Bugünden 1930'a 5,502,228 adet makale



Katalog


«
»

2 HAZÎRAN 1991 KÜLTÜR-SANAT CUMHURÎYET/7 ANMA Nâzım 'İstanbuTu gezdi • Kürror Servisi— "Nâzraı Hikmet Aramızda" gecesi, bugOn| saat 20.00'de İstanbul Açıkhava Tiyatrosu'nda yapılıyor. Gecenin açılış konuşmalan şairin kızkardeşi Sainiye Yaltınm ve yazar Yaşar Kemal tarafından yapılacak. Geceye Sezen Aksu, Zûlfü Livaneli, Sadık Gürbüz, Ünol Büyükgönenç ve Bulutsuzluk özlemi topluluğu şarküanyla katılacaklaı. Tiyatro sanatçılan Yıldız Kenter, Genco Erkal ve Şükran Güngör, Nâzıın Hikmet'ten şiirler okuyacaklar. Fotoğraf sanatçısı Isa Çelik ise bir dia gösterisi sunacak. "Nâzım Hikmet Aramızda" gecesine katılacak tiyatro ve sinema sanatçılan arasmda Tarık Akan, Halil Ergün, Rutkay Aziz, Gûlsen Tuncer, Cüneyt Türel ve Yavuzer Çetinkaya da yer alıyor. Bu arada, "Nâzım Hikmet Aramızda" gecesinin afişleri Istanbul'da belediye otobüslerinin arka camJannda da yer aJdı ve tüm tstanbul'u dolaştı. Böylece, şiirleri Türkiye'de uzun yıllar yasaklanan Nâam Hikmet ilk kez bir konser afişiyle geniş kitlelerin karşısına çıktı. YAYIN Hintliyönetmen Jatinder Verma, Hindistan'a uyarladığı 'Tartuffe'ü anlattı ızlık'Kahplara S PEN\len eleştiri • Kültür Servisi — PEN Kulflp'ün yönrtim kurulu son toplantısında Milliyet gazetesinin okurlanna verdiği Edebiyat Ansiklopedisi'nde önemli eksiklikler olduğunu bildirdi. Daha sonra kaleme alınan dernek başkanı Şükran Kurdakul ve genel sekreter Yurdanur Salman'ın imzalannın yer aldığı yazıda şöyle denildi: "Milliyet Edebiyat Ansiklopedisi, uzman arkadaşlanmızca incelendiğinde gerek hazırlanış mantığı yönflnden uygulanan sansûr, gerek teknik bilgilerdeki eksiklik, gerekse Milliyefin ilkelerine aykırı yan tutucu tavır dikkati çekmiştir. Şu kadannı belirtebiliriz ki Şukufe Nihal, Pertev N. Boratav, Refık Ahmet Sevengil, Azra Erhat, E. Behzat Lav, H. lzzeftin Dinamo, V. Nedim Tör, Fethi Naci, Güngör DUmen, Turgut Uyar, lahsin Yücel, Tomris Uyar, Vedat Türkali, Yusuf Atügan, Kerim Korcan, Nezihe Meriç, Zeyyat Selimoğlu, Sevgi Soysal, Çetin Altan, Fakir Baykurt, Ferit Edgü, Ahmet Oktay gibi çağdaş edebiyatımızın öncülerinden iki yüzü aşkın kişinin bulunmaması, ansiklopedinin nasıl bir anlayışla haarlandığmı ortaya koyacak yeterli örnektir..." SERSİ Recevik'in resimleri 'bitmiyor' • Kültiir Servisi — 1979-84 yılları arasında Mimar Sinan Universitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nde eğitim gören genç sanatçı Murat Recevik'in ilk kişisel sergisi Maçka Sanat Galerisi'nde 8 haziran taribine dek görülebilecek. Resimlerinde resmin kendi sorunlan ile uğraşan ReceviJc, resmin, resmi anlattığını söylüyor. SÖYLEŞT İstanbul Iisesi'nde kültür • Kültür Servisi — İstanbul Lisesi'nin 1. Kültür Etkinlikleri Haftası 2-8 haziran gunleri arasında gerçekleştirilecek. Lisenin fHna-kutlanacak 107. kuruluş yıldönümunde İstanbul Lisesi çıkışh Cengiz Bektaş, Arif Damar, Kemal özer, Adnan Özyalçıner ve Sennur Sezer kitaplarını imzaJayacak. Sami Güner fotoğraf sergisi de aynı gün saat 14.00'te açılacak. Etkinlikler 3 haziran pazartesi günü saat 09.00'da lisenin tiyatro topluluğunun gösterisi üe sürecek. Aynı gün Psk. Suna Tanaltay, saat 11.00'de "Gençlik ve Sevgi", konulu bir konferans verecek. Mazhar-Fuat-özkan konseri ise saat 14.00'te Istanbul Lisesi okul bahçesinde başlayacak. Lisede kültür haftasımn açış konuşmalan saat 18.30'da Aya Irini Kiüsesi'nde yapılacak. Açılışa Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol da katılacak. Kiüsede Attila Manizade ve Ergican Saydam'ın katılacakları Yunus Emre Oratoryosu da dinlenebilir. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'ne katılan Ingiliz Ulusal Kraliyet Tiyatrosu, tümüyle Asyalı oyunculardan oluşan bir kadroyla Moliere'in "Tartuffe"ünti sahneledi. Yönetmen Jatinder Verma, oyunun değişik yorumlara açık olmasından yana. NEBİLE DtREKÇİGİL 3. Uluslararası İstanbul Ti- yatro Festivali'ne lngiltere'den katılan Kraliyet Ulusal Tiyatro- su, en ilginç topluluklann başın- da geliyordu. Moliere'in "Tartuffe" adh oyununu tü- müyle Asyalı oyunculardan olu- şan bir kadroyla sahneleyen topluluğun yönetmeni Jatinder Verma, 17. yüzyıl Hindistanı- na uyarladığı "Tartnffe "ü an- lattı. — Oyununuz göze ve kulaga seslenen, insanın yalnızca duyu- sal degil. ussal katüımını da ice- ren, gerektiren bir şolen. Gös- termeci ti>alronun anlatım ola- sıhklanru araştıran bir oyun. Si- zin 'çevirinizde', yorumunuzda, birbiri içine gecmiş pek çok rae- tin katmanı var. Burada 'metin' sözcuğunü yalnızca yazılı metin- lere değil, aynı zamanda görsel ve işitsel metinlere değinmek için de kullanıyorum. Dahası, bu pek çok metin katmanından her biri kendi içinde, kendine benzer başka metinlerte iç içe. Yaah metinden başlayabiliriz söze. Başlangıç noktanız, 14. Louis'ye ilk kez 1664'te sunulan Tartuffe. Moliere, tiyatroyu meslek edinmiş bir yönetici- oyuncu, yazardı. Yerkşik kahp- lara saygısızlığı ve bunlan sor- gulaması nedeniyle de tehdit oluşturduğundan, dar kafalılar- dan bep çekti. Sizin Moliere çeviriniz' 17. yüzyd Hindista- ru'nda geçiyor. — Bence yazılı metin açısın- ON YEDtNCİ YÜZYIL HtNDtSTAMNDA — Kraliyet Uhual Tiyatrosn yöoetmenlertndeıı Ja- tinder Venna'nın çevlnnenJiğiııi de üstlendigi "Tartuffe" 17. yüzyıl HİBdisUnı'nda geçiyor. dan oyunun nerede geçtiği önemli değil. Ama sahneye koy- ma acısından önemli. Bir an yalnızca yazılı metne bakalım. Bir yanda 17. yüzyılda Fransa'- da yazılan oyun, öte yanda bu oyunu tngilizce olarak sergile- yen 20. yüzyıl oyunculan. Bu kendi basına bir sorun, bir çe- viri sorunu. Oyuncular Fransız bile olsa metnin tüm çağnşım- lanyla 17. yüzyü dilinden 20. yüzyıl diline çevrilmesi sorunu. Bizim durumumuz daha başka. Bir çeviri aşaması daha gereki- yor, çünkü oyunculann tümü Ingiltere'de yaşayan Asyalılar, bir anlamda Ingilizceyi Ingiliz- ler gibi öğrenmemiş, kendileri 'çevrilmiş' insanlar. Bu neden- le Ingiltere'de birkaç düzeyde gerçekleşiyor çeviri. Moliere'in oyunda kullandı- ğı on iki heceli dizenin tngilizce karşıhğını Asyalılar acısından aramanın anlamsızhğını büiyor- dum. Bu nedenle Asyalı oyun- culann kendi deneyimlerine sa- dık bir dil bulmak gerekiyordu. Yazılı metin acısından ikinci sorun, Moliere'in özü. Bu da dediğiniz gibi yerleşik kauplara saygısızlık, toplumun eleştirisi. Moliere bunu kendi gününde popüler bir tiyatro türü olan "commedia dell'arte" kabpla- rı içinde gerçekleştiriyordu. Bu tür artık yaşamıyor. Ancak "commedia"nın ruhunu, o say- gısızlığın günümüzdeki görün- tüsünü yakalayabilmek gereki- yor. Dih'n kendi içindeki eleşti- ri, başka metinlere, örneğin Shakespeare'e göndermelerle gerçekleşebilirdi. Bu insanlann, oyunculann, varoluş nedenleri kalıplara saygısızlık. Bu nedenle Moliere olsun, başka bir gele- nekten olsun, yerleşik tüm me- tinlere karşı saygısızlık var on- larda. — Metnin içine kurulmuş katmanlara bir başka örnek, oyunculannızjn birden fazla oyun kişisini canlandırmalan. Ozanı/Tartuffe'ün uşağını oy- nayan oyuncu lmparator'un muhbirini, Afsur'u canlandır- maya başladıgında son derece İDceükli, garip bir degişim gecir- di sahnede. Kadın mı, erkek mi; ne olduğu belli degildi. — Bu da oyuncunun herhan- gi bir kişiliği üstlenme sanatı, yetkinliği. Ama ne tür bir kişi- lik? Hindistan'da kadın gibi davranan, kadın olan, toplum- da nereye gitseler hoşgörüyle karşılanan erkekler vardır. Bu gelenekten yararlandık. Afsur aynı zamanda kralın adamıdır, kişiljğidir. Kralın yozluğunu se- zinletir. Kralın kendisi sahneye çıkmadığından Afsur aracıhğıy- la kişiliği anıştınlır. Ve tüm krallarda bu iki cinslilik tüm çağrışımlarıyla görülür. — O>un bir duayla baslıyor ve bitiyor. tnsana, tiyatronun bir ayin oldugunu anımsatıyot bu. Aynca daha insanca bir ya- nı da var. — Bence hiçbir oyun birden- bire başlamamalı. Hem oyuncu- lann hem de seyircilerin özel bir uzama girdikleri bir an olmalı. Yine hiçbir oyun, birdenbire perdenin inmesiyle sona erme- meli. Bir ara olmalı. Çember ta- mamlanmalı. Ama yalnızca bu değil. Çember helezonlaşmalı. "Bizieri bu uzama buyur edin ve oyunumuzda kutsayın" du- asıyla başlıyorum. Ama iki sa- at sonra duanın işlevi nedir? Aynı duayı söyleyemezsiniz, çünkü o zaman hiçbir şey yap- mamış gibi olursunuz, oyunun başuıdan sonuna dek gerçekle- şen devinimi düşünürseniz... Oyunun sonunda okunan dua Faiz Ahmet Faiz'in "Dua" baş- Iıklı şiiridir. Dinsel tapınmanın sembolizmini hümanist amaçlar için kullanmaktır bu. Bence tüm dinsel düşunce özünde şiirdir, edebiyattır, hümanisttir. — Amerikan zenci tiyatro- sunda bejaz seyircilerin oyunu alımlamasıyla zenci seyircileria alunlaması arasında farklıiıklar goriiliır. Sizin tiyatronuz için de söylenebilir mi bu? — Evet, doğrudur. Istan- bul'da seyirciden aldığunız tep- kı, lngiltere de içinde olmak üzere şimdiye dek aldığnmz en olumlu tepkiydi. Benzer bir tep- kiyi, tngiltere'de Leicester'da Asyalılardan oluşan bir kitleye oynadığımızda da almıştık. önemli olan, oyunun değişik yorumlara açık olabilmesi. In- giliz sahnesinde pek görülmüyor bu açıklık. Tiyatroda size sunu- lan koşullar çerçevesinde oyunu kabullenmek zorunda kalıyor- sunuz. Tiyatronun özüne, açık- lığına ihanettir bu. — Bu acıklık, açık otdugunu- zu söylemek de poütik bir tntom degil mi? — Kesinlikle. Seçim sizin: Küçük lngiltere mi, yoksa daha zor, arna daha doyurucu, fark- Iıhklardan yaratılan topluluk mu? Gelecekte yeni bir Avnıpa düşüncesinin gelişeceğine inanı- yorum, Avrupa'nın ekonomik bütünlüğüne koşut biçimde. Di- le getirilecek olan, 19. yüzyılda egemen olan, "öteki halklara karşu Avrupa" göruşu mü ola- cak, yoksa "Avnıpa'yı diin ve bugiin olduğu kadar yann da Avrupa kılan tüm bu farklılık- lardır" görüşü mü? Tiyatroda bizlere düşen görev, başka ola- süıklann varuğmı, gerçekleşebi- leceğini göstermek olacaktır. John Le Carre'den uyarlanan 'Rus EvV üç sinemada birden gösteriliyor Glasnostta aşkve casuslukKültür Servisi — Eski James Bond Sean Connery'yi Beyoğlu Dünya, Kadıköy Kadıköy ve Ba- kırköy Renk sinemalannda gös- terime giren "Rns Evi" (Russia House) fihninde yine bir casus- luk öykusünün içinde bulacağız. Ünlü casusluk romanlan ya- zarı John Le Carrt'nın aynı ad- h romanından Tom Stoppard'ın senaryosunu yazdığı Fred Scbe- pisi'nin yönettiği "Rns EvT'nde Sean Connery'ye, Amerikan si- nemasının son dönemde önde gelen kadın oyunculan arasında Istanbul'da Çin Klinikleri"Penisim lasa" mı dıyorsunuz? 2-3 cm. uzatmanız mumlcûn "Erken boşalma" va da yaşınız 40ı geçmedıyse kellık hıç sorun değil Kadınlann dayanılmaz adet sancılan da oyle Artıi bağırsak ulsennden icalp ve beyın damar tücamklıklanna, hıper tansıyondan felç hastahldanna kadar Çın bbbı "garantılı" tedavı edıyor. Istanbul'da Geleneksel Çin Tıp Merkezı sahıbı Baysın Cerrahoğlu'nun gonneyen gozlen nasıl açıldı' Cenahj mudahale gerektiren "kanlı basur" hangı yontemlerle tedavı edıldı' Bilimsel np çevrelen olaya nasıl bakıyor'' Hastalar anlatıyor uzmanlar tartışıyor Hongi ATATÜRK'ü Sevelim? Kultur Bakanlığı'nın yaptıracaçn EDAVİDE ÇİN USUÜİ! kanlığı'nın yaptıracağı Ataiurk falmlen fırtına koparacak. Sıpanş uzenne bakanlığa teslım edılen 10 senaryonun heı bin ayn telden çalıyor. Ataiurk'un öıel hayatı mı. yoksa kahraman ve inkılapçı Ataturk mu? 10 senaryonun yazan Tempo'ya konuştu Kcrtil Silahlar Aramızda Teror kurbanlannın vucudundan çıkan kurşunlacr hangı sılahlardan ateşlendı' Sol eylemaler neden hep aynı süahı kullanıyor? Çek-senet mafyasırun sılaiüan, 12 Eylul oncesmde hangı teror eylemlennde kullanıldı? Dış kaynaklı teror, neden farklı silahlar kullanıyor? Kaül silahlar, vuicuat tablolan ve emniyet raporlanyla. Sosyetenin Yeni Yuvalan Gozlerden ırak, yuksek duvarlar ve elektronik korumalar altnda yaşayanlar ve gerekçelen. Efe Özal'ın Milyarlık Yotlan Atatoy Manna'ya gızlıce gelen ve ettaiında korumalarla bekletilen yatlann oylcusu ve fotoğraiı yerini alan MicheDe Pfeiffer eş- lik ediyor. Aşk ve Casusluk... Sovyetler Birliği... Daha doğnısu, glasnost sonrası bir Sovyetler Birliği. "Rns Evi"ni kendi türündeki filmlerden ayıran, belki de Sov- yetler Birliği'ni de bir "konn" olarak ele alması. öykü, bir Ingiliz yaymcının Sovyetler Birliği'ne yaptığı bir gezide önemli bir bilimadamıy- la tanışmasıyla baslıyor. Bu bi- limadamının Ingiliz yayıncıya çok güzel bir Rus kadını aracı- lığıyla ulaştırdığı bir zarfın "yanlış eller"den geçmesi sonu- cu -çunku bu zarf aslında Sov- yet sırlanyla dolu- olaylar bo- yutlanıyor. Filmin önemli bir özetliği de başrolünde Sean Connery gibi bir oyuncunun bulunması. Ge- çen yıl dunya sinemasına katkı- lanndan dolayı ödüllendirilen ve gtinümüzün en önemli oyuncu- lanndan bırı sayılan Connery 1 yi son yıllarda çevirdiği birçok filmde izleme fırsatı bulduk. Si- nemalarımızda gösterilen "The Hunt For Red October - Kızıl Ekim, "Indiana Jones and The Last Cnısade - Indiana Jones Son Macera", "The Name of the Rose - Giilün Adı". "Family Bu- siness - Aile tliskileri". "Unto- uchbles - Dokunulmazlar" gibi filmlerde. Ve Hollywood'un yeni "san- şın bomba"lanndan, güzelliğiyle olduğu kadar yeteneğiyle de si- nemada kendine yer edinen, do- layısıyla belki de "sarışın bomba" nitelemesini hak etme- yen bir Michelle Pfeiffer var bu filmde. "Scarface - Yaralı Yüz"- de Al Padno ile bırlikte, "Gre- ase 2"de çılgın bir genç kız ro- lünde, "The Fabulous Baker Boys"da filmi surüklerken izle- diğimiz ama belki de en çok "Dangerous Liaisons - Tehlike- li tlişkiler"deki saf, duru güzel- liği ile John Malkovich ve Glenn Close'la başa çıkmaya çahşırken anımsayacağınız Pfeiffer, fıhn- de guzel Katya'yı, Sovyetler Bir- Iiği'nden Batı'ya sırlar ulaştır- maya calışan gizemü kadını can- landırıyor. Filmin bu iki oyuncunun ya- nı sıra nitelikli bir kadrosu var. Klaus Maria Brandauer, Roy Schneider, John Mahoney, Ja- mes Fox... SEAN CONNERY VE MİCHELLE PFEİFFER — "Rns EvT'n- de başrolleri son olarak "Dokunulmazlar"da izledigimiz Sean Connery ve "Tehükeli tU?kiler"den anımsayacağımız MicheUe Pfeiffer paylaşıyoriar. sayın doktor ve eczacılara \\. kuşakoral sefalosporin Şeytcm bunun neresinde: KIZLIK ZARIKız-kadın aynmırun alameü fankası olan kızlık zan nedir, kaç çeşıttir? Hangı durumda yırtüır ve neden yırülmaz? istanbul II Sağlık Muduru'nun büe topiumsaJ ahiak adına, hastane basıp kızlık zan kontrol etnği bir ortamda, "Narousun en buyuk tımsali" olan kızlık zanna daır olan cehuiet had safhada... Siyaset Kulisi Yıldınm Akbulut ve ANAP, Denu Baykal ve SHP ozel soyleşı ve kulıs bügılenyle Tempo'da. Aynca Kentlerde neler oluyor, Rock Borsa'dan Seçtıklenmız, TV. sinema, kitap. vıdeo. LORs e f a k I o r (Lilly) kapsül III 12 kapsüllük blister ambalajlarda piyasaya verilmiştir. HiV2at İtâç SanayU A. 5. Angus WiJson öldti • LONDRA (AFP) — Ingiliz yazar Sir Angus Wilson, uzun süredir tedavi görmekte olduğu Bury St. Edmunds bakımevinde geçirdiği bir kalp krizi sonucu öldü. Akademik çalışmalanyla da tamnan Wilson 77 yaşındaydı. "Hemlock ve Sonrası", "Dünyayı Ateşe Vermek" gibi kitaplanyla bilinen Angus Wilson için yakın dostu ve yazar Malcolm Bradbury "Sir Angus savaş sonrası fngilteresi'nin en büyük dört beş yazanndan biriydi" dedi. Bradbury, Wilson'ın Graham Greene, Doris Lessing, William Golding ve Iris Murdoch gibi yazarlarla kıyaslanabileceğini söyledi. Barış Manço Açıkhavada • Kültür Servisi — Barış Manço, 6 haziran akşamı saat 20.3O"da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda bir konser verecek. Milli Eğitim Vakfı ile Marmara Universitesi Eğitim Bilimleri Derneği yaranna düzenlenen konserin biletleri tüm okul müdürlukleri ile Vakkorama Kadıköy Haldun Taner Sahnesi ve Güngören Aziz Nesin Sahnesi gişelerinde satışa sunuldu. Konserden elde edilecek gelir, Marmara Universitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören ve ihtiyacı olan öğretmen adaylannın burs giderleri olarak kullanılacak. 'Stimer'in Oyunlanndan^ • Kültür Servisi — Derimod Kültür Merkezi'ndeki etkinlekler dizisi Dinçer Sümer'in "oyunlanndan bir gösteri" ile sürüyor. "Maviydi Bisikletim" sanatçının çocukluk anılanndan derlenen, yönetmenliğini, dekorunu ve oyunculuğunu kendisinin üstlendigi tek kişilik ilginç bir gösteri. Dinçer Sümer aynı zamanda Eskişehir Üniversitesi'nde Tiyatro Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta. Oyun 4 haziran salı günü saat 20.30*da Derimod Kültür Merkezi'nde bir kez sahnelenecek. ENKA'nın etkinlikleri • Kültür Servisi — ENKA Vakfı Sadi Gülçelik Spor Sitesi'nin yaz dönemi etkinlikleri 4 haziranda başlıyor. ENKA Spor, Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı'nın düzenlediği ilk etkinlik İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun "Dun Gece Yolda Giderken Çok Komik Birşey Oldu" adlı oyunu olacak. UGUN • İkl Oyun Bolu Kültür Merkezi Sanat Tiyatrosu, Nâzım Kurşunlu'nun "Merdiven" adh oyununu saat 14.00'te, Sanyer Halk Eğitim Merkezi Tiyatro Kolu da "Haldun Taner'in "Gözlerimi Kapatır Vazifemi Yaparım" adh oyununu saat 17.15'te Sanyer Halk Eğitim Merkezi'nde sahneliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog