Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

18 HAZİRAN 1991 FESTIVAL KULTÜR-SANAT CUMHURİYET/7 Caz tarihinde gezinti • Kültür Servisi — 1970'lerden bu yana gerçekleştirdiği çalışmalarla caz vokal türünün önemli topluluklanndan biri olarak adını duyuran Manhattan Transfer dün gece Açıkhava Tiyatrosu'nda ilk konserini verdi. Cheryl Bentyne, Tim Hanser, Alan Paul ve Janis Siegel'den oluşan topluluk, "Birdland" adlı parçalannın neden olduğu ilk yoğun alkış sonrasında, "Bu harika Ulkede bulunmaktan çok mutluyuz. Yaz turnemizin ilk durağının lstanbul olmasından daha güzel bir şey olamazdı" dediler. "Birdland"den sonra "Cherry Pink and Apple Blossan White" üzerine bir çeşitleme sunan topluluk, izleyiciyi caz tarihinde bir gezintiye çıkardı. Sonny Rollins'ten Quincy Jones'a, Duke Ellington'dan Count Basie'ye dek uzanan, bu arada geçen günlerde ölen ünlü tenor saksofoncu Stan Getz'i de unutmayan Manhattan Transfer, serin serin esen Açıkhava'da cazseverlerin sıcak ilgisini gördü. (Fotoğraf: lbrahim Günel) TİYATRO 'Şıına Buna Dokunduk' • Költür Servisi — Zeki Alasya, Metin Akpınar ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu oyunculan Bostancı Gösteri Merkezi'nde 7 temmuz gününe dek 'Şuna Buna Dokunduk' adlı oyunu sahneliyor. Topluluk daha sonra oyunu Bursa'da sunacak. Bursa gösterilerinin ardından Devekuşu Kabare Tiyatro oyunculan Almanya, Hollanda, ve Isviçre'yi kapsayan Avrupa turnesine çıkacak. Kandemir Konduk'un yazdığı 'Şuna Buna Dokunduk', politikadan çarşı-pazara, savaştan işkenceye, sağlıktan televizyona dek pek çok konuya şaka yoluyla değinen bir oyun. GÖSTERİ Doğanın üç boyutiu nesneleri • Kültür Servisi — Ressam ve Turizm Dünyası dergisinin Sanat Danışmanı Ali Özçelik'in saydam gösterisi bugün Kadıköy Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde izlenebilir. özçelik'in "Işık ve Üç Boyutiu Nesnelerle Fotoğraf Tekniği Kullanılarak Iki Boyutiu Görsel Yapı Oluşturulması" başlıkh gösterisi saat 18.30'da başlayacak. özçelik, "Çektiğim dialar doğadan seçilmis üç boyutiu nesnelenn ve ışığın yeniden kompoze edilerek iki boyutiu film üzerine aktanlmış çalışmalardır" diyor. YAR1ŞMA Orhan Kemal Oykü Itanşması • Kültür Servisi — Adana Seyhan Belediyesi'nin gerçekleştirdiği 1. Orhan Kemal Haftası çerçevesinde her yıl yinelenecek olan Orhan Kemal öykü Yanşması gerçekleştiriliyor. Yarışma, geçici kurul dışında tüm yazarlara açık. Orhan Kemal'in sanat anlayışına uygun olması koşulu aranan yapıtlann 1991 yılı içinde yayımlanmış ya da yayına haar öykü dosyası halinde olması gerekiyor. Son katılım tarihi 3 eylül olarak belirlenen yanşmaya katılmak için yapıtın altı nüsha olarak iki adet fotoğraf ve özyaşam öyküsüyle birUkte Seyhan Belediyesi Eğitim ve Kültür Müdürlüğü adresine iadeli-taahhütlü olarak gönderilmesi gerekiyor. Seçici kurulunu Demirtaş Ceyhun, Hikmet Çetinkaya, Muzaffer Izgü, Haşmet Zeybek ve Adnan Yücel'in oluşturduğu yanşmanın ödulleri 4-13 ekim tarihlerinde Adana'da gerçekleştirilecek Seyhan Belediyesi 3. Kültür Şenliği'nde törenle verilecek. FESTİVAL Bursa Festivali sürüyor • Kültür Servisi — Uluslararası Bursa Festivali sürüyor. Festival kapsamında bugün Neco-Leman Sam konseri Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda izlenebilir. 21 haziran cuman günü Okay Temiz konseri yer alacak. Fransız Lyon Opera ve Balesi'nin gösterisi 25 haziran günü, Azeri turkücü Zeynep Hanlarova'nın konseri 26 haziran günü, Mazhar-Fuat-Ozkan Uçlüsünün konseri ise 28 haziran günü yer alacak. Ayın son iki gününde Türk halk müziği şarkıcısı Hale Gür'ün konseri 29 haziran gecesi, lstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılannın sunacaklan 'Sihirbaz Oz' adlı çocuk oyunu ise 30 haziran gecesi izlenebilir. Festival gösterileri saat 21.00'de başhyor. MALİYE VE GÜMRÜK BAKANLIĞI HESAP UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI Maliye ve Gttmrük Bakanlığı, Hesap Uzmanlan Kurulu Başkanlı- gı'nca 13, 14 ve 15 Agustos 1991 gunlerinde Ankara, tstanbul ve Iz- mir'de Hesap Uzman Yardımcılıjb- giriş sınavı yapılacaktır. SINAVA KATILABİLMEK İÇİN: a) Devlet M..:.urlan Kanunu'nun 48'inci maddesinde yazıu nite- liklere sahip olmak, b) 1.1.1991 tarihinde 35 yaşını doldunnamı; bulunmak, c) Eğitim suresi en az dört yıl olan Siyasal Bilgiler, Hukuk, tkti- sat, tşletme, Iktisadi ve İdari Bilimler Fakulteleri ile aynı konularda eğitim veren ve bunlara esitliği YOkseköğrenim Kurumu'nca kabul olunan benzeri yabancı fakülte veya yüksekokulların birinden me- zun olmak, d) Sağlık dunımu Türkiye'nin her yerinde görev yapmaya elverişli olmak, e) Erkeklerde askerliğini yapmış veya erteletmiş olmak (halen as- kerlik görevinı yapmakta bulunanlar, terhislerinden sonra atamala- n yapılmak uzere sınava kabul edilebilirler.) 0 Hesap uzmanlığı niteliklerini taşunak, g) Daha önce bir defadan fazla hesap uzmanlığı yardımcıhğı giriş sınavına katılmamış olmak gerekmektedir. Sınava giriş şartlarım ve sınav konularım gösteren broşur ile baş- vuru formu, Hesap Uzmanlan Kurulu Başkanhğı ve kurulumuzun Ankara, tstanbul ve tzmir grup başkanlıklanndan sağlanabilir. lsteklilerin 30 Temmuz 1991 günu akşamına kadar Maliye ve Gum- ruk Bakanlığı Hesap Uzmanlan Kurulu Başkanlığı'na (llkadım Cad- desi, Kara Harp Okulu kavşağı yanı A blok zemın kat Bakanlıklar- Ankara) belgeleri ile birlikte bizzat veya posta ile muracaatlan du- yurulur. Sophie Marceau, CezayifdeArap gençlerinin eylemlerine de katıldı Küçük kız artık büyüdüSinemadan sonra tiyatroda da Jean Anouilh'un "Eurydice" adlı oyununda oynayan Sophie Marceau, tiyatroyu bir tür sığmak, kamerayı da şeytani bir âlet olarak görüyor. Kültür Servisi— Paris'te ya- yımlanan aylık sinema dergisi "Premiere" son sayısında Sop- hie Mareeau'yu kapağa çıkarttı ve genç oyuncuyla yapılan söy- leşiye 8 sayfa ayırdı. Marceau, bu söyleşide birlikte çalıştığı yö- netmenler, gerçekleştirdiği film- ler ve son olarak tiyatroyla ilgi- li görüşlerini aktanyor. Marce- au, geçen yıl içinde gerek Fran- sa'da gerekse Cezayir'de Arap gençlerinin eylemlerine katılarak toplumsal yaşamda da aktif bir sanatçı olduğunu kanıtladı. Söy- ieşiden bazı soru ve yanıtlan — bk kez bir tiyatro oyunun- da rol alıyorsunuz. Jean Anou- ilh'un Eurydice'ini Georges Wil- son sahneye koydu. İlk kez izle- yicilerinizle yüz yüze gddiniz. Nasıl bir deney oldu? — Neredeyse açık-saçık bir şey olarak algıladım ilk seferler- de. 400 kişi önüne çıkıp oyna- mak bana zor geldi ilk başta. Bir gece dışanda yağmur yağıyordu ve biz sahnede yağmurun sesini duyuyorduk. Hepimiz bir ban- nakta gibiydik ve sıcaktı çevre- miz. Tiyatro bir tür sığınak. Oyuncular seyircilere iyi bir şey- ler vermek için sahneye çıkıyor- lar. Oyuncular, seyircileri dün- yadan koparıyor, dünyadan tec- rit edip başka bir evrene götür- meye çahşıyorlar. Seyircileri ko- ruyorlar yani. Şahane bir şey bu, çünkü insanlara acil bir şekilde şefkat gösteriliyor hissine kapı- Iıyor insan. — Eurydice klasik bir tema- dan esinlenerek Anouilh tara- fından yeniden kaleme alınmış. Ve gençliğe yeni, modern bir ba- kışı sergiliyor. Eurydice genç, ama kullanılmış bir oyuncu. Ga- liba siz de gerçek hayatta tıpkı Eurydice gibi neşenizi ve masu- miyetinizi korumak için olduk- ça büyük mücadeleler verdiniz... — Evet, söyledikleriniz doğ- ru, ama beni cezbeden bu değil- di. Eurydice'i kullanan bir mes- lek değil de daha çok bir sistem. Çevresindeki dünyanın tatsız tuzsuz, hatta pis bir dünya oldu- ğunu sergilemek için Anouilh ti- yatrocu çevresini kendisine me- kân olarak seçmiş. Tiyatıo dün- yası da aslında karikatürleşme- ye musait bir dünya. Tiyatrocu- lar aslında her goıdüklerine hay- ran olan insanlar, çevrelerinde- ki her şey çok kotü olsa bile. Eurydice ise basarısız oyuncular çevresinden gelmiş bir kız. Ya- şamındaki aşırı ve acı gerçekler daha iyi bir dünya düşlemeye iti- yor onu. Aslında kendisini sal- sa hayatın gidişine, tıpkı anası babası gibi olacağı yerde, ailesi kızın hoşgörusüzluğünü ve mut- lak saflığı arama isteğini iyice kızıştınyor. Işte onun bütün gençliği burada: Kendini koru- yor ve neredeyse bekâretini so- nuna kadar savunabiliyor. — TiyatroBun günlük zorun- hıluklanna nasıl uyduruyorsu- nuz kendinizi? LA BOOMDAN MAVt NOTA'YA — Sineraaseverlerin ilk kez "La Boom" ile tanıdıkları Sophie Marceau, bu yıl Alexandre Ar- cady'nin "Sacha İçin" ve Andrzej Zulawski'nin "Mavi Nou" adlı filmlerindeki başarüı yorumlanyla artık biiyüdügünü kanıtladı. — însan bütün hayatını ak- şamki iki saate göre ayarlamak durumunda. Ben gündüzleri ya- şayan birisiyim, bu nedenle nor- mal yaşantım altüst oldu. Sah- nede olağanüstü bir şekilde ad- renalin salgılıyorsunuz. tnsan bizzat kendi vücudundan olağa- nüstü çaba göstermesini talep ediyor. Hazırlıklı olmak lazım. 19. ULUSLARARASIİSTANBUL FESTİVALİ 9 kibar, sabırlı ve uyanık olmak gerek. Üstelik tum bu önlemle- ri alırken bunun hayırlı bir iş, olumlu bir dava uğruna yapıldı- ğını da unutmamak lazım. — Gelelim filmlere. Arcady sizin hakkınızda "Pour Sacha filminde buyuk bir Sophie Mar- ceau izleyeceksiniz" diyor... — Birçok yönetmenle birlik- te çalıştım ve onlann birbirlerin- den neden hoşlanmadıklarını anlamıyorum. Hepsi de beni de- ğişik bir şekilde değerlendirme- ye çalıştılar, hepsi de bana "Se- ni öyle bir şekilde oynatacağım ki senin gerçek kimligin ortaya çıkacak" filan dediler. Yönet- menlerin hep keşfetmek istedik- leri bir sır var bende. Ben kim- seye ait değilim, aynı zamanda herkese aitim. Birlikte film çek- tiğimız yonetmenlerden aslında çok uzakta biriyim... — Mavi Nota, George Sand ile Frederic Chopin arasındaki ilişkinin sona ermesini işleyen bir film. Sand'ın kızı Solange1 ın annesiyle buyük sorunları var. Solange Chopin müziği ile yaşayan ve ona platonik bir aşk besleyen bir kız. Hayat dolu, ama çevresinin baskısı altında ezilen bir kız. Sand, Chopin, Delacroix, Dumas, Turgenyev- in bulundugu evde yaşayan So- lange varolma konusunda so- nınlu, kendisini ifade edemiyor. Çok zengin bir rol... — Bu filmde bir sürü insani durum saptaması var, fazla ci- lalanmadan verilen gözlemler. Çok doğal sahneler var, adilik yok hiç filmde. Bu rolu alabil- mek için dağlara bile çıkmaya hazırdım. Bu rolü oynamaya can atıyordum, kendimi iyi hazırla- dım. İyi oynayabihnek için her şeyi yapabilirdim. Kamera şeytani bir alet, çün- kü kamera tanıdığım en cazip şahsiyet. Sizden çok şey ister. Bir şey daha var, erkekler kadınlar hakkında yazınca gerçek bir hayranlık duygusuyla yazıyor, ama ne diyeceklerini de pek bi- lemiyorlar. Aya Irini,İngilizleribüyülediFestivaldeki iki konserde İngiliz Oda Orkestrası'nı yöneten Howard Griffiths, îstanbul Festivali'nin değerinin gittikçe arttığı görüşünde: "Doğu ve Batı sanatçılarını bir araya getirmesi bakımından öteki şenliklerden farklı bir özelliği var. Geleneksel Türk müziğine yer ayırması çok önemli. Ancak programlarda çağdaş müzik eksikliği var!' EVİN İLYASOĞLU Howard Griffiths yönetimin- deki tngiliz Oda Orkestrası, 16 ve 17 haziran gunleri bol solist- li dinletiler sundu. tlk konserde Haendel'in 'Su Muzigi"nin ar- dından Ayşegiil Sanca'nın so- listliğinde Mozart'm KV450 nu- maralı piyano konçertosunu dinledik. Sanca'nın yorumunda yılların deneyimi ve kültür biri- kimi vardı. Nice piyanistin iyi tekniği, müzikalitesi, önemli okullarda eğitim görmesi, Unlü salonlarda çalmış olması tartı- şılırken Sanca'nın her şeyden annmış, kendi üslubundaki bi- rikimi... Mozart'ın bu konçertosu Sa- nca'nın parmaklannda yahıız- ca bir müzik yapıtı olmaktr.n çıktı; yer yer bir Shakespeare sonet'si, yer yer bir suluboya tablo, bazen bir kocaman ope- ra, bazen de antik çağlardan bir mitolojik öykü oldu. Solo ile topluluk arasındaki kusursuz tı- nı birh'ği ile şef ve üyelerin de bu yorumdan mutluluk duydukla- n yüzlerinden okunuyordu. ikinci bölümde Vaughan NVilliams'ın "Tarlakuşunun Yükselişi" başlıklı yapıtında konserin başkemancısı Stepha- nie Gonley'i dramatik solosu ile dinledik. Mozart'm klarnet, fa- got ve korno için Senfoni Kon- sertant'ında özellikle klarnetin lezzetli tonu müziğe ayrı bir TOPLULUGUN KONLK ŞEFİ — Howard Griffiths, tagiliz Oda Orkestrası'nın konuk şefi. Birlikte plak yapmışlar, turnelere çık- mıslar. Griffiths'in bundan sonraki planı, Saygun-Akses ve Tanç'ın yapıtlannı içeren bir plak yapmak. (Fotoğraf: tbrahim Günel) renk kattı. Howard Griffiths, orkestra- sını yönetirken yaptığı işten ke- yif duyan insanlann anlatımın- da, duygulannı dinleyicisine elektrikle aktarıyor. Hemen konserin ardından konuşuyo- ruz: "Uzun bir konserdi, ama özellikle tngiliz Oda Orkestra- sı'nın çeşitli solistlerine yer ve- rebümek için böyle bir prognun seçtik." İngiliz Oda Orkestrası'nın kuruluşundan bu yana surekli şefi Jeffrey Tate. Griffiths top- luluğun konuk şefi. Birlikte plak yapmışlar, turnelere çık- mışlar. Uzun yıllar Ankara mü- zik yaşammda önemli rolü olan Howard Griffiths, viyolacı Semra Griffiths ile evli. iki ço- cukları var ve Isviçre'de yaşı- yorlar. Türk dinleyicisini tanı- yan ve aynı zamanda dünyanın çeşitli kültür merkezlerinde ça- lışmalar yapan bir sanatçı ola- rak Griffiths'ten İstanbul Fes- tivah'ni değerlendirmesini isti- yoruz: "Çok önemli bir olay. Ve gi- derek değeri artıyor. Özellikle parasal açıdan nice zorluklara ragmen düzenlendiğini bilince Aydm Gun ve yöneticilere say- gı duyuyorum. Diger Avrupa festivallerinde parasal barikat- lar aşılmış. Aynca Dogu ve Ba- tı sanatçılarını bir araya getir- mesi bakımından diğer festival- lerden farklı bir özelliği var. Bir de geleneksel Türk müziğine bu- yuk yer ayırması çok önemli. Bu sizin külturunüz, ne kadar çok çalınırsa o kadar yasatırsı- nız. Ancak çağdaş müzik eksik- liği var programlarda. Yirmin- ci yüzyıl topluluklanna birkaç program daha aynlmalı." Topluluk Aya lrini'nin at- mosferinden büyülenmiş. Bu konumda tartışılan bir akustik sorunu vardır. Giriffiths, oda müziği için veya senfonik or- kestra için sorunlar çıkabilece- ğini, oysa oda orkestrası için çok uygun olduğunu belirtiyor Aya lrini'nin. Günümüzde eski çağların müziğini özgün çalgılarla yo- rumlamak biraz moda haline geldi. Griffiths'in onsekizinci yüzyıl müziği üstüne çalışmala- rı ve plakları var. özgün çalgı- larla yapUan icralan olumlu bu- luyor, ancak bugünkü olanak- Iardan da yararlanmaktan yana. "Teknik açıdan gunumuz müzikçileri o çağlann asıl sesle- rini duymalı, neyin neden yazıl- dığının heyecanını yaşamalı. Ama bugünku gelijmis çalgüar o bestecilerin elinde olsaydı on- lar da şimdi bizim yeni yorumu- muzu onaylardı. Üç yüz yıl ön- cesini olduğu gibi duyurayım derken müziği öldürmeye hak- kımız yok.' Çağımızın müziği, yeni yön- temler, deneysellik ve yirmibi- rinci yüzyıla doğru besteciler üs- tüne konuşuyoruz: "Mozart zamanında da yuz- lerce besteci yetişmiş. Belki gü- nünde bazılan Bach'tan, Mo- zart'tan da ünlü ohnoşlar. Za- manla ayıklanarak günumuze kalan birkaç isim var. Çağunız- da yine pek çok besteci yetişi- yor. Deneyler yapıyoıiar, aktif olarak muzik yaşanunı doiduru- yorlar. Kimisi iki konserden sonra unutuluyor, kimisi ilginç bulunup biraz daha dinleniyor. Çok büyük yenilikler getireyim diyenler dar çevrelerde kalıyor. Ben yirminci yüzyılda yazılan her şeyi araştmnaktan yanayım. Özellikle zamanın akımlannın dışında kalıp unutulmuş beste- ciler ilgimi çekiyor. Orneğin 1950'lerde yaşamış bir tsviçreli besteci Othmar Schoeck'in ya- pıtlannı İngiliz Oda Orkestrası ile plağa aldık. Öyle romantik ki şaşarsınız. Bu kez bir de genç İngiliz besteci çahyoruz tstan- bul'da: David Maltheus." Hovard Griffiths'in bundan sonraki planı Saygun-Akses ve Tanç'ın yapıtlanndan oluşan bir plak hazırlamak. Tatilde programım: Güneş... dinlenme... Yainaha! Özlemle beklenen yaz geldi; Yamaha'dan size harika bir öneri var! 7'den 70'e tüm müzikseverler... Koşun bir Yamaha Yetkili satıcısı'na! Seçin Yamaha'nızı, hayatınıza yeni bir heyecan,bir melodi katın... Üstelik, sakın unutmayın;keyboard'unuzu Yetkili satıcımızdan aldığınızda, hem yaz kurslanmızdan indirim avantajı kazanacak hem de yararlanacağınız diğer kolaylıklan öğreneceksiniz... YAMAHA^ • • ^ ^ ^ ^ H MÜZ'K ENSTRUMANLARI ^ ^ ^ H ^ ^ ^ B TÜRKİYE GENEL DİSTRİBUTÖRLEIÜ Mjrnun BöJpsi Bnru < Vlıt/ık SIM^A.TI i K -"LV, H u m t t t j d Hh.n.nh*îJar l-Ak'Un kjt =i >^lı HO: "0 litanbui Td (ll 131 2"" 52 56 h E|jc vc D i ^ r BfiJj^icr hnıo- h^t Mjkıru hkkınnık Sın \c Tit. \ i IJtK2S.4jk W 18 A "ÜvıiKjk î ^ l î ü lznür Tcf (Âl 122 Cr^ ^K 2I44(H OS kıv <SI 22 ÎO6K E ^ Bâlfpc Müdürlâjtü . Wîs.Juk \ı» lX/\ AISMKJı ,l^22tt 1 B W TLI-ISI 214404 (H. Ju B.İİP Mudurtüfrj H«^Ti ( jJikv V . « ( 1 Vrjmı Ankara I\ 4 I « Î J W 1 W 4 " « 140 0849 G A • a fcsj tB" tı I • H / |ı l X V "'U U 1 J ™ 1 13 Jı~ —' ı j • i ı"" UINV ^ ] U O Q P I **^^W* R U M u l U ^ I «Jl * J * *r •*(-' ^ 3n <-J\C^llll ' r **^ ^ * n O A I U IV^ ' i l 4 t f ^ â ^ ~ ^ * ' „ O Amdotı BMff Mı»KltB«u 1 unhıımM Modjnı Kjptjnj^ 1 J.I v<r fı'1 T»«ııh Id Vı II U 16 11 ,W 2" hl4l 12 2ü Y a m a h a k a l i t e s i v l e , f i v a t ı v l a , ö d e m e k o ş u l l a r ı y l a 1 n u m a r a ! FESTIVALDE BUGÜN Singapur Senfoni Orkestrası / C Hoey / S. Stadler (Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salon, 21.30) HUliard Toplulugu (Aya Irini, 18.30) Manhattan Transfer (Açıkhava Tiyatrosu, 21.30) IV. Murat / İstanbul Devlet Opera ve Balesi (Topkapı Sarayı, 21.30) FESTİVALDE YARIN Sema Gösterisi (Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salon, 18.30) Venedik Solistleri G. Guglielmo (Aya Irini, 18.30) Çağdaş Veysel'in protestosu • Kültür Servisi — Halk ozanı Çağdaş Veysel ilk kasedi 'Halkın Türküsü'nOn Denetleme Kurulu'nda sansüre lakılmasını protesto ettiğini açıkladı. 15 yıldır kültür şenliklerinde, etkinliklerinde çaüp soyleyen ve ilk kasedini bundan çok kısa bir süre önce çıkartan Çağdaş Veysel, 'Hukuksal dayanağı olmayan siyasal bir anlayışla kasetim engeilendi. Ben de hakkımı arayacağım, mahkemeye basvurdum. Bir yıh geçkindir mahkemesi devam ediyor. Kasetimde çözülmemiş gizli şifreler mi var? Yoksa tehlikeli bir madde midir? Tüm sanatçı, sanat adamı, demokrat, aydm, ilerici, kültürle ilgisi olan herkesten destek ve dayanışma istiyonım" diyor. Yarna Festivali • Kültür Servisi — Kemancı Saim Akçıl ile piyanist Cana Gunnen, Bulgaristan'da gerçekleştirilen Uluslararası Varna Yaz Festivali'ne davet edildiler. 24 haziran pazartesi günü Varna'da ikili bir resital sunacak olan müzisyenler, Mozart, Beethoven, Debussy, Dvorjak, Ahmed Adnan Saygun ve bir Bulgar besteci, Panço Vladigerov'un yapıtlannı seslendirecekler. Kaya işaretleri • Kültür Servisi — Arkeoloji ve Sanat Dergisi'nin 46/49. sayısında Doç. Dr. Mehmet özdoğan'ın Tekirdağ'da bulunan, ancak üzerine bir site inşaatının yapüdığı Toztepe höyüğünde gerçekleştirdiği kurtarma kazısına yer verih'yor. Dergide aynca Ağn'nın Tütak ilçesinde geniş bir kayalık üzerinde yer alan işaretleri konu edinen yazı Nezih Basgelen imzası ile yer ahyor. Prof. Engin Meriç'in yazısı ise 'Haliç Geçmise Dönebilecek mi?" başhğuu taşıyor. 24 m2 Tik resim • Kültür Servisi — Ressam Özdemir Altan'ın yirmi gençle birlikte gerçekleştirdiği 24 m: 'lik resim çalışması uygulaması bugun bitiyor. Özdemir Altan ve gençler çalışmalanna 7 haziran günu başladı. Bugün saat 17.00'de yaklasık 10 gün süren çalışmanın bitişiyle ilgili bir toplantı düzenlenecek. Pera fotografları • Kültür Servisi — Beyoğlu (Pera) konuhı fotoğraf sergisi bugün Osmanh Bankası'nın Beyoğlu Şubesi'nde acüıyor. Bankanın Beyoğlu Şubesi'nin yeniden düzenlenmesi ve 100. yıhnı kutlaması nedeniyle açılacak olan sergi, çeUk Gülersoy'un katkılanyla gerçekleştiriliyor. Sarıyer'de kültür günleri • Kültür Servisi — Boğaziçi Sanyer 91 Çevre ve Kültür Günleri çerçevesinde bugün Gnıp Çağnşım'ın sokak dinletisi saat 16.00'da başlayacak. Kangal Sanat Toplulugu 'Hizmet Ayağınızda' adlı oyunu ömürtepe'de saat 18.00'de sahneleyecek. Fehmi Yasar'ın yönettiği 'Camdan Kalp' adlı film saat 21.00'de Rumelihisan'nda gösterilecek. Aynca Fehmi Yaşar ve Genco Erkal'm katılacaklan söyleşi de bugün izlenebilir. Dans egituni • Költür Servisi — ingiliz Kraliyet Dans Akademisi'nin 4-14 yas grubu çocuklar için • hazırladığı yeni eğitim programı, Istanbul'da 23-27 eylül tarihleri arasında bir seminerle tanıtılacak. Katılmak isteyenlerin 15 temmuza kadar başvurmalan gerekiyor. Kahpçı sok. 95/2 Teşvikiye, İstanbul. Tel: 352 05 75 UGUN • Asılacak Fotoğraflar Nevzat Çakır'ın "Asılacak Fotoğraflar" adlı dia gösterisi saat 19.30'dan itibaren Mülkiyeliler Birliği Lokali'nde.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog