Bugünden 1930'a 5,415,159 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/16 DİZİRÖPORTAJ 27 MAYIS 19S Eğitim: Gençleri *yola getirme? sistemi İnsan yetiştiriyoruz, ama 'insan kişiliği'ni nasıl örselediğimizi biliyor muyuz? *Bilgi yüklemek'le 'bilgiyi özümlemiş kültüre dönüştürmek' arasmdaki farkı düşünüyor jmıyuzV 'Disipîinîi öğrenci'nin muma çevrilmiş öğrenci olmadığım, tersine 'neyi, ne zaman, nasıl yapması gerektiğini bilen öğrenci' olduğunu düşüntiyor muyuz? Ckçmiş on yülarda 'iiseyi bitirmek' kendi başma bir nkelikti. ö günler geride kaldı. 'Ne iş olsa yaparım* diyene iş yok gibi. *Şu işi iyi yaparım' diyen insan iş bulabiliyor. * Pırü pınl îiseli gençler. Geçmifleriyl gelecekierî arasmdaki köprüdeler. Birbir lerinden farkk dtırumda milyonlarci genç. İiçeîerin, küçük kentlerin, büyül kentlerin, yoksul aiielerin, varsü aileleiitı güvensiz güvenii, umutsuz umutiu tembel çahşkan, durgun atıigan genç leri... Onları böyle güvensiz, böyle umutsus kılmayı nasıl (ve neden) yapabiliyoruz düşünmek gerekiyor. Onlara tek hedei kahyor, üniversite smavını kazanmak Bunu basaracak olanlann oranıysa %20 Her liseyi bitiren on gençten sadece ikis! üniversitenin bir bölümüne girebüecek Geri kaianlar "Use meranu." 800 bin kişiden 200 bine yakım üniversiteye şu ya da bu biçimde girebilecek, 600 binden fazlası "liseyi bitirmis" olarak kalacak. Giderek büyüyen soru, bu gençler ne yapacak sorusuduT. Bugün iyi bir iş arayan insasdan beklenen nitelikler "yüksek eğitimii olmak, bir dili iyi biimek (ikinci dü tercih nedenidir), bU^sayar kuUanmayı biimek" durumuna gelmişken, ustelık de her yü bu niteüklere venileri eklenirken, "yseyi Wtirmiş genç" kendi geleceğinden ne umabilir? Geçnüş on yıllarda "liseyi bitirmek" kendi başma bir nitelikti, iş bulmada anahtar görevini yapıyordu, ama o günler çok geride kaldı. Artık "ne iş olsa yapanm" diyen insana veriiecek iş yok denecek kadar az. Her yerde "ben şu işi iyi yapanm" diyen insana is bulunuyor. Böyİe bir ortamda "liseyi bitirmiş olmak" bir avantaj değil, dezavantaj. Çözülmesi gereken büyük sorun bu. Milli Eğitim Bakanhğı'nın yeni projesi olan LİMME projesi (lise mezunlannı meslek sahibi yapma) henüz başlarda. Ama düşunülecek konu, bu gençlerimizi böyle bir mesleğin sahibi yapmak için liseyi bitirmelerinin neden beklendiğıdir. Kişüik sahibi özerk, geleceğiyakalayaeak bilgi ve beceriye sahip insanktr yerine, 'adam edilmiş' gençler yetiştiriliyor /îseyı bitirmiş olmak avantaj mıi "Ne için okttduğttnm dogruşu tam oiarak biimiyonım. Amacun, tıerkesin amaeı gibi okulu bitirmek. Biri bltiyor, sonrukine başhyorsun, o bitince de sonrakine, ögrf ndlkkrim bana amaç gibi gelmiyor. Amaç dipioma atmak. Çunku işe girerken dipioma aranıyor. tyi bir işe girmek istersen iyi bir dipioma gerekli. O da yeterli mi büemem, çünkii tanıdık, arka, torpil de çok işe yarıyor herhalde..." Hakan 17 yaşında, resmı bır lıseye gidiyor. Artık yüksek öğreıumi düşünmeye başlamış. Üniversiteye girmek, önlerindeki en btiyük engel gibi görilnüyor: "İstediğin yere girmek çok zor. Artık nereyi tutturursak..!' Uçuk bır soru soruyorum: "İstediğin yere girmek elinde olsaydı nereyi ısterdm?" Hakan inanmaz bir bakışla yüzüme bakıyor, gülüyor: "Boğaz'ıçı'nı ısterdım. ÎTÜ (İstanbul Teknık Ümversitesi), ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) de olurdu ama elımde renci ı olsaydı Boğa/ıçı'nı ısterdim.,:' y Eğitlmin bir amaç olarak görülmesi, disiptinin de tek başma bir yaşam tarzı haiine gelmesine yol açıyor. (Fotoğraf: Üğur Gunyüz) bir treni yoia çıkanyoruz. Birbiri ardmdan istasyonlara uğtuyor. Kimikri yan yolda iniyor, çok az kişi de sonuna kadar gidebıhyor. Bütün eğitim bu tren yoluna şartlanmı$. Bütun orta. öğrcnimin amacı, yüksek „ „ . . . . . . , . i i i i b i d l k öğretimin ıyı bır dahna gırecek başanh öğyetıştirmek olmuş. Hayat böyle biçitnlenmış, kımsenitı soru sormaya ne zahangi kurumun söyler mismız? öyie msan ne yapacak? Her söyleneni kabui etmeyecek, belki karşı çıkacak, soracak, tartışacak, kendi kararmı vermeye kalkacak. Öyle msanı bu toplum sstıyor mu? Merak etmeyin bizim konserveleysp paketlediğimiz insanlar içinde rastlantıyîa öyîesi çıkarsa, kaş çatmalar, mımtemeler, uyumsuzsorunlu çocuk damgaları, cezalar hepsi hazrr. Onu öyle bir yola getiririz ki..." "Yani şimdi eğitim?..." "Eğstim adam etmektir işte. Bızde de adam etmek dediğin budur. Biz de kendi kafarraza göre adam ediyorvız demektir. Geri yanı kâğıttan okunan güzel sözler..'.' Bir ortaokul öğretmeninin söylediklerini düşunüyorum: "tlkokul sonlaria, orta bir çocuklarına bakın. Nasıl da girişken, atıigan, katılınra çocufciardtr. Orta soniara doğru baktığınuda bu çocuklann durgunlaştıgını görürsünüz. Liselerde çoğu sessiz, katılımsız, durgundurlar, Sanki bu çocukiara durduntcu bir şej ler yapılıyor. Bunu da bizJer yapıyoruz, oğretmenler, okullar, okul idareleri jaai..." Çağdaş düşüncelı bir lise müdürüne bunu soruyorum. yanıthyor: "Doğrudur. Çocukiara özdenetim ka man, nasü yapmass gerektiğini bilen oğrenzandırmak gerekli, biz bunu yapacağımıza ci" olduğunu düşünüyor muyuz? onlan kendimiz denetKyoruz. Özgüvenlerini Duşunüîecek ne çok şey var, düşünen nikazandırmamız gerekli, onun için de ken ce az insan... düerinın karar vermesıni, kendi kararları. t nı uygulamasım sağlamanuz gerekli. Oysa , E » l t l m b l T *m$ I n s a n hayatmm anlam biz kendi kararlanmıza bağımU kılmayı öğ m**™™**, çahşması, yaşaması, tnutlu olretiyoruz. Neden mi? Nedenleri çok, her a s l l<*m b""araç, Bu amaçlan bulanık suşeyden önce biz böyle öğrenmişız, böyie ye y üar e««»«Pde eğıtimı amaç olmaya dönuşt n SİS tişmîşiz, sonra da kolayımıza geliyor. ^^^ istediği yeri büen, buraya va« ., , . , ^ , , ... ran genç sayısı çok az. Geri yani, boşlukta Ögrencıler e tek tek uğraşmak gerekli, ta b ı r a k l l r o l Ş ı e l i n e g e ç e n d a i a t u t u n m a y a ç a . mmak gerekh, yapılarma göre davranmak h ilyonlarca genç insan. m gerekh bütün bunlar bızım koşuUanmız Ş i r n d i l e r d e duşunüien, bütun Hseyi bitirda ımkansızlaşıyor. Srz yapsanız aıle destek n e l e r e unive^ede okuma olanagi projeakmıyor. Bınnın yapt.gmı ötek! bozuyor. s i i t i r i l e n î l a r m d a h a d a m m s ı s m â s a G Z C d e , 5 f h 5 m a ^ l a z ı m . anlatmak lazım, b ^ b i r s o n u ç v e r w e yecektir. Bugün liseuğraşmak lazım. Bıze emanet edı en çocuk ^ b i t i r e n , e r d u ş e c e k l e r , bu kez de onlann lara karşı sorumluluğumuz varT sorununa çözum aranacaktır. Önemli olan tnsan yetiştiriyoruz, ama "insan kişttiği" eğitimçalışmaiş zincirini ulkenin gerçekni nasıl örselediğimizi düşünüyor muyuz? lerine uygun biçimde krurabilmek, eğitimı "bilgi yüklemek"le "bUgiyi özumlenmiş insanlann başınm belası değil, geleceğin gükultüre donaştıirmek" arasmdaki farkı dü venasi yapabilmektir. Bunu sağlamayan şünüyor muyuz? Ceza ile eşdeğer küdığı hiçbir öniem, doğru bir geleceğin kuruirnamız "disiphn"ın, gerçekte bir yaşama bıçı sına yardımcı olamayacaktır. mini Öğretmek olduğunu düşünüyor muyttz? "Disipünli öğrenci"nin muma çevrü YARIK: GENÇLtK GELECEKTES miş öğrenci olmadığmı, tersine "neyi ne za USIUTLU HHJ77.. "Orada daha öğrenciyken firmalar ge sorarsanız herkes, "kişıhk sahibi, özerk, üp iş teklif ediyorlarmış. Yüksek ücretlî iyi kendi karannı verebilen, geieceği yakalayaişler. Ama oraya buralardan gırilmez ki..;' cak bilgi ve beceriye sahip insan ' yetiştirmek"ten söz ediyor?.!' "Nasıi buralar?" "İyi ya Turgut Bey, doğru bir eğitim "Resmi iiseler yani. Yabancı dil gereklı. İyi bır yabancı dılsn olacak, hatta iki di smact degil mi?" "Evet doğru, Ama döşediğimiz raylar tin olacak. Az öğrenciii sınıflar olacak, iyi treni oraya götürmüyor kı?." eğitim alacaksın. Buralarda olmaz..;' "Nereye goturnyor?" Ttargut Bey, deneyımli bır eğıtımcı. "NaBu kez Turgut Bey gülüyor. sıl ve ne için egitim?" sorumu yanıtlıyor: "Bizim fren insanian depoya götürü "Asıl problem de burada. Eğitimin fel yor. Meslekier deposuna. Orada da ayırısefesı ne? En az düşünülen de bu. Eğıtım yoruz, paketliyoruz, yürüyen bandm üstüinsan yetıştırme sanatıdır diyoruz ama "na ne koyuyoruz. Yaliah dışanya. Bitti gitti. Yesıl bir insan?" diye sormak gerekir. Nasıl nileri gelsin. Yaptığımız bu!' bir insan, neresi için insan, hangi gelecek "Peki ne oluyor o 'kişilik sambi, keniçin tnsan? Bunları sormamız gerekır. Eği di karannı verebilen..." falan insan?" timin felsefesınde bır daralma görüyorum. "Yapmaym şimdi. Kim istiyor öyle inSanki raylan önceden döşenmiş, yolu belli sanı? Öyle insana kimin tahammülü var, Kürt sorunu ancak demokrasiyle çözülür 13 GENCAY ŞAYLAN Saym Sİrmen, siz katılıyor musunuz? ALİ SİRMEN Tank Ziya Ekinci Bey'e tamamen katıhyorum. Bu bir demokrasi sorunudur. Kürtlerin bağımsızhk talepleri dahil her şeyi açıkça tartışabilmeniz gerek. Insanlar bugün köşeye sıkıştınlmışlar, soru sormakta güçlük çekiyorlar. örneğin PKK cinayetlerini herhangi bir yasa korkusu olmaksızuı hepimiz açıkça tartışahm ve eğer öyle düşünmüyorsak açıkça kınayabilelim. özgür tartışma çok önemli, ama burada bir noktaya dikkat etmek gerekiyor. Eğer konuyu, sorunları soven bir biçimde tartışacaksak tartışmalar sonuçsuz ve anlamsız bir noktaya gidecektir. Önyargısız ve karşılıkh saygı içinde her şeyi tartışmak gerekmektedir. Bulgaristan ve Batı Irakya bence talihsiz bir örnek oldu. Bir kere Türkiye ile Yunanistan ve Bulgaristan arasmda oradaki Türk azınhkların haklan ileilgili anlaşmalar var. işin hukuki yanım bir tarafa bırakahm ama Türkiye'de insanlann istedikleri gibi konuşmalan, anadillerini kullanabilmeleri, çocuklanna istedikleri adları koyabilmeleri için çok tepki gösterıldi. Hiçbir tepki gösterilmedi diye daha baştan aynmcı bir tutum benimsenmiş oluyor. Ben bir yazı yazmış ve siyasi partiler içinde etnık kökenlilerin kendi oranlarmdan daha fazla nık kökenlilerin kendi oranlarmdan daha fazla Açıkoturuma katılanlar, aynmahğa karşı açık tartışma ortamını ve insan haklanna saygdı üniîer devlet anlayışını savunuyorlar AÇffiOTURUM: KÜRT SORUNU VE KUZEYIRAKT4Kİ GÖÇ Katüaıüar: Coşkun Kırca (Emekli Büyükelçi, Milliyet Gazetesi Yazan), Taha Akyol (Tercüman Gazetesi Yazan), Tank Ziya Ekinci (Eski TBMM Üyesi), Burhan Oğuz (Yüksek Mühendis, Etnoloji Uzmanı), Aü Sirmen (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı). Yöneten: Gencay Şaylan Sirmen Üniîer devlet altında, demokrasiyi sindirmiş, geri kalmış bölgeleri gözeten bir sistem ile sorunlann çözülebilecegi açıktır. Kürt kökenli bir insana etnik kimîiği nedeni ile yapılan davramşları hepimiz kınamaya hazır olmalıyız. Ama Kürt kökenli olmak da bazı şoven davramşları haklı kılmamahdır. açıkhk ve önyargı obnaksızm yaklaşmak çözüme giden yol olarak düşünülmelidir. örneğin yöre insanian devlet teröründen şikâyet etmektedirler, ama aynı zamanda yöre milletveküleri terör örgütlerinin yaptıklarını da açıkça kamuoyunda kmayamamaktadırlar. Hem terör örgütlerinin eylemlerini kınayacak cesareti gösterememek hem de demokrasiden yana olmak olanakh değüdir. Üniter devlet altında, insan haklanna tam saygıh, demokrasiyi sindirmiş, geri kalmış bölgeleri gözeten bir sistem ile sorunlann çözülebilecegi açıktır. Kürt kökenli bir insana, etnik kimliği nedeni ile yapılan davramşları hepimiz kınamaya hazrr olmahyız. Ama Kürt kökenli olmak bazı şoven davramşları da haklı kılmamahdır. GENCAY ŞAYLAN Saym Oğuz, son söz sizin. Siz bu sorunlar ile ilgili olarak neler soyleyeceksiniz? BURHAN OGUZ Anadolu'nun Türkleşmesi ilginç bir süreçtir. 11. yüzyılda başlayıp 13. yüzyıla kadar geçen dönem içinde Türkler Asya'dan Anadolu'ya geliyorlar. Tarihçilerin yaptıkları hesaplara göre bu dönem içinde gelenlerin sayüan 800 binle 1.3 milyon atasında. Zaten daha büyük ve kitlesel bir göç o zamanın koşullan içinde pek mümkün değil. Anadolu'nun o tarihteki nüfusu ise 8 ile 14 milyon arası tahmin ediliyor. Demek Asya ağırlığı hepimiz için etnik olarak yüzde onlar civarında. Gerisi eski Anadolu halklanndan geliyor. Ancak gelenler belirleyici faktör olmuş, dilini, dinini yerleştirmiş; bildiğimiz Türkleşme, tslarnlaşma olgusu ortaya çıkrmştır. Türkiye'de Kürt yoktur lafı büyük bir saçmadır, Kurtler Anadolu'nun en eski oturanlanndandır. Ama ihmal edihnişlik konusu ile ilgili bir noktayı tartışmak istiyorum. Doğu Anadolu'da Kürtlerle beraber Ermeniler de vardı. Şu ya da bu nedenlerle Ermeniler daha ileri bir toplum, Kişisel düşmanlık isyana yol açü ALPAY KABACALI Eruh ilçesi jandarma komutanı teğmen Ziya, Lodi bucağ na bağlı Tilmişar Köyü'nden Jilyan aşireti reisi Resul'e ötede beri düşman... Eruh'ta kaymakam vekili olarak görev yapa jandarma yuzbaşısı Galip'i kandınyor; Resul'le ilgili ihbarl; n öne sürüp Resul, kardeşi Akit ve bazı kişiler için tutuklam emri çıkartıyor. Ve aynı anda dört köyde arama yaptınyor, eviı de herhangi bir şey bulunmayan Resul'ü tutuklatıyor. Karde Akit'in bulunduğu Goveşil Köyü'nde arama yapıhrken şidd gösteriliyor. Bunun uzerine Akit'le kimi köylüler ateş açıyc lar. Bir onbaşı, dört jandarma eri şehit oluyor... Teğmen 2 ya, Resul'ü götürurken Tilmişarlılar da silaha davranıyorli Bu çarpışma sırasında da bir er öluyor. Resul kaçıyor... 22 Mayıs 1929 günü patlak veren Asi Resul Ayaklanma nın görünürdeki nedeni bu... Çeşitli yerlerde sürup giden çarpışmalann ardından 2.1 men, 17 temmuzda, küçük grüplar halinde dağıhmş olan ays lanmacılann çok sayıda müfrezeyle izlenmesi, silah toplaı işinin sürdürulmesi, şüpheli yerlere baskın yapımıası için y bir harekât planı hazırladı. Sonraki günlerde mufrezeler, "A lerin ilişkisi bulunan köylerde silah aramalan yaparak bir hî şaki ve bir o kadar da kadın ve çocuktan ibaret ailelerini kalamışlar, hayvanlanm müsadere etmiş ve evlerini yakn lardır. Resul'ü yakalamak için sarf edilen gayretler genelü boşa çıkmış ve birlikler silah arama ve takip görevlerini y mak suretiyle emredilen yere dönmüşlerdü' (R.Halh, t s.259). Harekâta 3 ağustosta son verildi. Iranlı aşiret reisi Şeyh Abdülkadir'e, yasalara bağlı kaln koşuluyla, smırlanmızdan girip yazın Aladağ'da ve başka lerde yaylama, kışın da hükümetçe tahsis edilen örtülü ve K kapanı'nda kışlama izni verilmiş. Bu, Kofanh ve Sakanh retlerini birbirlerine düşürmek, bundan yararlanmak am na dayanan bir izin... Ama şeyh, birçok vaatler karşıhğı sahip olduğu arazide c makla, Ağnhlarla ve Iran'daki aşiretlerle ilişkide bulunm birlikte, kendisinden beklenenleri yapmıyor. Üstelik, başka retlere fenalıklan (?) da dokunuyor. Bu "fenahklar, bugun sadece faaliyet sahasmda görülen Sakanlılar aleyhine biı yecan yaratmış ve oldukça silah mevcuduna sahip Kotanl la Keskuileri birleştirmişti. Bu birleşmeler ve yapılan pr gandalar Abdulkadir'in nüfuzunu günden güne azaltmaya lamıştıî' (R.Hallı, agy). Karaköse Takip Komutanlığı şeyhin tepelenmesini gerek rerek Birinci Genel Müfettişlik'e başvurdu. Kotanhlar ve kuilileçle Sakanlılar arasmdaki soğukluğun büsbütün aı ornıası dolayısıyla, şeyhe karşı girişilecek harekette bu ik retten önemli ölçüde yararlanılabileceğini de bildirdi. Yaruu 1930Çıükjuıtıhyd KURTLER • •' fttfn? Türkive'de Kürt voktlir lafi bİİVİlk bîr Vg>™ 1 UrKiye Qe I^Un VOKlUr îail OUVUK D\l g y ^ SaçmaulîKurtler AnaüOİU nUIl ağırhğa sahip olduklannı söz konusu ederek bu S a ç m a u l î . K u r t l e r A n a ü O İ U nUIl en eSkl sağukh bi şey oimadığmıii sürmüştüm. ott u r a nl l a r ı n d a n d ıAr . A mö ö nle m lii o l a n n o k t a a ğikh bir i d ğ iien d d verdikieri söyienip benun karş, çık.şım T ü r k l e r ile K ü r t l e r a r a s m d a k i k a y n a s m a d ı r . i. o zaman biz demokrasi savaşımmdan Y a v u z S u l t a n S e l ı m m güvenlık gerekçesıyle içeridcyken Saym Kamuran inan'm Avrupa'da ui b ö l g e y e yerleştirdiği T ü r k m e n aşiretleri d e ı Tr • ıi • * •% j * T\ ı W % ı • 7 a m 3 T i ı a K i i T t ı e ç m i i l ^ r n i r R ı ı floffsl n i r *<<*ı**cwııc* ı v ı u n ^ ı j ı ı ı ı ^ ı v ı v t u . u u , v*\~/g,w.ı u u SÜreÇtîr. ke ülke dolasiD bizim ıceride olmamızın nasıl i ı . u. I J ir ıT haklı bır şey olduğunu anlatmasını anunsamıştım. Bu tartışmayı önyargısız yapmahyu. Kürtlerin hepsinin demokrasi mücadelesi verdiklerini bütün Türklerin de şoven olduklanm söyleyerek anlamh ve tutarh bir tartışmayı sürdürmek mümkün olmaz. GENCAY ŞAYLAN Sayın Sirmen, sirce Türkiye'de belli bir aynm var mı, bu aynmı hangi tttr göstergelerle lartışabiliriz? Doğu'nun ve Guneydogu'nun geri kalmasını etnik nedene baglamak ne ölçüde mümkün? ALİ StBMEN Büiyoruz, milliyetçilik en genel olarak iki boyutlu olabiliyor. Bunlardan biri ırkçı milliyetçilik anlayışıdır, milliyetçilik anlaj yışını bir ırk ya da kavim üzerine oturtur. tkintif ise Renana anlayışıdır. Bir insan kendini o cisi milliyetçilik olarak da tammlanabilen subjekmilletın parçası sayarsa milli bağlantı kurulmuş olur. Yani bir Ulkeye vatandaşlık bagı ile baglı olmak ve bunu kabullenmek bu tür milliyetçilik anlayışının temelini oluşturur. Şimdi Türkiye'ye baktığımız zaman Istanbulda bir KtirtTürk aynmı görebiliyor muyuz.? Türkiye'dekı yüksek hâkımlerin çoğunun Kürt kökenli olması ile ayrımcıhk tezlerini nasıl bağdaştırabihrız? Taha Akyol Bey'in verdiğı rakamlar ilginç; görulüyor ki buradan oraya da kaynak transferi yapılıyor. Ama orada biriken sermaye de Batı'ya geliyor. Bu bir ekonomi kuralı, yani sermaye akışının kendi bir ekonomik mantıgı var. Buna karşı devlet zorla kaynak aktarsın Kırca Türkiye'de herkesin kendisini Türk mİlletİ İÇİnde gÖrmeSİ g e r e k . T ü r k deVİetl h a t a ile Türkler çahşılmalıdır. Ancak terörŞörgütlerinin, a k lÇin mayız. Bir önemli nokta da KurtlerDemin Taha arasmdaki karşıhkh kaynasmadır. ğ1 t a i m ay a Z O r l a m Ş y Bey de değindiler, Yavuz Sultan Selim, güvenlik msanlan b l b b l ğ t yaygın terörluyguladiKİarı da gözdenluzak yp yp dl mi / blbet yaptl Ve bunlar teşhir edılmelidir, bunlann önlenmesine 7 n T^II . A. i i A. *. • n»™«™ bjrakmış. Buna karşı yörede Kürt mimiş gözüküyor. Demek oluyor ki daha ileri gittında yaşayan iki topluluktan biri her şeyi, bölgenin geriliğini sadece devletin ihmali olarak alayaşayan iki şey yok. Yanı aynı koşullar almansı olarak bır topluluktan biri daha ileri git tutulmamalıdır. dendiği zaman da bir çelişki cıkıvor. aynmcüık başlarsa, Türkiye'de özerk bölgeler ortaya çıkarsa, yani adam ödediği verginintstanbul'daki, tzmir'deki kendi bölgesinde harcanmasım talep edebilecektir. Sonra özerklik kime veriiecek, Kürtlere mi yoksa belli bölgeye mi? Eğer belli bölgeye verüecekse Batı'da oturan Kurtler kendi doğduklan yerlere mi döndurülecek? Soruna.KürtTürk aynmı ile yaklaşınca çözütn bulmak hiç kolay gözükmüyor. Aslında özgürce tartışılsın, hatta bütün haklar sağlansm, gazete de çıkarüsın, Kurtçe kitap da yayımlansm yine kolay kolay çözume ulaşılamayacaktır. Şovenizm etkisini sürdürdükçe çözümsüzlük sürecektir. Değinmek istediğim bir nokta da bölgede feodal yapı kalıntılarının hâlâ sürmesidir. Aşiret kavgası olur, savcı olayı, ileri gelenlerden bilgilenerek çözmeye çahşır, Ziraat Bankası Müdürü kime ne kadar kredi verileceğini de aynı kişilerle beraberce kararlaşunr. Feodal yapı, banka müdürünün ya da savcının kendi başına karar vermesini engeller, engellemeye çalışır. Ama aynlma ya da özerklik bu sıkıntılann aşılmasını sağlamayacaktır. Pakistan'ın din esası üzerinde ayntaıası Pakistan halkına daha fazla özgürlük getirmemiştir; hatta Pakistan, Hindistan'dan çok daha baskıcı bir ülke otaıuştur. Birliğini bile koruyamamış, Bangladeş aynlmtştır. Feodal özellikler taşıyan bir yöre aynldığı zaman daha Özgürlükçü bir düzene kavuşamamaktadır. Ulusal üniter devlet, demokrasi ve Kürt talepleri pekâlâ bağdaşabilir. Bunun için Kürt kimliğinden korkraamak gerekmektedir. Sorunlara BİTTİ gerekçesi ile bölgeye çok sayıda Türkmen aşireti yerleştirmiş. Sonra, zaman içinde bunlann önemli kısmı Kürtleşmişlerdir. Bu, doğal bir süreçtir. Ben de sıkmtmın büyük ölçüde ekonomik geri kalmışlıktan kaynaklandığı görüşüne katıhyorum. COŞKUN KIRCA Bir şey eklemek istiyorum. Evet tskoçlar İskoçum diyor, Galliler Galliyim diyor ama hepsi aynca "ben Britanyalryım" da diyor. Bu, milli benlik sorunudur. Turkıye*de de tamamen Renana anlayışa dayalı bir Türk milletinin ounası lazım; herkesin kendisini Türk milleti içinde görmesi gerek. TUrk devleti hata yapmadı mı? Elbet yaptı ve bunlar teşhir edilmelidir, önlenmesine çalışıLmalıdır. Ancak terör örgütlerinin insanian belli bir birliği taşımaya zorlamak için yaygın terör uyguladıklan da gözden uzak tutulmamalıdır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog