Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/18 SPOR 75 HAZİRAN 1991 2 yûdır G.Sanry<dayedek bekleyen Hasan Vkdrpatladı: Tanju yoksa ben varıınBonservis bedelinin yüksek oluşuna sevindiğini belirten" golcü fufbolcu "Yoksa kulüpten ayrılmam kolay olurdu. Galatasaray'a öyle alıştım ki burada evimden daha çok kalıyorum. Ben gerçek Galatasaraylıyım. Bir deneme süresi daha istiyorum. Galatasaray benimle gol problemini çözebilir. Bunu hocam Denizli'den rica edeceğim" dedi. MUSTAFA ERSOY manlarda bana kızanlara bakamıyorum biie. Bu yuzden çok zorlandığım günler oldu. Ama şimdi Galatasaray'a alıştım ve onun bir parçası oldum. Ayrümam çok gfiç. Futbolcunun bir başka kulüp- ju yoksa ben vanm" dedi. Ligin sona ermesiyle yönetime yakırı Galatasaray'ın yeni golcüsü Hasan Vezir umutlu. Sarı-Kırmızılılarda Tan- ju'nun Fenerbahçe'ye gitmesinden sonra şansının arttığını söyleyen Hasan, "Tan- ten digerine gitmesi onu çok yıpratır. Bunun öniine çok kaliteli ve yıldız fut- bokular geçebilir. Rıdvan bile Fener- , . , ,. . , , . babçe'de aynı durumu yaşadı. Ben ne- çevrelerden kendıne kulup bulmasınm T - istendiğini duyan San-Kırmızılı futbol- cu ile ufak bir söyleşi yaptık. Duygula- rı çok kanşıktı, ne yapacağını bilemiyor- du. Kararsız bir şekilde sorulanmıa ya- nıtladı, sonra da Mustafa Denizli'nin kendisi ile yeni donemde çahşmak iste- HASAN — Şaw verÖınesini istiyor. diği haberini duydu. Yüzü bir anda gül- dü, sevindi, umutlandı ve "Ben de böyle bir karan bekliyordum, bana şans veril- mesini istiyorum" dedi. Hasan Vezir bonservisinın pahalılığın- dan yakınarak "Aslında ben kulübüm- den kesinlikk a>nlmak istemiyorum. Bir uyumsuzluk donerai yaşadım. Zorlandı- ğım, uykusuz geçirdigim geceler oldu. Rpn nıhen vıımıı«»k hirivim. Anlrrn- den yaşamayayım? Ama ille de 'seni is- temiyoruz, hadi artık git' diyorlarsa gi- derim. Yalnız gitmek de kolay değil. Bonservisim çok pahalı. Birçok kulıip vardı 'seni istiyoruz gel' dediler ama bonservisimin pahalı olmasından yakın- dılar. Federasjonun bu yönetmeliği de- ğiştirmesi lazım. Bana ha>di gil dendik- ten sonra nereye nasıl gideceğim. 2 mil- yar 150 mil>on lira>ı >e benim istediğim parayı kim \erebilir? Sonra da düşiinü- ynnım. İyi ki bonservis bedelim yüksek yoksa kulüpten aynlmam kolay olurdu. Galatasaray'a ö>le alıştım ki burada evimden daha çok kalıyorum. Evimden daha çok kulüpte vakit geçiriyonım. Ben gerçek bir Galatasaray Imm. Bir dene- me süresi daha istiyorum. Hocam Mus- tafa DenizJi gdince kendisinden bunu ri- ca edeceğim" şeklinde konuştu. Bonservisinin yülcsek bedelli olması- nın kendisine hem avantaj hem de de- zavantaj sağladığını belirten Hasan da- ha sonra şans verilirse Tanju kadar ba- şanlı olacağını soyledi. Hasan şöyle de- vam etti: "Tanju'nun gitme olayını ga- yet profesyoaelce buluyonım. Kulübü- miizle anlaşamadı ve gitti. Gayet nor- mal. Yalnız orada problemli günler yaşayabilir. Alışmak için çok zorlanabi- lir. Çünkü Fenerbahçe çok değişik bir camiadır. İnsanlar çok değişkendir. Bir gün 'sen sıipersin' derler. daha sonra ar- kandan başkalanna yanıraaz diye konu- şurlar. Benim önerim Tanju'nun böyle şeylere kulak asmaması olacak. O ken- di bildiğini yapar topunu oynarsa kim- se Tanju'yu tutamaz. Çünkü kendisi gerçekten süper bir yetenek. Maçlar bas- layınca bazı taraftarlar ona kıifür ede- bilirler. Tek yapacagı kulağını tıkayıp topunu oynaması. Galatasaray'a gelin- ce Tanju'suz biraz da olsa zorfanabili- riz. tlk zamanlar biraz golsüzlük çeke- biliriz. Ama ben Tanju'nun yerine sant- rfor oynayabilirim. Tabii Mustafa De- nizli'nin ne düşunduğu ayrı. O belki de beni sonradan oyuna sokmayı duşune- bilir. Tanju yoksa ben vanm. Galatasa- ra> beaimle gol problemini çözebilir di- yorum." 11 kulüpten naklen yayına evet Spor Servisi — Futbol Fede- rasyonu ve 1. Lig kulüpleri dün naklen yayın konusunu görüşmek için bir araya geldi- ler. Futbol Federasyonu'nun çağrısı üzerine federasyonun Ulus'taki binasında yapılan toplantıya katılan Altay, Ga- latasaray, Bakırkoyspor, Ga- ziantepspor ve Ankaragücu dı- şındaki kulüp temsilcileri nak- len yayın konusunda birleşti- ler. Toplantıya katılan kulüp temsilci'eri naklen yayınının bütçelerinde yer aldığını belir- terek kulıip gelirinin az oldu- ğunu, bu nedenle açığın nak- len yayınla kapatıldığını açık- ladılar. Naklen yayından al- dıkları paranın butçelerinin 5/1'ini oluşturduğunu vurgu- layan yöneticiler bu gelire ih- tiyaçlan olduğunu söylediler. Federasyon toplantısına ka- tılmayan Galatasaray Kulübü bant yayından yana olduğunu açıkladı. TAHKİM KURULU Malatyaspor'un istekleri reddedildi Spor Servisi — Tahkim Ku- rulu, şike dosyasını göruştü. Futbol Federasyonu'nun Ulus'taki bürosunda yapılan toplantıya, kurul üyelerinin ta- rnamı katıldı. Toplantıda, Ma- latyaspor avukatı Izzettin Do- ğan, lstanbul temsilcisi Necdet Ayaydın ile Boluspor'un avu- katlan Kayhan İçel ve Köksal Bayraktar da bulundular. Toplantıda, Malatyaspor'- un Tahkim Kurulu'ndan iste- diği dört tnadde kabul edilme- yince, kulüp avukatı İzzettin Doğan, kurulun hukuk dışı uygulamalarda bulunduğunu öne sürerek bundan sonraki toplantılara katılmayacağını açıkladı. Tahkim Kurulu toplantısın- da Malatyaspor, duruşmaların basına açık olarak yapılması- nı, kurul uyelerüıden Haluk Burcuoğlu ile Sait Güran'ın çekilmelerini, davadan çekilen kurul üyesi Alpaslan Arat'ın dinlenmesini, kurul yonetme- liklerinde yer alan (Tahkim Kurulu kararları kesindir, temyiz edilemez) hükmünün işletilmesini istedi. Malatyaspor'un bu istekle- ri Tahkim Kurulu tarafından reddedilirken duruşma, delille- rin toplanması ve şahitlerin dinlenmesi için 17 haziran pa- zartesi gününe ertelendi. KADIKÖY Gençlerin saha eylenıi İSTANBUL (AA) — Kadı- köy Belediyesi tarafından yap- tırJan, Inönü ve Ataturk Cad- deleri'nin açılış töreninde, spor sahası isteyen gençler olay çıkardı. Cengiz Özyalçın'ın konuş- ması devam ettiği sırada, üzer- lerinde formalar bulunan ve "Spor sahası istiyoruz", "Cengiz hesap ver" şeklinde pankartlar taşıyan bir grup genç, tören alanına doğru yu- rudü. Gençlerin alana girişini önlemek isteyen zabıta ekipleri ve baa sivil kişiler, pankartları toplamak isteyince tartışma çıktı. Bu arada zabıta memur- lan gençleri doverek kovala- maya başladı. Gençler sokak aralarına dağılırken, Sahrayı Cedit Mahallesi Muhtarı Şa- dan Batok da dövülerek başın- dan yaralandı. Başkan Metin Aşık konuya sıcak bakıyor F.Bahçe şîrket olabîlirFenerbahçe'nin giderek artan masraflannı amatör düşüncelerle önlemeye olanak olmadığını belirten Aşık profesyonel futbol takımının şirketleşmesi veya bazı şirketlere kiralanmasının düşünülebileceğini söyledi. Spor Servisi — Fenerbahçe Kulübü Başkanı Metin Aşık, Galatasaray Divan Kurulu top- lantısında Başkan Alp Yalman'- m Galatasaray'ın şirketleşeceği sözünu vermesinden sonra dun yaptığı açıklamada, Fenerbah- çe profesyonel futbol takımının şirketleşmesi veya bazı şirketle- re kiralanmasının düşünülebile- ceğini belirtti. Başkan Metin Aşık, Fener- bahçe'nin giderek artan masraf- lannı amatör düşüncelerle onle- meye olanak olmadığını, kendi- sinin ve arkadaşlannın Fener- bahçe'ye finans açısından des- tek verdiklerini belirterek "Ya- rın bir başkası, daha sonra bir başkası Fenerbahçe'yi bu şekil- de yönetecek. Bu böyle gelmiş, ama böyle gidemeyecek. Herkes şirketleşmekle umutlanıyor. 11 amatör şubesi olan ve sadece tü- ketici durumda olan amatör şu- belerle şirketleşme olanağı var mı? Bunlar üretmiyor, ama 10 milyar tüketiyorlar. Bugün için bizler butün iyi niyetimizle ku- lübü yürütmeye gayret ediyo- nız. Fakat bir gün Fenerbahçe'- ye kötü niyetli insanlar da gele- bilir. O zaman Fenerbahçe'nin hali ne olur? Fenerbahçe profes- yonel takımının şirketleşmesi veya şirketlere kiralanması du- şünulebilir. Ama Fenerbahçe genel kurulunun, bugünkü ya- pısı ile böyle önemli bir konu- da karar verraesi zor" dedi. Başkan Aşık, Fenerbahçe şir- ketleşmelidir diye açıklama yap- ması karşısında genel kurul üye- lerinin kendisini ipe göturebile- ceğini, ekonomik özgürlük is- tendiğini, ancak tedbir uretilme- diğine işaret ederek "Tedbir üretene de karşı çıkıyorlar. Fe- nerbahçe'nin şampiyon olup kupalar kazanması elbette önemlidir. Ama çaga uyması ve de ekonomik özgürlük kazan- ması da o derece önemlidir. Bence gerek genel kurul gerek- se Fenerbahçe'yi yönetenlerin manevi oldugu kadar maddi so- rumluluklan oiması gerek" şek- linde konuştu. Rekorlaraı rekortmeni BiıbkaMoskova'daki son atlayışmda çıtay. 6.08'e yükselterek yeni rekorun sahibi olan Sovyet atlet Sergei Bubka 7 yıl içinde 15 salon, 11 açık hava sınkla atlama rekoru kırdı. Spor Servisi — Son yı1larda rekorlarla birlikte anılan bir isim var: Sergei Bubka. Sınkla yüksek atlamada rekor üstüne rekor kırarak manşetlerden duşmeyen Bubka, Moskova'daki son atlayışında çıtayı 6.08'e yükselterek yeni rekorun sahibi oldu. Modem atletizmin can damarı olarak gösterilen, 1%3 Ukrayna doğumlu 1.83 boyundaki atletin her yanşı bir gösteri niteliği tasıyor. 3 kıtada 8 ülkede toplam 26 rekorun sahibi olan Bubka, 7 yıl içinde 15 salon, 11 açık hava sınkla atlama rekorunu kırdı. 26.5.1984'te Bratislava'da 5.85'i geçen Bubka bundan dört yıl sonra yine Bratislava'da çıtayı tam 20 santimetre yilkselterek 6.05'i geçtiğinde otoriteler hayretlerini gizleyememişti. Salonda ise sınırları zorlayan Bubka, Vilnius'ta 5.81 'i geçtiğinde 1984 yılının ocak ayıydı. 1991 yıh mart ayında ise Bubka 6.12 atlayarak Gronoble'deki salonun çatısına yetişti. Çıtayı santim santim yükselten Bubka daima gündemde kalmasmı biliyor. 1983 yılından bu yana sadece iki kez rekoru Fransız atlet Vigaron'a kaptıran Bubka her atlayışmda çıtayı biraz daha yükselterek yerçekiminin sınirlannı zoriuyor. 13 temmuzda Lizbon'da, 15 temmuzda ise Digione'de yeni rekorlar deneyeceğini açıklayan Bubka "Dünya şampiyonasında benden sürpriz bir rekor bekleyin" diyerek atletizm severleri daha şimdiden merak içine itti. (Fotoğraf: Reuter) SPORDA DIY4LOG ABDÜLKADIR YÜCELMAN TENİS/KULİS Satelitte, önce disiplini öğretiyor ZİYA IŞIKÜSTÜN Üç haftadır, dunyanın dört bir yanından gelen genç raket- ler kortlarımızda raket sallıyor- lar. Önce ENKA'da, sonra An- kara'da oynadılar. Üçüncü haf- tayı TAÇSPOR'da tamamlaya- caklar. Bu üç turnuva sonunda en yüksek puanı alanlar "MASTER" denilen fınal tur- nuvasını TED'de oynayacaklar. Genelde dünya klasmanında 400 ile 1000 arasında yer alan genç raketlerin bu düzen içindeki mü- cadelesinin tenisimize katkısı uzerinde daha once de durmuş- tuk. Ama çok büyük bir yaran- nı şimdi daha iyi öğrenmiş bu- iunuyoruz. ATP (Profesyonel Tenisçiler Birliği) spora duzeni, mükem- mel organizasyonu ve en mühi- mi disiplini getirmiştir. Binin üzerindeki tenisçı dünyayı dola- şırken örgüt tarafından adım adım izlenmekte, puan durum- lan iki haftada bir ilan edilmek- tedir. Turnuva düzenleyen ülkeye, ATP'nin başhakemi ve yardım- ası gelmekte, bunlar organizas- yonun patronluğunu yapmakta ve hiç boşluk bırakmamaktadır- GUNUN İÇİNDE\ • ABD h bayan atlet Debbi Lawrence 10 kilo- metre yuruyuşte dunya rekoru kırdı. New York kentinde duzenlenen ABD Ulusal Atletizm Bi- rinciliği'nin son gününde Debbi Lawrence, 10 kilometre yürüyüşte 46.06.13'lük derecesiyle dünya rekoruna ulaştı. • AÇIKDENİZ Yarış Kulübü Ue Batı Sigorta AŞ tarafından bu yıl ilk kez duzenlenen "Batı Rüz- gârı Yat Yarışları" Kalamış Caddebostan par- kurunda bugun yapılacak. • AMATÖR Kurul tarafından Muğla'da düZen- lenen "Atatürk Kupası Futbol Turnuvası" bu- gün başlıyor. İskispor, Milas Stadı'nda saat 17.00'de Almanya'nın F.C. Koln takımı ile karşı karşıya gelecek. • BU yıl ilki duzenlenen 1. Netaş-Teletaş Spor Oyunları bugun Burhan Felek Spor Tesisleri'- nde başlayacak. Spor oyunlan futbol, voleybol, "basketbol, masatenisi, cimnastik, tenis, satranç ve briç branşlarında yapılacak. Saat 12.00'de futbol maçıyla başlayacak olan spor oyunları varın sona erecek. lar. Ellerinde ise güçlü bir silah olarak etkili bir ceza yönetme- liği bulunmaktadır. örneğin ls- tanbul Turnuvası'na kayıtlarını yaptırdıklan halde birçok tenisçi gelmedi. Bu bir yerde ATP'yi, turnuva düzenleyen kulüp önün- de zor durumda bırakmaktadır. Ama karşıhğı gelmeyenler için ağır olmaktadır. Geçerli bir ne- deni olmayan tenisçiler, tstan- bul'a gelmedikleri için 250'şer dolarpara cezası ödeyecekler. Bu para genç tenisçiler için bir hayli ağır kabul ediliyor. Başlık- ta dajbelirttiğimiz gibi ATP di- siplini on plana alıyor. Maç es- nasında tenisçilerin en ufak taş- kınlığma müsaade edilmiyor. Bunun acısmı bizim iki milli te- nisçimiz çekti. A. Karagöz ve Y. Erkangil, hakeme itirazlannı sürdürüp, ihtarlara kulak asma- yınca yüzer dolar para cezası ödediler. Prof. Abidin Kayserilioglu, "Amacımu sporcuya hizmet" diyor. Sporcu Sağhk Merkezi Başkanı Prof. Kayserilioglu: Spor yapıyorsanız mutlaka bize gelinProf. Abidin Kayserilioglu 1938'dt Karaman'da doğdu. lstanbul'da Haydarpaşa Lisesi'ni, 1963'te Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1966'da fızyoloji uzmanı, 1979'da ise fızyoloji profesörü oldu. Aynı tarihfe lstanbul Tıp Fakültesi Spor Fizyolojisi Enstitüsü'nün başına geçti. Şu anda aynı fakültede sporcu sağlık merkezini, fızyoloji Prof. 'u Hayrunisa Çavuşoğlu, biyofızik Prof. 'u Demir Tıryaki, ortopedi Prof'u Mişel Kokino, fizik tedavi ve rehabilitasyon Prof. 'u Ahmet öncel ve anatomi doktoru Zafer An ile birlikte yönetiyor. Sporcuların eksiklerini gidermek ve onlara yardımcı olmak amacıyla kurulan Sporcu Sağlık Merkezi, son sistem araç ve gereçlerle donatılmış. Spor yapan herkesin bu merkeze başvurup gerekli testleri yaptırmaları ve bu veriler doğrultusunda sağlıklı spor yapmaları gerek. Sağlık, insanlan ügilendiren bir numaralı konu. Sporda yıllardlr emekleme devresinden bir türlü aşamadığımızın nedenlerini araştır- maya kalkuğımızda ise karşımıza ilk çıkan so- runun "sporcu sagügı" olduğunu nihayet kav- ramış bir toplum olarak lstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesi içinde yeni açılan "spor- cu sağlık merkezi"nin de bir gün önemini an- layacağımız umudu Ue bu birimi ziyaret ettik. Güleryuzlü profesörümüz ve bu birimin baş- kanı Abidin Kayserilioglu ile hem sağlık mer- kezini dolaştık heuı bilgi aldık. — Sayın hocam, birkaç hafta önce açılan ve Türk sporuna gerçekten buyük hizmet ve- recek olan sporcu sağlık merkezinin bir geç- mişi var. Sizin de yıllardır bu konularla ilgi- lendiginizi biliyonız. Bize, bu günlere nasıl ge- lindiğini kısaca anlatır mısınız? Sporcuları göndermediler — 1979'da lstanbul Üniversitesi içinde "spor fizyolojisi enstitüsü" açıldpve başına da seçimle ben geldim. Gayet bilimsel ve büyuk umutla açılan bu enstitüye maalesef antrenör- ler sporcularını göndermekte bir hayli düşun- düler. — Peki hocam, 1979'da neden böyle bir enstitünün kurulması düşünüldü? — 1968'de biz üniversite olarak Uludağ'da sporcular uzerinde bir araştırma yaptık. O ta- rihte olimpiyatlar Meksika'da yapılacaktı ve Mexico City yüksek bir yerdi. Sporcular uzerin- de bu nedenle Uludağ'- da bir araştırma yap- mak gereği duyduk. Ön- ce sporcuları deniz sevi- yesınde kondisyon test- lerine tabi'tuttuk. Son- ra Uludağ'a çıkardık bu sporcuları, 15 gun test- ler yaptık, değişimi ta- kip ettik. — Sayın Kayseriliog- lu, şimdi yine sezon aç- madan önce takımlar Uludağ'a gidecekler, ama acaba bunu neden yaptıklarını biien var mı? — İyi bir soru. Evet, takımlar sporcularını alıp Uludağ'a gidiyorlar. Bildikleri, dağda kanlanmn arttığı şeklinde. Ama daha fazla- sını öğrenmemek için kimse kendisini zor- lamıyor. — Diyelim 15 gün kamp yapblar Uludağ'- da. Sonra deniz seviyesine indiklerinde durum ne oluyor? — Eğer futbolcular Uludağ'da 15 gün kamp yapmışlarsa kanlanndaki alyuvarların sayısı 5 milyondan 6 milyona çıkar. Bu, oksijen taşı- yan alyuvarların fazlalaşması ile kan daha faz- la oksijen taşır demektir. İyi oksijenlenen do- kular ise yorgunluğu geciktirir. — Liudağ'a gidecek ekiplere ne önerirsiniz? — önce, Uludağ'a gidecek olan ekipler en az 15 gün kalmalıdırlar. Dönüşte hemen ilk hafta içinde maç yapmaları şarttır. Bir hafta sonrasında yapılan bir müsabakanın hiçbir önemi kalmaz. Ayrıca şunu ekleyeyim, Ulu- dağ'daki süre içinde hafıf idmanlar ve jog'lar yapılmalıdır. — tlk yıllarda antrenörlerin sporcu saglıgı konusunda çekingen davrandıklannı söyledi- niz. Yeniden o günlere dönelim isterseniz. Sporculann yanına gittik — Spor enstitüsünün başına geçtiğim zaman bütün öğretim uyeleri arkadaslanmın tam des- teğini aldıtn. Bugun eğer bir yere gelmişsek o gün beni destekleyen arkadaslanmın payı var- dır. O tarihlerde sporculann bize gelmediğini görünce biz sporculann yamna gittik. Pilot olarak da Galatasaraylı yüzüculeri seçtik. Ha- vuzun hijyenik şartlarını tespit ettik, yüzücü- ler uzerinde testler yaptık. Sonuçlan verirken öncelikle antrenör, sporcusunun ne olduğunu öğrenmiş oldu. Yani sporcusunun durumunu, geleceğini tam olarak öğrendi. Sonra güreşçi- ler uzerinde çalışmalar yaptık. Yani kısaca bık- madan usanmadan bugünkü yere gelmek için büyük uğraşlar verdik. Şimdi çok kimse spor- cu sağlığının ne olduğunun bilincine varmak üzeredir. — Hocam, acaba bugün sporcu sağlık mer- kezi olarak kurulan bu birim istediginiz gibi çalışıyor mu? — Tam değil, ama gelişmeler çok olumlu. Daha açıkçası gelişmeye çalışıyor. Şu anda Türkiye'nin en kapasiteÜ merkezi durumunda. — Şimdi bu merkezdeki çalışmalarla Türk sporcusunun durumunu rahatlıkla öğrenebi- iiyorsunuz. Acaba genel degerlendirmelere ba- kılırsa Türk sporcusunun durumu ne halde- dlr? Umut verici ml? — Doğmsunu söylemek gerekirse durum pek iç açıcı değil. Sporcular kondisyon testle- rinden korkuyorlar. Korkulan da bir sakatlı- ğım çıkacak şeklinde. Bu merkez onlann sa- katlıklarım ya da eksikliklerini ortaya çıkar- mak gibi bir amaç taşımıyor. Onlann eksik- lerini gidermek, onlara yardımcı olmak ama- cıyla bu merkez kuruldu. Onun için sporcu- lar gönül rahathğı ile buraya gelsin istiyoruz. Sporculardan elde ettiğimiz verileri sır olarak saklayacağımıza teminat veririm. Dediğim gi- bi, bizim amacımız sporcuya hizmet etmektir. — Sporcular buraya nasıl başvurabilirler? — HaJen milli olan tüm sporcular gelebüir. Ay.ıca Emekü Sandığı'na veya sigortaya bağlı sporcular da gelebilırler. Hatta sokaktaki bir vatandaş bile gelebilir. Tabii sokaktaki vatan- daşlar bir ücrete tabidir. — Bir vatandaşın komple bir kondisyon tes- ti için ne kadar öderaesi gerekiyor? — Biliyorsunuz, üniversite olarak döner ser- mayeye tabiyiz. Şu anda bir kondisyon testi için 350 bin lira ahyoruz. Bunu alırken de fi- zik muayene, kompütürize elektrokardiyogra- fi, tüm akciğer kapasiteleri ve kan analizleri yapıyoruz. — Yani sadece sporculan degil, örnegin hah sahalarda spor yapmaya çıkan vatandaşlan da uyanyorsunuz, 'şunu şu kadar yapabilir veya yapamazsıuz' diye... — Bugun artık moda halıne gelen hah saha- lardaki gör iintüye baka- lım. Bir işadamı stres at- mak veya ter atmak için bir grup kuruyor, sonra kendisini sahanın ortası- na atıyor. Yani bir yanş- ma yapıyor. Spor da de- ğil, yarışma bu. Ne ka- dar tehlikeli bir şey. Test yaptırmadan boyle bir rizikoya gırmek bir fela- ket doğurabilir. Kalp tehlikesı dışında diz ve bağlann zedelenmesi iş- ten bile değil. Ben diyo- T- 1 rumki 35, 40 yaşlannda- ki beyler lütfen kondisyon testi yaptırmadan sahaya çıkmayın. — Türk mutfağı da sporcu sagugı açısından ne gibi tehlikeler doğuruyor? Yiyin ama yakın — Mutfağımız ağır, önce onu söyleyebili- rim. Ama bol yağh yemekler yiyip de o kadar güzel yakan ve tığ gibi olan insanlarımız da var. "Yiyin, ama yakın" diyorum. Düzenli antrenmanJar yapın, koşun, jog yapın, ki yağ- lar yansın ve kalbe giden damarlar tıkanma- sın. Kilo almamaya bakın. Yakacağınız kadar yiyin. Belli bir yaştan sonra günlük kalori mik- tannızı azaltın. — Bunun kısaca formülü? — Bunun kısaca formülü şu: 40 yaşına ka- dar istediginiz kadar yiyin ve spor yapın. 40 yaşından sonra yakabileceğiniz kadar yiyin. — Hocam, yüriimenin faydalannı kimse yadsıyamaz. Acaba yiinimenin de bir usultt var mı? Siz ne öneriyorsunuz? Aç karnına yürtiyün Haftada üç gün birer saat. Bu bir. Ikincisi, aç karnına yürüyün. Yani "yemekten sonra şöyle bir dolaşayım" demek yanhş. Yüriıytlş- te bir tempo oiması lazım, asker temposu; yani saatte 5 kilometre. Yani Istiklal Caddesi'nde vitrin seyrederek isterseniz 10 saat yürüyün, faydası yok. Unutmadan söyleyeyün, rahat bir ayakkabı da şart. Yürurken rahat nefes almak da aynca önemli. Güçlü bir kalp istiyorsanız bunu mutlaka yapın. Sabah yürüyüşleri ise ter- cih edilmelidir. Yüksek tansiyonlulara da bir çift lafım var. Strese bağlı rahatsızlıkların tek ilaa yürüyüştür. — Konuşmamızın başında bir soru sonnuş- tum, ama başka konulara geçtik. Hocam Türkiye'de sporcuların genel sağlık durumla- n açısından eksikleri ve yanlışları neler? Bun- lan herhalde tespit ettiniz. — Birincisi, antrenmanlar iyi yapıhnıyor. Kondisyon çalışmalan hedefinden sapıyor. lkincisi bazı sporcular dopingli maddeler ah- yorlar, ki bu sporcular sonra bize başvurup fi- ziksel, ruhsal ve cinsel sorunlarla karşılaştık- lannı söylüyorlar. Bir önemli yanhş da iyi bes- lenmeme. Sporculanmız beslenmeyi bilmiyor. Ne bulursa yiyor, ne bulursa içiyor. Herkese bilinçli ve sağlıklı bir yasam diliyorum.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog