Bugünden 1930'a 5,504,180 adet makale



Katalog


«
»

HAZİRAN 1991 YARIŞMA Sosyal konut mimarisi • Kültür Serrisi — Uluslararası Mimarlar Birliği (UİA), Ispanya Mimarlar örgütü ile birlikte evsiz ve düşük gelir gruplannın bannma ihtiyaçlannı karşılamak için yapılacak konut projelerinde çağdaş teknolojilerin knllanınmu konu alan uluslararası bir yanşma düzenledi. Bu amaçla her ülkenin mimarlık meslek örgütü tarafından seçilecek 10 proje, Ispanya'run Zaragosa kentinde toplanacak ve uluslararası jürinin değerlendirmesine sunulacak. CINTUS II adlı bu yanşma, 1987 yılında Birleşmiş Milletler, "Bannaksızlara Konut Yüı" dolayısıyla düzenlenmiş benzeri bir yanşmanın ikincisi olarak yapıhyor. Birleşmis Milletler'in UNESCO ve HABtTAT örgütlerince desteklenen ve Ispanya Kralı Juan Carlos'un onursal başkanhğını yaptığı yanşmaya katümak için son başvuru tarihi 15 lemmuz 1991. CINTUS II yanşmasına ilişkin aynntıb bilgi Mimarlar Odası merkez ve şubelerinden edinilebilir. tş Bankası ödülleri • ANKARA (ANKA) — tş Bankası'nca düzenlenen "Yiınus Emre Eser Yanşması"nı kazananlann ödülleri pazartesi günü düzenlenecek bir törenle Cumhurbaşkanı Turgut özal tarafından verilecek. tş Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre törene Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek de katılacak. tş Bankası Kültür ödüllerinde bu yü birincüigİ "Yunus'un Aşk Felsefesi" adlı eseriyle Doç. E>r. Mehmet Bayraktar, ikincüiği "Yunus Emre'de tlahi Aşk ve tnsan Sevgisi" adlı eseriyle Doç. Dr. Mehmet Demirci ve üçüncülüğü "Yunus Emre Divanı" adlı eseriyle Dr. Mustafa Tatcı aldı. SEBGİ Heykel ve grafîk çalışmaları • Kültür Servtsl — The Marmara Brasserie'de 20 haziran-20 temmuz günleri arasında Bircan Topalolu'nun yapıtlan yer alacak. Figüratif-soyutlama tarzmda çalışan genç sanatçı 1987 yılında MSÜ Heykel Bölümü Tamer Başoğlu Atölyesi'nde lisansüstü öğrenimini tamamladı. Topaloğlu ilk kişisel resim sergisini 1989 yılında açtı. Sanatçı yapıtlannda detaylar doğurup biçimlerin sayısım artünyor. MÜZİK Gülbahar'ın yeni kasedi • Kiltür Servisi — Müzik sanatçısı Gülbahar'ın yeni kasedi "Seher Yeli/Desmal" piyasaya çıktı. "Esme Rüzgâr", "Turnam", "Memleketim", "Mecnunum", "Munzur", "Kızım", "Mektup", "Mendil", "Halay" ve ''Kar Yagjyor" başlıklı şarkılardan oluşan kasedin müzik ritmlerini Okay Temiz hazırlamış. Kasedin kapak resmi ise Fikret Otyam'a ait. KÜLTÜR-SANAT \ ULUSLARARASI ÎSTANBUL FESTIVAL CUMHURİYET/7 Karankkla ışık iç içeNedense "Yunus Emre" oratoryosunun her yurtiçi seslendirilişi olaylı geçer. Bu kez de şef Schvvinck, Hagacantare Korosu'nun bu işin üstesinden gelemeyeceğine karar verip îstanbul Opera Korosu'ndan destek istedi. Notalar yine okunaksız olduğundan elden geçirilip düzeltildi. EVtN tLYASOĞLU 19. Uluslararası İstanbul Fes- tivali, Ahmcd Adnao Saygnn'un (1907-1991) "Yunus Emre" ora- toryosuyla açıldı. Uluslararası müzik çevrelerinde adımızı en çok duyuran yapıtlardan biri bu oratoryo. Saygun, oratoryodan sonra 1946'dan bu yana, her tür mü- zik biçimi içinde SO'den fazla beste yaptığı halde, oratoryo ayn bir önem taşunış, yıllarca ünü- nü korumuştur. tçeriği ve yapı- sı, Saygun'un kendine özgü, iç- ten gelen, kendi benliği ile öz- deşleşen kimliktedir. öz, Yu- nus'un dizelerinden derlenmiş bir tasavvuf anlayışıdır ve Say- gun'un kendi anlayışını dile ge- tirmektedir. "Yunus Emre be- nim için insanın, msanlıgın sem- bolü oldu" diyerek arayışı, çile- yi, vahdetin huzurunu yine ken- dine özgü bir oratoryo çerçeve- sinde yazmıştır Saygun. 20. yüzyüda oratoryo, derin düşünceye dayalı bir içeriğin, solo-koro ve orkestra ile sunul- ması olarak tanımlanmakta. Saygun, Yunus Emre'de simge- leşen derin düşUnceyi bir orator- yo kavramıyla nasıl birleştirdi- ğini şöyle anlatır: "Yunus Emre'nin şiirlerini O'na aykın düşmeyecek bir ha- va 'içinde musikiye yansıtabü- mek kolay bir iş degildi... Tama- miyle makami bir anlayışın hâ- kim oldugu, içinde yer yer ken- dime göre şekillendirdiğim ila- kOerin buinnduğu bu yazı, bn Careers Driven by HIGH TECHNOLOGY MİKES, working in the field of Electronlc VVarfare. seeks personnel to fill the follovving positions: FOR OPERAT1ONS DEPARTMENT: Deputy Director of Operations WiH be responsible for- • Cost performance and performance to schedule • Technical support and product qualıty. While performıng the functions of manufacturing, production test. procurement, production control and facilities Desired aualifications: • BSc Degree in Technical Discipline • Ten years of ındustrial experience; five of which must be in a related manufacturing ındustry. • Five years of managerial experience, supervisory experience in a manufacturing line position. Manufacturing Engineer Will be resoonsible for: Becoming an integral part of the company program to develop Turkish sources for the ongoing EW Prograrri. Desired gualıfıcatıons: Expertise in all facets of fabncating and processing alumınum metal parts BSc in Industrial/Mechanical/Chemical Engineerıng Five years related experience in sheet metal fabrication. machining, welding/brazıng, chemical processing, painting Knowledge of milıtary specifıcations Other Personnel Assembly Supervisor, Test Supervisor. Purchasing Supervisor, Facilities Supervisor, Production Control Supervisor, Procurement Specialists, Industrial Engineers, Methods Engineers, " Process Engineers, Production Planners, Material Planners The above mentioned personnel wid become the core of the milftary electronics /avionic equipment company's manufacturing operations and materiab functions and will be responsible for the training of Turkısh nationals in Türkiye prior to the start-up at the new faciity. Desired aualifications • BSc Degree in Technical Discipline • Minimum three years of related industrıal experience FOR FINANCE AND CONTRACTS DEPARTMENT: Accountant Wıll be responsible for: All daily accountıng transactions, taxes, accounts payables, etc. Desired gualifıcatıons: • BA degree in Finance, Economics or Business Administration. • Minimum three years of accounting experience • Basic skills on computer usage Send your resume with a recent picture to : MİKES Mikrodalga Elektronik Sistemler Sanayi ve Ticaret A.Ş. P.K. 41 06552 Çankaya ANKARA not later than July 1,1991. All apliccrrions.will be kept confidential. Al male applicants must be free from mılitary obligations. All applicants must have good workıng level of English. ZEHRA YILDIZ VE JAKLIN ÇARKÇI — Festivalin AKM'deki açılış konserinde seslendirilen solisUeri arasında Zehra Yüdız (solda) ve Jaklin Çarkçı da vardı. (Fotoğraf: tbrahim Güael) yüzden geleneklerimize dayanı- yor demfktir. Geleneğimize ait unsurlan, gelenegimizin dışında kalan bir çokseslilik ile bağdaş- tırmak..." Karanlık ve ışık iç içe gelişir oratoryoda. Başeğmekle isyan bir aradadır. Özdeki bu karşıt- lıklar müzikte de sessizlik ve coşku olarak yansır. özellikle üçüncü bölümde doruğa tırma- nan orkestra ve koronun dolu- dizgin coşkusu, bir "huşu"ya erişi dile getirir. Son söz, "kfimU" insamn derin iç dünya- sını duyuran bir "sükûnet"tir. Derin ve ışıltılı bir karanlık. Îstanbul Festival Komitesi'nin bu oratoryo ile açılış yapma ka- ran çok yerinde: Gerek 1991 Yu- nus Emre Yılı, gerek yeni kay- bettiğimiz Saygun'a bir armağan düşüncesi olarak... Alman şef, Hollandalı koro, Türk orkestra, Türk ve Azerbaycanlı solistler yoruma uluslararası bir nitelik kazandırmak amacı ile seçil- miş... Ancak nedense, bu oratoryo- nun her yurtiçi seslendirilişi olaylı geçer. Şef, orkestra, koro ve solistlerin seçiminde tartışma- lar olur. Her şey bir araya gelse, nota malzemesinin bulunması sorun yaratır. 19. Festivalde şef Aleunder Scbwinck uzun zamandır üstun- de çahştığı ve ilk kez yöneteceği oratoryo için özen gösterirken Hagacantare Korosu'nun bu işin üstesinden gelemeyeceğine karar verip tstanbul Opera Korosu'n- dan destek istedi. Operanın ay- m tarihlerdeki "IV. Murat" ça- hşmalan ve iki ayn koronun bir- leştirilmesi, topluluklara zor an- lar yaşattı. Türkçenin vurgulanna, aksak ritmJerine ve makamsal yapıya yabancı olan Hollanda korosu- nun daha uzun provalar yapma- sı gerekti. Aynca notalar yine okunaksız fotokopiler halinde dağıldığından teker teker elden geçirilip düzeltildi. Şef Alexan- der Schwinck, bütün topluluğun tek bir prova ile hazırlanmakta olduğu sırada şunları diyordu: "Yunus Emre gibi başvapıtı yönetmek için bütün kış sabır- sızhkla bugünleri belücdim. Ne yazık ki kısıtlı prova olanagı, müziğin karakterini tammayan koro toplulugu, notalardald ha- talar bepimize zor dakikalar ya- şatmakta. Neyse ki deneyimli solistler ve orkestranın iyi niye- ti ile akşam bir şejler çıkacak ortaya. Gönlüm çok daha iyi ol- masını isterdi..." Eveı, Îstanbul Dçvlet Senfo- ni Orkestrası açılış gecesinde "Yunus Emre" oratoryosunu ilk kez ve tek prova ile çaldı. Konuk Hagacantare Korosu'n- dan seçilen üyeler ile son daki- kada imdada yetişen Îstanbul Devlet Operası'mn deneyimli toplulugu, 200 kişiyi aşkın ka- labalık bir kitle olarak sahnede yer aldı. Türkçe sözleri yakala- Yanns Emre" orvtoryossaan maya çahşan Hollandalılann yanı sıra bizim koronun yer yer ezbere söylemesi de dikkat çek- ti. Ancak bu görkemli görüntü- den beklenen yoğun ses çıkma- dı. Bas Ayhan Baran'ın stilistik folklor yorumu ve bu oratoryo- daki ustalıgı her zamanki gibi et- kiliydi. Soprano Zehra Yüdız'- ın pırıl pırıl sesi ise övguye değ- di. Ote yandan Lütfıyar tma- nov'un metalik ve tiz sesi ile Jakün Çarkçı'mn derinlerde ka- lan altosu uyum sağlamadı, hat- ta bir üslup farklılığı çarptı ku- lağa. Alexander Schwinck. şimdi- ye kadar alışık olmadığımız tü- müyle canlı tempoda, yürüyen, yaşayan bir oratoryo yönetti. Son cümlelere kadar dinleyici- yi alıp götüren, sıkmadan din- leten bir tempoydu. Ancak son cümledeki icedönük, gizemsel atmosfer biraz fazla bu dünya- nın canlılığı içinde kaldı. Bu akşam da Açıkhava'da çalacak olan Pat Metheny, müziğini anlattv Pop var, caz var, rock yokPat Metheny, yaptığı müziği, caz geleneğinin bir devamı olarak görüyor. Gerçi müziği pop etkisi de taşıyor. Ama doğaçlamaya gelince, çaldığı her şey caz söylemin içinde. Metheny, rockla hiçbir ilgisinin olmadığını vurguluyor. YAVUZ BAYDAR Pat Metheny Toplulugu, ts- tanbul Festivali'ndeki ilk konse- rini dün akşam Açıkhava Tiyat- rosu'nda verdi. Topluluğun ikin- ci ve son konseri de bu akşam Açıkhava'da. Pat Metbeny ile ilk konserden önce, kaldığı otelde bir araya gelme olanağı bulduk. Ünlü sanatçı, çok geniş bir kit- leye seslenen muziğinin temel il- kelerini, Brezilya müziğine olan düşkünlüğünü ve projelerini an- lattı. — Uzun yıllardır birlikte çal- makta olduğunuz topluluk bu- gün size ne ifade ediyor? — llgınç bir sonı sordunuz. Çünkü ilk kez, bir buçuk yıldır birlikte çalmıyoruz. Bu, yeni bir şey benim için. Topluluk benim için her şeydir diyebilirim. Çün- kü o benim müziğim, benim kurduğum, geliştirdiğim bir şey. Benim için "biçilmiş kaftan", bestelerimin ifade aracı. Ama şimdi daha fazla anlamlar da kazandı, birlikte gerçekten çok çok uzun bir süredir çalmakta- yız. Lyl (Mays) ile 15. Steve (Rodby) ile 9, Pedro (Aznar) ve Paol (Wertico) ile neredeyse 9 yıldır beraberiz. "Yeni" üye olan Armando Marcal bile 5 yıldır bizimle ça- lıyor. Yani, yalnızca birlikte çal- madık, pek çok şeyi birlikte de yaşadık. Bu da hepimizden farklı yeni bir **kişi" yaratmamız anlamına geliyor. Müziksel ola- rak bakmca, gitgide derinleşmiş ve olgunlaşmış bir üretim görü- yorum. Şimdi bakmca bize ben- zeyen yeni grupların da çıktığı- nı açıkça fark ediyorum. Yani, bir "soand"umuz var artık. Belli bir değer de oiuştu diyebilirim. Zaten, bu caz-fusion dedikleri elektrikli muzik, adı her neyse, garip bir olaydı başından beri. nIRKLARI AŞAN BtR YAPI — Pat Metheny'nin miizigmin ABD'de ırklan aşan bir yapısı var. Bazı kentlerde dinleyicileri- nin ezici çoğunlugu siyah. Gitar tutkunu gençler, yaşlı cazsever- ler, pop merakldan da Metheny'nin sadık dinkyicileri arasında. (Fotoğraf: tbrahim Günel) Aykın bir olay... Bu yüzden çok az sayıda grup özgün bir kim- lik oluşturmayı başardı. — Bir yere çalmak üzere ilk kez geldiginizde, sözgelimi İs- tanbul'a, ne gibi beklentiieriniz var? — Goşku verici bir duygu, bir yere ilk kez gelmek. Gerçi ne gi- bi beklentiler taşıdığımı söyle>'e- meyeceğim. Ama iki konserin de kapalı gişe olması, itiraf edeyim sarstı beni. Belki o kişilerin ço- ğu bizim müziği tam olarak bil- miyor. Bu da bence çok iyi bir çıkış noktası: Çünkü bu toplu- luk çok geniş alana yayılan bir müziğin yaratıcısı, bu da merak- lı olan bir dinleyici için herhal- de çok olumlu. Herkes payım alabilir. Grubun ilginç bir yanı, çok değişik birikimlere sahip insan- ları kendisine çekmesi. Gitar tutkunu gençler, yaşlı ve olduk- ça ince beğeniye sahip cazsever- ler, pop meraklıları. ABD'de ırklan aşan bir yapı: Bazı kent- lerde dinleyicilerimizin ezici ço- ğunluğu siyah. Bu bana büyük haz veriyor. Ama gerçek olan bir şey de var: Bizi izleyen genç kitlenin cazın yüce geleneğine dair bilgisi gitgide azahyor. Bu da benim için bir sorun oluştu- ruyor: Ben, dinleyicimin biraz Coltrane'in, Oroette'in yaptığı şeyleri bilmesini isterim, çünkü onlar bizim bugün yaptığımız müziğin ne olduğunu acıkhyor. — "Keşke bilseier" diyorsu- — Demek zorundasımz, çün- kü biz müziğimizi moda olarak değil, bir şeyin devamı olarak göriiyoruz. Saglam bir temeli ol- mayan müziğe hiçbir zaman inanmadım. Gerçi müziğim bi- raz pop etkisi de taşıyor, ama sı- ra doğaçlamaya gelince, caldı- ğım her şey caz geleneğinin ya- rattığı söylemin içinde, onunia aynı "sözlügü" kullanıyorum. Rock'la hiçbir alakam yok. Dinleyicilerin büyük bölümü Jimmy Page'i, Jirni Hendrix'i, Eddie Van Haler'i VVes Montgo- mery'den çok daha iyi tamyor. Çoğu Wes'i duymamış bile. Bu da biraz tedirgin ediyor beni. Gary Burton'la yıllar önce çalar- ken dinleyicimiz daha"sıkı" bil- giye sahipti. Ama yapacak faz- la bir şey de yok, çıkıp çalmak- tan başka. Biraz edebiyata da benziyor bu durum. Ne kadar çok bilirsen, o kadar iyi anlıyor- sun. Cazda durum daha da zor, çünkü sistemli bir öğrenme me- kanizması yok. — Güney Amerika ile bn sı- kı ilişki neden? — Hep böyleydi. Küçükken, herhalde 1962'de başladı. 7-8 ya- şındaydım. O müziğin dili caz- la aynı. özellikle Brezilya müzi- ğinin. Caz müzisyenleri Brezil- yalılarla çalarken hiç zorluk çekmemiştir. Toplumsal yapı olarak da iki ülke birbirine ben- ziyor. Irldar ve etnik topluluk- lar bu ülkelerde 400 yıldır mü- zikte açıkça ortaya çıkan bir sen- teze yol açtı. Gerideki ritm sek- siyonunun melodilerle ilişkisi hem kuzey, hem de güney kıta- da birbirinin aynı. Bana çok do- ğal gelen bir müzik Brezilya mü- ziği; herhalde gitarda öğrendi- ğim üçüncü melodi, "Girl From lpanema"ydı. —Pat Metheny Group'un ge- lecegi konnsunda ne gibi proje- ler var? — Grubun bir geçiş sürecine girdiğini söyleyebilirim. Kritik bir andayız. Belki çok farklı bir müzik anlayışına yönelecegiz, bunun ne olduğunu şu anda söyleyemiyorum, çünkü hâlâ düşünme aşamasındayız. Ama grubun elemanlannı koruyarak farklı bir şey çalma yanlısıyım. Adam değiştirerek farklı yöne gitmek çok kolay olurdu, ama onu istemiyorum. Istiyorum ki müzik bize biraz meydan oku- sun. Biz de biraz şaşır'alım. Ustel öldü FESTİVALDE BUGUN Sarband Toplulugu (Atatürk Kultur Merkezi Büyük Salon, 18.30) tngihz Oda Orkestrası/H. Griffiths/A. Sanca (Aya Irini, 18.30) Pat Metbeny Toplulugu (Açıkhava Tiyatrosu, 21.30) IV. Murat Îstanbul Devlet Operası (Topkapı Sarayı, 21.30) Hagacantare Filarmoni Korosu (St. Antuan Kilisesi, 16.00) FESTİVALDE YARIN tngiliz Oda Orkestrası/H. Griffiths/F. Lloyd/N. Black (Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salon, 21.30) Melos Dörtlüsü (Aya trini, 18.30) Manbattan Transfer (Açıkhava Tiyatrosu, 21.30) Îstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu / N. Athg / M. Utandı (Süleymaniye Kültür Merkezi, 21.30) • ANKARA Bürosu) — TRT'de yapuncı-yönetmen olarak görev yapan Neslihan Gence Üstel, uzun süredir tedavi gördüğü Türkiye Organ Nakli Yanık Tedavi Vakfı Hastanesi'nde dün sabaha karşı öldü. Neslihan Gence Üstel, 1948 yılında Diyarbakır'da doğdu. Atatürk Üniversitesi Filoloji Bölümü'nü bitirdikten sonra 1971'de TRT Çocuk Programlan Müdürlüğü'nde göreve başladı. Eğitün Kültür Müdurlüp bünyesinde de yapımcı, yönetmen, sunucu olarak çalıştı. Sanata yönelik programlanyla dikkat çeken Ustel, televizyon için 'Sanat Çevresi,' 'Sanat Dünyası', 'Yaşasın Sanat' gibi sevilen programlara imzasını atü. BBC'de kazandığı bursla kendi alanında 1 yıllık eğitim de gören Ustel, eyliydi. Neslihan Gence Üstel'in cenazesi, yann Maltepe Camisi'nde kllinacak öğle namazindan sonra Cebeci Asri Mezarhgı'nda toprağa verilecek. Şenbay öldü • tSTANBUL (ANKA) — Tiyatro sanatçısı ve diksiyon öğretmeni Nüzhet Şenbay öldü. 1910 yılında doğan Şenbay, uzun bir süredir Amerikan Hastanesi'nde tedavi görüyordu. Cenazesi pazartesi günü toprağa verilecek olan Şenbay için Devlet Tiyatrolan Taksim Sahnesi'nde bir tören düzenlenecek. Nüzhet Şenbay 1941 yıhnda Ankara Konservatuvan Yüksek Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Burada Prof. Carl Elbert ile birlikte çalışan Şenbay, Fransa'da Paris Konservatuvarı'nda da bir süre görev yaptı. Sahne çalışmaları ve diksiyon öğretmenliğini birlikte sürdüren Şenbay, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo-Televizyon BölümU'nde de spikerlik kurslan verdi. 'Darüşşafakalı ressamlar' • Kültür Servisi — Türk resminin öncülerinden 'Darüşşafakalı Ressamlar' resim sergisi, 5 temmuza dek Beşiktaş Sandoz Sanat Galerisi'nde görülebilir. Sergide suluboya ve yağlıboya olarak calışılan kırk altı adeı tablo yer alıyor. Sergide yer alan 100-150 yıllık eserler, Darüşşafakalı ressamların öğrencilik yıllannda yaptıklan resimler ve bir kaçının ressamı bilinmiyor. BUGÜN • Yenikapı'da sirk Fransız sirk toplulugu Le Ciq en Kit'in gösterisi saat 17.30'dan itibaren Yenikapı'daki Hürriyet Gösteri Merkezi'nde. • Erkin Koray konseri Erkin Koray saat 17.00'de Belgrad Ormanları Neşet Suyu'nda bir konser verecek. • Sanyer'de imza günü Şükran Kurdakul, aydın Boysan, Ayla Kutlu ve Atüla Birkiye saat 17.30-20.00 arası TYS'nin Sanyer Meydam'ndaki standında kitaplannı imzalıyor. AVUSTURYA'DA ALMANCA YAZ PROGRAMI TYROL ENSTÎTÜSÜ INNSBRUCK OKUL KONAKLAMASI YAŞ SINIRI: 12-17 19 GÜN 3.200 DM 28 GÜN 4.100 DM 40 GÜN 5.300 DM FİYATA DAHİL OLANLAR • Tam pansiyon okul konaklaması Haftada 18 saat eğitim Tam gün ve yanm gün gezileri Sosyal sportif faaliyetler Vize ücretlcri Havaalanı transferleri Gidiş-Dönüş uçak bileti GB Lisan Okullan Acented FEFA A.Ş. Husrevgerede Cad. 142/3 80200 Teşvikiyc/İSTANBUL FAX: 160 37 10 TEL: 136 18 68 - 136 13 80 Şantiyemizde çalışacak deneyimli Elektrik Mühendlsi aranıyoT. Ingilizce Tercih Nedenidir. Tcl.: 151 00 06
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog