Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Sİ991 5 MAYIS 1991 HABERLER CUMHURİYET/3 \ Cumhuriyet 3 "Ay'ın patlatılmasını" öneren ABD'li Prof Abian ile konuştu Ay'ı başımızdan at ahııı isteniyor? ABD'li bilim adamı Prof. Alexandre Abian'ın ortaya attığı "evrende radikal değişim" önerisi bilim çevrelerinde ateşli bir tartışma başlattı. Prof. Abian, Dünya'da meydana gelen bir çok çevre felaketi ve iklim değişikliğinin DünyaAy dengesi ve Dünya'mn eksenindeki çarpıklıktan kaynaklandığı kanısında. ŞEBNEM ATİYAS AÜSİRMEN BUGUN Yanlışlıklar Komedyası y tnaç TariılataubiT Ne ©neriliyor? Prof. Abian, Dünya'mn daha ideal bir çevre dengesine kavuşması için İnsanlann bilgisayar tasarımlan yardımı ile şu konularda araştırmalar yapmasını istiyor: Ay'ın yörüngesinin değiştirilmesi, ikinci bir ay bulup Dünya'mn çevresine yerleştirmek, Mars gezegenini yakma getirmek, Dünya'mn eksenini düzeltmek. tığımız söyleşi şöyle: Ekolojik dengenin yeniden sağlanması için aym yok edilmesini önerdiğiniz yolundaki haberier basında yer aldı. Böyle bir yargıya nasıl vardınız? ABİAN Bu 'Ay'ın patlatılması' ifadesi gazetecilerin yarattığı bir sansasyon. Gazeteciler benim Ay'ı patlatmak istediğimi öne sürdüler, bu tümüyle bir gazetecilik hilesidir! Gerçek teori şu: Güneş sistemi 5 milyar yaşındadır. Kozmik örgütlenme çok az değişti. Gezegen ve yörüngelerinde hemen hemen hiçbir değişiklik olmadı. tnsanık türu ise 70 milyon yaşuıda, bütün hayatımız, politik, iktisadi ve sosyal, kuşkusuz Güneş sisteminin varlığına bağhdır. Bu konuda şüphe yok. Güneş sistemi Kopernik, Galileo, Einstein ve Newton tarafından incelendi, bunlar Güneş sisteminin yasalarını dahice formüle ettiler. Bunlann hiçbiri Güneş sisteminin ekolojik sistem için optimal olup olmadığını, sistemin gezegenlerin ve birbirleriyle ilişkilerinin iyi bir senaryo olup olmadığı sorusunu hiç sormadılar. Bu sorular hiçbir zaman sorulmadı. Kişisel olarak ben mevcut olan sistemin tek ihtimal olduğuna inanmayı reddediyorum. Tabii ki bu son derece radikal bir fikir, kimse değişiklik istemiyor, insanlar evlerini, ayakkabılarını değiştirmeye bile direniyorlar, çünkü hepimiz alışkanlığı seviyoruz. Tabii her değişikliğin tehdit edici bir yönü var. Belki psikolojik olarak da bu soruları sormayı reddediyoruz, bunlar son derece tehlikeli sorular. Ama görünen o ki sistem çalışmıyor. Şu büyük felaketlere bakın, bugün daha Bangladeşte olanlar, siklonlar, yüzbinlerce insanı öldürdü. Türkiye'nin doğusunda depremler, fırtınalar, siklonlar var. Bu sistemin çahştığına inanmıyorum, bu bizim sosyal olduğu kadar duygusal geh'şmemizi de etkiliyor. öncelikli sorun bu statükocu düşünüş tarzından kurtulmak, doğarun sorgulanabileceğini, eleştirilebileceğini, Uzerinde incelemeler yapılarak değiştirilebileceğini kabul etmek. Yanl evrenin düzenine başkaldırmayı mı öneriyorsunuz? ABİAN Nasıl ki bir çocuk annesini eleştiremezse, annesinin sunduklanm en iyi olarak kabullenmek zorundaysa insanla doğa ilişkisi de aym şey. Entelektüel olarak düşünüldüğünde bu yasadıklanmızm mümkün olan en iyi senaryo olduğuna emin değilim. Bir kere iklim ve ekoloji felaket durumda ve bunlann nedeni, Dünya'mn ekseninin dik açı değil, eğimli olması. Eğim nedeniyle bu korkunç kışlar ve yazlar, bu korkunç siklonlar, korkunç olaylar var. Bu nedenle değişikliği düşünmeye başlamamn zamanıdır. nr er\aı üU NEW YORK "Ay'ı paüaup yok edelim! Hayır, biraz uzağa postalayalım... Bu Ay, Dünya'mn dengesini bozuyor, bir ay daha çekip getirelim, dengemizi dözeltelim. Dttnyadaki bunca çevre felaketi ve Iklimlerin giderek bozulması, Dünya yörüngesinin çarpıkuğından kaynaklanıyor, önce yöriingemizi dttzeltelim, eksenimizi doğrultalım, Güneş'e dik açıyla bakalım. Mars gezegenini yakınımıza getirelim. En iyisi Güneş sistemi içinde şöyle bir turlayıp, dünyanuz için daha ideal bir nokta bulup, oraya yerteşelim..." Bu sözler ve tartışmalar bir • bilimkurgu romanmdan alınmış değil. Şu sıralar Amerikada ve dünyanın saygın bilim çevrelerinde tartışılan en güncel konular arasında yer alıyor. Tartış mayı başlatan bilim adamınm adı Alexandre Abian. Kısa süre önce Abian'ın tezleri Türk basınında "Ay'ın patlatılması isteniyor" biçimindeki haberlerle yer aldı. Gerçekten dünya basım da Abian'ın tezlerine "Ay'ı yok etme önerisi" çerçevesinde yer vermişti. Peki, Prof. Abian gerçekten ne istiyor, ne düşünüyor? Iowa Eyalet Üniversitesi'nde 25 yıldır matematik profesörlüğü yapan Alexandre Abian'ın "evren düzenine başkaldıran" makalesi ilk önce ciddi yayın organlarından biri olarak bilinen "Abstracts of the American Mathematical Society"de yayımlandı. Daha sonra Omni Magazin, Demoine Register'in yanı sıra The Wall Street Journal, Newsweek Magazin, The Times of London, Daily Mirror ve pek çok Avrupa yayın organında yer aldı. CBS Televizyonu "The Night VVatch" programında Prof. Abian'ın tezlerini NASA temsilcileri ile görüştü. Kendi adıyla anılan üç matematik teoremi olan Abian, yaşının ve ailesinin kökeninin sorulmasından hoşlanmıyor. Ancak dünya ikliminin neden olduğu felaketlerden, ailevi bağlantılanmn olduğu Ermenistan'da sık sık yaşanan depremlerden ötürü dünyanm ve evrenin düzeninin "doğnı ya da olabileceğin en iyisi olmadıgı" kanısında. Abian, gazetecilerin her zaman olduğu gibi olayı abarttıklarını, kendisinin "Ay'ın yok edilmesini" önerdiğini iddia ettiklerini söylerken böyle başlıkların daha iyi sattığına dikkat çekiyor. Prof. Abian ile telefonda yap Bir zamanlar 'mehtap' vardı Ay yok edilirse, Ay üzerine yazılan bunca şiir ne olacak? Ayh mehtaph şarküarı kim şöyleyecek? Aşıklar neye bakıp hüzünlenecek? Insanoğlunun kendini bildi bileli en duygusal iletişimini kurduğu evren unsuru olan Ay'ın 'başımızdan atılması' yeni bir çağm işareti mi? ANNA TURAY LALE FİLOĞLU JJu gece, hiç değilse birkaç dakika başınızı gökyüzüne kaldırm ve Ay'ı seyredin. Belki bir süre sonra onu, gökyüzünde milyarlarca yıllık yolculuğunu sürdürürken göremeyeceksiniz. 'Mehtap' belki de hayal olacak. Bugüne kadar çok sayıda bilim adamı Ay, Dünya, Güneş sis»Itemi üzerine sayısız teori attı ortaya. Bu teorilerin bir kısmı gerçckleştı, bii kısmı ise "fantezi" olarak kaldı. ABD'li Prof. Alexandre Abian'ın Dünya siste minde radikal değişiklik, Ay'ın . yörüngesini, dünyanm eksenini değiştirme önerilerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmiyor. Şimdilik yalnızca bir "fantezi" olan "Ay'ın yok edilmesi önerisini" sanatçılarımız nasıl değerlendiriyor acaba? Ressam Mehmet Güleryüz, "Bunu şairler düsünsün, biz modern ressamlar artık ay ışığını kullannuyoruz" diyor. Ama sonra konuya bir "tstanbullu" olarak yaklaşıyor: "Bizim sadece dolunay olduğunda aydınlandığımız zamanlar var. Bu yfizden tstanbullulann Ay'a ihtiyacı var. Ama belki de yapay bir Ay yaparak bunu çözebiUrler. Haydi Ay'ı yok ettiler, bunun çöpttnü ne vapacaklar? Belki de Ay'ın çöpünün bir bölümttntt Konya Ovası'na taşıyacaklar ya da varillerle Karadeniz'e atacaklar. Bu yttzden Ay'ın yok edilmesine hayır demeden evvel böyle 'gelir getirici' olanakların , var olduğunu da düşünmek ge; rek." kavga ettikten hemen sonra ortaya attığını sanıyonım. Çünkü bu öneriyi yapmadan önce içinden 50'ye kadar saysaydı, sürekli ilkbahann ne kadar sıkıcı olacaJını, yazın güneşin, denizin tadının kaçacağını, sonbahann hüznünü kaybetmenin acıkh bir durum yaratacagnu, ıspanakta demir olmadıgınuı yıllar sonra anlaşılması üzerine Temel Keisin bayatına son verümesi gibi Kardan Adam'ı, 'Drakula'yı, 'Kurt Adam'ı, 'Ağustosböcegi ile Kannca'yı, Dr. Jivago'yu, Eskimolan, 'Ayışığı Sonatı'nı, mehtap üzerine söylenmiş bütün şarkılan, yazılnuş bütün şiiıieri tarihe gömmemiz gerektigini düşünür ve bu önerisinden vazgeçerdi." Besteci, yorumcu ve söz yazan Ühan trem ise "ay şarkılanm" ammsıyor: "Aym şavkı vurur sazım üstttne, leylim ley, Dolana Ay dolana, Mehtaph gecelerde seni andım, The Dark side of the Moon..." Şarkılarından birine "Ay Tozlan" adını veren trem, "Ay'a ilk ayak basan astronotun içine düseceği psikolojik bunatamı kimse düşünmüyor mu?" sorusunu yöneltip devam ediyor: "tsimleri Mehtap, Hilal, Kamer olan çoculdanmızı da Farell Köyün Kavalcısı'nın peşine takıp bir başka gezegeoe postalayalım. Bu kadannı Jules Verne bUe düsünemezdi." Yazar ve sanatçüar 'ayın yok edilmesi' üzerine duygularını dile getirdiler Abian Dünya Güneş'e doğru daha iyi bir yörüngeye oturursa, her yerde daha ılımlı bir iklim olur ve enerji tasarrufu sağlanır. Çünkü bu çok derin araştırma, muazzam enerji, bilgisayar tasanmları gerekecektir. labii en yakın gezegenlerden biri Ay. Ay'ın Dünya ile ilişkisi değiştirilebilirse Ay'ı yok edelim demiyorum, Ay'ın yörüngesi değişebilir belki Mars bile daha yakma getirUeMIir ya da Mars'ın yörüngesi değiştirilebilir, o zaman bazı değişiklikler olacaktır. Ne gibi değişiklikler olacaktır? ABİAN Mesela Dünya, Güneş'e doğru daha iyi bir yörüngeye oturabilir veya dünyanm eğimini düzeltip dik acılı yapabiliriz. Böylece Dünya'mn her yerinde daha ıhroh bir iklim olacaktır. Böylece kışlan ısınmak için ve yazları serinlemek için çok daha az enerji harcanacak. Düzen öylesine şirazesinden çıkmış ki artık birbirini izleyen yanlışlar bile kimsenin dikkatini çekmez oluyor. Görüntü ise gerçekten yürek paralayıcı. 'Molla', simgesi olduğu ülkesini temsilen Çankaya'daki kişinin çağrılısı olarak Türkiye'ye geliyor. Gelince de bütün devletlerin başkanlarının uyduğu protokole uymayacağını ve Anıtkabir'e gitmeyeceğini söylüyor. Biliyoruz, 'Molla' da onun ağababası da Atatürk'ü sevmezler, onu kendi dünyagörüşlerinin karşıtı olarak görürler ve hatta 'şeytan' diye nitelerlerdi. Molla'nın Atatürk'ü sevmemesi, laikliğe karşı olması kendi bileceği, en fazla İran halkının bileceği bir şey, bizi ilgilendirmez. Bizim uğraşımız kendi laik düzenimizi korumaktır. Mollaların düzenleri kendilerini ilgilendirir. Ama 'Molla' ziyaret ettiği ülkenin protokolüne uymak zorundadır. 'Molla' Türkiye Cumhuriyeti'ni ziyaret ederken onun simgesini görmezden gelemez. 'Molla' bizim ülkemizde kendi düzenini egemen kılamaz. Eğer 'Molla' Anıtkabir'e gitmek istemiyorsa buraya gelmez. İran ile iyi ilişkileri, rejiminin yapısının karşıtı olmamıza karşın biz de istiyoruz. Ama iyi ilişkiler sağlayacağız diye mollaların önünde el pençe divan durulmasına karşıyız. İyi ilişkilerden bizim çıkarımız varsa İran'ın da var. 'Molla'nın yaptıklan bununla da kalmıyor, ülkemizden ayrıhrken kendisini uğurlamaya gelen hükümet üyeleri arasında bulunan İmren Aykut'un elini sıkmıyor. Bu da tam bir molla kabalığıdır. Ancak bu molla kabalığının daha önceden bilinmesi gerekirdi. Mollaların kadınlann elini sıkmadığı herkesçe bilindiğine göre yapılacak iş ona bir molla protokolü uygulamak, hükümet üyelen'ni 'Molla'nın elini sıkmak için oraya çağırmamaktt. Madem ki 'Molla' herkesln elini sıkamıyor, onu da hükümet uğurlamazdı. Bir zamanlar Çankaya'da bunlan yapabilecek adamlar oturmuşlardı. Şimdi Çankaya'da oturan kişi ise bu olaydan tıpkı Anıtkabir olayı gibi fazla rahatsız olmamış görünüyor ve Imren Hanım'a: Üzülme, ben senin elini iki kez sıkanm, diyor. İzlerken gülünecek değil, ağlanacak bir yanlışlıklar komedyası. Yanlışlıklar komedyası, yalnız Ankara'da oynanmıyor. Bütün yurt düzeyinde gösterime sokulmuş bulunuyor. Ketempereye getirilmiş saf bir iktıdarın aymazlığından yararlanan yabancı güçler, ülkemizin belirli bölgelerinde cirit atıyor, sınırlanmızdan girip çıkıyor ve içeriği tam bilinmeyen yardım malzemeleri götürüyor Irak'a. Görülen o ki Irak'ta Bağdat'a yönelik bir harekâtıı»' ma üssü olarak seçilmiş Türkiye. »»* Türkiye'deki yabancı askerler, topraklarımız üzen ^ ^ bayraklarını dalgalandırmak istiyorlar. j ^ Türkiye'deki yabancı askerler, TC Devleti'nin Şe * makamı'na silah çekiyorlar. ^ Ankara'daki İçişleri Bakanı olayı büyütmemekte ^ lah'tan ki kamuoyu ve basın onun üyesi olduğu daha duyarlı, bazı konularda da tepki oluşuyor. Ama tepki yanlış oluşuyor. Kaymakamı tartaklayan lah çeken ingiliz askerleri yargı önüne çıkanlmıyorlar, ya» sınır dışı ediliyorlar. Kısacası bu olayda Türkiye'nin yasa. topraklarımız üstünde işlememiştir. Yanlışlıklar komedyasının bir parçası daha. Ama olay bununla bitmiyor, Türk askerlerinin sığınmacıların yiyecek ve battaniyelerini aldığını yazan Robert Fisk, yazısı yalan veya abartılı bulunduğu için sınır dışı ediliyor. işte yanlışlıklar komedyasının bir parçası daha. Şimdi hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki Robert Fisk'in her söylediği ve her yazdığı daha fazla önem kazanacak ve Türkiye'deki yerktliler, hoşlarına gitmeyen haberleri yazartlâr, tahammül edemeyen kişiler olarak gösterileceklerdir. Cart curtlukla ceberrutluk çızgısi arasında gidip gelen bir iktidar Fisk'ı bir basın kahramanı haline getırmiştir. Oysa yapılacak iş yabancı muhabirlerle iletişimi kurmak, eğer ortada yalan veya abartma varsa bu gerçeği gözler önüne sermek, yok haberde doğruluk payı bulunuyorsa o zaman da soruşturma açtırmaktı. Ama bütün bunlan boşuna yazıyoruz, tabansız, sorumsuz yapıda, şaşkın ördek politikası peşinde bir iktidardan ve bu iktıdarın laçka ettiği yönetim mekanizmasından doğruyu bekleyerek belki biz de yanlışlıklar komedyasına bir parça eklemiş oluyoruz. Oynatılan, yanlışlıklar komedyası, ülkemizin de tragedyasıdır. Kölelik sistemi gibi Niçin iklimin Ay'ın ya da dünyanın yörüngesi ile ilgili bir sorun olduğuna inamyorsunuz? ABİAN Güneş sisteminin örgütlenmesinin parametrelerini başka ne etkileyebilir ki? Gerçekten ne etkileyebilir? Diğer gezegenlerin çekimlerinden başka ne etküi olabilir ki? Her şey Güneş sisteminin yapılanmasına bağbdır. Burada soru, değişmeyi nasıl sağlayacağımız sorusudur, ben evrenbilimci değilim, matematikçiyim, benim söylemeye çahştığım bu yönde adımlar atılmasının iyi olacağıdır. Kimse beni bu sistemin iyi çahştığına ikna edemez. Şu felaketlere bakın, bu küJtürde sistemin çalıştığına inanıhyor, sistemin değiştirilmemesi tavsiye ediliyor, aym şey feodalizm sırasında kölelere söyleniyordu, sistem iyi çahşıyor, değiştirmeyehm deniüyordu. Tabii ki inandıncı değil. Bu yönde somut matematiksel araştırmalar yapıp bir şey buldunuz mu? Yoksa sadece bir varsayımdan mı söz ediyorsunuz? ABİAN Evet, diyorum ki keşke bilim adamları, fizikçiler dünyanın yörüngesini radikal bir biçimde değiştirmenin yolunu bulsalar. Ay yerinde kalsa bile ya da belki gerekiyorsa ikinci bir ay getirilsin. Dünyanın etrafında iki ay olsun, bu çok daha iyi denge sağlar, biliyorsunuz 12 ayı olan gezegenler var. Jüpiter'in dört büyük sekiz küçük ayı var, dolayısıyla sorun yalnızca aym yok edilmesi değil. Lütfen bu noktamn Özellikle vurgulanmasım istiyorum, gerekirse ikinci bir ay getirilsin, değişiklik, değişiklik, değişiklik, işte sorun budur. Somut değişikliğe nereden başlanacak, bu yönde bir öneriniz var mı? ABİAN Tabii, diyorum ki mesela bilgisayarla tasarımlar yapmaya başlayalım. Herkes değişiklik olursa mesela tümüyle yanmaktan filan korkuyor. Tabii böyle bir ihtimal var, ama niçin olayın hep olumsuz tarafına bakıyoruz ki? Bilgisayar tasanmları ile herhangi bir değişikliğin sonuçlarıru detaylı olarak inceleyebiliriz. KISA KISA ~ Bu soru, tiyatro sanatçısı Ismet Ay için 'olmak ya da olmamak' sorusuyla eşanlamh: "Eğer Ay'ı yok etmekle insanlık için bir yarar sağlanacaksa hiç tereddüt etmem ben de yok ederim. Ama beni yok etmekse amaç, bu kolay ohnayacak. Ben \. "Ana Yalnızlar Ganndayım" 50 yüımı verdim Türk rjyatrosu SANA BAKTTM AY'I GORDÜM Ay'ın, insanlann duygularını yönlendirdiği söylenir. Sayısız •<adlı şarkısında "Ben toy bir na." $u'r, şarkı, öykü ve romana konu olan Ay, yeni bir çağın eşiğinde tartışma odağı haline geldi. • mehtap / Kelimeler birer • varsayun" diyen Mazhar Alan" son'un görüşleri ise şöyle: "Ay'ın yok edilmesinden sonra gelecek kusak 'mehtap ne demek, aydede nedir?' sorulanm yöneltecek. Bu arada kurt adamlann neslinin tiikenmesiyle de karşı yor, f ıstıklann arasından / Kalkarşıya kalabiliriz. Ve tabU ki Ne demişti Ceyhun binin vuruşundan anlıyorum" bütün mehtaph şarktlann iptal Atuf Kansu bir derken... edilmesi de söz konusu olabilir." şiirinde: "Güle güle Melih Cevdet geceyi günduzü, Son kasetine "Diisfinceli dört mevsimi, rüzgârı, karı bilayışığı / Benzer sarı Şarkılar" adını veren özdemir mesin: "Ayışığına bayıhyor / Erdoğan bu konuda çok düşün güle ayışığı / ama kötülemiyor karanlıgı" derceli: "Dogaya müdahale etmek Bıraktığın aydınlığı ken... riskli bir iştir. Bu müdahaleler örtemez / Doğan gün Ahmed Arifin "En leylim geinsanlara mutluluk getirmiyer. cede ölesi" tutmasm: "Can bebile ayışığı..." Gelişmiş ülkeler her zaman olnim, düş benim / ellere nesi? / duğu gibi nasıl isterlerse öyle Cahit Sıtkı Tarancı'nın hadi ge) / ay karanhk" derken... yaparlar" diyor. şiiri ise yok olma Ve şair, ayla ilgili bütün kitap"Ay büyiirken uyuyamayan" tehdıdi karşısındaki ların künyesini duştu defterinNecati Cumalı ise konuyu eko Ay'a son bir çağrı gibi: den: Ağlasun Ayşafağı, Ay nomik açıdan ele alıyor önce: ayakta değildi, Ay Buyurken "Elbette yeryüzünün sttreldi bir "Aya haber sal bu Uyuyamam, Ay Tutulduğu Gebahara kavuşması faydalıysa gece / Görünsün şöyle ce, Ayışığı, Ayışığında Çalışkur, Ay'ın yok edUmesi istenebilir. gönlünce..!' Aylı Bıçak, Ay Peşinde. Odun kömiir masrafı, yazlıkBunlann yerine Can Yücel'in bir örttt / Yıldızlar güldür onun ce..." kışhk elbise masrafı ortadan Ve sonra Ahmet Muhip Dıra iki dizesini bıraktı: "Bi sen ekelinde..." REFİK DURBAŞ kalkar en azından." Şair uyandı, şiirler yağıyordu nas'ın yıldızı parladı: "Ya sizler siktin ayışığı / gumıiş bir tüy Resimlerinde Ay'ı sık sık bir Mahşerden numune bir gök gökyuzünden, bir bağranı um / ey geçmiş zaman etekleri / ih dikmek için manzaraya! simge olarak kullanan Mevliit yüzü. Her taraf yıldız içinde. man... Uyandı ve Tanpınar'ın üç tiyar ağaçlı kuytu bahçelerden / Evet, ay yok artık. Ay ve ayıAkyüdız ise şimdiden Ay'ını yi Havada gece sefalannın o ko dizesini mahşerden numune ye ayışığı gibi sürüklenip giden" şığı üzerine yazılan şiirler de. tirmiş bir dünyalımn acısını ta kusu. Gecenin alevi kavuruyor ni bir gökyüzüne yeni bir ay niVe sonra Cahit Sıtkı Tarancı'Selam olsun bundan böyle şıyor: "Ay'ı gerçekten özleyece bedeni. yetine yazmaya başladı: "Sanki nın yıldızı parladı: "Aya haber Ceyhun Atuf Kansu'nun şiiriygim. Güneş tannsı yorgun bir Şair uyandı. Son şiirinin iki mebtaplı gecede / Hülyam, eşi sal bu gece / görülsün şöyle le: "Güle güle ayışığı / Benzer gttn sonrasmda uyku sarayına dizesiyle sildi gözlerinin buğusu ği aşılmaz / Bir saray olmuştu gönlünce" sarı güle ayışığı / Bıraktığın ayçekildiğinde Ay parçası kadar nu. Şairle birlikte gökyüzü de bize" Aya değil ama şairlere haber dınlığı örtemez / Doğan gün bigüzel, ayın ondördü kadar ihti uyandı, gece de, gecesefaları, Ve sonra Nazım Hikmet'in salındı ki ay yok artık, mah da le ayışığı" samlı Ay Tannçası'nın salınarak yıldızlar ve kokusu da alevin... yıldızı parladı: "Bu bahçe, bu yok, mehtap da. Çünku "Ay dolandı vay deli gece boyunca sereserpe yatağın Bir ay uyanmadı. Çünkü yoktu nemli toprak, bu yasemin kokuVe dedi şair: Yok edin, yakın gönlüm / ölüm şaşırdı menzili". da uzandıgını göremeyecegim artık ay... su, bu mehtaplı gece / pırılda şiirlerinizi artık, ay, aydınlık de Şairler, bundan böyle yakın, bir daha." Şair uyandı, ay yoktu, mah makta devam edecek ben basıp ğil bundan boyle çunku... Yalnız yok edin ay üzerine yazdığınız gidince de / çünkü o ben gelme ay değil ayışığı üzerine şiirleri butun şiirleri. "Dolunay"ın yönetmeni Şa da yok, mehtap da... bin Kaygun'un yaklaşımı ise sosBir yıldız Ahmet Haşim'in şi den, ben geldikten sonra da ba nizi de... Mahşerden numune bir gökyolojik. "Prof. Abian'ın Ay'ın irini okuyordu: "Mehtap kemer na bağlı olmadan vardı / Ve Orhan Veli artık lstanbul'u yuzu kalsın. yok edilmesi önerisini, kansı ile taze belinde / üstünde sema gizli bende bu asrın sureti çıktı sade dinlemesin: "Bejaz bir ay doğuGumuş tuy dikmek için... • "Aybay Hukuk Araştırmalan Vakfı" tarafından düzenlenen "tnsan Haklan Açısmdan Laiklik" konulu yarışmanın sonuçları belli oldu. Birinciliği Ankara Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Serap Yazıcı kazandı. Yanşmada ikinciliği Avukat Seçkin Arıkan ile Doğan özgödek paylaşırken, Doğan Erbaş üçüncü oldu. Hukuk Fakültesi öğrencisi Nimet özbek ise mansiyon kazandı. • Mllll Eğitim Bakanlığı, 19911992 yılında özel öğretim kurumlarında ücretsiz okuyacak öğrenci oranlarını belirledi. Daha önce bütün özel öğretim kurumları için yüzde 10 olan ücretsiz öğrenci kontenjanında indirim yapıldı. Gelecek öğretim yılında özel okullarda toplam öğrenci kontenjanının yüzde 3'ü oranında ücretsiz öğrenci okuyabilecek. Ancak, kurumlar ve gelirler vergisi muafıyetinden yararlanan özel okullarda bu oran yüzde 5 olacak. özel dershaneler de yüzde 5 oranında ücretsiz öğrenci okutacaklar. Bir sen eksiktin ayışığı Türkiye Yazarlar Sendikası Behçet Necatigil 75 Yaşında Açılış Konuşması: Oktay Akbal Necatigil Şıırı: Doğan Hızlan Anıların Işığında Behçet Hoca Hasan Pulur Ali Tanyeli İlhan Berk Tuğrul Tanyol Ahmet Oktay Hilmi Yavuz Demirtaş Ceyhun Refik Durbaş Cevat Çapan Sefa Kaplan Necatigil Şıır Ödulu: Radyo Oyunu «Yıldızlara Bakmak» ve Şıırlen Yoneten Kemal Bekir Katılanlar Haluk Kurdoğlu Özgür Erkekli Tijen Par Gülsen Tuncer Efektor Metin Belgin Ali Sürmeli Nurinisa Yıldınm Esen Özman Erhan Mesudoğlu Fotoğraflarla Behçet Necatigil İsa Çelik Sunan Candan Sabuncu Itavctiyckr. 6 Mayıs 1991 Pazarlesı Saal 1800 Beyoğlu Karaca Tıyatrcısu Cumhuriyet Ku<ıp Kulubu AkHdemı Kıubcvı, Genı,[ık Kıtabevt, Ydiarlarevı (Mulkıyehler Bıriığı Kuruçeşme Lokalı) Kar»> fh atrosu
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog