Bugünden 1930'a 5,415,729 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/12 PAZAR KONUĞU 26 MAYIS 199 BÜYÜKELÇİYENİDIŞİŞLERİBAKANLIĞ1MÜSTEŞARIÖZDEMSANBERK Türkiye'nin Avrupa Topluluğu'na tam üyelik için başvurmasından bu yana. tam dört yıl geçti. Bu geçen zaman içerisinde ATTürkiye ilişkileri çeşitli aşamalardan geçti. Toplulukla ilişkiler bugün ne durumda? Bilançoda bizim için pozitif yan mı ağır basıyor negatif yan mı? Brüksel muhabirimiz Sabetay Varol, Türkiye'nin AT nezdîndeki daimi delegeliğinden Dışişleri Bakanhğı Müsteşahğı'na atanan özdem Sanberk'le, AT'nin Türkiye'yebakışını ve ilişkilerin yarmını konuştu. Avrupahhk ATnin tekelinde değil PAZAR KONUĞU 21 zakere aşağı yukarı altıncı yıhna girdi. Sorunlar hâlâ halledilemedi ve her bir ETFA ülkesinde aynı duygu hâkim. Türkiye olarak, AT ile önemli sorunlanrmz var. Biz Türkiye olarak, (bu arada biraz da Avropa) tüm ilişkileri bu sorunlar prizmasmdan görme eğilimine girdik, Haîbuki yapslacak iş bizi ayıran değil birieştiren konulan iyi teşhis etmek. Aramızdaki ilişkiden kazanacağırmz ya da kaybedeceğimiz şeyler o kadar önemli ki, sadece sorunlan ön plana çıkarsak bir yere gitmemize imkân yok. Ben çifte standart, iki yüziültik değerlendirmelerini kabul etmiyorum. O biraz da kendi kendimize yarattığımız bir şey.. ce ttalyan Dışişleri Bakanı ve o zamanın dönem başkanı De Michelis Türkiye'ye gelmişti, arahkta komisyon üyesi Abel Matutes geldi. Son zamanlarda Alman Dışişleri Bakanı Genscher de geldi. Dikkat ederseniz, Avrupa Topluluğu'yla parlak sayılacak bir temas yok. Ne zamandır yapılacağı söylenen, 'Troika' ile Türkiye toplantısı hâlâ yapılamadı. Bunun sebepleri ne, bilmiyorum. Temas eksikliği nedeniyle karşıhkh büyük değerlendirme hatalarına düşülüyor. Biz topluluğu bir devlet olarak görüyoruz. Halbuki topluluk bir devlet değil, aslında devlet olma çabasında bir ittifak. Bilhassa kamuoylan düzeyinde onlar da bizi, Avrupa'da tam olarak nereye oturtacaklannı bilemiyorlar. Çünkü Türkiye Avusturya gibi, Isviçre gibi Avrupa'mn tam kalbinde yer almıyor. Bu özellik bir yandan bize zorluk yaratıyor. Tabii bu aynı zamanda bir zenginlik. Çünkü böyle bir yerde olmamız hasebiyîe çok boyutlu imkâniara sahibiz. Ama 'Türkiye gerçekten Avrupa1 ya katıimsk istiyor mu' sorusuna Avrupahiar tam cevap veremiyorlar, Biz ve onlar, daha fazla temas imkânı bulabilsek farkh olur. SOYLEŞ1 SABETAY VABOL Yeni göreviniz gereği hariciye bürokrasisi ile yönetim arasmda tam kesişme noktasında olacaksımz? İki kurum arasmda uyumun çok daha iyi olması için ne yapmayı düşüniiyorsunuz? rüyle kota antlaşmalan yapıhyor ve ihracaümız böylece devam ediyor. Bu ortaklık antlaşmasına aykın bir uygulama. Böyle olmakla beraber Türkiye bugün tekstilde, topluluk dışı ülkeler arasmda, AT'nin birinci tedarikçisi durumuna gehniştir. Biz ortaklık antlaşmalarımızın eksik işleyişini düzeltmek amacıyla bazı tedbirler aldık. Bunlann başında antlaşmalarımızın yeniden canlandınlması yönünde adımlar atmak geliyor. Konunun hukuki olarak Lüksemburg Adalet Divanı'nda ele ahnması meselesi bizim menfaatimize uygun olur mu, bunun imkânı var mı? Bir mesele yalnız hukuki boyutuyla incelenemez. Politik olarak da düşünmek lazım. Belki söylediğiniz şey tartışılabilir. tKKKKMKörfez krizinde izlenen politika nedeniyle Avrupa'ya daha çok yaklaşabileceğimiz, bazı kapıların çok daha kolay açılacağı söylendL Bu tabii yanlış bir değerlendirme. Böyle bir şey olamaz. Avrupa Ibpluîuğu'na kattlmak o kadar karmaşık bir oiaydır ki? Türkiye'nin Körfez krizindeki tutumu, 1923'ten beri uyguiadığı politikalardaki uyumluluğu, tutarîihğı göstermiştir. Yani Türkiye daima çoğulcu demokrasilerin yanmda yer aldı. Ama bu, şu demek değüdir; biz tam üyelik müracaatımızla bizi çevrekyen ülkelere ters bir şey yapmış değihz. Bu poiitikalar zaten birbiılerinin alternatifi değil. Türkiye kendi coğrafyasınm poiitikasını uygular. Türkiye'nin büyük menfaatleri kendi komşu ülkeîeriyle olan ilişkilerinin geliştirilmesine bağhdır. Bugün tspanya Avrupa Topluluğu'na katıldı diye Güney Amerika ile ilişkilerini ikinci plana atmış değil ki. Bilakis onlara daha çok yardımcı olabiliyor. Güçlü bir Avrupa'ya üye olan güçlü bir Türkiye, (güçltt derken yayılmacı anlamında demiyorum) komşu ülkelere o kadar büyük olanaklar sağlayabilir ki, o böîgenin sosyopolîtik ve ekonomik kaîkınmasında, Türkiye, şu anda oynadığı rolden çok önemli roller oynayabilir. Bçn bir uyumsuzhık olduğunu kabul etmiyorum. Basmırmzda öyle haberter çıktığı doğrudur. Ne derece gerçeği yansmyor, benim görüsüme göre tartışmah bir konu.. Bence hariciye bürokrasisinde yapılacak en büyük yenilik şu; Türk dış poiitikasım, hem kamuoyuna hem de Türkiye Böyük Millet Medisi'ne çok daha açık biçimde anlatabümek. örneğin AT Türkiye Karraa Parlamento Komisyonu ttyeleri Avrupah parlamenterlerle M B B M Türkiye'nin tam üyelik başvurusunun üzerinden dört yıl geçti. Başvuru dört yıl içinkarşılaştıklan vakit, Avrupah parlamanterîer büyük bir avantaja sahipler. Türkiye'mn ne dü de çeşitli aşamalardan geçti, cevaplar verildî. şündüğünü bizden değil Türk parlamenterler Konuya topyekun bir yaklaşımla baküdığmda bilançoda pozitif yan mı ağır basıyor negatif den öğreniyorlar. Bu arada, nassl bizîe Avrupa arasmda bir di yan rtu? yalog eksikliği varsa, bu diyaiog Türkiye'de de Siz gazeteci olarak bu soruyu sormakta çok iyi yürUmüyor. Hem siyasi partiier düzehakhsmız ama dünyada en zor şey uluslararayinde, hem kamuoyu düzeyinde. Zannediyorum ki bundan sonra belki gerek basınia ge sı ilişküere siyahbeyaz cevap vermektir. Tabirek siyasi partiîerimizle, gerek TBMM ile ge atıyla pozitif yanı ağır basıyor demek çok zor. rekse bütün bürokrasiyle ortak paydalann ne Çünkü bizim hedefîediğimiz sonuçlara ulaşıller olduğunu daha iyi teşhis edebilmemiz lazım. mış gibi bir durum ortada yok. Biz tam üyelik Tütkiye*nin dış poliiikasmda 1923'ten bu ya için müracaat ettik. Fakat aynı zamanda başna temeîde hiçbir değişiklik olmamıştır. Ama tan bu yolun ince ve uzun bir yol olduğunu da dünya değişiyor. Dünya değiştikçe bazı deği söyledik. şikliklcri, uyumları yerine getirmek durumunBelki biraz daha açmak lazım. AT'ye katıldayız. Bunun da çok iyi anlatılması lazım. Tek mak bir memleketin tek tarafiı olarak alacağı çaresi açıkhk ve transparanstır (saydamhk). tedbirlerin sonucu ulaşılacak bir hedeftir. Bizim Avrupa Tophıluğu'na kaülmamız için top• • • • İ S O R zamanlarda Türkiye'de, Avrupa^ luluk kendi kaidelerini değiştirmez. Hiçbir ülnın tiikemıze karşı çıfte standart uygufadığına, keye de bunu yapmadı. Bir memleketin topluiki yüziü bir biçimde davrandtğma dair inanç luk içine girmesi için, topluluğun yalnız ekogiderek yaygınlaşıyor. Siz Avrupa nezdinde nomik bakımdan değil, başka birçok konuTürkiye'yi en üst düzeyde ytllarca temsil etmiş larda da Roma Antlaşması'nda yazıh ve yazıh bir kişi olarak bu konudaki izleniminizi birkaç olmayan standartlarma uygun olması gerek. Şimdi bu üç senede olacak bir iş değil. Biz cümlede Özetleyebilir misiniz? topluluğa dedik ki, 'Biz bu önlemleri topluluk Tabii, Türkiye'de, hak ettiğinden mahrum la işbirliği halinde ve beili bir program dahiedümişlik yönünde şiddetli bir duygu var. Bu linde alalım. Aramızdaki belirsiziik ortamınduygu ilk baktşta bize özgü gözükmekle bir dan kurtutalım. Bunun için de müzakereleri tikte, Avrupa Tbpluluğu'mın diğer ülfcderle ve acatun.' Bu isteğimize karşıhk vermediler. Bizkendi içindeki münasebetlerinde, aynı duygu den doğan sebepleri var, bizden doğmayan senun hâkim olduğu görülür. Mesela şimdi Av bepleri var. rupa Topluluğu, EFTA (Avrupa Serbest Mübadele Birliği) ile tek ve büyük bir Avrupa pa WKKKRM Bizim haklı olduğutnuza inandığımız zannı yaratmak için müzakere halinde. Bu mü ama Avrupalılann bir tiirlü kabul etmediği şey 'ki dahayoğun temas fırsatlarını bilinçli olarak yaratmak mümkün değil mi? Bunu yaratmanm yoîu şu: Aramızda ahdi hükümîer var. Bunlann yoluna konması gerekiyor. Yani ortakhk antlaşmasmm canlandınlmasj gerekiyor. Bu anlaşmada kurumsal aygıtlar yer alıyor. Ortaklık konseyi, karma parîamento komisyonu vs onlar içinden yaltuz KPK işliyor. Ortakhk anlaşmalarını tam olarak işletebildiğimiz takdirde bu diyalog müesseselerinin hepsi tam oiarak çahşacak. Siyasi diyalog kurulacak. Ekonomik olarak bazı güçlükîer var. Antidamping, antisubvansîyon konuları. Sıra onlara da geîecek. Fakat bu ilişki kurulamıyor. Ö Z D E S A NBER K Büytikelçi özdem Sanberk yeni atandığı Dışışlerı Bakanlığı Müsteşarlığı görevinı devralmaya hazırlamyor. Halen Türkiye'nin Avrupa Topluluğu nezdindeki daimi delegeliğı görevinin son haftalarını tamamlamakta olan Büyükelçi Sanberk, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakultesi mezunu. 1963 yılında Dışişleri Bakanhğı'na giren Sanberk, 198085 yılları arasmda Paris'te önce OECD daha sonra da UNESCO nezdindeki Türk daimi delegasyonlannda, daimi delege yardımatığı yaptı. 1985'te Dışişleri Bakanhğı Ekonomik İşler Daîre Başkan Yardıması olan özdem Sanberk, Atom Enerjisi Komisyonu üyeliği de yaptı. 198587 arasmda Başbakan özal'ın dış politika konularmda özel danışmanlığım yapan özdem Sanberk, 1987'de Türkiye'nin Avrupa Topluluğu nezdindeki daimi delegeliğine atandt. Büyükelçi Sanberk, 1987'den bu yana görevini stirdtirüyordu. ler var. Sizce Batıltların Türkiye ile iigili olarak kavramakta en çok güçlük çektiği noktalar hangileri? ~ tki tarafıri" konuya getirdiği yorumlar farkh. Ne biz AT'nin ne olduğunu tam olarak anlayabilmişiz, ne de onlar Türkiye'nin Avrupahhk özelliğini, Avrupa politikasım kavrayabilmişîer. Bunun da sebebi, ararmzdaki diyaiog eksikliğidir. Körfez savaşının çtkışmdan ön SEMİLER'DEN PERDE ARKASI BORSAYA HAYAT ÖPÜCÜGÖ • Faizlere fren ve özelleştirmelerle devletten borsaya hayat öpücügü. • Yukselis geçıcı mi, kalıcı mı, uzmanlar ne diyor7.. SUBAY MAAŞLARINDA SANCI. • Polemık konusu olan subay maasları ne kadar' • Devlet subayını eğıtmek için ne harcıyor.çalıstırınca ne öduyor?.. YATIRIMCILAR DİKKAT!.. • Döktaş, Kelebek Mobılya, Ünye Çimento, Eczacıbaşı Yatırım, Tuborg ve Pınar Su yatırımcılarına özel notlar bilgiler... • Dövizde neler oluyor, ne yâpmalı? • Falzler; düşüş geçici mi? "PRENS" BİR DÖNEMİN BİÜNMEYEN YÖNLERİNİ ANLATTI WKBmT(lrkiye'de şöyle bir duygu yayılmaya başladı; bizim ortakhk antlaşmasından gelen hukuksal haklanmız var. Sadece işçi dolaymyla iigili değil, başka alanlarda da var. Biz bunlara gereken yerlerde yeter'nce sahip çıkmıyo • • • • • • Birçok komşumuz Türkiye'nin Avruz, örneğin ihracat kotaları meselesi var. Oysa rupahlık ilişkisini değerlendirmek için Türkiortaklık antlaşmasına gö're bu mümkün değil. ye'ye yaklaşmaya çalıştı Sovyet Ermenistan'ı Lüksemburg Adalet Divanı'na gidip, davaabunun son örneği. Ama tek örnek değil. Avdavalı ilişkisine girerek elimize çeşitli kozlar ge rupahhk özelliğimiz gerilerse bu avantajların çirsek istekterimizi daha kolay kabul ettiremez bir bölümünu yitirir miyiz? miyiz? AT'ye katılsak da katılmasak da Türkiye Şunu görmek lazım. Ortakhk antlaşmabölgede şu roiü oynuyor. Biz iyi komşuluk somızm belli başh dört boyutu var. Bir tanesi rumluluğunu yerine getirmekle kendimizi gögümruk birliğiyle ilgiîi ticari hükümîer. îkinrevli görüyoruz. Bu çok yapıcı ve müspet bir cisi serbest dolaşım. Üçüncüsü tarım utünieri yaklaşımdır. îyi komşuluiuk sorumluluğu ne ticareti, dördüncüsü de mali işbirliği buna ek demek? Toprak ya da genişleme talebi olmaolarak parlamentolar arası mıinasebetler de var. dığı gibi, komşu ülkelerle geliştireceğimiz, ekoÇok yeni işlemeye başlayan ıbu sonuncusunu nomik, insani, küitürei konuiardaki işbirliği t saymazsanız, halen sadece bir tek boyutu işlibölgede geniş bir banş alam meydana getirir. yor: Ticari boyutu. O da topal olarak işliyor. Bu hepimizin kalkmmasma yardımcı olur. Neden topal olarak işliyor çünkü antlaşmalaKaradeniz projesinin altında yatan budur. ra aykırı olarak bize kota koyuyorlar. Ama bir politika diğerinin altçrnatifi değil. Ancak iki tarafm da menfaatine uygun olBunlar hep birbirlerini tamamlayıcı politikaduğu şeklinde sunularak, bizim tekstil sektölardır. 1980'li yıllardan beri Türkiye'nin bilhassa ekonomik planda uyguladığı politikamn amacı Türk ekonomisini dünya ekonomisine entegre etmektir. Ne pahasına olursa olsun, her şeye rağmen AT'ye entegre etmek değildir. Onun için biz sanayimizi rekabete açtık. Nitekim bizden 10 yıl sonra aynı politikaları izlemeye Doğu Bloku ülkeleri başladı. Türkiye, bölgesinde istikrar ve ılımhhk rolü oynayan bir ülkedir. Bunu topluluğa katıhrsa daha iyi yapabilir. Ama katılmadan da yapabilir. Topluluğa katıhrsa toplulukla birlikte bu rolü oynar. wmmmmAmerikct'yla stratejik işbirliği konusu bu.belirttiğimiz kontekst içinde nasıl ele alınabilir? Bu soruyu sorduğunuza çok teşekkür ederim. Amerika ile stratejik işbirliği de AT'nin alternatifi değildir. Ben demin şunu söyledim. Türk ekonomisi dünya ekonomisine entegre olma hedefi gütmektedir. Amerika üç büyük ekonomik odaktan bir tanesi. Amerika, Avrupa Topluluğu ve Japonya.. AT dediğimiz zaman bu EFTA ülkelerini, Doğu Avrupa ülkelerini, Türkiye'yi bir kısım Sovyetler Birliği1 ni, Akdeniz bölgesi ve Kuzey Afrika'yı içine alan bir bölgeyi kapsıyor. Amerika ile stratejik işbirliği, Batı'ya ve dünya ekonomisine entegre olmasınm tamamlayıcı faktörüdür. Avrupa ile ilişkilerin alternatifi değildir. Türkiye'de bunun yanlış algılandığmı fark ediyorum. Bunun iyi anlatılması lazım. Biz Avrupa ile Amerika arasında bir stratejik tercih yapmış değiliz. Türkiye, genelde Batı'nın, coğrafiyapısal sebepler dolayısıyla da Avrupa'mn bir parçasıdır. Amerika ile işbirliğini geliştirdiği ölçüde Avrupa ile ekonomik, ticari, savunma ve güvenlik konularmda olan entegrasyonu daha da kolaylaşır. Sonuçta Avrupa 4a günün birinde politik birlik olur da Türkiye de bu birliğin bir parçası olursa, çok daha iyi olur. / "Horzum'un ortağı bazı milletvekilleri vardı, baskılar yoğunlaştı..." / "İhbarlar Kaya Erdem'ı değil, kardeşini ilgilendiriyordu ancak..." / "Turgut Bey ıstifamı kabul etmedi, • kendisine yardımcı olmamı ıstedi, ama..." / "Asil Nadir'in yanlışı şuydu;..." / "lmpexbank ve Derinkök'e gelince..." "HAFTAUK EKONOMI DERGISIf Cennet Klimalı lüks odalar, yüzme havuzları, açık büfeter, spesiyalite restoranları, kuyu barbekü, Türk ve dünya mutfaklarının binbir lezzeti, el sanatı atelyeleri, Club tiyatrosu, disco, bar, tenis, voleybol, okçuluk, futbol, surf, yelken, su kayoğı, dalma, açık satranç alanı, shuffleboard, tiyatro çalışmaları, vücut boyama, yoga, animasyon, dans, Siz de *cennet"ı keşfedın. çılgın gece showları, Seçtiğiniz bir ROBINSON çocuktar için Robini Club CLUB ya da ROBINSON LODGE'da "cennet" gıbı bir programlan, gençlere özel etkinlikler... tatil geçirin... Cennet, antik Side kumsallarında, ROBINSON CLUB PAMFİLYA'da... Ya da Akdeniz çamlarının gızledığı ROBINSON CLUB ÇAMYUVA'da... Belki Fethiye'de, ROBINSON CLUB LYKIA'nın sihirli kaleydoskopunda... Veya "Perıler ve Cüceler Ulkesrnın tılsımlı yaylalarındaki KAPADOKYA ROBINSON LODGE'da... ROBI NSON CLUB Ve Robinsonat'larl Özgür doğada, serüven ruhunu yaşatan özel geziler. Safari, Kuş Cenneti, antik koylar, Toroslar, çevre turları... AYDIN SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NDEN Esas No: 1991/333 Karar No: 1991/419 18.4.1990 suç tarihinde uıda Maddeleri Tüzügü'ne muhalefet suçundan samk Bahri ve Fadimc^ den olma 1947 doğumlu, Aydın ılı Ramazanpaşa mahatlesi Hane: 113'te nüfusa kayıtlı olup halen aynı mahalle Hükümet Bulvarı Kat: 2 No: 9'da oturur Mevlüt Gülpınar hakkında Aydın Sulh Ceza Mahkemesi'nin 10.5.1991 tarih ve 1991/333 esas, 1991/419 karar sayıh ilanı ile TCKInun 398, 3591 S.K. 402, 402, 647/41, 72 maddeleri gereğınde 490.000 TL ağır para cezası ile tecziyesine, 3 ay müddetle curme vasıta kıldığı meslek, sanat ve tıcaretinın muvakkaten tatiline, 7 gUn mtlddetlc işyerımn kapatılmasına karar verildiği ilan olunur. Basın: 27200 ROB CLUB CAMYUVA PAMFİLYA ITKIA KAPADOKYA SEPTAŞJLŞ. Atatürk Bulvarı No. 162 34470 AksarayISTANBUL Tel 512 00 80 Fax 512 06 78
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog