Bugünden 1930'a 5,454,465 adet makale



Katalog


«
»

\6 MAYIS 1991 HAVA DURUMU U e v l e t Meteoroloıı işlerı Genel Mudürluğü'nden alınan bılgıye göre yurdun kuzey kesımlen parçalı çok bulutlu, Karadenız, \ç Anadolu'nun doğusu, Doflu Akdenız ile Doğu ve Güneydouu Anadolu bölgelerı yağmur, yer yer sağanak ve gök gürültulü saöanak yarjışlı geçecek HAVA SICAKLIGI Değişmeyecek RÜZGÂR Kuzey ve batı yönlerden haîıî, ara sıra orta kuvvette, yağış anında kuvvetlı olarak esecek Oenızlerde Kuzey Ege ve Akdenız'de gunbatısı ve karayel, dığer denızlenmızde yıldız ve karayelden 46, Guney Ege ve Akdenız'de 78 kuvvetınde saatte 1627, Güney Ege ve Akdenız'de 3340 denız mılı hızla esecek Dalfla yükseklıgı 05 ıla 15, Guney Ege Adana Adapazarı Mıyaman Afyon %ı Antaıa Antakya Antalya CUMHURlYtLi/ı/ TURKIYE'DE BUGUN Y 27° 16" Dıyarbakır 28° 11° Manısa B 20P13° Edıme 18° 11° K Maraş 20° 8°Mersın Y 26° \2> Erancan 15° 3°Mu0la A 20° 10° Erzurum 22° 11° Muş Y 16" 4° Eskışehır 26° 13° Nıjde Y 20P10° Gaaanttp 17° 13° On)u Y 24° 18" Gıresun B 25° 14° Gümuşnane Y 18° 7°Rra 18° 10° Samsun Y 17° 9°Hakkân Artvın 22° 11° Surt A 28° 13° isparta Aydın 18° 10° Sınop B 21° 12° Istanbul Balıtesıf 24» 12° Sıvas B 16° B°lzmır Bılecık 14» 2°Tetarta8 Y 24°12°Kaıs Bıngöl Bıflıs Y 23° 9°Kastanronu Y 18° 7°Trab2on 21° 3°Ttıncelı Y 18° 8°Kaysen Bolu 18° 10° Uşak B 22° 13° Kırklareli Bursa 22° 11° Van Çanaktale B 20° 12° Koııya 21» 10° Yozgat Çonım Y 18° 6°Kutahya 21° 8°Zonguldak A 24 13° MaJatya Denızlı DUNYA'DA BUGUN ANKARA NOTLABI Sürgünler... MUSTAFA EKMEKO Engin Aşkın, Kanada'da yaşar; Milliyet'te haberleri çıkar. Asıl adı Coşkun Zengin'dir. Otuz yılı aşkın süreden beri arkadaşım. Zenci ozanlarından çevirileri kitaplarda yayımlandı. Bir yazın adamı. Bayramda birkaç satırla anmak istemiştim. Kartla birlikte şu mektubu gönderdi. "Çok Sevgili Ekmekçi, Küçücük kartın, çok uzak bir zaman parçasının anılarına götürdü beni. Boyutsal dostluklann, sevgi ve içtenlikle bütünleşmiş günlerin anılarıydı bunlar. Sayısı her zaman çok az ve genelde hep uzak sürelerle, hep yaşam engebeleriyle kısıtlanmış gerçek arkadaşlıkların ürünüydü onlar. Bizim dostluğumuz da o türden bir dostluktu. "Hep olanla yetinmenin" imkânsızlığmda bizleri tutsak kılan o bitimsiz mutsuzluğun anti tezi bir dostiuktu o dostluk. Hüsrevoğlunun (Falaket Ali) buralara uğradığı yıltar, görüşüptanışma olanağı bulamamış olsak bile, böyle bir dostluğun sıcaklığtnı duymuştum. Bir gizemli yanımızda taşıyıp durduğumuz o bi; timsiz yalnızlığı, ancak bu tür arkadaşlıklar yatıştırırdı. Amerikan ve Kanada'da uzun yılların deneyimleri içinde, kendi insanımızın bireysel ya da kitlesel yapısı, beni süreklî olarak kötümserliğe itti. Sevgisizliğin ve ilkelliğin doğrultusunda, anamalcılığı canavarca öykünmüş bireyciliğimizi tanımlamak istiyorum. Kültür ve hoşgörü geleneği olmayan bir çizgiden, bir rönesansı olmayan maziden başka serüvenleı1 beklemek zaten hayal olurdu. Burada, Şükran Kurdakul'a dönüyorum: "Neredeydi, nasıldı ne zamandı / Yaşamın.çizdiği unutulmaz yollardan / Görülmemiş sınırlarla geçip gittiğim / Tutkuların mevsimlik çiçekleri / Korkulardan kokulara uçururken beni / Avucumda bir özlem mutsuzluğu kaldı / Ses gibi ışık gibi ölümsüz duyarlılıklardan. İpini kopardığın yılların ötesinde / Yalnızmış gibi, bir umarsız, bir duygusal / Acıya düşmenin son resimlerinde / Sırçaköşkler masallar, varsayımlar / Bir bir yıkıldıkça böyle / Ellerim bilekten koparılmış gibi / Canımın hiç istemediği bir yere / Akıp gidiyorum damarlarımdan." Kuzey Amerika'da ve daha önce birçok başka ülkede geçen 35 yıllık dış yaşamımda, bilinç ve sağduyunun yordamında çok ilginç sürprizler yaşadım. Kendi birikimimi etkileyen depremlerin kuytusunda, her şeye karşın "insan tükenmez" diye bir fısıltı geliyor kulağıma. Behice Boran, "Kuzey Amerika'yı gördüm, gerçeği tanıdım" demişti. Esenlikler. C." 35 yıldır yurtdışında, Kanada'da yaşayan Coşkun, takma adıyla Engin, olmadığı halde, bana sürgünmüş gibi geldi. özlemle dolu bir mektubu ancak, bir sürgün yazabilir... Bu yazıda, yalnız sürgünleri değil, cezaevlerinde kalan sol tutukluları, hükümlüleri de anlatacaktım. Onu, bir başka "Ankara Notlarf'na bırakıp, ölüsünü bile yurduna zor getirebildiğimiz sanatçı Sümeyra Çakır'ın yasaklanan admdan söz etmek istiyorum. Sümeyra'nın eşi Hasan Çakır, Cumhuriyet'in Ankara bürosuna, şu fax notunu geçmiş. Şöyle diyor Hasan Çakır. "Sevgili Mustafa Abi, değer bilir dost, 3 Mart 1991 tarihinde Köln Radyosu'nda (VVDE'de) bir istektürkü çalındı. Sümeyra'dan "Allı Turnam" türküsü, türküyü isteyen Reyhan 10 yaşında. Bir de istek mektubu yazmış radyoya: "Benim bir kardeşim var. Şimdi bir yaşında. Geçen yıl 3 şubatta doğdu. Adını Sümeyra koymak istiyorduk. Konsoloslukta bu ismi vermediler. "Türk adı değil" dediler. Zorluk çıkardılar. "Bizdeki listede yok" dediler. Bu dünyada yaşamak bile bizim gibi çocuklar için zor oluyor. Televizyonu açıyorum, bombalar patladıkça korkuyorum. Sizlerden kardeşimin doğum günü için Sümeyra'dan "Allı Turnam" türküsünü çalmanızı istiyorum." Şu sıralar Sümeyra'nın şiir defterlerini inceliyorum. Bu defterlere Anday'dan, Rilke'ye, Lorca'dan Fried'e, türkü sözlerine kadar sevdiği şiirleri yaznruş. Aralarında kendi yazdıklart da var: > "Bambâşkâ bu~yiTt3a süftbahar / İlk defa şırindi gözümd© kocamak / Güneşle olgunlaşmış geç üzümler gibi / Rayihalı bir tad bıraktı / ağzımda yaşamak / Dcstlara kavuşmak! / Ve yeniden sevdalanmak / Sevdalarla / Çogalmış her şey ne güzel? / Sevgileri çoğaltmışız acılardan / Düşmana inat. Biz zaten güzeldik oldum olası! / Bir açtım ki kapısını I Gönül bağının / Türküler, sevdalar, umutlar / Çiçeğe durmuş. (Frankfurt 19.10B6) Defterde bu şiirin (o, bunlara "Şiir Notları" derdi) bulunduğu sayfanın fotokoposini de gönderiyorum. Dost ziyaretlerinin verdiği sevinçle yazmış bu "şiir notu"nu sanırım. Sümeyra'dan yeni bir türküler dizisi hazırladım. "Maddi durumlar" elverirse 25 mayısta (Sümeyra'nın 45. doğum günü) çıkmış olacak. Adı da belki "Vardar Ovası" olur. Sümeyra'nın türkü çalışmaları sırasında yaptığı bant kayıtlarından bir derleme. Sağlık ve esenlik dilerim hepinize. Hasan Çakır, 9 Mayıs 1991 Frankfurt." Sümeyra Çakır, aydınlarımız için sürgün yatağı olan Avrupa'da öldü. Zorlukla getirilebilir cenazesi, dostlarının arasında Zincirlikuyu'da, öğretmeni Ruhi Su'nun gömütünün yanına gömüldü türkülerle. Hasan Çakır'la kalemlerimizi değişmiştik. Bende olanı Sümeyra'nın acısı olarak saklıyorum. Yitirmedim... Güdük çıkan, "koşullu salıverme" yasası, Anayasa Mahkemesi'ndedir. Anayasa Mahkemesi kararını verene dek, solcu tutuklu ya da hükümlüler, cezaevlerinde kalacaklar. Bu haksızlığın günahı da, elbette haksızlığı yapanların olacak... ve Akdenız'de 24 m dolayında bulunacak Van Gölü'nde hava çok bulutlu ve sağanak yajışlı geçecek Rüzgâr kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette, yağış anında kuvvetlı olarak esecek Görüş uzakiığı 10 km yağış anında 24 km cıvarında olacak £ açık bulutlu gpsıslı >jfkarlı Aaçık Bbulutlu Ggüneşlı Kkarlı S sıslı YyaJmurlu Wâsrıington Zürih B 16° Y 14° Y 2tf 8 15 BULMACA SOLDAN SAGA: 1/ "Göstermiyor bize mihri bu nevbahar / Sen ey piyale mihri dırahşânım ol benim" (Nedim)... Sahip. 2/ Yoksullara yiyecek dağıtan hayır kurumu... Kemiklerin yuvarlak ucu. 3/ Yüksek devlet görevlilerinin ya da elçilerin oturmalarına ayrılan konut. 4/ Yiyecek bulamayan, yoksul kimse..." 9 Ciddi işlerle uğraşmayan. 5/ Güçlü, zinde... Satrançta bir taş. 6/ Soy, sülale... Kuzu sesi. 7/ Bir meyve... Herhangi bir alanda başanyı saptamak için gerekli olan koşul. 8/ Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan kafes biçiminde süslü çardak. 9/ Çıkış yeri, kaynak, mahreç... Kent ve kasabalarm dışında kalan, ço&u boş ve geniş yer. YUKARIDAN AŞAGIYA: 1/ "Ben Musa'yım sen / İkrarsız şeytanı lain / Uçüncü ölmem bu hain / Pir Sultan ölttr dirilir" (Pir Sul. tan Abdal). 2/ Yosunların kökü andıran tutunma organı... Bir içki. 3/ Karadeniz bölgesinin doğusunda oturan halka verilen ad... Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıplan içindeki durma yerleri. 4/ lçinde katı bir tnadde erimiş bulunan sıvı... Su. 5/ Acı... Havagazı lambasının ucu. 6/ Bazı gemilerin baş bodoslamasına yukandan omurgaya kadar konulan ekleme. 7/ Neonun simgesi... Bir meyve. 8/ "Bir geçiyor kaldmmdan / Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar" (Orhan Veli)... Bir hayvan. 9/ tlaç... Rafları olan kapaksız ve taşmır dolap. Eleştirileri severek benimseyelim. Sözü edilen 2590 sayılı yasaya uymak için çalışalım. RadyoTelevizyon yayınlannda bu yasanın kaldırdığı hanım, bey, hanımefendi, beyefendi sözcükleri kullanılmasın; aydmlar, yazarlar da kullanmasın. Bunlardan biri imparatorluk, öteki cumhuriyet dönemi ile ilgilidir. Kalkınmak için yardımlarmı istediğimiz iki seçkin Almanm sözleridir. Öğrenilmelerinin düşündurücü olacağını umanm. 1. Yargı: Sultan 2. Mahmut döneminde, 18351839 yılları arasında askeri danışman olarak yurdumuzda çalışan Helmut von Moltke (18001891)'nin şu sözleridir: "En Turquie on a commence la reforme par la queue" (Türkiye'de yenilik tersten başladı). Ben bu yargıyı ilk kez, Gülhane Hastanesi'nin düzenlenmesi için 1898 yılında çağnlan Prof. Robert Rieder'in (18611913), 1903 yılında Almanya'da basılmış olan Für Die Türkei (Türkiye için) adlı yapıtınm 1. cildinin 85. sayfasında, bilmediğim Almanca satuiar arasında, iyi bir raslantı sonucu, Fransızca bir satır olarak görmüştüm. Sonra bunu dilimize çevirttim. Keider'in, 2. Apdülhamid'e "Bana yardım edilirse kimsenin, Moltke'nin reformlar konusunda Türklere karşı söylcnmiş olan bu sözlerini kuUanamayacağım garanti edebilirim" diye yazdığını öğrendim. Daha sonra da Molke'nin, 1969 yılında Sayın Hayrullah örs'ce dilimize çevrilen Tiirkiye Mektuplan adlı yapıtının, 10. mektubunda, "Osmsuılı tmparatorlugu her şeyden önce düzenli bir TABTISMA Yabancıdan İki Yargı 60 YIL ONCE Cumhuri Y el Ecnebi sermayesi 16 MAYIS 1931 Oeçenlere memleketimize aVani Çıkan Alânam gelen tngiliz Kraliçesinin kardeşi Prens "Athlon"un Ankara'ya ziyareti mehafıli siyasiyede büyük tmttoa kimîÜır ehemmiyetle karşüanmıştır. Hatta bu ziyaret tngiliz lirası Uzerinde bile tesirini göstermiş ve lehimize bir fark husule gelmiştir. Aldığımız malumata nazaran bazı lngiliz sermayedar şirketleri vâsi miktarda iş yapmak için şehrimize gelmek Uzeredirler. Bu meyanda lngiltere"nin en meşhur demir fabrika ve madenlerine sahip olan bir şirketin müdürü yakında Istanbul'a gelecektir. Bu şirket bir kaç sene evvel memlfeketimizde yüz milyon tngiliz liralık iş yapabilmek için vâsi taahhüdata girişmek ve hemen, hemen bUtün liman ve demiryollanmızı inşa etmek istiyordu. O zaman temasa ve müzakereye geçilememişti. Bu defa müsbet neticeler hasü olması muhtemeldir. Yapılacak işler arasında Gölcek limanı ile diğer bir çok limanlar ve şimendiferler hatları vardır, DURTO kişiye herhangi bir imtiyazh konum tanımaması gösteriliyordu. Bu kanuna, sadece belge ve hizmet içi evrak gibi resmi yazışmalarda uyulmuşlur. Haikın gunlük ilişkilerinde, ilk başta, hiç bir şey değişmemiştir. "Herr" karşüığında kullanılan aga, efendi, idareye muhtaçür" dediğıni okudum. Bu çe bey (daima adın arkasından söylenir) gibi viri ne yazık ki yalnız betiklerde (kitaplık hitap biçimleri o günden sonra da, ad salarda) var. 2. Yargı: 1933 yılında kurulan Is hibinin sosyal konumuna uygun olarak kultanbul Üniversitesi'nin Ticaret Hukuku kür lanılagelmiş; bay hitabı ise ancak birisiyle süsüne çağnlan, 1943 yılında Türk vatan dslga geçmek için söylennüştir. Bana ilk kez daşlığına giren, 1953'de yurdumuzdan ay Türk vatandaşuğına kabul edilmemden sonrılıp Almanya'ya giden, 198S'te ölumünden ra 1943 yılında Bay Hirsch diye hitap ettisonra isteği üzerine Rumelihisarı Aşiyan gö ler. O tarihe kadar ve o tarihten sonra damütlüğünde toprağa verilen Türk dostu benimle Türkçe bile konuşsalar hep MonProf. Ernst E. Hirsch'in (19021985) Turki sieur Hirsch diye hitap etmişlerdir." • ye'deki yayın hakkını bağışladığı Banka ve Bunlar, içinde gerçek payı olan UzücU Ticaret Hukuku Araştırma Enstitusü'nce yargılardır. Toplumda yepyeni bir yaşam bidilimize çevrilen "Hatıralanm" adlı yapıtı çimi otuşturmak amacıyla konulmuş olan nın 343. sayfasında şöyle söz yer alyasalara uymamakla zarar görecek olan bizmaktadır: İeriz. Sayın Hirsch'in şu yargısmı da göz ardı "Hitap' meselesini de 26 Kasım 1934 ta etmemeliyiz: "Eğer Türk toplumu çagdaş rihli bir kanun düzenlemişti. Kanunun ge Batı Avrup'a medeniyetinin seviyesine çıkarekçesinde, Türk demokrasisinin haikın çe rılmak isteniyorsa, bu kalıntıların süpürüşitli tabaka ve sınıfları arasında ayrım goze lüp atılması gerekiyordu." tilmesine izin vermediğini, bu aynmın ne Eleştirileri severek benimseyelim. Sözü kanunda ne pratik hayatta ne de teşrifat, edilen 2590 sayılı yasaya uymak için çahunvan ve lâkaplarda mümkiin olabileceği şahm. Radyo televizyon yayınlarında bu yani belirtiyordu. Kanun yapıcı, Batı ülkele sanın kaldırdığı hanım, bey, hanımefendi, rinde âdet olan ve hem kuçük adın, hem de beyefendi sözcükleri kullanılmasın; aydmsoyadının önUne konan hitapları taklit ede lar, yazarlar da kullanmasın. Yeniliklere, dürek gayri resmi ilişkilerde erkeklere bay, kazenl<"melere bağlı bir ulus olduğumuzu dündınlara da bayan şeklinde hitap edilmesine yaya kanıtlayahm. izin vermişti. Buna gerekçe olarak, bu dc RIJŞTÜ ERGUN yimlerin öz TUrkçe olması ve hitap edilen lşınbilimci (Radyolog) CUMHURİYET KİTAP KULÜBÜ BEYOĞLU BELEDİYESİ işbirliği BAHÇE ??9îür Ç S M M« MN B E Y O Ğ L U M i s Sok ak 'ta • Üyelere indirim KİTAP GÜNLERİ 1531 MAYIS • Her türden binlerce yapıt. 30 YIL ÖNCE CumhuriYet En pahalı şarkıcı 16 MAYIS 1961 Sophia Loren'e, son günlerde talih yeniden gulmeye başladı. Hem de eni konu... Neydi 0 bir zamanlar çektikleri? "Carlo"sunu elinden almak istediler. Vatanına ayak basar basmaz cezaevi korkusu dikildi karşısına. Sonra bütun mücevherleri çalındı. Duşüp kolu kırıldı. Bir tek gün kış sporu yapayım dedi, hava çarpü, hastalandı. İyi dayand, Napolili güzel. ^ Wa Şımdı guımek sırası. Tıpkı aksilîkler gibi başarılar da zincirleme geliyor. tlkin "filimleri en çok para getiren yıldız" ilân edildi. Bunun üstüne Amerikan televizyonu kendisine, meşhur "Ed Sullivan" gösterisinde söyliyeceği iki şarkı için 50.000 dolar teklif etti. Sophia teklifi kaçırmadı tabiî. "Çok guzel iş" dedi. "Bir Napolili için şarkı söylemekten kolay ne var" 50.000 dolara bir çift şarkı... Sophia, dünyanın en pahalı şarkıcısı oldu. I M Z A GUNLERI LHAFTA 15.0019.00 YARIN • 17 mayıs cuma V V FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA NEVZAT ÇELİK TOKAT AĞIR CEZA MAHKEMESt'NDEN Esas No: 1985/261 Karar No: 1990/129 14.6.1984 suç tarihinden önce sigara kâğıdı kaçakçılığı suçundan sanık Eyüp ve Ayşe"den olma 1936 As. 1933 Tas. Klu Adıyaman ili Besni ilçesi Vusta köyü kütük 66/39, cilt 008.02, sayfa 55'te nüfusa kayıtlı bekâr, okuryazar, sabıkasız çiftçi, TC vatandaşı sanık HUseyin Kara hakkında 1918 Sa. K. 25/3, 33 son maddeleri gereğince 1.943.600 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 58.308 TL nisbi harcın samktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 242.769 TL avukathk ücretinin samktan tahsili ile mUdahil Hazine vekiline ödenmesine dair 4.9.1990 gün ve 1985/2611990/129 sayılı mahkumiyet karan sanığın gıyabında verilmiş karar aramalara rağmen sanığa tebliğ edilememiş olaugundan 7201 sayılı Tebligat Kananu'nun 28 ve 29. maddeleri uyannca ilanen tebliğine, ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra kesinleşmiş sayılmasına ve ilan giderlerinin samktan alınmasına karar verildi. Hürriyet Meydanı V r ERBİL TUŞALP DEMİRTAŞ CEYHUN HER GUN 9.3021.30 İSTİKLAl CADDESİ MİS SOKAK (BEYMEN YAN1) Hürriyet Meydanınm düzenlenmesi işinin ilk kısım inşaatı bugün 3.5 milyon lira keşif bedeli çerçevesinde Belediye Encümenince tbrahim Yolal fırmasına % 28.27 eksiğine ihale olunmuştur. Hürriyet Meydanı, Belediye tnimarlarmdan Türgut Canseverin hazırladığı projeye göre düzenlenecektir. Bu proje, en yetkili mimar ve uzmanlar tarafmdan incelenmiş, aynı zamanda Alman Şehircilik Uzmanı Högg, Italyan Uzmanı Piççinato'nun hazırladıkları projelerden daha üstün görülerek uygulanması kararlaştırılmıştır. Bu suretle sabık iktidar belediyesinin bir türlü şekle sokamadığı ve programsızhk sebebiyle Istanbul Belediyesini mali zararlara sokan HUriyet Meydanı, son ve kati plâna göre düzenlenecektir. Müteahhit firma mukavelede belirtilen süre içinde derhal düzenleme faaliyetine geçecektir. Bu ihalede, meydanın yolları, terasman ve terasmanı icabettiren duvarlar, kaplamalar, sarnıç ve havuzlar, drenaj ve kanallarla yeraltı kaba inşaatı bulunmaktadır. ^ o * ü *• * " GÖKŞEN SÜRÜCÜ KURSU ÖDEMEDE KOLAYUK Millet Cad. 20 Aksaray 525 30 00 • TÜRK KÜLTÜRİJNE" HİZMET VAKFI Caferağa Medresesi Sultonahmet 513 18 43 * 60 DÖNEM • 22 mayıs hatta ıçı 25 mayıs hatta sonu ÖZEL BORA 1 SÜRÜCÜ KURSU 1990 Eğıtıme başlayacaktır O Kayıtlar 18 mayıs sondur Merkezı sıstemle test %79 Direksiyon sınavında %95 Oersane Uskudar 343 67 82 Pıstlerımız Kozyatağı 362 47 33 Tarabya 162 08 18 GEÇEN YDL BUGUN Cumhuriye( YAYINLARI Kripto davası 16 MAYIS 1990 ÖzalBush görüşme tutanaklarını elde edip yayımlayarak, gizli kalması gereken devlet sırnnı açıklamakla suçlanan Güneş Gazetesi Ankara Temsilcisi Uluç Gürkan ile Dışişleri Bakanlığı eski memurlanndan Hande Şevkat Mumcu'nun yargılanmalanna Ankara DGM'de dün başlandı. Dava konusu görüşme tutanaklarını Hande Mumcu ile girdiği ilişki sonucu elde ederek, Gürkan'a vermekle suçlanan, ancak dokunulmazlığı kaldırılmadığı için yargılanamayan ANAP Gaziantep Milletvekili Hasan Celal Güzel yanhsı 20'yi aşkın ANAP'h milletvekili de duruşmayı izledi. MEHMET BAŞARAN KANSERE KARŞI SAVAŞTA S İ Z İ NL E Y t Z TURK ONKObOJl VAKF1 ONKOLOJİ ENSTtrUSU ÇAPA ISTANBUL Tel 524 34 62 524 43 47 GİZ KOKAN SUSKUNLUK 10.000 hra (KDV içınde) (Ödemeli gonderilmez) KİRALIKVİLLA Bodrum Aktur'da A Mahallesi'nde "Bitez" tipi villa, haziran, ağustos, eylül ayları için kiralıktır. GÜZEL SANATLARA HAZIRLIK | Kadıkoj A<keıtık Şubesı'ndcn ald\gını vığlık karnemı \iiudim, lıukumsuzdur Tel.: 512 05 05den 445 *S?L. < ° 4f K *vSwy^ ^ K İ * GAZETECİ BAYAN MühürdarModa cıvarında KİRAUK EV ARIYOR Au Pa« Acentası IngıltereAmerıka FransaKanada 9M58534M6H387 Kurs Kayıtlarımız Başlamıştır. | ÇAÇDAŞ YAYINLARI Turkocağı Cad. 3941 CağaloğluİSTANBUL Ankara Telf: 941271805 DÜRDANL MÜFTUOĞLU Askeri kimlık kartımı kaybettim. Hukumsuzdur. HÜSNIYE BÖCEKÇİ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog