Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

\ 6 MAYIS 1991 ANKARA Cumhuriyet Aıtkara Bürosu ISVEÇ SOSYAL DEMOKRAT PART1SI Bir komisyon macerası TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Veli Aksoy, aynı komisyonun üyesi Ne|at Eldem'i aradı: İzmir'de bir işkence olayı var. Ben gideceğim. Ama iktidar partisinden de bir kişi gelirse çok daha iyi olur... Komisyona dilekçe vermişler mi? Biz dilekçe komisyonu muyuz? Olay çok yeni. Üstüne gitmek lazım. Vallahi olurdu, ama uçak yok. Hem benim Brüksel'e gitmem lazım. Başka bir arkadaş yok muydu? Aksoy, çaresiz telefonu kapadı. İzmir'in yolunu tuttu, ama ertesi gün gazeteleri okuyunca biraz sinirlendi. Gazeteler Eldem'in İstanbul'daki ANAP il başkanlığı kongresinde hazır bulunduğunu yazıyordu. CUMHURİYET/9 HAYVANLAR İSMAtL GİİLGEÇ HAVASI Çocuk kolu (Genç Kartallar): 714 yaş arasını kapsıyor. Politik bilinçten önce nitelikti insan yetiştirme ve kişilik geliştirmeyi amaçlıyor. isveçte 1100 örgütü var. Gençlik kolu (FederasyonSSU): 1425 yaş arasını kapsıyor. Politik kurallar veriyor. Partinin milletvekili ve yöneticileri genellikle buradan yetişiyor. Parti üyesi olmayanları da kabul ediyor. Sosyal Demokrat Kadın Federasyonu (SSKP): Kadın sorunlarıyla ilgili ürettiği çözüm önerilerini Farkı fark etmek Aylık "Sosyal Oemokrat" dârglsinin son sayısında yazıldıgına gore isveç Sosyal (tomokrat Partlsl'nin (SAP) iç içe olduğu ve destek aldığı örgütlerden bazıları şunlar: ABTB (isçi Haeeketl Eğttlm Blrilği): İşçilerin ve halk kitlelerinin kültür düzeyini yükseltmeyi amaçlıyor ve hatta parti içi eğitimi üstleniyor. Eğitimin sadece elit bir grubun değil, tüm halkın hakkı olduğunu savunuyor ve bizde pek beğenilmeyen "halkevleri" aracıltğıyla çalışıyor. Meclis'e sunabiliyor. Bu örgütün fikri alınmadan ilgilendjği konulara ilişkin yasa ya da kararname ilke olarak çıkarılamıyor. Derginin bir başka sayfasında da SAP'ın iç içe olduğu tüm çalışmaları kapsayan sendika, sendika birlikleri, federasyon ve konfederasyonların toplamından oluşan ILO'nun Başkanı Stlg Malm ile de bir söyleşi var. İsveç toplumunun iki numaralı ismi olarak da nitelendirilen Malm, partinin sol kanat önderlerinden. Parti içi tartışmaları da şöyle KtM KİME DUM DUMA BEHİÇ AK » Ben KRiJroF Ko(ofA$\,m. değerlendiriyor: Biz haklı olduğumuzu düşünüyoruz. Ama parti içindeki sağ kanada da 'burjuvazinin gözbebeği' demeyiz. Ancak kaybetmeye başladığımız işçi oylarının hesabını da sorarım. Görüldüğü gibi İsveç sosyal demokratları birbirlerinin boğazına sanlmıyorlar. Sağ kanadın önderi Olof Felt, hükümette Maliye Bakanı. Her gün tartışıyorlar, ama kimse ayrı parti kurmayı düşünmüyor. Bir de unutmadan, SAP'ta sol kanadın "solunda" bir başka kanat daha var. s>ec\ halde bczvlvucrson GUNUN FOTOGRAFI ÂKTİF Dl$ POLİTİKA TRT intikamımızı aldı HIZLI GAZETECt NECDET ŞEN SAEM ABı SAMA. eoiUUJYO, B R f 0L5LİM • VegiFî A • , O TuTTu U/O/MSUZ QAZ£T6OV TC, bugüne kadar hiçbir İranlı yetkiliye Anıtkabir'i ziyaret ettirmeyi başaramadı. Adamlar geldiler gittiler, "laf olur" diye Anrtkabir'in bulunduğu Anıttepe'nin yakınından dahi geçmediler. DİYO "Gez dünyayı, gör Konya'yı" misali Konya'ya gittiler, Şanlıurfa'da kutsal balıklara yem attılar. Tekbirlerle karşılandılar. Türk yetkililer de hürmette kusur etmediler. Mükafaatını da İran ve Tebriz radyolarmdan yapılan Türkiye ve Atatürk karşıtı yayınlarla aldılar. Bütün hesap, "İran'a ne kadar mal ihraç ederiz" düşüncesi etrafında döndüğü için hiç ses çıkarmadılar. Ama kim ne derse desin TRT, "intikamımızı" aldı. Rafsancani, Türkiye'ye geldiğinde TRT'nin acar kameramanları konuk Cumhurbaşkanı'nı havaalanında Atatürk resminin altında görüntülemeyi başardılar. TRT de bu görüntüyü beş dakika süreyle 50 milyona seyrettirdi. Rafsancani, kaçamadı bile. Türk milleti de "Ohh, işte böyle yaparız" demenin keyfini yaşadı... ÇIZGILIK KÂMÎL MASARACl AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR KEMAL GÖKHAN GÜRSES (Fotograf: Rıza Ezer) TEDRISAT YOK yasa tanımaz Geçen yıl sonunda TBMM'den bir yasa geçti. Yasa, kendi isteğiyle üniversiteden ayrılan öğretim üyelerinin "şartsız" olarak üniversiteye kabul edilmelerini öngörüyordu. Sadece disiptin suçu ya da mahkeme karanyla görevi sona erenler "af kapsamı" dışında bırakılmışlardı. Yasanın ardından . universitelere dönenler oldu. Başvuru dilekçesi yeterli oluyordu. Ta ki geçen haftaya kadar. YÖK, birden "engel" çıkardı. Yayımladığı genelgeyle üniversitelerl uyardı: "Her başvuranı almayın. Başvuruları YÖK tarafından oluşturulacak bir jüri değerlendirip karara bağlayacak." Sıradaki öğretim üyeleri yasa gayet açıkken YÖK'ün tavrına bir anlam veremediler. İyice düşündüktert sonra ise "en akla.yakın çözüm yolu" nu buldular: "Yeni 30 üniversite açılması kararlaştırıldı ya, bir yığın yeni öğretim görevlisi gerekiyor ya, YÖK olsa olsa yine gerekenin tersini yapmak gerek diye düşünmüştür." Polis mantığı iki kadın Kızılay'da yürürken, arkalarından bir erkek sesi duydular: öyle sövmeye, dövmeye ne gerek var kardeşim... İkinci cümle kadınların irkilmesine neden oldu: Sokacaksın .... cobu olup bitecek... Kadınlar arkalarına dönüp baktıklarında üç polis ile göz göze geldiler. Sert bakışlar fırlattıktan sonra hızla uzaklaşan kadınlar, uzun süre olayın etkisinden kurtulamadılar. Polislerin, gözaltındakilerle nasıl hoş sohbet ettikleri anlaşılmıyor mu? GARFIELD JM DAVIS Beklenmeyen turizm DOĞU KARADENİZ DEMİREL'DEN ÖĞRENCİLERE FIKRA Her yıl tören ve demeçler eşliğinde patlattığımız turizmi, bu yıl da patlatmaya devam ettik. Ama her yıl Güney ve Ege sahillerinden gerçekleştirdiğimiz patlama, bu yıl hiç beklenmedik taraftan geldi: Karadeniz'den... Eiine bavulu alan Sovyet turisti, soluğu Karadeniz'de almaya devam ediyor. önüne gelen ilk yerleşim merkezinde de bavulu açıyor, ne getirdiyse satıyor, takas ediyor. Turistler memnun, vatandaş memnun. '' Hatta belediyeler aracılığıyla seyyar arabalarını turistlere günlüğü 3040 bin liradan kiralayanlar bile var. Ancak bunların bir de derdi var: "Belediyeler bu işe el atsın, Sovyet turistlere modern pazar yerleri açsın. iyi hizmetleri sadece Avrupalı turistlere mi vereceğiz?" Şimdi Sovyet turistleri de Doğu Karadenizli vatandaşlar da belediyeler ve* Turizm Bakanlığı'nın teşvik ve ilgisini bekliyor. TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 194S're &UGÜH,NAZİ ALMANYA'SlNIN EN ÖMEMLİ YÖNETİCİLERİNOEN HEISMAKJN 6Ö&NG,AMERİfCAN KUVVETIERÎUE TBSLİM OİMÜÇW.. NAZİ (MASYOAjAL SOSyALisf) PABTÎSİUE 1322 'oe emtoiç OLAN GÖRING, U. OÜHVA SAVAÇI SHBASINOA ALMAN HAVA /OJVVETLERİNİN (LUFTUfAFFE) BAÇINOA VE HİTLER 'İN SAĞ KOIV PURUMUNDAYDI BİR UYUÇTVRUCU MADOE 7UTKUNU VE HASmUK DEBECESİNOE 6ÖSTER/Ş: MERA/O.ISI OLAAl 6ÖK.İNS, ANCAK. SAVAÇIN SOAJ GÜA/LERM£>£ GĞZPEM DüÇÜyOR, HİTtEG'İAI VACİYETMAKieSİND€ DE YER ALMlVO&PU. YAKALAtoPftCVİAİ SOUBA, NURNBEK Görm , 3 YARGILAHIP ÖLÜM CEZAS/AJA Hsliı» oUaÇAKPTfÇ.tLMIŞ AMA t>Jf=AZ0AfJ BİR GECE ğu Sırada ÖNCE, SAKLAPtĞI S/yANÜKLÜ (*4PLA /A/ nifam/arını çıkartrken.. 6 Mayıs Ertürk Yöndenfce Sadrazamın üç mektubu Demirel, son günlerde bir fıkrayı sık sık anlatıyor: Eskişehir'de üniversite öğrencilerine de anlattığı fıkra şöyle: "Adamın birini hiç ummadığı bir anda sadrazam yapmışlar. Ne yapacağını hiç bilmiyor. Kendinden önceki sadrazama danışmış. O da 'Bak sana üç mektup bırakıyorum. Dara düştükçe sırasıyla aç. Yazılanları yap' demiş. Adam, bir süre sonra ilk mektubu açmış. 'Senden evvelkileri kötüle' yazıyormuş. Kendinden evvelkileri kötülemiş, ama durum düzelmemiş. İkinci "Perde Arkası"nın yapımcı ve sunucusu Ertürk Yöndem, programının bu ayki bölümünü "Kurt sığınmacılar"a ayırdı. Yöndem, "Perde Arkası"nın amaçlarına, yayın öncesi dağıttığı "basın bülteninde" şöyle özetledi: "• Dünyada son kalıntılarından biri olan faşist bir idarenin insanoğluna neler yapabileceğini, dolayısıyla böyle bir yönetim biçimini, amacını.. • Ülkemizi bölmeye, yıkmaya çalışan, yıkıcı ve bölücü örgütlere, onlara sempati duyanlara, vatansız, bayraksız kalan bir insanın neler yapabileceğini... • Demokrasiyi, insan haklarını, çağdaşlığı hiç kimseye bırakmayan Batı'nın ne kadar yalan söylediğini." vurgulamak. GORING'IN TESUM OLUŞU.. mektubu açmış. Onda da 'Yakın çevrendekileri kötüle' yazıyormuş. Onu da yapmış. Yine işler düzelmemiş. Can havliyle son mektubu açmış. Son mektupta '3 mektup da sen yaz' diyormuş..." Demirel, fıkranın nemen ardından öğrencilere, bunun siyasi olduğunu açıklama gereğini duydu. Sonra da ekledi. "Üniversite zemininde neden siyasi konuştun derierse mahsus yaptım. Çünkü bu zeminde siyaset öcü gibi kötü bir şey olarak gösterilirse hiçbir yere varılmaz." İLAN ÜNYE SULH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Dosya No: 1990/946 Davacüar Ali Çaylak ve arkadaşı, vekilleri Av. Cemil Yürür tarafından davalı Seher aleyhine açılan ortaklığın giderilmesi davasının Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yapılan açık dutuşmalan sırasında verilen ara karan uyarınca; Ünye ilçesi Hamidiye Mahallesi'nden tbrahim kızı Seher'in yapılan tUm aran\alara rağmen adresi tespit edilemediğinden adına ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olmakla, adı geçenin veya mirasçılarının duruşma günü olan 31.5.1991 günü saat 9.20'de Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi duruşma salonunda hazır bulunmaları veya kendisini bir vekille temsil ettirmesi, aksi takdirde gıyabında karar verileceği hususu davetiye ve dava dilekçesi yerine geçerli olmak üzere dava dilekçesi ve duruşma günü ilanen tebliğ olunur. 15.3.1991 Basın: 46703 T.C HEKİMHAN KADASTRO MAHKEMESİ Sayı: 1989/358 Davacı Malatya Orman tşletme Şefliği tarafından davalı Mustafa Kandemir aleyhine mahkememize açılan kadastro tespitine itiraz davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sırasında verilen ara karan gereğince: Davalı durumunda bulunan tbrahim oğlu, Hekimhan ilçesi Bağyolu Nüf. kayıth MUSTAFA KANDEMİR, yargılama sefahatinde ölmüş olduğu anlaşıldığından mahkememizce mirasçılan tespit edilememiş olup, Mustafa Kandemir'in, varsa mirasçılarının mahkememiz 1989/358 esas sayılı dava dosyasının duruşmamn atıh bulunduğu 14.6.1991 günü saat 09.00'da mahkememiz duruşma salonunda hazır bulunmaları veya kendilerini bir vekille temsil ettirmeleri, etmedikleri takdirde duruşmaya yokluklarında devam olunacağı ilanen tebliğ olunur. Basın: 25161
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog