Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

'991 flU şlerı Genel ı bilgiye göisimleri buk geçecek ıaya devam dun batı kebatı, doğu batı yönlerta kuvvette' Marmara 27 deniz rnili hızla esecek. van Gölü'nde hava açık gelodos, öteçecek. Rüzgâr kuzey ve doğu yönlerden hafif, ara sıra keşişlemeorta kuvvette esecek. ır 6 kuvveî'de yer yer : açık ı bulutlu j yajmurlu jggsıslı ,»Skarlı Adana Adapazan Adıyaman Afyon Ağrı Ankara AntaKya Antalya Artvın A A A A A A A A A A A A A CUMHURÎYET/15 TURKIYE'DE BUGÜN 25" 11° Manısa 24° 11° K Maraş 24» 8°Me/sm 16° 3°Mugla 25° 10° Muş 24° 10° Nığde 27° 14° Ordu 21° 5°Ftae 20° 8°Samsun 26° 9°Sıırt Aydın 24° 13° Sınop Balıkfisır 27° 14° Sıvas Bıiecık 15° 2°Tekırdağ Bıngöl Bıths A 23° 9° Kastamonu A 24° 8°Trabzon 23° 7°Tunce!ı Bolu A 25° 10° Kayserı 23° 10° Uşak Bursa A 27° 12° Kırklareh 24° 8° Van Çanaktole A 24° 14° Konya 23° 10° Yozgat Çorum A 24° 6°Kutahya 26° 12° Zonguldak A 28° 14° Malatya Denıziı Aaçık BbuluÜu Gguneşlı K karlı Ssıslı Yya(jmurlij 29° 16° Dıyarbakır 25° 14° Edırne 24° 9°Erancan 22° 10° Erzurum 15° 2°Estaşetw 25° 10° Gazıantep 28° 17° Gıresun 26° 14° Gümüşhane A 22° 9°Hakkârı 29° 13° Isparta 27° 10° Istenbul 24° 10° izmır 24° 11° Kars Lenıngrad Londra Madnd Mılano Montreal Mostova Munıh New York Oslo Pans Prag Roma Sofya Şam Tel Avıv Tunus MUSTAFA EKMEKÇt Y 17° Y 13° B B Y A Y Y A 12° 15° 10° 33° 18° 19° 27° ATNKARA NOTLARI Taşlamalar... Belgrad Berlın Bonn Brdteel Budapeşte Cenmre Cezayır Cıdde Oubaı Gırne Frankfuıl Holsınkı Kahıre Kopenhag Vatşova Venedık Kftln Vlyana Letkoşa VVâshıngton Zünh Y Y 16° Y 13° Y 9° 8° \£A 4 5 6 7 8 9 ' ü ır tro oyuncusunun i parça... Pamuk z bölgesinde bir hesabı olanlara a da çekme tnekşekerkamışından akı... Şenliklerde süslü kemer. arP 1 I n *Gurııl Garam' Moda'da, Moda Çıkmazı'nın sonunda, hem Moda Caddesi'nden bakınca hem de deniz kenarından gidilirse görülebilen bir yalı vardı. Yalı ile bahçesi, denize inen teraslan, teraslan birbirine bağlayan merdivenleri, teras duvarlannın, merdivenlerin Uzerindeki nişleri, nişlerdeki heykelleri ile yalımn çıkmaz sokağın ucundaki cephesi ve bahçedeki ağaçlann arasından o girişe giden yol, yalımn girişi, bunlann hepsi anlamlı, tutarlı bir bütün oluşturuyordu. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra Moda Çıkmazı'nın sonunda bir apartman zuhur etmişti. "Yahya ne oldu? Yıktılar mı? Yaktılar mı" diyerek deniz tarafına geçtik ve şaşkınlıkla karşımızdaki kitlenin, sadece kitle olarak o eski yahyı andırdığını, ama o eski Roma kırmızısı terra cotta rengin yerini pasta kreması gibi beyaz renkli bir şeye bıraktığını, üstelik de bütün bunlann eskisinden başka bir yerde, daha aşağı bir kotda olduğunu fark ettik. Bahçe, teraslar, merdivenler, nişler, heykeller nereye gitmiş diye şaşkınlıkla bitmek üzere olan inşaatlara yaklaşırken müteahhit görünümlü biri de bize doğru gelmeye başlamıştı. "Eski yalı, bahçesi, teraslan" diye kem küm ederken karşıdan yanıt geldi. "Gurul gararınnan gaydırdıh". TARTIŞMA deniz'de yaşlı bir yapı ustası kendi diline çevirip "Bina, muhiti ile mütenasip olmalıdır" demişti. Şimdi, acaba yanlış mı hatırlıyorum diye düşünüyorum. Ama yanhşhk benim hatırlamamda değil. Galiba bu kurul üyelerinin algılamasında ve yorumunda. Bizler yalı olarak yapılmış yahlann yerlerinden oynatılmalan ile bahçeleriyle, teraslanyla, denizle ilişkilerini bozulup ortaya çıkan yeni bir apartmanla kurulmaya çalışılan ilişkiden rahatsız oluyoruz. Köşk olarak yapılmış köşkleri, bahçeleri, çardaklan, bahçe düzenlemelerini birlikte köşk diye algılıyor, köşkün o bahçenin bir kenarına itilip bahçeye apartman blokları gelmesi sonunda ortaya çıkan yeni ilişkileri ve açık, kapalı, yarı açık mekânlan ve mekânsal öğeleri ile köşk diye bildiğimiz bütünlüğün yok olmasından kaygj duyuyoruz. Çünkü onun bütünlüğü onun parçalarının uyumlu bir aradalığı ile oluşan çevrede görülür. Çevresi ile uyum içinde olması gereken o kültür varlığının öğeleri iken kurul anlaşılan kendilerinin çevreleri ile uyumlu olmaları gerektiği gibi bir sonuca varıp çevrelerini sanveren yapsatçı, emlakçı, müteahhitler ile uyum içinde "GAYDIRMA GARARLARINI" ve benzerlerini veriyorlar. Bize de bu yazının altma utanara.k Mimar Mehmet Adam yazmak düşüyor. Ne kudretli bir kurul imiş bu böyle, yalıyı deniz kenarına, bahçeyi, teraslan da yok olmaya kaydırmış. AĞIYA: 1in cinsi. 2/ Kadokunan bir tür kumaş. 3/ Kimse, kişi... Tariin yargı. 4/ Ağzı geniş tek kulplu su kabı ;niz kuşu. 6/ Akarsu kıyısındaki çab ve ağaçışayabilen bir balık. 7/ Bir dernek ya da kubuluşmaları için ayrılmış yer... Sığ sularda <ta kullanılan bir çeşit tekne. 8/ Bir tür yaıanizm'in üç büyuk tanrısından biri. 9/ Çok Ne kudretli bir kurul imiş bu böyle, yalıyı deniz kenarına, bahçeyi, teraslan da yok olmaya kaydırmış. Bu kurulun adı galiba tstanbul bilmem kaçıncı Kültür ve Tabiat Varlıklannı Koruma Kurulu imiş. Kurul üyeleri arasında mimarhk fakültelerinden profesörler, mimarlar varmış. öğrencilik yıllarımı hatırladım. Tasarım stüdyolarında yaptmlan projelerin ağırhklı bir değerlendirme ölçütü, çevreleri ile ilişkileri ve bu ilişkilerin uyumlu olması idi. "Yapı, çevresi ile uyum içinde MEHMET ADAM olmalıdır" diye öğrettiklerini Doğu Kara Mimar tstanbul )NCE Cumhuriyet DÜZELTME Cumhuriyet Dergi Armağanlı Bulmaca 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 ıçıldı sinin dördüncü celsesinde Türkiye ıtihabı tecdiden icra edilmiş ve Ankara tafa Kemal Hz. 289 reyle ve ittifakı •nişlerdir. Yeni intihap Mecliste sürekli fhim edilmiştir. tntihap hemen n her yerine bildirilmiş ve topjar . ımani edilmiştir. s.nin nutku Bugün Riyaseticumhur intihabını müteakıp Gazi Hz. nin irat buyurduklan ENAN nutku aynen bildiriyorum: " Muhterem efendiler; , »EHE Beni tekrar Türkiye ııftm Reisicumhuru intüıap etmek suretile bizzat ve büyük hakkımda gösterdiğiniz itimada ıddetli alkışlar). a tahmil ettiği mes'uliyetin ağırlığını caplarını ifade rnuvaffakiyetim ancak uhabbet ve emniyetine ve celil rdımına vabeste olduğuna itikadım i samimiyetle arzederim (Şiddetli madın benden esirgenmiyeceğine in yüksek saadetler ve âli meclisinize ıuvaffakiyetler dilerim. sinin muhterem azası, ; Cumhuriyetin kanunlarına ve sasatma riayet ve bunları müdafaa ve ietine sadıkane ve bütün kuvvetimle devletine teveccüh edecek her detle men ve Türkiye'nin şan ve îya ve deruhde ettiğim vazifenin setmekten ayrılmıyacağıma sum üzerine söz vererek ant içerim • Cumhuriyet DERGl'nin bir bölümünde ARMAĞANLI BULMACA'mn diyagramı hatalı yayımlanmıştu. Diyagramm fotoğrafı, bir ölçü yanhşlığı sonucu, Soldan Sağa 8'de dokuz kareyi gereksiz yere kapatmış; Yukarıdan Aşağı'ya 10'dajsj 2, 3, 4 ve 6. kutular yrne yanhşfıkla " kapalı kalmıştır (S. kutu zaten kapalı olacak). Diyagramm doğrusunu yanda sunuyoruz. Düzeltiriz. Local Colour Y e r e l Ö z e l l i k teıuyjrı 7 tURTa inglltzce'nİM renk katın 5.5.1980 ERCAN GtİTNDOĞDU Bahardan yoksun bıraktın bizi... Onbirinci kez Ama sevgiden yoksun kalmayacak adın. >NCE Cumhuriyet DOŞTLARI ADDVA GÜLŞAT AYGEN an yardımı an Rusk dün et Odası Uyeleri tonuşmada yanın aleri ile işbirliği memleketleri üşmekten ı vadeli lağa çağırmıştır. konuda şunları 7TUR IRAUI SHOP SONUÇLARI 6 Mayıs Pazartesi günü Türkiyenin her yerinde satışa sunulacak Önce okurlardan, bir küçük olayda, Cumhuriyet adına özür dilemeliyim. İki gün önce perşembe günü, "Ankara Notları"nın günüyle, sevgili Mehmed Kemal'in "Poütika ve Ötesi" yazısının günleri karıştı. "Ankara Notları" çıkacakken o gün, "Politika ve Ötesi" çıktı. Bana çok düzel yani "normal" geldi bu. Geçmişte de pek çok örneklerini yaşamıştım. Yanlış yapmak bizler içindir. Uçakların kalkmaması nedeniyle doğan aksaklıktan dolayı, o gece eve bir gün sonrasının yani perşembenin gazetesi de gelemediğinden, yanlışı biryerdedüzeltme olanağı bulamadım. Düzeltmeyi çok severim; yazar olmasaymışım, düzeltmen olurmuşum. Hangi nedenle olursa olsun, gazeteyi telefonla aradığımda santraldaki Satılmış: Düzeltmeyi mi bağlayayım abi? diye sorar. Alışmıştır en çok düzeltme bölümünü aradığıma. Cumhuriyet'in eski Genel Yayın Yönetmeni Oktay Kurtböke: Bizim arkadaşlar, yazıları çıktıktan sonra da düzeltseler iyi olur! derdi. Düzeltme alışkanlığımız olsa, ülkenin işleri böyle mi giderdi? Ülkeyi yönetenlerin: Filan işi yanlış yaptık! Ama, vardık aynmına, düzeltiyoruz; özür dileriz! dediklerini duydunuz mu hiç? Bunu diyebilseler, işler düzelecekti bir ölçüde; çözümün doğrusu bulunacaktı. Ama, halk çoğunluğu yanlışları düzeltmesini çok iyi bilir, biliyor. Gözünü sevdiğim... Birkaç gündür yoğun olaylar yaşandı. Haşimi Rafsancani'nin Atatürk'ün anıtgömütüne gitmeyişi, buna karşılık Mevlana'nın türbesine gidişi, iitancanın (skandalın) unutulmazıydı. Yöneticiler, bundan hiç mi sıkılmadılar, üzülmediler? Bu yeni de değildi. 12 Eylül'den bu yana İslam Konferansı neden İstanbul'da toplanırdı sanırsınız? Orada Atatürk'ün anıtgömütü yok diye mi? Kenan Bey, amlarında yazsa ya nedenini... Şeriatçıları gücendirmemek için, toplantıları İstanbul'da yapmak. Halkın bunu yuttuğunu mu sanıyorlar? İkinci önemli olay, Şemdinli Kaymakamı Erdoğan Ülkerin, İngiliz askerlerince tartaklanması olayıydı. Mahmut Makal, Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç'un başından geçen bir olayi anlattı. Şöyle: Kurtuluş Savaşı yıllarında, Tonguç, Eskişehir'de öğretmenken, düşman subayları okulu basıyorlar, biri Tonguç'a bir tokat atıyor. Olaydan sonra, Tonguç öğrencilerine şöyle diyor: "Tokat yemek mağluplann kaderidir. Bu kadere boyun eğmek istemeyen milletler, bütün varlıklarıyla bir tek çocuğu eksik kalmamak şartıyla çocuklarını çok bilgili, çok kudretli ve çok uyanık yetiştirmek zorundadırlar. Bu felakete bir daha uğramamak, milletin münevver evlatlarına ve muallimlere kalmıştır". Makal, şöyle diyor: Olay nasıl da benziyor? Eskişehir'deki olay yetmiş yıl sonra Şemdinli'de yineleniyor. İnsanımızı yetiştirmediğimiz için yazgımız, Tonguç'un söylediği yere varmış. Ahmet Tahtakılıç anlatmıştı, o da Sadık Aldoğan'dan dinlemiş. Grekler, izmir'e girdiklerinde, o zaman öğrenci olan Adnan'a (Menderes), bir Grek subayı bir tokat atar. Adnan, doğruca soluğu Afyon'da alır, bir birliğin komutanı olan Sadık Aldoğan'a, "Ben de savaşmaya geldim" der. Savaşa katılır. Aydın Menderes'e anlattım; bunu ilk kez duyduğunu söyledi... Kuzey Kıbrıs ana muhalefet partisi CTP'nin dış ilişkiler yazmanı Fadıl Çağda'yla, Mikis Theodorakis ile arkadaşlarının dinletisine gittik. Hipodromdaon binlertoplanmıştı. İğne atsanız yere düşmez, herkes ayakta. Simitçi başında simit tablasıyla oyunlara katılıyordu. Otomobillerin ışıkları dans gösterıleri yapmaktaydı. Murat Karayalçın, malı götürmüştü... • •• Çoktandır Hasan Çelebi'nin dizelerini, taşlamalarını veremiyordum. Okurlar soruyorlardı: Ne oldu Hasan Çelebi'ye? Taşlamaları göremiyoruz. r~~tiasanÇalsbi,4u(p gibı; sağltgı yerinde; yaşı yetmiş* aşsa da genç. Duyguludur Hasan Çelebi, dizelerine de yansır bu. "İkiz Kuşku" adlı yapıtı, böyle dizelerle doludur. Son yazdıklarından biri şöyle: "Bir ikiz kuşkuda kördüğüm olmuş konumuz, / Kim bilir nerde son istasyonumuz. / Bir saçma sapan değiş tokuştur gidiyor / Başlangıcımız yok ki bilinsin sonumuz." Dolu dolu yaşamayı, ancak sevgilerde bulur. Şöyle der: "Kimi gırgır kimi hırhırla gelip geçti ömür, / Kaç adım kaldı son istasyona? "Çok çok on adım." / Kapanıp sevmediğim günler uçup gitti boşa, / Sevdiğim gün iki üç mevsimi birden yaşadım." Hasan Çelebi, aruz ölçüsüyle yazar. Çoğu dizeleri öyledir. Uzun yıllar Necip Fazıl'la birlikte çalışmış, yakından tanımış, görmüş onu. Necip Fazıl'ı onun bildiği gibi bilen herhalde çok azdır. lcığını cıcığını da bilir. Adnan Menderes1 ten nasıl parasal yardım aldığını, Büyükdoğu'yu o parayla çıkardığını bilir. Necip Fazıl, bu paraları "örtülü ödenek"ten almıştır. Hasan Çelebi'ye de: Adnan Menderes'i hamur yapıp yoğurmuşum; ona istediğim biçimi vereceğiml der. Ben onu kullanıyorum, demek ister. Necip Fazıl, Adnan Menderes'te yaptığını, Hacı TÖ'de de denemek istemiştir. Ona, "solucan politikası"nı önermiştir. Hasan Çelebi'nin yayımlanmamış taşlamaları çok serttir. Attıkları taş değil, birer omuz kayasıdır sanki. Altında kalanın canı çıkar. Bir örnek: "Azdı emdikçe vatandaş kanını / Nasıl itleşti o pis tahta biti; / Suçludur bizce bu itten daha çok, / Böyle ipsiz bırakanlar bu iti." Bir başkası, şöyle: "İyilik öldü... Zulüm, öfke ve kin kol geziyor / Şantaj, yalan, aldatmaca en zorlu din oldu; / Çünkü en başta durandan alınır yön ve hiza; / En başta duran soytarı bir Rasputin oldu." Hasan Çelebiler, Eşref soyundandır. Bir de Mustafa Eşrefimiz var. Çoktandır göremiyorum; gün gelir ondan da yazarım. Ozanlar, taşlamacılar da yazarlar gibi halkın sozcüleridir. Dean Rusk ere yardım, dünya ihtilâli doktrinini lestekliyen Sovyet bloku ortada ağır basan bir zanıret olacaktı. blok vardır ve zaruret olacağını ık hürriyet yolunda bir ölümkalım jtırî' ; şöyle devam etmiştir: l içinde, dünyanın 20 nci yüzyıl il üzerine büyük tesirleri olacak Benim bu akşam Uzerinde durmak lar meselesi değildir. Tarihe bir şekü )ksa kendimizi onun âkışına mı ırımıza mı sığınacağız, yoksa onları kendimize gelecek miyiz? Mesele. TUBITAKMARMARA ARAŞTIRMA MERKEZİ Merkezimize, aşağıda nitelikleri yazılı elemanlar alınacaktır. İNŞAAT Y. MÜHENDİSİ'nin Askerliğini yapmış. İTÜ veya ODTÜ mezunu, En az on yıllık deneyime sahip. Deneyimlerini yönetim ve laboratuvar binaiarında yapmış, Mesleğinin gerektird'ıği bilgi ve beceriye sahip, ihale, ataşman ve metraj, hakediş konulannda bilgi sahibi. Çıplak beton uygulamalarmı yapmış/yaptırmış olması gereklidir. SINAV • SONUÇ Cazeteslnde öss sonuçları sadece "SINAV SONUÇ" Gazetesinde açıklanacak. Liste başka hiçbir gazetede yer almayacak HUKUK ARAŞTIRMALARI VAKFI KAPANİAYBAY İNSAN HAKLARI İNCELEME ÖDÜLÜ ELEKTRİK TESİSATI TEKNİSYENİ'nin IL B U G U N Cumhuriyet ırgın özgür inden bu yana 900 gündür tutuklu eri Haydar Kutlu ve Nihat Sargm, n haklannda tahliye kararı alması de salıverildiler. Tahliye kararının h oturumunda alınmasma karşın iki nin uzaması nedeninin Haydar yapmaması nedeniyle yapılan ıildi. Avukatlann, Kutlu'nun 5 ceza yatırarak bedelli askerlikten meleri üzerine tahliye işlemleri '. Sargın, daha sonra Ankara Melodi ^ntısı düzenlediler, akşam da remek yediler. Askertiğini yapmış. Endüstri meslek lisesi ya da dengi okulların ilgili bölümünü bitirmiş, En az beş yıl deneyime sahip, Sayısal telefon santrallarında çalışmış, Telefon santralı ve diğer tüm telefon anzalarını giderebilecek, gerekli bağlantıları yapabilecek nitelıklere sahip olması gereklidir. ilgllilerin 17 Mayıs 1991 tarihlne kadar TÜBİTAKMarmara Araştırma Merkezi Personel ve Eğltitn Daire Başkanlığı, Gebze/KOCAELİ adresine şahsen veya mektupla başvurmalan duyurulur. ARAPGtR KADASTRO MAHKEMESİNDEN Esas: 1980/3127 Karar: 1989/28 Arapgir ilçesi, Pirali Köyü, Daltarla mevkiinde kain 452 nolu parselle ilgili mahkeraemizde görülmekte olan tapulama tespitine itiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacının sübut bulmayan davasının Reddi ile, Arapgir: kazası, PiraliHaraç köyü, Daltarla mevkiinde kain 2 Ha. 2500 m . yüzölçümlü 452 No.lu parselin davalılar Veysel Garani Bölükbaşı ve 17 arkadaşı adına tespit gibi TESCİLİNE karar verilmiş, verilen karar bir kısım davalılara yapılan tüm aramalara rağmen açık adresleri tespit edilemediğinden iebliğ edilememiştir. Tüm aramalara rağmen tebliğe yarar açık adresleri tespit edilemeyen Arapgir ilçesi Gebeli köyu nüfusuna kayıtlı Mehmet oğlu HAC1 BİNGÖL, ömer evlatları BATTAL ve RIZA BÖLÜKBAŞI, Ibrahim oğlu ALİASLAN, Yakup kızı HACER BÖLÜKBAŞI, AU oğlu İBRAHİM ASLAN'a hüküm tebliğ olunamadığından adlarına ilanen tebliğat yapılmasma karar verjkniştir. Davamn reddi ile tespit gibi t.esciline dair verilen karar yukarıda adı geçenlere karar tebliği yerine kaim olmak üzere ilanen tebliğ olunur. İNSAN HAKLARI AÇIŞINDAN LAİKLİK İNCELEME YARIŞMASI SONUCU: Birinci İkinci : Serap YAZICI : M.E. Seçkin ARIKAN D. Gözde ÖZGÖDEK Üçüncü . DoğanERBAŞ Mansiyon : Nimet ÖZBEK ANADOLU EKINI ÇIKTI Anadolu Ekinı dergtsinın 12. sayısı Şami Karaören, Mehmet Başaran, Metin Demırtaş'ın yazıları; İsmail Gümüş'ün öyküsü; Cahit Kulebi, Müştak Erenus, Alı Yüce, Kenan Mümtaz Akışık, Hılmı Haşal, llhan Cem Erseven ve Abdülkadir Paksoy'un şıirleriyle çıktı SATEL1K BİNA Bağcılar'da 5 katlı apartman'satıhktır. Tel: 550 74 61
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog