hukuku- na tabi olduklannı, kamu yetkisi kullanıp kul- lanmadıklannın bir aynmının yapılamadığını bil- dirdi. Hükümet-işçi-işveren taraflann mayısta bir araya gelerek yasa değişiklik önerilerinin bir- leştirilmesi konusunda anlaşmaya vardıklannı, taraflann periyodik bir araya gelerek sorunlan çözme karannda olduklannı açıkladı. İşçi grubu adına söz alan komite başkanveki- li ise hükümetin açıklamalannı yeterli bulmadı- ğını ifade etti. Özetle şunlan söyledi: "Doktor- lar, hastabakıcdar, öğretmenler, devlet memur- lan, hem temel haklan olan sendikalaşmadan hem de toplu pazarhk hakkından yoksnndnrlar. Son bir kaç yıldır bu gruplann oluştnrmaya ça- hşbgı bagımsız sendikalar mevcut anayasa ve ya- salar önünde hnkuksal dayanaktan yoksul bıra- kılmaya çahsılmaktadır. Kamu bankacıhgında çahşan işçiler -ki bunlar toplam banka işçisinin en aMndân yansıdır- sendikalagamamaktadınar. Özel sektör, banka çahşanlan ise süreklitiginde zornnlu hizmet olarak kabul edihnesiııin imkfln-, sız olmasına rağmen, grev yasağı kapsamında mecburi tahkime tabidirier. Mecburi tahkim, kâ- gıtta, tekstilde, camda, metalde kuUanılmıştır. Hükümetin grev hakkıaa bu çeşit müdahaleleri ile 98 sayüı sözkşmenin öngördügü serbest ve ih- tiyari pazarhk hakkının VniianıiamaHığı açıkür. ^•10 barajın kaldınlması için tasan sevk edü- mesi, üçtü görüşmderi geiişfinııek amacıyla ko- misyon kuruhnası gibi önlemlerden söz edümişse de tüm bunlann kamu görevhierinin sorununa açıklık getirmedigj ortadadır. Hükümet temsil- cisinin açıklamalan ışığında şu sonıyu sormak istiyonım: Söznnü ettikleri gelişmeler devlet me- murlannın sendikalaşma ve toplu pazarhk hak- lanndan yararianma konusunda umut verid ge- lismeler midir?" Daha sonra söz alan Amerikan işçi delegesi Joyce, grevleri 60 glin ertelemenin, buna tekstil, kâğıt, cam ve porselen gibi işkollannda başvur- manın, bankacüık ve petrol işkolunda grev ya- saklan getirmenin, mecburi tahkimi grev ikamesi gibi kullanmanın toplu pazarhk hakkını kısıtla- yan önlemler olduğuna dikkat çekti. Hüküme- tin uzun süredir çeşitli uyarılara rağmen hiçbir olumlu önlem alrnadığını belirten Joyce, Türki- ye'nin raporun özel paragrafında (karalistede) yer almasının kararlaştınlmasını istedi. VtZTTE PROTESTOSU— DemiryoDanııda calışan 28 bin 500 işçi toplu sozleşmelerinin uvusmazhkla sonuçlanmasını protesto etmek için viziteye çıktı. Ücmtliler iktidanprotesto eylenüerini nöbetleşe sürdürityor Işçi-memıır 'Çankaya' diyorIstanbul, Ankara, Izmir, Eskişehir ve Adana'da on binlerce kişinin katıldığı toplu vizite yürüyüşlerinde en önde yine kadınlar vardı. işçiler, yürüyüş boyunca Çankaya'ya yönelik sloganlarattılar. ts-Sendika Servisi — Ücret kavgasında işçilerin hükümeti protesto eylemleri durulmuyor. piderek memurlardan da artan Katılımla işkolları, iş erleri, şe- hirler ağırhklannda nöbet deği- simi yapılıyor. Kamuoyunun dikkatini çekmeye yönelik ey- lem, gösteri çeşitliligi, renk ar- Oyor. 'tşçiler diisük ücret hastaşT slogan! ile yapılan toplu vizite eylemleri nöbetinde dün ağırhk Türkiye çapında 28 bin 500 de- miryolu işcisine kaymıştı. Yanm günü bulan toplu vizite gösteri yürüyüsleri, bütün büyük kent- lerde coşkulu mitinglere dönüş- tü. Daha önceki günlerde birer saatlik iş bırakma eylemi yapan Tekel'in tstanbul ve Marmara bölgesinin 18 bin işçisi ise dün saat 13 ile 17 arasında işyerlerin- de çalışmayarak, bahçelerinde halay çekip gösteri yaptılar. Hükümetin memurlar için temmuz artışı Vo20-25 olarak te- laffuz edilmişken, Ekrem Pak- demirli'nin iki ay önce yayım- lanan kitabında artışın sadece kayıpları gidermek üzere "%50'yi aşması gerektiği açıkla- nıyor. tşçiler için sendikalar ılk altı aya %50 artı 250 bin isterken, hükümetin eğilimi, tamamına Vo50'de kalıyor. Ankara Ankara Cumhuriyet Bürosu'- nun haberine göre Demiryol-lş Sendikası'na Uye 3 bin işçi dün Ankara'da toplu viziteye çıktı. Vizite eylemi, tüm işyerlerinden işçilerin, trenlerle gelerek Anka- ra Gan'nda saat 09.00'da top- lanmasıyla başladı. İşçiler daha sonra Rüzgârh Sokak'taki SSK dispanserine kadar yürüdürler. Yol boyunca "tşçiler el ele ge- nel greve", "Vur vur inlesin Çankaya dintesin", "Geliyor geliyor, emekçüer geliyor", "Yar saçlann lüle lüle, Özal sa- na güle güle", "Çankaya'nın sismanı işçi düşmanı" sloganlan atan işçiler, Talatpaşa Bulvan ve Cumhuriyet Caddesi'nde tra- fiğin aksamasma neden oldular. Polis eşliğinde gerçekleşen yürü- yüş, polikliniğın önünde son buldu. İşçilerin etrafında barikat oluşturan polislerin işçi slogan- lan üzerine telsizle "Durum bi- raz gergin", "Ortam biraz elek- triklendi" şeklinde anoslar yap- tıklan duyuldu. Polis, daha sonra işçilere "Bagınnak ve slo- gan atmak yasak" diye sesk-ı- di. Kısa bir süre çömelerek slo- gan atan işçiler daha sonra geri dönmek üzere harekete geçtiler. "Yasaklarla bu hale geldik" di- yen işçiler, yürüyüş boyunca al- kış, ıshk ve slogan atma şeklin- de eylemlerini sürdürdüler. Dö- nüş yürüyüşü sırasında Cumhu- riyet caddesinin girişinde bazı iş- çilerin Kızılay'a yünlmek için gnıptan aynlması üzerine polis- le işçiler arasında çıkan tartışma sendika temsilcilerinin araya ginnesiyle engellendi. Ankara'- da dün akşam da Turk Tabip- ler Birliği, 6 memur sendikası ve bazı kitle örgütleri tarafından düzenlenen "Ankara Kamu Ça- hşanlan Platformu" toplantı- sından çıkan 200 kadar memur, Necatibey Caddesi'nde yürüdü. Başbakanhk bınası önünden ge- çerken, "Sadaka değil, sendika istiyoruz", "İşçi memur el ele, genel greve" sloganlan atan ve alkışlayan memurlar çeşitli so- kaklara dağıldılar. Yürüyiışten sonra poüs, Tüm-Bel Sen Anka- ra 11 Başkanı Metin Alan'ı göz- aitına aldı. İzmir Izmir Cumhuriyet Ege Büro- muzun haberine göre Tüm- Belsen, Eğit-Sen, Tüm Sağlık Sen, Tarım Sen'de örgütlü me- murlar topluca viziteye çıktılar. Türk-lş eylemlere ara verirken, Peuol-lş Sendikası eylemlere "devam" dedi ve Tüpraş, TPAO, rafineri işçileri topluca viziteye çıktılar. Eshot su sayaç işçüerinin bay- ram ikramiyeleri ve aylıklarını alamadıkları için başlattıklan vezne eylemi belediyelerde işle- rin tamamen durmasına yol aç- tı. Devlet Hastanesi ve Göğüs Hastahklan Hastanesi'nde çalı- şan doktorlar da dun toplu nö- bete kaldılar. Eskişehir Eskişehir ve çevresinde 45 bin işçi yaklaşık 10 günden bu ya- na her gün çeşitli eylemler yapa- rak vatandaşlan, esnafı "vatan- daş, esnaf uyuma" diye uyarı- yorlar. "Allahsı/ padişah", "tşçiler geliyor, hanedan gidiyor" slo- ganlan ile Harb-İş, Demiry9İ- Iş, Yol-tş, Petrol-tş, Kristal-İş, Şeker-lş sendikalan işçileri Es- kişehir'i yüruyürek baştan başa yol katediyorlar. Kendilerini iz- leyen vatandaşların alkışlan ile daha da coşan işçiler, "Çanka- ya saşırdı, sabnnuzı taşırdı" sloganı ile karşüık veriyorlar. Adana Eğitim, belediye ve sağlık iş- kolunda çalışan memurlar, "gömleklerini, saatlerini satışa çıkararak" dün Adana'da ilginç bir gösteri düzenlediler. Ana- kent Belediyesi'nin önünde dün saat 17.00'de bir araya gelen yaklaşık 400 memur, üzerlerin- deki gömlekleri ve saatleri çıkar- tarak satmaya başladı. Yoldan geçenlerin şaşkın bakjşlan altın- da "Biz memuruz, neyimiz var- sa satıyonız" diye bağıran me- murlar daha sonra "açız aç", "Memunım, açım, her tiiriii pa- zarlamacıhgı yapmaya hazınm" yaah pankartlar taşıdılar. Eğit- Ünîversiteler kan kaybediyor Öğretim üyeleri Derneği: Ücret azlığı akademik personeli özel sektöre kaydınyor İSTANBUL (UBA)— Öğre- tim Üyeleri Derneği Genel Sek- reteri Prof. Burhan Şenatalar, üniversitelerin en önemli sonın- lanndan birinin yukseköğretime aynlan kaynaklann yetersizliği olduğunu söyledi. Kaynak yeter- sizhğinin, akademik personelin ücretlerine de yansıdığını belir- ten Şenatalar, "Günumüzde akademik personelin maaş azlığı kişUeri ozel sektore, KIT'lere hatta yurtdışına kaydınyor" de- di. Yükseköğretimdeki sorunla- nn YÖK'ten kaynaklandığını belirten Şenatalar, "YÖK'ün fevkalade aşındıgını" savuna- rak, "Gend seçimden en geç bir yıl sonra YÖK kalkacaktır. Yal- nızca rfizgânn değişmesini bek- livor, rüzgfir döndugünde YÖK'ün yerinde yeller esecektir" diye konuştu. öğretim Üyeleri Derneği'nce İstanbul Tabip Odası konferans salonunda düzenlenen toplantı- da "Akademik personelin maaş yetersizliği" konusu tartışıldı. Toplantıya Prof. Tıirkan Saylan, Prof. Eren Omay, Prof. Ayhan Alkıs ve Prof. Burhan Şenata- lar katıldı. öğretim üyelen der- neği adına bir konuşma yapan dernek genel sekreteri Prof. Şe- natalar, akademik personelin maaş yetersızliğinin salt geçim sıkıntısı doğurmadığını, bunun yanında beyin göçüne neden ol- duğunu söyledi. Günumüzde üniversitelerin 196O'lı yıllara oranla daha kötu durumda ol- duğunu anlatan Şenatalar, "Üniversitelerin kan kaybettiğini" belirtti. Asistanh- ğın son 10 yıl içinde cazibe kay- bettiğim kaydeden Şenatalar, "Eski dönemlerde asistanlık için 10-15 kişi başvunıyordu işe bu- gün ancak 1-2 kişi başvuruyor. Bunlar da çok ustün nitelikli in- sanlar değil. Maaş düşüklügü nitelikli insanlan özel sektöre, KİT'lere ya da yurtdışına kaydınyor" dedi. Yüksek öğre- tim personeli açısından ikrami- ye ya da sosyal yardımın söz ko- nusu olmadığrnı anlatan Şena- talar şunlan söyledi: "Üniversite öğretim elemanla- nnın reel gelirleri son 2 ydda önemli bir duşüş göstermiştir. AraştırmaJar öğretim personeli- nin mayıs 1991'de eline gecen sa- tın alma gücünün Temmuz 1989'dakine göre yüzde 25-30 oranında daha duşuk olduğunu göstermektedir. Ajrıca aylık enflasyon hızının yüzde 3 olması varsayınuyla bu hesaplama sür- diirülürse, Temmuz 1991'deki satın alma gücü Temmuz 1989'un yüzde 30-35 albnda çık- maktadır. Eğer üniversitelerin kan kaybı durdurulmak isteni- vorsa kanun hükmündeki karar- namelerle genel katsayı artışı dı- şında maaşlan anlamlı ölçude yukselrmeji sağlayacak düzenk- meJer bir an once getirilmelidir." öğretim üyeleri YÖK'ün "fev- kalade aşındıgını" savunarak yuksek öğretimdeki sorunlann tek nedeni olduğunu söylediler. YÖK'ün mutlaka kaldınlması gerektiğini belirten profesörler, "Genel seçimden en geç bir yıl sonra YÖK kalkacaktır. Yalnız- ca riizgânn değişmesini bekli- jor" gorüşlerini savundular. Sen, Tüm Sağlık-Sen ve Tum- Bel-Sen'e üye memurlarm alluşlı ve sloganlı eylemi yaklaşık ya- nm saat kadar sürdü. Bu arada bazı memurlar da ayaklanndan çoraplannı çıkararak satmaya çalıştılar. Memurlar, yaklaşık 300 metre kadar yürüdükten sonra olaysız biçimde dağıldılar Adana'da Demiryol-lş Sendi- kası'na üye 500 demiryol işçisi, dün toplu halde viziteye çıktı. Batman'da Petrol Ofisi, TPAO veTÜPRAŞ'ta çalışan 4 bin işçi dün de toplu halde vizi- teye çıktı. Malatya'da Devlet Demiryol- lan'nda çalışan 80 işçi de dün sabah toplu vizite eylemi yaptı. tstanbul Istanbul'da demiryolu işçile- rinin vizite eylem ve yürüyüjle- ri bölgelerde ayn ayn mitingle- re dönuşürken ağırhk merkezi Haydarpaşa oldu. Kadıköy dis- panserine kadar polis kordo- nunda yapılan alkışlı, sloganlı, Çankaya hedefli renkü yurüyüş- te, kadınlar yine öndeydi. 'Ge- liyor geliyor genel grev geliyor, gidiyor gidiyor, hanedanlar gidiyor' sloganı atılırken yürü- yen kadınlara çiçek dağıtıhyor- du. Haydarpaşa Limanı'nda iki gundür oturma eylemi yapan li- man işçileri, liman işletme mu- dürlüğüne 'Açız, aç' sloganı ile yürürken, burada bordrolarmı yaktılar. Marmara bölgesinde 18 bin Tekel işçisinin yaptıkları 13'ten 17'ye kadar 4 saatlik işi bırak- ma eyleminde en renkli kalaba- hk Cevizli'de idi. Bahçede ger- çekleştirilen çalışmama eylemi gösteriye dönuşürken, Paşabah- çe işçi fabrikası işçileri bahçede halay çekerek saatleri geçirdiler. Kartal Halk Ekmek Fabrika- sı 'ndtâ grevde bulunan işçilerin başlattığı açlık grevı ikinci gu- nunu doldurdu. İstanbul Bü- yukşehir Belediyesi ile Oz Gıda- Iş Sendikası arasında surdurü- len toplu iş sözieşmelerinın an- laşmazlıkla sonuçlanması uzerı- ne. 23 Mayıs 1991'de başlatılan grevin ardından, onceki gun 500'e yakın işçi. açlık grevine başlamıştı. DUN1ADABUGUN ALtSİRMEN İki Açıklama... İster vatanını savunmak için savaşsın, ister yabancı top- raklar üzerine istilacı olarak gönderilsin, savaşan askerin umarsızlığı ve korkusu aynıdır. Boylesine umarsız ve korkan bireyin nasıl olup da zaman zaman akıl almaz ölçüde yaba- nıllaşabildiği sorusunun yanıtı savaşın anlamsızlığında yatar. çeşitli kentlerimizin kurtuluş günlerinde yapılan temsili gös- teriterdeökdürülen, süngülenen düşmanı görünce hep bu ola- yı düşünmüşümdür. İster yurdunu savunsun, ister istilacı ol- sun, bütün askerler savaşın kurbanlarıdırlar. Bu yüzdendir ki, kurucuları arasında yer aldığım Türkiye- Yunanistan Dostluk Derneği'nin girişimine olumlu yanrt ve- ren Turgut Özal'ın talimatı ile artık kurtuluş günlerinde bu tür gösterilerin yapılmamasının istenmesini sevinçle karşıladım. Bu sonuçtan dolayı, hem Türkiye-Yunanistan Dostluk Der- neği yöneticilerini hem de Turgut Özal'ı kutlamak gerekir. Türkiye-Yunanistan Dostluk Derneği yöneticilerinin bu yıl- dönümlerini birer barış ve dostluk gününe çevırme yolunda- ki çabalan da candan desteklenmesı gereken övgüye değer girişimlerdir. Prof. Ekrem Akurgal'ın başkanı, dünyaca ünlü yazarımız, yılmaz demokrasi ve barış savaşımcısı Aziz Nesın'in ikinci başkanı olduğu demeğin, Türkiye ile Yunanıstan'daki okul kitaplarından iki ulusun birbırine karşı düşmanca duygulan- nı kışkırtacak bölümlerin kaldırılması girişimleri de yaşam- sal önem taşıyan bir caba. Barışı ıstıyorsak eğer, yepyeni ilerici bir tarih görüşünü yer- leştirmek önkoşuldur. Dernek İkinci Başkanı Aziz Nesin, arkadaşımız Refik Dur- baş'ın 18 haziran tarihli Cumhuriyet'te yayımlanan röporta- jında, kuruluşun amacını açıklarken de şunlan söylüyor: "Demeğimizin görevi aslında Türkiye'dekı aksaklıklar üze- rinde durmak. Yunanistan'ın sorunlanna ifke olarak karışa- mayız, karışmıyoruz da..." Aziz Nesin'in alçakgönüllülükle dile getirdiği bu amacın gerçekleştirilmesinın ne denlı güç olduğunu, nasıl tepkiyle karşılandığını son yıllarda hep gördük Yunanıstan'da olsun, Türkiye'de olsun karşılıklı ilışkılerdekı aksaklıklarla ilgilı öze- leştiriler kamuoyunun büyük ölçüde tepkısinı çekiyor, politi- kactlann eleştinlerine, haksız suçlamalanna, kirni basının şo- ven saldırılarına neden oluyor. Ama Yunanistan'da olsun, Türkiye'de olsun bu güçlükle- re göğüs gerebilen, kişilik sahibi yürekli insanlar var. Kuş- kusuz Aziz Nesin onlardan biri. Değerli yazanmızın Andre- as Politakis'in 'Albeyaz Mavi Beyaz' adlı son derece ilginç ve yürekli kitabına yazdığı önsözdeki özeleştiri, aklı başında herkesm her satırına katılacağı bir yüreklilik ve açık gorüş- lülük örneği. Politakis'in yapıtını okurken, insanın hem yazan hem de önsözün yazarını kutlamak geliyor içinden. Ancak bu zorunlu çabanın yanı sıra, komşudaki kimi aşı- rılıklara zamanında, şovenızme kaçmadan tepki gösterme- nin de gereklı olduğunu sanırım. Eğer gerçekten Türkiye ile Yunanıstan arasında sağlıklı bir dostluk köprusü kurmak is- tiyorsak her iki taraftakı aşırılıklara karşı da tepki gösterme- miz kaçınılmazdır. Nitekim, Refik Durbaş'ın röportajı yayımlandığı gün faksım- da dostum Andreas Politakis'in Emekli General Yalçın Kara- koç'un gazetemizde yayımlanan yazısını eleştiren bir metin buldum. 9 Eylül Üniversitesi fahri doktoru olan ve Türkiye ile Yuna- nistan arasında oir dostluk köprüsünün oluşturulması ama- cıyla nıce çileler çekip, nıce eleştırilere, nıce haksız saldın- lara katlanan, ülkesınin şovenlerince ağır biçimde suçlanan Andreas Politakıs, daha önce de, birçok kez dostça görüş- tüğü Turgut Özal'a açık bir mektup yayımlayarak, Ege Ada- ları konusundakı gorüşlerini eleştirmışti. Politakis'in kişilıği haklı eleştırıyı daha da ağırlıklı kılıyor- du. Andreas Politakıs, kendı ülkesindeki saçmaltklart eleşti- rirken, gerçek bir dost olarak eleştirilerini kimi zaman,-do^- rulannın altını hep çizdiği üfkemize de yöneltırken haklıydı. Çünkü tek yanlı dostluk çabalan sonucsuz kalmaya mahkûmdu. Sanıyorum ki, Türk tarafı için de aynı çabayı göstermek görevdir. Bu vesile ile ünlü Fransız ozanı Victor Hugo'nun bir dize- sini anımsatmak isterim: 'Dostluk tartışmalıysa eğer Verimli denmeye değer.' KlSA KISA • Kayseri'de meydana gelen trafik kazasında 3 kişi öldü, 2 kişi de ağır yaralandı. Kayseri-Ankara karayolunun 22. kilometresinde meydana gelen olayda özel bir otoyla sebze yüklü kamyon çarpıştı. Otomobilde bulunan Neslıhan Taner, Selma Taner ve Ahmet Vakkasoğlu öldüler. • Mekke'de bulunan 68 bin hacı adayı Diyanet tşleri Başkanhğı'nca sağlanan 750 otobüsle Arafat'a çıkmaya başladılar. Geceyi Münzelife'de geçirecek olan hacı adaylan, cumartesi sabahı Mina'da şeytan taşlayacak. • Kocaell Belediyeler Birliği tarafından hazırlanan kentin çevre ve hava kirliüğiyle ilgili rapor, OECD Çevre Komitesi'ne sunuldu. Raporda bölgedeki çevre kirliliğine büyük ölçüde sanayi kuruluşlannın neden olduğu belirtildi. • Knrban Bayramı sonrası perşembe ve cuma günlerinin bayram tatiline. eklenmeyeceği bildirildi. Başbakanhk Müsteşarı Sabahattin Çakmakoğlu, yaptığı açıklamada Kurban Bayramı sonrası 27-28 haziran günleri normal mesaininyapılacağını, bugünlerin bayram tatiline eklenmesinin söz konusu olmadığmı söyledi. Bu arada kurbanlık satışlannın çok durgun geçtiği gözleniyor. Istanbul'a Anadolu'nun çeşitli şehirlerinden gelen hayvan sahipleri, bayram için kurbanhk alımlannın mzlanmasmı bekliyor. Bu yıl koç geliminde azalma gözienirken "çok bisseli" büyükbaş hayvanlann daha çok satışa sunulduğu gözleniyor. • İncirtlk Üssü'nün Amerikah komutanı Albay Garry Lorenz emekli> f e aynldı. 1989'un ekim ayında ABD üs komutanhğına atanan Lorenz için dün sabah 10.00'da Incirlik'te bir tören düzenlendi. Lorenz'den boşalan ABD üs komutanhğına ise daha önce ABD'nin Almanya'daki üslerinde görev yapan Albay John Rutledge atandı. Törene Ankara'dan Tuslog yetkilileri de katıldı. • Amerikan Musevi yardım kuruluşu "Joint Distribution Committee (JDC) Iraklı sığmmaalar için kullanılmak üzere Kızılay'a 100 bin dolar (430 milyon lira) bağış yaptı. • Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde geçen günlerde yaşanan "keçi krizi" yeni bir boyut kazandı. Keçilerine tecavuz ettiği savıyla Abdülcabbar Yüdınm'ı öldüren Saffet öztaş, dun çıkanldığı Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasında Abdülcabbar'ı kendisinin değil oğlu Erdoğan öztaş'ın öldürdüğünü öne sürdü. lddiaya öztaş'ın kocası Halil öztaş da katıldı. • Türklye'nin en büyük eroin imalathanesinin ortaya çıkartıldığı Bursa'mn Orhangazi ilçesine bağh Üregil köyunde gerçekleştirilen operasyon sonrası başlatılan soruşturma çerçevesinde 9 kişi hakkında gıyabi tutuklama karan çıkartıldığı öğrenildi. Orhangazi Cumhuriyet Savcılığı tarafından haklarında tutuklama karan çıkanlanlar şunlar: Remziye Şeker, Hacı Ahmet Demir, Fikri Aslan, Mehmet Şeker, Fatma Kocakaya, Ayşe Çolak, Tenzile Kocakaya, Mehmet Cihat Kocakaya ve Tuba Çolak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog