Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/4 HABERLER 13 HAZİRAN 1991 Prof. Arat yargılandı • ANKARA (Cumbnriyet Biirosu) — Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi dördüncü smıfta okuyan dört türbanlı öğrencinin Prof. Dr. Ali Rıza Arat'a açtıkları "hakaret" davasında "yetkisizlik" karan verildi. Mahkeme, dava dosyasının üniversite rektörlüğüne gönderilmesini kararlaştırdı. Üniversite rektörlüğünde yapılan inceleme sonucu Prof. Arat hakkında dava açılıp açılmayacağı belirlenecek. Üniversite öğrencileri, "Ayşe Nuran Kaya, Fatma Kaya, Ünziie UlukanJıgil, Hiial Kılıç Aslan, Prof. Arat'ın kendilerine, "Dersleri engelliyorsunuz, öcü gibisiniz" dediğini ileri sürerek hakaret davası açmışlardı. Terör yasasında ilk dava • İZMtR (Cumhuriyet Ege Biirosu) — Izmir DGM'de ilk kez Terörle Mücadele Yasası'na göre açılan bir davaya başlandı. Devrimci Gençlik dergisi dağıtırken yakalanan ve Devrimci Gençlik Örgütü üyesi oidukları savıyla yargılanan iki kişi hakkında Terörle Mücadele Yasası'nın 1. 2. ve 7. maddelerine göre 5 yıla kadar hapis ve 100 ile 300 milyon lira arasında para cezası isteniyor. DGM Savcısı, HaJil Çağlar, Akbulut ve Zeynel Kaya hakkında hazırladığı iddianamede, sanıklann Devrimci Gençlik Örgütü üyesi olduklarını ve örgütün görüşlerini içeren yayınları dağıttıklannı öne sürdü. Sanıklar ise suçlamayı kabul etmeyerek "Devrimci Gençlik, örgüt değil, siyasal bir dergidir" dediler. İşkence ııasıl önlenir? • ANKARA (ANKA) — ABD'nin Ankara Büyükelçiliği ve Türk- Amerikan Derneği'nce ortaklaşa olarak Abanr'ta düzenlenen ve gizli tutulan toplantıda, işkencelerin •nasıl önleneceği tartışıldı. ABD Anayasası, konuşma ve vicdan özgürlüğü, ABD Anayasası'nm gelişme trendi, temel ilkeleri, yargılama sistemi, tutukıuıuk halinde kişi hak ve özgürlükleri konularında bilgi verdiler. TBMM lnsan Hakları Komisyonu Başkanı Eyüp Aşık yaptığı konuşmada, Türkiye'de insan hakları alanında son 10 yılda ANAP döneminde önemli gelişmelerin olduğunu kaydetti. Toplantıya davet edilen tek SHP'li milletvekili Fuat Atalay da konuşmasında Türkiye'de işkence ve insan hakları ihlallerinin sürdüğünü savundu. HEP savcılıkta • tSTANBUL (AA) — İstanbul DGM Başsavcılığı, Siyasi Partiler Yasası'na aykın davrandığı gerekçesiyle Halkın Emek Partisi (HEP) hakkında işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. İDGM Başsavcılığı, HEP'in nevruz kutlaması dolayısıyla yaklaşık 3 ay önce Abdi Ipekçi Spor Salonu'nda düzenlediği gece ile bazı ilçe örgutlerinin toplantılannda yapılan konuşmalar ve atılan sloganlarla iigili yürüttüğü soruşturmada, Siyasi Partiler Yasası'nın 78, 79, 81 ve 82. maddelerine aykın davramldığı kanaatine vardı. Anayasa Mahkemesi • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) — Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliği'ne Güven Dinçer seçildi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Dinçer'in, 3. tur toplantıda gerekli çoğunluğu sağlayarak başkanvekili seçildiğini açıkladı. Dinçer, başkanvekili seçilebilmek için gerekli olan 6 oyu üçüncü turda aldı. Uye ihsan Pekel'e 5 oy çıktı. Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliği, Yekta Gngör Özden'in başkan secilmesiyle boşalmıştı. Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliği'ne seçilen Güven Dinçer, 1934 yılında Ankara Haymana'da doğdu. 1957 yılında Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1960 yılında Danıştay'a girdi. 1960-1970 tarihleri arasında Danıştay Tetkik Hakimliği, 1970-1979 tarihleri arasında Danıştay Savcılığı ve 1979-1990 tarihleri arasında da Danıştay üyeliği yaptı. Cindoruk tarafından hazırlanan "Çağdaş Türkiye" raporu, devlet düzeniniA'dan Z'ye değiştiriyor DYPden'yenidenyapılanma' modelîRaporda Dünyadaki siyasal ve ekonomik gelişmeler paralelinde yeniden yapılanma istenirken, son 30 yıldaki istikrarsızlıktan asker kökenli cumhurbaşkanları ve Turgut Özal sorumlu tutuldu. Rapordan başlıklar Küçük ve hareketli ordu. İşkence kesinlikle kaldırılacak. Evrensel demokrasiye aykın bütün kurum ve kuruluşlar kaldırılacak. Anayasa, yasalar ve kurumlar değiştirilecek. İç barış sağlanacak. İşsizlik önlenecek. Serbest piyasa ekonomisine devam edilecek. ANKARA (ANKA) — Ka- muoyu yoklamalannda sürekli öne çıkan DYP, dünyadaki eko- nomik ve siyasi gelişmeler para- lelinde devlet düzeninin tepeden tırnağa yapılanmasını hedefli- yor. DYP Genel Başkan Yardımcı- sı Hüsamettin Cindoruk tarafın- dan hazırlanan "Çagdaş Tür- kiye" raporunda "Evrensel de- mokrasiye aykın hiikiim veya yapı hangi kurumda, kanunda, uygulamada varsa tamamı ev- rensel değerler ölçüsünde yeni- den tesis edilecektir" denildi. Cindoruk ve yardımcısı İsma- il Heral tarafından hazırlanan raporda 1124 ekonomik ve siyasi konu incelendi ve bunlara karşı partinin alternatifleri sıralandı. "Devletin yeniden reorganizas- yonu başiıklı bölümde, son otuz yıl içinde yaşanan istikrarsızlğın temel nedeni cumburbaşkanlığı olarak gosterildi ve son otuz yıl içinde görev yapan 'Cemal Gür- sel, Cevdet Sunay, Fahri Koru- tprk, Kenan Evren ve Turgut Özal' da "evrensel demokrasiye ve kültüre uymayan" cumhur- başkanları olmakla suçlandı. Raporun bu bolümünde şöyle denildi: "Son otuz senede ülke büytik siyasi istikrarsızlıga itilmiştir. Bu istikrarsızlığı tetkik edersek olayların hep cumhurbaşkanlı- gı etrafında olduğunu görürüz. Son otuz senede evrensel de- mokrasiye ve kültüre uyan tek cumhurbaşkanı göriilmemekte- dir. Cumhurbaşkaniıgına ve o makama ilave yetkiler vererek ülkeyi yönetme ve ülkeye istika- met verme iddiasındaki bazı şa- hıslar bu makama oturmuş. Ba- zen de oyunlar bozulsun ve ül- ke onlardan kurtulsun diye bu makam doldurulmuştur. (...) Bu durumda maceraperestkrin va- tan kurlarma sloganından kur- tulabilmesi için cumhurbaskan- lıgı, evin bakiki 'büyük babası' şekline sokulup bütün yetkiler seçilmiş başbakana aktanlraalı ve cumhurbaşkanüğı süresi dört yıla indirilmelidir." Savunma giiçleri Raporun savunma güçleri ile iigili bolümünde de "küçük ve hareketli ordu" tezi savunularak TSK'daki açıklık politikasının memnuniyetle karşilandığı ifade edildi. Askerlikteki disiplin ya- pısının yumuşatılması gerektiği belirtilerek askerlik süresinin de kısaltılacağı bildirildi. İç güvenliği sağlayan kuruluş- larda yapılacak değişiklikler an- Iatılırken de "Polis teşkilatında işkence kesin olarak terk edilme- lidir. Polis sucluyu diğer iilketar- de kullanılan mbdera yollaria tespit etmelidir" denildi. DYP'nin iç banşın güçlenme- si için önlemler alacağı belirti- len raporda bu amaçla 27 ma- yısta ordu dışı bırakılan 7 bin subay ile 147 profesöre ilişkin ayırma kararlannın geçersiz sa- yılacağı ve mirasçılarının akça- lı haklarının ödeneceği belirtil- di. 1402 sayıh yasanın kaldırıla- cağı, tüm dünyada 1 mayıs gü- nü kutlanan işçi bayramı yerine 24 temmuz ya da 6 mayısın işçi günü ilan edileceği. Çiftçiler için de bir hasat bayramı günü be- lirleneceği kaydedildi. Türk va- tandaşlığından çıkartılan veya vatandaşlığını kaybeden yakla- şık 270 bin kişinin Türkiye aley- hine yoğun propaganda yaptığı da ifade edilen raporda, bu ki- şileri yurda döndürmek için belli bir süre içinde yeniden başvur- ma hakkı tanınacağı bildirildi. Hukuk ve adalet Hukuk ve adalet sisteminde yapılacak değişiklikler anlatılır- ken siyasal partiler ve halkın uz- laşması sonucu oluşturulacak yeni anayasada insan haklarının açıkça ifade edilmesinin zorun- luluğu vurgulandı. Dernekler Yasası, cezalann infazı hakkın- daki yasa, mülkiyet haklanmn kullanılmasıyla iigili yasalar, ekonomik ve mesleki alanlarda kullanılan yasalarda değişiklik yapmak üzere bir hukuk şûrası toplanacağı bildirildi. Kalkınma politikası DYP'nin kalkınma politikala- rının anlatıldığı ilk bölümde, "Ekonomimizin esaa serbest pi- yasa ekonomisine dayanır" de- nildi. Enflasyonla mücadele yöntemlerine de yer verilen ra- porda, bunun için öncelikle ver- gi sisteminin temelden iyileştiri- leceği, bütçe harcamalannın ge- lire dayatılacağı ve böylece denk bütçe yapılacağı, bütçe birliği ve disiplininin kunılacağı belirtildi. Kalkınmayı sağlayabilmek için ise enflasyonun durdurul- masının ardından üretime ve bü- yümeye geçişin hedeflendiği, üretim ile birlikte gelir dağüımı- nın düzeltileceği de kaydedildi. Dayanışma toplumu DYP'nin serbest piyasa eko- nomisi içinde refah toplumunu amaçladığının da ifade edildigj raporda, sosyal politikalar da açıklandı. Refah toplumunun amaanın dayanışma toplumuna ulaşmak olduğu vurgulanarak bu toplüm biçimi şöyle anlatıl- dı: "• Herkese insanca yaşama imkfinlannın yaratıiması, • İş- sizligin asgariye indirilmesi, Op- timal istihdama erişilmesi için imkâniann hızlandınlması, • Gelir dağılımında adaletsiz uç- lann törpülenmesi için imkân- iann hızlandınlması, • Herkean sosyal güvenceye sahip olması, • Konut, egitim, sağlık ve ada- let sorunlannın çözüme bağlan- ması." Kazan, Avrupa Parlamentosu'nda Basın ozgürlıığu boğuluyor SABETAY VAROL STRASBOURG — Istanbul Barosu Başkanı Avukat Turgut Kazan, Avrupa Parlamentosu'- nda düzenlediği basın toplantı- sında Terörle Mücadele Yasası'- nın Türkiye'nin imzaiadığı Av- rupa İnsan Hakları Konvansi- yonu'na aykın olduğunu söyle- di. Yeşiller grubunun dayetlisi olarak Strasbourg'a gelen İnsan Hakları Derneği Başkanı Nev- zat Helvacı da bir basın toplan- tısıyla Terörle Mücadele Yasa- sı'na karşı çıktı. "Avrupa Birleşik Solu" gru- bu tarafından Strasbourg'a da- vet edilen Kazan'ın basın top- lantısını çok az sayıda basın mensubu izledi. Helvacı'nın ba- sın toplantısının da yeterli ilgi uyandırdığı soyjenemez. Basın toplantısında Kazan, "Terörle mücadele yasasımn 140, 141, 142 ve 163. maddeleri kaldırdı- ğı dogrudur. Ne var ki, 1, 2. ve 7. maddeleriyle çokdaha kay- pak düşünce suclan yarattıgı- nı göniyonım. Ayrıca bu yasa- nın basın özgürluğunü boğup öldürecegini söylüyorum. Üste- lik söz konusu yasayla bir dev- let terörü yaradlacagını söylüyorum" tarzında konuştu. Yunanlı Avrupa Parlamento- su üyesi Mihail Papayanakis, "Avrupa Birleşik Solu" grubu adına Turgut Kazan'ı tanıtma amacına \ önelik kısa bir konuş- ma yaptı. Papayanakis, Ka- zan'ı, "Hukuk devleti mücade- lesinin seçkin şahsiyetlerinden biri" olarak niteledi. Daha sonra söz alan İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, sözlerine "İnsan hakian ibJalleri deyince önce kendi ülkemden söz elrnem gerektiğini biliyo- rum. Ama insan hakları ihlalle- rine karşı ülkelere, milletlere, et- nik ve dinsel özelliklere bakarak farklı değerlendiraıe yapılması- nı da kabul etmiyorum" şeklin- de cümlelerle girerek, Yunanlı parlamenter Papayanakis'in hu- zurunda Komotini'deki (Gümil- cine) Sadık Ahmet davasını, DÎSK ve Barış Derneği davala- nna benzetti. Kazan, Terörle Mücadele Yasası'nın terörle hiç- bir ilgisini olmadığını sözlerine ekledi ve "Doğrudan doğruya geliştirmeye çalışüğımız demok- rasi bedef alınmıştır" dedi. SHP Seyhan kongresi iptal ADANA (Cumhuriyet Güney İDeri Biiros») — SHP Seyhan il- çe kongresi, İlçe Seçim Kurulu tarafından iptal edildi. "Disip- lin Kurulu üyesi Teslim Hün- dül'ün parti tüzüğüne aykın olarak ilçe yönetiminde yer aldığı" gerekçesiyle verilen ip- tal karan Adana il kongresi ön- cesi tartışmalara yol açtı. SHP Adana il kongresini bü- yük ölçüde etkileyecek olan Sey- han üçe örgıitünün kongresi, se- çimi kaybeden genel merkezin adayı Senayi Gedik'in itirazı üzerine dün iptal edildi. SHP tl Başkanı Tdmer Ma- vi, kongre iptal karannı "tüzii- ğe ve yasalara uygun" olarak değerlendirirken şunlan söyledi: "İl disiplin kurulu iiyemiz Teslim Hündül'ün görevinden daha önce istifa ettiği söyleni- yor. Bu, gercek degildir." Rakibi Senayi Gedik'in 192 oyuna karşın 200 oy alarak, il- çe başkanhğına seçilen belediye mecfis üyesi Fethi Güler, iptal karan için "hazımsızlık" ve "hizipçilik" dedi. İl Disiplin Kurulu üyesi Teslim Hündiil ise üyelikten 6 haziranda istifa et- tiğini, konunun karar defterin- de işlendiğıni ancak partiyi ka- palı bulduğu için il yönetimine iletemediğini söyledi. Demirei:"Bursa meydanıyanıyor, ülkeyiyönetenlerin haberi yok mu? f Hesapvermekten korkuyorlarDemirel'in "Işte meydan, meydan okuyorum, diyorum ki bu.ülkede el emeği, ahn teri, göz nurunun karşılığı ödenmiyor" sözlerini halk bir ağızdan "doğru" diye yanıtladı. HAKKI ERDEM KUTLU ESENDEMtR BURSA — DYP Genel Baş- kanı Süleyman Demirel, hesap sorma konusundaki açıklamala- rının ülkeyi yönetenler için kâ- bus olduğunu bildirdi. Demirel, "hesap sorulacagından korktuk- lan için sandığa gilmiyorlar" derken, ilk seçimde DYP'nin tek başına iktidar olacağını savundu. Demirel, "milletin sesi" mi- tinglerini dün Bursa'da sürdür- dü. DYP Bursa Milletvekili Ca- vit Çağlar'ın özel uçağı ile dün Bursa'ya gelen Demirel, havaa- lanından yine Çağlar'a ait heli- kopterle stadyuma geçti. Bursa- da görkemli bir şekilde karşıla nan Demirel, eşi Nazmive Demi- rel ile birlikte havaalarundan ko- nuşma yapacağı Fomara Alanı- na geçerken, yol boyundaki apartmanlardan üzerine çok sa- yıda çiçek ve kırmızı beyaz kâ- ğjtlardan yapılmış, 1.5 ton kon- feti atıldı. DYP'nin "Kırat" otobüsu üzerinde yanına eşi Nazmiye Demirel ve DYP Genel Başkan Yardımcısı Tansu Çiller'i alan Demirel vatandaşla karşıhklı bi- çimde geçen konuşmasında, "Sandık önüniize gelecek. Ço- ğu gitti azı kaldı. Size bu eziyet- leri yapanlara sandıkta bir tokat vuraraksınıy" dedi. Demirel, da- ha sonra kalabalığa dönerek "Vuracak mısınız?" diye sordu- ğunda da alandan, "Vuracağız" sesi yükseldi. Konuşmasına, Türkiye"nin dağlanndan, ovalanndan, mey- danlarından ses geldiğini ve bu sesin vatandaşın feryadı olduğu- nu anlatarak başlayan Demirel, bir süre önce Bursa'da 10 binler- ce işçinin "açız" diye bağırdığı- m anımsattı. Demirel, daha son- ra Forama Meydanı'nda topla- nan kalabalıkla karşıhklı konjş- ma biçiminde geçen konuşma- sını şöyle sürdurdü: "Orta stnıf diye bir şey kalma- mıs. Doğru mu?" — Doğru "İşte meydan konuşuyor mey- dan. Meydan okuyorum bu meydanda, diyorum ki bu ülke- de el emeği, alınteri, göznuru- nun karşılığı ödenmiyor. Doğru mu?" Demirel, Altıparmak Caddesinden geçerken konfeti yağmuruna tutuldo. —Doğru "Herkes pahahlığın pençesin- de inim inim inliyor. İşçinin me- murun aldığı para, aldığı gün bi- tiyor. İşte meydan, onlara sesle- niyorum. Gdin bu meydanda 'bunlar doğru degildir' deyin, Ülkeyi yöneteniere sesleniyo- rum. Gelin buraya benim söyle- diklerimin doğru olmadığını söyleyin. Onlar buraya gelirse. 'bre yalancılar, yalan bu kadar olur, yalanın kuyruklusu bu' deyin. Her meydan Bursa meydanı gibi yanıyor. Bu ülkeyi yöneten- lerin bundan haberi yok mu? Ülkenin, işçisini, memunınu, çiftçisini, emeklisini, esnafını yakarak ülkeyi idare edenler nerede? Onu da soyleyeyim. 20 ıtıemu- run bir aylık maaşını toplayın bunu bir gecede 5 yıldızlı olel- lerde harcayanlann sizin haliniz- den ne haberleri olsun. 10 bin memurun 1 aylık maaşını Çan- kaya'da tepelerine avize diye asanlann sizden ne haberleri ol- sun. Halk cefada Ülkeyi yöne- tenler sefada. Bu ülkenin idaresini tesadü- fen ellerine geçirenler 10 senedir bu ülkenin insanını inim inim inletmişlerdir. Halkın feryadını görmeyenlerin gözü perdeli, ku- lağı sagır, kalpleri mühürlüdür. Bunlan çekmeye mecbur musu- nuz?" — Hayır. "İşte ses bu, 'meydanlarda ne arıyorsun' diyorlarsa, milletin haksıziığa, pahaJılığa, hırsızltga, yolsuzluğa karşı sesini anyo- rum." — Başbakan Demirel "Bunlar sizden tokadı, silleyi yiyecek. Önüniize olsa gelecek ama, sandığı koltuklannın altı- na almış kaçıyorlar. Azrailden kaçar gibi sandıktan kaçanlara sesleniyorum, bu ülkeyi yönet- meye bakkınız yok. Var mı?" — Yok. "Var mı?" — Yok. "Bu milletin bükümeti değil- siniz diyorum. Doğru mu?" — Doğru. Bunlann yolsuzluklannı, pis- liklerini ancak seçim barajı te- mizler. Önümüzdeki günlerde barajı indirmeye kalkarlarsa şaş- mayın. Ama onlar barajı bire in- dirse de sıfırlavacaksınız, sıfır- layacak mısınız? — Evet... Hükümet istifa. "Hiç yormayın kendinizi, bir hükümet yok ki orta yerde yok. Çünki damarlan kurumustur. Ülkeyi yönetenlerin yapacağı şey. Kestirmeden bırakıp git- mektir. Sandık önüniize gelecek, ço- ğu gitti azı kaldı. Size bu eziyet- leri yapanlara sandıkta bir tokat vuracaksuuz. Vuracak mısınız?" — Vuracağız. Sesiniz daha gür çıksın ki Ye- ni Zelanda'dan bile duyulsun. Devleti seyahat kampanyasına çevirenlere dersini vereceksiniz. Verecek misiniz?" — Evet. Gelin memleketi yolsuzluk- tan, işsizlikten, pahalıktan kur- taraiım. Kurtaralun mı?" — Kurtaralım. "Kim yapar bunu?" — Demirel. "Bunu yapsa yapsa Dogru Yol yapar. Kim yapannış?" — Doğru Yol... "Vur vur in- lesin, Çankaya dinlesin!' — Bak Aziz kardeşim, Çan- kaya da Meclis çoğunluğu da se- nin. Ama bugün hiçbirisi senin degil. Birisi senin nzan olmadan oraya çıkıp oturmuş. Öyieyse bi- ze destek vereceksiniz bunlan Çankaya'dan indireceğiz. İndire- lim mi?" — lndirelim. "Bu iilkede hırsızlıkian, yol- suzlukları himaye edenlere ne yapalım? Hesap soralım. Sora- lun mı?" — Soralım. "İnJesin dinlesin degil, bunu dinksin işte. Bu besap isi, bugün ülkeyi yönetenler için bir kâbus olmuştur. Neden sandığa git- j mezler? Çünkü besap sorulaca- gından korkuyorlar. Ama kor- kunun ecele faydası yoktur. Sandıktan ne koalisyon çıka- caktır, ne moalisyon, tek başına DYP iktidar olacaktır, tek başı- na DYP." — Başbakan Demirel... "Bu ülkede hep beraber iyi günler için mücadele edelim. Milletin üzerindeki değirmen ta- şınj kaldıralım, karanlık devri kapatalun. Ben meydandan ala- cağımı aldım. Herkes de aldı. Bu azminiz, inancınız önünde Çin Seddi olsa bile aşmanızı saglayacaktır." Miting alanına gelişinde, SHP il büıasında bulunan bir grup SHP'li tarafından da el sal- lanarak selamlanan Demirel, mitingten sonra 30. Uluslarara- sı Bursa Festivali'nin açılış töre- nine katıldı. Demirel açılış prog- ramında yer alan ve İstanbul devlet opera ve balesi tarafından seslendirijerı Yunus Emre oro- toryasını izledi. IZLEIVIMLER Bursa'da 'Babalar' Günü CELAL BAŞLANGIÇ BURSA — Önümüzdeki pazar "Ba- balar Günü". Bursa'daki bazı dükJcân- lar pankart asmış: "Saygıdeğer babala- rımız, gününüz kutlu olsun." Bursa'nın sokakları, DYP bayrakla- rıyla donatılmış. Afişlerde "millettin se- si Demirel geliyor" "Büyük lider Demi- rel, hoşgeldiniz" yaayor. Demirel'in posterleri asılı elektrik direklerinde. Üzerlerindeki yazılarda iki tema işleni- yor: "Güçlü lider", "Hesap soracağız". Balkonlardan, binalann çatılarından DYP amblemii pullar yağıyor. Fomara Alanı tıkhm tıklım dolu. Önceki hafta, Türk-İş miting yaptı aynı alanda. Ger- çi dün Demirel, o kalabalığı aşamamıstı, ama alandaki coşku, mitinge katılanla- nn duyarlılığı, canlılığı altı çizilmeye de- ğerdi. Demirel'i getiren Cavit Çağlar'ın "Nergis" helikopteri, alanın üzerinde görülünce, insanlar arasında büyük bir dalgalanma oldu. DYP'nin otobüsü Kı- rat'ın üzeri o sırada bir gazino sahnesi gibiydi. Saz heyeti oturmuş çalıyor, türkücü Burhan Çaçan da söylüyordu. Helikopter, Uç tur attı alanın üzerinde. Bir alkış koptu. FCısa bir süre sonra Demirel, üstü açık bir Limuzinin üzerinde alana girdi. Or- talık yıkılıyordu. Demirel'den kısa bir süre önce Tansu Çiller girmişti alana. Çiller, üzerinde beyaz tay^örüyle otobü- sün üzerine çıktığında, alan alİcıştan çın- lıyordu. DYP gibi tabanı muhafazakâr bir partide genel başkan yardımcısı ola- rak çağdaş görünümlü bir kadının böy- lesine ilgi görmesi de altı çizilecek bir başka olaydı. Demirel, pul yağmuru altında, yanın- da eşi Nazmiye Demirel'le birlikte çıktı seçim otobüsü Süvari'nin üzerine. Naz- miye Demirel de kırmızı bir tayyör giy- mişti. Çiller'le yan yana geldiklerinde, alanı süsleyen DYP bayrakları gibi ol- muşlardı; kırmızı-beyaz. Demi'-erin ko- nuşacağı otobüsün hemen önünde de kadınlar toplanmıştı. DYP lideri de ya- nında iki kadınla duruyordu mikrofo- nun önünde. Demirel'i kendisi gibi Ispartah olan İbrahim Gürdal sesi kı- sık kısık takdiın ederken, otobüsün üze- rindeki bu çağdaş görünümc uygun bir söylemi kullanıyordu: "Önce insan, ön- ce ekmek, önce gerçek demokrasi diyen Süleyman Demirel..." Demirel, dün kürsude boJ bol hesap yaptı. Bursa'daki yağmur sıcağına kar- şın alana toplanan on binlerce kişi de Demirel'in bu hesaplannı duydukça li- derini alkışladı, iktidara kızdı. Demirel 1 in ilk hesabı şöyleydi: — 20 memurun bir aylık maaslannı toplayın. Bunu bir gecede beş yıldızlı otellerde sarf eden sizin halinizden ne anlar. DYP liderinin ikinci hesabı da "avize" üzerineydi; — 10 bin memurun maaşını toplayın. Beş milyar eder. On bin memurun pa- rasını tepelerine Çankaya'da avize diye asanlann sizden ne haberi oisun. Üçüncü hesabı için, önce bir sapta- ma yaptı Demirel: „ — Bunlann pisliğini, bunlann yolsuz- lugunu ancak baraj teraizler. Alandaküer bu "baraj"dan, önce De- mirel'in suyu kast ettiğini sandı. Ancak daha sonra hesap yapa yapa anlattı De- mirel "baraj"ı: — Bunlar bu barajı indiririerse şaş- mayın. Şimdi ynzde 10.9'a indiririerse siz 8'e indirin. 7'ye indiririerse siz 6'ya indirin. Barajı l'e indirirlerse siz sıfıra indirin. Alan alkıştan yıkılıyordu. Demirel, dün İcendisini dinleyenlere her sorduğunun yanıtını çok gür sesle aldı. — Bu ülkeyi yönetenlerin gözü kör, kulağı sağır, kalbi mühiiıiüdür. Bunla- rı çekmeye mecbur musunuz? Bir gürültü koptu: — Hayır... Demirel bu soruyu üç kez yineledi. Üçünde de insanlar ses telleri yutıhrca- sına haykırdı: — Hayır... Demirel, Bursa'dan yeni bir hamleyi daha başlattı. DYP lideri bugün ve ya- nn Bursa'yı ilçe ilçe, kasaba kasaba ge- zecek. ANAP kongresi öncesi, güçlü ol- duğu bir yörede böylesine bir geziye çık- ması, dikkate değer. Cumartesi günü de Demirel, İstanbul'da yığınsal olarak ger- çekleştirilmesi planlanan "DYP'ye kaulım" törenlerinde bulunacak. Bu tö- renler de tam ANAP kongresinin yapıl- dığı günlere rastbyor. Dün Bursa'da "Baba'nın günü"ydü. Demirel, önümüzdeki pazar kutlanacak "Babalar Günü"ne kadar sürecek eta- bın ilk durağı olan Bursa'da gördüğü il- giden memnundu. Önümüzdeki pazar "Babalar Günü'V Bursa'daki bazı dük- kânlar, pankartlarını asmıştı bile: "Saygıdeğer babalanmız, gününüz kutlu olsun". Çakmur: Hesabımız ve alnııııız açık İzmir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur, dün Çınar Sineması'nda 3 bin kişiye deterjan konusundaki rüşvet suçlamalarını yanıtladı. İZMİR (Cumhuriyet Ege Bii- rosu) — Buyukşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur, TAN- SAŞ'ın deterjan alımlanyla iigili rüşvet iddialarmı yanıtladı. De- terjan firmasıyla yapılan satış anlaşması karşılığında Eşrefpa- şa Hastanesi'ne 9.7 milyar lira karşılığında tıp gereçleri yardı- mı ahndığını acıklayan Çak- mur, "İzmirliler, EgelUer için, halkımızın sağlıgı için bu tür yardımlan alraayı siirdürece- ğiz" dedi. Çınar Sineması'nda dün ya- pılan toplantıya iddiaları orta- ya atan Sabah ve Yeni Asır Ga- zetesi yöneticileri katılmadılar." Yaklaşık 3 bin kişinin izlediği "açık tartışma toplantısı" için Çınar Süıeması'mn dışına kapa- lı devre televizyon kuruldu. Si- nemaya giremeyenler, tartışma- yı buradan izlediler. Bu arada soru sormak isteyen bir deterjan firmasmın yetkilisine Yüksel Çakmur, "Rüşvet kanıtmı getir, ondan sonra konnş" diyerek söz vermedi. Toplantıya katılanlar arasın- da Ege Belediyeler Birliği, Ba- kırçay Belediyeler Birliği üyesi belediye başkanlan, siyasi par- tilerin temsilcileri, il genel mec- lisi, belediye meclisi üyeleri, muhtarlar ve gazetecilerin yanı sıra SHP milletvekili Veli Ak- soy, İstanbul İl Başkanı Ercan Karakaş, EBSO Meclis Başka- nı Şinasi Ertan ile meslek oda- Iannın temsilcilerinin de bulun- duğu gözlendi. "Firmadan tıp gereçleri alındı" Çakmur, açıklamalarında TANSAŞ mağazalarında üriin- lerinin satışı konusunda anlaş- ma yapılan Lever firmasından bazı modern tıp gereçleri alın- dığını açıkladı. Firmadan üni- versite hastaneleri dışında hiçbir sağlık kuruluşunda bulunmayan bilgisayarlı tomografi aygıtı, böbrek taşı kırma makinesi, ke- mik dansitometresi, iki hemodi- yaliz makinesi, ultrasound aygı- tı, röntgen aygıtı, ameliyathane için buharh ve gazlı sterilizatör, spor yaralanmalan merkezi için çeşitli malzemeler ve iki ambu- lans ahndığını kaydeden Çak- mur, bunlann toplam değeri- nin, KDV dışında olmak üzere, 9 milyar 710 milyon lira oldu- ğunu söyledi. "Alımları kurullar yapar" Çakmur, uluslararası kuru- luşlarla baş etmenin kolay ol- madığını, deterjan firmasımn rekabeti ve bunun yarattığı ucuzluk ortammın sadece hal- kın yaranna olduğunu belirtti ve "Deterjan firmaları, TANSAŞ karşısında çaresiz kalıyorlar" dedi. Çakmur, "Bu alımlara ka- rar veren kumlun üyeleri olarak halka çıkar sağladığımız için şe- ref duyuyoruz, onur duyuyo- ruz. Bu alımlardan hiçbir kişi- sel çıkar sağlanmadı. Her şey apaçık ortada, hiç kimse haram yedi diyemez, alnımız açık. Bu mu rüşvet, bu mu suistimal?" dedi. Rüşvet iddialanm öne süren gazete yöneticilerine de savun- ma hakkı veren Çakmur, kim- senin söz almaması üzerine "Hukuki haklarımı kullanaca- ğım. Söz konusu gazetelere taz- minat davası açacağım ve alaca- ğım para ile belediye hastanesi- ne veni sağlık araçları alacaâim" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog