Bugünden 1930'a 5,415,297 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

7 MAYIS 1991**** HABERLERİN DEVAMI CUMHURÎYET/19 Yandım Anam Mitingi... teriyor: (Baştarafı 1. Sayfada) Bir askeri yönetimin içinden, onun katkıKitlelerin üstüne ölü toprağı mı serpildi diye sıyla boy atmış olan Özal dönemi son demsormanın anlami kalmıyor artık. Geçen cumartesi günü Antalya'nın Cum lerini yaşamaktadır. • huriyet Meydanı'nda bu değişimi bir kez daPeki yeni dönemin özellikleri ne olacak? ha gördük. Cumartesi günü Ankara'dan Antalya'ya Doğru Yolcular'ın deyişiyle demokrasi meydanında büyük ve canlı bir kalabalık top uçarken Sayın Demirel'le biraz bu konuyu lanmıştı. Atılan her sloganla sürekli dalga konuştuk. Yedi kişilik turbojette, uçağın sahibi Burlanabiliyordu. sa Milletvekili Cavit Çağlar, DYP'nin ekonoDemirel elinde siyah fötr şapkasıyla açık miden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı bir jipin üstünde alana girerken tepemizde Tansu Çiller, Isparta Milletvekili ve Genel turlayan bir helikopterden rengârenk karan Sekreter Yardımcısı İbrahim Güldal var. filler atılıyordu. DYP liderine göre ufukta koalisyon gözükBu da bir değişiklikti DYP için. Zira bu müyor. Seçim araştırmaları yalnızca bugümeydanda yapılan Demirel mitinglerinde nü gösteriyordu. Siyasal konjonktür böyle hep Isparta'nın gülsuyuyla duş alırdık. Fıs devam ederse yarın sandık başında oylar kıyelerle sıkılan gülsuyunun kokusu üstümü DYP'ye yığılacaktı Demirel'e göre. ze öylesine sinerdi ki kurtulmak hiç de koSosyal demokratlara en çok toplam yüzlay olmazdı bu iç bayıltıcı kokudan. de 35 oy öngörüyor. Bu arada "Seçmenleri SHP lideriyle gezerken de dikkat etmiştik. bilinçlidir; sandık başında oyunu daha çok tek Üç konuya değinildiğinde topluluktan müt partide toplar, bölmez oyunu çok fazla" dihiş tepki alınıyordu: yor. Demirel'e göre DYP sandık başında oy • Pahalılık ve enflasyon. patlaması yapacak ve yüzde 45'e vuracak; • Hanedan. sağda geriye kalacak yüzde 20 oyu ise • Ve hanedandan hesap sormak... DYP lideri de bu konulara değindikçe ka ANAP ve ötekiler (RP, MÇP, Dalan'ın partisi) paylaşacaktı. labalık dalgalandı. Demirel'in dilinde iktidarın adı "ÇankayaOysa seçim araştırmalarında şimdilik böylılar" ya da "Çankayalı" olmuş. Olağanüstü lesi bir sonuç yok. DYP liderine göre yadırsert bir üslup kullanıyor. Meydandan tepki gatıcı değil bu durum. Şöyle diyor: aldıkça daha da sertleşiyor. "7965 seçimleri öncesi de AP'nin oyu an"Sizİ yakanı yakmaya kararlı mısınız?" di cak yüzde 30'lardaydı. Karşımızda yediparye bağırıyor. tlvardı. Ismetinönü, Osman Bölükbaşı... YaSonra durup soruyor: bana atılacak rakipler değildi. Ama konjonk"Sokaklarında general vurulan bir devri ka tür öyleydi ki sandıkta yüzde 52'ye fırlamıştı patacak mısınız?" Adalet Partisi..." Devam ediyor: "Çankayalı'nın devrini kapatacaksınız Aha Kendine güveniyor. Hem kendisi, hem çevresi, meydanlardasından emdiği süt haram edilecek." ki canlılığa da bakıp DYP'nin iktidara yakın Meydan coşuyor: olduğuna ıçtenlikle inanıyor. O havaya gir"Helal sana babal" mişler. DYP'nin üye kayıtlarındaki sıçramaBöylesine sert üslup kimilerini rahatsız yı da buna kanıt gösteriyorlar. edebilir. Siyasetin daha yumuşak çlzgilerde Demirel'e göre solun 1970'lerdeki havası yürütülmesinin yararlarından söz edilebilir. yok; havası ve sloganları kitleleri sürükleyiGenel olarak yerindedir bu bakış açısı. Ancı olmaktan uzak. cak genel olarak, yani normal koşullarda. ANAP ıse "bitti!" diyor. Onun için de sanOysa bugün hangi açıdan bakılırsa bakıldık başında partisinin, siyasal konjonktür sın öylesine olumsuz koşullar geçerli ki, ANAP iktidarına karşı müthiş bir öfke biriki böyle giderse oy patlaması yapacağını söyminin tüm izleri gittikçe kalınlaşıyor. Yani lüyor. bardak taşıyor. Her zaman toplumda gerçeklerle özlemlertni, gerçeklerle kendı çok ozel çıkarlarım karıştıranlar bulunur. Ve onlar son ana dek değişimi görmezler ya da görmek işlerine gelmez. Yanıltırlar çevrelerini de. Geçiyoruz onları. Yinelemek isteriz: Meydanlar ses vermeye başlamış. Bu bir değişimin, yeni bir dönemin işaretidir. Muhalefetin yükselişi, iktidar partisinin inişidir. ANAP'ın başına kim geçerse geçsin sonucun değişmeyeceği kanısında. Mesut Yılmaz'ı Özal'ın isteyeceğine ihtimal veremiyor. "Semra Özal olmazsa yine Akbulut'u getirebilir" diyor. Demirel'e göre erken seçim hâtâ gündemde. Seçim yasalarıyla özal'ın oynayacağına kesin gözle bakıyor. Haziran ortasında yapılacak ANAP kongresinden sonra durumun daha belirginleşeceğini söylüyor. Teröre yeni (Baştarap I. Sayfada) Bu konulara açıklık getirmek, sonuçta bize düştü" diye konuştu. Yasaya ilişkin bir başka sorunun da yUrürlükten kalkan TCK maddeleri ve yasalar yönünden yaşandığı belirlendi. özellikle Kürtçeye yasak getiren yasanın yürurlükten kalkmasıyla birlikte "Kürtçe yayınların durumlannın ne olacağı" sorusunun belirsiz kakfiğı ifade edildi. Bu konu, Kurtçe müzik kasetlerine bandrol başvurulan nedeniyle Kültür Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında da henüz çözume kavuşturulamayan sorunlara yol açtı. G O Z L E M UĞURMUMCU (Baştarafı 1. Sayfada) amaçlarla sömürmüş ve ülkeyi "Vatan Cephesi" adı altında iki düşman kampa bölmüş; elinde tuttugu iktidar çoğunmekte yarar vardır. luğu ile "tahkikat komisyonu" kurup muhalefeti yok etmeDemokrat Parti, ikinci Dünya Şavaşı sonunda tek parti ye çalışmıştır. yönetimine karşı oluşan demokratik tepkilerden doğdu. ÇoŞu sözler Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ındır: ğulcu demokrasiyi özleyen birçok insan bu yüzden DP'yi Icap ederse ismet Pasa'yı da sehpaya götürmekte tedestekledi. reddüt etmem. DP bu ortamda kuruldu. Herkes DP'yi destekliyordu. Şunlar da Başbakan Adnan Menderes'in: Cumhurbaşkanı İnönü de bu demokratik gelişmeye yeşil İşe vaziyet edip ahlaksızlar, namussuzlar sizi kapatıışık yakmıştı. yoruz diye TBMM kararı ile CHP'yi kapatmak lazımdır. BunMarksistler de DP'yi destekliyorlardı. ların hakkından ancak Meclis gelir, Meclis de muhalefet deSol eğilimli aydınların çıkardıkları "Görüşler" adlı dergiğil DP grubudur. nin 1 Aralık 1945 günlü ilk sayısında şu yazarların yazı yaDemokrat Parti'nin dış siyaseti de "ABD'ye tam zacakları duyurulmuştu: teslimiyetçilik" siyasetidir. Celal Bayar, Tevfik Rüştü Aras, Fuat Köprülü, Adnan Bir bilinen sözdür, "rüzg&r eken fırtına biçer".. DP, soğuk Menderes, CamiBaykurt, Sabiha Sertel, Pertev Boratav, Be savaş yıllarında rüzgâr ekmiş, 27 Mayıs 1960 günü de fırtıhice Boran, Mediha ve Niyazi Berkes, Hulusi Şerif, Adnan na biçmişti. Cemgil, Esat Adil Müstecaplıoğlu, Muvaffak Şeref, Sabireve 27 Mayıs ihtilali; 12 Mart ve 12 Eylül müdahaleleri gibi Hulusi Dosdoğru, Sabahattin Ali, Kemal Bilbaşar ve Aziz "Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlan" tarafından Nesin. "emirkomuta zinciri içinde" düzenlenen bir "darbe" değil Cami Baykurt, Zekeriya Sertel, Atatürk'ün sol eğilimli Dıgenç subaylarca örgütlenip gerçekleştirilen bir "/M/a/"dir. şişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, aralarına Mareşal Fevzi Bu ihtilal, işçiye grev hakkı, yargıya bağımsızlık, üniverÇakmak'ı, General Sadık Aldoğan'ı ve İstanbul DP il başsiteye özerklik, basına da özgürlük getirmiştir. kanı Prof. Kenan Öner'i de alarak 20 Ekim 1946 günü "İnİhtılalcilerin ilk bildirilerinden biri de şuydu: san Hakları Demeği"n\ kurmuşlardı. Türk demokrasisinin gelişmesinde kalemleriyle hiçbir zaman çekinmedikleri için anayasaya aykırı kanunlar yoluyAynı günlerde Vatan Gazetesi'ndeki yazıları nedeniyle ünila tevkif edilmiş bulunan kıymetli basın mensupları 27 Maversitedekı görevine CHP hükümetince son verilen bir huyıs 1960 günü saat 03.00'te tahliye edileceklerdir. kuk doçenti, İzmir'de "Zincirli Hürriyet" adlı bir dergi çıkarıDemokrat Parti'nin yalnızca adı demokrattı; aslında özüyyordu. Bu hukuk doçentinin İstanbul'da çıkardığı "Wür"adlı le ve sözüyle DP bir "zincirli hürriyet" döneminin adıydı. dergi sıkıyönetimce kapanmıştı. Doçent, bu yüzden dergi27 Mayıs ihtilali işte bu zincirleri söküp attı. sini İzmir'de bastırıyordu. Çok geçmeden bu dergi de • •• kapandı. Araya terör girdi, bu nedenle zamanında yanıtlamakta geBu hukuk doçentinin adı Mehmet Ali Aybar'dı. ciktim. Konu şu: Aybar, Truman doktrinine ve CHP hükümetinin imzala20 mayıs günü bu köşede Zaman Gazetesi'nin "Atatürk'ün dığı ikili anlaşmalara karşı çıkıyordu. Aybar, "Zincirli HürriSamsun'a İngiliz vizesi ile çıktığım" duyuran dehşetengiz (!) yef'de yayımlanan bir yazı nedeniyle İstanbul İkinci Ağır Ceyayınına belgelerle yanıt vermiştik. Gazetenin başyazarı za Mahkemesi'nce ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Fehmi Koru da bu yazıyı sözde yanıtlıyor. Resmi tarihi çüM. Ali Aybar, mahkemede "Amerika'ya teslim rüteyim derken gülünç oluyor. olduğumuzu" bu yüzden gelecek sistemin "şef sisteminin Tarih kitaplarında M. Kemal'in Anadolu'ya padişahın have onun maskeli biçimde devamı" olacağını söylemişti. beri olmadan "gizlice geçtiği" yazılmıyor. Padişah, M. KeAynı günlerde, aralarında Kütahya Milletvekili Ahmet Tahtakılıç'ın da bulunduğu 12 milletvekili "Demokrat Parti ku mal'in amacını bilmiyordu. Yazılan budur. M. Kemal, "Dokuzuncu Ordu Müfettişi" olarak Padişah rucuları Bu Davanın Adamı Değillerdir" başlıklı bir bildirge Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit tarafından görevlendiyayımlayıp kamuoyunu uyarıyordu. rildi. İşgal altındaki istanbul'dan çıkan herkes gibi M. KeDP bu koşullarda iktidara geldi. Gelir gelmez de işe komal de İngiliz vizesi ile çıktı. Bunlar da daha önce yazıldı, münistleri tutuklamakla başladı! DP "McCarticilik yarışında" 4O'lı yılların tek parti diktacı çizildi. Kimi koruyacağını bilen Fehmi Koru, açıklanan gizli İnsı CHP'yi geride bırakmıştı. giliz belgelerini okusun, orada İngilizlerle kimlerin işbirliği DP döneminde grev hakkı yoktur. Basın, düşünce ve öryaptıklarını okur ve öğrenir. gütlenme özgürlüklerı de yoktur. Yargı bağımsızlığı gibi üniResmi tarihi çürütmek, araştırma ister, bilgi ister ve düversite özerklığı de yok edılmıştır. Devlet radyosu ise hüküzey ister. Koru'nun ucuz demagojileri ile ne tarih çürütülür, met elinde bir "iktidar borazanı"d\r\ ne coğrafya! DP, din duygularını ve dince kutsal kavramları siyasal W 9 Muhalefete yasa oyunu Adalet Bakanlığı yetkilileri, yasaya hangi yönlerden "çekidiizen verileceği" sorularını, "Bu konuda şimdiden bir şey söylemek için zaman henüz erken" diye yanıtladılar. Değişikliklerin özellikle terör ve terör suçu tanımlannın yani sıra basına yönelik yaptırımlar ile savunma hakkım kısıtlayan bazı düzenlemeler yönünden olması bekleniyor. Yasanın küçük bazı değişikliklerle özellikle iptali istenen hükümleri yönünden yeni baştan kaleme alınabileceği de öne suruldu. Bu durumun, Anayasa Mahkemesi'nin SHP tarafından açılan iptal davasını sonuçlandırmadan düşüreceği için daha guçlu bir olasılık olduğu da iddia edildi. Böyle bir uygulamada, dava konusu yasa Anayasa Mahkemesi'nce incelenip karara bağlanamayacak. Hükümet bu uygulamayı, SHP tarafından anayasaya aykırılık gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne iptali istemiyle göturülen ve kamuoyunda "Güneydoğu Kararnameleri" olarak bilinen 424 ve 425 sayılı kararnameler konusunda gerçekleştirmişti. Anayasa Mahkemesi'nin kararnamelere ilişkin kararını vereceği tarihten dört gün önce 430 sayılı yeni bir kararname çıkarmış, iptali istenen 425 sayılı kararnameyi yururlukten kaldırmıştı. Yürürlükte bırakılan 424 sayılı kararnamenin önemli hükümleri de 425 sayılı kararname hükümleri gibi bu yeni kararnameye taşınmıştı. Anayasa Mahkemesi, SHP'nin başvurusunun, 425 sayılı kararnameye ilişkin bölumunü "dava konusu kararname yürürlUkten kalktığı için" düşürmüştü. SHP, 430 sayılı yeni kararname için de aynı gerekçelerle iptal başvurusunda bulunmuştu, Mahkemenin, bu başvuruya ilişkin incelemesi henüz sürüyor. Savcılara işkence uyarısı (Baştarafı 1. Sayfada) yürürlüğe konulan belge ve sözleşmelerde, bu yasaklara uyulup uyulmadığının denetlenmesi amacıyla kontrol mekanizmaları kabul edildiği de kaydedildi. Uluslararası belge ve sözleşmelerin, anayasamn 90. maddesi uyarınca Türk iç hukukunda yasa gücünde işlem gördüğü anımsatılan genelgede, şöyle denildi: "Hal böyle iken bir süreden beri ülkemizde insan haklarına saygı gösterilmedigi, nezarete alınan kişilere yasal haklarının tanınmadığı, işkence ve fena muamele yapıldığı şeklinde yurtdışında ve yurtiçinde iddialar ileri sürulmektedir. Kanunlarımıza göre suç teşkil eden bu gibi iddia ve şikâyetler üzerine, soruşturma yapmakla yetkili mercilerimizin usul ve kanun hükümleri dairesinde derhal tahkikata tevessül etmeleri veya şikâyeti soruşturma ve kovuşturma ile yetkili makamlara intikal ettirilmesi suretiyle ileri sünilen iddialar dolayısıyla kanuni gereğinin yapılması, iç hukuku Nasıl ki 12 Eylül 1980 askeri yönetimiyle bir dönem kapanmış, bir yenisi açılmtşsa, şimdi de benzer bir süreç işlemeye başlamıştır işte böyle, DYP'nin Antalya'daki Yandım Bugün yaşanmakta olan tüm stkıntılara, darboğazlara karşın tüm belirtiler şunu gös Anam Mıtingı'nden ızlenimlerimiz. "12 Eylül'ün iki partisi, Sunalp'in MDP'si ile Calp'in HP'si çabuk gitti" diyor; "Sıra üçüncü partisine geldi askeri yönetimin. Özal'la ANAP da bu seçimde gidecek, demokrasi için de iyi olacak bu." muzun bir gereği olduğu cihetle, adli mercilerimizden alınan bilgilere istinaden ileri sürülen iddiaların karşılanmasına çalışılmakla birlikte, bazı ahvalde ülkemizin onayladığı sozleşmelerde üstlendiği taahhütler çerçevesinde kabul ettiği kontrol mekanizmaları da işlemeye başlamış bulunmaktadır. Bu itibarla, işkence, haysiyet kırıcı cezalandırma veya fena muamele iddiaları karşısında, şikfiyetin derhal kovuşturma ve soruşturma ile yetkili makamlara intikal ettirilerek süratle sonuç ahnması gerektiği gibi suç işledikleri iddiasıyla nezarete alınanların, sorgulanmalarından önce ve sorgulama işlenıi yapıldıktan sonra tıbbi muayenelerinin yaptınlması önem arz etmektedir. Aynca işledikleri herhangi bir suç sebebiyle itham edilen, nezarete alınan veya tutuklananlarla ilgili olarak yapılacak soruşturma ve kovuşturmalarda; gerek iç hukukumuz, gerek usulü dairesinde onandığı cihetle kanun hükmünde olan anlaşmalarda yer alan hükümlerin amacına uygun olarak uygulanması gerekmektedir." „1 özel koruması extra katkılı Sürücüler.. aracınızın markası ve turu ne olursa oisun, şımdı aracmız daha rahat, yolunuz daha renklı olacak. Artık Turkıye'de aracınıza extra koruma, extra randıman, extra guç sağlayan yepyenı bir yakıt varYeni yakıtınızla yakıtmız Yeni yakıtınızla . ." .• Yeni yakıtınızla EXTRA RANDIMAN Türkpetrol Extra,motorun ilk çalışmasını kolaylaştırır. Yakıt tasarrufu sağtar Motorunuz daha verımlı çalışır, daha çok kılometre yapar. EXTRA GÜÇ Türkpetrol Extra, atık gazları azaltarak, motor gucünün duşmesını onler Aracınıza yeni bir guç verır. ÇEVREYE EXTRA KORUMA Türkpetrol Extra, eksoz gazını kontrol eder, eksoz gazı atıklarını azaltır. Gaz ve atıkların azalması sayesınde çevre sağlığının korunmasına extra katkıda bulunur. TÜRKPETROL EXTRA Yeni yakıtınızla EXTRA KORUMA Türkpetrol Extra, deterjan katkısıyla aracınızın karbüratör ve enjektörunü temız tutar. Paslanmayı onler, aşınmayı aza ındirır. Dikkat! Aracınızda bu üstünlükler, Türkpetrol Extra ürünlerinin devamlı kullanımıyla sağlanır. DOLDURUN DEPONUZU, GİRİN TÜRKPETROL EXTRA'NIN KORUMASI ALTINA... Kurşunsuz • Süper • Normal • Motorin
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog