Bugünden 1930'a 5,431,709 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

2 MAYIS 1991 HAVA DURUMU Adana A 27° 15° Dlyarbakır CUMHURİYET/15 TURKIYE'DE BUGÜN 22° 10° Manısa DÜNYA'OA BUGÜN Amstodam B 13° 14° 7°KMaraş Devlet Meteoroloji Işlerı Genel Adapazarı A 16° 10° Edırne 16° 5°Mersin Adıyaman B 25" 11° Crancan Müdürlüğü'nden alınan bilgiye 15° 4°Mugla A 18° 6°Er*urıım Atyon göre, yurdun doğu kesimlerı 17» 6°Muş B 13° 2°Eskışehır AJrı 25° 10" Nığde A 19° 7°Gazıanlep Ankara çok bulutlu, doğu Karadeniz ıle 15" 10° Ordu A 2 28° 17° Giresun Antakya A doğu ve guneydoğu Anadolu1 16° 6Rıze A 23° 12° Gumuşhane B Antalya 14° 5°Samsun nun doğusu yer yer sağanak ya ' B 18° 8°Hakkârı Artvın 18° 7° Sıırt A 24° 12° Isparta A Aydın ğışlı oteki yerler açık geçecek Balıkesır A 19° 8°lslanbul A 15" 9°Slnop 22° 11° Sıvas HAVA ŞICAKLIÖI Değışmeye A 18° 7° Izmır A Bıleclk 15° 3° TekırdaO B 16° 5°Kars B Blngöl cek. RÜZGÂR Güney ve batı 18° 7°Trabzon B 14» 5°Kutamonu A 19° 6°Tunc9lı yönlerden orta kuvvette esecek. dolayında bulunacak Van Gölu'nde hava; Yağmurlu Bıllls A 17° 6°Kayseri A Bolu 14° 9°Uşdk A 19° 9° Kırklarelı A DENİZLER; Doğu Karadenız'de geçecek. Ruzgar batı yönlerden orta kuvvette esecek. Bursa 18° 5° Van A 18° 10° Konya A 17° 6°Yozoal günbatısı ve karayel dığer de Göl küçük dalgalı olacak. Görüş uzaklığı 10 km yağış Çanakkale B 19° 7°KüUhya A Çorum 18° 6°Zonauldak nizler günbatısı ve lodostan 6 anında 35 km. dolayında olacak. A 21° 10° Malatya B Denızir kuvvetinde esecek. Dalga yüksekliğı 0.51.5 yer yer 2.03.0 m. ö a«lh ^ ^ buiutiu •^•yıomuriu •tsoiı >?kariı Aaçık Bbulutiu Gouneşiı K kadı S sıslı Yyaflmurlu Amman Alına Bagdat Barcelona Bastl Bonn Balgrad 8arbn Unlngrad Y 22° Londra B 21' Madnd A 30° Mılano Y 18° Montreal Y 11° Moskova B 18° Munıh B 13° Nmv Ybrk Y 10° Oslo B 11° Pırls B 18° Prag Homa Sotya Rıyad Y 10° B 12° Y 16° Y 18° B 18" Y 13» B Y B A Y B 9° 15° 13° 38° 19° 17° POLİTİKA VE OTESİ MEHMED KEMAL Âşık Veysel'in Romanı... Sam Y 25" lelMv Tunus Varşova VenadiK Vlyana Zurıh B 16° Y 18° Y 8 Y 11° BULMACA ; SOLDAN SAĞA: ; 1/ Eflatun'un Kritias adlı yapıtında sö. zü edilmesinden bu ! yana hakkında türlü 1 rivayetler çıkarılan ' ve Atlas Okyanu' su'nda bir gecede ' battığı söylenen kıta. [ 2/ Asya'da bir ülke... \ Yemiş koparırken ! dalları çekmeye ya ; .da kovandan bal al( maya yarayan araç. 3/ Kapalı bir yerin • ısısını ayarlayan ay' gıt. 4/lşe, eyleme dayanan... Afrika'da bir ırmak. 5/Gırtlaktaki aşırı ve süreğen yangı. 6/Şarkı, türkü... llave. 7/ Elindekin1 den hoşnut olma durumu... Vilayet. 8/ Bir bilgisayar bdleğinin sığasını ölçmekte kullanılan birim... Köylerde hekimlik yapan kimse. 9/ Sokakta bir göze yerleştirilmis Meryemana heykelciğine ttalya ve ispanya'da verilen ad. YUKARIDAN AŞAGlYA: 1/ Eşya koymak için tavana yaktn yapılan raf. 2/Uzaklık işareti... Tanm işçisi. 3/ Yol yapımında kullanılan bir makine... "Benzer, eş" anlamında eski sözcük. 4/Bir kürk hayvanı... Bir parçanın notalarının ara vermeden birbirine bağlanarak çalınacağını anlatan müzik terimi. 5/ "Adırruz miskindir bizim / Düş! manımız dir bizim" (Yunus Emre). 6/ Metal ip... Bazılarınınki geç düşer. 7/Kanlı basur hastahğı... Tantalın simgesi. 8/ Ince bulgur... Dahil. 9/ Denizli'nin bir ilçesi... Bir kâgıt oyunu. V o> I Bizer tki politikacı, birtakım "afakl" görüşlerle cumhurbaşkanının halk seçiminden gelmcsi günahında nasıl birleşiyorlar? Bir dakika dinleyiniz lütfen bu afaki söz üzerinde duralım önce: Afaki, aslında nesnel anlamındadır. Ama sözcük, siyasal edebiyatta, bilimsel algıya dayanmayan, bilimsel deneyim yollarıyla kanıtlanmışlıktan uzak olan, doğanın, toplumun, insanın somut gerçeğinden gelen somut gereksinmelerine karşılık vermeyen, öyle işte, havada, avara kasnak sallanıp duran görüşleri deyimleyen, dudaklarda bir gülücük uyandıran bir anlam kazanmıştır. Halk buna, hezelci (alaycı) tanımlamalar getirmiştir: "Kafadan atma", "desteksiz atış", "nişangâhsız atış" gibi... Bir de asıl, azıcık argo üslubuyla, ama tam uygun bir tanım da bulmuştur: "lşkembeyi kübradan atma!' Şimdi bu hezelin kab'alığıru kenara koyarak dayanaksız, kanıtsız telakileri gösteren şu afakiliğe gelelim: Özal ile Demirel, anayasanın bölük pörçük değiştirmelerle oluşacak perişanlığı görme erdeminden yoksun bir öneride birleşiyorlar. Ve kafadan bir atmasyon ile cumhurbaşkamnı halka seçtirme ayıbının yolunu açıyorlar. Böylece Türkiye'nin, tarihsel koşulları içinde, doğal bir gerçek olarak parlamenterizmini bırakıyorlar. Yarımn sivil diktatö TARTISMA üene tam bugünlerde, bir büyük gazetenin (Milliyet) gene siyasal yapı üzerindeki bir konuda açtığı yanşmaya gelen yapıtlan da okumuştum. Onlarda da böyle bir dokundurma yoktu. Bu iki yarışmanın katılmacıları, bilim adamı değıldirler. Türkiye için yazgı çizecek politikacı da değıldirler. DUz vatandaştırlar. "Halktan ses"dirler. Ve halktan seslerin hiçbiri, Türkiye'nin koşulları ve tarihsel gelişim düzeyi içinde, cumhurbaşkanımızın halk seçiminden gelmesi konusunda ne açık ne de kapalı bir öneri ileri sürüyorlar. Yalnız ve yalmzca, parlamentarizmimize sadakat gereğini savunuyorlar. Ve pek de iyi ediyorlar. Çünkü bir şeyi kanıtlıyorlar: Şu parlamentarizmimiz siyasal nitelikte ciddi bir gücü olmayan, üstelik arkasında halk da bulunmayan özal'ı durduramazken bir de ona ya da onun gibilere "halktan gelmenin siyasal dayanagını" verirseniz, varacağımız rünU oluşturacak olan bir başkanh hükü kapalı bir toplumda, kişisel bir şef sisteminin vehametini işaret ediyorlar. met sistemine kapı açıyorlar. Oysa ki "halkça seçilmiş cumhurbaşkaŞimdi düşünelim: Biri 11 yılhk, ötekisi 30 nı" kurumunun sakıncalarını (sakınca ne yıllık iki politikacıya "Birinci turda şu olur, söz, tehlikelerini) bütün aklı yerinde mer ikinci turda bu olur, ben ya da benim adacekler söyleyip duruyor. yun cumhurbaşkanı olur" yavelerine dayaönümde, Türkiye'nin siyasal yapısı üze İı bir gerekçe ile bölük pörçük anayasa derindeki bir konuda açılmış bir yanşmaya ge ğişmelerindeki ayıbı ve rejimimizi değiştilen 12 yapıt var. Katılmacıların yaşları, üni ren bir yöntemdeki tehlikeyi anlatamazsak versite dördüncü sınıf ya da avukat stajyeri "veyl blze", "veyl Türkiye'nin öteki dinamiklerine", "veyl anayasacılanmıza." yaşı. Bu 12 yapıtın hiçbirisinde, ama hiçbirisinde, "halk seçimli bir devlet baskanı" le Prof. BAHRİ SAVCI tstanbul hinde en küçük bir dokundurma yok. Özal ile Demirel, anayasanın bölük pörçük değiştirmelerle oluşacak perişanlığı görme erdeminden yoksun bir öneride birleşiyorlar. Ve kafadan bir atmasyon ile cumhurbaşkamnı halka seçtirme ayıbının yolunu açıyorlar. 60 YIL ONCE Cumhuriyet İspanya'da durum 2 MAYIS 1931 Hükumet bir mayısın umumi istirahat günü olmasını karar altına almıştır. Nazırlar meclisi Calatrava, Alcantara Montes ve HASAN Santiago'daki askeri teşkilât «OlMlHSl ve sınıflann dagıtılmasına karar verilmiştir. Eibar ve Yaca şehirlerine "nümunei belde" unvanı verilmiştir. Katalonya'da nezaretlerin adedi tesbit ve nazırlar tayin edilmiştir. Miralay Macia hükümet reisliğinde kalmıştır. Nazırlar kendi maaşlarını ayda 4500 peçeteden üç bin peçeteye indirmeğe vc ordu mevcudunu azaltm'ağa karar vermişlerdir. Bir çok zabitler istifaya davet edilmiştir. Ordu ile nisbetlerini bUsbUtün kesmeğe razı olmıyan zabitler ihtiyata naklolunacaklardır. M M TürkiyeMısır Bayram münasebetile Ankara'dan lstanbul'a gelen Mısır sefiri AbdUlmalik Hamza Bey TürkiyeMısır münasebatının çok dostane bir hal ile devam etmekte olduğunu ve yapılan mukavelelerle aramızda hallolunmamış bir mes'ele kalmadığını zikrettikten sonra demiştir ki: "Çoktandır akti tasavvur edilen TürkiyeMısır ticaret muahedesinin müzakeratma bugünlerde Ankara'da başlanacaktır. Hükumetimden lâzım gelen direktifi aldım. Noktai nazarımızı bildirmek Uzere hükumetinizle temasa başlayacağım. MUzakeratın yakın zamanda imzaya müncer olacağına eminim. Ticaret muahedesi TürkMısır ticarî münasebatıru takviye edecek, bilhassa TUrkiye'den en çok satın aldığımız tUtün bundan sonra memleketimize daha çok ve daha kolaylıkla sevkolunabilecektir. Yenibir | meslek, I güvenli bir SAGLIK ve GUZELLIK REHBERI PSIKOLOJIK DANIŞMA veTEDAVİMERKEZİ ı Turist Rehbeıiiği | BEST Yabancı Diller Kursu T.C. Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak İstanbul'da ilk kez Turist Rehberiiği kursu açıyor. Bugün olduğu gibi gelecekte de ülkemizin en geçeıii mesleklerinden birisine sahip olmak ister misiniz? Best Turist Rehberiiği Kursu'na katılın, kısa zamanda turizm sektöründe yerinizi alın. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı belgenizle heyecan verici ve güvenli bir geleceğe adım atın. Kursa katılabilmek için lütfen 3 Mayıs 1991 tarihine kadar şahsen başvurunuz. Hasan Âli Yücel'in 'Bir Dehanın Romanı'nı okuduğumda lıse öğrencisiydim. Goethe'nin yaşamını anlatıyordu. Bir dehanın yaşamı roman olur mu dıye şaşırmıştım. Sonraki yıllarda 'Genç Werther'in Aşkı'nı okudum. Bu da Goethe nin yaşamından esinlenerek yazılmıştı. Roman, benim için bir hayal ürünüydü. Yazar oturur, esinin gelmesini bekler, olaylar gözünün önünden bir sinema şeridi gibi geçer, o da bunları kâğıda döker. O yıllarda yazı makinesi olmadığı için 'kâğıda döker' diyorum. Yazı makinesi deyince, bir anımı anlatmak isterim. Gazeteciliğe başladığımızda bizler haberleri makinede yazardık. Oysa bizden önceki ustalar elle yazarlar (eski yazı ile), not tutarlardı. Makinede yazdığımızı gördüklerinde bizi züppelikle suçlarlardı. Bizim Ufuk Güldemir Amerika'ya gitmeden önce istanbul'da çalışırken yazılarını bilgisayarla yazıyordu. Ufuk yazıyor, ben de şaşıyordum. Daha bilgisayar çağına erişmemiştim. Küçük bir diski göstererek "Ağabey" demişti, "Senin bir iki yılda yazdığın bütün yazılar böyle küçük bir dlskte korunabilir, yer de kaplamaz." Ben de, benden önceki ustalar gibi onun bu sözlerine züppelik mi diyordum, ne kadar aldanmışım. Ufuk, Amerika'da kimbilir ne icatlar bulmuştur? Son günlerde okuduğum romanlardan çoğu yaşamdan esinlenmişti. Daha önce okuduklarım da vardı. Demir Özlü'nün 'Bir Yaz Mevsimi Romansı' elimin altında. Demir, kendisini anlattığı gibi yakınındakileri de anlatıyor. Kanserden ölen Güngör, okudukça anlıyordum ki bizim Güner Sümer'dir. Kitabın içine daldıkça insan öteki roman kahramanlarını bir bir tanıyor. Hüseyin Baş, Onat Kutlar , akşam tezgâhına sıralanmış arkadaşlar... Romanı öykünün uzamışı sananlar yanılırlar. öykücülük de romancılık gibi ayrı bir sanattır. Hiç bir zaman öykü, romanın kısası olmamıştır. Roman da hiçbir zaman öykünün uzunu değildir. Çehov, Rus edebiyatına öyküyü getirmiştir. Bir Çehov denildiğinde akla hiçbir zaman roman, oyun gelmez; kısa öyküler gelir. Amerikan edebiyatında da öyledir. öykü denlldi mi O. Henry, Saroyan gelir. Hatta Amerikalılar 'short story' diye bir türden de söz ederler. VVilliam Saroyan bundan 25 yıl önce Türkiye'ye gelmişti. Fikret Otyam dostum Saroyan'la birlikte ailesinin doğduğu, yaşadığı Harput, Elazığ yörelerine gitmişti. Saroyan Ankara'da kaldığı bir iki gün Saraçlar Çarşısı'nı gezerken bir öykü de döktürmüştü. Fare kapanlarını gören öykücü, fareyi kafeste besleyen bir saracı anlatıyordu. Saraç günün birinde ölüyor. ölüsü dükkânda, kafeste kalıyor. Birkaç gün kafeste aç susuz kalan fare can çekişerek ölüyor. • Öyküyü bize okumuştu. Bu konunun ancak kısa bir öykü olabileceğini, ne uzayacağını ne kısalacağını söylemişti. Kısa öykü yazanlar böyledir. Konuyu ucundan tutarlar, hemen sonunu getirirler. Sait Faik'in öykülerini sarı defterlere yazdığını biliyorum. Küçük meyhanelerde oturduğumuz zaman, yeni başladığı öykülerden parçalar okurdu. Sabahattin Ali'nin notlar alıp bunları sonra öyküye çevirdiğini yakınları söyler. Ayşe'ye Mektuplar adlı kitapta da öyküleri nasıl yazdığını anlatır. Edebiyatın her dalında çalışkan Erdoğan Alkan dostum •Âşık Veysel'in romanını yazmış, adı: Kör Oldum Veysel 01dum... Düne kadar yakınımızda olan bir âşığın romanı yazılır mı, elbette yazılıyor. Kitap sunulurken, 'Şiirlerinde izlenimci ve simgeci Erdoğan Alkan, Türk romanında da izlenimciliğln ve sembolizmin örneğini veriyor' deniliyor. Veysel'in sazını sözünü dinleyenler, böylece şair Erdoğan Alkan'ın Veysel'ını de okuyacaklar. Veysel nereden çıkmış, nereye gelmiş, sonunda nereye varmış, hepsini göreceklerdir. Ben kıtabı ağır ağır okuyorum. ÇALIŞANLARIN SORULAR1/SORUNLARI Y1LMAZ ŞİPAL "Bizde böyle, istersen çalış" SORU: 30 YIL ONCE Cumhuriyet Meclisi Mebusan Cad. Mebusan Yokuşu No:54 80030 FındıklıBeyoğlu Tel.151 03 28(pbx) Fax.145 28 88 ÇANAJANS 1510044 FAX: 1514155 DOÇENfT Vatan Cephesi davası 2 MAYIS 1961 Yassıada'da dün "Vatan Cephesi" davası ile ilgili 17 tanık dinlenmiştir. Bu suretle, parti değiştirmeleri umumi efkârda uzun dedikodulara yol açan bazı tanınmış şahsiyetlerin nasıl tehdit edildikleri, V.C. ne geçtikleri Devlet Radyoları vasıtasiyle bildirilen birçok köylü vatandaşların nasıl dünyadan haberleri olmadığı halde bu işlere karıştırıldıkları, eski A. Menderes devirde en üst kademeleri işgal eden şahıslann iktidarı bırakmamak için ne derece küçük oyunlara giriştikleri bütün çıplakujı ile bir kere daha ortaya çıkmıştır. DünkU oturumda önce Başsavcı Egesel söz alarak Menderes, tleri, Ataman, Hüsman, Benderlioğlu, Birand, Aygün ve Akın'ın eski tutum ve hareketleri ile şimdiki konuşmaları arasındaki tezatları belirtmiştir. tlk tanık, eski Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Genel Sekreteri ve Ihtilâl Hükümetinin ilk Ticaret Bakanı Cihat lreu, kendisine D.P. ye girmesi için yapılan baskılan anlatmış ve bu yüzden vazifesinden istifaya mecbur kaldığını bildirmiştir. Tanınmış fabrikatör, çiftçi ve tâcir Şadi Eliyeşil, kredilerin dondurulması dolayısiyle D.P. ye girmedigi takdirde fabrikasını kapatmak zorunda kalacağım anladığı için düşük Başbakan Adnan Menderes'in talebini yerine getirdiğini, fakat C.H.P. den de ayrılmadığını söylemiş ve: 'D.P. ye geçer geçmez Adnan Menderes benden D.P. ye 500 bin lira yardımda bulunmamı istedi. Bu parayı bankadan çektim, fakat ihtilâl olunca para bende kaldı" demiştir. UMUT OPTİK Artik. Bîrden Fazla Gözlüğe gerek yok. VARİLUX CAM ORGANİK CAM LENTİLUX CAM ANTIREFLE CAM Işığa Karşı gözu koruyan Dr. flrif Vcrimli Ruh (Sınır) Hastalıkları Uzmanı Pılklyalritt Ptlkolerapl»! PSİKOLOG Dr. B. inal PSİKİYATR Dr. H. Selendi Hasat Sok. No 3/6 (Şlşli Camil karşısı) ŞIŞLI Tel: 148 32 10148 61 44 Tele Sekreter: 14801 53 TİTAL CAM Normal camdan % 40 daha ınce Üç yıla yakın bir süredir özel bir işyerlnde çalışıyoyorum. Çalışmaya başladıgım giinden bugüne kadar sigorta girişim yapılmadı. Sigortasız çalışıyorum. lşveren her başvurumda beni, "bugün yarın" diyerek oyaladı. Ayrılmak ve sigortalı bir başka işte çalışmak isllyorum. Ayrılırsam, kıdem (azminatı alabilir mlyim? B.S. YANIT Bazı işverenlerin çalıştırdıkları işçileri sigortaya bildirmedikleri, bazılarının da sigorta primlerini, gerçek ücretten değil, asgari Ucret üzerinden yatırdıklan gözlenmektedir. Yıllardır süregelen bu duruma bugüne değin bir çözüm getirilememiştir. Bu uygulamayı yapan işverenlerin sayısı da küçümsenmeyecek ölçüdedir. Sorunuzun yanıtını da yargı kararlarına bırakıyoruz. (1) "ÖZET Işverenin; işçiyi sigortaya kaydettirmemesi, iş sözleşmesinin bozulması için geçerli bir nedendir. Bu nedenle iş sözleşmesini bozan işçi ihbar ve kıdem ödencesini isteyebilir. (...) 2 Uyulan bozma kararı üzerine dinlenen taraf tanıklarından davalı tanıkları, davacının sigortasız çahştırıldığını ve sigortaya kaydettirilmediği için işi bırakıp gittiğini söylemişlerdir. Gerçi bu tanıklar belirtilen sebeple işi terk eden davacıyı sigortaya kayıt ettireceğini söyleyerek çağırdığını bildirmişlerse de o tarihe kadar davacının sigortaya kayıt ettirilmediği, hem bu tanık sözlerinden hem de işveren hakkında davacının sigortalı çalıştığının tespiti hakkında açtığı dava sonunda ve orneği dosya içinde bulunan karar içeriğinden anlaşılmaktadır. öbür yandan tş Kanunu'nun 16. maddesinde, işçinin ücretlnin kanun hükümleri ve iş sözleşmesi gereği hesap edilip ödenmemesi iş şartlarının değişip başkalaşması, işçi için kıdem tazminatını gerektiren haklı fesih sebebi olarak kabul edilmiştir. İşçinin sosyal güvenlik hakkı da ücret kadar önemli ve anayasal haklarındandır. Bu hakkın ihlal edilmesinin de 16. maddenin yukarıda anılan hükümleri ve genel anlatımının esprisi içinde düşünülmesi icap eder. Bu itibarla işçinin hizmet aktini haklı olarak bozduğu kabul edilerek hak ettiği kıdem tazminatına hükmedilmesi icap eder. (...)" (Yargıtay9. Hukuk Dairesi, 19.11.1986 tarih, 1986/9328 esas ve 1986/10428 karar) (25 "Davacı ile davalı arasındaki iş akti ilişkisinin işverenin davacıyı uzun süre sigortaya kaydettirmemesi nedeniyle davacının bu yasal hakkını istemesi üzerine işveren ce "bizde böyle, istersen çalış, istersen çalışma" denilmek suretiyle haksız olarak bozulduğu, dosyada mevcut kanıtlardan anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ihbar ve kıdem tazminatına hükmetmek gerekirken reddi usul ve yasaya aykjrıdır. (Yargıtay 9. HD. 25.12.1984 T., E. 10083 K. 11948)" Kaynak: (1) Yargıtay Kararları Dergisi, Ekim 1987, sayfa: 1503 (2) lbrahim Eşmelioğlu, lşKanunları 1986, sayfa: 228 Her uzaklıktan Normal camdan Normal camdan nel görüş sağlar % 50 hafıf. kırılmaz % 80 daha ırce Çalışma slstemlmiz bllglsayarlıdır Gözlüğünüz PHOTOCENTRON cihazıyla resim çekilip, merkezlenerek yapılır. Haftaiçl: 16.0019.30 C.tesl: 10.0015.00 Umut Optik'te güleryüzle tanışın. Kayışdağı Cad. No 2283 (Fahrettln Kerim Gökay Köşku Karşısı Zrvorbey Yolu) Tet5290062 MllletCd CinerAp No 119/4ÇAPAİST (Kan Morkozı Karşısı) Göztepe Tel: 368 03 91 Fax:368 03 91 SATILIK DEVRE MULK • BODRUM, TURGUT REİS SOYTAŞ BİRİNCİ KISIM DUBLEKS VİLLA 20 MAYIS 10 HAZİRAN 16 KASIM ~ 26 KASIM TELEFON: GÜNDÜZ: 188 02 98 AKŞAM : 157 73 89 VEEAT Uzakyol Kaptanlarından NİHAT TEZGİDEN'i 1 Mayıs 1991'de kaybettik. Merhumun cenazesi 2 Mayıs 1991 Perşembe günü (bugün) Karacaahmet Küçük Mescidi'nde kılınacak öğle namazından sonra Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilecektir. GEÇEN YIL BUGUN CumhuriYet 2 MAYIS 1990 1 Mayıs, Türkiye çapında yaygın bir işçi katılımı ile kutlandı. 1 Mayıs kutlamasının odak noktası olan Istanbul'da yurttaşlar, günü güvenlik güçlerinin görülmemiş ölçüdeki "denetimi" altında geçirdiler. Başta Taksim olmak üzere önemli kavşaklar ve iskeleler güvenlik kuvvetlerince tutulurken, on binlerce yurttaş kimlik kontrolü ve aramadan geçirildi. Polisin yoğun güvenlik önlemleri nedeniyle yurttaşlar, 1 Mayıs gerginliğinin yol açtığı büyük bir tedirginlik yaşadılar. Trafiğe çıkan özel araç sayısında önemli azalma gözlenirken yurttaşlar, "polis baskısı" ile karşılaşmamak için ortalıkta görünmemeye gayret ettiler. EŞİ: VİLDAN TEZGtDEN ÇOCUKLARI: StBELÖMER TEZGİDEN Büyük gözaltı ÖZEL BORA Sürücü Kursu • ELLİ DOKUZUNGU DÖNEM • Hafta içi ve akşam 8 mayısta Hafta sonu 11 mayısta eğitim başlayacaktır. Merkezi sistemle başarı oranımız, test sınavında %78, dlreksiyon sınavında %96'dır. Üyemiz ORMAN MÜHENDİSt Kardeşimiz, canımız AHMET \ANEN'İ Bingöl Solhan'da alçakça bir saldırı sonucu yitirdik. Saldırıyı kınıyor; ailesine ve üyelerimize başsağlığı diliyoruz. TMMOB ORMAN MÜHENDİSLERİ ODAS1 Dr. BAKİ GÜRKAN'ı yitirdik. Çok özleyeceğiz. Dr. ÇlĞDEM ve DOĞAN İSTANBIJLLUOCLU TEK YOL EĞİTİM Dershane Üsküdar 343 67 82 PİSTLERİMİZ Kozyatağı 362 47 33 Tarabya 162 08 18
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog