Bugünden 1930'a 5,453,825 adet makale



Katalog


«
»

6 MAYIS 1991 HAVA DURUMU Devlet Meteoroloji işleri Genel Müduriüğü'nden alınan bilgiye göre yurdun kuzeybatı kesımleri parçalı çok bulutlu, Marmara bölgesi yağmur ve sağanak yağışlı, öteki yerler az bulutlu ve açık geçecek. HAVA SICAKLIĞI: Biraz daha artacak. RUZGÂR Güney ve batı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek DENIZLERDE: Karadenız'de günbatısı ve lodos, Gölü'nde hava az bulutlu ve açık geçecek. Ruzgar guney dığer denızlerimizde kıble ve lodostan 2 ıla 4 yer yer 21 deniz ve batı yönlerden hafrf ara sıra orta kuvvette esecek. mili hızla esecek. Dalga yüksekliği 0.5 ila 10.0 yer yer 1.5, 2.0 yajmurlu : açık bulutlu sıslı /jt k metre dolayında bulunacak. Van Adana Adapazarı y Afyon Ağrı Ankara Antakya Antalya Artvın Aydın Balıtesır Bılecık Bıngul Bıtlıs B* Buısa Çanakkale Çorum Denclı A Y A A A B A A A A Y Y A A A Y Y A A CUMHURÎVET/17 TURKIYE'OE BUGÜN 31° 14° Dıyarbakır A 27° 10° Manısa 21° 13" K Nlaıaş 29° 17° Edırne 23° 9°Mersın 28° 14° Erancan 15° 1° Mujla 26° 12° Erzurum 27° 14° Muş 17° 3°Estoşetw 27° 14° Nığde 26° 11° Gazıantep 22° 14° Ordu 28° 16° Gıresun 28° 13° Gümüşhane A 22° 7°Rıze 20° 10° Samsun 20° 9°Hakkârı 27° 11° Sıırt 32° 16° Isparta 21° 15" Sınop 28° 16° Istanbul 28° 18° Sıvas 26° 15° Izmır 15° O°TetaıdaS 24° 10° Kars 21° 8" Kastamonu A 27° 12° Trabzon 24° 8°Tuncelı 27° 13° Kaysan 20° 13° Uşak 28° 16° Kıcklatelı 26° 8° Van 24° 15" Konya 26° 13° Ytstgat 26° 10° Kiıuhya 26° 14° Zonguldak 20° 15" Malatya DUNYA'DA BUGÜN Lenıngrad Londra Madnd Mılano Montreal Moskova Münıh Y 12° B 14° A 17° Y 8° Y 16° Y 8° B 15° B 13° Y 10° A 42° Y 14° Y 20° A 31° POLİTİKA VE OTESİ MEHMED KEMAL • • Anadolu Kulübü seçimlerinde başkanlığı dostumuz Ali Naili Erdem kazanmış. Eski başkan gidince yönetim kurulu üyelikleri de değişmiştir. Anadolu Kulübü kuruluşundan bu yana her zaman yüksek düzeyde siyasal bir mahfel olmuştur. Bütün siyasal konular, eleştiriler, dedikodular burada geçer. Sadece bugün değil, dün de böyledir. Kulüp, benim bildiğimde Ulus alanında Karpiç'in yanında Merkez Bankası'nın üst katındaydı. Biz Karpiç'e girip çıkarken birçok devlet adamını da oraya gelirken görürdük. İsmet Paşa'nın başbakanlıktan düşüşü, Celal Bayar'ın getirilişi bu kulislerde olmuştur. Her yeni milletvekilinin ilk işi Anadolu Kulübü'ne üye olmaktır. Temsilciler Meclisi kurulduğunda gazeteci olarak Meçlis'e giren arkadaşlarımızdan Oktay Ekşi, Altan Öymen, İlhami Soysal kulübe üye olmuşlar, bizleri orada ağırlamışlardı. Kulübün siyasal geçmişini çok iyi bildiğimizden arkadaşlarımızın oraya üye olması bizleri kıvandırmıştı. Çok partili siyasal döneme geçtiğimizde Başbakan Recep Peker, demokratik bir gösteriş olsun diye ilk basın toplantılarından birini Anadolu Kulübü'nde yapmıştı. Biz henüz çırak olduğumuzdan toplantıya gidememiştik. Benim şefim Ertuğrul Şevket, Tan gazetesinin Ankara muhabiri idi (henüz mümessillik yoktu). Başbakan Peker, demokrasiyi, özgürlüğü, cumhuriyeti anlaüıktan sonra sıra sorulara gelmiş. Gazetecilerden biri, pahalılığı soracak olmuş, Peker de: "Ayağınızı yorganınıza göre uzatın" demiş. Ertuğrul Şevket nüktedan bir kişi olduğundan durur mu, hemen: "Yorgan yok ki!.." demiş. Peker, biraz kızmışsa da demok^asiye yeni adım atılıyor, renk vermemiş. Bu konuşma günlerce anlatılmıştı. Recep Peker, siyasal yaşamımızın önemli kişilerinden biridir. Uzun yıllar parti genel sekreterliği yapmış, CHP'nin ilkelerini hem yazmış, hem anlatmıştır. Bu kişiler cumhuriyeti kendilerinin kurduğunu sanırlar, haklıdırlar da... Onlardan sonra gelen cumhuriyet ve demokrasi ne kılıklara büründü? Biz sanırdık ki eğer Recep Peker gibi yöneticiler giderse demokrasi de gelir... Oysa Recep Peker gitti, demokrasi bir türlü gelmedi. Anadolu Kulübü Kızılay'ataşındı. 27 Mayıs'tan önceki günlerde bir siyasal sığınak oldu. Demokratlar iyice azmışlardı. Anadolu Kulübü'nü bile siyasetçilere zehir ediyorlardı. Gazeteci olarak biriyle bir şey konuşacaksak Kulüp'te buluşuyorduk. Bir iki kadeh rakı içeceksek Kulüp'te içiyorduk. Melih Kemal Küçüktepepınar'la buluşma yerimiz artık burası olmuştu. Konuşulanları dinleyen, sırası geldiğinde gammazlayan milletvekilleri yok muydu? Elbette vardı. Bunlar belli olduğundan, gördüğümüzde dikkatli davranıyorduk. Askeri harekâtın son günü Kulüp'ten çıkarken bir şeylerin döndüğünün ayrımında idik. Karanfil Sokak'ta oturuyordum. Eve geldim, başımı yastığa koydum, koymadım, telefon acı acı çaldı. Açtığımda baktım karşımda Erol Ülgen: "Ağabey ihtilal oldu!.." dedi. "Deme, nereden biliyorsun?" "Radyoyu aç!.." Gittim, radyoyu açtım, Harbiye Marşı ve devrim bildirileri ile karşılaştım. Sonrasını biliyorsunuz. Son zamanlarda Anadolu Kulübü seçimlerine iyice particilik karışmıştı. Şimdi hem siyasetçi hem şair dostum Ali Naili Erdem'in seçilmesiyle ortalık durulur. Ortalıkta son zamanlarda birçok kulüp var, ama Anadolu Kulübü'nün yeri ayrıdır. Bir Ankara yolculuğumda Melih Kemal'le gene uğrarız... Kişi Ankara muhabiri olur da Kulüp anıları olmaz mı? NewYork Oslo Parıs Ptag Rıyad Anadolu Kulübü. Roma Sofya Sam Tel Avıv Tunus A açıK B bulutlu Ggüneşlı Kkarlı Ssıslı YyaJmurlu Y 12° Y 13° Y 10° Vıyana WashıngtonY 10° Züoh Varsova Venedık BU1MACA SOLDAN SAĞA: 1/ Araç ve gereçlere takılan teker biçiminde, değirmi ve yassı parçaların genel adı. 2/ Istanbulun bir semti. 3/ Güçlü bir çekiciliği olan kimse ya da nesneler için kullaıulan sözcük... Müstahkem yer. 4/ Judo ve karatedeki en üst derecelere verilen 8 ad... bir şeyin yere ' bakan yanı. 5/ Köpek... Bir renk... " derdim var birbirinden seçilmez/ Bir aynhk, bir yoksulluk, bir ölüm" (Karacaoğlan). 6/ Umutsuzluktan do' ğan karamsarhk... Paylama. 7/ Çok güzel ve kokusuz çiçeİder açan, açelyaya benzer bir bitki.8/ Argoda karnı aç ya da parasız kimse... Yabancı... Şarkı, türkü. 9/ Kanı silmek ya ', da dindirmek için kullanılan gaz bezi yumağı YUKARIDAN AŞAGlYA: 1/ Argoda külhanbeyi tavırh kimse. 2/ Sıcak ve nemli iklimlerde ohışan kırmızı rcnkli toprak. 3/ Kalori... Yazım. 4/ Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse... Yürürken dayanmak için kullarulan kahn sopa. 5/ Büyümemiş karpuz... SSCB'de 19211928 yılları arasında uygulanan ekonomi politikasına verilen ad. 6/ Zamir... Eskimoların buzdan yaptıkları kulübelere verilen ad. 7/ Türkçede ilgi adılı... Balerinlerin geleneksel kostümü. 8/ 'Hayır' anlamında kullamlan söz... Ağaççıktan kücük, dallan çok çatallı ve sapları odunsu bitki. 9/ Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen taria... Sebze ya da eti ezerek ya da süzgeçten geçirerek elde edilen ezme. Eğitimde Serbest Pîyasa Demokrasisi... Türkiye'nin varmış olduğu şu noktada özel okulların desteklenmesi sadece küçük bir refah grubunu güçlendirmeye yarar, kitlelerin zaten içler acısı olan eğitim durumuna hiçbir yarar sağlamaz. Geçen yıl hükümetin özel okul ücretlerini serbest bırakmasıyla birlikte velilerin ödemesi gereken miktarlar da doğal olarak arttı ve bu arada pek çok veli güç durumda kaldı. Sonuçta gerek bazı veliler ve gerekse bazı okul yöneticileri, okul ücretlerinin katma değer vergisinden muaf tutulması gerektiğini ifade ettiler ve Maliye Bakanı Adnan Kahveci'nin, okullardan alınan verginin yüzde 10'a indirilmesine yönelik bir tasarısı olduğu anlaşılmaktadır. Kammızca bu görüş tümüyle yanhş bir zihniyetin ürünüdür ve hem toplumsal fayda açısından ters bir1 düşünceyi yansıtmaktadır hem de Türkiye de yerleşmesi arzu edilen demokrasinin ruhuna aykındır. Türldye'de eğitim politikalarmın saptan leştirilebilir. Türkiye'nin varmış olduğu şu ması sorunsalına da bu "toplumsal fayda" noktada özel okullann desteklenmesi sadeaçısından bakmanın yararı ortadadır: Dün ce küçük bir refah grubunu güçlendirmeye ya ekonomisiyle reentegrasyon sürecini baş yarar, kitlelerin zaten içler acısı olan eğitim latmış olan Türkiye, serbest piyasa ekono durumuna hiçbir yarar sağlamaz. Bu nedenmisini hâkim kılmakta da kararh gözük le de toplumsal fayda, kitlesel eğiümin acimektedir. Gerek dünya piyasalarında reka len, kaliteli eğitim verebilecek düzeye getibet gücü ve gerekse 21. yüzyılin gerektire rilmesindedir. Türkiye halkının büyük bir ceği "bilgi" toplumunu oluşturabilmek için kısmı, özel eğitimi karşılayabilecek ekononitelikli, rasyonel düşünebilen, analitik gücü mik güce sahip değildir. Ayrıca, özel okulyeterince geliştirilmiş bireyler yetiştirilebil ların pek çoğu zaten sanıldığı kadar üstun mesi kaçınılmazdır. Bunun yapılabilmesi özelliklere sahip değildir; mevcut durum, iniçin de nitelikli kitle eğitimine ağırlık ver sanlara kötüler içerisinde en iyi seçimi samekten başka çıkar yol yoktur ve bu da özel tın alma olanağım tanımaktadır. okullann değil "ulusal" okulların destek Şu noktayı da görmekte yarar vardır ki lenmesi, hatta eğitim sistemini baştan so özel okullar, özel birer ticarethanedir. Her na radikal bir biçimde yenilemekle gerçek ne kadar vöneticileri efiitim sa&ladıklan, yüce bir amaca hizmet ettikleri gibi birtakım sözler söyleseler de bu işi Hüâli ahmer için yapmadıklan da ortadadır. Her özel teşebbüs kuruluşu, neticede para kazanmak, kâr etmek için ticaret yapar ve özel okullar da bu kuruluşların bir türüdür. Özel okul yöneticileri, öğrencilerinden KDV alınmasını önerirlerken (bilerek ya da bilmeyerek) toplumu yanıltmakta ve ayrıca, belki daha da önemli olarak, vatandaştan demokratik haklarından vazgeçmeleri gerektiğini dolayh olarak ilan etmektedirler. Bu demokratik haklar ise vatandaşın, özellikle dar ve sabit gelirli olanların verdiği hatın sayılır miktarda vergi dolayısıyla eğitim gibi önemli ve eksikleri pek çok olan bu alanda henüz yeterince bilinçlenip sorunlara gereken ölçüde sahip çıkması ya da çıkmaması ile ilgili olan haklardır. Yapılması gereken, vergi mükellefiyetinden doğan sorumluluğu üstlenmektir. Çocuğu özel okulda okuyan kişiler de devlet okullarında okuyan kişiler de devlete vergi verdiklerinden, özel okulların vergi muafiyetinden yararlandınlması, gayet açık bir biçimde varhklı aileleri desteklemek olacaktır ki bu da vergi sisteminin mantığına aykındır. Çünkü vergi, devletin kamu yararına yapacağı işler için toplanan paradır. Amaç, toplumsal refahı yükseltmektir. Yok eğer muhakkak çocuklarımızı özel okullarda okutacaksak, bunun fiyatını ödemeye, hatta fazladan vergi de vermeye hazır olmalıyız. SYLVIA ZEYBEKOĞLU EMREHAN ZEYBEKOĞLU Boğaziçi Üniversitesi Yabancı DUler Yttksekokulu TMOTSMA 60 YIL ONCE Cumhuriyet 6 MAYIS 1931 Piyano muallimi M. Adinolif in senelik talebe MMmkdMoı yum t.mı* mtuu. konseri pazartesi akşamı KOKKÛMÛRÛ Fransız tiyatrosunda büyük bir muvaffakiyetle lOIMtftmaltftvr* verilmiştir. Mösyö Adinolif Sikleti garanti edilir bu seneki talebe konserine on beş güzide talebesini iştirak ettirmişti. Her sene olduğu gibi bu senede bu italebe grupu arasmcta paılak istıkbatieı vaüedfen müstesna istidatlar görıildü ve davetliler tarafından hararetle alkışlandı. Grupu teşkil eden bütün talebeden nerkeslıis§esine büyük muvaffakiyet göstermiştir. Bilhassa konsetm ilrinci numarasmda bir an Mlle. Ponoyotides dokuz yaşında bulunmasma rağmen Şoper (Chir) in iki güç parçasını muvaffakiyetle çalmış ve pek çok alkışlanmıştır. Binnaz Sabri Hanımın çaldığı Boh (Boch) in konçerto&u herkesin müşterek bir takdirde alkışladığı bir parça oldu. Programda M. Adinolfi tarafından bestelenmiş eserlerde vardı. Bunlardan Mlle. Lafosse tarafından dinlediğimiz "Petite Suite" pek çok beğenilmiş ve davetliler şehrimizin en kıymetli musiki muallimlerinden olarak tanılıp takdir edilen M. Adinolfi'yi aynı zamanda bu san'atkârane ve ince parçaları için de ayrıca alkışlamışlardır. List (Lisst) in "Jels d'aeu dans la Villa d'hste"yini çok müstesna bir üstat olan Nevire Süreyya Hanımın sanâtkâr parmaklanndan dinledik. Bize her sene yeni kıymetli üstatlar tanıtan M. Adinolfi'yi tebrik ederiz. Parlak bir konser İş arıyor. Cumhuriyet ^ANLARIN SORULARI/SORUNLARI "Uğradığım Zararlar" SORU: Ben 21 yıl... rafinerisinde fiilen çalıştım. Çalışmam devam ederken 1990 yılı nisan ayında kalp krizi geçirdim. Bir SSK hastanesinin verdiği rapor devam ederken, ağustos 1990'da işveren iş akdimi feshetti. Raporum halen geçerlidir. Bu arada ameliyat olacağım da kesinleşti. İşveren iş akdimin t'eshine, "8. dönem toplu iş sözleşrnesi gereği" diyerek gerekçe gösterdi. İşveren beni emekliye sevk etmesine etti de SSK bunu kabul etmiyor. Raporum devam ettiği siirece emekli olabilmem olanaksızmış. Bu durumda işveren, raporum devam ederken iş akdimi feshedip beni emekli edebilir mi? Uğradığım zararlar, maddi ve manevidir. Manevi zararlanmın ödeneceğini hiç sannuyorum. Maddi zararlanm ise şunlardır: 1) EmeklUiğe hak kazanmış olmamarağmenemekli otamadığjndan kıdem tazminaümı alamıyor ve kıdem tazminatı artışlarından da yararlananuyorum. 2) Raporlu oldugum siirece sigorta primlerim ödenmediği için emeklilik göstergem sürekli düşmektedir. 3) Toplu iş sözleşmesiyle getirilen zam ve sosyal yardımlardan yararlanamamaktayım. 4) SSK'ca bana ödenen istirahat parası bir yıl öncesinin maaş bordrosuna göre verilmektedir. Bu konuda ne yapabilirim? K.M. YANre Rapor süresi içinde iş akdi feshedilebilir mi? Bu sorunun yanıtı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.10.1990 tarih, 1990/9322 esas ve 1990/467 sayıh kararı ile verilmiştir. 1) ÖZETt: Rapor süresi içerisinde hizmet akdinin feshi hukuki sonuç doğurmaz. Ancak rapor süresinin bitiminde fesih gerçekleşmiş olur. Bu yargı kararının ışığında, işverence yapılan iş akdinin feshi geçersiz olmaktadır. Fesih, rapor süresinin bitiminde gerçek' leşecektir. Raporunuzun bitim tarihi, iş sözleşmesinin de sona ereceği tarih olacağına göre kıdem tazminatınızın da rapor sürenizin sona erdiği tarihteki ücretiniz üzerinden hesaplanması gerekecektir. 2) Bu konuya üişkin yargı karan: "Ihbar ve kıdem tazminatırun hesabına esas alınacak ücret, 15 sözleşmesinin feshi tarihindeki ücrettir. (Özet) (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4.4.1980 tarih, 3316 esas ve 3424 karar)" 3) Bir başka yargı kararı da "Toplu iş sözleşmesinin başlangıç tarihi ile karar tarihi arasında emekli olunması" ile ilgilidir: "Davacı, bu toplu iş sözleşmesinin 1.8.1980 başlangıç tarihiyle 23.12.1981 karar tarihi arasında 7.10.1980 tarihinde emekli olduğuna göre başlangıç tarihinden emekli olduğu tarih arasında toplu iş sözleşmesinin getirdiği bütün haklardan yararlanması ve yararlandığı fark hakların da kıdem tazminatmda dikkate ahnması gerekir. (Yargıtay 9. HD., 21.2.1983 T., 1662 E., 1515 K)" Kısaca, yukarıya aldığımız üç yargı kararı uyarınca, sözleşmenizin feshi geçersizdir. Ancak rapor süresinin bitiminde geçerlik kazanabilir. Kıdem tazminatınıza, toplu iş sözleşmesiyle getirilen hakların aynen yansıtılması ve hesaplamamn rapor tarihinin bitimindeki ücrete göre yapılması gerekir. (!) Lebıb Yalkm Yayınları, Cilt AA/13, sııa No: 351 (2) Mustafa Çenbercı, tş Kanunu Serhı 1986, sayfa 503 (3) Osman Usta, Kıdem Tazmınaü 1988, sayfa 215 30 YIL ÖNCE Cumhuriyet 6 MAYIS 1961 Sovyet Rusya'dan sonra Amerika da ilk feza pilotunu bugün fırlatmıştır. Deniz Yarbayı Alan B. Shepard bugün Mercury kapsülü içinde baş döndürücü bir hızla fezaya yükselmiş ve salimen dünyaya dönmüştür. Feza pilotunun içinde bulunduğu kapsülü taşıyan Redstone roketi Türkiye saatiyle 16.34'te Florida Alan Shepard Cape Canaveral alanından ateşlenmiş ve kapsül saat 16.53'te denizde bulunmuştur. Takriben 184.000 metre yüksekliğe ulaşan kapsülün uçuşu 15 dakika sürmüştür. 37 yaşındaki Shepard, uçuşun devamınca kara istasyonları ile ses ve radyo irtibatını muhafaza etmiş, bir aralık altındaki dünyanın manzarasım tasvir ederken "Aman ne kadar güzel görünüyor" demiştir. İlk Amerikan feza adamı Shepard'ın feza kapsülü atış noktasından takriben 465 km. mesafede denize indiği sırada, bu kesimde bekliyen gemi, uçak ve helikopterler hemen o noktaya seyirtmiş ve Shepard az sonra derhal kapsülü ile birlikte bulunmuş, bir helikopter tarafından Champlain uçak gemisine nakledilmiştir. Feza pilotu orada doktorlar tarafından muayene edilmiştir. "Mercury projesi" denilen bugünkü denemeyi idare eden uzmanlar, Shepard'ın, uçuşun devamınca sürekli şekilde durum hakkında raporlar gönderdiğini belirmişlerdir. Shepard atıştan 3 dakika sonra kapsülde bulunan bir periskopla dünyayı gözetlemeye koyulmuş ve gördüklerini kara istasyonlanna harfiyen bildirmeye başlamıştır. Amerika fezada 38 yaşında. Başarılı bir genel müdür yardımcısı. İş arıyor. Bunun için her pazartesi gazetesinin eleman sayfalarını dikkatle okuyor. Başanh elemanlarla doğrudan bir ilişkiyi başlatmak için, Cumhuriyet'in sadece eleman ilanlanna aynlmış özel sayfalanm değerİendirin. Yeni genel müdür yardımcınız büyük bir olasılıkla, bir Cumhuriyet okuru olacaktır. Cumhuriyet NİKSAR tCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN 9891463 Samsun Mahallesi Karadenizliler Kıraathanesi Tütün Çiftlikîzmit adresinde oturur ve müdürlüğümüzün 9891463 sayıh takip dosyasına icra masranan hariç 534.000, Hra ödemeye borçlu KADtR AKAY'a ılanen tebliğme karar verilmiştir. ÖDEME EMRİ: Borçlu KADİR AKAY'ın iş bu icra ödeme emrinin tebliğinden iübaren 10 gün içinde borcunuzu ödemeniz, takibin dayanağı senet kambiyo senedi niteliğine haiz değilse beş gün içinde mercie şikâyet etmeniz yine takibe konu senet altındaki imza size ait değilse yine 5 gün içinde açıkca bir dilekçe ile icra tetkik mercü hâkimliğine bildirmeniz aksi takdirde takibe konu olan senet altındaki imzamn sizden sadır sayılacağı imzanızı haksız yere inkâr ederseniz 100 liradan 5000r liraya kadar para cezası ile mahkum edileceğiniz, borçlu olmadığımz veya borcu itfa veya ihmal edildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı hakkında bir iürazımz varsa bunu da sebebleri ile 5 gün içinde icra tetkik mercü hâkimliğine bir dilekçe ile bildirmemz ve merciinden itirazınızın kabulüne dair bir karar getirmediğiniz takdirde cebri icraya devam olunacağı itiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde 10 gün içinde 74. madde gereğince mal beyanında bulunmanız bulunmadığınız takdirde hapisle tazyik olacağımz ayrıca hakikate aykırı beyanda bulunursamz hapisle cezalandırılacağımz hususları borçlu KADtR AKAY'a ihtaren tebliğ yerine kaim olmak uzere ilanen tebliğ olunur. 19.6.1990 Basın: 46819 BATIUUŞMA, ÇAĞDAŞLAŞMA..KALKINMA GEÇEN YIL BUGÜN Cumhuriyet 6 MAYIS 1990 Başbakan Yıldırım Akbulut'un Irak gezisi "süper top"un namlusu olduğu ileri sürülen "boru"nun Türkiye'den lngiltere'ye gönderilmesi nedeniyle "sıkmtıh" başladı. Havaalanında sade bir törenle karşılanan Akbulut'un gezi programında Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin ile görüşmenin yer almaması da bu "sıkıntı"ya bağlandı. Irak'tan misilleme , (Resmı Ibeolojının Eleştırısme Gırış) Paradigmanın Iflası GOKŞEN SÜRÜCÜ KURSU ÖDEMEDE KOLAYLIK Millet Cad. 20 Aksaray FİKRET BAŞKA YA Resmı Ideolojının Tabularını Bir KezDdhd Yıktı DÜZELTME • 5 mayıs günkü Ankara Notlan'nda, Hasan Çelebi'nin, "Bir ikiz kuşkuda kördüğüm olmuş konumuz" dizesi, "Bir ikiz kuşkuda bin kördüğüm olmuş konumuz" olacaktır. • Gazetemizin dünkü sayısında "Yardıma Tatbikat Engeli" başhklı haberde Malcolm Brabant, BBC Ankara muhabiri olarak belirtilmiştir. Brabant, BBC'nin Atina muhabiridir, düzeltiriz. Vazışma AOıesı DOZ Vayınlatı Naiu»»M Sok 49/3 34400 Sullanahmet IST Tel 517 13 78 NOT Odpmeı GonOefmelerfle Posta Ucreiı f ^ata Eklenn 525 30 00 Tiyatro sanatçısı Asaf Çiğiltepe'nin eşi, Atlan Çiğiltepe'nin sevgili annesi DOZ... 1)1)7... DOZ... DOZ... DOZ. Au Pair Acentası IngıltereAmerıka FransaKanada 9115» 53 «1614387 SAPANCA'DA GÖL MANZARALI 37.000 M 2 suyu, elektriği mevcut bahçe PİRKKO ÇİĞİLTEPE'yi 5.5.1991 günü Finlandiya'da kaybettik. Acımız sonsuz. Tel: 333 84 91 TÜRKİYE'ÛEKİ DOSTLARI ADINA SEZER DURU
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog